Gizlimabet Fal Uygulamamıza Ulaşmak İçin İndir! Hemen Fal Baktır!
4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Organlarımız Karakterimizi Nasıl Etkiliyor?

  1. #1

    Üyelik tarihi
    31.05.2010
    Mesajlar
    883
    Rep Puanı : 1468
    Ettiği Teşekkür
    547
    186 mesaja 269 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Organlarımız Karakterimizi Nasıl Etkiliyor?

    Organlarımızın şekilleri karakterimizi etkiliyor mu, etkiliyorsa nasıl etkiliyor? Krimonoloji dahil pek çok bilimsel karater analizinde bu bilgiler esas alınıyor, peki bu etki gerçekten doğru mu?

    İnsanların organlarına bakarak onların kişilikleri hakkında fikir sahibi olmak mümkün mü?

    Kişinin karakterinin sadece bir organa ya da burca göre şekilendiğini iddia etmek tabiki imkansızdır. Gizli ve açık bilimlerin verilerine göre; insanların karakteri doğum haritasındaki yıldızlardan, doğduğu çevre, aldığı terbiye ve aile içi psikolojik iletişime kadar pek çok şeyden etkilenir... Ama her organın karaktere etkisi olma ihtimal bilinir ve bunların birbiriyle bağlantıları çözülebilirse işte o zaman, bu, bir bilimsel teori olur.

    Bu yazıda parmaklardan, yüz şekillerine, cinsel organlardan, tırnaklara kadar insan bedeninin karakterini nasıl etkilediğini tüm ayrıntıları ile bulacaksınız.

    İşte organlardan karakter analizi ilgili her şey:

    Vücudunuzun pek çok organı gibi el parmaklarınızın da kişiliğiniz hakkında bir çok gerçeği ortaya çıkarttığını biliyor musunuz? Üstelik sadece parmaklarınız değil neredeyse tüm organlarınızla karakteriniz arasında bir ilişki var.

    Anatomik verilerle karakter analizi mümkün ama bunun için de çok özel uzmanlık gerekiyor. Yani yarım hekim candan, yarım alim imandan ettiği gibi yarım karakter analiz bilgisi de insanı dosttan ve ahbaptan eder...

    Konu yeni bir şey değil, insan vücut uzuvlarının da burçları gibi bazı karakterlerini açığa çıkardığı öteden beri biliniyordu. Hatta Ünlü İslam bilgini Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetname'sinden bunları listediği için konuyu küçümseyen pek çok kişi tarafından alay konusu edilmişti.

    Halbuki İlm-i Firaset ve İlm-i Sima adı altında derlenen çeşitli metodlar ve tezler, kıyafetname adıyla kaleme alınan bugünkü fizyonomi ve anatomi biliminin öncüsü eserlerdi. Bugün modern bilim, TIP ve psikolojik tedavi teknikleri bu bilgileri bolca kullanmaktadır.

    Antik çağlardan beri binlerce yıldır bilginler ve mistik yolcular, beden ve yüz özelliklerimizin karakterimize yansıdığının farkındaydılar. Aristo, Antik Yunan’da fizyonomi üzerine bir kitap yazmış, yüz, beden ve sesin fiziksel özelliklerini incelemişti.

    Homeros ve Hipokrat da pratik felsefenin antik bir yöntemi olarak yüz okuma hakkında yazılar yazdılar. Bu anlamda bir insanın yüz özelikleriyle yaşam çizgisi arasında bir bağlantı olup olmadığını anlayabilmek için çeşitli çalışmalar yapıldı. Ortaçağda fizyonomi astrolojiyle birleştirildi ve mistik bilimlerin bir parçası haline geldi.

    Batı Medeniyetinde bunlar olurken, Doğu medeniyetinde de önemli çalışmalara imza atılmıştı. Bedenin tüm organları ve yüz okuma, konusunda Erzurumlu İbrahim Hakkı yazdığı Marifetname hayli meşhurdur.

    Dış görünüşü, göz, saç rengini inceleyerek insanların huylarına dair çıkarımlar yapan bilim Osmanlı’da “İlmü-I kıyafet’ül beşer” ve “İlmü’l feraset” adıyla anılır. Öte yandan, dış görünüşün iç dünyayı yansıtacağı fikri, Divan edebiyatında “kıyafetname” denilen metinlerin hazırlanmasına yol açmıştır.

    İslâm medeniyetinde kıyafetnamelerin gelişmesine, İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ahlâkını anlatan hilyelerin öncülük ettiği varsayılmaktadır. Hilyeler birer kıyafetnâme olmamasına rağmen Hz. Peygamberiin şekli, şemali, huyları ve ahlâkını içeren bilgileri içerdikleri için bu alana kaynaklık eden unsurlardan olmuşlardır. Özellikle Endülüs'te antik dönem eserlerini İslami bilgilerle buluşturup, yorumlayan İslam Bilginleri bu alanın ilk öncüleridir de denebilir.

    Arap ve Fars edebiyatlarında ortaya çıkan ilk kıyafetnâmeler, genellikle manzum ve mensurdur ve mesnevi tarzında yazılmıştır. İslâm dünyasındaki ilk kıyafetnâme örneği İmam Şafii'ye aittir. Onu Kindi, İbn Sina, Zekeriya Râzi, Fahreddin Razi, Muhyiddin Arabî, Kuşeyri gibi birçok isim takip etmiştir. XV. yüzyılda yaşayan Akşemsettin’in küçük oğlu Hamdullah Hamdi’nin Kıyafetname’si bu eserlerin en bilinenidir. XVIII. yüzyıl ozanı İbrahim Hakkı’nın Marifetname’si ise oldukça meşhur başka bir kıyafetnamedir.

