Gizli Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm

CREEPA

Banlı Kullanıcı
Katılım
30 Eki 2008
Mesajlar
246
Tepkime puanı
2
Konum
Lost Angeles
Thule Örgütü, Agharta ve Nazizm



Alman Gizlici örgütlerinin bircok temel ögretiyi İngiltere'deki Hermetik gruplardan ve Kıta Avrupası'ndaki Teofizik örgütlerden aldıkları bir gerçektir.Örgüt, adını “Thule Kornen”den almıştı. “Thule”, İzlanda efsanelerindeki batık bir kıtanın adıdır. Ayrıca, Grönland’ın batısında, halen bir Thule kenti bulunmaktadır. “Kornen” ise, hem yarımada, hem de “boynuz” anlamına gelmektedir. “Thule Kornen”, Thule Yarımadası anlamına gelmekle beraber, Thule kentinin gerçek adı Qaanaak'tır. Özellikle, Ari ırkın gizemci güçlerine verdikleri önem ve alt düzeydeki ırklarla karışması sonucunda Ari ırkının yozlaşmaya başladığı düşüncesi daha önce görülmemiş birer yaklaşımdır. "Töton"lara olan düşkünlükleri (Töton uygarlığının Hıristiyanlık tarafından geriletildigine inanıyorlardı), Kuzey mitlerine, "Rune" yazılarına ve "Svastika"ya olan ilgileri yeni Pan-Cermen ulusçuluğunun yarattığı atmosferden kaynaklanmaktaydı. Avrupa'daki tüm dillerin tek bir Hint-Avrupa kökeni bulunduğu ve Hindulardan Helenlere kadar birçok mitin Ari kaynaklı olduğu düşüncesi saygı duyulan dilbilimciler arasında giderek kabul görmekteydi. Diğer taraftan 1905 yılından beri Ruslar, "Protocols of the Elder of Sion" (Zion Bilgelerinin Protokolleri) adlı broşür sayesinde, aşağılık Sami ırkların Bolşevizmi yayarak Avrupa uygarlığının sonunu hazırladıklarını kanıtlamak cabasındaydılar.Himmler’in Wewelsburg’daki şatosunda SS genel kurmayının toplantıları genellikle Yoga ve Bönpas “Ssshin” ile başlardı. SS’lerin iç dairesi “Kara Tarikat”ın ve “Ahnenerbe” (Ataların Mirası) derneği Tibetli Bönpa lamaları ile devamlı irtibat halindeydi. “Ahnenerbe” genel müdürü SS Albay Wolfram Sievers, Nürnberg Uluslar arası Mahkemesi tarafından yargılanarak idama mahkum edilmiştir.Hitler de Agarthi (Ariana) nin girişi yerini bilen yeşil eldivenli bir rahiple devamlı temas halindeydi. 25 Nisan 1945’de Ruslar Berlin’e girdikleri zaman, bir mahzende halka şeklinde dizilmiş 6 Tibet’linin cesedine rastladılar. Bu halkanın ortasında eşil eldivenli Tibetli bir rahip cesedi bulunuyordu. Görünüşe bakılırsa rahipler topluca intihar etmişlerdi. 2 Mayıs 1945’DE Ruslar Berlin’i tamamen işgal ettileri zaman, Alman üniforması taşıyan 1000’den fazla Tibetli’nin cesedini buldular.

III. Reich sırasında sayısız Alman genci “Kara Güneş” örgütü tarafından eğitilip, Himmler’in Wewelsburg’daki şatosunda(3) insiye edilip Tibet’e gönderiliyorlardı.Gizlici Alman dernekleri, materyalizmin ve röletivizmin güçleri ile gerçek tinsel Ari uygarlığı arasında yaklaşmakta olan bir savaşı beklemekteydiler. Bu mahşeri savaşta düşmana acımanın yeri hiç yoktu. Nazizmin ve gerçekleştirdiği katliamın kökleri işte burada yatıyordu.Nazilerin, cok daha karanlık ve gizli bir örgütün görünen yüzü olduklarını ileri süren birçok yazar vardır. Yeşil şapka takan, şeytani görünüşlü doğulu bir keşişin sık sık Nazi Partisi ileri gelenleriyle birlikte görüldüğü hakkında çeşlitli söylentiler yayılmıştır. Gizlice Nazilerin iplerini ellerinde tutan Tibetli gizemci din adamları (Lamalar) bulunduğu öyküsü de bu söylentilere eklenmiştir. Henüz 1840'larda bile, "Agartha" efsanesi Almanya'da ilgi çekmeye başlamıştı. Agartha efsanesi, yer altında bulunan bir krallıktan söz etmekte, yeryüzündeki birçok kralı denetim altında tutan ve "Dünyanın Efendisi" olan Agartha kralının çok yakında dünyayı kesin olarak işgal edeceği anlatılmaktaydı. Napolyon kendini tüm Avrupa'nın efendisi olarak düşlerken, jeopolitik uzmanmı Naziler dünyaya egemen olma düşleri içindeydiler (Hitler'in elinde Amerika'nın işgali ile hazırlanmış planlar bulunuyordu; İtalyanlar Afrika'yı, Japonlar ise asya'yı yöneteceklerdi)Kuckusuz Naziler, düsmanları olan Yahudilerin, Masonların, uluslararsı bankacıların ve Bolseviklerin dünyayı ele geçirmek için planlar yaptıklarını biliyorlardı. Zaten tüm bu planlar "Zion Bilginlerinin Protokolleri"nde mevcuttu.Hitler döneminde "Oyuk-Dünya" kuramları ve "Buz-Dünyası" kozmolojileri geliştirilmiş; devler, cinler ve kozmik savaşlarla ilgili garip inançlar yayılmaya başlamıştır. 1930'lu yıllarda tümüyle "Atlantis" ve diğer kayıp kıtalarla ilgili araştırmalara başlanmış ve Kuzey halklarının kökenlerini Atlantis'te aramaya adanmış dergiler revaçta olmaya başlamıştır.Hitler kendi SS birliklerini, Cizvitler, Tapınakçılar ve diğer Haçlı örgütlerinin modellerine uygun biçimde örgütlediği aşikardır. 1937'den kalma ünlü bir poster Hitler'i bir Tapınak şövalyesi kılığında, kutsal zırhı kuşanmış olarak, şeytanla savaşa hazırlanırken göstermektedir. Otto Rahn, 1938 yılında Güney Fransa'da "Holy Grail"i (Kutysal Kase) aramaya koyulmuştur. Ne vardır ki, Hz.İsa'nın soyundan gelenleri veya "son yemek"te kullanılan birşarap kadehini aradığını unutmuş görünmektedir ki, zira Kahn'a göre Grail, "tanımlanması olanaksız büyüklükte bir güç kaynağıdır". Nazilerin gerçekte "Ahit Sandığı"nı arayıp aramadıkları bilinmemekte lakin Yahudilerin bu kutsal eşyasını ele geçirmek için Kuzey Afrika ve Mısır'da araştırmalar yapmak üzere oldukları hakkında kanıtlar mevcuttur.İşte tüm bilimsel yasalara karşı amansız bir savaş açan Hitler, gücünü bir sonraki yazımda belirteceğim esrarangiz bir örgüt olan "Thule Örgütü"nden almaktaydı. Bu örgütün kurucularından, şair ve gazeteci, Dietrich Eckart, 1920'lerde, mimar Alfred Rosenberg ve Karl Haushofer ile birlikte, Hitler'e mistik Doğu'nun gizemlerini öğretmiş ve Hitler'in, o yıllarda bu örgüte katılmasını sağlamıştır. 1923'te kurulan Milliyetçi Sosyalist Parti'nin yedi kurucu üyesinden biri olan Eckart, aynı yıl içinde ölmüstür. Ondan kalan bilgi birikimi ise Karl Haushofer'e vasiyet olarak kalmıştır. Vasiyetinde ise, şöyle demektedir: "Hitler'i izleyiniz. Dans edecektir; ancak müziği ben yazdım. Onlarla temasa eçmesi için gerekli araçları kendisine verdik. Bana da sakın acımayın. Tarihi herhangi bir Alman'dan daha fazla etkilemis olacağım."

Gamali haclar ve aralarindaki benzerlikler
 

Denis

Kayıtlı Üye
Katılım
5 Kas 2008
Mesajlar
34
Tepkime puanı
0
.Hitler de Agarthi (Ariana) nin girişi yerini bilen yeşil eldivenli bir rahiple devamlı temas halindeydi. 25 Nisan 1945’de Ruslar Berlin’e girdikleri zaman, bir mahzende halka şeklinde dizilmiş 6 Tibet’linin cesedine rastladılar. Bu halkanın ortasında eşil eldivenli Tibetli bir rahip cesedi bulunuyordu.


Hitler'in , Agarthalılar'a değil ,Shambalılar'a yakın durduğu iddia edilir.Cesedi bulunan rahipler de Shambala rahipleridir.

Her ikisi de yeraltığı uygarlığı olmakla birlikte, misyonlarının farklı olduğu rivayet olunur...
 

Pantea

Kayıtlı Üye
Katılım
15 Eyl 2008
Mesajlar
921
Tepkime puanı
78
Lutfen mesajlarda farkli bir font rengi seciniz kirmizi okunmasi zor ve goz yoran bir renk tesekkurler.
 

CREEPA

Banlı Kullanıcı
Katılım
30 Eki 2008
Mesajlar
246
Tepkime puanı
2
Konum
Lost Angeles
Hitler'in , Agarthalılar'a değil ,Shambalılar'a yakın durduğu iddia edilir.Cesedi bulunan rahipler de Shambala rahipleridir.
Her ikisi de yeraltığı uygarlığı olmakla birlikte, misyonlarının farklı olduğu rivayet olunur...
Yakin olmak derken?Hayir bu tam olarak dogru degildir.Bakin A.Hitler Agartayi arastirmak üzere Türkiyeye gizli bir ekip göndermistir.Agharta-Şamballah ve Hitler Uzantısı ve yakinligi konusunda sana bir bilgi vereyim.Konunun Kapadokya ile ilgili kısmına tekrar dönmeden önce dünyanın her yanında hemen hemen nehirler kadar çok rastlanan bu tünel sistemlerinin kimler tarafından yapıldığına dair iddaları da görmemiz yerinde olur. Bazı ciddi araştırmacılar ve Okültistler binlerce yıl önce dünyada yaşamış ona ve günümüzün masal ve efsanelerinde bahsedilen bir devler ırkından bahsederler. Tünellerin kaynağı Daniken gibi araştırmacılar uzay uygarlıkları olarak gösterirken, bazıları devler ırkı, bir kısmı da çok çok eski çağlarda mevcut olan Atlantis ve Mu kıtalarının batışlarından sonra kurtulan kimseler olarak gösterirler. Söz konusu kıtalar batıp, yeryüzü şekil değiştirdiği zaman kurtulan kimselerin uzay çağı teknolojisine ve insanüstü psişik güçlere sahip olduklarına inanılır, o zamanlardaki en yüksek kara parçalarına sığınırlar ve bu bölge, bugünkü Himalaya dağları ve çevresidir. İki kıtadan gelenler iki ayrı yeraltı şehri kurarlar. Bunlardan biri Agartha diğeri Şamballah ismiyle bilinirler. Bazı iddalara göre de söz konusu yeraltı şehirlerinin biri sağ-el yolunu izleyen majisyenler ait, diğeri karanlık yolu izleyicilerine aittir. Agatha ve Şamballah sakinleri daha sonraki dönemlerde insanlarla çok az iletişim kurarak günümüze kadar yaşarlar. Bazı inançlara göre bu şehirler dünyanın aydınlık ve karanlık pisişik merkezleridirler. Yeraltı uygarlıklarının sakinleri hem pisişik yeteneklerini hem de nükleer enerjiyi kullanarak dünyanın her yanına açılan tüneller yaparlar. Gerçek veya fantezi, dünyanın birçok bölgesinde yeraltında yaşayan üstün varlıklara ait efsaneler vardır. Bunlar üç aşağı, beş yukarı birbirine benzemektedirler. Bazı kimseler Himalayalar' ın atlındaki yeraltı şehirlerini Atlantis ve Mu uygarlıklarına bağlarken bazı kaynaklar onların çok eski dönemlerde dünyamızı ziyaret eden uzaylılardan kalma ikmal merkezleri olduğunu söylerler. Kapadokya, Derinkuyu ve Kaymaklı gibi yeraltı şehirleri ile bu efsanelerin ilişkili olup, olmadıklarını incelemeden önce özellikle Hitler Almanya' sı dönemindeki okült inanışları, gizli majikal örgütleri ve bazı kimseleri tanımamızda, fikirlerini bilmemizde fayda vardır. Bazı iddialara göre de Adolf Hitler, Şamballah rahipleri tarafından yönlendirilmiş olan bir medyumdu. Bu yüzden eski uygarlıklar, Okült ekoller ve yeraltı Sehirleri ile ilgili olarak yapılan araştırma ve yorumlara Hitler Almanyası ile başlamak daha Carpıcı olabilir.Insan genelde ilgilenmekte oldugu seylere bir ilgi duyar bir yakinlik gösterir .Ben bunu anlatmaya calisiyorum .
 

