Diğer İlim Dalları ve Kabala

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Beğeni
132
DİĞER İLİM DALLARI VE KABALA

Bir İlim Dalının Gerçek Değerini Belirleyen Kriterler

Herhangi bir ilim dalının gerçek değeri o ilimin amacına endekslidir. Amaçsız bir ilim dalı yoktur. İlmin değeri önemine, ne tür avantajlar ve faydalar sağladığına bağlıdır.

Doğal olarak eğer bir ilmin sağladığı değer fiziksel dünyada zamanla yok olacaksa, değeri de o denli yok olur. Herhangi bir ilim amacının üzerinde bir faydaya sahip olur ise o kadar amacına yönelik olur. Eğer amaç geçici ise o ilim dalı da o kadar geçici olur.

Kabala’nın Değeri

Kabala ilminin önemi:


· Kabala üst gücün yaratılan varlıklar üzerindeki hâkimiyeti algılamayı ve bu güçle bir bağ kurmayı amaçlar. Bu ilim dolayısıyla üst güce bağımlıdır, bu bağın insanoğlu için değeri ölçülemez.

· Kabala sonsuz mevcudiyeti işlediğinden, kabala ilmi de sonsuzdur.

· Kabala’nın amacı üst güçle ilişki kurmak olduğundan (insan için en önemli amaç), bu ilmi çalışanlar ödüllendirilir.

Neden Az Sayıda Kabalacı Var
Her yeni öğrenci kabalayı bir an önce çözüp Yaratan’ın mevcudiyetini ortaya çıkarmak ister. Bunu yapabilmek için bilgiye gereksinim olmasına rağmen, diğer ilim dalları gibi çalışarak başarmak mümkün değildir. Yeni başlayan öğrenci öncelikle özgecilliğin dilini öğrenmeli, çünkü kabala bu dille yazılmıştır.

Çaba Sarf Ettikçe Algılama Başlar

Tüm ilim dallarında olduğu gibi zorunlu olan bir faktör var, insan bu ilmi edinebilmek için ciddi bir çaba sarf etmeli. Erdemliği zor bir çalışma sonunda ancak edinmek mümkündür.

Bilimsel Dil
Her ilim dalı kendi dilini kullanır. Bu ilmi ilk çalışanlar her şeyi bu dil dâhilinde yazıp özünü bu dil ile açıkladılar. Dolayısıyla bu ilmin dili öğrenciyle ilim arasındaki ilk bağdır. Bu dil çok büyük olanaklar sunar: kısa ve anlamlı sözlerle çok derin ve etkileyici bilgi verebilir.

Bilimin Temsilciler
Bu bilim dalını araştıranlar maddi varlıklarla ilgilenmezler. Değerli zamanını bulmaya ve icat etmeye harcar, bu dünyanın sunduğu tatlı şeylerle zaman harcamaz. Bilgi edinmek için bu tatlı şeyleri göz ardı eder.

Bir insanın aldığı en büyük dünyevi zevk toplum tarafından tanınmaktır. Bundan duyulan zevk için insan her türlü çabayı harcayabilir. Her neslin en iyileri bunun için çaba sarf eder ve elde etmek için her şeyi göze alabilir.

Kabala İlminin Temsilcileri
Kişinin kabala çalışmaya hazır olması için toplumun gözünde yer edinmek arzusundan kurtulmuş olması gerekir. Bu duygudan kurtulmadığı sürece, kabala çalışsa bile, niyetini Yaratan’la bütünleşmek yerine kişisel arzusu olan şöhrete yönelterek üst gücün hissini edinmekten uzaklaşır. Diğer ilim dallarında olduğu gibi kabala ilmini de çalışmak diğer ilim dallarının gerektirdiği koşulları gerektirir. Ancak, kabala ilmini çalışan bir öğrenci sadece hayat koşullarını mütevazıleştirmekle yetinmeyip buna ek olarak toplumun gözünde kendisini feshetmek durumundadır.

İlmin Geliştirilmesi
Geleneksel ilim dallarının temsilcileri daha çok sanki tanınmayı arzulamaktadır. Çalışmaları toplum tarafından kabul görsün diye bir sürü metotla teorilerini kabul ettirmeye çalışırlar. Her şey kitleler vasıtasıyla yayılır, çünkü kitleler insanoğlunun özünü oluşturur. Bu durum kendini unutup kendisini tümüyle bilime adamış bazı ilim adamlarını kapsamasa da, bu bilim adamları da kendi gelişimleri için er ya da geç buluşlarını pazarlamak durumunda kalacaklardır.

Kabala İlminin Gizli Kalması
Kabalacılar bu ilmi asla topluma yaymaya çalışmadılar, çünkü insan bu ilme içinden gelen bir çağrıyla kendisi gelir. Sadece o zaman kendisini;

· Vücutsal arzulardan

· Materyalist rahatlıklardan

· Toplumun tanımasından

Arındırmaya hazırdır.

Geçmişte kabalacılar metotlarını asla toplumla paylaşmadılar, çünkü bu ilim dalını sadece doğru şekilde algılayabilecek insanlara verilmesi gerektiğine inandılar.

Aksi takdirde kabalanın yüzeye çıkması, insanların zenginlik, ün, güç gibi toplumca değerli olan şeylerin yaşanmasına ve tadılmasına imkân vermezdi. Toplum hala kötülükten, zenginlikten, güç ve şan gibi arzulardan zevk aldıkça ve üst güç ile bağ oluşturmak arzusunu edinmedikçe bu durum içerisinde bırakılmalılar – ta ki ruhani duyguları hissetmek için kalplerinde bir arzu yüzeye çıkana kadar.

Dolayısıyla bu nesilde, toplum bu arzuların mutluluğu getirmediğini görüp hayal kırıklığına uğradığı zamanda ve insanların içlerine dönüp üst güçle bağ kurmak arzusuna hazır oldukları bu dönemde Kabala kendisini yüzeye çıkararak özünü ve amacını kitlelere yansıtır hale geldi.
alıntı
 
Üst