PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Uzayli varliklardan bazilarinin tipleri



likeufo
16.02.2009, 17:03
Öncelikle ilk tanıştığım varlık tipinden bahsedeyim.Onların kalbimde yerleri farklı. :)
Arcturuslar
Bootes takım yıldızındaki kırmızı dev yıldız Arcturus, Dünyadan yaklaşık 36
. ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır ve olağanüstü parlaklığı sayesinde Mart-Kasım ayları arasında kuzey yarım küreden görülebilmektedir.

Arcturus uygarlığı, galaksimiz içindeki en gelişmiş uygarlıklardan biridir. 5. Boyutta bulunan Arcturus uygarlığı dünyanın gelecekteki prototipi olarak kabul edilmektedir.

Arcturuslular, fiziksel olarak kısa boylu ve zayıftırlar. Boyları 90-120 cm. arasındadır. Birbirlerine çok benzeyen bu varlıklar, bu durumun birbirleriyle kıyaslanmayı önlemesinden dolayı memnundurlar. Tenleri yeşilimsi renktedir. Büyük, badem biçimli gözleri vardır. 3 parmaklıdırlar.

Arcturusluların gözleri, koyu kahverengi ya da siyahtır. Fakat görmelerini sağlayan ana organları, gerçekte gözleri değil telepatik bilinçleridir. İşitme duyuları ise telepatik özelliklerinden bile daha ileridir. Bu varlıkların ortalama yaşam süreleri 400 yıldır.

Daha sonra en sevdiğim varlık tiplerinden ve pozitif bir varlık tipi olan Pleiadesliler 'den bahsedeyim.
Bunlar çok zeki, evrensel barışın sağlanması için uğraşan, bizleri bilgilendirmeye çalışan ve boyut atlamamızda bizlere yardımcı olan varlıklardır. Ayrıca:
Pleiadesliler
Pleiadesliler, Dünyamızdan 400 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve Yedi
Kardeşler olarak da anılan Pleiades takımyıldızındaki Erra gezegeninden gelmektedirler. Bu varlıklar, fiziksel görünüş itibariyle insan ırkına çok benzemektedirler.

Alfa Draconis'den gelen sürüngene benzer varlıklar tarafından işgal edilen gezegenlerde yaşıyorlar. Pleiadeliler , teknolojilerinin bizim uluslararası teknolojimizden binlerce yıl ötede olduğunu ve kendilerinin , Andromeda takımyıldızının içinde bulunan , Andromeda Konseyinin bir parçası olduklarını belirtiyorlar. İsviçreli çiftçi Billy Meier'in ilişkide olduğunu iddia ettiği uzaylılar bunlardır. Tam bir insan görünümünde olan Pleiadesliler genelde sarışın olmakla beraber, bazıları koyu renk saçlıdır. Gözleri genelde açık mavi ya da açık kahverengidir. Pleiadesliler arasında yaklaşık 1.50 cm. boylarında çok narin yapılı varlıklar olduğu gibi, 2 m. boyunda olanlar da bulunmaktadır. Bazıları kızıl saçlı ve açık tenlidir.

Pleiadesliler insanlarla en çok ve sık temas kuran varlık tipidir. İsviçreli ünlü temasçı Billy Meier gibi pek çok insan bu varlıklarla telepatik ya da fiziki iletişim halindedir.

Pleiadesliler pozitif odaklı; teknolojik ve zihinsel açıdan ileri varlıklardır.

Üçüncü olarak Zetalar'dan bahsedeyim. Açıkçası ben bu varlıklardan biraz ürküyorum. Gerçi zararlı değiller fakat insanlar gibi hissleri yoktur. Acıyı hissetmezler. İyi de değil kötü de değiller, nötrler.Çok araştırmacı ve meraklılardır. Genellikle uzaylılar tarafından kaçırılıp üstlerinde deney yapıldığını söyleyenler Zetalar tarafından kaçırılmış olurlar.Yıllar önce insana benzeyen bu varlıklar genleri üzerinde üstün bir teknoloji ile oynayarak şimdiki gri renkte kocaman siyah çekik gözlü varlıklar halini almışlardır.Yine aynı çalışma ile sadece merak duygusunu kendilerinde bırakarak geri kalan korku, acı, sevgi gibi tüm hissiyatları yok etmişlerdir.İçimi rahatlatan tek kısım kaçırılma olaylarında acıyı hissetmezler fakat bizim acı çekebileceğimizi bildikleri için buna kısmen önlem almaktadırlar.:);)
ZETALAR
Bu insan benzeri varlıklar, Reticulum adını verdiğimiz güney takım
yıldızındaki Zeta 1 ve Zeta II ikiz yıldızlarından gelmektedirler. Zeta Retucililer 1 m.-1,5 m. boyundadırlar; genelde zayıf görünümlü, vücutlarına oranla büyük kafalı ve saçsızdırlar. Gözleri büyük ve kapaksızdır. Ağız, burun ve kulakları çok küçüktür. Zetalar, türlerini değiştirmek ve bugünkü hallerine gelebilmek için genetik mühendislik ve klonlamadan yararlanmışlardır.

Zetalar dünyamızı sıkça ziyaret etmekte ve insanlar tarafından genellikle “gri varlıklar” olarak adlandırılmaktadırlar.

Zeta Reticulilerin türlerinde değişime gitmeden önceki temel genetik özellikleri insan ırkına benzemektedir. Zetalar, dönüşümleri sırasında beden yapılarını da değiştirmişlerdir. Bu, onların neden dünyayı ziyaret ettiklerini ve genlerimizle ilgilendiklerini de açıklamaktadır. Dönüşümleri sırasında kendilerini duygulardan arındırmakla hata yaptıklarını düşünen Zetalar, yeni bir değişim için orijinal genlerini aramaktadırlar.

Andromedalılar

Spiritüel varlıklar olan Andromedalılar, Andromeda galaksisinden gelen çok eski, meleğimsi enerjisel bir ırktır. Bu varlıklar, Pleiadeslilerin ve tüm insan evriminin öncüleridir. Aynı zamanda tamamen farklı bir evrim kolu olan ve hem suda hem de karada yaşayabilen Cygnusian ırklarını da yönetmektedirler.

Maviler

Maviler de Nordikler gibi hangi yıldızdan geldiklerini açıklamamaktadırlar
Kısa boylu varlıklardır ve yarısaydam, mavimsi bir tenleri vardır. Gözleri büyüktür ve badem biçimindedir. Oldukça spiritüel varlıklardır ve her insanın kendi yolunu takip etmesi gerektiğine ve özgür irade yasasına inanırlar.

Nordikler

Nordikler, geldikleri yıldız sistemini hiçbir zaman açıklamamışlardır.
Oldukça güzel görünümlü varlıklardır; sarı saçlıdırlar, bu yüzden çoğu kez “sarışınlar” olarak adlandırılırlar. Gözleri koyu mavi renktedir. Boyları 1.70-1.90 cm arasında değişmektedir.

Nordikler, Dünyadaki sorunları aşmaları için insan ırkına yol göstermeye
çalışan pozitif varlık grubundandırlr. Kendilerine değil de başkalarına odaklanan varlıklarla çalışmayı tercih ederler.

Orionlar

Orionlu varlıkların yaklaşık %75’i insan benzeri bir görünüme sahiptir; geri
kalan %25 ise insanlara benzememektedir., bunlar Reptilian lar denilen sürüngenimsi varlıklardır, bazı ırklarda insect denilen böceğimsi varlık gruplarına girerler.

Orionlu insanımsı varlıkların en belirgin özelliği gözlerinin benzersizliğidir. Oldukça keskin mavi gözlere sahip Orionlu varlıklarla temasa geçmiş pek çok insan bulunmaktadır. İnsan benzeri Orionluların %90’ı açık kahverengi tene sahiptir; geri kalan % 10 ise Kafkas tipli, açık renk saçlı varlıklardır.

Orion Sistemi çok büyük bir yıldız sistemini barındırır.. Orion Sisteminden gelenler negatif varlıklar olarak bilinseler de , tüm sistem negatiflerle kolonileşmiş değildir..Özellike humanoid yani insanımsı varlıklar, hem teknolojik hem de spritüel açıdan çok gelişmiş pozitif varlıklardır...

Santorlar

Santorlar, Dünyamızdan yalnızca 4.2 ışık yılı uzaklıkta bulunan Alfa
Centauri Merkezi Sistemi’ndeki en yakın komşularımızdır. Santorlar, teknolojik ve ruhsal açıdan bize yakın güneş sistemlerindeki en gelişmiş medeniyetlerden biridir. Siriuslular, Pleiadesliler ve Venüslülerle aralarında yakın bir bağlantı bulunmaktadır.

Alfa Merkezi Sistemi, 3 yıldızdan oluşmaktadır; bunlar astronomik literatürde Alfa A,B,C olarak adlandırılmaktadırlar. Bunlardan Alfa C yıldızı güneş sistemimize en yakın olanıdır.

Santorlar, diğer medeniyetlerle birlikte, özellikle son 4000 yıldır dünyadaki evrimi izlemekte, ve insanlara evrimlerindeki bir sonraki adım olan Yeni Çağa geçişlerinde yardım etmektedirler.

Santorların teknik yetenekleri hayal edebildiğimizin çok ötesindedir. Devasa uzay gemilerinin yapımı ve yıldızlar arası seyahat, ancak Santorlar’ın da sahip olduğu maddeleşme ve madde boyutundan ileri bir boyuta geçme yeteneği ile mümkündür.

Ayrıca Proxima Centauri yıldızından gelen insana çok benzeyen pozitif motivasyonlu çok gelişmiş ırklarda vardır...

Siriuslar

Dünyamızdan 8 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve köpek yıldızı olarak da
bilinen Sirius, ileri bilince açılan boyutlararası bir kapı niteliğindedir. Siriuslular teknolojik ve spiritüel açıdan bizden binlerce yıl ileridir.

Siriuslular Pleiadesliler’e göre daha koyu renkte bir tene sahiptirler; ten renkleri açık kahverengiden çok koyu kahverengiye varan bir çeşitlilik göstermektedir. Çarpıcı bir göz yapısına sahiptirler; gözleri büyüktür ve hafifçe kesişmektedir.

Siriusluların atalarından bazıları uzak geçmişte gezegenimizle etkileşime geçmişler ve genetik projenin bir parçası olmuşlardır. Hatta bazıları kendi içlerinde genetik değişimlere uğramışlardır. Bu değişimler sonucu bazıları daha açık bir tene sahip olurlarken, bazıları ise genetik açıdan diğerlerinden çok daha farklı hale gelmişlerdir.

Siriusluların bazıları insana hiç de benzemeyen varlıklardır; daha çok böcek ve sürüngenleri andırırlar. Bunlar insan gibi memeli yaratıklar olmalarına rağmen, farklı bir görünüşe sahiptirler. Hem teknolojik hem de spritüel anlamda müthiş gelişmiş olumlu varlıklardır.

Sirius , geçmişte sibernetik varlıkların türevi olan sasquatch ( kocaayak ) , benzeri varlıkların bölgesidir. Siriuslar , geçmişte Orion imparatorluğu ile savaşıyorlardı. Genetik kaynakların , hayvan , bitki , mineral ve kozmik su vahası olan stratejik yıldız sistemlerinin yani sol ve özellikle Dünya (terra) yada Shan gezegenini kapsayan 21 yıldızlık sistemi içine alan bölgenin sakinleri olduklarını iddia ederler.

Vegalar

Vegalar, Dünya dan yaklaşık 26 ışık yılı uzaklıkta bulunan Lyra
takımyıldızındaki en parlak yıldız olan Vega’dan gelmektedirler. Bu varlıklar 1.80-2.10 cm boylarındadırlar. Kalın ve dayanıklı derileri vardır. Vegaların temel saç renkleri siyahtır; fakat aralarında koyu kahverengi saçlılar da bulunmaktadır. Bazı Vegaların ise çok az saçı vardır ya da hiç saçı yoktur.

Vegalar iki sınıfa ayrılmaktadır. İlk sınıftaki Vegalar insan benzeri varlıklardır. Oldukça çarpıcı gözleri vardır, fakat Zetalardan farklı olarak gözkapakları mevcuttur. İkinci tür Vegalar ise insana benzememektedirler. Böcek ve sürüngenleri andıran bir görünümleri vardır. Bu sınıftaki Vegaların saç renkleri genellikle yeşilimsidir. Derilerinde ve kanlarında bulunan bakır, vücutlarına yeşil bir renk vermektedir.
alıntı:internet

Chillout
16.02.2009, 17:34
Çok güzel bilgiler,teşekkürler.

likeufo
16.02.2009, 18:37
Dünya dışı varlıklarla temas kuran şahıslardan ve yakın gözlem raporlarından elde edinilen bilgilere göre gezegenimizi en çok ziyaret eden varlık grupları şunlardır:


PLEİADESLİLER

SİRİUSLULAR

ORİONLULAR

ZETA-RETİCULİLER

ARCTURUSLULAR

ANDROMEDALILAR

SANTORLAR

VEGALAR

NORDİKLER

MAVİLER
Dünya dışı varlık tipleri incelenirken anlaşılması gereken önemli noktalardan biri, tüm dünya dışı varlıkların insan görünümünde olmadığıdır. Farklı gezegen koşulları altında ve farklı atmosferik ortamlarda gelişen beden biçimleri, doğal olarak farklı görünümlerde olmaktadır. Bu nedenle evren, birbirine benzeyen ve benzemeyen sayısız yaşam formuyla doludur.

Ziyaretçiler arasında bizim galaksimizden olduğu kadar uzak galaksilerden gelenler de bulunmaktadır. Temasçılardan edinilen bilgilere göre, insanlarla iletişim kuran dünya dışı varlıkların çoğu pozitif bir motivasyona sahiptirler. Bu uygarlıkların büyük çoğunluğu teknolojik ve ruhsal yapı yönünden insanlardan çok ileridedirler. Onlar, insanların özgür iradelerine saygı duyarlar ve evrimimize herhangi bir şekilde müdahale etmezler.

AY-GÖZLÜLER

Işığa duyarlı büyük gözler ve donuk mavi derileri ile uzun boylu barış sever bir ırktır.Onlar , john Lear ve diğerlerine göre konuşmalarına izin verilmeyen ve susturulan astronotların Ay'da karşılaştıkları canlılar olabilirler. Bazılarına göre bu insanlar kuzey ırklarıyla birleşmiş olabilirler. Tufandan bir kaç yüzyıl sonra Batıya giden Nuh'un torunları oldukları söylenir. Onlara , derin mağara sistemlerinde rastlandığı da anlatılır.

ANAKİMLER

Els ya da basitçe " devler" "olarak da bilinirler. Eski İbrani adı geçen bu ırk , belkide genetik bir anormallik nedeniyle devleşmiş olabilir. İnsanların arasına karışmak için moleküler genişleme ve daralma ve de yıldızlararası gezebilme yeteneğine sahip oldukları söylenir.

CHUPACABRA

Anormal biyolojik varlıklar (ABE) olarak adlandırdığımız yabancı varlıklar bunlardır. Özellikle Güney Amerka'daki Hayvan öldürme olayları ile ilişkili oldukları söylenir. Gözleri ve kafasının şeklinden dolayı insana benzer olarak bilinen bu yaratık aslında bir melezdir. Tanıkların çoğu onu , kuyruğu olmayan iki ayaklı dikey bir dinozor olarak tarif ederler. Kafası ovaldir ve uzun bir çeneye sahiptir. Çenesinden aşağıya ve yukarıya doğru dışarı çıkan dişleri , ince ve dar bir ağzı , burun bölgesinde küçük delikleri ve kırmızı çekik gözleri vardır. Tüm bedenini saran sık kılları olduğu söylenir ve gözlemcilerin çoğu saçlarının siyah olduğunu ama bir bukalemun gibi renklerini değiştirebildiklerini söylerler. İki güçlü ayağı ve pençeli iki küçük kolu vardır. Bu ona , ağaçların üzerinden atlama ve koşma gücünü verir. Bazı tanıklar , basit bir sıçrayışta 20 adım yükselebildiğini iddia ederler. Bazılarına göre ise keçi görünümündirler. Bu yaratık , kırmızıdan efletuna , maviden yeşile değişen kirpi dikeni gibi uzantılara sahiptir. Birkaç tanık , yaratığın uçabilmek için uzantılarını ve kuyruğunu inanılmaz bir hızda salladığını döylediler. Puerto Rico ve diğer Güney Amerika ülkelerinde sık görüldüğü söylenir.

AGHARİANLAR veya AGHARTİANLAR

Kaynakların belirttiğine göre , binlerce yıl önce Gobi bölgesinde ve çevresindeki alanın altındaki mağaralarda yaşayan asyalı bir gruptur. Geçmişte başarılı bir krallık kurmuşlardı. Diğer gezegenlerle ilgilidirler. Hindu hikayelerine göre Tibet'in aşağısındaki büyük mağara sistemleri , Asya'nın Agharti mitolojisini oluşturur.

CETİLİLER yada TAU-CETİLİLER

Yanık tenli , insan görünümlü , Güney Amerika yada Akdeniz tipi insan ırkıdır. Dünya üzerindeki kafkasyalı insanlara önemsiz farklar dışında çok benzerler. ( kısa roma tarzı saç , uzun büyük burun , iri yapılılık ve lekesiz kulaklar ) Tau Ceti ve Epsilon Eridani , Vegalar , Ummiteler ve Pleiadeslilerle işbirliği içindedirler .

ULTRA-TERRANLAR

Paralel evrenlerin kesişimlerinde ve ya zaman akışı içinde karşılaşılan insanlar oldukları söylenir. Aslında fiziksel bir gerçeğin dışındadırlar. Kuramsal olarak mevcut bir diğer dünya , elektro-manyetik zaman engelinin zıttında bulunabilir. Zaman girdabında , kendi dünyamıza karşı gelen yani karşıt bir dünya varsa aslında o da bir madde evrendir. Bu iki zıt evrenin dışındaki diğer iki evrenin doğası bilinmeyendir, bu bize dörtlü uzay-zaman sistemini ima eder. ( bunlar ileri ve geri zaman akış sürecine sahip madde ya da anti-madde evrenleridirler) Dört evrenin hepsi , galaksilerin merkezindeki kara deliklerden çıkan süper enerjilerin bir sonucu olarak 11 boyutlu yoğunluğu sahiptir. Bu çok boyutlu gerçek , bir çok bilinmeyeni açıklayabilir. Dünyamızdaki nesneler , diğer evrende görünmez olabilirler. Örneğin Bermuda Şeytan Üçgeninde EM girdabına geçici olarak yakalanan bir pilot , terk edilmiş bir ada görür. Oysa kendi dünyasında aynı adada oturmuştur ama bu kez ada metruktur. Bazı insanlar , bir yol sürecinde evlerde , otellerde lokantalarda ya da benzeri mekanlarda durduklarını veya oraları gördüklerini ama aynı yoldan geri döndüklerinde bu tür yerlerin varlığını bulamadıklarını söylerler. Tüm boyutlar, aynı elektromanyetik üst tayfın bölümü olan birbirlerinin içine akabilirler. Bir dünyadan diğerine insanlar yada nesneler geçici olarak geçebilirler fakat kalıcı olamazlar çünkü başka boyuttaki kendileriyle karşılaştıklarında anti-madde tepkimesine neden olabilirler. 1850 yılında Almanya , Frankfurt-am-Order yakınında bir anda ortaya çıkan ve kimsenin tanımadığı Vorin isimli insan , yazarların güç-bela anlattığı garip bir Almanca ile konuşuyordu. Sakria'da yaşadığını ve Laxaria ulusundan olduğunu söylüyordu. (Dünyamızda bu isimler yoktur ) Bazı UFO olaylarında karşılaşılan Ultra-Terranlar başka evrenlerden kaymış olabilirler.

ATLANTLAR

Bunlar insansıdırlar. Güney Brezilya'da mağara kentlerde yaşarlar ve yardım sever olarak tanımlanırlar . Rivayete göre Tufan'dan önceki zamandan kalmadırlar. Atlantis İmparatorluğu halkından geldikleri için bu adı alırlar. Aslında bu günkü sakinlerin , eski Atlant toplumuyla doğrudan doğruya genetik bir bağı yoktur ama yinede aynı ırktan saylırlar. Kuzey amerika ve diğer kıtalarda onların kullandıkları disklere ve yeraltı bekçileri olan cücelere rastlandı.

MERİHLİLER

Marstaki iki ayda yaşarlar. ( Phobos ve Deimos ) yani Mars gezegeninin hem insan , hemde insan olmayan sakinleridirler. Bu uyduların Grilerin kontrolü altında suni olarak oyulmuş küçük gezegenler olduğuna inanılır. Kaçırılma , aşılama , programlama , değiştirme , süzme ve diğer projeler için kullanılırlar. Binlerce yıl önce Ay ve Mars'ın yüzeyi yaşama elverişliydi. Mars ve Ay'daki binlerce yıllık eski harabelerin geçmişteki felaketleri gösterdiğine inanılır.

ALFA-DRAKONLULAR

Alfa Darkoniste koloniler halinde yaşayan sürüngen varlıklardır . Onlar da binlerce yıl önce dünya üzerinde yaratıldıklarını iddia ederler ve amaçları dünyayı tekrar ele geçirmektir. Dünyaya gizlice süzülme aşamasını sona erdirip , planlanmış bir saldırıya hazırlandıkları söylenmektedir. Nüfus artışını , kirliliği ve diğer çevresel problemleri mazeret göstererek dünyalıları ortadan kaldırabilirler , savaşçı içgüdüleri güçlüdür. Drakonlular , bizim yıldızlararası platformda yer alacak kadar gelişmemizi istemiyorlar. Bu yüzdende sömürgeci olarak dünyayı ve dünyalıları durdurmaya kararlılar .

GİZAN/GİZEH CANLILARI

Gizeh insanları , Pleiadeliler ( Billy Meier ilişkileri ) gibidir . Eski mısırlılar gibi giyindikleri ve mısır'ın güneyindeki labirent benzeri kentlerde yaşadıkları anlatılır. Teknoloji aracılığı ile bazı insanlarla ilişkileri vardır . iddialara göre , Mısır'ın güneyinde Amerikan hükümeti ile yakın ilşkide bulundukları gizli bir üs vardır. Gizan insanlarının amaçlarının , antik Mısır kültürünü ve egemenliğini canlandırmak olduğu söylenmektedir.

BERNARDLILAR

Bernard yıldız sisteminin sakinleridirler. Onlar hakkında fazla bilgi olmamasına rağmen , insan varlıklar olarak bilinirler. Bizim sistemimiz içerisinde görünmeyen bir takımyıldızda bilinmeyen bir amaçla saklanmaktadırlar.

LYRALILAR

Lyra insanlarının ( insanlarla aynı nesle sahip oldukları söyleniyor) bir kaç bin yıl önce sistem dışına sürüklendiğini farz edin. Lyra savaşları sürerken kitleler halinde sistemi terk ederek Pleiade, Hyade , ( Taurus Takımyıldızında , Dünyadan yaklaşık 130 ışık yılı uzaklıkta ) ve Vega Yıldızının bölgeye kaçtılar. Bizim sistemimize benzeyen bu bölgelerde hala insanlarla , timsah cinsi griler savaşmaktadırlar.

TELOSLULAR

Tufan'dan önceki yıllarda su altındaki kolonilerde yaşayan sarışın , uzun boylu insanlar ; Kuzey Amerikanın batı eyaletlerine yerleşmişler ve Kuzey Kaliforniyadaki Shasta Dağının çevresinde toplanmışlardı , büyük mağara kentlerinde yaşıyorlardı. Lemuria olarak adlandırılan Tufan'dan önceki zamana ait uygarlıkların bir bölümünün Telosolduğuna inanılır. ( Gerçekte Lemuria , Hint Okyanusunda kaybolmuş mitolojik bir kıtadır Pasifik okyanusundaki kıta Elam-Mu olarak adlandırılmıştı )." Telosi " sözcüğü eski yunancada "kararlı çok çalışma " anlamındadır. Bazılarına göre bu insanlar , Maya kabilelerinin atalarıydılar. Hava gemileri " Vimanas " olarak adlandırılır. Telosianlar , Ashtar toplu zekaya bağlantılı ruhani düzenin içindedirler ve diğer boyutlu varlıklar gibi Satürn , Sirius Arcturus'taki dünya-dışı varlıklarla bağlantıları vardır.

ORANGE

Bu varlıklar , Kuzey Meksika ve ABD Güney Nevada'da görülmüşlerdir. Sarı , kırmızı ve portakal renkli saçlarıylainsan soyuna benzerler . Bedenleri de insana benzerdir. Ama yüzleri genetik olarak sürüngen türüdür . İnsanlar gibi üreme organlarına sahiptirler . Bazılarının Bernard Yıldızı'yla bağlantıları vardır.

BUKALEMUN

Sürüngenler genetik olarak insan gibi görünmek amacıyla kendilerine üreme olanağı verdiler. Ayrıca insanların dış görüntüsünü oluşturmak için lazer negatifleri ve ya moleküler şekil değişimini kullandılar . Bu tesisler , Washington , Fort Lewis ; California ,Deep Springs ; Newada Groom Gölü ; Utah , Dougway ve Meksika'da yüzeyin altında kullanılmaya hazır bulunmaktadır. Kısacası , bu yaratıkların şekil değiştirmiş olarak aramızda yaşadıkları anlatılmaktadır. Sadece gözleri değişmemektedir , bunun için de ince ve dar gözbebeklerinin iris tabakasını saklamak için suni lens kullanırlar. Bazı iddialara göre ise genetik olarak insan toplumunu ele geçirmeye hazırlanan bir ırkın öncü askerleridirler.

NAGAS

Sürüngen türünde , büyük burunlu Griler olarak adlandırılırlar. Tibet ve Hindistan hikalerinde önemli bir rol oynarlar . Yaklaşık 2-2.5 metre uzunluğunda ve kül yeşili renktedirler . İnanca göre , Dünyada binlerce yıl önce varolan iki ayaklı kertenkele cinsi varlıklardan gelmektedirler. Bazı kaçırılanlar , bu canlıların , bir dinozor türü olan Velociraptor'a benzediğini iddia ederler . Anlatılanlara göre eski zamanlarda Antarktika'da bulunan bu ırk ve Gobi Çölü bölgesinde , İskandinav ırkı ile yapılan ünlü savaşı kaybettikten sonra yeraltına saklandılar.


UMMİTELER

Dünya (Güneş ) sisteminden 14 ışık yılı uzaklıktaki Kurt 44 Yıldızından geldiklerini söylüyorlar ve belki Lyran kolonileriyle eskiye dayanan bağlantıları var. Ummiteler , ( Ummo Gezegeninden ) görüntü olarak İskandinav olduğu söylenen Lyran-Pleaideliler gibidirler. Bu yüzden sarışın ya da Nordik toplumlarla bağlantıları olabilir
alıntı:internet

ceren1
16.02.2009, 19:01
Ben de rüyamda uzaylılar görüyorum o kadar fazla artık tv e vs koyuyorlar ki rüyalarıma girdiler. bir sürü uzay gemisi vardı. Sonra bi uzaylı küçük boylu ve yeşil, geldi el sıkıştık :D. Saçma sapan bir rüya korkmadım, hatta sevindim geldiğine ne hikmetse:).

likeufo
17.02.2009, 11:16
Ceren1 sana bir kaç tane örnek vereyim ki bunlara yüzlerce örnek verebiliriz. Genellikle kaçırılma olayları rüyalarla başlar ve bir nebze insanın alışması sağlanır.Rüyalarımızı amaaannn boşver rüyadır diye bir kenara atmamak gerekir.Bu arada yakında sadece kaçırılma olaylarını geniş kapsamlı olarak konu alan yazılarıma başlıycam ilgilenen arkadaşlar okuyup bilgi sahibi olabilirler.

1968-1990'lar İspanya

Marive önce garip rüyalar görmeye başlamıştı...

Marive adındaki genç kadın, 1968 yılından beri, yani 8 yaşından beri uzaylılar tarafından ziyaret edildiğini söylüyor. İlk ziyarette ince uzun yapılı "Dünya Dışı Varlıklar", onu yatağından alıp uzay gemisine götürmüşler ve burada yapılan bir ameliyatla bedenine bir mikrocihaz yerleştirilmiş.

Marive rüyalarla başlayan deneyimlerini şöyle anlatıyor: "1968 Eylül ayından beri tekrarlanan aynı rüyayı görmeye başladım. Düşümde gürültüyle uyanıp Malaga'daki evimin balkonuna çıkıyorum. Sokakta korku içinde bağırarak koşan insanlar var. Sonra gökyüzüne baktığımda üçgen oluşturacak şekilde uçan üç uzay gemisi görüyorum."


1990'1ı yıllar ABD

İpnozla ortaya çıkan bir başka gerçek...

Susan uzun zamandır uykusunda devam eden kabuslardan şikayetçiydi. Ancak uyandığında tam olarak ne gördüğünü hatırlamıyordu. John Mack'ten yardım istedi ve ipnoz seanslarına başladılar. Geriye gidiş seansları sonunda, Susan'ın "Gri Varlıklar" tarafından kaçırıldığı ortaya çıktı...

Gemide düz bir yere yatırıldığını, yapılan jinekolojik muayeneyi ve içine yerleştirilen minik tüpü çok iyi hatırlıyordu. Bir başka ziyarette kendisine iki çocuk Gri varlık gösterildi. Solgun tenli varlıklar Susan'a: "Sen bizim annemizsin..." dediler...

1990'lar İspanya

Maria Dolores'in bedeninde kalan izler...

Başka bir tanık Maria Dolores ise, yaşadığı şehir Barcelona'da UFO gözlemleri sonrasında kaçırılma deneyimiyle karşılaşmıştı. Tıpkı diğer kaçırılanlar gibi, o da defalarca uzay gemisine alındığını söylüyordu. Ancak bir kaçırılma gecesinin sabahında karnında üçgen oluşturacak şekilde beliren kırmızı lekeler oluştuğunu fark etti. Hemen doktora başvurdu fakat tıbbi muayene kırmızı lekelere bilimsel açıklama getiremedi.

Maria Dolores'in kızı da aynı gece rüyasında devasa ışıklı bir üçgen gördüğünü ve korkuyla uyandığını anlattı doktora.
alıntı:internet

xxSxx
17.02.2009, 11:49
Bunlardan biriyle nasıl tanışabiliriz acaba merak ediyorum?

likeufo
17.02.2009, 12:33
Tanışma deyince önce bunu ne kadar çok isteyip istemediğine ve psikolojinin bunu kaldırıp kaldıramayacağını bir ölç istersen. Ardından farkındalık başlar zaten... Ama size şunu söyleyim benim temaslarım hep istemsiz bir şekilde gelişti. Yani bu konuda isteyerek bunu nasıl yapabiliriz sorusuna pek ayrıntılı cevap veremiyecem. Fakat uzaylı varlıklarla insanlar arasında kanallık yapan bir takım insanlar var.Bu kişiler vasıtasıyla da görüşülebileceğini biliyorum.

xxSxx
17.02.2009, 12:44
Bu farkındalığı tetiklemek için yapabileceğimiz birşey varmı senin yazdıklarını okuyunca daha da bir istek geldi içime ama nasıl olacak bilmiyorum.Bir de bu kanallık yapan dediğin kişileri nasıl bulabiliriz?

Chillout
17.02.2009, 13:07
bu farkındalığı tetiklemek için yapabileceğimiz birşey varmı senin yazdıklarını okuyonca dahaha bi istek geldi içime ama nasıl olacak bilmiyorum birde bu kanallık yapan dediğin kişileri nasıl bulabiririz
Farkındalığı arttırmak için meditasyon yöntemleri kullanabilirsiniz.Meditasyon ve farkındalık arttırma için sitemiz içinde araştırma yapabilirsiniz.Kanallık yapan kişilere gelince de çeşitli kitap ve yayınlarda bu insanlar hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.Araştırmanızı öneriyorum.Bu konudaki yetkili Moderatörümüz zaten gerektiği kadar detayı paylaşıyor.

likeufo
17.02.2009, 15:54
bu farkındalığı tetiklemek için yapabileceğimiz birşey varmı senin yazdıklarını okuyunca daha da bir istek geldi içime ama nasıl olacak bilmiyorum.Bir de bu kanallık yapan dediğin kişileri nasıl bulabiririz?
İngilizce çevirilerim bitince bu konuda daha ayrıntılı olarak bilgi verebilecem...

likeufo
17.02.2009, 16:12
Bu tanımladığım uzaylı varlıklardan bazılarının resmlerini koymak istiyorum.Şimdilik birkaçı ama yakında diğerlerini de eklerim.
Ayrıca bu fotoğrafını eklediğim varlıklar hakkında daha geniş bilgi ve temaslarda bizlere aktardıklarını başka bir konu başlığı altında ele alıcam.

Dünya dışı kozmik üstadlardan biri olan Ashtar Sheran 1956 yılında Berlin’deki Peer Grubu’nun Alman medyumlarına çok önemli tebliğler verdi.Ashtar Sheran’ın medyum tarafından tasvir edilip çizilen temsili resmi aşağıda görülmektedir.

Bu fotoğraflar da ERRA gezegeninden gelen Pleaidesler varlık tipine aittir.

Güney Afrika’nın en ünlü temasçısı Elizabeth Klarer’ın Meton gezegeninden gelen Akon adlı uzaylıyla temasları olmuştur.Klarer İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde meteoroloji eğitimi almış ve Güney Afrika Hava Kuvvetleri UFO Departmanı’nda UFO gözlemciliği görevi yapmıştır.

Akon'un fotoğrafı:

xxSxx
19.02.2009, 09:10
Çevirini merakla bekliyorum Likeufo.

alevalev
03.05.2009, 17:24
güzel paylaşım:) ama uzaylı var mı yok mu tartısılır...

Pocahontas
03.05.2009, 18:28
uzaylı veya ismi herneyse şahsen ben tartışılacağını sanmıyorum
sonsuz olan evrende sadece bizlerin var olduğunu sanmak saçma ve bencilce olur.
ama bu şekil betimlemeye göre bakış açısı içerisinde olmakta zor çok fantastik ve uçarı buluyorum.

osho
03.05.2009, 23:04
özür dileyerek söylüyorum ama bilgilerin hepsi yanlış...

Yesil Cingene
01.11.2009, 20:24
özür dileyerek söylüyorum ama bilgilerin hepsi yanlış...
Yanlış olduğunu söylemek için, doğrusunu bilmek gerekir. Bir tek bu bilgiler yanlış demekle olmaz. Aksini ispat etmeniz beklenir.

BİRTSEN
06.11.2009, 18:27
Merak ettiğim birşey var kuranı kerimde uzaylılardan bahsedilmiyor.Acaba uzaylı diye nitelendirdiğimiz varlıklar cinler olabilirmi?

Oddie
06.11.2009, 18:32
Merak ettiğim birşey var kuranı kerimde uzaylılardan bahsedilmiyor.Acaba uzaylı diye nitelendirdiğimiz varlıklar cinler olabilirmi?
Çok kere tartışılmış düşüncelerden biri...Dönemin şartlarına bakacak olursak Peygamber efendimiz(s.a.v.)in ''Bunun ötesinde bizim gibi pek çok canlı var'' demesi büyük ölçüde sapkınlığa yol açabilirdi.İnsanlar göğe tapabilir yada dinimizi yanlış bulabilirdi.Peygamber efendimizin mikroplar için de cin olarak söz ettiğini unutmamak gerekir...

Kontejyan
06.11.2009, 19:47
Çok kere tartışılmış düşüncelerden biri...Dönemin şartlarına bakacak olursak Peygamber efendimiz(s.a.v.)in ''Bunun ötesinde bizim gibi pek çok canlı var'' demesi büyük ölçüde sapkınlığa yol açabilirdi.İnsanlar göğe tapabilir yada dinimizi yanlış bulabilirdi.Peygamber efendimizin mikroplar için de cin olarak söz ettiğini unutmamak gerekir...
Mükemmel bir açıklamada bulunmuşsunuz teşekkürler size.

BİRTSEN
18.11.2009, 11:55
Uzaylı resimleri:)


kaynak:internet

İgnas
23.01.2010, 23:40
Çok kere tartışılmış düşüncelerden biri...Dönemin şartlarına bakacak olursak Peygamber efendimiz(s.a.v.)in ''Bunun ötesinde bizim gibi pek çok canlı var'' demesi büyük ölçüde sapkınlığa yol açabilirdi.İnsanlar göğe tapabilir yada dinimizi yanlış bulabilirdi.Peygamber efendimizin mikroplar için de cin olarak söz ettiğini unutmamak gerekir...

mikroplardan cin olarak bahsetmek mi? ilk defa duydum.
ayrıca kuranda insanın topraktan ( madde) ve cinlerin dumansız ateşten (enerji) yaratıldığı açıkça belirtilmiş.Yani et kemik bedene sahip bir canlı için cin tanımını kullanmış olamaz.Ayrıca mikrop olayı biraz saçma geldi,ayrıntılı bilgi verirseniz sevinirim....

cibabu
20.02.2010, 01:21
Uzaylılar konusu çocukluğumdan beri ilgimi çeken bir konudur.Hep gökyüzüne bakarken aklımdan geçmiştir acaba birgün birisiyle tanışır mıyım ve bu tanışma olayını korkmadan kaldırabilir miyim diye.Bu sebeple bende rüyalarımda ara ara uzaylıları görürüm( biraz hollywood vari olsa da) sanırım tamamen bilinçaltı bir durum.O sebeple yazı dizisi çok hoşuma gitti emeğinize sağlık devamını sabırsızlıkla bekliyorum. :)

Psişik
20.02.2010, 11:14
likeufo fotodaki lya adlı ddv değil sanırım onun resmi net çıkmamıştı yanlış bilmiyorsam
Birde ufo olaylarını istismar eden dünyaca ünlü yazarlarda var bundan çıkar sağlayan.
Ufolar var emin konuşuyorum gözlemlerim oldu çok kere ve halada gözlem yapmaya devam ediyorum.Kendi çapımda kayıtlarımda var ama bir kumburgaz ufosu kadar net çekimlerim olmadı elime prof.kamera geçer geçmez bunuda yakalayacağımdan eminim.Sevgiler.

zaparog
28.05.2010, 15:28
hayal gücünüze hasta oldum

Kontejyan
28.05.2010, 15:34
hayal gücünüze hasta oldum
Heryerde muhalefet yazılarınızı mesajlarınızı okuyorum, site statüsünü begenmediyseniz gidebilirsiniz, heryerde bi kinayeli yazınız var... Nedir bu?

sabahh
28.05.2010, 16:09
ya uzaylılara oldu bitti inanamadım nedense haberlerde çıkan o kaçırılma hikayeleri yada şurada gördük diyen 2 dagın arasını gösteren köylüler hep bu tip haberlerden kaynaklanıyor sanırım hatta derya adında bir adam vardı izmirde yaşıyordu uzaylılarla konuştugunu kendisine bir takım yazılar yazdırdıklarını idda etmişti çok tartışılmıştı ve bazı din adamları uzaylının olmadıgını bunun cinlerle alakalı oldugunu söylemişlerdi belkide bu düşünceleri benimsediğim için inanamadım ama şimdi merak ettim araştırmak istiyorum paylaşımınız içinde çok teşekkürler emeginize saglık.......

Yesil Cingene
28.05.2010, 19:07
hayal gücünüze hasta oldum
Biz de sana hasta olduk Zaparog :nopity:

beytullah
28.05.2010, 22:04
Bilim Adamları Nasıl Yorum Yapıyo Bilmem Bu Konuda Ama Bence Uzaylı Var...

Chillout
28.05.2010, 22:36
Biz de sana hasta olduk Zaparog :nopity:

Hem de koma derecesinde. Yahu madem dalga geçeceksiniz ya da inanmıyorsunuz neden bu siteye üye oluyorsunuz? Gidin başka yerlerde değerli zamanlarınızı geçirin. Ne siz üye olarak vakit geçirin ne de biz banlamak için vakit geçirelim. ;)

Necromancer
28.05.2010, 22:38
Bu tanımladığım uzaylı varlıklardan bazılarının resmlerini koymak istiyorum.Şimdilik birkaçı ama yakında diğerlerini de eklerim.
Ayrıca bu fotoğrafını eklediğim varlıklar hakkında daha geniş bilgi ve temaslarda bizlere aktardıklarını başka bir konu başlığı altında ele alıcam.

Dünya dışı kozmik üstadlardan biri olan Ashtar Sheran 1956 yılında Berlin’deki Peer Grubu’nun Alman medyumlarına çok önemli tebliğler verdi.Ashtar Sheran’ın medyum tarafından tasvir edilip çizilen temsili resmi aşağıda görülmektedir.

Bu fotoğraflar da ERRA gezegeninden gelen Pleaidesler varlık tipine aittir.

Güney Afrika’nın en ünlü temasçısı Elizabeth Klarer’ın Meton gezegeninden gelen Akon adlı uzaylıyla temasları olmuştur.Klarer İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde meteoroloji eğitimi almış ve Güney Afrika Hava Kuvvetleri UFO Departmanı’nda UFO gözlemciliği görevi yapmıştır.

Akon'un fotoğrafı:
Bize benzeyen bir ırk olması ne güzel.Diğer uzaylı formları midemi bulandırıyor... :nopity:

ori24
28.05.2010, 23:27
Bunlar mükemmel bilgiler böylece uzaylı gruplarını tanımış oldum teşekkürler.

madammuja
06.07.2010, 13:54
benim merak ettiğim tüm bunlar neden açıklanmıyor? halk bilgendirilmiyor?

paranoise
06.07.2010, 14:10
benim merak ettiğim tüm bunlar neden açıklanmıyor? halk bilgendirilmiyor?



Her gelişmiş ülke edindiği ilginç ve müthiş bilgileri elbette dünyadan saklıyor. Bilgi paylaştıkça çoğalır ama şimdilik bu tür bilgileri paylaşmak tehlikeli olabilir. Toplumda kaos etkisi yaratabilir. Uzaylı varlıklara inanmayanları bir düşünsenize? Bütün inançları bir anda çöküşe uğrar. Kimileri kabullenemez düşman ilan eder olur mu olur binbir türlü insan çeşidi var dünya da. Bence dünyaşı dışı canlılar da bunun farkında ve bu yüzden dünyaya kendilerini tanıtmak maksadıyla uğramıyorlar. Zaten onlarla iletişim halinde olan insanlar da ilim sahibi insanlar. Örneğin rahip gibi düşünün kim bu denli gizli ve değişik bir bilgiyi paylaşır ve onlar istemiyorsa? Forumda nasıl herkes psişik yeteneklerini yazsın adlı konuya sıcak bakmayıp yeteneğini yazmıyorsa onlarla iletişim içinde olan insanlar da bunu dünyaya duyurma gereksinimi duymuyorlar. Zamanı geldiğinde zaten herşey açıklığa kavuşacaktır. Kısa ve detaysız bilgiler sunuluyor dünyaya zaten bunlar da o kadar sorgulanmıyor. Kimileri çıkıp hayalgücü diyor kimileri inanıyor ve takip ediyor kimileri o zamanın gelmesini bekliyor.
Ama emin olduğum birşey var kişisel görüşümdür "yalnız değiliz" ;)

fairy..chi
06.07.2010, 14:32
Bu konudan bahsedilmesi çok hoş. Onları görmeyi çok istiyorum. Onları görmeyi istiyorum ama birde şu var. Gelen iyi niyetli bir uzaylı olmazsa. İyi niyetli bir UFO'nun bana uğramasını çok isterim (:

Chillout
06.07.2010, 17:19
Bu konudan bahsedilmesi çok hoş. Onları görmeyi çok istiyorum. Onları görmeyi istiyorum ama birde şu var. Gelen iyi niyetli bir uzaylı olmazsa. İyi niyetli bir UFO'nun bana uğramasını çok isterim (:
Artık dünya dışı uçan dairelere rastlarsak şanslıyız. Dünya yapımlarından sıra gelirse karşılaşırsınız. :)

İrwağ
06.07.2010, 18:38
Güzel bir konu
ve de güzel bilgiler
uzaylıların olduğuna inanıyorum çünkü olmadığına kanıt gösterecek bişey yok henüz aksine bir çok görüntü fotoğraf ve görgü tanığı var onlardan korkulması gerektiğini düşünmüyorum zaten niyetleri kötü olmuş olsaydı bize saldırılardı bence onlarla iyi anlaşırız : )

oman
08.07.2010, 14:48
harika bir çalışma olmuş...

cooldeepblue
24.07.2010, 12:14
bıraz mantıklı dusunursek zaten arkadaslar koskoca evrende tek bızım oldugumuzu dusunmek sacma olur.......yanı dusunsenıze bıze can veren alalh mılyarlarca gezegende neden baska canlılarada yer vermesınkı..yanı o gezegenlerın bos oldugunu dusunmek sacma olur bence .haksızmıyım??

bendeniz
26.07.2010, 20:33
Konuyu biraz okuduktan sonra daha iyi anliyorum neden Rüyalarimi hatirlamiyorum diye meram hergün isinlanip bir yerlerde dolasiyorum sonrada buraya geri gönderiliyorum. En iyisi yatak odasina bir kamera takayim bütün gece ne oluyor görürüm.

Hersey cok güzelde neden ozaman kuran hak dini ise bukadar varliktan söz edmiyor herseyin cevabi var iken sadece insanicin olarak gecen varliktan ve meleklerden bahsesediyor. Demekki bu uzaylilar bisim bildigimiz insanicin denilen varliklar. Ayrica Süleymanin Cinlere hükmesi vs bunlari biliyoruzda simdi bunlar Alien oldu ozamn cin deniliyordu simdi Alien ne fark ederki.

Bunlari biraz dikkat edelim bizi Astar kurtaracak diye bir beklentimiz olmasin Bizim Tek kurtaricimiz Allah cc Hz Muhammet sav ümmeti baska kurtarici beklemek bence yanlis. Hiristiyanlarda Isadan medet umuyorlar Tanrinin oglu diye tek kurtarici.

Birde sunu deginenyim Anukiler gelip dünyada genetik insani asilamislar bu nedemek oluyor ozman bir tanri olarak Anukilerimi Tapacagiz Hasa Allaha Sirkmi kosacagiz.

Cinleri hic bir zaman güvenme bunlar gelse gelese sade ifritleri gelir sizleri yolda birakip ancak cehenneme gönderirler.

Tabiki bunlar kendi görüslerim Herkesin görüsünede saygim var.

zenithmx
27.07.2010, 23:21
bilinen 4 kitabın hiç birinde uzaylı yada dünyada bulunan zahir ve gayb alemine ait varlıklar dışında hiç bir varlıktan yani dünya dışı varlıklardan bahsetmez. Fakat bu olmadıkları anlamına gelmez. Bunu söylediğim için oldukları anlamınada gelmiyor. Tamamen inanç meselesidir. Sevgili Chillout'un da dediği gibi replikalarından ayırt edebilirsek :)

Tapınmak için binlerce yıl herkes birşeyler bulmuş. Bu da yine tamamen inançla ilgilidir. Büyük dinlerde olduğu gibi Hristiyanlar Hz.İsa yı Tanrı bize oğlunu gönderdi demişlerdir. Müslümanlarsa Allah'ın elçisi o da bizim gibi insan demişlerdir. Birçok örnek var en bilinenlerden verdim.

Cinler konusuna gelince bunun hakkında birçok yorum yaptığımız başlıklar var tekrarlayıp diğer kullanıcıları sıkmak istemiyorum forumda biraz gezinin.

He bu arada sanırım takıcağınız kamera bir işe yaramayacaktır. Şayet gerçekten söylediğiniz şeyi yaşıyorsanız bunun fiziksel olduğunu sanmıyorum.

YasinLY
27.07.2010, 23:28
Kur'an-Kerim'de uzaylılardan bahsetmese de binlerce âlem olduğunu söylüyor bunu araştırabilirsiniz... Bu evrende sadece insanlar mı yaşıyor, sadece hayvanlar mı yada bitkiler mi ? Sadece cinler mi ? Bizim bilemediğimiz daha çok alem var... Uzaylılar var demiyorum. Ama olabilir diyorum. :)

bendeniz
28.07.2010, 00:14
He bu arada sanırım takıcağınız kamera bir işe yaramayacaktır. Şayet gerçekten söylediğiniz şeyi yaşıyorsanız bunun fiziksel olduğunu sanmıyorum.

Gayet iyi anliyorum likeufo (http://www.gizlimabet.com/member.php?u=2536) 'nun vermis oldugu metnin Almancasina okudum daha genis capta aciklamar var. Orada yazan bazi konular var bizler icin hic uyusmayan konular oldugu icin bunlarin devami geldiginde insanlari sapitmaktan baska sey degil bence. Daha öncede yazdim Anukiler biz insalari köle olarak dünyada calistirilmak icin genetik degisimleri ugratip yaratigini yaziyor.
Sizce bu nedemek oluyor Allah cc degilde Anukiler insan soyuna yaratti ozman onlari tapmaniz lazim onalari iman edmeniz lazim. Böyle bir sacmalikgimi inanip gelecek olan ilerde büyük felekatte biz insanlari gemilerini bindirip kurtareaklar. Gecmiste Amerikata olan olaylari duymusunuzdur yüzlerce insanin öldügünü. Seytaninin oyununa gelmeyelim bunlari inanarak ister hiristiyan olsun ister Müslüman hangi dine menzup olursa olsun.

Daha önce yazdigim sizin cevap verdihiniz konu ile harhangi birsey yapip ne oldugunu anlama imkani varmi?

Belladona
28.07.2010, 09:00
"Bazen evrende tek olduğumuzu düşünürüm , dehşete kapılırım
Bazen evrende başka zeki canlılar da olduğunu düşünürüm, yine dehşete kapılırım.."

Carl Sagan

zenithmx
29.07.2010, 18:09
Sevgili "bendeniz" yazdıklarınızı anlamakta güçlük çekiyorum. Yabancı bir ülkeden katıldığınızı dil konusunda aksaklıklar yaşadığınızı düşünerek soruyu kime yöneltiğinizi bile anlamadım. Ki soruyu da anlamadım zaten.

Anladığım kadarıyla cevap veriyim; İnancınız neyse ona devam edin diyorum ben. Başka birşey diyemiyorum tam anlayamadığım için. Onların söyledikleri gerçekleşse bile kimse bizi gemisine bindirip bir yerlere götürmeyecek. Bu kadarından eminim :)

bendeniz
29.07.2010, 18:30
Sevgili "bendeniz" yazdıklarınızı anlamakta güçlük çekiyorum. Yabancı bir ülkeden katıldığınızı dil konusunda aksaklıklar yaşadığınızı düşünerek soruyu kime yöneltiğinizi bile anlamadım. Ki soruyu da anlamadım zaten.

Anladığım kadarıyla cevap veriyim; İnancınız neyse ona devam edin diyorum ben. Başka birşey diyemiyorum tam anlayamadığım için. Onların söyledikleri gerçekleşse bile kimse bizi gemisine bindirip bir yerlere götürmeyecek. Bu kadarından eminim :)


Tesekkürler zenithmx bende aynisini söylüyorum. Evet uzun zaman yabanci ülkede yasadigim icin Türkce yazma konusunda bir hayli sornaniyorum.

BlackMilk
30.07.2010, 03:07
...Daha öncede yazdim Anukiler biz insalari köle olarak dünyada calistirilmak icin genetik degisimleri ugratip yaratigini yaziyor.
Sizce bu nedemek oluyor Allah cc degilde Anukiler insan soyuna yaratti ozman onlari tapmaniz lazim onalari iman edmeniz lazim.


Diyelim ki bu doğru bir varsayım, diyelim ki biz dünyalıları Anukiler yarattı; nasıl ola ki sizi var eden annenize tapmıyorsanız, burada adı geçen varlıklara da tapmassınız, onların da yaratıcısı olan (bu durumda sizin de içine dahil olduğunuz varoluşsal sistemin de) yine Tanrı'dır. İçiniz rahat olsun, her durumda Allah cc.'ye tapmaktan sizi kimse alıkoyamaz.

Chillout
30.07.2010, 04:26
Genel olarak sürekli bu konuda sorulan sorulara değinmek istiyorum. Bu sorular ne kadar cevap verilse de sürekli soruluyor. Şimdi bazılarına ben genel olarak bir kere daha yanıt vereceğim. Bazı cevaplarımı somut olarak kanıtlayamayacağım şimdiden bilginiz olsun.

Soru : Uzaylı var mı?
Cevap: Biz uzayın sakinleri isek, bizim galaksimiz gibi milyarlarca (belki katrilyon) galaksi varsa ve sadece bizim galaksimizde milyonlarca bizimkine benzer güneş sistemi varsa alın hesap makinesi hesaplamaya çalışın. Ortaya çıkacak (çıkarabilirseniz) sonuç bize inanılmaz bir rakam dizesi verir. Pekala bu kalabalıkta bu kibir nedir? Koskoca kainatta sadece bizim gezegende mi uygun yaşam koşulları var? Ayrıca unutmayın ki havasız ve ışıksız ortamlarda da yaşayabilen organizmalar dünyada bile bulunmakta. Bir organizmanın uzayın bir yerinde yaşayabilme olasılığı karmaşık yapıda canlıların da ortaya çıkmasını mümkün kılar. Yani biz uzaylıyız ve bu uçsuz bucaksız uzay ortamında yalnız olduğunuzu düşündirten ya mantıksızlıktır ya da korkulardır.

Soru : Uzaylılardan korkmalı mıyız?
Cevap: Gerçekten tanıyıp bilmediğiniz her şeyden korkmalısınız. Karanlık bir yolda yürürken arkanızda beliren gizemli bir yabancıya karşı nasıl temkinli olmanız gerekiyorsa bu konuda da temkinli olmasınız. Üstelik o yabancı da sizin türünüzden, bir de sizin türünüzden olmayan bir şey olduğunu ekleyin.

Soru : Uzaylıları dinler benimser mi?
Cevap: Evet, bir şekilde zaten onların varlığına işaret eder.

Soru : Dinleri var mıdır varsa illa semavi dinlerden mi olmalıdır?
Cevap: Elbette dinleri olanlar da olacaktır olmayanlar da. Sizden çok daha ileri bir teknolojideler diye sizin inandığınız dine inanmak zorunda değiller. Sonuçta dünya üzerinde bile semavi dinler tarih ve topluma göre değiştirilerek vermiştir. Herkesin mantığı ve yaşam koşullarına uygun bir din elbette verilir. Hatta özgür irade ile dinsizlik bile seçilebilir. Yani uzaylılar için din tartışmak son derece gereksiz bir meseledir. Daha önce irdelenip anlaşılması gereken meseleler vardır.

Soru : Devletlerin ellerinde kayıtlar ve bilgiler var neden paylaşılmıyor?
Cevap: Bir devlet, denetiminde olmayan hiçbir şeyi genele yayamaz. Bu denetimsizlik göstergesidir ve otoriteyi sorgulatarak, anarşiye yol açma potansiyeline sahiptir. Bunun dışında da bir çok neden vardır ama bu ilkidir. Siz şimdi kendinizi devlet çıkarları ve bekaası için çalışan bir merci olarak görün ve karar verin elinizdeki az bilgilerle, açıklar mısınız? '' Sevgili xxxx ülkesi vatandaşları, biz bir şeyler bulduk ama hiçbir şeyi tam bilmiyoruz ve bir anlaşmazlık olursa gücümüz de yetmeyebilir..'' gereksiz galeyana gerek yok. ;)

Soru : Gerçekten uzaylı teknolojisi insanlar tarafından kullanılıyor mu?
Cevap: Kesinlikle ve %100 EVET.

Soru : Bazı devletlerin iş birliği yaptığı doğru mu?
Cevap: Kesinlikle evet ama hangi düzeyde bilinmiyor. Bu ilişkinin çerçeveleri de bilinmiyor.

Soru : Dünyamıza en yakın kalıcı uzaylı yaşam alanları nerededir?
Cevap: Dünyanın içinde ve illa dünya dışı diyorsak uydumuz Ay'da.

BlackMilk
30.07.2010, 05:16
Astronom Harlow Shapley bunu ihtimali sayılara dökmüş; "Teleskoplarımızın görüş alanı içinde yaklaşık olarak 100.000.000.000.000.000.000 (yüz kentrilyon) yıldız bulunduğunu ve bunların binde birinde gezegenler sistemi bulunduğu tahmin ediliyor. BU tahminin temelinden hareketle, söz konusu yıldızların binde birinde hayat için gerekli koşullar olduğunu kabul edersek, geriye 100.000.000.000.000 yıldız kalıyor. Peki bunların kaçında hayata uygun atmosfer var? Binde birinde mi? Öyleyse 100.000.000.000 yıldız hayat için gerekli atmosferi taşıyor demektir. Daha ileri giderek bunların binde birinde hayatın ortaya çıktığını düşünürsek, şu anda üstünde hayat olan 100 milyon gezegen bulunduğu anlaşılır. Bu hesaplar günümüzün tekniğiyle yapılan teleskopların gösterdiği yıldızlar temel alınarak yapılmıştır. Bu arada tekniğin her gün gelişme gösterdiği unutulmamalıdır..." ( sene 1968 !!! )


İlgilenenler için kaynak:
Tanrıların Arabaları, Erich von Daniken,1968.

E-book:
http://rs304.rapidshare.com/files/86229792/TA.rar

Kontejyan
30.07.2010, 05:42
İslam dini Peygamberi tanıtırken ''Biz seni 72.000 aleme Peygamber seçtik der...''
Sayın bakalım kaç alem biliyorsunuz 15 tane sayabilene tüm masraflar bana ait rızk vekfi yapılacak.. Hadi bakalım...
İnsanın idrak sınırları dışında bir konudan bahsediyoruz, elbette uzaylı var, aslında bu yanlış bir tabir uzay dedigimiz kainat dairesi, bu bağlamda bizde uzaylıyız.. Kelebeklerin ömürleri 1-2 gün iken ona 70 yıldan bahsedemezsiniz, çünkü 1 gün onun için büyük ömürdür, aklının alabilecegi idrak edebilecegi en son sayaçtır, 1 günde doğar büyür gelişir yaşlanır ve ölür. Koskoca 1 gün ömürdür.. Nasıl ki o 70 seneyi tasavvur edemez ise bizlerde kainata dair birçok şeyi bilemeyiz, bunun bilimle ilimlede ilgisi yoktur, zaman ve mekan yetmez onları bilmeye...Yıllardır teoriler geliştirilmiştir herkes bir konu ileri sürmüştür, var yada yok denmiştir oysa mantık devreye sokulursa aslında bilimsel düşünmeye bile gerek yok, sizlerinde dedigi gibi Trilyonlarca ev varken neden 1 tanesi dolu olsunda digerleri boş kalsın.. Uzayda yaşayan canlılar vardır...Ancak Dünyaya ziyarete gelirlermi ben bunu tartışırım.. Trilyonlarca Ev sakinleri neden buraya gelsin, bu küçük dünyada onları çeken nedir? buraya geliyorlarsa amaçları ne?
Kainatın merkezi noktası Bu Dünyada mı saklı? Biz bu dünya sakinleri olarak elimizde ki cevheri bilemiyormuyuz? vs vs.. Tartışılması gereken bu olmalı bence, uzaylı varmı yokmu bu çok basitte kalır..

aswang
30.07.2010, 16:34
İslam dini Peygamberi tanıtırken ''Biz seni 72.000 aleme Peygamber seçtik der...''

Bu cümle benim için bu varlıkların kanıtının en büyük açıklamasıdır. Yine de bırakın 10-15 tür saymayı 5 tür bile biliyorumdur.
Ancak illa ki bir kanıt istiyorsanız biraz düşünmemiz yeterli sanırım.
Evrenin sonsuz olduğunu biliyoruz ve bu evrende yalnız olmadığımızıda. Zaten ben yalnız olduğumuz fikriniz hiç bir zaman benimseyemedim. Bizim dünyamız ve sonsuz evreni düşünürsek, dünyamız sahildeki kum tanesi kadar kalacaktır diye düşünüyorum.
Albert Einstein'ın özel görelilik kuramına göre, ışık hızı saniyede yaklaşık 300,000 km'dir ve bu her canlıya göre sabittir. Bu kuramdan yola çıkarsak binlerce hatta milyonlarca ışık yılı uzaktaki gezegenlerden bahsetmememiz çok normal olur. Yine eski Mısır ve Sümer yazıtlarında da uzaylılardan göksel misafirler olarak bahsedilmiştir. Bunların dışında günümüzde bile bazı devletlerin sakladıklarıda var ve uzaylı varlıklar gördüğü iddia eden, elinde kayıtlar bulunduran onlarca insan var.
Bence uzaylıların varlığından çok dünyamıza gelme nedenlerini tartışmamız daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. En azından ben hep neden diye düşünmüşümdür. Yani biz yeni yeni Ay'ı keşfederken, uzaylılar diye bahsettiğimiz bu varlıklar kendi galaksilerinden çıkıp bizim dünyamıza yani Samanyolu Galaksisine kadar gelebiliyor. Bu da teknolojide ne kadar geliştiklerinin en büyük kanıtı. O zaman neden geliyorlar ? Belki de bizi ziyaret etme nedenleri zengin kaynaklarımız olabilir diye düşünüyorum. Yine de emin değilim. Her düşünce yeni bir soruya temel oluşturuyor. :willy_nilly:

bendeniz
30.07.2010, 17:21
Uzaylilarin varliligindan veya yoklugundan bassetmedeim Almancaniz varsa mahsuru yoksa internet adresse verin bakim kimlerden ilham aldiklarini ne oldugunu ozaman anlarsiniz.

Whisper
31.07.2010, 03:45
Gayet iyi anliyorum likeufo (http://www.gizlimabet.com/member.php?u=2536) 'nun vermis oldugu metnin Almancasina okudum daha genis capta aciklamar var. Orada yazan bazi konular var bizler icin hic uyusmayan konular oldugu icin bunlarin devami geldiginde insanlari sapitmaktan baska sey degil bence. Daha öncede yazdim Anukiler biz insalari köle olarak dünyada calistirilmak icin genetik degisimleri ugratip yaratigini yaziyor.
Sizce bu nedemek oluyor Allah cc degilde Anukiler insan soyuna yaratti ozman onlari tapmaniz lazim onalari iman edmeniz lazim. Böyle bir sacmalikgimi inanip gelecek olan ilerde büyük felekatte biz insanlari gemilerini bindirip kurtareaklar. Gecmiste Amerikata olan olaylari duymusunuzdur yüzlerce insanin öldügünü. Seytaninin oyununa gelmeyelim bunlari inanarak ister hiristiyan olsun ister Müslüman hangi dine menzup olursa olsun.

Daha önce yazdigim sizin cevap verdihiniz konu ile harhangi birsey yapip ne oldugunu anlama imkani varmi?


anunaki'ler için "zacharia sitchin - 12. gezegen" kitabını okuyabilirsiniz. dinler tarihi üzerine bir derlemedir esasen. üzerine biraz yorum katar.

dinsel inancınıza her zaman saygı duyarım. ama şunu da sizin nezdinizde bütün arkadaşlara bildirmek isterim ki, srogulamadan doğrudan itaat etmek, dogmalara boyun eğmek, gelişim açısından önümüzü tıkayacaktır.

RaV3N
23.08.2010, 22:06
Hayatımda bi defa anlatılanlara uygun bir rüya gördm. Rüyalarımıda pek hatrlamam rengarenk ışıkların olduğu bi yerdeydm korkmştum birşyn arkasından gemileri izliyrdum çok büyük ana gemileri verdı uzun sigaa şeklnde gibi ama çok kalın tabakalı bir malzemeden yaplmştı.yuvarlak ve üçgen şeklinde araçlar bu gemlrden havalnp yine geri geliyrlardı tam bir kaos ortamı mor ve koyu mavi lacvert ışıklar hatrlıyrm bnlar ortama çok hakmdi.Yanmda biri vardı korkmamam ve sadece izleyp gitmemz gerktiğini söylemşti.Sabaha karşı uyndığımda yatağmn üzernde oturuyrdum.dalmışım brden ayıldım sonra tekrardan yatıp uyudum. Tabi bu sadece bi rüyadan da ibaret olabilir bilmiyrm gördüğüm rüyaları pek htrlamam nadirdir.

freyja
23.08.2010, 22:54
benim de bu konuda tecrübem oldu =)

Chillout
26.08.2010, 18:38
benim de bu konuda tecrübem oldu =)
Özel değilse ve sorun olmayacaksa bizimle paylaşmanızı isteriz.

yoda
27.08.2010, 01:13
20 yıl önce ilk ufo gördüğümde çok heyecenlanmıştım.. ama daha sonraları adeta ufo görmekten sıkılır oldum ( ulen yinemi dolanıyonuz etrafta) diye dalga geçer konuma geldim.. sonra araştırıp öğrenmeye başladıkça sadece onlarla bitmediğini ve küçük bir kapıdan girip uçsuz bucaksız bir evrene girdiğimi anladım.. herşeyin başlangıcıydı benim için.. halen daha arasıra görüyorum.. etrafımızdalar ve bizimle birlikteler..hem çok yakınlar hem ulaşamayacağımız yerdeler.. bizi bekliyor ve gözlüyor,yardım ediyorlar...

MKA
31.08.2010, 01:52
Bazı arkadaşlar Kur'an'a danışmak istiyorlar. Bazıları da sanki tüm Kur'an'ı okumuş gibi, Kur'an'da uzaylılardan bahsedilmiyor diyor.
Bir defa biz de uzaylıyız, çünkü dünya uzayda yer alıyor. Diger gezegen ve yıldızlar gibi.
Kur'an da biliyorsunuz ki, cin, melek, şeytan ve dabbe (CANLI) lerden bahsediliyor. Dünya dışı varlıklara "Cin" diyen arkadaşlarımız hiç melek, şeytan ya da dabbe diyor mu? Nedense akıllarını ilk olarak Cin geliyor.
Kur'an'da cinlerle, meleklerle, şeytanlarla, dabbe(canlılarla) ilgili yüzlerce ayet var. Her birinden birer tanesini aşağıda örnek verdim mesela. Google'dan araştırın, diğerlerini de siz bulun.
Demek istediğimi aşağıdaki ayetleri okuyunca anlayacaksınız. Yani apaçık cinlerden de, meleklerden de, şeytanlardan da bahsediliyor. Melekse melek, şeytansa şeytan diye adıyla, sanıyla bahsediliyor.
Aşağıdaki 3 surede ayrı ayrı cin, melek, şeytan isimleri aynen geçiyor.

BAKARA 34 Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem’e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.
HİCR 30. Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.
ZARİYAT 56 Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım

Gördüğünüz gibi yoruma bile mahal vermeyecek şekilde apaçık bu isimler geçiyor. Peki ya aşağıdakiler? Bakın bakalım hangi tanımlamalar en çok kullanılmış?

(Hac Sûresi: 18. âyet)
Görmedin mi göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyorlar.
Bir çoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah her kimi de hakir ve zelil ederse artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

NAHL 49. Göklerdeki ve yerdeki canlı şeyler de melekler de yalnız Allah'a secde ederler ve hiç de büyüklük taslamazlar.
MERYEM 93.Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman’a kul olarak gelecektir.
ENBİYA 19. Göklerde ve yerde kimler varsa O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.
ŞURA 29 Gökleri ve yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması da O'nun ayetlerindendir. O, dilediği zamanda onları biraraya getirmeye kadirdir.
FETİH 48/7. Göklerdeki ve yerdeki ordular Allah’ındır. Allah güçlü olandır. Hakim olandır.
RAHMAN 29 Göklerde ve yerde kim varsa her ihtiyacını Ondan ister. O hergün bir iştedir.
CUMUA 1. Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih eder.
NEBE’ 37. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.
ZARİYAT - 22 Ve semada sizin rızkınız ve vaadolunduğunuz şeyler vardır.
Rahman 33. Ey cinler ve insanlar topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarından çıkmaya gücünüz yeterse çıkın. Fakat özel bir güç olmadıkça çıkamazsınız.

Gördüğünüz gibi, veya da daha sonra araştırınca göreceğiniz gibi melek, şeytan ve cinlerle ilgili yüzlerce ayet var. Bu varlıklar apaçık, isimleriyle bahsedilirken pek çok ayette ise
sadece göklerdeki ve yerlerdeki başka canlılardan bahsediyor. Tam bir açıklama yok. Kim bu göklerdeki canlılar? Sadece kuşlar olarak mı algılıyorsunuz? Gök deyince aklınıza sadece görebildiğiniz mesafe olan
mavilikler, bulutlar gelmiyor herhalde, değil mi? Cinler, melekler diyorsanız eğer, onlardan zaten apaçık bahsediyor adıyla, sanıyla.

Yukarıdaki Nebe, 37. ayet çok ilginç değil mi sizce? Gök, yer ve ikisinin arasındakiler kim?
Bazı şeyler tam olarak izah edilmiyor. Zaten pek çok ayette gizli bir mesaj var. Kur'an'ı okuyanlar ne demek istediğimi anlarlar. Hatta bazı ayetlerde, aklını çalıştıranlar için onlarda bereket vardır, mutluluk vardır gibilerinden
bol bol ayet vardır ama tam olarak ne olduğunu söylemez. Mesela rüzgardan, güneşten vs. şeylerden, aklını çalıştıran toplumlar için güzellikler vardır diyor. Bugün akıl ve bilim sayesinde bunlardan yararlanıyoruz zaten.
Kim bilir daha ne özelliklerden yararlanacağız ama bu da zamanla, bilimle, akılla olacak tabii ki. Sana herşeyi hazır vermiyor. Sen bulacaksın, akıl edeceksin,yapacaksın diyor.

Kur'an'da bazen "ben" kelimesini kullanır, bazen de "biz" kelimesini kullanır. İkisi arasındaki farkı sorgulayın. Konumuz taşmasın diye girmiyorum fazla.
Lafın özü, bazı şeyler tam açıklanmıyor. Aynı göklerdeki canlılardan kast'ın ne olduğu konusu gibi...

Evrende herşey insanlık için yaratılmıştır diyor muyuz? Diyoruz. Hatta begenmediğimiz sivrisinek, yılan bile bir amaç için yaratılmış. Peki yukarıdaki ay, yıldız, güneş de bizim için ise, ve faydası ve amaçları da varsa
geri kalan, hatta adını bile bilmediğimiz, şu ana kadar da hiç bir işe yaramayan ya da bizim öyle zannettiğimiz diğer gezegenler neden yaratılmış?
Boşuna, süs olsun diye, gökyüzünde avize gibi asılı dursun diye değil herhalde. Teleskopla bile görünemeyecek kadar çok uzaklarda olan, belki dünyayı bile aydınlatma fonksiyonu olmayan uzak yıldız sistemleri
ne işe yarıyor? Yok mudur orada birileri? Düne kadar bu varlıklara inananlara şaklaban diyen üniversite hocaları artık tv'lerde gözükmüyorlar bile. Hele hele 2009 Kumburgaz görüntüleri
dünya ufo literatürüne geçti. Deniz kıyısındaki köpeğin bile gece yarısından sabaha kadar, uçan daireye yönelerek havlaması ne kadar manidar? Bir izleyin bakalım.

Kur'an böyle bir şey yoktur demiyor, tam tersi örtülü de olsa göklerdeki canlılardan bahsediyor. O canlılardan kasıt kuşlardır diyorsanız diyecek bir şeyim yok zaten! Demek ki, o kuşlar uzak takım yıldızlarından, gezegenlerden
yararlanıyorlar!

Rum suresi, 22.ayet: Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da Onun âyetlerindendir. Bilgi sahibi olanlar için bunda ibretler vardır.

Artık yorum sizin.

Chillout
31.08.2010, 13:07
Güzel, bu şekilde sorgulayıcı ve bilgiyi araştırıcı olmanız iyi bir şey. Yorumlarınız ve araştırıcılığınız için teşekkürler.

yoda
31.08.2010, 13:09
yoruma fazla gerek yok MKA kardeş.. gayet güzel anlatmışın.. teşekkürler

MKA
07.09.2010, 02:16
Teşekkür ederim sayın yönetici ve yoda... Aklıma geldikçe, sorguladıkça başka şeyler de aklıma geliyor. Ama sanırım önceki yazıma ek yapma olanağım yok. Ayrı bir mesaj ile devam edeceğim sanırım. Neyse...

Her olayı sürekli din'e bağlayan arkadaşlarıma bir şeyler söylemek istiyorum.

Çeşitli forum sitelerinde ve burada, "Madem uzaylılar var, neden kendilerini göstermiyorlar" diyorlar.

Peki siz buna hazır mısınız? Ben de size soruyorum ; madem cin'ler, şeytanlar var, hiç kendinize aynı sorunun şu şekilde olanını sordunuz mu?

"Madem cin'ler, şeytanlar var, neden kendilerini göstermiyorlar?"

Hiç bu soruyu sordunuz mu kendinize? Peki görmeye hazır mısınız? Görmek ister misiniz? :) Hayır, diyeceksiniz. Ama kalkıp da, "Görenler var" gibi komik cevap vermeyin,
çünkü ben de size "Ee, dünyadışı varlıkları da görenler var" derim.

Konu, burada tıkanır.

Dünyadışı varlıklar herkese gözükse, toplum buna hazır mı? Ruhsal sarsıntı geçirir mi? Bugüne kadar tüm bildiklerinizi alt-üst olması sizde ne gibi tahribat yaratır? Düşündünüz mü?

En hassas noktanızdan devam edeyim öyleyse, yani "din" kısmından.

Asırlar önce güneşe "Tanrı" diyenler vardı, karşıtlar ise onlara göre "deliydi, suçluydu, idam edilmeliydi." Bugün n'oldu?

Çağ ve bilim ilerledi. Bir safsata kurutuldu. Bugün ise tam tersi, "Güneşin,Tanrı olduğunu savunanlar deli, meczup." O çağlarda bunu kabullenmeye hazır olmayan toplumlar günümüzde sıradan bir şey olarak görüyor bu bilgiyi.

Aynı şey dünyanın yuvarlak olmasını kabullenemeyenler için de geçerli.
Galileo'nun başına gelenleri hepimiz biliyoruz. Evet, dünya yuvarlaktır, bunu ilkokuldayken bile biliyorduk. Ama o çağda toplumlar buna hazır mıydı? Değildi.

Peki bu dünyadışı varlıklar bazı şeyler söyleseler... Özellikle de 'din' konusunda... Ne kadar hazırsınız? Hayatınız boyunca tüm bildikleriniz bir anda alaşağı olursa n'apacaksınız? Toplumların gireceği kaos ne boyutta olabilir?

Çıkıp da, dese ki bir tanesi;

'Tanrı diye bir güç vardır ama din'ler yoktur. Din'ler sadece insanları barış içinde tutabilmek için yazılmış bir şeydi. Bulunulan zamane şartlarına göre yenilenip, yeniden gönderildiler" dese ne düşünürsünüz?

Az-çok bütün din'ler aslında birbirine benzemiyor mu?

Din konusunda herkes uzman bu ülkede. O uzmanların en takdir ettiğim yönleri de hayatlarında bir kez bile Kur'an okumadan "uzman" olmaları (!)

Şimdi bırakın dünyadışı varlıkları bir kenara... Ben bile size hazır olmadığınız, bilmediğiniz bir şey söylesem? Gelin hep birlikte test edelim, bakalım ne kadar hazırsınız hiç duymadığınız bir şeyi duymaya...

Facebook gibi, forum siteleri gibi yorumlar olan yerleri sıkı sıkı takip eder, insanları ve bildiklerini ölçerim. (Daha doğrusu bildiklerini zannedip de, bilmediklerini...)

Bir Rus kız iletisine "İsa'nın geri döneceğini, O'nun ölmediğini yazmış"

Sen misin bunu yazan? Saldıranlar, küfür edenler, hak din'in islam olduğunu, bu sapık düşüncelerden vazgeçmesi gerektiğine kadar yüzlerce yorum var.

Evet, ben de o kıza katılıyorum. İsa ölmedi, öldü gibi gösterildi. Kıyamet günü de geri gelip şahitlik yapacak...

Bu satırları kasıtlı olarak uzatıyorum, çünkü kafanızda benimle ilgili birşeyler oluşmasını yaratmaya çalışıyorum.
Dinlemeden, iyice okumadan, araştırmadan, sorgulamadan, hazır olmadığınız şeyleri duymak çok acı gelebilir....
Bu yazdıklarımı okurken bir yandan da "Bu adam kafayı yemiş, bu adam misyoner, yazdıklarını okumaya bile değmez" düşüncesine varacaksınız.

Amacım da bu zaten... Sizi az sonra şok edeceğim çünkü. Bu ayetler Kur'an'da yazıyor deyince de "Hadi canım sen de" diyeceksiniz... Hayatınızda pek çok kez Kur'an'ı açıp okudunuz ya! Yazmaz öyle şey, değil mi?

Şimdi size bu ayetlerin No'sunu vereceğim. Böylece hazır olmadığınız, bilmediğiniz bir şeye nasıl yaklaştığınız ortaya çıkacak...


Aşağıdaki ilk Kur'an ayeti Nisa suresi. 156-159 arası...

Not: Lütfen sadece buradan okumakla yetinmeyin, ayet no'larını alıp, siz kendiniz de istediğiniz bir siteden teyidini alın...



156,157. Bir de inkarlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryemoğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

158. Fakat Allah onu (İsa'yı) kendisine yükseltmiştir. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

159. Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa’ya) iman edecek olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onların aleyhine şahit olacaktır.


-----------------------------------------------------------------


meryem suresi 33.ayet

27. Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!" (Babasız çocuk olur mu diye...)

28. "Ey Hârûn'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."

29. Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

30. Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."

31. "Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti."

32. "Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."

33. "Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm (esenlik verilmiştir)."

34. Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.

(Henuz yeni doğmuş bebekken konuşuyor.)

------------------------------------------------------------------
(Al-i İmran Suresi, 46

Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir.


----- Gördüğünüz gibi hak din dediğiniz kitap olan Kur'an'da yazıyor bunlar... Resmen, "ölmediği, şahitlik edeceği" yazıyor...
Tamamen tüm ayetleri okuduğunuzda hazır olmadığınız çok ayet göreceksiniz... Ben insanlara anlattığımda köpürenler var, saldıranlar var... Verdiğim cevap çok basit. Şöyle diyorum:

"Sen bana saldırarak Kur'an'ı reddediyorsun, çünkü bunlar benim fikrim değil, resmen ayetler böyle yazıyor. Al sana ayet numaralarını. Git, adam gibi oku da gel... (Daha kimse çıkıp gelemedi karşıma.)
Hiç eline alıp, okudun mu kardeşim" dediğimde ise "Hayır ama biz anamızdan, babamızdan
öyle gördük" diyorlar. İşte size zeka, bilgi, kültür, din anlayışı... Anladıkları birşey yok. Duyumlarla, batıl inançlarla hareket edip, yanlışa düşüyorlar. Din'in "D'sini" bile bilmiyor kimse.
Sonra da kalkıp, uzaylılar Kur'an'da yazıyor mu, yazmıyor mu tartışmasına giriyorlar (!)

Şimdi asıl konumuza yeniden gelelim... Bunları bilenler için bir sözüm yok. Ama bilmeyip de, fikri olmayıp da varmış gibi sağa sola saldıranlara, küfürler edenlere sesleniyorum.

Alışık olmadığınız, hazır olmadığınız pek çok şeyin aksini duymak sizi agresif davranmaya itebiliyor. Farklı din, farklı mezhep, farklı düşünce yüzünden, yanlış din anlayışı yüzünden
otellerde insanlar canlı canlı yakıldı. Pek çok yerde din adına katliamlar yapıldı bu ülkede. Radyo ve Televizyon ilk çıktığında Din etkisi altında kalanlar, yani BUNA HAZIR OLMAYANLAR neler yaptılar, biliyorsunuz.
Meydanlarda bunları ateşe verdiler, şeytan işi dediler. O zaman buna hazır olmayanlar şimdi ise nedense o şeytan işini en çok kullananlar oluyor. Ses kayıtları, gizli kameralar, ortam dinlemeleri vs.

Şimdi arkadaşlar, yeterli bilginiz yokken, henüz hazır bile değilken dünyadışı varlıkları neden hemen görmek istiyorsunuz? Peki söylediklerine hemen inanacak mısınız? Ruhsal çöküntü yaşar mısınız?

Söyleyecekleri şeyler, ilk insanın nasıl yaratıldığına kadar çok derin konularsa nasıl bunu kabullenebileceksiniz? Dünyada bir kaos olmaz mı? Bence söylemezler böyle bir şeyi...

Tanrıcam
07.09.2010, 02:44
Ben uzaylıların olduğuna inanıyorum bu evrende tek olmamız imkansız.Ben 1999 senesinde Kuşadasında gece 23.00 sıralarında gemisini görmüştüm.O zamanlar kameralar iyi değildi.Kameraya çektik ama çok belli olmuyordu.Yine 1999 yılında amasyaya giderken sabaha karşı yine gemilerini gördük.Daha sonra taksim (İstanbulda) Ufo müzesi var oraya gittik(2003).Müzeyi gezerken 1999da gördüğüm geminin yanlış olmadığını gördüm.Aynı gecede Kuşadasında uzay gemisi görüldüğü yazıyordu.Kısacası onlar hep var bizler yanlız değiliz.

Enzifer
16.09.2010, 16:46
Stephen Hawking uzaylıların dost olmayacağını söylüyor. Bana da öyle geliyor ama bu bilgiler de hemen hemen hepsi dost?!?!

Ajan 47
16.09.2010, 19:20
Stephen Hawking uzaylıların dost olmayacağını söylüyor. Bana da öyle geliyor ama bu bilgiler de hemen hemen hepsi dost?!?!

Her bilgi aynı olacak diye birşey yok herkes farklı bir yorum getirebilir bu tür uzaylı meselelerine . Herkes aynı şeyi düşünseydi bu kadar bocalamazdı belkide dünya .

Öktem
16.09.2010, 19:29
Uzaylılar niye gelmiyor yani sanki yasaklıymış gibi görünüp kaçıyorlar. Bizim onlara kötü bişey yapacağımızı mı sanıyorlar acaba. Hem biz bişey yapmayız ki. Belkide yaparız :S

ulas
16.09.2010, 19:33
Kur an ı kerimde bir ayet var ama adını hatırlayamadım ey insanoğlu! şüphesiz ki kainatta senin haricinde,yaşayan canlı varlıklar vardır!"

dreamy
16.09.2010, 19:37
Stephen Hawking uzaylıların dost olmayacağını söylüyor. Bana da öyle geliyor ama bu bilgiler de hemen hemen hepsi dost?!?!


uzaylılar arasında negatif varlıklar olabilir ama bu tümünün öyle olduğunu göstermez .. tıpkı biz insanlar gibi .. hem negatif dediğimiz varlık sonunda nihayi pozitife döner .. değişim -dönüşüm süreci ..

dreamy
16.09.2010, 19:42
uzaylılar niye gelmiyor yani sanki yasaklıymış gibi görünüp kaçıyorlar. bizim onlara kötü bişey yapacagımızımı sanıyorlar acaba. hem biz bişey yapmayız ki. belkide yaparız :S

Bence bir kaç sebep var..
1-Dünya bilinci onlarla karşılaşmaya hazır değil.
2-Enerji frekansları bizimkilerle çok farklı olduğu için .
3-Atmosfer farkı ...Bize göre oksijen onlara göre zehir olabilir vs ...
4-Bizi umursamıyorlar :D

Öktem
16.09.2010, 19:47
Belkide biz gitmeliyiz. Onların gelmeye çalışmaları olumsuzlukla sonuçlanmış olabilir. En üstün varlık insanlar olarak seçildiğine göre galiba bizden de bu bekleniyordur.

Chillout
17.09.2010, 11:55
belkide biz gitmeliyiz. oanların gelmeye çalışmaları olumsuzlukla sonuçlanmış olabilir. en üstün varlık insanlar olarak seçildiğine göre galiba bizden de bu bekleniyorduır
Henüz sadece Ay'a insanlı uçuş yapabiliyoruz. Nereye gidiyoruz bu şekilde? Onların gelmesini engelleyen bir şey yok ve geliyorlar da zaten. Ayrıca şu insan üstün ırktır durumu İslami inanca göre söylenmiştir. Acaba burada kast edilen nedir? Yani bir anda daha en fazla 200 milyon yaşındaki genç bir ırkın kainata nasıl bir üstünlüğü var nasıl olabiliyor anlamsızdır. Kuran'da yazan bu insan tarifini tam anlamak gerekir. Yani nereden biliyoruz insanın ya da insandan kastedilen türün sadece bu dünyada olduğunu? :)

Enzifer
17.09.2010, 20:40
uzaylılar arasında negatif varlıklar olabilir ama bu tümünün öyle olduğunu göstermez .. tıpkı biz insanlar gibi .. hem negatif dediğimiz varlık sonunda nihayi pozitife döner .. değişim -dönüşüm süreci ..
Bırakalım bir kenarada bunları geldilermi gelecekler işte okeye dördüncü olmak için gelmeyecekleri kesin.

DreamDuality
18.10.2010, 06:54
Paylaşımınız çok ilgimi çekti ve minnet duydum.
Anlatılanların ne kadar doğru olduğunu bilemesende ben de bazı bilgilere katılıyorum.
Uzaylılara inanıyorum; elbette bazı yaşam formları olmalı.
Sadece düşünce, algı, zeka yönünden ileri ve bir o kadar barışçıl olduklarını düşünüyorum. İletişime geçmeme konularına gelince;
Eğer bizden ilerilerse ve bilgelerse bizden korkuyorlardır.
Belki de günümüzden birisinin yontma taş devrini izlemesi gibidir.
Kimbilir belki onlarda insandaki kötü duygular yoktur; ve kendilerini etkilememizden korkuyorlardır.
İnsanların belli bir hoşgörü seviyesine gelmelerini bekliyorlardır.
Ya da ;
onların vücutları dünyada yaşamaya müsait değildir.
Ortaya çıkmalarını hem isterim hem istemem.
Yeryüzünde onlara zarar vermek isteyip; deneylerde kullanmak isteyecek kişiler olacaktır.
Ben niyeyse hep iyi yönde yaklaşımlardan yanayım onlardan yana.
Evrende dünyanın düşmanı oabilcek bir canlı olsaydı; zaten ileri teknolojiyle çoktan yok ederdi diyorum.
Açıkçası gün geliyor insanın insanın yaptığına ağzım açık kalıyor.
Biz bile korkarken onlar bu zalimlerin yanına gelmeye çekiniyorlarsa şaşırmam.
(ilerde birgün elbet apaçık zamanlar gelecek.
ne zaman: her bireyin buna hazır olduğu zaman).

Zeyna
09.02.2011, 14:58
Güzel bir çalışma olmuş, Bende evrende yalnız olduğumuzu düşünmeyenlerdenim. Detaylı olarak bilgilerinizi paylaşmanız bizimde bu konuda doğru bilgilenmemiz açısından güzeldi. Arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. ve devamını diliyorum .


Uzaylılar niye gelmiyor yani sanki yasaklıymış gibi görünüp kaçıyorlar. Bizim onlara kötü bişey yapacağımızı mı sanıyorlar acaba. Hem biz bişey yapmayız ki. Belkide yaparız :S

Yaşanan ve resmi kayıtlara girmiş birkaç gerçek olayı ilginizi çeker diye ekledim.


Ufo Kazası Kalahari Çölü Olayı
Kalahari Çölü Olayı


7 Mayıs 1989 günü saat 13:45 sularında bir donanma firkateyni “ SA Tafalberg “ Cape Town’daki karargahına, radar ekranında Afrika Kıtası’na doğru kuzey-batı yönünden saatte 5746 deniz miliyle ilerleyen tanımlanamayan bir uçan obje gözlemlediklerini bildirdi. Donanma karargahı, cismin varlığını onaylayarak, onun hava üssü radarları, ordu yer radarı ve Cape Town’daki D.F. Halan Uluslararası Havaalanı radarlarınca da tespit edildiğini bildirdi.
Cisim saat 13:52’de Güney Afrika hava sahasına girdi. Cisimle telsiz irtibatı kurulmaya çalışıldı, fakat tüm iletişi çabaları sonuçsuz kaldı. Valhalla Hava Kuvvetleri Üssü durumdan haberdar edildi ve olay yerine iki Mirage MIG savaş uçağı gönderildi.

Cisim aniden savaş uçaklarının yetişmesi mümkün olmayan bir hızla yön değiştirdi . Saat 13:59’da Filo lideri Goomen , cismin görülebildiğini ve yerinin radarla tespit edildiğini rapor etti. Orduya, Thor 2 lazer silahı yüklü 2 keşif uçağının havalandırılarak cisme ateş açması emredildi ve bu derhal yapıldı.

Ateş sonrasında, Filo lideri Goomen , cismin kör edici ışıklar yaydığını bildirdi. Cisim sallanmaya başlamıştı fakat hala kuzey yönünde ilerlemeyi sürdürüyordu. Saat 14:02’de cismin irtifa kaybettiği ve dakikada 3000 fit alçaldığı rapor edildi. Kontrolünü kaybeden cisim, aniden büyük bir hızla 25 derecelik bir açı yaparak Güney Afrika-Botswana sınırının 80km. kuzeyindeki Kalahari Çölü’ne düştü.

Filo liderine cisim araziden kaldırılana kadar bölgenin çember içine alınması söylendi. Bir grup hava kuvvetleri istihbarat görevlisi, tıbbi ve teknik ekip ile birlikte incelemelerde bulunmak ve enkazı kaldırmak üzere kaza yerine gönderildi.

Cismin incelemesi sonucu elde edilen bulgular şöyledir:

150 metre çapında ve 12 metre derinliğinde bir krater.

Kraterin içine 45 derecelik bir açıyla saplanmış gümüş renkli, disk şeklinde bir cisim.

Cismin etrafındaki kumlar ve kayalar aşırı sıcaktan eriyerek birbirlerine kaynamış.

Cismin etrafındaki yüksek manyetik ve radyoaktif alan hava kuvvetlerinin elektronik ekipmanlarının çalışmamalarına yol açmıştır.

Takım lideri, objenin detaylıca incelenebilmesi için gizli bir üsse taşınmasını önermiş ve bu yapılmıştır. Daha sonra, çarpışmanın yaşandığı arazi kumlarla ve taş molozlarıyla, doldurularak olaya dair kanıtlar yok edildi.

Aracın Cinsi : Bilinmiyor, Dünya dışı kaynaklı olması kesin..

Orijin : Bilinmiyor- Dünya dışı ...

Tanımlanabilir İşaretler: Yok- Aracın yanlarına anlaşılamayan işaretler çizilmiş

Boyutlar : Yaklaşık 20 yarda

Uzunluk : Yaklaşık 9.5 yarda

Ağırlık : tahmini 50 Ton

Yapı Maddesi: Bilinmiyor- Aracın dışı son derece parlak, Düz gümüş renkli, Dış yüzünde hiçbir bağlantı yeri görünmüyor

İtici Güç Kaynağı: Bilinmiyor-Laboratuar sonuçları bekleniyor

Notlar: Araçta hidrolik tipte iniş takımlarının bulunması kazaya elektronik arızaların neden olduğunu düşündürmektedir. Kazaya cismin lazerle vurulması neden olmuş olabilir. Araç hidrolik basınç ekipmanlarıyla açılmış ve içinde iki insanımsı varlık bulunmuştur.

İnsanımsı Varlıkların Tıbbi Raporları

Orijin : Bilinmiyor- Dünya dışı ..

Uzunluk : 1.20-1.35 cm.

Ten Rengi : Grimsi mavi ten, yumuşak ve oldukça esnek

Saç : Vücut tamamen kılsız

Baş : Normal insanınkinden büyük. Kafatası yüksek, başın etrafı koyu mavi işaretlerle kaplanmış

Yüz : Yanak kemikleri çıkık

Göz : Geniş ve yana doğru çekik, göz kapağı yok

Burun : 2 burun deliği var

Ağız : Dudaksız, küçük bir yarık biçiminde ağız yapısı.

Çene : İnsanlarınkine oranla küçük

Boyun : İnsanlarınkine oranla oldukça ince.

Kulaklar : Yok.

Vücut/ Kollar : Uzun ve ince, dizlere kadar uzanıyor.

Eller : Perdeli, pençe biçiminde 3 parmaktan oluşuyor.

Gövde : Göğüs ve karın çizgilerle kaplı

Kalça : Küçük, dar

Bacaklar : Kısa ve ince

Cinsiyet : Cinsel organ bulunmuyor.

Ayaklar : 3 parmaklı, tırnaksız.

Not: İnsanımsı varlıklardan her hangi bir kan ya da doku örneği alınamadı. Kendilerine çeşitli yiyecekler sunulduğunda yemeyi reddettiler. İletişim şekillerinin telepatik olduğu sanılıyor. Varlıklar, Hava Kuvvetleri Üssünün 6. Katında tutuluyorlar.

Kaza sonrasında ele geçirilen iki varlığın daha ayrıntılı bir inceleme yapılmak üzere 23 Haziran 1989’da Wright-Peterson Üssü’ne gönderilmesi istendi.


Kaynak:Fenomen

Siriustan X-3 ile temas Uzaylılarla temas

Günümüzde, dünyada binlerce dünya dışı kökenli araştırmacı grup etkin durumda çalışmalarını sürdürmektedir. Esasen bu, evrensel yardımlaşma ve dayanışma yasasının gereğidir. Evrenler, değişik şuur düzeylerinde bulunan varlıklarca meskun durumdadır ve bunlardan gelişmiş / uyanmış durumda olanlar, uyanmakta olanlarında uyanmasına / gelişmesine katkıda bulunmayı vazife bilmektedir. İşte bu doğal durumun gereği olarak; teknolojik ve içsel gelişim düzeyleri bizlerden çok farklı uygarlıkların temsilcileri aramızdadırlar.

Adrian Dvir 1994'den beri, dünya dışı varlıklardan oluşan özel bir grup ile şifa ağırlıklı çalışmalar yapmaktadır. A.Dvir'in, dünya dışı varlıklarla sürdürmekte olduğu bu şifa celseleri çerçevesinde zamanımızdaki medikal yöntemlerle tedavi edilememiş birçok rahatsızlık sadece giderilmekle kalmamış, onların eski yaşamlardaki kökenlerine kadar da inilmiştir. Bundan da ayrı olarak, A.Dvir; evrenin değişik köşelerinden gelen varlıklardan çok çeşitli konularda bilgiler almakta ve bu bilgileri yazılı ve sözlü olarak dünya insanıyla paylaşmakatadır. Dvir'in yazdığı ve birçok dile çrevrilmiş 'Healing Entities and Aliens' "Şifacı Varlıklar ve Dünyadışı Yaşamlar" adlı kitabı, bu konuda önemli bilgiler içermektedir.

Kendisini 'X-3' olarak tanıtan ve "Sirius" kökenli olduğunu söyleyen bir varlığın; şifacı medyom "Adrian Dvir'le olan görüşmeleri:

ADRIAN(A): Gerçekten Sirius'dan mı geliyorsunuz?
X-3: Evet, bir uzay gemisiyle.
A: Uzmanlık alanınız nedir?
X-3: Başta böbrekler olmak üzere, tüm iç organlar uzmanlık alanım içindedir. Şu anda bir denetleme görevi olarak dünyanızda bulunuyorum. Buradaki tıp grubumuzun çalışmalarını denetlemek ve böbrek rahatsızlıklarının giderilmesi konusundaki sorunlarında danışmanlık yapmak üzere burada bulunuyorum.
A: Bilgisayarımdaki metni şu anda okuyor musunuz?
X-3: Hayır. Sizin dilinizi bilmiyorum. Sizin düşüncelerinizi alıyorum, arada bir başka varlık da onları benim için çeviriyor.
A: Siz kaç yaşındasınız?
X-3: Sizin sayı sisteminize göre 458 yaşımdayım.
A: Daha ne kadar yaşayabileceğinizi umuyorsunuz?
X-3: 1000 (bin) yıldan fazla yaşayabileceğimi sanıyorum. Sirius'ta kimileri 2000 yıl kadar yaşar.
A: Sizde de yeniden doğum var mı?
X-3: Tam olarak sizin dünyanızda olduğu gibi değil. Biz birikimimizi yaşamdan yaşama daha farklı bir şekilde aktarırız. Sizin tekrar doğuşlarınız gibidir ama biraz farklı.
A: Nasıl bir dış görünüşe sahipsiniz.
X-3: Dış görünüş olarak dünyalılara kabaca benzediğimizi söyleyebilirim; baş, gövde, kollar ve bacaklar. Bununla birlikte, iç yapımız oldukça farklıdır: İç oganlarımız sizinkilerden farklı bir şekilde organize edilmiştir. metabolizmamız ve lenfatik sistemlerimiz çok farklıdır ve enfeksiyonlara karşı daha az maruz durumdayız. Bizim bedenlerimizin daha steril olduklarını söyleyebilirim. Bizim bedenlerimiz; sizinkiler gibi, mikroplar ve bakterilerle oluşan erezyona açık değildir. Bizim bedenlerimize bu nitelik, genetik mühendisliği dediğiniz bilim ile kazandırılmıştır. Çevre temizliğimiz de en üst düzeydedir. Çevremiz tam olarak sterildir. Burada dünyanızda ise; çevre, biyolojik olarak kirletilmiş durumdadır. Bu nedenle, dünyanıza geldiğimiz zamanlarda çok dikkatli olmamız gerekir. Üzerimizde, bedenimizi enfeksiyondan ve her tür kirlilikten koruyan, tek parçalı, esnek ve hafif bir malzemeden yapılmış, 'uzay elbisesi' diyebileceğiniz steril bir giysi bulunmaktadır.
X-3: Benim 'gezegenim' son derece güzel ve gerek bilimsel gerekse ruhsal yönden hayli ileri durumdadır. Biz doğa ile uyum halinde yaşarız. Sentetik malzemeden çok, doğal malzeme kullanırız; çünkü, sentetik olanlar çevreyi çok kirletir. Biz hepimiz, bir tek vücut gibiyizdir.
A: Sirius'ta nüfus ne kadardır?
X-3: 8-10 milyon kadar.
A: Hepsi bu mu, dünya ile karşılaştırıldığında çok az.
X-3: Evet. Sirius daha küçüktür ve nüfus artış oranı da çok yavaştır. Eğer bir ailenin iki çocuğu varsa, bu çok olarak kabul edilir. Sirius dış etkilere kısmen de olsa kapalıdır. Başka gezegenlerden hemen hemen hiç göçmen gelmez. Bu nedenle, nüfus oldukça homojendir. Ayrıca, hiç bir hastalık da yoktur.
A: Sirius'ta ömür beklentisi ne kadardır?
X-3: Dünya yılıyla, 600 ve 900 yaşında pekçok Siriuslu vardır. Dünyadaki insan ömrü, evrenin bu köşesinde en kısa ömürlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Bu konuda dünyaya benzer bir gezegen daha vardır. Oradaki zeki varlıklar da dünyalılara benzer.
A: Sirius halkı tekrardan doğar mı?
X-3: Evet. Ölümden sonra, bedenleri özel bölmelerde saklama geleneğimiz vardır. Ruh ise tekrardan başka bir dünyada bedenlenir. Sirius halkı, güçlü ruh enerjileriyle tanınmış varlıklardır.
A: Buradaki dünya dışı kökenli tıp delegasyonu ile ilginiz / bağlantınız nasıl oluştu?
X-3: Tüm gezegenlerde bir duyuru yayımlandı. Bu duyuruda, tıp delegasyonları için doktorlara gereksinim duyulduğu belirtiliyordu. Başvurduktan sonra, tıp delegasyonunca kabul edildim. Bu vesileyle zaman zaman bizim gezegenin dışına yolculuklarım oluyor.
A: Sizin uzay aracından sözeder misiniz?
X-3: Temelde, üç boyda uzay aracımız var. En büyük boyda olanları dev gibi bir hangara ya da depoya benzer. Bunun içinde, uluslararası haberleşme merkezi başta olmak üzere, başkaca işlevleri olan birçok cihaz monte edilmiş durumdadır. Orta büyüklükteki araçlarımız, başka işlevlerinin de yanısıra genellikle hastane olarak kullanılır ve dünyanın atmosferinde konuşlandırılmıştır. Küçük boydakiler ise, esas olarak ulaşım ve nakil işlerinde kullanılır.
A: Sirius'ta ne türden bir hükümet var?
X-3: Eski Roma Senatosu gibi bir hükümet; yani, bilge insanlardan oluşmuş bir komite. Bu yönetici komitenin üyelerini, Sirius'un en bilge insanları oluşturur. Onların otoritesi; bilgeliklerinden, bilgilerinden oluşur. Demokrasilerde anarşiye kayma eğilimi her zaman vardır ama bilge insanlardan oluşmuş bir birlik daha stabildir. Sirius'ta savaşlar olmadığından, yönetici komite daha latif konularla meşguldur; toplumun refahı, arkeolojik kazılar, ekolojik konular ve çeşitli gezegen araştırmaları gibi...
A: Sizin çeşitli uygarlıklarla ilgili deneyimlerinize dayanarak; bir uygarlık ne kadar gelişmişse, savaşma olasılığı o kadar az mıdır?
X-3: Dünyanızdaki ırkların ve ulusların çok oluşu sürtüşmenin bir nedenidir. Homojenitenin olmayışının yanısıra, dünyalıların doğalarında savaşa doğru ayrıca bir meyil var. Öyle görünüyorki önümüzdeki 8 yıl içinde, dünya insanının yaşama bakışında büyük değişim olacak, ondan sonra gezegeninize dünya dışılılar tarafından kitlesel inişler olacak
A: Neden şimdi açıkça görünmüyorsunuz?
X-3: Konsülümüzden aldığımız talimat doğrultusunda hareket etmek durumundayız. Buna göre, dünyalılara ayan beyan görünmemiz için zaman şimdilik erken.
A: Evrende tek başımıza olmadığımız fikrinin zihinlerde yaygınlaşması savaşların azalmasını beraberinde getirmez miydi?
X-3: Evet, ama o zaman da dünyalılar; birbiriyle savaşı bırakıp, dünya dışılılara savaş açardı. Zamanı gelince, dünya dışı kökenli varlıklar, kitleler halinde inişe geçmeden önce, dünyalıları psikolojik olarak sakinleştirici telepatik yayında bulunacaklar.
A: Sizler de bizimle aynı aminoasidleri mi taşıyorsunuz?
X-3: Hayır.
A: Ya DNA'larınız, bizimkilere benzer mi?
X-3: Hayır. Bazılarımızınki 6, bazılarımızınki 12 sarmallıdır. Benzerlikler vardır ama önemli ayrılıklar da bulunmaktadır.
A: Dünyalıların rahatsızlıklarıyla ilgilenecek doktorlarınız, dünyadaki kliniklerinize gelmeden önce, beşer anatomisiyle ilgili özel kurslardan geçer mi?
X-3: Evet, sizin zamanınızla 4-6 ay süreyle dünya beşerinin anatomisini ve fizyolojisini, ayrıca, dünya dillerini ve kültürlerini inceleriz; hatta gerekirse, toplumların tarihlerini bile...
A: Bu kurslarda verilen bilgileri nasıl derlediniz.
X-3: Her araştırma grubunun bulguları belli bir merkezde toplanır ve biz bu yolla sürekli olarak veri tabanımızı genişletiriz.
Dünya tarihi boyunca, pek çok araştırma timlerimiz tarafından, gezegeninizin çeşitli yörelerindeki dünyalılar incelenmiştir. Dünya bedenindeki genetik değişikliklerin bir çoğundan da Sirius'lu araştırma timleri sorumludur.
A: Şimdiye kadar niçin sadece belirli dünyalılarla bağlantı kurdunuz ve niçin onlarla?
X-3: Bu, kitleler halinde inişimiz öncesine, ön etkinliklerdir. Bunlar durumları bu iş için elverişli dünyalılardır. Dünyaya kitleler halinde inişimiz sırasında bu dünyalı kardeşlerimiz sanki 'köprübaşı' işlevi görecekler.
A: Can (soul), başka bedenlere enkarne olan ve onlarla simbiyoz bir yaşam deneyimleyen bir yaşam formu mudur?
X-3: Hemen hemen öyle sayılabilir. Can ya da ruh, farklı bir varlık düzeyindeki eski bir yaşam formudur. Sadece ruhların yaşadıkları; bir bakıma spiritüel okul durumunda olan gezegenler vardır. Kuşkusuz, dünya dışı varlıklar da can sahibidir. Sirius halkı ölüm denen geçişten sonra, ışığın kaynağına dönerler.

A: Nükleer araştırmalar ve ekolojik etüdler gibi konular hakında biraz daha bilgi verebilir misiniz?
X-3: Dünyalıların nükleer silahlarını incelemekete olan araştırma gruplarımız var. Ayrıca, Dünyanın ekolojik sorunlarıyla ilgili arkadaşlarımız gerekli kısmi yardımlarda da bulunmaktalar..

Siriusdan alıntı

sekhmet734
28.05.2011, 21:25
çok harika bir yazıydı.paylaşım için çok teşekkürler.bayılarak okudum ve hala inanmayan insanların olmasını artık anlayamıyorum.benim teyzemde bu tarz şeyler söylüyor hep.Bizim ailede uzaylı kavramı çok farklı ve hepimiz inanıyoruz.Teyzem bikaç defa rüyasında başka bi gezegende yaşadığını ve orda eşi ve üç çocuğu olduğunu görmüş,ve çocukluğundan beri uzaylılara inanır,aynı şekilde dayımında işyerinde yaşamış olduğu ve bütün çalışanların şahit olduğu uzaylı anıları var ve oda çocukluğundan beri uzaylıların birgün gelip onu alıcağına inanır ve bende hiç bu tarz şeyler olmamasına karşın bir iki defa uzaylılarla ilgili rüya gördüm bir keresinde odamın penceresinden dışarı bakıyorum havada uçan daire duruyor ve ışığı aşağı bizim eve yansıyor bende ne olduğunu anlamak için penceren bakıyorum ve o ışıkla birlikte bir uzaylı pencereme yaklaşıyo ben onu görünce korkup geri çekiliyorum ama sonra yanına birde çocuk olanı iniyo ama ondan korkmuyorum oda bana elini uzatıyo ve ben tam elimi uzatıp onlarla gitmeyi kabul etmişken uyandım.Ben normalde bu tarz konularla ilgilenmem ve korkmamda,ilgi duymam kısacası ama bu rüyalar bende çok etki yaptı açıkcası bende fobi oluştu diyebilirim ve gerçekten endişeleniyorum böyle birşey benimde başıma gelebilirmi diye inş.olmamıştır ve olmaz çünkü ben bunu kaldırabileceğimi sanmıyorum pek.

gümüşejderha
11.07.2011, 21:17
bunlardan kuranda bahse memesinin sebep leri olabilir yani belki varlar ama onları bilmememiz gerekiyo

sevgisiz03
23.10.2011, 19:56
bunların uydurma olmadığını nerden anlıcaz hiç uzaylı görmediğimize göre

theJoker
25.11.2011, 00:21
Ben de rüyamda uzaylılar görüyorum o kadar fazla artık tv e vs koyuyorlar ki rüyalarıma girdiler. bir sürü uzay gemisi vardı. Sonra bi uzaylı küçük boylu ve yeşil, geldi el sıkıştık :D. Saçma sapan bir rüya korkmadım, hatta sevindim geldiğine ne hikmetse:).

Kaçırılmış olabilirsin dikkat et :)

Destiny
01.02.2012, 01:27
Aslında kaçırılan insanlar uzaylıların nasıl bir tipe mensup oldugunu anlıyabilir insan beyni bir bilgisayarı andırır... Akıldan silinmek isteyen bilgiler bilinç altına gider burdanda silinir dış etkenlerle şimdi olay şu insan beyni organik birşeydir ve buradan silinen şeyler daha kök klasör diyeyim oralara gider yanı biliç altına girildiği takdirde hatırlanabilir... Hipnoz olayı dediğimiz olayla bu mumkun olabilir...

BritneySpears
06.03.2012, 01:14
Ufo konusunda ortalıkta dolaşan öyle çok yalan yanlış bilgi belge ve fotoğraf var ki insan bu bilgi karmaşası içinde neye inanacağını tam olarak bilemiyor ancak Allah milyarlarca gezegeni süs olsun diye yaratmış olamaz..Şöyle düşünün dünyadaki en küçük değersiz gördüğümüz organizmanın bile yaratılışının bir hikmeti bu durumda koskoca jüpiter boş dursun diye yaratılmış olamaz:) Yanlız değiliz:)

fthbl
06.03.2012, 07:11
Allah dostları bu ufo konusuna açıklık getirimiş arkadaşlar.Ufocuların iddia ettikleri manada ufo/uzaylı diye bişe yok.
Olsa olsa cinlerin oyunu.Boş yere kafanızı ufolara/uzaylılara takmayın.
Ama kainatta bir adım atacak kadar bile boş yer yok.Her yer meleklerle ve bulunduğu yere münasip ruhanilerle dolu.

maceracı
09.03.2012, 15:34
Bazı insanlar ünlü olmak için ufo gördüm yok yazı yazdırdılar diye yalanlar atıyor onun için insanlar bunlara inanmıyor.

göçmenoğlu
10.03.2012, 12:47
valla bu güne kadar bana hiç rast gelmedi..olsaydı mutlaka görürdüm...ama kimbilir belkide vardır...

BritneySpears
10.03.2012, 18:26
Gerçekten tanıştınızmı uzaylılarla? Ama bu muhteşem olağanüstü birşey!! nasıl bukadar soğukkanlı ve sıradan bir olaymış gibi bahsediyorsunuz bu durumdan? Sanki altkatınıza yeni taşınan komşuyla tanışmanızdan bahsediyorsunuz:D

deathmacine
04.04.2012, 21:55
bu gnderiyi başka bir forum ya da internet sitesinden aldığına adımmm gibi eminim dostum.......... :party:

deathmacine
04.04.2012, 21:56
Gerçekten tanıştınızmı uzaylılarla? Ama bu muhteşem olağanüstü birşey!! nasıl bukadar soğukkanlı ve sıradan bir olaymış gibi bahsediyorsunuz bu durumdan? Sanki altkatınıza yeni taşınan komşuyla tanışmanızdan bahsediyorsunuz:D


derken arkadaşımızın neden sitede yasaklı olduğunu şimdi anladım :D :) :devil:

angime
07.04.2012, 21:08
Öncelikle ilk tanıştığım varlık tipinden bahsedeyim.Onların kalbimde yerleri farklı. :)

Her zaman inanmışımdır ama çok derin incelemelere girmedim hiç. Fakat bu okuduklarım inanılmaz. Çok güzel bilgiler. Bi arkadaş bilgilerin hepsi yanlış demiş ama doğrusu nedir belirtmemiş, merak ettim açıkcası. Bir de Sayın likeufo; tanıştığım dediniz. Nasıl yani??? En çok merak ettiğim nokta bu oldu

Morwenath
06.05.2012, 16:30
şimdi ben de hayal gücünüze hasta oldum diyeceğim, ban yiyeceğim ama içimden gelen bu başka birşey değil...

http://www.gizlimabet.com/showthread.php?8917-Uzayli-varliklardan-bazilarinin-tipleri/page2

ikinci sayfada osho yanlış demiş, yeşil çingene de yanlışını bilmek için doğrusunu bilmek gerekir demiş. hayal gücü olan bir ürünün doğrusu mu olur? şu şunu bu bunu görmüş diyerek bazı şeyleri resmen doğru diyekabul ettirmeye çalışıyorsunuz. allah rızası için söyleyin: sizin elinizde başka gezegendekileri görme teknolojisi olsa siz kendinizi göstermek istemez miydiniz? ne bu saklambaç mı oynuyoruz? peygamber efendimiz bu bahsettiğiniz varlıkların alayının efendisi olarak gelinebilecek en cahil dönemde geldi. iyi geldiği için tüm batıl zail oldu. bir de denmiş ki; inanç sistemleri değişebilir yıkılabilir vs...

neyi biliyorsunuz da bizden saklıyorsunuz deyin hele bir...şu bizim kaçırıp sizin yakaladığınız nedir söyleyin bakalım...

aramızda farklı inançlarda olanlar vardır, ben benim inancım olan islamiyet için diyorum. bakın Yüce Kitap Kur-an'ı Kerim ne diyor:

“Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık, karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar nasib ettik, onlara helâl ve hoş rızıklar verdik ve onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık.”(İsra, 17/70).


işte tefsiri... he ben ehli sünnet vvel cemaaten değilim icmaya asla uymam derseniz, o sizin bileceğiniz iş, benim dediğimi sallamazsınız olur biter...

üstünlük konusuna tekrar gelince:

yüce rabbim hazreti ademi yarattıktan sonra tüm canlıların ona secde etmesini emretmişti,şeytan ise secde etmeyip asi olmuştu... bu bile insanın üstünlük seviyesinin nerede olduğunu gösterir...

bir şeyi daha söyleyim:

ayetin sonundaki

"...onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık..."

ibaresini düz mantık düşünüp :

işte insandan üstün varlıklar da var

diye düşünen arkadaşlar da olabilir.bunu yolun sağından gitmeye alışmış birisine ancak böyle tarif edeiblirsiniz.ama yönün sol tarafından gittiğinizde durum şu oluyor bakın:

1)insandan üstün şerefli değil ama insana denk şerefte varlıklar kast edilmiş olabilir
2)insan 3 türlüdür

-)kötülüğe meyilli insanlar hayvandan daha beterdir,inancım der ki: hayvan toprak olacaktır ama onlar ebedi cehennemi boylayacaktır
-)normal insan,normal insandır
-)iyiyi düstur edinmiş ise melekten daha üstündür (ilk misal hz.adem dir ki ona melekler secde ettirildi) ...

ayrıca madem dünya dışı varlıklar var, ve kuranı kerimde de geçiyor,neden belli varlıklar haricinde (cin,şeytan,melek vs...) sizin bahsettiğiniz türden yaratılmışlardan bahsetmiyor? her insan ömer çelakıl olamaz ya (tebessüm)

desperado_kedi
11.08.2012, 05:22
kendimi starwors da hissettim :D

Beş
11.08.2012, 08:18
Renkler gözü çok yoruyor fosforsuz bi şekilde yazsan iyi olabilirdi.
Edit olmadığı için değiştiremeyeceksin gerçide.

Ha birde renkli yazı kullanmak yasakmış bilgine :)

Emeğine sağlık hepsini okumadım,iyi forumlar.

canselcan
28.11.2012, 08:04
güzel paylaşım bu evrende yalnız olmadığımızı düşünmüşümdür hep... :)

asterix
21.06.2013, 23:16
Uzaylılar varsa aklıma ilk gelen soru dinleri varmı yani insanların dini ile aynı yada benzer şeylere inanıyorlarmı ? Ritlleri varmı ?

Bulut_atlası
02.12.2013, 00:42
Kesin görmüşümdür bunlardan :) çünkü bazen gerçekten kusursuz insanlar görüyorum

AkuJuk
02.12.2013, 01:42
Ben bu varlıkların genel olarak adlandırılan cinlerden olabileceğini düşünüyorum.En azından bir kısmı öyledir.
Yine yüksek bir yüzde de niyetlerinin pek iyi olduğunu düşünmüyorum. Her ne kadar başlangıçta bireysel olarak güzel ve olumlu yaklaşılmış olsada.
Lütfen dikkat edin. Herhangi bir varlıkla iletişim.İyi olsun kötü olsun.Her şekilde tehlikelidir. Benden size şöyle bir öneri olabilir. Temas kurmayın, kurmaya da çalışmayın! Kesinlikle.

asterix
02.12.2013, 04:47
Uzaylı varlıklardan bahsederken en temel ayırıcı parametre boyu posu değil ,pozitfimi negatidmi yada kendine hizmet mi başklarına hizmetmi buna bakmak lazım,içlerinden bir kısmı negatif köleleştirici varlıklar.

Bulut_atlası
02.12.2013, 21:46
İnsanlara bile güvenemezken hele ki uzaylılara yani dünyamızın dışındaki varlıklara hiç güvenmemek lazım zaten güvenmiyorum kimseye ben