Gizlimabet Fal Uygulamamıza Ulaşmak İçin İndir! Hemen Fal Baktır!
Sayfa 1/3 123 SonSon
29 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Eski köy hikayeleri

Paylaş
  1. #1

    Üyelik tarihi
    18.01.2010
    Mesajlar
    2.918
    Rep Puanı : 11118
    Ettiği Teşekkür
    2.114
    1.030 mesaja 2.525 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    101

    Standart Eski köy hikayeleri

    Bilirsiniz eski köy insanlarının dilinde cinlerin insanlara göründüğü söylenir. Şahsen size eski insanların ağzından dinlediğim birkaç olayı derleyip paylaşmak istiyorum.
    Şahıs isimlerini değiştirerek kullanacağım.

    Annem küçükken köyde bir olay yaşamış bu yüzden ilk olarak bunu anlatayım. Annemlerin ev köyün sonunda bulunduğundan aşağı karanlık yerlere daha yakınmış. Annem bir gece uyanıyor ve tuvalete kalkıyor. Eskiden köylerde tuvaletler dışarıda olurdu bilirsiniz. Neyse kalkıyor ve kapıya çıkıyor. Az ilerledikten sonra bir bakıyor ki aşağı karanlık yoldan birşey ona doğru geliyor. Annem tabi telaşlanıyor ve geri geri adım atıyor. Kapının önüne kadar geliyor. Sonra bir bakıyor ki köyün diğer sonunda oturan Mehmet abi. Mehmet abey bu saatte nerden geliyorsun böyle ne işin var aşağılarda diyor. Mehmet'de karşı köyden geldiğini söylüyor. Sonra tabi tepkisiz annemi geçip gidince seslere uyanan nenem kapıya çıkıyor. Anneme kızım kimle konuşuyorsun sen gece gece diyor. Annemde tabi hala korktugu ıcın hala telaşlı bir şekilde Fadime bibinin oğlu geçti diyor. Nenem ilkten anlamıyor tabi birden çok oğlu var çünkü Fadime'nin. Bu saatte napıyormuş burada diyor nenem ve annemde karşı köyden geliyormuş diyor. Kızım bu saatte cesaretmı edebılır oradan buraya yurumeye senı kandırmıstır dıyor, hangı oglu gıdım sorayım yarın napıyormus burada dıye. Annemde Mehmet abı dıyor ama nenemde duzeltme geregı duyuyor. Annemde ısrarla Mehmet deyınce nenem geçen ay öldü ya kızım dıyor ne Mehmet dıye tutturdun dıyor. Annemın kafaya bırden dank edınce orada dusup bayılıyor. Gozunu sabah acıyor. Annem bunu anlatınca o korkuyu yasamıscasına anlatmıstı aklımda kalan hıkayelerden bırıdır.

    Bu hıkayeyıde nenem anlatmıstı. Eskıden ahırlarda atlara musallat olan melekeler (boyle derler bızım koylerde) varmıs. Cogu gece atları rahatsız edıp gecelerı ahırın ıcınde koşturarak yorarlarmıs. Tabi sabah olduğunda ise yorgun atlardan verım alamayınca köylulerın tepesı atarmıs. Bır gece atların huysuzlandıgını duyan nenem kalkmıs ahıra ınmıs. Kapıyı bır acmıs ki ne gorsun atlar nefes nefese kosturup duruyorlar. Neyse gırmıs ıcerı atları tutmus bır guzel baglamıs. Bır bakmıs kı atın bir tanesinin yelelerı (sacları) hep örülü. Kör düğüm atılmış. Neyse nenem yelelerdeki düğümleri zar zor çözmüş( cogu zaman kesmek zorunda kalırlarmıs). Atların ıplerınede bakıp tekrar kapıyı kıtlemıs ama kıtledıgı gıbı ıcerden kapıya tekme tokat nasıl gum gum vurmuslar gelın bırde rahmetlıden dınleyın.. Nenemde atlar ıpını koparıp cıfte felan attıgını sanmıs. Tabı gıtmıs rahmetlı dedemı uyandırmıs. Hele Mursit gel su ahıra ınekte atları baglayak gerı benım gucum yetmez dıye dedemıde ındırmıs. Kapının onune geldıklerınde yıne bır kızıl kıyamet gum gum pat pat dıye kapıya vurmus ama kapı ne bıcım sallanıyor tabı bu sıra. Sonra neyse dedemde demıs bu atlara noluyor boyle dıye kapıyı yavasca acıyor. Bır bakıyorkı nenemle bırlıkte atlar hala nenemın bagladıgı yerde baglı ve o bagladıgı yerde kapıya cok uzak. Tabı ıkısıde sasırıyor oyle kalakalıyor. Kapıyı kapatıp yukarı cıkıyorlar. Sabahta anlatıyorlar tabı boyle boyle sohbet konusu oluyor. Her hanede oldugu gıbı.

    Çok var böyle hikayeler melekelerin kız kaçırması, bir adamın meleke yakalaması vb. Eski ınsanlardan dınlemesı guzel oluyor. Inanıp ınanmamak mesele degıl o anlattıklarında ki ortamın havası yetıyor.

    Herşey sanal.

  2. 18 kişi Ori üyemize teşekkür etti:
    anita8 (13.01.2017),asliyigit (14.01.2017),aybukemenc (17.04.2017),Eleman (10.01.2017),ewa (10.01.2017),Gökçen (20.06.2017),hazaR (10.01.2017),Kahmunra (12.01.2017),KuRt176 (12.04.2017),La-edri (10.01.2017),lviv angeles (13.01.2017),oscars (13.05.2017),pembe pelerin (10.01.2017),Selenit (10.01.2017),Sevinc23 (10.01.2017),URUMHAMATAHAYİL (16.01.2017),X6K3 (16.01.2017),xalpx (21.09.2017)

  3. #2
    Pembe kuvars

    Üyelik tarihi
    23.05.2014
    Mesajlar
    1.784
    Rep Puanı : 4831
    Ettiği Teşekkür
    4.815
    1.240 mesaja 2.379 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    46

    Standart

    Bir adamın melek yakalamasını anlatır mısın? Alıntı mı senin ailenin başına mı geldi?


  4. #3

    Üyelik tarihi
    18.01.2010
    Mesajlar
    2.918
    Rep Puanı : 11118
    Ettiği Teşekkür
    2.114
    1.030 mesaja 2.525 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    101

    Standart

    Alıntı Selenit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir adamın melek yakalamasını anlatır mısın? Alıntı mı senin ailenin başına mı geldi?
    Bunlar bizim köyde yaşandığı söylenen olaylar. Büyükleriminden dinlediğim hikayeler Kuvars. Çoğu rahmetine kavuştu ama öyle aklımda kaldı çoğunun anlattıkları. Meleke diye adlandırdıkları cin hamile kadınların bebeğinede musallat oluyormuş. Yakalama olayıda bu hikayede gerçekleşiyor. Şimdi hikaye niyetine anlatıp kafanı bulandırmak istemiyorum. Biliyorsun alıngan zamanlarındasın ve korkmanıda çok doğal karşılarım. Çocuk doğunca anlatırım.

    Herşey sanal.

  5. Ori Üyemize teşekkür edenler:
    Selenit (11.01.2017)

  6. #4

    Üyelik tarihi
    18.07.2014
    Mesajlar
    90
    Rep Puanı : 157
    Ettiği Teşekkür
    365
    45 mesaja 78 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    14

    Standart

    Alıntı Korkuluk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bilirsiniz eski köy insanlarının dilinde cinlerin insanlara göründüğü söylenir. Şahsen size eski insanların ağzından dinlediğim birkaç olayı derleyip paylaşmak istiyorum.
    Şahıs isimlerini değiştirerek kullanacağım.

    Annem küçükken köyde bir olay yaşamış bu yüzden ilk olarak bunu anlatayım. Annemlerin ev köyün sonunda bulunduğundan aşağı karanlık yerlere daha yakınmış. Annem bir gece uyanıyor ve tuvalete kalkıyor. Eskiden köylerde tuvaletler dışarıda olurdu bilirsiniz. Neyse kalkıyor ve kapıya çıkıyor. Az ilerledikten sonra bir bakıyor ki aşağı karanlık yoldan birşey ona doğru geliyor. Annem tabi telaşlanıyor ve geri geri adım atıyor. Kapının önüne kadar geliyor. Sonra bir bakıyor ki köyün diğer sonunda oturan Mehmet abi. Mehmet abey bu saatte nerden geliyorsun böyle ne işin var aşağılarda diyor. Mehmet'de karşı köyden geldiğini söylüyor. Sonra tabi tepkisiz annemi geçip gidince seslere uyanan nenem kapıya çıkıyor. Anneme kızım kimle konuşuyorsun sen gece gece diyor. Annemde tabi hala korktugu ıcın hala telaşlı bir şekilde Fadime bibinin oğlu geçti diyor. Nenem ilkten anlamıyor tabi birden çok oğlu var çünkü Fadime'nin. Bu saatte napıyormuş burada diyor nenem ve annemde karşı köyden geliyormuş diyor. Kızım bu saatte cesaretmı edebılır oradan buraya yurumeye senı kandırmıstır dıyor, hangı oglu gıdım sorayım yarın napıyormus burada dıye. Annemde Mehmet abı dıyor ama nenemde duzeltme geregı duyuyor. Annemde ısrarla Mehmet deyınce nenem geçen ay öldü ya kızım dıyor ne Mehmet dıye tutturdun dıyor. Annemın kafaya bırden dank edınce orada dusup bayılıyor. Gozunu sabah acıyor. Annem bunu anlatınca o korkuyu yasamıscasına anlatmıstı aklımda kalan hıkayelerden bırıdır.

    Bu hıkayeyıde nenem anlatmıstı. Eskıden ahırlarda atlara musallat olan melekeler (boyle derler bızım koylerde) varmıs. Cogu gece atları rahatsız edıp gecelerı ahırın ıcınde koşturarak yorarlarmıs. Tabi sabah olduğunda ise yorgun atlardan verım alamayınca köylulerın tepesı atarmıs. Bır gece atların huysuzlandıgını duyan nenem kalkmıs ahıra ınmıs. Kapıyı bır acmıs ki ne gorsun atlar nefes nefese kosturup duruyorlar. Neyse gırmıs ıcerı atları tutmus bır guzel baglamıs. Bır bakmıs kı atın bir tanesinin yelelerı (sacları) hep örülü. Kör düğüm atılmış. Neyse nenem yelelerdeki düğümleri zar zor çözmüş( cogu zaman kesmek zorunda kalırlarmıs). Atların ıplerınede bakıp tekrar kapıyı kıtlemıs ama kıtledıgı gıbı ıcerden kapıya tekme tokat nasıl gum gum vurmuslar gelın bırde rahmetlıden dınleyın.. Nenemde atlar ıpını koparıp cıfte felan attıgını sanmıs. Tabı gıtmıs rahmetlı dedemı uyandırmıs. Hele Mursit gel su ahıra ınekte atları baglayak gerı benım gucum yetmez dıye dedemıde ındırmıs. Kapının onune geldıklerınde yıne bır kızıl kıyamet gum gum pat pat dıye kapıya vurmus ama kapı ne bıcım sallanıyor tabı bu sıra. Sonra neyse dedemde demıs bu atlara noluyor boyle dıye kapıyı yavasca acıyor. Bır bakıyorkı nenemle bırlıkte atlar hala nenemın bagladıgı yerde baglı ve o bagladıgı yerde kapıya cok uzak. Tabı ıkısıde sasırıyor oyle kalakalıyor. Kapıyı kapatıp yukarı cıkıyorlar. Sabahta anlatıyorlar tabı boyle boyle sohbet konusu oluyor. Her hanede oldugu gıbı.

    Çok var böyle hikayeler melekelerin kız kaçırması, bir adamın meleke yakalaması vb. Eski ınsanlardan dınlemesı guzel oluyor. Inanıp ınanmamak mesele degıl o anlattıklarında ki ortamın havası yetıyor.
    Traditional Twilight Zone Aslında bu tür hikayeler toplu halde bir arada olsa çizgi romana dönüştürmeyi düşünebilirdim. Yerli spiritüel ve korku hikayeleri serisi güzel olurdu.

    "Life is like riding a bicycle! To keep your balance, you must keep moving" Albert Einstein

  7. Eleman Üyemize teşekkür edenler:
    Ori (10.01.2017)

  8. #5

    Üyelik tarihi
    21.06.2010
    Mesajlar
    2.345
    Rep Puanı : 11731
    Ettiği Teşekkür
    1.509
    978 mesaja 2.842 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    99

    Standart

    Umarim anlatacagim hikayeden cok korkmazsiniz.. Selenit sen okuma

    Hikayeyi ben hikayenin sahibinden dinledim.

    Genc bir kadin var bu kadin kendinden 17 yas büyük bir adamla evleniyo, ama bu evlilik öyle bir ask evliligi degil kadin adami öyle ahim sahim tanimiyor kadinin kimsesi yok maddi ve sosyal sebeblere dayali düzgün niyetlerle bir evlilik yapmak istior.Adam ise hanimdan epey büyük 2 evlilik yapmis ve bosanmis sanirim sonucta bekar ve cocuk sahibi de degil. Araya giren bazi kisiler bu iki kisinin evliligine sebeb oluyor. Kadin nikah yapildigi gün öyle pek bir esyasi olmaksizin bavulunu tabiri caiz ise ceketini alip adamin evine geliyor.Tanisik olmadiklari icin iki yabanci olduklari icinde ilk gece ayri odalarda yatiyorlar. Kadin ilk gece yatagindan kalkiyor tuvalete gidior. Tuvaletin kapisini actiginda orada tuvalet basinda 3-4 yasinda bir kzcocuguna rasliyor, cocuk tuvaletin icindeki su vs ile oynuor elini suya sokup sokup agzina götürüyor susuzlugunu giderir gibi.

    Kadin bu manzara karsiligina diyorki" Muhtemellen evlenmeyi kabul etmem diye bu adam benden bu cocugun varligini gizledi" cocugu alior elini falan yikayip koyun koyuna uyuyorlar.

    Sabah kadin adama hic bir sey sormuyor bekliorki adam konuyu acsin diye ama ne adam konu aciyor nede evde o cocuk var.
    Sonra ki gece bu kadin geceyarisi yine tuvalette bu cocugu görüor bu defa cocuk tuvalete ekmek kiriklari atior gölde ördek yemler gibi. Cok neseli kahkahalar icinde öyle ekmek kiriklari atip oynuor. Kadin bu cocugu yine oradan alip koynnda uyutuyor.
    Ve sabah kocasina soruyor sen hangi ara cocugu getirip hangi ara yeniden evden cikartiorsun, buan gerek yok benim cocugum yok ama seninkine annelik ederim diyor.
    Adam sasiriyor afalliyor, ve cocuk sahibi olmadigini bildiriyor, benim senden önce iki evliligim oldu ama asla bir cocugum olmadi diyor.

    Vardi yoktu derken bunlar bir tartismaya koyuluyorlar, kadin gördügüne mi duyduguna mi inansin.Bu evde bir kiz cocugu var iki gecedir koynumda uyuttugum diyor idda ediyor ama adam bu sacmaliklara sabir edemeyip evden cikiyor.Kadin bütün gün evde yalniz kaliyor yemek temizlik vs.. aksam olyuor adam yine gelmiyor kadin yorgun uzgun ve koltukta uzanirken esini bekleyebilecegini aklindan geciriken bu defa bir kadin gelior eve ve kadina bu evden cik bu adamdan elini cek diyor.Kadin ne oldugunu anlayamadan kendisine görülen kadin suretten surete geciyor ve gecis yaptigi suretler arasinda iki gece koyun koyuna yattigi kiz cocugu da var.

    Bu kadin uzun süre psikolojik destek aldi adamdan da ayrilmadilar hala beraberler ama sonra anlasiliyorki adamin evvelki iki karisinin kendisini bosamasinin sebebi bu ve benzeri haller. Adam in psikolojisi aslinda bayagi stabil olaylardan hic bir sekilde ne haberi varmis gibi duruyor nede inaniyor. Ama bu adamin 3 evliliginde 3 hanimi da benzer sorunlara sahid oluyorlar.


    Ruhumu eritip de kalipda dondurmuslar
    Onu Istanbul diye topraga kondurmuslar..

  9. 11 kişi La-edri üyemize teşekkür etti:
    anita8 (13.01.2017),Anosia (12.01.2017),Eleman (11.01.2017),Kahmunra (12.01.2017),KuRt176 (12.04.2017),Neptuns (29.08.2017),Ori (11.01.2017),oscars (13.05.2017),Pofuduk Kartal (21.09.2017),Selenit (11.01.2017),X6K3 (16.01.2017)

  10. #6
    Pembe kuvars

    Üyelik tarihi
    23.05.2014
    Mesajlar
    1.784
    Rep Puanı : 4831
    Ettiği Teşekkür
    4.815
    1.240 mesaja 2.379 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    46

    Standart

    Okuma yazdınız ya merakla sona kadar okudum tam da bundan korktuğum için banyoya elimi yıkamaya gitsem bile annemi arıyorum telefonla gidiyorum bir de şimdi okudum ya artık eyvah eyvah . . . Evde tekken hamile kadınlara musallat olan durumlardan anlatmadığınız sürece çok önemli değil. Bu arada kadının iyi kalbini varlık bile fark etmiş kötü şeyler yapmak yerine uyarmış resmen.


  11. Selenit Üyemize teşekkür edenler:
    Pofuduk Kartal (21.09.2017)

  12. #7

    Üyelik tarihi
    15.11.2013
    Mesajlar
    107
    Rep Puanı : 57
    Ettiği Teşekkür
    13
    20 mesaja 28 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Türkiyedeki köyler hep cinli heralde.

    Başkasının ızdırabı ile huzur bulandır mutsuz insan.

  13. #8

    Üyelik tarihi
    17.04.2016
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    73
    Rep Puanı : 81
    Ettiği Teşekkür
    118
    23 mesaja 40 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Benim neredeyse tüm ailem köyde otursa da onların başından böyle cinli, ruhlu olaylar geçmemiş. Hatta babaannem şehir merkezi ve oturdukları köy arasında gidip gelirken mezarlıklarda uyuduklarını, hiçbir olay yaşamadıklarını söyler. Yine de, tamamiyle açıklayamadığımız bir olay var.
    Dilimizde "nıpgılca" diye bir kelime vardır, su perisi anlamına gelir. Hatta bununla ilgili bir deyimimiz bile vardır; karşısındakini konuşarak oyalayan, lafa tutan kişi için "nıpgılca gibi tuttu!" deriz. Babaannemin köyünde de bu nıpgılcalar tarafından ele geçirildiğine inanılan bir adam varmış. Ele geçirilmesi ise babaannemin evinin aşağısındaki derede olmuş. Kimse bunun nasıl olduğunu bilmiyor ancak adam o günden sonra işini gücünü bırakıp sürekli o derede vakit geçirmeye, kendi kendine konuşmaya, gülmeye veya saatlerce bir noktaya bakıp kalmaya başlamış. En sonunda adamın kendi çocuğunu öldürdüğü söyleniyor, kendisine ne olduğu ise bilinmiyor, ben bilmiyorum en azından.
    Ek olarak, babaannemin bu adamla ilginç bir anısı var; babaannem bir gün dereye su almaya gittiğinde bu adamı görmüş. "Yaz vakti olduğu için sular çekilmişti, bileğimize anca geliyordu," diyor babaannem, ve devam ediyor "o adam da derenin ortasına oturmuştu, kendi kendine kahkahalarla gülüyordu. Ben su doldurmaya başlayınca bir anda kahkahasını kesip bana ters ters bakmaya başladı. Ben de alelacele suyu doldurup kaçtım gittim"
    Babaannem ve ben adamın sadece bir akıl hastalığı olduğunu ve hakkında diğer anlatılanların hurafe olduğunu düşünsek de sülalenin geri kalanını buna inandırabilmiş değiliz. Son olarak, bu olay 1950 - 1960 arasında geçmekte, isteyen olursa (ve yasak değilse) köyün ismini de verebilirim.

    May the bridges I burn light my way.

  14. 3 kişi Anosia üyemize teşekkür etti:
    hazaR (15.01.2017),Kahmunra (12.01.2017),Pofuduk Kartal (21.09.2017)

  15. #9
    Pembe kuvars

    Üyelik tarihi
    23.05.2014
    Mesajlar
    1.784
    Rep Puanı : 4831
    Ettiği Teşekkür
    4.815
    1.240 mesaja 2.379 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    46

    Standart

    Bir konuya bir üyenin girmesi yasaklanabiliyorsa sevabına beni bir tek bu konuda yasaklasanıza etkileneceğimi bile bile okuyorum ve gece su bile almaya kalkamaz oldum.


  16. 3 kişi Selenit üyemize teşekkür etti:
    hazaR (15.01.2017),Pofuduk Kartal (21.09.2017),X6K3 (16.01.2017)

  17. #10

    Üyelik tarihi
    17.08.2015
    Yer
    esfel-i safiliyn
    Mesajlar
    40
    Rep Puanı : 61
    Ettiği Teşekkür
    0
    13 mesaja 30 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    Bizim köyde de çok anlatılır. öyle geçmişte yaşanmış efsanevi şeyler değil, bizzat yaşayanlardan duyulmuş şeylerdir. en çok bilineni de "atlılar" diye ifade edilen esrarengiz olaylardır. köyde atlarla davul çalarak gezen ruhanilerden bahsedilir, görenler de vardır, uzun zamandır anlatılagelir ama ben ne gördüm ne de cinlerle yaptığım araştırmalarda bu tür bişeye denk gelmişliğim var. anladığım kadarıyla bizim bölgeye özgü bir durum.

    USULÜ ZAYİ EDEN VUSÜLDEN MAHRUMDUR DEDİLER...

Sayfa 1/3 123 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İlginç Ölüm Hikayeleri
    Konu Sahibi Oddie Forum Ölüme Yakın Deneyimler
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 28.05.2016, 13:34
  2. Zen Hikayeleri
    Konu Sahibi AronArcher Forum Sanat & Kültür
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.04.2015, 17:07
  3. Reiki Hikayeleri
    Konu Sahibi logii Forum Reiki
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.05.2010, 18:49
  4. Türkülerimiz ve Hikayeleri
    Konu Sahibi yule Forum Sanat & Kültür
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.10.2008, 12:40

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •