İblis

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Beğeni
132
Günümüzden sekiz bin yıl kadar önceydi.

Cinler iki bin yılı aşkın bir zamandan beri birbirleriyle savaşıp duruyorlardı.

Bir gün cinlerden bir ailenin oğulları oldu.
Anne baba pek sevindiler...

Çünkü doğan oğulları,şimdiye kadar gördüklerine benzemiyordu...Hangi canlının şekline girse onun en güzeli, göz kamaştıranı, sevimlisi oluyordu...

Daha küçüklüğünde akıl, zeka hususunda da gelmiş geçmişlerden çok ileri olduğu anlaşılmıştı...

Hala savaş içinde bulunan cinler, bu oğlanı görmeye koşuyorlardı.

Annesiyle babası ona (İBLİS) adını takmışlardı.
İblis, elbette yine bir cindi ve ateşten yaratılmıştı.
Çünkü anne babası da öyleydiler.

Hani biz meleklere <<Adem için secde edin>> Demiştik de etmişlerdi. O ise, cinden olduğu için, Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı...
(Kehf süresi, ayet: 50)

İblis daha çocukken yalnız cinlerin değil meleklerin de sevgilisi oldu.
Melekler ondan öylesine anlatılaz bir huzur aldılar ki, Allah'ın izniyle, sık sık uğrayıp terbiyesiyle ilgilendiler.

İblis, yaşı biraz büyüyünce meleklere derhal inanıp Allah'ın varlığına ve birliğine, cinlere yollanan peygamberlere iman etti.

Adeta melekleşti.
Melekhaslet bir hal alması onu büsbütün güzelleştirdi.
İblis büyüdü...
Hemcinsleri cinlerin birkaç bin seneden beri sürdüregeldikleri savaşları durdurmaya çok çalıştı. Muvaffak olamadı.
Üzülüyordu...
Cinler her meselelerini ona getirirlerdi.
İblis de adaletle çözerdi...
Bu yüzden, cinlerin sanki bir adalet dağıtıcısıydı.
İblis adı unutulmuş, ona cinler (Hakem) diyorlardı.
Melekler dayanamadılar, Hazreti Allah'a (c.c.) yalvardılar...
Hazreti Allah (c.c.),İblis'i yukarıya aldı...
Cennetlerde gezdirdi...
Hatta cennetlerin muhafızlığını, haznedarlığını ona verdi. Cennetlerdeki lakabı (Azazil) idi...
Göklerde de gezinirdi...
Oradaki lakabı (Haris) oldu.
İblis, Allah'a engin kulluğunun karşılığını, cinler cezalandırdıkları halde, böyle gördü.
Melekler hürmet ediyorlardı.
Dilediği zaman yeryüzünde, dilediği zaman göklerde,dilediği zaman cennetlerde kalıyordu.
Fakat içi huzursuzdu.
Hemcinsi olan ateşten yaratılmış cinlerin savaşları durmasa bu huzursuzluğu asla geçmeyecekti...
İblis bin yıla yakın bir zaman cinleri yatıştırmak için çalıştı...
Lakin elinde iman etmiş bir avuç mü'min cinle bir şey yapamadı...
Cinlerin küfrü bilhassa canını sıkıyordu.
Nihayet bu can sıkıntısı bir gazap haline geldi.
Cinlerin cezalanmadan yola gelmeyeceklerini anlamıştı.
Peygamberlerin istemediklerini o Hazreti Allah'dan (c.c.) istedi...
Hazreti Allah (c.c.), İblis'i kırmadı.
Meleklerden ordular verdi emrine İblis bu ordularla savaşan cinlerin üzerine yürüdü.
Pek çoğunu öldürdü...
Kurtulabilenler adalara,çöllerin tenha yerlerine sığındılar...Pek pişmandılar, lakin iş işten geçmişti.
Cinler pişman olmuşlardı ama, hiç akla gelmeyen, ümit edilmeyen bir arzu İblis'in göğsünü doldurup sıkmıştı...Karartmıştı.
Artık İblis, eski o güzel, sevimli, kulların melekhaslet olanı değildi.
Hiç kimseye açılmamıştı;fakat kendisinde ululuk vehmetmişti...
Cennetleri gördüğü, meleklerle düşüp kalktığı, hürmete eriştiği halde, birden bire Allah'ın Rahmaniyet vasfını inkar etmişti için için.
Kazandığı savaşın te'siri altında büyüklüğüne aldanmıştı.
Nefsini bir türlü yenemiyor ve adalara, çöllerin derinliklerine dağılan cinlere ilah olmak istiyordu.
Nerdeyse onları toplayacak, kendisine tapmalarını, ateşi, yıldızları, güneşi, ayı ve benzerlerini, zalimleri bırakmalarını, yalnız kendisini tanımalarını isteyecekti.
Bundan, İblis'in ululanmasından, melekler bile haberli değildiler...

