Gizlimabet Fal Uygulamamıza Ulaşmak İçin İndir! Hemen Fal Baktır!
7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: Bitkiler gerçekten hislerimizi anlayabilirler mi?

  1. #1

    Üyelik tarihi
    03.02.2014
    Mesajlar
    118
    Rep Puanı : 271
    Ettiği Teşekkür
    451
    64 mesaja 135 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    19

    Standart Bitkiler gerçekten hislerimizi anlayabilirler mi?

    "büyüklerimiz hep bize çiçeklerinle konuş, onları sev derdi. pek inanmasam da onlarla ara ara konuşurdum. lakin okuduğum şu yazı beni hayrete düşürdü. paylaşmaktan büyük mutluluk duyarım.

    "amerikalı yalan makinesi uzmanı cleve backster'ın işi dünyanın her yanından gelen polislere ve görevlilere poligraf denen bu aygıtın kullanılmasını ve inceliklerini öğretmekti. 1966 yılında yoğun bir çalışma gününün sonunda backster odasında otururken yalan makinesinin elektrodlarını "deve tabanı" bitkisinin yaprağına bağladı. backster'in amacı bitkiye su verildiğinde yapraklarda bir tepkinin olup olmayacağını öğrenmekti. saksıya biraz su döktü, bir süre bekledi ama bitkide değişikliği gösteren hareketi poligraf cihazında saptayamadı.

    galvanometre yalan makinesinin bir parçasıdır. insanda galvanometre göstergesini sıçratacak denli güçlü bir tepki elde etmenin en etkin yolu, onun yaşamını tehdit etmektir. backster de bu düşünceden yola çıkarak vahşi bir saldırı yapmaya karar verdi. elektrodların bağlı olduğu yaprağı yakacaktı. kafasında yakma düşüncesini canlandırmasıyla birlikte yazıcı uçta bir hareket oldu. backster yerinden kıpırdamamıştı. peki ne olmuştu da yazıcının ucu hareket etmişti? acaba bitki aklından geçenleri mi okumuştu?

    kibrit almak için odadan dışarı çıkıp geri döndüğünde, grafik kağıdının üzerinde yeni ve ani bir dalgalanmanın kaydedildiğini gördü. daha sonra yaprağı yakacakmış gibi hamle yaptığında hiçbir tepki görmedi. acaba bitki gerçek ve yapmacık amaçları ayırt edebiliyor muydu?

    gördükleri bir rastlantı mıydı yoksa gerçek miydi? bu olay sayısız deneylerin başlangıcı olmuştu. benzeri deneyler, farklı poligraf aygıtlarıyla, otuza yakın bitki üzerinde farklı kişilerle yapıldı. hepsinde de benzer gelişmeler gösteren bu deneyler, yaşama başka bir bakış açısıyla bakması gerektiğini söylüyordu.

    bir süre sonra bitkilerin bellekleri olup olmadığını düşünmeye başladı ve bu yönde bir deney hazırladı. backster'in öğrencilerinden altısı, yapılacak deney için gönüllü oldular. bir odaya iki saksı çiçek ve bir kura torbası konuldu. denekler teker teker odaya girecekler ve ne yapacaklarını, çektikleri kurada öğreneceklerdi. kağıtlardan birinde, odada bulunan bitkilerden birini kökünden sökmek, ayağının altına alıp çiğnemek ve tümüyle öldürmek biçiminde bir talimat yazılıydı. cinayet tümüyle gizli işlenecekti. yani ne backster ne de öteki öğrenciler suçlunun kim olduğunu bilmeyeceklerdi. bunu yalnızca odada bulunan ikinci bitki bilecekti.

    deney tamamlandı. önce backster ve sonra teker teker deneye katılan öğrenciler içeri girdiler. öteki beş öğrenciye hiç tepki vermeyen bitki, gerçek suçlunun her yanına yaklaşışında, yazıcının ibresini çılgın gibi oynatıyordu. demek ki bitkilerin duyguları algılama ötesinde, geçmişi de anımsayan bellekleri vardı."

    ben inanıyorum ki eski insanlar böyle deneyler yapmadan da bitkilerin onları duyduğunu ve anladığını biliyorlardı. yoksa amerikan yerlileri niçin ihtiyaç duydukça ormana gidip, kollarını iki yana açıp, sırtlarını çam ağaçlarına yaslayıp , ağacın enerjisiyle kendi güçlerini tazelesinler? ya da neden solomon adasındaki yerliler kesmek istedikleri ağaçları balta ile kesmek yerine etrafında halka olup kötü sözler söyleyip, lanet etsinler? bu yöntemle bir kaç güne kalmadan ağacın yaprakları dökülür, ağaç kuruyup gidermiş. ya da neden anneannemin en sevdiği çiçeği her gün daha bir aşkla şevkle açıyor, odanın ortasında prenses gibi kasılıyor?

    ama benim esas derdim bitkilerin bunu hissetmesinden ziyade biz insanoğlunun yaşadıklarımız karşısında neler hissettiğimiz. insan haricindeki canlılar bile bu tür durumlardan ciddi manada etkileniyorsa biz ne durumdayız kim bilir?"

    Alıntı.

    Aslında bazı şeyleri farkedebilmemizi engelleyen tek şey saplandığımız düşüncelerimizdir belki de.


  2. 4 kişi Yakinas üyemize teşekkür etti:
    eagleofstorm (23.04.2015), horrorist (07.03.2015), Selenit (06.02.2015), superfantasticngtve (16.11.2015)

  3. #2

    Üyelik tarihi
    15.06.2010
    Mesajlar
    3.315
    Rep Puanı : 20189
    Ettiği Teşekkür
    2.052
    1.019 mesaja 2.299 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    149

    Standart

    Evet anlıyorlar Bir çokta deney mevcut.Sadece boyutlarımız farkli.Bilinçli olmak farkındalık yolunda ilerleyenlerin ulaştığıdır.Keşke herkes bilse bunu..
    Çöpe atılmış bir çicek benim için bir kediyle aynı.Alır genelde eve götürürüm konuşarak kim attı seni buraya diye

    Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya,ben o zamanlar yalnızlığı gece sanırdım..

  4. 5 kişi AJA üyemize teşekkür etti:
    *nefertiti* (05.02.2015), Gaos (07.02.2015), Tai Chi Chuan (05.02.2015), Yakinas (05.02.2015), yare-i yarim (05.02.2015)

  5. #3

    Üyelik tarihi
    10.01.2013
    Mesajlar
    2.100
    Rep Puanı : 6198
    Ettiği Teşekkür
    1.074
    1.280 mesaja 2.953 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    63

    Standart

    Bir deney duymuştum nekadar doğru bilmiyorum.

    Bir kaktüs ile hep konuşmuş bir bilim adamı "Ben seni koruyacağım" vs. diye
    sonrasında kaktüs tohumdan çıkıp büyüdüğünde dikenleri olmadan çıktığı gözlemlenmiş
    ama bu konuda herhangi bir resim vide vs. görmedim sadece bunu duydum.

    Ama bence anlayabilirler bizi neden anlamasınlar ki sadece lisanımız farklı.
    Rivayet edilir ki lokman hekim için Allah buyurmuş ki " Biz onun önüne ışık tuttuk "
    ve gene rivayet edilir ki lokman hekime bitkilerin dili verilmiş,nezaman bir hastalığı iyileştirmek istese bitkiler konuşurmuş kendisiyle her bitki kendisinin ne işe yaradığını söyler ve doğa bitkilerden ayrı olarak ona bunları nasıl kullanacağını anlatırmış.
    Bu biraz mitolojik bir anlatım'dır ama her mitolojinin arkasında bir gerçek var.


  6. 2 kişi yare-i yarim üyemize teşekkür etti:
    AJA (05.02.2015), Selenit (06.02.2015)

  7. #4

    Üyelik tarihi
    15.06.2010
    Mesajlar
    3.315
    Rep Puanı : 20189
    Ettiği Teşekkür
    2.052
    1.019 mesaja 2.299 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    149

    Standart

    Bakın yakınen bir örnek.Bu laleyi ben bahçede bir kenara saksısından sökülüp atılmış vahim bir durumda buldum.Tekrar ektim ve çok daha iyi durumda 10 gündür,her gün laf atarım ona eve geldiğimde . 10985530_1776861645872684_6869637412902740066_n.jpg

    Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya,ben o zamanlar yalnızlığı gece sanırdım..

  8. 7 kişi AJA üyemize teşekkür etti:
    Anael Zan (05.02.2015), Gaos (07.02.2015), Selenit (06.02.2015), soldier (06.02.2015), Tai Chi Chuan (05.02.2015), Yakinas (05.02.2015), yare-i yarim (05.02.2015)

  9. #5

    Üyelik tarihi
    12.11.2014
    Mesajlar
    321
    Rep Puanı : 915
    Ettiği Teşekkür
    629
    223 mesaja 446 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart

    Benim evim pek güneş görmüyor ama bir tane gardeniam var tam 1 yıldır.. Her sabah uyanınca ona günaydın derim, toprağını kontrol eder ve gerekirse suyunu veririm.. Ve kesinlikle yapraklarını dökmedi, normalde döker, 1 yılda 3 kez çiçeklendi.. Her çiçeklenmeside 3-4 ay sürdü.. Yazın balkonda beraber takıldık hep, şimdide mutfakta takılıyoruz Kimseye dokundurmam Canım sıkıldıkça konuşurum cevap alamasamda Gerçekten çocuk gibi bitkiler, ilgi ve sevgi gördükçe yeşilleniyorlar..


  10. hopefull06 Üyemize teşekkür edenler:
    AJA (06.02.2015)

  11. #6

    Üyelik tarihi
    11.11.2010
    Mesajlar
    1.876
    Rep Puanı : 9586
    Ettiği Teşekkür
    441
    408 mesaja 1.058 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    87

    Standart

    bildiğimiz yüzümüzdeki gözlerimiz ve kulaklarımızla değil de kendinizi onları duymaya hissetmeye açın- onları o zaman duyabiliyorsunuz ve hissedebiliyorsunuz.

    Tanri"nin kelamini bozan insandir, dua yine de karanliklarin ardina uzanir

  12. 3 kişi gümüş üyemize teşekkür etti:
    AJA (06.02.2015), Tai Chi Chuan (06.02.2015), Yakinas (06.02.2015)

  13. #7

    Üyelik tarihi
    21.06.2010
    Mesajlar
    2.360
    Rep Puanı : 11903
    Ettiği Teşekkür
    1.515
    1.010 mesaja 2.929 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    103

    Standart

    Benim annem bir bitki asigi, cok yatkin ve yetenekli acaip bir bagi var bitkileri ile. Bazen arkadaslari ona getirir saksi bitkilerini sanki bitki hastanesi var
    Annem konusurdu onlarla sanki cocuk yetistiriyor, bazen firca cekerdi, ayar yapardi , ve karsilik alirdi, benim annem müthis suskun bir insandir.Ben ona derdim derdinide ciceklerine anlatiyorsun degilmi, derdi ki saadece Yudas agacina.Agaclarin icinde dertleri tek Judas agaci kaldirabilir asil bir sekilde, onun disinda onun kadar dert kaldirabileni yoktur.zaten öteki bitkileri soldurur insan yükü. ilginctir ama annem böyle olduguna inanirdi.

    Judas agaci bildiginiz erguvan agacidir, ve bu agacin bir hikayesi var mis..
    Hz. Isa'nin havarilerinden birisi Judas yahudi iken din degisir ve Isa'ya tabi olur, ama zamanla Isa'ya ihanet eder onu ispiyonlar ve Isa bundan dolayi katl edilir..
    Judas yogun pismanliklar yasar kendini aff edemez ve gider bir erguvan agacina kendini asar, o günden sonra fitrati beyaz cicekli olan ergvan kirmizi acar yani al renklerine bürünür. Ve rivayet edilirki bu agac böyle bir hikayeye alet odugu icin utnacindan kizarmis.Ve agaclar icinde en büyük derde maruz kalan bu agactir cünki bu agac Isa'yi cok seven bir agac mis.

    Ve hurma agaci / kütügü mevzusuda islam dininde vardir.
    Rasulullah ilk dönem teblig yapmak icin yuksek bir yer bualamdigi icin bir hurma agaci kullanir, sonra onun ümmetine hitab edebilmesi icin ona yüksek bir mekan insaa edilir, rasulullah o mekani secince, agac tebgi verir, rivayetlere göre aglar ve inlemesi duyulur.Rasulullah tas toprak vs ile konusabilen bir Resuldu bir cogu gibi.
    Rivayetlere göre aglayan agacin basina gider ve onla anlasma yapar, sen madem beni bu kadar cok seviyorsun ve ayriligimiza dayanamiyorsun, sana bir teklifde bulunayim. Senle cennette beraber olalim diye teklif eder, agac kabul etmez ve ben seninle gömülmek isterim der. Ve rivayete göre o agacin kütügü Rasulun mezari yanina konulur.

    Islam dininde bir inanc daha var. Gerci bu bir cok inancsitemninde vardir. Ölmüs bir insanin mezari basina bir agac dikilir ve tavsiye edilir, agaclar canli oldugu icin onlar sema halindedirler yani zikir, bu zikirler agacin altinda yatana guzellik ferahlik verir..
    Yani bitkiler hiss ve duygular üretebiliyorlar. Ben inaniyorum.


    Ruhumu eritip de kalipda dondurmuslar
    Onu Istanbul diye topraga kondurmuslar..

  14. 5 kişi La-edri üyemize teşekkür etti:
    *nefertiti* (06.02.2015), AJA (06.02.2015), Mahrusa (21.06.2015), Selenit (06.02.2015), Yakinas (06.02.2015)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İşte Bir Gerçekten Yaşanmış Gerçek Olay
    Konu Sahibi dozert Forum Paranormal Hikayeler
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 08.02.2013, 12:28
  2. Gerçekten var mı ?
    Konu Sahibi Dimply Forum Subliminal Mp3
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.12.2012, 18:28
  3. Zor gerçekten...
    Konu Sahibi kaansarp Forum Psikoloji
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.01.2012, 14:21
  4. Büyü Gerçekten Var mı?
    Konu Sahibi güneşinkızı Forum Batı Maji Uygulamaları
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 20.09.2011, 01:22
  5. Yıldız Geçidi Gerçekten Açıldı mı?
    Konu Sahibi AkuJuk Forum Okültizm
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 02.09.2011, 09:39

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •