Gizlimabet Fal Uygulamamıza Ulaşmak İçin İndir! Hemen Fal Baktır!
Sayfa 1/4 123 ... SonSon
31 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Size yalan söylemeyeceğim... Bu dünyadan nefret ediyorum!

  1. #1

    Üyelik tarihi
    31.12.2012
    Mesajlar
    125
    Rep Puanı : 343
    Ettiği Teşekkür
    5
    11 mesaja 18 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart Size yalan söylemeyeceğim... Bu dünyadan nefret ediyorum!

    Size yalan söylemeyeceğim... Bu dünyadan nefret ediyorum!
    Evet!
    Allah'ın cezası bu yerde 7 milyar insan yaşıyor. Kaç tanesini tanıyorsunuz?
    Sizin yakın akrabalarınız ve arkadaşlarınız haricinde bana tanıdığınız 100 kişinin adını sayabilir misiniz?
    Tanıdıklarınızı bütün dünya tanıyor. Çünkü yaptıkları işler bütün dünyayı etkilemiş...
    Peki geri kalan milyarlarca insan ne oldu?
    Ne olduğunu ben size söyleyeyim...
    Doğdular, sistemin dayattığı şeyleri okul adı verilen şeylerde öğrendiler,
    Sonra çalışmaya başladılar.. Aynı çalışmayla 10 aile geçindirecek kadar çalıştılar
    Ama çalıştıkları yer onlara karşılık olarak 1 tek aileyi bile zar zor geçindirecek fiyat verdi..
    Sonra yine çalıştılar.. yine... ve yine..
    Kafalarını çevirdikleri her yerde yanlış şeyler gördüler..
    Ama müdahale etmediler...
    Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dediler..
    Bunu demeyenler de pek etkili olamadı zaten.. Ve yanlışlar sürüp gitti..
    Bu dünyada 36 milyar insanı zenginlik ve ferah içinde yaşatacak kadar kaynak varken....
    Dünyada dönen paranın, sadece faizinin, sadece %1 i fakirlere harcansa, dünyada fakir kalmayacakken...
    Bir yanda obeziteden doktor doktor gezenler..
    Diğer yanda yiyecek bir lokma ekmek bulamayanlar...
    Bunların hepsini herkes biliyorken...
    Hiç kimse ses çıkarmadı..
    Korktular!
    Neden mi? Terör! Savaş! Kaos! Hastalıklar! Baskılar! Zorbalıklar!
    Eline sopa almış bir tek kişi, 1000 kişiyi korkuttu ve hizaya soktu..
    1000 kişi çalıştı ve aç kaldı...
    1 kişi yattığı yerden obezite oldu... Elindeki sopayı arada bir sallaması yetiyordu...
    İnsanlar gözü açık uyuyordu...
    Sonra insanların uyanmaması için ellerinden gelen her şeyi yaptılar..
    Teknoloji diye bir şey çıkardılar..
    Televizyon diye bir şey ürettiler.. Her eve bir tane soktular ondan..
    Dediler ki, iyiye kullanırsanız iyi bir araçtır teknoloji.. Yalan söylediler..
    Sizi çekmesi için milyonlarca kötü şey koydular. Adına eğlence dediler..
    Önce dininizi aldılar.. Ama ruhunuz bile duymadı! Sonra dilinizi ve kültürünüzü aldılar..
    O televizyon dedikleri hırsız var ya, önce aile ortamını çaldı. O eski aile sohbetleri yok oldu bir anda..
    Aile içi ilişkiler bitti... Eskiden evin içine ayakkabıyla girilmezdi..
    Modernlik dediler.. Eskiden masada yemek yenmezdi. Kültürümüzde yoktu bir kere!
    Hem peygamber bile dememiş miydi; ben kulum, kul gibi oturarak yerde yerim diye..
    Ama yok.. Modernlik var ya hani.. Çağdaşlık var ya...
    Her zaman kültürümüzü ve benliğimizi daha da bozmak için yeni şeyler çıkardılar.
    Anne baba kelimesini kaldırmaya uğraşıyorlar şimdi de.. Çocukların anne ve babasına adıyla seslenmesi daha modernmiş ya...!
    Modern olacakmışız..
    Aileden kopuk,
    Duygusuz, hissiz, her şeye boyun eğen,
    Hiçbir şeye aldırış etmeyen,
    Birilerinin ailesi katledilirken, diğer yanda sevgilisinden ayrıldığı için anti-depresan hapı kullanan..
    Sosyal paylaşım sitelerinde saatler geçiren..
    Adamın birisi aya gidip 3-4 resim çektirirken, tuvalete gidip 30 tane resim çeken kızlardan olmak..
    Öyle bir kız olmak ki, mini etek giymek, erkekler baksın diye.. sonra erkekler bakınca onlara sapık demek..
    Bulunmaz bursa kumaşı zannetmek kendini..
    Dünya benim etrafımda dönüyor zannedip, şımarıklığın kitabını yazmak...
    Erkek adamın malı meydanda olur, elimin kiri değil mi anlayışına uyup, erkeğin de namusu olduğunu unutmak..
    Sağda solda serserilik etmek.. kızlara laf atmak.. taciz etmek.. tecavüz etmek..
    Kadınları dövmek... Güçlüsün ya hani.. Erkeksin ya sen!
    Erkek adam kadınlara el kaldırmaz lafını tarihe gömmek..
    Bu dünya böyle ya hani...
    Kimseye güvenmemek mesela...
    İnsanlıktan çıkmak... Modernlik için !
    Allah'ın cezası bu dünyadan nefret ediyorum...
    Ben bu dünyadan nefret ediyorum...


    (Yazmakta olduğum toplumsal gelişim tarzı kitabımdan bir bölüm)


  2. #2

    Üyelik tarihi
    21.09.2010
    Mesajlar
    453
    Rep Puanı : 1825
    Ettiği Teşekkür
    155
    44 mesaja 74 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart

    Dünyadan değil de, içindeki pisliklere göz yumanlardan olduğum için, robotvari yetiştirilmişliğin dışına çıkmamakta ısrar ettiğim kendimden nefret ediyorum...

    Teşekkürler, kaleminize sağlık...


  3. #3

    Üyelik tarihi
    11.11.2010
    Mesajlar
    1.876
    Rep Puanı : 9586
    Ettiği Teşekkür
    441
    408 mesaja 1.058 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    87

    Standart

    Alıntı Türkmenoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Size yalan söylemeyeceğim... Bu dünyadan nefret ediyorum!
    Evet!
    Allah'ın cezası bu yerde 7 milyar insan yaşıyor. Kaç tanesini tanıyorsunuz?
    Sizin yakın akrabalarınız ve arkadaşlarınız haricinde bana tanıdığınız 100 kişinin adını sayabilir misiniz?
    Tanıdıklarınızı bütün dünya tanıyor. Çünkü yaptıkları işler bütün dünyayı etkilemiş...
    Peki geri kalan milyarlarca insan ne oldu?
    Ne olduğunu ben size söyleyeyim...
    Doğdular, sistemin dayattığı şeyleri okul adı verilen şeylerde öğrendiler,
    Sonra çalışmaya başladılar.. Aynı çalışmayla 10 aile geçindirecek kadar çalıştılar
    Ama çalıştıkları yer onlara karşılık olarak 1 tek aileyi bile zar zor geçindirecek fiyat verdi..
    Sonra yine çalıştılar.. yine... ve yine..
    Kafalarını çevirdikleri her yerde yanlış şeyler gördüler..
    Ama müdahale etmediler...
    Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dediler..
    Bunu demeyenler de pek etkili olamadı zaten.. Ve yanlışlar sürüp gitti..
    Bu dünyada 36 milyar insanı zenginlik ve ferah içinde yaşatacak kadar kaynak varken....
    Dünyada dönen paranın, sadece faizinin, sadece %1 i fakirlere harcansa, dünyada fakir kalmayacakken...
    Bir yanda obeziteden doktor doktor gezenler..
    Diğer yanda yiyecek bir lokma ekmek bulamayanlar...
    Bunların hepsini herkes biliyorken...
    Hiç kimse ses çıkarmadı..
    Korktular!
    Neden mi? Terör! Savaş! Kaos! Hastalıklar! Baskılar! Zorbalıklar!
    Eline sopa almış bir tek kişi, 1000 kişiyi korkuttu ve hizaya soktu..
    1000 kişi çalıştı ve aç kaldı...
    1 kişi yattığı yerden obezite oldu... Elindeki sopayı arada bir sallaması yetiyordu...
    İnsanlar gözü açık uyuyordu...
    Sonra insanların uyanmaması için ellerinden gelen her şeyi yaptılar..
    Teknoloji diye bir şey çıkardılar..
    Televizyon diye bir şey ürettiler.. Her eve bir tane soktular ondan..
    Dediler ki, iyiye kullanırsanız iyi bir araçtır teknoloji.. Yalan söylediler..
    Sizi çekmesi için milyonlarca kötü şey koydular. Adına eğlence dediler..
    Önce dininizi aldılar.. Ama ruhunuz bile duymadı! Sonra dilinizi ve kültürünüzü aldılar..
    O televizyon dedikleri hırsız var ya, önce aile ortamını çaldı. O eski aile sohbetleri yok oldu bir anda..
    Aile içi ilişkiler bitti... Eskiden evin içine ayakkabıyla girilmezdi..
    Modernlik dediler.. Eskiden masada yemek yenmezdi. Kültürümüzde yoktu bir kere!
    Hem peygamber bile dememiş miydi; ben kulum, kul gibi oturarak yerde yerim diye..
    Ama yok.. Modernlik var ya hani.. Çağdaşlık var ya...
    Her zaman kültürümüzü ve benliğimizi daha da bozmak için yeni şeyler çıkardılar.
    Anne baba kelimesini kaldırmaya uğraşıyorlar şimdi de.. Çocukların anne ve babasına adıyla seslenmesi daha modernmiş ya...!
    Modern olacakmışız..
    Aileden kopuk,
    Duygusuz, hissiz, her şeye boyun eğen,
    Hiçbir şeye aldırış etmeyen,
    Birilerinin ailesi katledilirken, diğer yanda sevgilisinden ayrıldığı için anti-depresan hapı kullanan..
    Sosyal paylaşım sitelerinde saatler geçiren..
    Adamın birisi aya gidip 3-4 resim çektirirken, tuvalete gidip 30 tane resim çeken kızlardan olmak..
    Öyle bir kız olmak ki, mini etek giymek, erkekler baksın diye.. sonra erkekler bakınca onlara sapık demek..
    Bulunmaz bursa kumaşı zannetmek kendini..
    Dünya benim etrafımda dönüyor zannedip, şımarıklığın kitabını yazmak...
    Erkek adamın malı meydanda olur, elimin kiri değil mi anlayışına uyup, erkeğin de namusu olduğunu unutmak..
    Sağda solda serserilik etmek.. kızlara laf atmak.. taciz etmek.. tecavüz etmek..
    Kadınları dövmek... Güçlüsün ya hani.. Erkeksin ya sen!
    Erkek adam kadınlara el kaldırmaz lafını tarihe gömmek..
    Bu dünya böyle ya hani...
    Kimseye güvenmemek mesela...
    İnsanlıktan çıkmak... Modernlik için !
    Allah'ın cezası bu dünyadan nefret ediyorum...
    Ben bu dünyadan nefret ediyorum...


    (Yazmakta olduğum toplumsal gelişim tarzı kitabımdan bir bölüm)

    Mabed üyesi ya da moderatörü olarak değil ( Mod olunca bir de böyle bir sorunsal var maalesef ) ama potansiyel bir okur olarak fikrimi söylemek istiyorum

    Metin bu haliyle bir kürsüde halk ya da bir topluluğa hitap için ses de güçlü ve nefes kullanımı da yerinde ise özellikle toplumsal gelişimimizde geldiğimiz nihai noktada vurgulamayı yapmak için öncesi olma kaydıyla etkili olabilir, ama bu haliyle yani düz yazı olarak beni çekmedi.

    Başlık tek başına zaten itici ( nefret çok güçlü bir kelime ) , raftan almama neden olacak merak duygusunu bitirdi anında. Ha tabii şimdi o zaman konuya niye girdin sorusu gelebilir, moderatör olmasam neymiş diye içeriğe de bakmazdım ama bunu lütfen negatif manada almayın, seçili kelimeler nedeniyle ilgimi çekmezdi anlamında kullandım. Diğer türlü dediğim gibi her tarzın bir alıcısı illa ki vardır. Kolay gelsin +)

    Tanri"nin kelamini bozan insandir, dua yine de karanliklarin ardina uzanir

  4. #4

    Üyelik tarihi
    28.12.2012
    Mesajlar
    95
    Rep Puanı : 94
    Ettiği Teşekkür
    8
    3 mesaja 5 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart

    İçimdeki şeyler...Gerçekten çok iyi.

    Teşekkürler

    ​...

  5. #5

    Üyelik tarihi
    04.03.2011
    Yer
    Bursa
    Yaş
    47
    Mesajlar
    1.081
    Rep Puanı : 10206
    Ettiği Teşekkür
    50
    108 mesaja 232 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    86

    Standart

    Başlığı okuyunca şu düşünce geçti aklımdan: "Dünyanın da çok umurundaydı sanki.."

    Sivri ve gerçekten nefret dolu bir yazı olmuş.


    Ve asla unutma: nefret ettiğin kadar edilirsin, sevdiğin kadar sevilirsin...



    Ego'dan arındığın an sonsuzluğa açılan kapıyı göreceksin..

    Yazılarımda kendi imla kurallarımı kullanıyorum.. Lütfen düzeltmeyiniz

    Üzülme, büyüyünce geçer

    Her gün yemek yapıyorum. Sizce bende aşçı yeteneği var mı?

    Koyunun bilmediği ot başını ağrıtırmış..

  6. #6

    Üyelik tarihi
    31.12.2012
    Mesajlar
    125
    Rep Puanı : 343
    Ettiği Teşekkür
    5
    11 mesaja 18 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart

    Yorumlar için teşekkür ederim arkadaşlar, bu arada kitabın ismi bu değil henüz karar vermedim


  7. #7

    Üyelik tarihi
    17.12.2012
    Mesajlar
    24
    Rep Puanı : 52
    Ettiği Teşekkür
    54
    6 mesaja 11 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    23

    Standart

    Sonuna kadar okudum harbiden de bunlar aşılanmaya çalışılıyor ve bence gayet iyi gidiyorlar.Yazı güzel.Başlık biraz ne yapalım dedirten tarzda olmuşAma girdiğim iyi oldu teşekkürler.


  8. #8

    Üyelik tarihi
    11.11.2010
    Mesajlar
    1.876
    Rep Puanı : 9586
    Ettiği Teşekkür
    441
    408 mesaja 1.058 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    87

    Standart

    Alıntı Türkmenoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yorumlar için teşekkür ederim arkadaşlar, bu arada kitabın ismi bu değil henüz karar vermedim
    Aman diyem acele etmeyin , sinir geçsin ondan sonra

    Tanri"nin kelamini bozan insandir, dua yine de karanliklarin ardina uzanir

  9. #9

    Üyelik tarihi
    04.12.2010
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    703
    Rep Puanı : 9241
    Ettiği Teşekkür
    284
    74 mesaja 201 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    80

    Standart

    Sayın Türkmenoğlu öncelikle kitap yazma cesaretiniz, özgüveniniz ve girişimciliğinizden dolayı tebrik ediyorum. Ancak metinde sevgiye dair tek bir sözcüğe denk gelememek ve bu sözcüğü bir kere dahi kullanmamanız ne derece doğru? Kişisel gelişimi kitabını bir tarafa bırakın imtihan, tekamül olarak adlandırılan sürede sevgi dışında deneyimlenebilecek ne var diye düşünmek gerek kanaatimce. Bir kere bile dile getirmediğiniz sevgi... Düzeni, sistemi, olanları beğenmeyebilir, yanlış bulabilir, kınayabilirsiniz. Ancak nefret sözcüğünü bu kadar sık ve çok dillendirmek, hele hele kitap boyutuna getirmek ne size ne de okuyucuya pozitif herhangi bir şey katması mümkün değil. Nefretle değil sevgi ile doğar büyür gelişir pek çok hatta her şey. Bunlar naçizane görüşüm. Tercih elbette kendinizin.




    Sevgiler...

    Farzet ki yazdıklarımı anlayabildin; ya anlayamadıkların ya yazıp da sildiklerim ya yazamadıklarım... Mevlana Celaledini Rumi

  10. #10

    Üyelik tarihi
    30.06.2011
    Yer
    Taht-ı Süleyman
    Mesajlar
    2.492
    Rep Puanı : 14344
    Ettiği Teşekkür
    2.077
    1.328 mesaja 3.407 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    112

    Standart

    Ben dünyayı seviyorum ya.Kalabalık falan güzel oluyor.


Sayfa 1/4 123 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Alkol'den nefret eder..
    Konu Sahibi İnanc Forum Rukye ve Dualar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 10.04.2016, 10:18
  2. Öteki dünyadan sesler
    Konu Sahibi yule Forum Paranormal Hikayeler
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.01.2014, 23:06
  3. Medyumların iç yüzü ve öteki dünyadan gelenler
    Konu Sahibi berksu07 Forum Falcılık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.2011, 21:40

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •