EFT, Duygusal Özgürleşme Tekniği

logii

Kayıtlı Üye
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
1,044
Tepkime puanı
270
EFT, Duygusal Özgürleşme Tekniği


EFT kelimesinin İngilizce açılımı “Emotional Freedom Technique” ve Türkçe karşılığı “Duygusal Özgürleştirme Tekniği”dir. Bu teknik; günlük streslerin, bağımlılıkların, öfke, acı, üzüntü, endişe, suçluluk gibi olumsuz duygular ve travmaların; uyku düzensizlikleri, kilo verme ya da kilo alma, sınav heyecanı, güvensizlik, yersiz korku, fobi, ilişki sorunları gibi problemlerin; yapamam, başaramam gibi zihinsel engellerin; fiziksel rahatsızlıkların duygusal ve zihinsel sebeplerinin; daha dengeli bir ruhsal yapıya sahip olmanın önündeki engellerin ortadan kaldırılmasında uygulanabilen tekniklerden biridir.
Yaşadığımız olaylar karşısında zihinsel ve duygusal tepkiler veririz. Bu tepkilerimiz bedenlerimizde kimyasal değişikliklere neden olurken aynı zamanda enerji sistemimizi de etkiler. Özellikle ifade edilemeyen olumsuz duygular, yaşadığımız bir olay sonrasında almış olduğumuz sınırlayıcı-engelleyici zihinsel kararlar enerji alanımızda enerjetik blokajlara ve bozulmalara yol açar. Sistemdeki enerji akışı engellenebilir. Daha sonraki her çağrışım geçmişte hissettiğimiz duyguyu veya zihindeki inancı tetikler ve bu etki, fizik bedende tezahür eder.
Yaşadığımız tüm olumsuz duyguların nedeni, bedenin enerji sistemlerinde meydana gelen değişimlere verdiğimiz cevaplardır. Örneğin yıllar önce yaşadığımız bir duygusal travmayı hatırladığımızda, o olay sırasında hissettiğimiz duyguları aynı yoğunlukta hissedebiliriz. Bilinçli farkındalığımız aynı yoğunlukta hissetmese bile enerji sistemimiz aynı etkiyi üretir.
EFT tekniği, o olumsuz duygusal hali tekrar hatırlamaya, o sorunu zihnimizde tutarken parmak uçlarımızla bazı akupunktur noktalarına vuruşlar yapmaya dayanan bir çalışmadır. Böylece o duygusal durumu oluşturup duran enerjetik blokaj enerji alanından temizlenmekte, enerji meridyenlerindeki enerjinin dengeli bir biçimde akmaya başlaması temin edilmektedir. EFT’nin temel prensibi, ifade edilmemiş her tür olumsuz duygunun kişinin enerji bedeninde tıkanıklıklar veya aksamalar oluşturması, bu nedenle düzgünce akamayan enerjinin zihinsel, duygusal ya da bedensel rahatsızlıklara yol açmasıdır. EFT sürecinin gerekleri yerine getirilerek, enerji kanallarının uç noktalarına uygulanan hafif vuruşlar ile bu tıkanıklıklar açılır ve enerji dengelenir. Böylece, olumsuz duygular ortadan kalkar, yerine olumlu düşünce ve inançlar yerleştirilir. Alınan sonuçlar hızlı ve kalıcıdır. Uygulamaların kökeninde binlerce yıldır kullanılan Çin tıbbının tanımladığı kavramlar ve ilkeler yatar. Doğuda farklı bir isimle uzun zamandır kullanılan EFT’nin Batı’da keşfedilmesinin oldukça ilginç bir öyküsü var.

EFT’nin Gelişme Öyküsü
1980 yılında Amerikalı psikolog Roger Callahan’a çok ciddi su fobisi olan, kendini bildiğinden beri bir havuz kenarında, yağmur yağdığında ya da deniz kenarındayken midesi bulanan, çok rahatsız olan bir kadın hastası gelir. Hasta bu korkusu yüzünden şiddetli baş ağrıları çekmekte, kabuslar görmekte ve uzun yıllar terapi görmesine rağmen bir gelişme gösterememektedir.
Callahan bir buçuk yıl boyunca başka tekniklerle bu sorunu çözmeye çalışıp pek bir aşama kaydedemediğini görür. O sıralar bedendeki enerji sistemleri üzerinde çalışmakta olan Callahan, hastasının midesindeki ağrıdan bahsettiği sırada, mide meridyeninin uç noktalarından biri olan gözün altına parmaklarıyla hafifçe vurur. Sadece 1 dakikasını alan bu uygulamanın sonucunda hastası rahatladığını, midesindeki ve başındaki ağrıların da yok olduğunu söyler.
Sonra hastasıyla birlikte suyun yanına giderler. Ve su fobisinin yok olduğunu birlikte gözlemlerler. Hastası ertesi gün çıkan şiddetli fırtınada da fobinin yok olduğunu, pencereye gidip fırtınayı seyrettiğini belirtir. Hatta arabasıyla okyanus kenarına gittiğini, kıyıdan okyanusu seyretmenin keyfini anlatır Callahan’a. Ve böylece hayatı boyunca onu kısıtlamış olan korkusundan eser kalmadığını sevinçle belirtir.
Dr. Callahan, bu olağanüstü deneyimden sonra enerji sistemi ve kinesiyoloji konusundaki araştırmalarını derinleştirerek bir enerji tekniği geliştirir ve geliştirdiği tekniğe “Düşünce Alanı Terapisi” anlamına gelen “Thought Field Therapy” nin baş harflerinden oluşan TFT adını verir.
NLP uzmanı olan Stanfordlu mühendis Gary Craig, bu teknikten övgüyle bahsedildiğini duyar ve eğitimini almaya karar verir. Tekniği öğrenip uygulamaya başlar. TFT’den iyi sonuçlar alınmakla birlikte yine de teknikte bazı eksiklikler fark eder ve mühendis olmanın verdiği analitik bakışla TFT üzerinde birtakım değişiklikler yapar. Böylece tekniği hem herkes tarafından daha kolay öğrenilebilir hem de daha kısa sürede sonuç alınabilir hale getirir. Craig, TFT’nin modifiye edilmiş bu yeni versiyonuna “Emotional Freedom Technique” adını verir.
EFT, her ne kadar yeni bir teknik gibi görünse de meridyen bazlı tekniklerin uzun zamandan beri Çin’de uygulandığı biliniyor. Üstelik Çin’liler bedendeki biyomanyetik sistem anlayışına sahip tek kültür de değil. Çinlilerin chi adını verdiği yaşam enerjisine Hintliler prana der. Mısır’da M.Ö. 1150 yılına ait olduğu tahmin edilen ve meridyen benzeri kavramların tanımlandığı bazı papirüsler bulunmuştur.
Çeşitli kaynaklara göre Çinlilerin çoğu EFT benzeri bir tekniği her gün uygulamaktadırlar. Gruplar halinde günde iki kez 30–45 dakika kadar uyguladıkları ve Nei Gong olarak adlandırdıkları bu teknik, prensip olarak EFT ile büyük benzerlikler gösterir. Fiziksel ve duygusal sağlıklarını korumak için bütün meridyenlerine her gün hafifçe vuruşlar yapmaktadırlar. Özetle EFT, yaşamın birçok alanında bizim için sorun oluşturan duygular, düşünceler ve zihinsel engellemeler üzerinde çalışılan harika bir yöntemdir.
İlkeleri binlerce yıllık akupunktur ve akupresür yöntemlerine dayanan EFT, bugün binlerce psikolog, danışman ve uygulayıcı tarafından etkin bir şekilde ve yaygın olarak kullanılmakta, ruhsal sorunların üstesinden gelinmesinde bir devrim olarak kabul edilen “Enerji Psikolojisi” alanının temelini oluşturmaktadır.



Oya Timurdoğan
 
Üst