    Beden Uzuvlarına Göre İyi Bir Yöneticinin ve İdeal İnsanın Özellikleri

    Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig adlı ünlü eseri bir kıyafetname olmasa da verdiği bilgilerle bu alanın öncüleri arasıda yer alır. Yusuf Has Hacip eserinde iyi bir yöneticinin nasıl olacağını tarif ederken, insanın fizikî portresinden faydalanır.
    Örneğin boyla ilgili şunları söyler: "Kısa boylu bodur kimseler, hırçın tabiatlı olurlar; hırçın nereye giderse, orda kavga başlar. Boy orta ve her şey bununla münasip olmalı; ey bilgili insan her işte itidalden ayrılma."

    Boy konusunda ilginç bir de Arap Atasözü vardır ki konunun ifrat ve tefrit boyutunda nerelere uzanabileceğinin en somut göstergesidir: Tüm uzun boylular aptaldır, Hz. Ömer hariç. Tüm Kısa boylular fetvazdır, Hz. Ali hariç!

    Bütün bilimsel veriler gibi bu bilgiler de çoğu zaman kötüye kullanılmıştır ve kullanılabilmektedir. Fakat birileri kötüye kullacak diye faydalı kullanacakların bilgilerden istifadesi engellenecek değildir. Kıyafet ilminin verileri yüzyılların getirdiği bir birikimin, ferasetin ürünüdür. Bir dönem devlet yöneticileri, bu ilmin erbabları vasıtasıyla insanları değerlendirip görev vermiştir. Ayrıca Bilgeler ve Allah dostları, bu bilgiler sayesinde kendilerine gelen kişileri istidatlarına göre değerlendirip, onları uygun olan yola yönlendirmiştir.

    Beden ve organ şekillerinden karakter okuma bilgileri yani kıyafet ilminin verileri sübjektiftir, görecelilik içermektedir. Bu verilere bakarak kesin yargılarda bulunmak ve insanları tek veya birkaç özelliğinden yola çıkarak bir kategoriye koymak yanlıştır. Zaten kıyafetnâme yazarları da bir insanı birçok yönüyle bir bütün olarak değerlendirmeyi tavsiye ederler ve derler ki; "Zîrâ Allah (celle celâluhu) insanı mükemmel bir surette yaratmıştır. Ona verdiği yetenekleri, organları ve emanetleri iyiye veya kötüye kullanma inisiyatifini eline vermiştir. Kitap ve elçilerle de desteklemiştir. Bir insanda olumsuz özelliklerin bulunması, onun tamamen kötü biri olacağına delalet etmez. Çünkü Yüce Yaratıcı olumsuz vasıfların yanında, onu dengeleyecek başka olumlu vasıflar da vermiştir. İnsan, kendine bağışlanan emanetleri değerlendirip, kötülüğe kullanılacakları iyiliğe yönlendirmeli, iyileri ise devamlı geliştirerek iyi yolda kullanmalıdır."

    Bu konuda Osmanlı'da "Her şeyin vasatı iyidir." düşüncesinden beslenen kıyafetnâmelerden hareketle ideal insan tipi şöyle tasvir edilir: "Orta boylu, küçük başlı, yassı ve yuvarlak yüzlü, siyah ya da kumral saçlı, siyah yay kaşlı, sık kirpikli, küçük elli, uzun ve yumuşak parmaklı, yumuşak etlidir. Yani her şeyi normal ölçüde olan şüphesiz güzel olur."
    Edebiyatımızda ilk müstakil kıyafetnâmeyi Hamdullah Hamdi (ö. 1503) yazmıştır. 150 beyitten oluşan eserde, insan vücudu organları yönüyle tanıtılmıştır.

    15. yüzyıldan sonra gelişme gösteren kıyafetnâme türü, manzum bir şekilde yazılan eserlerle sürmüştür. Şaban-ı Sivrihisarî'nin tercümesi (1531), Bayramiye şeyhi İlyas ibn İsa-yı Saruhanî'nin Kıyafetnâme'si, Abdulmecit ibn Seyh Nasuh'un Kıyafetnâme'si, Balizâde Mustafa, Mustafa b. Evranos'un kıyafetnâmeleri, Niğdeli Visali'nin Vesiletü'l-İrfan, Lokman bin Hüseyin'in Kıyafetnâmetü'l-Osmaniyye fi Şemail-i Osmaniyye'si edebiyatımızın diğer örnekleridir.

    Genellikle tasavvuf çevrelerince yazılan bu eserler, çoğunlukla Arapça mensur eserlerden tercüme niteliğindedir.
    Kıyafetnameler, kumral, siyah saçları, siyah gözleri över. Bu özelliklere sahip kişilere akıllılık, sabır, zekâ gibi nitelikler yakıştırır. Küçük başı akıl azlığına, büyük başı zekiliğe, uzun dili budalalığa işaret gösterir. Parmaklar, dişler, burun, dil, dudaklar, tırnaklar, kulaklar, benler, saçlar, hatta tüyler, renk, şekil, kalınlık ve incelik bakımından anlamlandırılır. Kıyafetnamelere göre güzellik öğesi sayılacak pek çok özellik ise sakıncalar taşır. İri dalgalı saç inatçılık, kıvırcık olan saç da koyun gibi bir bağlılığa işarettir. Ucu kalkık burun hayalcilik ve gurur göstergesidir.

    Kıyafetnamelerde yer alan bilgilere göre benler bile büyüklükleri, bulundukları yere göre birçok karakter özelliğine ipucu olurlar. Örneğin sağ şakaktaki et beni, kararsızlığı; alnın sağ yanındaki ben, güçlü bir belleği ve hızlı kavrayışı, uzun ömrü; alnın solundaki ben, dengeliliği; iki kaş arasında sağda ben, aşka düşkünlüğü, hoşsohbetliliği, iyi bir geleceği; iki kaş arasında solda ben, mantıkla iş görmeyi, duygululuğu; göz kapağındaki ben, hassas bir mizacı; gözün alt kapağındaki ben, meraklı ve kuruntulu bir yaradılışı gösterir.

    Kriminoloji de bu bilgilerden faydalanıyor

    18. ve 19. yüzyıllardan itibaren suçluları bulabilmek için krimolojiye ait bir çalışma alanı haline gelen fizyonomi, bugün psikoloji, istihbarat, siyaset ve ekonomi yönetimi ile iletişim alanında önem arz etmektedir..

    Artık hayatta başarı isteyen yöneticiler, siyaset adamlarından, suçla mücadele eden emniyet kuruluşlarının kriminoloji yöntemlerine kadar, bu verileri kullanılıyor.

    Geçtiğimiz aylarda İngiltere’de piyasaya çıkan 'The Finger Book' (Parmak Kitabı) adlı kitapta da, birçok özelliğimizin parmak yapısına ve parmak uzunluğuna bağlı olduğu ifade ediliyor.

    İşte kitapta yer alan ifadelerden bazıları...

    Yüzük parmağı, işaret parmağından uzun olan bir insan; Hassas ve dışa dönük biridir. Risk almaktan korkmaz. Normal bir insana göre daha agresif olur. Müzisyenlik kabiliyetine sahip olur. Genelde solak olur. Futbol, Basketbol ve uzun koşu gibi spor dallarında başarılı olur. - Hiperaktif ve anti sosyal olma ihtimali yüksek olur.

    Yüzük parmağı, işaret parmağından kısa olan bir insan; (Genelde kadınlarda görülen bir özelliktir) İdari işler, ev dekorasyonu ve sağlık hizmetlerinde başarılı olur. Duygusal ve içine kapanık olur, korkuları ve kaygıları olur. Şizofren olma olasılığı yüksektir.

    Yüzük parmağı, işaret parmağından eşit olan bir insan; Başına buyruklardır. İnanmadıkları hiçbir şeyi söylemezler. Öfkelerini kendi içlerinde yaşarlar. Çok çabuk sıkılırlar.

    Marifetname'ye göre ise el ve parmaklarla ilgili, karakteri etkileyen bazı özellikler şöyledir.

    İnsanın bileği uzun olursa, yardımsever olur, istemeden bahşiş verir.
    Eli küçük olursa, o insan değerli, emsalsiz ve güzeldir.
    Parmağı uzun olursa; o kişi bilgi sahibi ve hüner ehlidir.
    Parmağı yumuşak olursa, o insan şüphesiz dahi, zeka sahibi (zeyrek) olur.
    Tırnağı geniş olursa; akşam sabah sev onu.
    Tırnağı yumru ve çizik olursa, o insan kadir kıymet bilmez...
    Tırnağı yassı ve düz olursa, eli her işe yatkın olur...

    PARMAK VE TIRNAK ŞEKİLLERİNE GÖRE KARAKTER ANALİZİ

    Öte yandan kıyafetnamelerde yer alan bilgilere göre parmak ve tırnaklar şunları işaret etmektedir.

    PARMAKLAR

    Güzel ve mütenasip parmaklar: İyi bir tabiata
    Küçük ince parmaklar: delice hareketler yaparak zevk alan kimselerde olur.
    Araları açık parmaklar: Kendini beğenmişliğe, zekaya, nefsine düşkünlüğe, sır saklamamaya işaret eder.
    Birbirlerine çok sıkışık parmaklar: Sır saklamaya dirayete, mutekit olmaya .
    Parmaklar arkasına kolaylıkla dönebilirse: Maharetliliğe, hilekarlığa
    Dipleri ayrı, uçları bitişik parmaklar: Acze kusurlu bir tabiate.
    Dipleri bitişik parmaklar: sır saklayıcılığa.
    Elin içine doğru gömülü bir baş parmak: hasisliğe, köpekçe yaltaklanan bir tabiate işarettir.
    Elin içne doğru gömülü bir baş parmak: İradenin zayıflığına, ahmaklığa
    Baş parmağa doğru eğik şehadet parmağı: Kendini düşünen ihtiraslı bir tabiate delalet eder.

    Uzunluk kısalık

    Şehadet armağından uzun yüzük parmağı: Düşünememezlilik ve pratiklikten yoksunluğa.
    Yüzük parmağından uzun şehadet parmağı: İş başarma kabiliyeti, zevke düşkünlük.
    Şehadet parmağına doğru meyilli orta parmak: Zevke ve iyi yaşamaktan başka bir şey düşünmeyen bir mizaca.
    Yüzük parmağına doğru meyilli orta parmak: Gösteriş merakı, güzel sanatlara düşkünlük.
    Orta parmağa eşit yüzük parmağı: Oyun ve sergüzeşt meraklısı olmak.
    Uzun baş parmak: Azim ve iradeye , metanet ve sebata.
    Kısa baş parmak: Zayıf iradeye, uçarılığa, çabuk kanmaya, başkalarının istek ve arzularına kolaylıkla baş eğmeye.
    Geniş parmak: Zekanın, Fikrin şiddetli kuvvetli olmasına
    Dar baş parmak: Maharetten çok hile ile başarılı olan cinfikirliliğe.

    Parmak boğumları

    Parmaklarda tırnağın bulunduğu boğum: Kabiliyetlere, başa, zekaya.
    Orta boğum: Zeka kabiliyetinin derecesine, göğüse, dimağa, beş hissimizle ruhumuzun duyduğu zevk ve acılara.
    El ayasına bitişik olan üçüncü boğum: Sevki tabii kabiliyetlerini küçük beyin ve karnına ait şeylerde bu boğumdan okunur.

    TIRNAKLAR

    Kendiliğinden pembe tırnaklar: Sebat ve metanete
    Tırnaklar yuvarlak ve büyük ise: Hürriiyet ve istiklakli sevmeye, hırslı olma ve elindekiyle yetinmemeye.
    Parmaklar cılız ve tırnaklar sivri ve eğik ise: Şehvete düşkünlük, Kötülüklerde aşırılık, akciğerlerde rahatsızlık alameti
    Tırnakların dibindeki beyazlığın olmaması: Kasızlığa işaret
    Parmak uçlarında incelen tırnaklar: Ciğerlerinin kötü olmasına.
    Tırnaklar siyah yuvarlak ve solgun ise: Sahibinin tehlikeli bir insan olduğuna.
    Kısa tırnaklar: Mücadeleci bir tabiata, alaycılık, muziplik, tenkitçilik işaretidir.
    Kısa ve sert tırnaklar: Hiddet ve şiddete
    Küçük ve etle çevrili tırnaklar: Şehvete düşkünlüğe, Beden temizliğine önemvermeye,Bu insanlar evde , işte mahalde, hasılı herşeyin temiz olmasına çalışır ve yaparlar.
    Tırnaklardaki beyazlıklar: Asabiliğe.
    Siyah lekeleri olan tırnaklar: Karamsar bir tabiata.
    Kolay kırılan tırnaklar: Şüpheli bir sihhate, kireç azlığına.
    Sivri tırnaklar: Tembellik, hayalperestlik, güzel sanatlara merak.
    Uçları ince ve dipleri geniş tırnaklar: Gevezeliğe, iyilik ve doğruluğu seven ve beğenen bir tabiata.
    Yassı, geniş ve uçları biraz bükümlü tırnaklar: Hilekarlık, sır saklayıcılık.
    Boz renkli solgun ve yuvarlak tırnaklar: Tehlikeli bir şahsiyete işarettir.
    Yenik tırnaklar: Sinirlilik melankoli.
    Serçe parmağındaki tırnak beyazlığı: Kalb zaafına.
    Saat camı biçiminde yuvarlak ve kubbeli tırnak: Bironşit hastalığına yakalanma riskinin yüksekliğine.
    Kırmızı tırnak: Demevi mizaca orta halli sihhate.
    Uzun tırnak: İhtiyalı olmak ve utangaçlık belirtisidir.

    MARİFETNEME'YE GÖRE UZUVLARIN KARAKTERE ETKİLERİ VE BEDENDEN KARAKTER OKUMANIN İPUÇLARI

    Öte yandan Marifetname'de bu bilgiler sadece ayrıntıdır.

    18. yüzyılda yaşamış ünlü bilim adamı ve mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın (1705-1771) Marifetname'si ansiklopedik bir kitap olması İtibariyle, fizyonomiye de büyük yer vermiştir. Olgun bir mutasavvıf olan İbrahim Hakkı, çok sayıda eser yazmıştır ama bu eserler arasında en meşhur olanı Marifetname'dir.

    Marifetname, "Mukaddime" ile üç "Fen" ve bir "Hatime" olmak üzere beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Bu kısımlar da kendi içlerinde "Bab, Fasıl, Nevi" olarak ayrılmıştır ki bu bölümler dışında başta ve sonda, birkaç sayfalık yazılar da vardır.

    Marifetname'de, fizyonomi ile ilgili bilgiler döneminin diline göre hayli sade ve esprili şiirlerle süslenerek yer almaktadır.

    Marifetname'de yer alan bilgilere göre; kalın dudaklı insanların zevkine düşkün, ince ve normalde sıkça kapalı duran dudaklara sahip olanların sıkı ağızlı oldukları belirtilmiştir, insanlarda küçük baş, aklın azlığına ve sır sakla-mamaya, büyük baş akla ve zekaya, yassı tepe baş lakaytlık ve gamsızlığa, yanlardan basık baş huyu ve tabiatı dar ve hiddetli olmaya işarettir.

    Gaga burunlu insanlarda egemenlik ruhunun, kalkık burunlularda ise asiliğin olduğu ifade edilmiştir. Yüzün belirgin organları olan gözler, burun, ağız, çene, kulakların yanı sıra kaşlar, kirpikler, göz kapakları, gözleri rengi, derinin rengi, kırışıklar vs. ele alınan özellikler arasındadır.

    Maddeler halinde bu bilgileri sadeleştirdiğimizde şu liste oluşuyor:

    1. Boyu uzun olan, saf akıllı olur, kolay kandırılır.
    2. Boyu kısa olanın hilesi çoktur, kötü huya meyillidir.
    3. Orta boylu olan kişi akıllı ve güzel huylu olur.
    4. Saçı sert olan keskin zekâlı olur.
    5. Saçı yumuşak olan ebleh ve arsız olur.
    6. Saçı sarı olanın işi gücü kibir ve gazaptır.
    7. Saçı kara olanda sabır vardır. Böyleleri ile yakınlık kurmaya bak.
    8. Saçı kumral olan ise güzel, huyca eşsizdir.
    9. Saçı seyrek olan ârif ve zarif bir kişidir.
    10. Saçı çok olan kadının anlayışı kıt olur.
    11. Başı küçük olan kişinin aklı da az olur. Böylelerine sakın sırrını söyleme.
    12. Başı büyük olanın aklı çok olur.
    13. Başının üstü yassı olan keder çekmez.
    14. Başının cildi sağlam olan hayır işler; şer işlemez.
    15. Başı kel olana yakın olma. Böylesinden sakın ki, kötü huylu olur.
    16. Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
    17. Alnı yumru olan kötü ve aldatıcı olur.
    18. Alnı enli olanın kötü huyluluğu hastalık gibidir(ondan gitmez).
    19. Alnı düzgün olan kişiyi emniyetli bil.
    20. Alnı kırışıksız olan şüphesiz tembel olur.
    21. Alnındaki kırışıklar uzun olan anlayışlı olur. Kırışığı az olan cömert olur.
    22. Kaşları arası kıvrımlı (kırışık) olan kişi baştan sona gam yüklüdür.
    23. Kulağı büyük ve enli olan cahil ve tembel olur.
    24. Kulağı küçük olan hırsızdır. Kulağı orta büyüklükte olan ise dürüsttür.
    25. Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
    26. Kaşı çok kıllı olan gönlü kırık ve kederli olur.
    27. Kaşı açık olan dürüsttür. Kaşı çatma ise hırsız olur.
    28. İnce kaş güzeldir ama bunun da uzunu kibirlilerde bulunur.
    29. Kaşı kavisli olan her zaman dilber olur.
    30. Gözün çukur ve eğik olması kibirlilik alâmetidir.
    31. Kara gözlü olanlar itaatkâr olur. Gözün kanlı olması ise yiğitlik alametidir.
    32. Gözleri gök olan zekîdir. Ela gözlü ise edebli olur.
    33. Gözü küçük olan hafif bir kişiliğe, gözü büyük olan ise zarif bir kişiliğe sahiptir.
    34. Gözü yumru olan hasetçi olur. Gözü orta büyüklükte olan gerçek dosttur.
    35. Kıpık gözlü olan yaramaz ve çirkin olur.Bakışı gevşek olan ise süslü olur.
    36. Noktalı göz ok gibidir. Böylesinin gözü başkasına çok değer (nazarı dokunur).
    37. Tek gözlüye yakın olma; sık bakan ise emniyetli sayılmaz.
    38. Şaşıya hiç bakma ki sana eğri (kötü düşünerek) bakar.
    39. Gözü güleç olan güzel olur. Kirpiği sık olan ise eşsizdir.
    40. Yüzü büyük olan hastalıklıdır. Küçük yüzlü olmak ise kibir alametidir.
    41. Yüzü yumru olan ahmak; yassı olan güzel olur.
    42. Yüzü arık olan borcuna sâdık değildir. Yüzü etli olan ise sakil olur.
    43. Yüzü hayli uzun olan konuşurken yalan konuşur.
    44. Yüzü sert olanın genellikle sözü acı olur.
    45. Yüz, değirmi gerekir. Dolunaydan parlak olmalıdır.
    46. Tebessüm eden bir yüze bakanlar rahatlık bulup kam alır.
    47. Benzi kızıl olan edeblidir.
    48. Benzi sarı olan hastalıklı; siyaha çalan ise tevekkel olur.
    49. Gözleri gök veya mâvi olursa ondan uzak olmaya bak.
    50. Rengi ortada olan yüz hem ak hem kızıl olur (yanak ve alın).
    51. Burun biraz uzun ise sâhibinin anlayışında biraz kıtlık vardır.
    52. Burnu kısa olanın içinde korkusu çok olur.
    53. Burnunun ucu top olan kişi neşeli olur.
    54. Burnunun ucu ağzına yakın olan adamdan kendini sakın.
    55. Burun delikleri geniş olursa, kibir ve haset alametidir.
    56. Burnunun iki kanadı hareketli olan kişide kahır ve inat bir aradadır.
    57. Burnu geniş olan kişide şehvet hastalık halini almıştır.
    58. Burnu eğri olan kişi himmette bulunmayı düşünür.
    59. Ağzın küçük olması güzelliktendir ama böyle kişi korkak olur.
    60. Ağzı büyük olan yiğit eğri olan ise kötüdür.
    61. Kadının cisel organının şekli ağzının şekli gibidir.
    62. Burnundan konuşan kişinin bu özeliği kibrine dalâlet eder.
    63. İnce sesli erkek, kadına düşkün olur, kibirden olsa gerek işi gücü şehvettir.
    64. Erkek sesli kadın ise çoğunlukla yalan söyler.
    65. Sözü hızlı söyleyenin anlayışı yüksektir.
    66. Sesi kaba olanın himmeti de vardır, merhabâya değer.
    67. Sesi çatal olan kişi halka fazlasıyla kötülükte bulunur.
    68. Gülüşü çok olan kişiden hayâ beklenemez.
    69. Yüzü güleç ve sözü tatlı olan kişi ne aziz kişidir.
    70. Yufka ve kırmızı dudaklı kişi iyi ilim tahsil eder.
    71. Dudak etli olursa sahibi kızgın ve sakil olur.
    72. Dişleri iri olan kişi çoğunlukla kötülük yapar.
    73. Dişi orta irilikte olanın işi doğruluk ve esenliktir.
    74. Kokusu güzel olanın huyu da hoş olur.
    75. İnce çeneli erkekte akıl az olur.
    76. Çenesi enli olan kişi sert ve kaba olur.
    77. Çenesi orta halli olan akıllı ve güzel olur.
    78. Sakalı uzun olan kişi hünersiz olur.
    79. Sakalı sık olan sakil olur. Böyleleri sözü uzatır da uzatır.
    80. Kara ve seyrek sakal zekaya delildir.
    81. Hiç sakalı olmayan kösenin hilesi pek çok olur.
    82. Sakalı değirmi olan kişi olgunluklarla doludur.
    83. Kafası geniş olan ahmak olur.
    84. Boynu çok uzun olan kişide olgunluk az olur.
    85. Gerdanı ince olan ise câhil olur.
    86. Boynu kalın olan kimse gece gündüz tıkınır oburlaşır.
    87. Boynu kısa olanın hîlesi çoktur.
    88. Boynu orta uzunlukta olan kişi hayırlı işler ile uğraşır.
    89. Her yeri orta halli olan kişi şüphesiz bir dilber olur.
    90. Omuzu sivri olan hırsız ve işleri yaman olur.
    91. Eğri omuzlu kişinin, işi eğri olur.
    92. Kısa omuz eblehin, düşkün omuz, efilindir.
    93. Mutedil olan omuz sahibi, rumuz anlar.
    94. Kolu eğri ve kısa olsa, o şerli olur.
    95. Bileği uzun olursa, istemeden bahşiş verir.
    96. Eğer küçük olduysa el, o misilsiz ve güzeldir.
    97. Parmağı uzun olan, bilgi sahibi ve hüner ehlidir.
    98. Parmağı yumuşak olan, şüphesiz zeyrek olur.
    99. Tırnağı geniş olmasa, akşam sabah sev onu.
    100. Tırnağı yumru ve çizik olsa, o bilmez yazık.
    101. Tırnağı yassı ve düz olsa, olur eli uz.
    102. Göğsü çıkık olanın ahlakı da kötüdür.
    103, Göğsü eğer dar olsa, gece gündüz o, gam yer.
    104, Göğsü geniş olsa, onun gönlü hiç melûl olmaz.
    105. Göğüs ve omuzdaki kıl, cür'ete delil olmuştur.
    106. Kadının göğsü büyük olsa, şehveti çok olur.
    107. Göğsü uzun olsa onda süt az olur.
    104. Kadının göğsü küçük olsa, süt onda çok olur.
    105. Sütlü memeli ve doğurgan kadın, eşine dosttur.
    106, Orta memeli olanın memesini eşi emer.
    107. Eti yumuşak olan tende, can ve lütuf olur.
    108. Eti hoş ve latif olan,bilgili ve zarif olur.
    109. Eti pek katı olanın kabalığı katı oldu.
    110. Arkası yassı kişinin işi, sefahet oldu.
    111. Arkası kambur adamın huyu da kötü olur.

    112. Sırtı geniş olanın,kuvveti çoktur.
    113. Eğer beli ince olursa, şekli yerince olur.
    114. Arkada kıl bittiyse, şehvete delil olmuştur.
    115. Karnı büyük olan gabidir.
    116. Karnı küçük olan çelebidir.
    117. Karnı hem büyük hem kısa olursa, kötü huylu ve zorlu olur.
    118. Kasıkta kıl bitmezse, tabiati vahşi olur.
    119. Oyluğu enli olan, şüphesiz tembel olur.
    112. Cinzel organı küçük olan, olgu ve bilgili oldu.
    113. Cinsel aleti uzun olan, ahmaklığına delildir.
    115. Cinsel organı büyük olan, çok kötülük sahibidir.
    116. Husyeler küçük olsa sahibi korkak oldu.
    117. Husyeler büyük olsa, o kişi pehlivandı.
    118. Ferci (cinsel organı) eğer küçük olsa, o kadın tehlikelidir.
    119. cinsel organı etli ve büyük olursa, kadının şehveti çoktur.
    120. Oyluğu pek uzun olanın şehveti az olur.
    121. İnsanın bir kıçı eğri olanın içi kibir ve hasettir.
    122. Dizi büyük olan, hayli yük yüklenir.
    123. Baldırı kalın olanın, lütfu olmaz, cimri olur.
    124. topuğu etli kadını, şiveli say.
    125. Kadının ökçesi yufka olursa, şüphesiz dilber olur.
    126. Ökçesi kalın olan mert, şecaatte tek oldu.
    127. Ayağı enli kişinin, cevr ve cefadır işi.
    128. Eğer ökçe uzun olursa, sahibi çok hâyâlıdır, namusludur, edeplidir.
    129. Parmağı uzun olan, anlayışla bilgi doludur.
    130. Adımı dar olanın cünbüşü hoştur Çünkü salınarak yürür, akıl ona hayran olur. Adamı öldürür o güzel yürüyüşü, ölüyü diriltir o güzel sözleri.

    FİZYONOMİYE GÖRE BAŞTAKİ ŞEKİLLERİN KARAKTERE ETKİSİ ve YÜZDEN KARAKTER OKUMA İPUÇLARI

    ALIN

    Geniş: Entelektüel, hayal gücü kuvvetli
    Normal: Dengeli, yetenekli
    Açık: Sosyal, paylaşımcı, eli açık
    Dar: Çok dikkatli, dakik, rakamlarla arası iyi
    Dörtgen: İyi kalpli, alçak gönüllü, asil
    Dik: Bağımsız
    Yuvarlak: Hınçlı, çabuk sinirlenen
    Aşırı enli: Kibirli, övünmeyi seven
    Bombeli: İnisiyatif sahibi, uyumlu
    Çökük: Zorluklara karşı direnci olmayan, ürkek
    Aşırı küçük: Cimri, çabuk sinirlenen
    Kırışıksız ve düz: Kibarlığa yatkın, dış görünüşe önem veren, süslü

    KAŞLAR

    Kalkık: Dinamik, hırslı, kolay sinirlenen
    Düz: Rahatına düşkün, iyimser, dünyayla barışık
    Geniş: Ufku geniş, güvensiz, hassas
    Uzun: Güçlü, dirençli
    Aşağıya doğru inen: Ters, hoşgörüsüz, kendisinden başka hiçbir fikri kabullenmeyen
    Kısa: Sakin karakterli, duygusal, aktif
    İnce: Esnek, başarılı, kolay pes eden
    Çalı gibi: Güçlü yaradılışlı, başarılı
    Kalın ve siyah: Dürüst, alçak gönüllü
    Burnun üzerinde birleşen: Çabuk sinirlenen, cimri, dengesiz, maceracı
    Kalın, aşağı doğru kavisli: Hayal gücü kuvvetli
    Gözlere yakın, hilal şekilli: Ters, başına buyruk
    Kavisli ve yüksek: Hayat aşkıyla, enerjiyle dolu
    Aşağı doğru: Centilmen, sahiplenici, ciddi ilişkiler yaşayan

    GÖZLER

    Çukur: Ciddi, gizemli, zaman zaman gaddar, sezgileriyle hareket eden
    Burna yakın: Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı
    Büyük: Açık, kibar, sözüne güvenilir, tembel
    Küçük: Odaklanmış, özel, cesareti ve iradesi zayıf
    Ne büyük ne küçük: Asil karakterli
    Patlak: Hevesli ve meraklı
    Parlak: İhtiraslı
    Dış uçları aşağı doğru: Empati yeteneğine sahip, problemleri öngörebilen; bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayan, merhametli

    Göz rengi:

    Koyu kahve veya koyu mavi: Güvenilir, ciddi
    Koyu gri: Cimri
    Gri: Sadık
    Yeşil: İsabetli karar veren, kinci ve son derece kıskanç
    Kahverengi: Diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu, zaman zaman sadakatsiz ve işler istedikleri gibi gitmeyince de çabuk sinirlenen
    Kestane rengine yakın: Dengeli
    Kurşuni mavi: Şair ruhlu, romantik, pratik işlerde başarısız, hayalci ve dalgın
    Siyah-kahverengi-yeşil: Enerjik.
    Siyah: İhtiraslı, ateşli, coşkulu, kurnaz
    Mavi: Hassas, çevresi tarafından çok sevilen, çevrenin sevgisine ve takdirine bel bağlayan, üstlendiği vazifelere pek düşkün olmayan

    Göz Kapakları

    Görülebilen göz kapakları: Verdiği sözü tutan, ilişkilerde samimiyete ve sadakate önem veren, karşısındaki kişilere karşı da aynı beklenti içinde olan
    Az görülebilen göz kapakları: İlişkilerde bağlılığa da bağımsızlığa da eşit derecede önem veren, dengeyi sağlamayı bilen
    Görünmeyen gözkapakları: Çok iyi odaklanabilen, kişisel özgürlük alanına çok önem veren ve buna saygı gösterilmesini isteyen Aşırı büyük gözkapakları: Ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden
    Alt göz kapakları sarkık: Alkole meyilli

    BURUN

    Dar: Kontrolcü
    Geniş: Kendine güveni tam, iyi bir lider
    Dolgun: Güçlü, inatçı, cömert ve sabırsız
    Küçük ve kısa: Kibirli, cimri, kötü kalpli
    Dışa doğru: Lider ruhlu, idare etmeyi seven ve temsilci ruhlu
    Düz ve kalkık: Şehvetli, ihtiraslı
    Kambur: Barışçı, cömert, eli açık
    İçe doğru: Yardımlaşmayı seven, girişken
    Sivri: Çabuk sinirlenen, meraklı
    Uzun, ağza kadar uzanmış: Cesur, kahraman, akıllı, adil
    Geniş ve düz: Sosyal ama kararsız
    Burun deliklerinin duvarları kalın: İyi kalpli
    Burun deliklerinin duvarları ince: Hırçın
    Burun delikleri geniş: Sinirli
    Dairevi burun delikleri: Alçakgönüllü
    Burnun alınla birleştiği yer çökük: Şehvetli

    DUDAKLAR

    Geniş ve düşük: Cömert
    Kısa ve kalkık: Gururlu
    Büyük: Cesur, savaşçı ruhlu
    Ensiz, büyük: Hilekar, yalancı
    Aşırı büyük alt dudak: Tembel
    İnce, ensiz: Şan ve şöhret tutkunu
    Kalın ve kalkık: Ağzı kalabalık
    Birbirine çok yakın ve sıkışmış: İtici mizaçlı, geçimsiz
    Kalın, sarkık: Zevke ve eğlenceye düşkün
    İnce ve düşük: Öz konuşan
    Üst dudak ve damak önde: Huysuz ve kavgacı

    ÇENE

    Geniş: Otoriter, dediğim dedik
    Aşırı enli, dörtgen: Acımasız, enerji dolu, kaba
    Aşırı yuvarlak: Enerji dolu
    Dar: Yumuşak başlı
    İkiye ayrılmış: Kararsız
    İleriye doğru çıkık: İnatçı, hoşgörüsüz
    Gamzeli: İnatçı
    Keskin uçlu: Çabuk sinirlenen
    Yukarı doğru eğik: Zevkine düşkün
    Küçük: Kararsız, tereddütlü

    YÜZ ŞEKLİ

    Enli, etli ve yuvarlak: İyi kalpli
    Aşırı uzun: Kibirli, kendini beğenmiş
    Çökük: Kötü ahlaklı
    Düz şekilli: Ters, başına buyruk ve bazen zalim
    Kemikli ve kare: Tedbirli, zaman zaman acımasız, sert, baskın karakterli
    Şişman: Maddiyatçı, eğlenceyi seven ve rahatına düşkün
    Uzun ve oval: Aptal, kendini beğenmiş
    Aşırı küçük: Bayağı
    Keskin hatlı: Alçak hislere yatkın
    Küçük: Cesaretsiz ve iradesiz
    Balon şekilli: İyi kalpli, alçak gönüllü
    Uzun, dikdörtgen: Asil
    Kemikli: Çalışmayı seven, ürkek
    Üçgen: Az duyarlı
    Zayıf: İhtiyatlı, derin düşünceli
    Seyrek sakallı: Dengeli

    BAŞ

    Büyük: Hassas
    Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın
    Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici
    Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık

    SAÇ RENGİ

    Sarı: Cesur
    Bal rengi: Soğuk
    Kızıl: Kurnaz
    Siyah: Korkak


  2. 4 kişi aşk üyemize teşekkür etti:
    ahmetttnet (22.03.2015), lviv angeles (21.03.2015), Selenit (21.03.2015), Yakinas (22.03.2015)

  3. #2

    Üyelik tarihi
    26.01.2014
    Yer
    HAYALLERİN GERÇEK OLDUĞU ÂLEM
    Mesajlar
    3.223
    Rep Puanı : 8871
    Ettiği Teşekkür
    3.848
    2.248 mesaja 4.360 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    79

    Standart

    Korkak,hoyrat,cesaretsiz,kararsız.(Öleyim ben ya bildiğin öleyim,yangında yanayım)..Kendimden soğudum resmen
    Neyse ki açık ve kibar sözlülüğümden güvenilirliğimden yırttım acık

    ¡Gracías a Dios por todo!

  4. lviv angeles Üyemize teşekkür edenler:
    Selenit (21.03.2015)

  5. #3
    Pembe kuvars

    Üyelik tarihi
    23.05.2014
    Mesajlar
    1.783
    Rep Puanı : 4901
    Ettiği Teşekkür
    4.813
    1.247 mesaja 2.414 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    49

    Standart

    Hepsine bu benmiyim dedim p
    Bu kadar uzun bir yazıyı bir daha telefondan okumam paylaşım için teşekkürler. Bir havas kitabının arka sayfalarında buna benzer bir yazı görmüştüm.


  6. Selenit Üyemize teşekkür edenler:
    lviv angeles (21.03.2015)

  7. #4

    Üyelik tarihi
    23.06.2014
    Mesajlar
    27
    Rep Puanı : 11
    Ettiği Teşekkür
    17
    3 mesaja 5 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    )) bu ne yahu 'tek gözü olana yakın olma', 'şaşıdan uzak dur' )) ayıp, günah değil mi okuyan arkadaşlarımız muzdaripse de kalpleri kırılırsa her özelliğimde cömerlik yazıyor gurur duydum ama pek doğru olduğuna katılmıyorum..


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Ay bugün bizi nasıl etkiliyor? 14 Kasım 2012
    Konu Sahibi can-dan Forum Aktüel & Yaşam
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 14.11.2012, 20:06
  2. Duyu Organlarımız Nasıl İşliyor? Maddenin ardındaki sır!!
    Konu Sahibi embriyo Forum Bilim & Teknoloji
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.11.2011, 20:49
  3. Atlantis Bugünkü Dünyayı Nasıl Etkiliyor?
    Konu Sahibi mally Forum Ezoterizm
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05.04.2011, 12:30
  4. Zihin Bedeni Nasıl Etkiliyor?
    Konu Sahibi Elfangel Forum Psikoloji
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04.03.2011, 16:00

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •