Gizlimabet Fal Uygulamamıza Ulaşmak İçin İndir! Hemen Fal Baktır!
8 sonuçtan 1 ile 8 arası

Konu: Belmez Suratları

  1. #1

    Üyelik tarihi
    12.06.2009
    Mesajlar
    145
    Rep Puanı : 23
    Ettiği Teşekkür
    0
    7 mesaja 10 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    37

    Thumbs up Belmez Suratları

    İspanya’da Belmez adlı küçük bir kasabada, 1971 Ağustos’unun sonlarına doğru başladı herşey. Maria Gomez Pereira, mutfağının ortasında bir leke fark etti. İlk başlarda bunu fazla umursamadı ama leke her geçen gün büyüdü ve değişti. Maria, 23 Ağustos’ta mutfağının zeminine yeniden baktığında, fayansın üzerinde bir insan suratı olduğunu gördü.

    Şekil kabaca çizilmiş gibi dursa da gerçekten de bir insan yüzü olduğu belirgindi. Surat üzgün bir ifadeye, büyük bir ıstırap ve kaygı ile gömülmüş birinin görünümüne sahipti. Ayrıca o bir kadına aitti.


    Suratı yok etme çabaları
    Fırçalama ve temizleme suratı ortadan kaldıramıyordu, hatta bu yönde bir çaba harcandıkça surattaki ifade daha da üzgün bir hal alıyordu. Olay karşısında korkuya kapılan Maria’nın kocası Juan kazması ile yerdeki fayansı kırıp onun yerine saf çimento harcı döktü. Ancak çimento zeminde ve mutfağın diğer kısımlarında yeni suratlar ortaya çıkacaktı.

    Juan mutfaktaki fayansı parçaladıktan bir hafta sonra, 8 Eylül’de, eskisi ile aynı yerde benzer bir surat ortaya çıktı. Bu surat daha sonra İspanyolca’da dişi hindi anlamına gelen “pava” adını alacaktı.

    Suratlar tüm dünyada büyük yankı uyandırdı, her yerden gazeteciler ve paranormal olay araştırmacıları şehre geldiler. Belmez yetkilileri kısa sürede kargaşadan sıkıldılar. Bunun bir çeşit oyun ya da doğal bir olay olduğuna emindiler. Ancak kısa sürede bunun bir yalan olmadığını öğreneceklerdi.

    Kazı
    Şehir konseyindeki baskılar üzerine mutfak zemini tamamen kaldırıldı ve altındaki alan kazıldı. İşçileri korkunç bir manzara karşıladı, iki kafasız iskelet ve sayısız insan kemiği. Yerin kazımı bittiğinde parçalara ayrılmış tam dokuz iskelet çıkartıldı ve hepsi 13. yüzyıldan kalmaydı. Pereira’nın mutfağının bir mezarlık üzerine kurulu olduğuyla birlikte burada yatanların vahşice şekillerde öldürüldükleri ortaya çıktı.

    Daha sonra yapılan araştırmalar aynı bölgenin Hristiyan, Katolik ve Müslüman mezarlığı olarak orta çağa kadar farklı zamanlarda kullanıldığını gösterdi. Ayrıca birkaç yerel aile, suratların sivil savaş sırasında bu evde öldürülen insanlara ait olduklarını idda ettiler ama çizimler birini karakterize etmesi zor basit yumuşak çizgilerden oluşuyorlardı.

    Daha fazla görüntü
    Mutfak zemininin kazılması olayı daha da ateşledi. Suratlara ek olarak bütün figürler belirmeye başladı. Dikkate değer olanlardan bir tanesi iki yetişkin kadın ve bir çocuk içeren üç kişilik bir tabloyu andırıyordu. Yüzlerindeki gerginlikten bir konuda kaygılı oldukları anlaşılıyordu. Başka bir kadın figürü ise tamamen çıplaktı. Gözleri olmayan kıvırcık saçlı bir kadına ait ürkütücü bir görüntü de ortaya çıkanlar arasındaydı.

    Bazen suratın ya da vücudun bir kısmı ortaya çıkıyordu. Bunların arasında bir sol kol çizimi vardı. Kol kıvrık duruyordu ve parmaklar birbirinin yanına dizili bir noktada bitiyorlardı. Bu da ona bir elden çok pençe görüntüsü kazandırıyordu.
    Araştırmalar
    Madrid’li parapsikolog German de Argumosa ve Alman paranormal uzmanı Hans Bender olayı incelemek için 1972’nin başlarında olay yerine geldiler. Bir hilenin olup olmadığını araştırmak için herbir suratı fotoğraflayıp bütün mutfağı üç aylığına mühürlediler. Bu işlemde yanlarında kasabanın noteri ve bir Alman televizyon ekibi vardı. Önce tüm yüzlerin üzerine koruyucu malzemelerle kaplayıp kenarlarını, daha sonra da mutfağın kapısını mühürlediler.

    Üç ay sonra mühürler açıldı ve koruyucu kılıflar yüzlerin üzerinden kaldırıldılar. Suratlar oradaydılar ve değişim geçirip hareket etmeye devam etmişlerdi. Kasabanın yetkilileri Pereira ailesinin olaydan sorumlu tutmayı bıraktılar. Açıkça görülüyordu ki bu fenomenin arkasında insanlar yoktu.


    Olayın en ilginç yanlarından biri de suratların asla birbiri üzerine gelmemesiydi. Yerdeki bir bulanıklıkta birkaç yüze rastlamak mümkündü ama bunlar hiç kesişmiyorlardı. Sanki birbirlerinden haberleri varmış gibiydi. Hatta birgün araştırma için bir fayansı söküp laboratuvara götürmelerinden kısa bir süre sonra yerde, götürdüklerine çok benzer bir surat yeniden belirdi. Fayans geri getirildiğinde ise onun yerine ortaya çıkan yüz çabucak kaybolup gitti.

    Fayans ve döşemelerde, radyoaktivite, akustik, x-ray, kızıl ötesi ve mor ötesi fotoğraf testleri yapıldı. Tüm bu araştırmalar gösterdi ki suratlarda bir boya parçası, pigment, nem ya da toprak yoktu. Hatta suratlardan biri laboratuvar ortamında, steril şartlarda tutulduğunda bile değişmeyi sürdürdü.

    Sesler (EVP)
    Evde olan şey ya da şeyler kendini suratlarla da sınırlamıyordu. 2004 yılında evde EVP(Electronic Voice Phenomenon) kayıtları yapıldı ve bazı şaşırtıcı seslere rastlandı. Bazı eleştirmenler bu seslerin dışarıdan geldiğini ve mikrofonun onları kaydettiğini söyledilerse de bulgular hiç de böyle bir şüpheye yer bırakmadı. Kayıtlarda İspanyolca küfürler, ızdıraplı bağırışlar ve anlamsız cümlelere rastlandı. Araştırmacılardan biri suratlardan birine adını sorduğunda bir erkek sesi “El pelao” olarak yanıtladı. Kayıtlardan tüyler ürpertici birinde ise bir ses Maria’ya ismiyle hitap etti ve “Maria, ben gitmek istiyorum.” dedi.

    Juan’ın Ölümü
    Suratların ortaya çıkışından birkaç yıl sonra Juan Pereira hayatını kaybetti. Ölmeden önce ise son sözleri ünlü Pava’yı gördüğüydü. Son nefesini verirken onun kendisine gülümsediğini söyledi. Juan’ın ölümünden birkaç ay sonra Maria ve torunu, onun yüzünü duvarda diğer suratların arasında gördüğünü söyledi.

    Sonuç
    Tüm dikkatli araştırmalara rağmen olayın arkasında bir hileye rastlanmadı. Pereira ailesi zengin değildi ve mutfaklarına hayalet resimleri çizmekten pek bir kazançları da olmadı. Ayrıca tüm yıllar boyunca resimler konusunda ailenin de en az araştırmacılar kadar kafası karışmıştı ve bundan rahatsızlık duymuşlardı.

    Pek çok araştırmacı suratların kaynağının psikokinetik enerji ve bu enerjinin baş kaynaklarından birinin de Maria olduğunu düşünüyorlardı. Bu fikri destekleyen en önemli bulgu da suratlardaki ifadelerin Maria’nın o günkü ruh haline göre değiştiklerinin gözlenmesiydi. Maria yaşlandıkça da suratlar daha az değişir olup, netliklerini kaybettiler.

    Maria Gomez Pereira’nın ölümü
    Maria 3 Şubat 2004’te huzur içinde hayata gözlerini yumdu. Bazı uzmanlar psikokinetik enerji kaynağının ortadan kalkması ile olayların biteceğini düşünüyorlardı. Ama “İspanyol Parapsikoloji Araştırma Kurumu“ yaptıkları incelemelerde suratların Maria’nın ölümünden sonra etkinliklerini kaybetmediklerini buldular.

    Otuz yıl boyunca süren araştırmalar sonucu hiçbir bilim adamı ya da uzman suratların ve kaydedilen seslerin ardındaki sırrı açıklayamadı. Bugün de değişmekte olan resimler 5 Real Sokağı Belmez’de ziyaretçiler tarafından görülebiliyor. Birgün sizin de yolunuz İspanya’ya düşerse, onları kendi gözlerinizle görebilirsiniz.


    ALINTIDIR!

    Oddie!

  2. 4 kişi Oddie üyemize teşekkür etti:
    Bulut_atlası (01.05.2014), MORDOM (27.03.2018), Ori (22.01.2017), tuanadolunay (24.01.2017)

  3. #2

    Üyelik tarihi
    01.10.2008
    Mesajlar
    58
    Rep Puanı : 7
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 3 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    40

    Standart

    Teşekkürler paylaşımınıza,çok ilginç.


  4. #3

    Üyelik tarihi
    07.03.2010
    Mesajlar
    3
    Rep Puanı : 1
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    34

    Standart

    Bu Bilinmeyenler Ansiklopedi'sinde vardır imkanı olan ( 30 YTL civarında) almasını uygun gördüğüm içinde pek çok konunun olduğu kitap.Benim odamda duruyor ve bi çok konuda yardımı dokunmuş ve öle bayıcı bi kitap değildir görsel öğelerin fazla olduğu ama metinlerin biraz kısa tutulduğu kitaptır...


  5. #4

    Üyelik tarihi
    11.03.2010
    Yer
    from out of nowhere
    Mesajlar
    575
    Rep Puanı : 1561
    Ettiği Teşekkür
    0
    14 mesaja 23 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    43

    Standart

    Çok ürkütücü bir olaymış, umarım bir gün yolum İspanyaya düşer..

    "I do not feel obliged to believe that same God

    who endowed us with sense, reason, and intellect had intended for us to forgo their use."
    [Galileo Galilei]

    "A man's ethical behavior should be based effectually on sympathy, education, and social ties; no religious basis is necessary.
    Man would indeeded be in a poor way if he had to be restrained by fear of punishment and hope of reward after death."
    [Albert Einstein]

  6. #5

    Üyelik tarihi
    23.12.2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    93
    Rep Puanı : 11
    Ettiği Teşekkür
    0
    2 mesaja 2 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart

    Google da ismini yazınca bir kaç fotoğrafa rastlamak mümkün.Bakmadan geçmeyin derim ben.


  7. #6

    Üyelik tarihi
    29.01.2010
    Mesajlar
    838
    Rep Puanı : 5168
    Ettiği Teşekkür
    2
    39 mesaja 82 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart



    Eğer gerçekse... Ne desem bilemedim ki...

    TEKAMÜL KİŞİSEL CEHENNEMDEN ARINMAKTIR


    E = mc2 HER ŞEY 1'DİR VE MÜKEMMELDİR

  8. mally Üyemize teşekkür edenler:
    MORDOM (27.03.2018)

  9. #7

    Üyelik tarihi
    30.01.2010
    Mesajlar
    7
    Rep Puanı : 1
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart

    İlginçmiş gerçekten..


  10. #8

    Üyelik tarihi
    18.01.2010
    Mesajlar
    2.968
    Rep Puanı : 11616
    Ettiği Teşekkür
    2.211
    1.128 mesaja 2.774 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    107

    Standart

    Olayı yaşayanların ölmeleri üzerine hala devam etmesi çok ilginç olmuş. Umarım birgün yolum İspanya'ya düşer.

    Herşey sanal.
    Gökyüzüne uçmak...

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •