Artemis & Orion

Lotus Dil Akademisi

Aisling

Tecrübeli Üye
Katılım
31 Tem 2016
Mesajlar
577
Beğeni
911
Konum
Delilik diyarında.
Yunan mitolojisinde Orion, deniz tanrısı Poseidon ile Girit Kralının kızı Euryale'nin oğludur. Orion, oldukça yapılı bir vücuda sahiptir ve neredeyse dev gibidir. Tabii bu iri yarı bedeni, çok güzel bir yüz ile de ödüllendirilmiştir. Babası Poseidon, Orion'a denizin üzerinde yürüyebilme imkanını sunmuştur. Yakışıklılığı ile adını duyuran Orion'un defalarca başı kadınlarla derde girmiştir. Kral Oinopion'un kızı Merope'ye kur yapıp başarısızlığa uğrayan Orion, bir gün içkiyi fazla kaçırdığında Merope'ye saldırmaya kalkışır. Kral Oinopion ise bunun sonucunda Orion'u cezalandırıp gözlerini kör eder. Orion, kör olmanın verdiği çaresizlikle yardım aramaya çıkar. Demir tanrısı Hephaistos'un çekiç seslerini takip ederek ona ulaşır ve ondan gözlerini geri kazanabilmesi için yardım ister. Hephaistos ona, doğuya doğru gitmesini ve güneşin iyileştirici ışınları yüzüne vurduğunda gözlerinin açılacağını söyler. Doğuda yer alan Lemnos Adası'na doğru yola koyulan Orion, burada gözlerine yeniden kavuşur.

Günün birinde Tanrıça Artemis, avlandığı sırada Orion'a rastlar. Orion, yakışıklılığı ve cazibesiyle güzel tanrıçayı kendine hayran bırakır. İlk görüşte aşık olmuş Artemis, kendine verdiği asla evlenmeme sözünü hiçe sayacak kadar bu adamın büyüsüne kapılmıştır. Ancak Artemis'in kardeşi Apollon, kız kardeşinin bu iri yarı insan ile evlenmesini istemez. Çünkü Apollon'un gözünde bu adam, kardeşinin yakınına bile yaklaşamayacak kadar değersiz biridir, Ayrıca Artemis tanrıların aşkını reddetmiş ve yaşamını evlenmeden sürdürmek için Zeus’a yalvarmış, bakirelik yemini etmiştir. Fakat Apollon bir türlü Artemis'i ikna edemez ve son çare olarak Orion'u öldürmeye kalkışır.

Günlerden bir gün Orion, berrak bir denizde yüzüyordu. Fakat yüzerken kıyıdan o kadar uzaklaşmıştır ki, uzaktan başı küçük, kara bir nokta gibi görünür. Bu fırsatı kaçırmamaya kararlı olan Apollon ise, kız kardeşini yanına çağırır ve uzaktan kara bir nokta gibi görünen Orion'u işaret ederek, "Okunu oraya kadar fırlatabilir misin?" diye sorar. Heyecan ve hırs ile dolup taşan Artemis, o gördüğü kara noktanın sevdiği adam olduğundan habersiz yayıyla okunu hazırlayıp hedefi vurmuştur. Çok iyi bir nişancı olan Artemis, hedefi tam on ikiden isabet ettirir. Fakat Artemis, bilmeden sevdiği erkeğin ölümüne sebep olmuştur.

Orion'un ölümü, Artemis'i kahreder ve hayata küsmesine sebep olur. Hatta ay tanrıçası Artemis'in içindeki acı bu yüzden dinmediği için ayın bu kadar soğuk, kasvetli ve cansız bir yer olduğu rivayet edilir. Artemis, Orion'un cansız bedenini alır ve gümüşten yapılmış bir ay arabasına koyar. Sevdiğinin ölü bedenini bu arabayla, kendi elleriyle gökyüzüne taşır ve sevgilisinin gökyüzündeki en parlak yıldız olabilmesi için en karanlık yeri seçer. Onun bedenini yerleştirdikten sonra geceler boyu, parıl parıl parlayan Orion'u seyreder.

Orion'un ölümüyle ilgili başka söylentiler ve hikâyeler de bulunuyor. Mesela bir rivayete göre, başıboş dolanan bir akrep Orion'u topuğundan sokar ve akrebin zehri Orion'u öldürür. Buradaki akrep, Scorpio (Akrep) takım yıldızı olarak bilinir ve bazı hikayelerde bu akrep yer ve toprak tanrısı Gaia tarafından, bazılarında ise av ve ay tanrıçası Artemis tarafından (yeryüzündeki hayvanların çoğunu avladığından dolayı) Orion'u öldürmek üzere gönderilmiştir. Bir başka hikâyede ise Orion, Artemis'e karşı saygısızca davranışlar sergiler. Bu yüzden, aynı akrebin Artemis tarafından saygısızlığının cezası olarak Orion'a yollandığı söylenir. Orion ve Scorpio, gökyüzündeki konumları açısından birbirlerine zıt yönlerde bulunurlar. Biri doğduğu sırada bir diğeri batmaktadır. Bu sayede onların birbirleriyle savaşmasının engellendiğine inanılır. Tabii, bu hikâyeler içerisinde en bilineni Artemis ve Orion'un efsanevi aşk hikâyesi.
 
Üst