Yalnız Hazreti Allah (c.c.) şüphesiz biliyordu. Çünkü o, yaratandı...Gizlisi yoktu, olamazdı.

Hazreti Allah (c.c.) İblis'in sapıtmasını ilan etmesine fırsat bırakmadı...
İnsanın atası (Adem)'i yaratma kararını çabuklaştırdı.
Emir verdi...
Adem (A.S.) topraktan yaratıldı...
Huzurunda can verildi Adem'e...

Hazreti Allah (c.c.), yaratıklarının en şereflisi olarak buyurduğu insanların atası Adem'e meleklerin hürmet secdesi yapmalarını, Adem'in şahsında kendisini ululamalarını diledi.
O zamana kadar İblis hazırlıkları izliyordu...
Yeryüzünün her tarafından balçık alınışını, buna Allah'ın huzurunda şekil verilişini, kuruması için bekletişini merakla ve kızgınlıkla seyrediyordu.

Hala insanın yaratılacağı inancında değildi...
Önünde duran, henüz ruh üfürülmemiş, insanın atası olacak toprak yığınının ağzından giriyor, bedeninde dolaşıyor, altından çıkıyor, eğleniyordu...
İblis ayrıca, Hazreti Adem'in (a.s.) erkek olarak yaratıldığını da görerek kıskanmıştı. Çünkü bir sır sahibiydi... İblis bu sırrı asla faş etmiyordu...Melekler bile bilmiyorlardı. Bu sıradan şüphesiz ancak Hazreti Allah'ın (c.c.) haberi vardı...Esasen o buyurmuştu.
İblis'de erkeklik-dişilik yoktu.
Bu yüzden, anne ve babası, ölümlerine kadar gizli tutmuşlardı bunu.
İblis erkek bir çehreye ve bedene sahip olduğundan, diğer cinler, yüzyıllar boyunca İblis'in evlenmemesine şaşıyorlardı.
Yakınları, nice nice güzel kızlarını teklif etmişlerdi.
Fakat İblis bu tekliflere kulak vermemek mecburiyetinde kalmıştı.
Adem'i kıskanması biraz da bu eksikliğinden ileri geliyordu...
Nihayet Hazreti allah (c.c.) vakit tamam olunca, ruh üfürülmeden önce bütün melekleri topladı. Hazreti Adem'i (a.s.) ululamalarını istedi.
Melekler derhal Adem'e secdeyi kabul ettiler. Bu suretle, onun şahsında gerçekte Hazreti Allah'ı (c.c.) uluyacaktılar...
Halbuki meleklerde de erkeklik dişilik mevcut değildi.
İblis bunu hatırlasa, üzüleceği yerde, cin taifesinin yaratıldığı ateşten olduğu halde melek mertebesine yükseldiği için sevinirdi...
Lakin bir kere gururlanmıştı...
Nefsini zabtedemiyordu...
Allah'a onun Rahman sıfatına asi oldu, secdeyi kabul etmedi .

Hani meleklere <<Adem'e (yahut: Adem için Allah'a) Secde edin demiştik de (şeytanların reisi olan) İblisden başkası hemen secde etmişlerdi. O ise dayatmış kibirlenmek istemişti. (Zaten de) O kafirlerdendi.
(Bakara süresi, ayet: 34)


(Cenab-ı Hak): <<Ey İblis, sen neye secde edenlerle beraber olamadın?>> dedi.

<<Ben, dedi, kuru bir çamurdan, süretlenmiş bir balçıktan yarattığın beşer için secde edeyim diye (var) olmadım.>>
(Hicr süresi, ayet: 31-33)

alıntı
 

obelisk

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2010
Mesajlar
81
Beğeni
6
çok değişik bi hikaye gerçekmi bu kaynağı varmı yani ?
 

