Uzun zamandır sözünü ettiğimiz önemli bir açının, Uranüs ve Pluton arasındaki karenin getirdiklerini şimdi daha iyi görebiliyoruz. 2015 yılına kadar toplam yedi kez kare açı yapacak bu iki gezegen de uzlaşmaz ama aynı zaman değiştiren, yenileyen özelliklere sahiptir. Uranüs’ü, mitolojide Prometheus’a da benzetebiliriz. Tanrıdan ateşi çalan ve insanoğluna sunan Prometheus devrimci bir kahramandır. Tanrılara başkaldırısı yüzünden de bir kaya zincirlenip, her gün bir kartalın ciğerini parçalamasına mahkum edilir. Bu bitmeyen bir süreçtir. 2010 yılından bu yana Koç burcunda ilerleyen Uranüs Wikileaks sızıntısından, Arap halklarının artan isyanına, pek çok ülkede liderlerin yerlerinden edilmesinden Wall Street’in işgal edildiği protesto hareketlerine kadar yüksek heyecan ve başkaldırı getiren bir döneme işaret ediyor. Pluton ya da diğer adıyla Hades ise yer altının tanrısıdır, görünmez bir hazine ya güç sahibidir. Belki de ona sunulan bu yere ilişkin hoşnutsuzluğundan ve öfkesinden olsa gerek, zira diğer kardeşlerden Zeus (Jüpiter) gökyüzünü, Neptün ise okyanusları hakimiyetine almıştır, belirli zamanlarda ortaya çıkarak dönüşümler, ölümler, masif anlamda yok edici olaylar ortaya koyar. Pluton’un 2008’den bu yana Oğlak burcuna ilerlemesi ile birlikte büyük kurumlar, bankalar, devletlerin kendisi iflas noktasına geldi ve bu süreç daha uzun süre devam edecek. Oğlak kısıtlamalar, kontrol ve planlama ile ilgili olduğu için bizden daha fazla dikkat, kontrol ve disiplin talep etmekte. 2012-2015 yılları arasında, şimdi bu iki dev, Uranüs ve Pluton birbirlerine dik dik bakarken, dünyayı büyük bir değişim rüzgarının kavuracağını görüyoruz. Aslında bu yenilenmenin gerekli olduğunu da söyleyebilir ve sadece olumsuz yönde düşünmemeliyiz. Benzer biçimde, daha önce 1965-1966 yıllarında Başak burcunda yanyana geldiklerinde, dünyada sosyal hareketler, protestolar artarken, bilim ve teknoloji dünyasında da büyük yenilikler gerçekleşmekteyiz. Nitekim Uranüs’ün (Prometheus’un çaldığı ateşi ilk teknoloji olarak düşünürsek) ileri teknolojilerle ve çığır açan buluşlarla yakından ilişkili bir gezegen olduğunu görürürüz. Bu bakımdan, yakın zaman önce, Uranüs ve Pluton karesinin ilkinin gerçekleştiği sırada Higgs bozonunun (Tanrı parçacığı) keşfine ilişkin açıklamalar aslında bilim dünyasında yeni ve çok önemli kapıların, anlayış biçimlerinin önünün de açıldığı görülmekte. Önümüzdeki üç yıl boyunca altı kez daha kare açı kuracak bu iki dev sadece bilim ve teknoloji dünyasında değil, dünyanın siyasi düzenin de büyük değişimlere yol açacak gibi gözüküyor. Oğlak burcundaki Pluton devleti ve sınırlamaları anlatırken, Koç’taki Uranüs bireysel hakları, özgürlükleri göstermekte. Bu bakımdan, bir ölçüde halkını faşizan bir baskı altında tutan, zulüm uygulayan acımasız güçler yerlerinden olmaya başlayacaktır. Önümüzdeki dönemin en önemli siyasi sloganlarının özgürlükler ve bireysel haklar üzerinde ortaya çıkacağı görülmekte. Böyle bir süreçte muhafazakar eğilimler ne kadar direnseler de güçlü bir yenilenme altında kendilerini yeniden tanımlamak ve savunmaya geçmek durumundalar. Sosyal çatışmaların, başkaldırıların gittikçe yükseldiği bu dönemde kendi kişisel hayatlarımızda da hiçbir şeyin aynı yerde kalmadığını göreceğiz.

Alıntıdır.


Sevgiler...