Tanıdığım ölmüş bir kadını gördüm. Yanımda torunu vardı. Yanımıza geldi gözleri kipkirmiziydi. Torununa beni sordu. Torunu beni tanıtarak Perihanin oğlu mustafa dedi. Annen birsey getirecekti yada annen gelecekti neden gelmedi dedi. Bende haber veririm dudu teyze dedim. Oda bana sarıldi.

Ölen kişinin bahçesinde toprakla oynarken bir kac tane filiz buluyorum ve ekiyorum.

Annemle istanbul avrupa yakasında bir yere geldik ziyaret amaçli. Geldiğimiz yerde büyük bir zat bulunmaktaydı. Geldiğimiz yerin çevresi ve içi insanlarla doluydu. Kapıda insanlar bu zata gönlünden ne koparsa bağış yapıyordu. Bir kadınin bakır bir eşya bagisladigini gördüm.

Annemle iceriye girerken birisi bu zat gunahsızdır allahın rahmeti bu zatin üzerinde bu minvalde birseyler söyledi.

İçeriye girdik. Gözüme ilk çarpan zatın beyaz,gri up uzun(10m,20m belki daha fazla) üst üste katlanmış saçları oldu. Daha sonra gözgöze geldik. Yüzü bembeyaz tahminimce nur doluydu. Simsiyah gözleri simsiyah kaşları vardı. Sakalsizdi . Önünden geçip dışarıya çıkacakken arkamı dönüp tekrar baktım önüne eğilmiş duruyordu. Uzanıp onun güzelliğinden,maneviyatindan yararlanmak için eline dokundum. O anda ellerimi tutarak öpmeye başladı. Bende oturup hemen onun ellerini öpmeye başladım.10 defaya yakın ellerimi öptü. Bende onun ellerini.

Yanında oturuyor ona bakıyordum. Oda başı one eğik ellerimi tutarak sessizce duruyordu. Aklımın bir köşesinde suan görüşmedigim arkadaşlarım vardı onlarla görüşecek birseyler yapacaktik. Efendim diye sesleniyorum benim gitmem gerek diyorum. Birden hızlı bir şekilde başını kaldırıyor son derece kızgın bir şekilde bana bakıyor.

Daha sonra bana küçük televizyon ekranından çocukluğumda hıristiyan bir cinin bana nasıl musallat olduğunu gösteriyor an ve an izliyorum ve tedirgin oluyorum. Sonra onu uzaklaştırdım artik sana dokunamaz seni koruyoruz gibi konuştu. Sonra uyandım.