Pantea

Kayıtlı Üye
Katılım
15 Eyl 2008
Mesajlar
921
Tepkime puanı
78
Creepa lutfen farkli bir font rengi seciniz okunmasi zor ve goz yorucu oluyor tesekkurler .
 

CREEPA

Banlı Kullanıcı
Katılım
30 Eki 2008
Mesajlar
246
Tepkime puanı
2
Konum
Lost Angeles
Tamami devami? yanlis anlama,gri ve kahve rengi tonlardan nefret etigim icin en son tercihim oluyor sayin Pantela.Heralde su anda okunmasi biraz da kolay degilmi?
 

Pantea

Kayıtlı Üye
Katılım
15 Eyl 2008
Mesajlar
921
Tepkime puanı
78
Tamami devami? yanlis anlamyiniz,gri ve kahve rengi tonlardan nefret etigim icin en son tercihim oluyor sayin Pantela.

Anliyorum yinede duzeltme yaptiginiz icin tesekkur ederim ben ve benim gibi astigmat sorunu olup gozluk kulanan arkadaslar icin simdi paylasimlarinizi okumak daha rahat olacak.
 

Denis

Kayıtlı Üye
Katılım
5 Kas 2008
Mesajlar
34
Tepkime puanı
0
Yakin olmak derken?

Belki de mensubu olmak demeliydim.

İki kıtadan gelenler iki ayrı yeraltı şehri kurarlar. Bunlardan biri Agartha diğeri Şamballah ismiyle bilinirler. Bazı iddalara göre de söz konusu yeraltı şehirlerinin biri sağ-el yolunu izleyen majisyenler ait, diğeri karanlık yolu izleyicilerine aittir.

Agartha'nın sağ el i izleyenler, Shambala'nın sol eli izleyenler olduğu rivayet olunur.

Bazı iddialara göre de Adolf Hitler, Şamballah rahipleri tarafından yönlendirilmiş olan bir medyumdu

İlk mesajımda ''yakınlık '' derken , bunu demek istemiştim .

Insan genelde ilgilenmekte oldugu seylere bir ilgi duyar bir yakinlik gösterir .Ben bunu anlatmaya calisiyorum

Adolf Hitler : Shambala'ya mensub, Agartha'ya ilgi (yakınlık ) duyan mı, demek istediniz...aksi türlü, yazınızın başı ve ortası, kendi içinde çelişmiş olacak.


not: Forum'da bu iki uygarlıkla ilgili uzun , güzel bir yazı var.
 

CREEPA

Banlı Kullanıcı
Katılım
30 Eki 2008
Mesajlar
246
Tepkime puanı
2
Konum
Lost Angeles
Dedigim gibi denis, Insan genelde ilgilenmekte oldugu seylere bir ilgi duyar bir yakinlik gösterir .Ben bunu anlatmaya calisiyorum .Agartha Sambalada ve Siyonizimde sag ve sol yoktur.Hepsi relatif olmak üzere sadece yanlis kisilerin yanlis yaptiklari degerlendirmeler sonucu meydana gelmis olan hatali kategori degerlendirmelidir.Celiski yok iliski var.
 
Üst