Kadoramas

Kayıtlı Üye
Katılım
20 Eki 2010
Mesajlar
122
Beğeni
12
Konum
İzmir
Bende bu hikayeyi sık sık duyuyorum gerçek olabileceğine inanıyorum.
 

obelisk

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2010
Mesajlar
81
Beğeni
6
buna benzer şeyleri bende duydum mantıklı geliyo aslında bi kaç yönüyle mesela kuranda iblis meleklerin hocası diye geçer cinlerdendir uyuşuyo bu hikayeyle Allah a başkaldırışı falan ama kaynağı nedir acaba ?
 

kamçı

Kayıtlı Üye
Katılım
2 Nis 2011
Mesajlar
8
Beğeni
2
dogru oldugunu sanmıyorum olaylar birbirleriyle kurgulanmış ama gercegi yansıtmıyor...şüphesiz ki dogruyu ALLAH bilir
 

BattleFury

Kayıtlı Üye
Katılım
27 Ara 2010
Mesajlar
487
Beğeni
72
Benim bildigim kadarıylada bu dogrudur , cogu yerde okumus ve gormustum. Cinlerin tarihi gerçekten ilgi çekici geliyor değil mi? :)
 

obelisk

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2010
Mesajlar
81
Beğeni
6
tabi öyle bende cok duydum bunu ya eskiden dünyada cin kavimleri falan yaşarmış tabi doğrusunu Allah bilir de yinede değişik hiç değilse güzel yunanların ve onların bunların bintane saçma mitolojisine millet tapıyo da bu niye sevilmesinki
 

BattleFury

Kayıtlı Üye
Katılım
27 Ara 2010
Mesajlar
487
Beğeni
72
Kabala ismini hiç dduymuşmuydunuz? Aslına bakarsanız bu aynı zamanda sizin ilgilendiginiz *Kara Anlaşma* konusuylada baglantılıdır. Tabi bu Kabala olayı Tevratın indigi zamanlarda *zaten firavunun gucunden bunalmıs ve Allaha inancını kabetmeye baslamıs o bir avuçyahudi halkı'nı cesaretlendirmek amacı ile , bir buyucu tarafından yayımlanmıs bir kitap diye gecer*
Ancak bir sure sonra bu -Kabala- tevrata karısır ve yahudilerin asırı derecede ustun bir ırkmıs gibi gorunmelerini saglar , tabikide boyle birşey yoktur onalrda İnsandır.
Kabalanın konusuna gelince : Cinler eskiden dunyanın hakimiydiler ve bu dunya halA onların* konusunu işlemiştir .
 

mucahit_X

Kayıtlı Üye
Katılım
10 Ara 2010
Mesajlar
51
Beğeni
1
Bu kıssa gerçek ama verilen zaman diliminde sorun olabilir çunku 8000 yıl diyosun bu dunyanının devirleri arasında çok basit bi zaman dilimi yani çok kısa bi zaman diliminden bahsediliyor oysa yapılan araştırmalarda 1,5 milyon yıllık insan iskeletleri bulunmuştur buna nasıl cevap verilir.?????
 

BattleFury

Kayıtlı Üye
Katılım
27 Ara 2010
Mesajlar
487
Beğeni
72
Bu kıssa gerçek ama verilen zaman diliminde sorun olabilir çunku 8000 yıl diyosun bu dunyanının devirleri arasında çok basit bi zaman dilimi yani çok kısa bi zaman diliminden bahsediliyor oysa yapılan araştırmalarda 1,5 milyon yıllık insan iskeletleri bulunmuştur buna nasıl cevap verilir.?????
:) 1,5 milyon yıl once .. şu anki hucrelerin atası olan atomlar vardı dunya uzerinde :D daha dogrusu buzulların altında , sualrda gelişmekteydi.
Dünyanın çok çok eskilerde bütünüyle devasa bir "kar topu" oldugu gercekler arasındadır..O dönemde ekvator bölgesinin buzlarla kaplı olduğu zaten biliniyordu.
Dogru Bilgi gerçekten iyi bir şeydir :D
 

dennise

Banlı Kullanıcı
Katılım
24 Ağu 2017
Mesajlar
2,594
Beğeni
5,526
Konum
Balkanlar
Ben de katilabilirim.

Iblis sevimli gostertilmis, dogru olma ihtimali cok yuksek.

Ama etrafimizda yeni tanistigimiz bize iyiligi dokunan melek gorunumlu insanlarin, cikarlari soz konusu oldugunda nasil da bambaska bir kisilik gelistirdigini,

hatta o sevimliligin bir anda nasil illete donusebilecegini gordukten sonra :

diyebilirim ki iblis te kendine gore hakli ustunlugunu mudafa etmistir.

Buna karsilik Allah `ben sizin bilmediklerinizi bilirim` diyor. Iblisin de icindeki buyuklenme ve zelaleti ortaya kusacak ortami Allah hazirlamistir ve iblis kendini gercekten cok kucuk dusurmustur.


Cunklu insan samimi ve imanli oldugu zaman iblisin butun yeteneklerini etkisiz hale getirebiliyor ve melekler gibi Iblis te sevde etseydi, yani insanin Allahin kendi ruhunu tasiyan ustun bir varlik olacagini taktir edebilseydi kendini kucuk dusurmezdi ..

Neticede Allah herseyin icyuzunu bilir.
 
Üst