Belirli bir uyanışı yaşayan veya yola giren insanlar, bilgeliğe ulaşmadan, bilge olarak kabul edilmeden önce, evrensel yasa gereği, belirli denemelere, sınavlara sokulurlar. Bunlar çok özel, çok ince sınavlardır. Çünkü bilgeliğe doğru adım atıldıkça her şey incelir.

İnsanın da ince olması gerekir; düşüncede, akılda, duyguda, sezgide, mantıkta, gerçekte ve hayalde, yani her şeyde. Ve insan bunu gerçekleştirmek zorundadır. Onun için insanlardan büyük bir olgu istenir. Bu da SABIR'dır.

Sabrı tarif etmeden önce, her birimiz, kendi içinize dönelim ve sabrın nasıl bir kavram olduğunu düşünelim!. Sabır deyince ne anlıyoruz?. Sabır pasif bir bekleyiş midir, yoksa aktif bir olay mıdır?

Sabır; tembelce bir bekleyiş ve boş oturuş değildir. Bilakis devamlı iç mücadele isteyen, duyguları, düşünceleri ve hareketleri devamlı kontrol etmeyi gerektiren, aktif bir durumdur. Sabrın içinde kendine hakimiyet vardır. Çünkü sabır, insanı en başta kendinden, kendi öfkesine yenilmekten korur. Ve ayrıca sabır, insana, herhangi bir konu için harekete geçmeden önce, durup düşünme alışkanlığını da kazandırır. Karşılaşılan zorluklara dayanma gücünü arttırır.

Yukarıda söylediğimiz gibi sabır asla tembellik değildir. Yıkıcılığa, yılmadan mağlup olmamaktır aslında. Ve sabır, eğitimle elde edilen bir iç disiplindir. Sabrın içinde teslimiyet de vardır.

Sabrın karşıtı olan sabırsızlık kavramına gelince; sabırsızlık; acele ederek, bir anda çok şeyi istemektir. Bu da her şeyin bir zaman içinde oluştuğunu ve bu oluşumun yasalarını bilmemekten kaynaklanır. (Bir çocuğun doğması için 9 ay geçmesi gerektiği veya bir meyvenın olgunlaşması için belirli bir sürece ihtiyacı olduğu gibi.) O yüzden olayların sonucuna (sabretmeyerek) bir an önce ve erken varmak isteyenler, yarı yolda kalırlar. Hiçbir sonuca varamazlar.

O zaman sabrı şöyle de tarif edebiliriz: SABIR, bir hedefe varmak için geçirilmesi gereken süreyi telaşsız beklemek ve o sırada karşılaşılacak sıkıntı ve zorluklara "farkındalık yaşayarak" katlanmaktır.

Sabır, her insanın öğrenmesi gereken bir kudrettir aslında.
alıntı