Cinler Hakkında Herşey

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Tepkime puanı
132
cinve şeytan bu iki kelime insanoğluna ölüm kadar korkutucu gelmiştir.Bunun nedeni insanoğlunun bilmediği şeylerden korkuya ve dehşete kapılmasıdır. Cinler ve şeytanlar bu alemde bilmediğimiz varlıklardan sadece bir kaçıdır. Cinler, insanların haricinde dünyada yaşayan ruhani varlıklardır. Bunun dışında başka ruhani varlıklarda vardır. Bu varlıklar 3e ayrılır 1)MELEKLER(hayırlı olanlar) 2)ŞEYTANLAR(şerli olanlar) 3)CİNLER(ikisinin ortası hayırlı ve şerli olanlar)

CİNİN YARATILIŞI:

Kur'an Ayetlerinde ve islam alimlerinin eserlerinde bahsi geçen cinnileri birlikte inceleyelim Allah C.C.cinleri yaratmayı diledi. Emrinin gerçekleşmesi için "OL"hitabı yeterdi. Derhal buyurduğu yoktan var oldu. Allah C.C.cinler için bir ata yarattı. Bunun için ilk cine cinlerin atası olan CANN'a lüzum gördü. Cinlerin atası Cann'ı dumansız zehirleyici bir ateşten var etti. Cinler insanlardan önce yaratıldı. Cinler yeryüzünün Meleklerde gökyüzünün sakinleri oldular.

Rahman suresi 15.ayette:Cann'ı yalın dumansız ateşten yarattı.
Hicr suresi 27.ayettede:Cann'ıda (insandan)daha önce (vucudun gözeneklerine) nüfuz eden kavurucu ateşten yarattık.

Ayetlerde bildirildiği gibi cin insandan önce dumansız, yalın, halis, maddeye nufuz edici, kavurucu ve çok zehirleyici ateşten yaratıldı. Bütün mahluklar elementlerden yapılmış olup enerji taşırlar. Cinde 4 ana maddeden yaratılmıştır. SU,TOPRAK,HAVADAKİ GAZLAR VE ATEŞ. Ateş; alev, ışık ve dumandır. Alev zulmani ve nurani olarak iki kısma ayrılır. Zulmaniden cin, nuraniden melekler yaratılmıştır. Melekte NUR(ışık) kısmı, cinde ALEV maddesi fazladır. İnsanda katı maddeler ve su çok bulunduğundan görünen varlıktır. Bitki ve hayvanlarda öyledir.
Cinniler hava ve ateşten meydana gelmişlerdir. Ateşin alev kısmı görünmediği gibi cinnilerde görünmez. Meleklerin cinlere yakınlığı insanların hayvanlara yakınlığı gibidir. İnsanların iman yönünden üstün olanları meleklerden kıymetli; cinde hayvandan kıymetlidir. Cinde hava şeytanda ateş fazladır.
Allah C.C.Cinlerin atası CANN'ı yarattıktan sonra ona birde eş yarattı. Böylece cinlerde aile hayatı olacak, üreyip çoğalacaklardı.

Allah C.C. cinleri yarattı ve onlara yeryüzünü imar etme işini verdi. Cinler uzun süre Allah a iman ve ibadette bulundular. Sonra asi gelerek bozgunculuk yaptılar. Henüz ateş parçası olan dünya onlara cazib göründü. Kendilerini dünyanın cazibesine kaptırıp, onları Yaratanı unuttular. Allah C.C.onlara kendi içlerinden Peygamberler gönderdi. Ama onlar peygamberlere önem vermedikleri gibi peygamberlerede kötü davrandılar. Aralarında kan dökmeye, savaşmaya başladılar.

Yıllar geçtikce ateş parçası dünya sönmeye, kararmaya ve soğumaya başladı. Yağmurların yağması denizlerin,göllerin ve nehirlerin oluşmasını sağladı. Soğuyan ve sönen yeryüzünün ufalanan kayaları toprak olmuş ve topraktan bitkiler çıkmıştı. Nihayet çeşitli canlılar ve hayvanlar üredi.
Bunlar olurken cinlerden bir ailenin oğlu oldu. Adını İBLİS koydular. İblis akıl ve zekada çok ileriydi. Büyüyünce Allah a iman etti. O da inananlardan oldu. Cinler arasındaki savaşları durdurmaya çalıştı. Cinler kendi aralarındaki anlaşamadıkları meseleleri ona getirirlerdi. O da adaletle çözerdi.Ona HAKEM demeye başladılar. Allah C.C.İblisi imanından dolayı yukarı aldı. Ona cennetlerin muhafızlığını verdi. İblisin Cennetteki kakabı "AZAZİL" idi. Göklerdeki lakabı "haris" idi. İblis savaşan cinleri yatıştırmaya çalıştı. İman eden az bir cinle birşey yapamadı.

Cinlerin küfrü cezalandırılmalarını gerektiriyordu. Allah C.C.İblisin emrine meleklerden ordular verdi. İblis bu ordularla asi cinlerin pek çoğunu öldürdü. Kurtulanlar tenha yerlere saklandı. İblis kendince çok büyük iş yapmış, büyük başarı kazanmıştı. Nefsine yenik düştü. Cinlere hakim olmak istiyordu. Kendinde bir ULULUK hissetmeye başladı. ALLAH C.C. İblisin bu halini biliyordu. O yaratandı.

Ve İnsanların atası ADEM (A.S.) topraktan yaratıldı. Allah C.C. yarattıklarının en şereflisi olarak Adem'e (A.S.) Meleklerin hürmet secdesi yapmasını istedi. İblis ve sapkın olan cinlerden bir gurup secde etmediler. İblis kendini daha hayırlı görüyordu. Kendice O ATEŞTEN, Adem as TOPRAKTAN yaratılmıştı. O yüzden ondan üstündü. Allah C.C. İblis hakkında hükmünü verdi. Onu lanetledi. Kararı öğrenen İblis gurur ve kibir içinde pişmanlık duymadı. İnsanları saptırmak için Allah'dan C.C.izin istemek cüretini gösterdi. Melekler İblisin bu davranışı karşısında şaşkındılar. En önemlisi Adem AS.yaratılmadan önce Allah C.C. Melekleri toplamış yeryüzünde bir halife yaratacağını ve bir soy üreteceğini, bu soyun kendine kulluk edeceğini bildirmişti. Melekler insanlarında cinler gibi sapıtıp kan dökmelerinden endişe duydular. Allah C.C. insanlarada peygamberler yollayarak dünya düzenini sağlayacaktı.
Şimdi ne olacaktı. Cinler yeryüzündeydi. İnsanlarda Adem'den üreyecek, onlarda yeryüzünde kalacaklardı. Birisi açık, diğeri gizli kıyamet gününe kadar yaşayacaklardı. Hüküm böyleydi.
İblis ölmeyecek kıyamet gününe kadar insanları Allah'dan C.C.uzaklaştırmaya çalışacaktı.

İnsanlar ve cinler birbirlerine karışmayacak, zarar vermeden yaşayacaklardı. Biri görünür, biri görünmez olunca mümkündü bu durum.
İbliste dişilik ve erkeklik yoktu. O da melekler gibi cinsiyetsizdi. İblisin çoğalması gerekiyordu. İblis kendine bir görev edinmişti. O görev insanları saptırmaktı. Bir rivayete göre İblis kendini aşılayarak(ilkah ederek) çoğaldı. Bu soyuna ŞEYTAN denildi. İblisin adalet dağıtıcı Hakem, göklerdeki Haris, cennetteki Azazil adı unutuldu. Bu 3 isminin yerini ana babası tarafından konulan İblis,cin soyundan geldiği için Cin ve kendini ilkah ederek Şeytan soyunu meydana getirdiğinden Şeytan ismini aldı.
İblis artık insanlarla uğraşıyordu.Cinler ise kendi hayatlarını yaşıyorlardı.

Allah C.C. Adem'in (as.) sol kaburgasından Havva'yı O'na eş olarak yarattı. Adem ve Havva birlikte cennette yaşamaya başladılar. Allah C.C.cennette bir nimeti onlardan müstesna kıldı. O nimet onlara yasaklanmıştı. Bu Allah'ın C.C. insanı ilk imtihanıydı. Bu yasak nimeti öğrenen İblis Adem ve Havva ya ilk günahı işlettirmek için, o zaman 4ayaklı yılanı kullanarak cennete girdi. İlk önce Havva yı kandırarak o nimetten yedirdi. Havva da Adem in yemesine vesile oldu. Böylece Allah'ın gazabına uğradılar. Adem yeryüzünde Serendib'e, Havva Cidde'ye atıldı.

İbliste göklerden kovuldu. O zamanlar 4ayaklı olan Yılanda ayakları kesilerek cezalandırıldı.

Adem ve Havva yıllar sonra Arafat'ta buluştular. Tövbe edip Allah'a yalvardılar. Allah C.C. tarafından affedildiler ve ürediler.

Cinler; insan yeryüzüne yerleşince yokedilmeyi beklediler ama olmadı. Gizli halleriyle yaşayacaklarını anladılar. İblis cinlere pek karışmıyordu. O insanı düşman edinmiş, insanları azdırmayı,saptırmayı görev edinmişti. İblis kendini çoğaltıp bir soy edindi. Bu soyda İblisin bir parçası olduğundan kıyamete kadar yaşayacak ve insanları AllahC.C. yolundan ayırmak için çalışacaktı.
İnsanın üzerinde Melek ve Şeytan olmak üzere iki kuvvet vardır. Yani hayır ile şer.

İblis soyundan olmayan cinler kendi yaşantılarına devam ediyorlardı. Onların içinde de inanan (mümin olanlar)ki onlar Allah C.C. izni nispetinde insanlara yardımcı oluyorlardı. Birde inanmayanları (kafir olanları) vardı. Onlarda tam tersi olarak davranıyorlardı.

Şeytanları iki guruba ayırabiliriz.

1)İblisin soyundan olan şeytanlar
2)İblise uyarak azıtanlar.(Onlarda artık şeytandır.Bunlarda insan ve cinlerden oluşur.)

İblis çok zehirleyici ateşten yaratılmış olup şunları yapamaz:

1)Meleklere dokunamaz
2)Cansız cisimlere tesir edemez
3)Canlılara hükmedemez; fayda ve zarar veremaz
4)İnsan bedenine zarar veremaz

İblis insan kalbine,aklına vesvese vererek insanları azdırmaya çalışır. Bu nefis mücadelesidir. İnsan ya şeytana karşı gelecek kazançlı çıkacak yada vesveselere kanıp nefis mücadelesinde yenilecekti. İnsan mücadelesini Allah a C.C. kulluk ederek; Allah a C.C. sığınarak yapacak ve korunacaktı.

İnsanın kurtuluşu Allah a C.C. kulluk vazifesini yaparak ve Allah a C.C. sığınarak olacaktı. Batıl ve dünya işleri Şeytanın kazanmasını sağlayacaktı.
Cinler dünyayı insanlarla bölüşmek zorunda kaldılar. Önceleri kendilerini üstün gördüler. İnsanlar gizli değildi. Bedenleri vardı. Her şekle giremiyorlardı. Havalanmaları mümkün değildi. Göz açıp kapayıncaya kadar bir yere gidip gelemiyorlardı. Fakat insanlarda duyu organları vardı.
Kalp,akıl ve zeka sahibiydiler. Bu sayede insanlar her güçlüğü yeniyorlardı.

Cinler ve insanlar arasındaki benzerlikler:

Toplu yaşamak. Evlenip, aile kurmak,üremek,çocuk sahibi olmak. Kendilerine has nimetlerden faydalanıp, yiyip içmek. Kendi aralarında huzursuzlak çıkarıp, savaşmak. Nefis, duyu organları, akıl sahibiydiler. Onlara da peygamberler gelmişti. Onlarda Allah a C.C. kulluk etmekle vazifelilerdi. Kısaca insan yaşamıyla onların yaşamı benzerlik göstermektedir.

Cinler ve insanlar arasındaki farklılıklar:

Cinler gizli görünmeyen varlıklardı. İnsanda beden vardı. Onlar ise her şekle girebilirlerdi. Cinler gökyüzüne çıkabildikleri gibi yerin altınada girebiliyorlardı. Havalanma ve anlık bir zamanda bir yerden biryere gidebilme özelliğine sahiptiler. Onlarla bizim aramızda zaman ve mekan farklılıkları vardı. Ömürleri insan ömründen çok fazladır. Onlar önce ihtiyarlayıp sonra çocukluk hallerine dönüp daha sonrada ölerek toprağa karışıyorlardı.Cinler insanları gördükleri, izledikleri halde insanlar onları görmüyorlardı.

Hayvanlar sudan,insanlar topraktan, melekler nur dan, cinler ateşten yaratılmıştır. İnsanlar meni ile cinler gaz (hava) ile çoğalırlar. Cin rüya ortamında olduğu gibi, gerçek hayattada insan kılığına girip bir insanla evlenebilirler, Hatta çocuklarıda olur.

Cinlerin varolduğuna inanmayan insanlara Peygamberler ve Allah'ın C.C.gönderdiği kitaplar cinlerin varolduğu konusunda bilgiler verdi. İnsanlar cinlerin varolduğunu ve onlarında kulluk etmekle görevli olduklarını bu sayede öğrendiler.

Allah C.C.Peygamberler göndererek uyardığı kullarını hidayete erenler dışında azanları helak ediyordu. NUH Tufanı bu duruma bir örnektir. İnanan bir kısım insanla, hayvanların erkek ve dişisini gemisine alan Hz.Nuh ile yeni bir insan nesli ve yaşamı başlamıştır.

Allah C.C. insanlardan veli,mümin kullarına ve Peygamberlerine cinlerden hizmetkarlar veriyordu. İnsanlar bu türlü cinlere hizmetçi yani Huddam diyorlardı. Buna en iyi örnek Hz. Süleyman (A.S.) dır.Hz.Süleyman a Allah C.C. tarafından bazı imkanlar ve mucizeler bağışlanmıştır.

Bunlardan bazıları:
1)Cinlerin mümin olanları ve kafir olanları emrine verilmiştir.
2)Kuşlarda Onun emrine verilmişti. Kuşların dilinden anlardı.
3)Rüzgarlar onun emrindeydi.

Hz.Süleyman isyan eden, azgın ve kafir cinleri ayaklarından zincire bağlamış ve onları çeşitli işlerde çalıştırmıştır. Allah C.C. Hz.Süleyman'ın ruhunu Mescidi Aksa'da ayakta asasına dayanmış vaziyette aldı. Asası sağlam olduğundan yere yıkılmadı. Onu ayakta gören cinler yaşadığını sandılar. Taki asasını bir sene içinde bir kurt kemirip kırıncaya kadar öldüğünün farkına varmadılar. Yere düşünce yanına geldiler ve gördülerki Hz.Süleyman vefat etmiş. Allah'ın izni olmadan yaratılan; ister cin, ister insan, ister şeytan olsun hiçbir şeyi bilemez. GaybAllah'a mahsustur. O dilemeden kimseye gayb malum olmaz. Hz.Süleyman'ın bu durumu buna en iyi örnektir.

İnsanların Cin Hakkındaki İnançları:

Bir kısım insanlara göre cin, insanı kötülüge sevkeden herşeydi. O her şeyde cindi. Bir kısım insanlarda cine ilahlık sıfatı verip tanrı yerine koyarlardı. Putperes Araplar biryerde konaklayacakları zaman bu yerin en büyük cinine sığınıyorum diyerek kurban keser, adak adar ve taparlardı. Onlara göre cinler çölün hükümdarlarıydı. Cinlerden yardım isterlerdi.

Asurlular cinleri yarı insan, yarı hayvan sanırlardı. Romalılar Allah'ın gürültüsü sayarlardı. Mısır halkı taptıkları Firavunların yardımcıları gözüyle bakarlardı. Onlara göre cinler; ilah saydıkları firavunların görünmez kuvvetleriydi. Ateşe tapan insanlar, ateşi memnun etmek için; kendilerini, çocuklarını ve esirlerini ateşe atarak kurban ederlerdi. Ateş onlara göre her alevi binlerce cinin kendisiydi. Ateş ne kadar büyük olursa yardımda bulunacak cinlerde o kadar çok olurdu. Ateşe tapanlara göre cinlerin yurtları Kaf dağının arkasındaydı. Ateş sönünce cinler işlerinin başına giderdi. İnsanlardan bazı kesimler cinleri ilah yerine koymuşlar, böylece sapıtmış cinleri iyice azdırıp, şımartmışlardır. Kahinler cinler aracılığı ile edindikleri bilgileri (doğru- yanlış) yorumlayıp çeşitli kehanetlerde bulunmuşlardır.

Yahudilerin kabala denilen tılsımcıları ve kahinleri; cinleri tılsım ve sihir için esrarlı vasıtalar olarak takip etmişlerdir. Bir takım sihir ve tılsım kitapları yazmışlardır. Hıristiyanlarda kötü ruhlu cinleri kovmak için cinlere önem vermişlerdir. Kısaca insanlar kendilerini; kahinlere,büyücülere ve cinlere kaptırmışlardır. Bu cehalet dönemi Hz.Muhammed S.A.V.Peygamber olunca sona ermiş ve gerçekler anlaşılmıştır.

CİN HAKKINDA HERŞEY:

KUR'AN 'IN,HADİSLERİN VE İSLAM ALİMLERİNİN ESERLERİNİN IŞIĞINDA CİNLERİ İNCELEYELİM.
Bilimin tesbit ettiği dalgalar ve ışınların dışında daha pekçok dalgalar ve ışınlar bulunmaktadır. Güneş buna en iyi örnektir. Çünkü güneşten yayılan nice ışınlar bilim ve insanlar tarafından keşfedilememiştir.
Ayetlerde cinin en ince maddeye nufuz edici özelliği olduğu, dumansız ateşten(ışından)meydana geldiği bildirilir.
Cinlerin Kalbi,Kulağı ve Gözü vardır.

Araf Suresi 179.AYETAnd olsun ki biz cin ve insanların çoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalbleri vardır.Bunlarla idrak etmezler.Gözleri vardır, bunlarla görmezler. Kulakları vardır bunlarla işitmezler. Onlar 4ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta dahada sapıktırlar. Onlar gaflete düşenlerin ta kendileridir.
Akıl,Zeka ve İlimde İleriydiler.
Ateşten Yaratılmışlardı.
Mekanları Dünya ve Çeresiydi.Dünya ile göklerini yurt edinmişlerdi.
Ahirette Mükafat ve Ceza Göreceklerdi.

Bilmek istedikleri tek şey gayb dı.(Cinler Gaybdan, gelecekten habersizdirler. Mechul olanı bilemezler. Öğrenilmesindede aracı olamazlar.Allah C.C. izin vermedikçe.)
Kendilerinden başkasına gizliydiler ama birlikte yaşıyorlardı.(Cinler; erkekli ve dişiliydiler

Aile kuruyorlar, evlenip,çocuk sahibi oluyorlardı. Bu aileler bir mekanda yerleşip, topluluk teşkil ediyorlardı. Akrabalık, dostluk, düşmanlık bağları ve hisleri mevcuttur.
Cisimlerini değiştirip her şekle girebilirler ve gökte, dünyada hızlı gezinme imkanına sahiptirler.

Aynı insanlarda olduğu gibi ilahi bir ruh bedenlerine üfürülmüştü.
Olmaz sanılan şeyleri yaparlardı.(Göklerde ışık hızıyla gezinmek,dünyanın merkezine inmek gibi benzeri şeyler)
Onlarada Peygamberler gönderilmişti.(Allah C.C. kulluk vazifesi ile onlarıda görevlendirmişti. Onlarda Allah'ın emir ve yasaklarına uyacak; uyanlar mükafatlandırılacak, uymayanlar cezalandırılacaktı. O bakımdan Peygamberler gönderilmiştir.)
Nefisleri Vardır.(enam suresi 130.ayet)
Belirli bir ömürleri vardır.Ecelleri gelince onlarda ölecektir.
İsimleri vardır.

Cinlerde giyinirler. (cinlerde bedenlerini örtmek için elbise ve ayaklarına ayakkabı giyerler. İblis ise sol ayağına ayakkabı giyer sağ ayağı çıplaktır. Diğer bir rivayete görede iki ayağına bir ayakkabı giyer.)
Yeme,içme,beslenme onlardada vardır.
İman etmeyen cinler cehennemde odun olacak;hem kendileri azap görecek, hemde vakti geldiğinde cehennemde kafir insanlara azap vereceklerdir.

Hz.Muhammed S.A.V. hem insanların, hemde cinlerin son Peygamberidir.
İnsana zarar verenler cin soyundan gelen iblis ile onun şeytanlarıdır. Vehim,vesvese ve telkinlerde bulunarak insanı saptırırlar. Cinlerdende bazı nedenlerden dolayı insana zarar verebilirler.

Cinlerin müslüman olanları insanlara yardımcı olurlar. İnsanların takva yönünde üstün olanları iblisle şeytanları emirlerine alıp hayırda çalıştıramazlar. Ancak cinlerin izin verilenlerini çalıştırabilirler.
Bir rivayete göre mümin bir insan takva yönünden üstün olursa veya halvete çekilip kendini Allah'a adadığında ona cinlerden bir hizmetçi gönderilir. Bu hizmetçi o insanın emirlerini yerine getirir. Fakat o kişi nefsine yenik düştüğünde huddam (hizmetçi) edindiği cinni gider ve o cinninin yerini şeytan alır. Kişi bunun farkına varmaz. Çünkü gelen şeytanda onun emirlerini yerine getirir. Fakat o kişinin nefsani duygularını ve şehvetini arttırır. Böylece o kişi yavaş yavaş farkına varmadan şeytanın hizmetçisi olur. Onun istekleri doğrultusunda hareket etmeye başlar. Küfre düşer ve imansız ölür. Cehennemdede onunla birlikte zincire vurularak azap görür.

Allahsız ve felsefeciler cinlerin varlığını tanımadılar. Çeşitli din mensubları insanları kötülüğe sevkettiğini ve melekler gibi olduklarını iddia ettiler. Onlar hakkında çeşitli iddialarda bulundular. Peygamber Efendimiz S.A.V. hadislerinde ve Allah C.C. Kur'an da cinler konusuna açıklık getirmiştir.

Önceden cinler göklerin 7 tabakasına çıkarlardı. Meleklerden işittiklerini kahinlere haber verirlerdi .Hz.Muhammed S.A.V.doğunca Allah C.C.onları göklere çıkmaktan men etti. (cin ve insanlar ay ve yıldızlara çıkabilmeleri mümkündür. Çünkü ay ve yıldızlar 1.semadadır. Mülk suresinde belirtilmiştir.

CİNLER HAKKINDA SÖYLENEN RİVAYETLER:


CİNNİ:Cine cinni de denilir.

PERİ:Cinlerin dişi olanlarına peri denilir.

İFRİT:Cinlerin müslüman olmayan erkeklerine ifrit denilir.Güçlü, kuvvetli her işi yapabilen kafir cindir.

DEV:Görünmez,güçlü kuvvetli,iri ve insan suretinde olan cinlerdir.

HORTLAK:Mezarda dolaşan kafir cinlerdir.

KAF DAĞI:Cin devlerinin yaşadığı sanılan yer.(İsmi olup kendisi olmayan bir dağ)

ZÜMRÜD-Ü ANKA:Cinlerin kuş şeklinde olanları.

CADI:Cinlerin kafir olan dişileri.

AMİR:İnsanlarla birlikte yaşayan,onlarla oturan cinniye amir denilir.

ERVAH:Çocukların karşısına çıkan cinniye ervah denilir.

MADRİD:Cinni; şeytandan daha aşırıysa Madrid denilir. Madridden aşırı ve daha güçlüsüne ifrit denir.

ŞEYTAN:Cin kötü ve kötülüğe niyetliyse o şeytandır.(Bundan kastedilen şeytanlardan soy edinen iblisin cin soyundan gelmesidir.)

Bütün mahlukata oranla;insan binde bir, cin binde dokuz, şeytanlar binde doksan, melekler binde dokuzyüz dür. Allah bizim bildiğimiz kadarıyla mahlukatı 4 sınıf olarak yaratmıştır. Bunlar melekler,cinler,şeytanlar ve insanlar dır. Ruhani varlıklarda 3 kısımdır. Hep hayırlı olanlar(melekler)Allah'ın emirlerinden dışarı çıkmazlar. İkinci kısım hep şerlilerdir.Bunlarda şeytanlardır. Üçüncüsü ise bunların ortasıdır(cinler) Hayırlısıda, şerlisi de vardır.

Tılsım ve Sihirle uğraşanlar; her sınıf cinninin kendine has muska, tılsım ve buhurları ile belirli yönlerde kullanılış biçimleri olduğunu belirtirler. Cinlerin siyah, kırmızı, kahverengi, yeşil renklerde olduklarını söylerler.

Cinler; ulvi(yüce) yani rahmani ve sufli(adi) yani şeytani olarak adlandırılırlar. Ulviler iyi işlerde, sufliler kötü işlerde ve kötülükte kullanırlar. Bu görüşler cinnilerle uğraşanların ifadeleridir.

Cinler, insanda; korku, ürküntü, psikolojik ve sinirsel hastalıklar, endişe, organik ve cinsel rahatsızlıklar, kadın hastalıkları, göz önüne hayaller getirme, kulağa fısıldama, zarar vermek için eve ve mülke saldırma, ara bozma gibi benzeri sorunlar meydana getirir.

Cinlerin varlığı Kur'an ve hadislerle sabittir. Cinlerin hakikati gözle görülmez. Girdikleri şekil itibarı ile görülürler. Genelde;yılan,akrep,kedi,köpek gibi hayvan şeklinde göründükleri gibi, insan şekline girerekte görünürler.

Cinlerin 3 sınıfta oldukları genel görüştür:

1)Kanatlıdırlar.Uçarlar(yel ve rüzgar gibi)
2)Yılan,akrep vb.hayvan şeklindedirler
3)Onlarada hesap,ceza ve mükafat vardır. Allah'a kul olmakla yükümlüdürler.

Cinlerin yaşantıları insanlara benzediği gibi şekilleride bazı küçük farklar dışında insan şekline yakındır. Cinlerin başı bedenleri itibarıiyle biraz büyüktür. Başlarında iki küçük boynuzları vardır. (iblisin boynuzları büyüktür.) Gözleri dikey doğrultuda ve insan gözünden iri ve geniştir. Gözlerinde kızıllık ve parlaklık vardır. Gözbebekleri elipse yakındır. Kulakları şekil itibariyle kedilerin kulaklarına benzer. Burunları geniştir. Kolları bedenlerine oranla uzundur. Ayaklarının önleri geniş ve yayvan dır. Cinsel organları küçüktür. Derilerinin renkleri genelde siyah olmakla beraber, beyaz, kızıl, kahverengi gibi renklerde olanlarıda vardır. (cinlerin kuyrukları yoktur. Kuyruk ibliste ve onun soyundan gelen şeytanlarda vardır.)

Cinler Allah'a itaat eden, Allah'dan korkandan korkarlar. Bu şeytan içinde geçerlidir. Aslında her yaratılan Allah'dan korkandan korkar, o kişiye sokulup zarar veremez. Çünkü Allah'dan korkan; Allah'ın dini ve isteği üzere yaşar. Böyle biride Allah'ın himayesinde olur.

İnanmayan, kafir olan cinlerin meskenleri dağlar ve denizler arasındadır. Müslüman cinlerin meskenleri ise köy ve dağlardır. Ayrıca insanlarla birlikte; evlerde, hamamlarda, kabirde, ahırda, yarık ve deliklerde çöplükte, tuvalette de yaşarlar. Hatta insan kalbleride cinler için bir meskendir. Kısaca cinler dünyanın her yerinde yaşarlar. Rivayetlere göre; cin toplumu, insanların yaşadığı bölgelerde yaşadıkları gibi; genelde denizlerde, nehir ve su yataklarında, çöllerde, dağlarda, mağaralarda, harabe ve tenha, ıssız yerlerde de yaşarlar ve buralarda devletlerini, şehirlerini kurarlar.

Cinlerin yiyeceği kemik ve tezektir. Fakat Besmele çekilmeden yenilen her yemeğede ortak olurlar. İnsanların yiyecekleriylede beslenirler. Yer ve içerler. Cinlerin yemeleri hakkında 2 rivayet vardır. Biri gerçekten yerler. Diğeri bizim bilmediğimiz bir şekilde koklayarak beslenirler.

Cinlerle evlilik yapılabilinirsede caiz görülmemiştir. İnsandaki cinden gelen hastalıkların çoğu, cinninin insana aşık olması ve o insana sahiplenmek istemesi nedeniyle olur. Bunun dışında, bilerek yada bilmeyerek cinlere zarar verildiğinde de, onlar intikam için insanın hastalanmalarına sebep olabilirler.

Cinler insanlarla irtibat kurar. Bu kalbe vesvese vererek, kulağa fısıldayarak, hayali bir suretle yaklaşarak olur. Bazı insanlarda cinlerle irtibat kurmak için çeşitli yollara baş vurur. Bunların geneli halvet, riyazet ve zikir şeklinde yapılır. Ayrıca insan kendini aç bıraktığında ve düşüncelerini yoğunlaştırdığında insandaki ruh kavramı ortaya çıkar ve o ruh cinlerle irtibata geçer.

ÖNEMLİ NOT:

Şunu unutmayalım ki ; Alim ve Kamil bir insana Allah C.C. Dünyayı hizmetine verir. Böylece müslüman cinler o Alim Kula yardımda bulunurlar. Cahil ve bilgisiz insanlar O kişilere özenip, eksik bilgileriyle İslami Ayetleri kullanarak, aynı şekilde cinden huddam edinmek isterler. Fakat şeytanı dost edinirler. Böyle kişilerin çoğu Hoca, Medyum vb.isimler kullanarak insanlara fayda yerine zarar verirler. İnsanlara şeytandan daha büyük zararları olur. Bu insanların çoğu; yalancı, kibirli, çok konuşan, kendini öven; mala,mülke ve şehvete düşkün kişilerdir.

CİN ÇARPMASI ÇEŞİTLERİ

1)TAM ÇARPMA(TAM TESİR):Bu sinir kasılması şeklinde cinninin bütün vücuda tesir etmesi
2)KISMİ ÇARPMA(YARI TESİR):Cinninin bir tek organa tesir etmesi
3)DEVAMLI ÇARPMA(SÜREKLİ TESİR):Cinninin vücutta kalması
4)DOLAŞAN ÇARPMA(ARASIRA TESİR):Birkaç dakika süren tesir(kabuslar görme gibi)

CİNLERİN ZARARLARI VE İNSANA ETKİLERİ

Cinler insan bedenine ve aklına zarar verirler. İnsanlara rüya ve gerçek hayatta yaklaşıp zararlı olabilirler. Hatta rüyada korkutabilecekleri gibi ; insan veya evliya kılığında gözüküp kandırma yoluna giderler.
Cinlerden rahatsızlanan insanlara uygulanan yöntemler ve tedaviler çok çeşitlidir. Bu yöntemlerden bazıları eski çağlardan günümüze kadar gelen yanlış ve İslami yönden küfüre yol açacak yöntemlerdir. Bunlar: yıldızname ile, cinler vasıtası ile ve manası belli olmayan isim ve sözlerle rukye(okuma) yapma ile; manası bilinmeyen muska ve nazarlık denilen şeylerle bunların kullanılması şeklindedir. Bunlar yanlış yöntemlerdir. Rukye yani okuma ayet ve surelerle olmalıdır.Bu ayetlerin içine cin, şeytan isimleri yazılarak yada okunarak yapılan yöntemler insanı küfre götürür. İnsanı şirke sokar. Şifayı Allah dan istemek yerine bir cinniyi ismen çağırıp ondan şifa istemek şirk değildirde nedir. Bu şifa yerine daha büyük bela getirir.

CİNİN İNSANA ÇARPMA VE ZARAR VERME NEDENLERİ

Cinlerin zarar vermesi: cin çarpması, cin değmesi, cin musallat olması, cini bedene yada ruha girmesi diye adlandırılır. Ben kısaca cin çarpması diye tabir edeceğim.

Cinin insana çarpma(zarar verme) nedenleri çok çeşitlidir. Bunlar:

AŞK: Erkek cinninin insanlardan bir kadına yada kadın cinninin insanlardan bir erkeğe aşık olması.

ZARAR VERMEK: İnsanın; Besmelesiz ve destursuz kaynar su dökmesi, kül ve ateş söndürmesi, cinninin üzerine basması, idrar yapması vs. suretiyle cinniye bilerek veya bilmeyerek kötülük etmesi, haksızlık yapması sonucunda cinninin intikam almak istemesi

YANLIŞ İBADET VE ZİKİR: Bid'at (uydurma) olan zikir ve ibadetlerle uğraşmak; menfaat,çıkar ve birşeyler elde etmek için zikir ve ibadette bulunma sonucu cin ve şeytanlar o kişinin üzerine çöker. Zikir ve ibadet yalnız Allah için, O'nun rızasını kazanmak için yapılır. Diğer; yanlış zikir ve ibadette bulunmak, İslam dışı zikir ve ibadetlerle uğraşmak fayda değil zarar getirir.

BÜYÜ-SİHİR: Bir insanın,başka bir insana kötülük yapmak veya onu yönlendirmek için; büyü, sihir, tılsım, muska gibi şeylerle cinniyi görevlendirmesi.

BÜYÜCÜLÜK: Cinler, büyü yapma ile uğraşan kişinin zayıflığından ve acizliğinden faydalanıp o kişiye her istediklerini yaptırırlar. Ona musallat olup hasta edebilirler, ailesinede zarar verebilirler. Kısaca büyücü Allah'dan C.C. uzaklaştıkca cinlerin ve şeytanların emrine girer, onların tüm isteklerini yerine getirir ve onlardan zararda görür.

DİĞER NEDENLER:
İnsanın boş bulunduğu anlarda cin sebepsiz yere, insana zulm etmek içinde zarar verir. Bu boş bulunma anları: aşırı öfke, aşırı korku, aşırı sevinç, aşırı gaflet; nefsin aşırı isteklerine düşkünlük ve boy abdestinin olmadığı zamanlardır.

CİN ÇARPMASININ BELİRTİLERİ

Bu belirtiler tıbbi nedenlerden olabileceği gibi cinnilerdende kaynaklanabilir. Unutmayalımki aşagıda belirteceğim belirtilerden kendinde olanlar önce tıbbi yollara başvurmalıdır. Çünkü geç farkedilen hastalığın tedavi şansı azalır. Fakat okumanın günü, vakti, zamanı olmaz. Hastalık tıbbi yönden olmuyorsa o zaman İslami tedavi yollarına gidilir yada her ikisi birden uygulanabilinir.

1)Uykusuzluk, asabiyet, sıkıntı, huzursuzluk (insan yattıktan uzun bir süre sonunda uykuya dalabilmesi)
2)Gece uykusuz kalmak
3)Korkunç rüya ve kabuslar
4)İnsan uykuda kendisini korkutan, sıkıntı veren hallerde görmesi
5)Uyurken rüyada veye uykuyla uyanık halde olduğu durumda; yılan, kedi, fare gibi hayvanlar görmek
6)Uyurken diş gıcırdatmak
7)Uyurken gülmek, ağlamak, inlemek, çığlık atmak
8)Uyurken kalkıp şuursuz olarak yürümek
9)Uyurken rüyada kendini yüksek bir yerden düşerken görmesi veye düştüğünü zannetmesi
10)Kendisini; ıssız bir yerde, çöplükte, mezarda veya kabirde olduğunu zannetmesi
11)Uyurken insana benzeyen fakat insandan farklı özellikleri olan varlıklar görmek(Aşırı uzun veya kısa insan, boyu kısa elleri ve ayakları uzun insan, siyah insanlar, genç, yakışıklı, güzel erkek veya kadın görmek, onları bir hayvana benzer şekilde hissetmek, siyah şapkalı elleri ve ayakları uzun boyu kısa insan görmek veya analı kızlı değişik suretlerde vb.şekilderde görmek.)
12)Uyurken karaltılar görmek yada sürekli kendini karanlıkta zannetmek
13)Yürürken ayak sesi duymak,takip edildiğin hissine kapılmak, kulağa fısıltı seslerinin gelmesi
14)Uyanık halde çeşitli hayali varlıkların göründüğünü sanmak
15)Sebebi ve nedeni bulunamayan baş ağrısı, bacak ağrısı
16)İbadet ve namazdan uzak durma, Allah'dan C.C.yüz cevirme
17)(Ayet,sure ) Kur'an okunduğunda sıkıntı duyma,oradan hemen uzaklaşmayı isteme
18)Tembellik ve temizliğe dikkat etmeme
19)Dağınıklık;hem zihinde dağınıklılık,hemde ev ile iş yerinde dağınıklılık
20)Sebebi bulunamayan sara ve sinir hastalıkları. Kadınlarda adet düzensizliği
21)Organların her hangi birinde tıbben sebebi bilinmeyen ve tedavi edilemeyen ağrı
22)İnsanın kendi dışında biri olduğu hissine kapılması
23)Sebepsiz şuur kaybı ve baygınlık, dişlerin ve çenenin kasılıp açılamaması, ağızdan salya veya su gelmesi, ayıldığında veya şuursuz anında etrafa saldırması
24)Kişinin sevdiği yanında yokken özlem, hasret duyması; o gelince ondan uzaklaşma ve nefret hissi
25)Kişinin sebepsizce intiharı düşünmesi ve sürekli teşebbüslerde bulunması
26)Sebepsiz bahanelerle aile ortamında huzursuzlukların çoğalması,sevgi ve saygı ortamının yerini kavga ve tartışmaların alması. Nefretin çogalması.
27)Kişinin gece evden dışarı çıkıp,kaçma isteği. Çıkıncada sabaha kadar o kişinin bulunamaması. Geldiğindede hiç bir şey hatırlamaması
28)Kendi kişiliğinden çıkıp,başka bir kişiliğe bürünmesi (erkeğin kadın gibi,kadının erkek gibi konuşması veya değişik konuşması yada çocuksu tuhaf haller göstermesi)
29)Kendine ve yanındakilere zarar verme isteği
30)Gözlerdeki değişiklikler(donuk bakma,baygın bakış, yan bakış, gözlerini sağa sola bilinçsizce kaydırarak bakma, göz bebeklerinde değişiklik)
31)Aşırı unutkanlık, göz dalgınlığı, sabit bir yere bakıp kalmak, düşünememe ve dikkatini verememe, dalgınlık
32)Kaçıp kurtulma isteği, kendisinin birileri tarafından çağrıldığını hissetmesi
33)Rüyada cinsel ilişkiye girilmesi, kendisini başkasının eşi sanması, erkek ve kadın cinsel organlarını görmesi
34)Tuvalette uzun süre kalma isteği, tuvalette kendi kendine konuşma, şarkı ve türkü söyleme
35)Tıbben çocuk olmaması için bir sorun yokken çocukların olmaması ve sebepsiz düşüklerin olması
36)Söz ve hareketlerde dengesizlik(sebepsiz gülme,ağlama,öfke ve sinir krizleri)
37)Cinsel soğukluk,cinsel münasebet sırasında acı ve sıkıntı hissetme, evlenememe durumları
38)El ve ayaklarda; karıncalanma, uyuşukluk, soğuma olması
39)Bayılma, kendinden geçme, ağızdan salya ve su gelmesi
40)Sebepsiz baş dönmesi, düşme hissi, mide bulantısı, kusma isteğinin olması

TEDAVİ
TEDAVİDE OKUNAN AYET VE SURELER:


1)FATİHA SURESİ
2)BAKARA SURESİ 1DEN5'E KADAR OLAN AYETLER(5 DAHİL)
3)BAKARA SURESİ 163 VE 164.AYETLER
4)BAKARA SURESİ 255DEN257'E KADAR OLAN AYETLER(257 DAHİL)
5)BAKARA SURESİ 285 VE 286.AYETLER
6)ALU İMRAN SURESİ18 VE 19.AYETLER
7)A'RAF SURESİ 54-55-56. AYETLER
MÜ'MİN SURESİ 115 DEN 118 'E KADAR OLAN AYETLER(118 DAHİL)
9)SAFFAT SURESİ 1 DEN 10.AYETLERE KADAR(10 DAHİL)
10)AHKAF SURESİ 29 DAN 32.AYETLERE KADAR(32 DAHİL)
11)RAHMAN SURESİ 33 DEN 36'A KADAR OLAN AYETLER(36 DAHİL)
12)HAŞR SURESİ 21 DEN 24 'E KADAR OLAN AYETLER(24 DAHİL)
13)CİN SURESİ 1 DEN 9 'A KADAR OLAN AYETLER(9 DAHİL)
14)HUMEZE SURESİ
15)İHLAS SURESİ
16)FELAK SURESİ
17)NAS SURESİ

Bu sureler okunarak cinni kovulur yada getirtilir. Kişi cinni tarafından çarpılmışsa okuma sonunda hasta kendinden geçer ve cin konuşur.Yada konuşmaz hastada bazı alametler meydana gelir.Cinninin geldiği şu alametlerden anlaşılır:

1)Gözdeki hareketlerden(gözün istek dışı sık sık açılıp kapanması, gözün sabit olarak iyice açılıp donuk bakması, gözlerini kapatması ve açamaması, elleriyle gözlerini kapatması)
2)Vücutta titreme, titreme sadece kol ve bacaklardada olabilir
3)Vücutta sarsılma veya kasılma
4)Bağırma, feryat etme(bağırma okuma esnasındada olabilir. Okunmamak için okuma diye feryat eder, okumaya engel olmaya çalışır)
5)Cinninin adını söylemesi(genelde yanlış isim verselerde doğru söyleyenleride olur)
6)Vücutta soğuma veya yanma(bu durum tüm vücutta olabileceği gibi sadece bir bölgedede olabilir)
7)Okuma esnasında hastanın bilinci dışında ağlaması, gülmesi, yana doğru kayıp yere düşmesi veya yatması, yüksekten düşme hissine kapılması, kendini karanlıkta hissetmesi

NOT:Tedavi şeklini ayrıntıları ile anlatmayacağım. Çünkü bilinçsizce ve ehil kişilerin dışında tedavi yapmaya kalkmak yarar değil sadece zarar verir. Hasta zarar görebilir. Okumanın zararı cinniye olur, kişi ehil ve bu konularda bilgili değilse cinni, hastaya zarar vererek gider veya gitmiş gibi yapar.
Tedaviyi bilgi sahibi ve tecrübeli kişiler yapmalı; hastanın tedavi esnasındaki durumunu ve cinninin hareketlerini bilerek, dikkat ederek yapmalıdır.

TEDAVİ SAFHALARI

1)Tedavi öncesi safha
2)Tedavi safhası
3)Tedaviyi yapacak kişide olması gereken nitelikler

TEDAVİ YAPACAK KİŞİDE OLMASI GEREKEN NİTELİKLER

1)Sözünde ve işinde samimi olan,ilim ve bilgisi bulunan, ehil olan, psikolojik hastalıklarıda bilen biri olmalıdır
2)Cin ve şeytanların durumlarını bilen, onların alatmalarına kanmayacak bilinçli biri olmalıdır
3)Allah'a tam imanlı ve itikatlı olan,bu işi Allah rızası için öğrenip, yapan kişi olmalıdır
4)Şeytanın giriş yollarını ve çıkış yollarını bilen,onun vücudun hangi bölgesinde olduğunu anlayan biri olmalıdır
5)Takva sahibi, Allah ve Resulüne bağlı yaşantısı olan, haram ve günahlardan uzak yaşantı süren biri olmalıdır
6)Ayet, sure ve zikir ehli olan, Allah kelamının cin ve şeytan üzerinde etkili olduğuna inanan ve bunu bilen biri olmalıdır
7)Korunan ve korunmasını bilen biri olmalıdır

TEDAVİ ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER

1)Hastanın üzerindeki muska ve benzeri şeyler çıkartılmalı
2)Evde; resim,heykel gibi şeyler kaldırılmalı
3)Müzik,çalgı ve şarkı gibi şeyler olmamalı,televizyon,teyp gibi şeyler çalınmamalı
4)Hasta kadınsa kapalı ve saçı örtülü olmalı,yanında eşi veya nikah düşmeyen bir yakını olmalı,
adet ve hayızlı olmamalı, abdestli olmalı
5)Tedavi öncesi abdest alınmalı(bilhassa gusul abdestinin olması gerekir)tedaviyi yapacak olan, hasta ve yanındakilerde abdestli olması gerekir
6)Hasta ve yakınlara bilgi verilmeli, onları teskin etmeli, Kur'an da şifa ve rahmet olduğu bildirilmelidir
7)Durumun önce teşhis edilmesi gerekir(bunun için hasta ve yakınlarından belirtiler hakkında bilgi alınmalıdır. Çünkü çarpma şekli, sebebi ve belirtiler tedavi usulunü belirler)
8)Tedavi yapacak kişi kendine bağlı cinlerle tedavi yapacaksa; hem hastadan hemde kendi cinlerinden bilgi alması ve durum teşhisi yapması gerekir. Bu safhada hastalığın kaynağı önemlidir .Önce sebep olan durum ortadan kaldırılmalı, sonra tedaviye başlanmalıdır
9)Allah'dan C.C.yardım ve şifa istenilerek tedaviye başlanılmalıdır

TEDAVİ SAFHASI: Öncedende belirttiğim gibi bilinçsizce yapılan tedavi şifa değil daha büyük sorunlar meydana getireceğinden ve yukarıda belirttiğim nedenlerden tedavi safhasını yazma gereği görmüyorum.

CİNNİYİ RAHATSIZ EDEN AYET VE SURELER

1)FATİHA SURESİ
2)AYETEL KÜRSİ (BAKARA SURESİ 255)
3)NİSA SURESİ 167 DEN 173'E KADAR OLAN AYETLER(173 DAHİL)
4)MAİDE SURESİ 33-34.AYETLER
5)EN'AM SURESİ 93.AYET
6)ENFAL SURESİ 12 VE 13.AYETLER
7)A'RAF SURESİ 44 DEN 51'E KADAR OLAN AYETLER(51DAHİL)
A'RAF SURESİ 102 VE 103. AYETLER
9)TEVBE SURESİ 7.AYET
10)İBRAHİM SURESİ 15 DEN 17'E KADAR OLAN AYETLER(17DAHİL)
11)İBRAHİM SURESİ 42 DEN 52'YE KADAR OLAN AYETLER(52DAHİL)
12)HİCR SURESİ 16 DAN 18 'E KADAR OLAN AYETLER(18DAHİL)
14)İSRA SURESİ 110 VE 111.AYETLER
15)ENBİYA SURESİ 70.AYET
16)DUHAN SURESİ 43 DEN 53. AYETLERE KADAR(53DAHİL)
17)AHKAF SURESİ 29 DAN 34'E KADAR OLAN AYETLER(34DAHİL)
18)HACC SURESİ 19 DAN 22 E KADAR OLAN AYETLER(22DAHİL)
19)MERYEM SURESİ 68 DEN 72.AYETLERE KADAR(72 DAHİL)
20)MÜLK SURESİ 5 DEN 11'E KADAR (11 DAHİL)
21)FELAK,NAS VE İHLAS SURELERİ

İnsan dua ederek, ayet, sure okuyarak, zikrederek cin ve şeytan şerrinden kendini korur; onları kendinden uzak tutar. Ayrıca cinlerin ve şeytanların ve hatta insanların zulmunden uzak durmak için YASİN SURESİ , AMENNERRESULU SURESİ, AYETEL KÜRSİ okunmalıdır.
Ayetel kürsi suresinin son kısmını( vela yeuduhu hıfzuhuma vehüvel aliyyül azim)defalarca tekrar etmek suretiyle cinni yakılabilinir yada uzaklaştırılır.

CİN VE ŞEYTANLARI UZAK TUTAN ZİKİRLER

La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh,lehul mulku ve lehul hamdu ve huve ala kulli şeyin kadir.
La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim
Hasbunallahi ve ni'mel vekil
Hasbuyallahi ve ni'mel vekil
Subhanallah,elhamdülillah,estağfirullah,La ilahe illallah,euzu besmele ve salavatı şerifler.

HASTA KİŞİNİN YAPMASI GEREKENLER

1)Sürekli abdestli olması
2)Bu belaya sabretmesi,kendini güçlendirmesi,sabırlı,ümitli olması,asla Allah'dan ümidini kesmemesi gerekir
3)Şifa verecek olanın Allah olduğunu unutmaması ve sapık, İslam dışı görüşlere yer vermemesi
4)Dua ile Allah'a yönelmesi,şifasını Allah'dan istemesi
5)Yapabiliyorsa namaz kılmalı, ibadetlerini yapmalı, Kur'an okumalı, salatü selam getirmeli, Allah ismini dilinden düşürmemeli, her şeye euzu besmele ile başlaması gerekir
6)Müzik dinlemekten, şarkı söylemekten ve açık giyinmekten uzak durmalıdır
7)Dilini küfürden,gözünü ve tüm azalarını haramdan uzak tutmalıdır
8)Allah'a sığınmalı, Allah'dan yardım dilemelidir
9)Oruç tutmalı, nafile namaz kılmalı, zemzem suyu içmelidir
10)Meşru tedavi usullerinden uzak durmalı, bia'd a düşmemelidir

KORUNMA İÇİN OKUNACAK AYETLER

1)FATİHA
2)BAKARA SURESİ 1 DEN 5'E KADAR OLAN AYETLER(5 DE DAHİL)
3)BAKARA 163.AYET
4)BAKARA 255. AYET
5)BAKARA 285 VE 286.AYET
6)ALU İMRAN SURESİ 18.AYET
7)ARAF SURESİ 54-55-56.AYETLAR
8)TEVBE SURESİ 128-129.AYETLER
9)RUM SURESİ 17-18-19.AYETLER
10)SAFFAT SURESİ 1 DEN 10.AYETLERE KADAR(10.DA DAHİL)
11)MÜ'MİN SURESİ 1-2-3. AYETLER
12)RAHMAN SURESİ 33-34-35. AYETLER
13)HAŞR SURESİ 21-22-23-24.AYETLER
14)MÜZZEMMİL SURESİ 9.AYET
15)İHLAS,FELAK,NAS
16)YASİN SURESİ
17)KAFİRUN SURESİ

NOT:Cinninin insan bedeni üzerinde meydana getirdiği zararlar konusunda iki görüş mevcuttur. Biri cinninin insan bedenine girdiğidir. Diğeri ise, insan bedeninde başka bir varlığın olamayacağı dır. Bu görüşe göre cinni insanın bedenine yapışır veya onun yanından ayrılmayarak zarar verir. Diğer görüşe göre; cinni insan bedenine girer ya bir organı zapteder yada tüm vücuda yayılır

alıntı
 
Üst