PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Göçmenoğlu Sanat Defteri



göçmenoğlu
10.03.2012, 18:58
Kimi Bekliyorum...

Hasretinle,
hüznün kollarında iken
idam sehpalarında, çaresizce
dilim lal, ellerim kelepçeli
... ayaklarım boşlukta
naçar vucüdüm sallanırken
kirpiklerime sarılan, sevda yaşlarım
katre katre süzülürken yüreğime
çaresiz
gelirsin diye
umut edercesine habersiz
ben kimi bekliyorun
böyle nefessiz

sensizlik ateşten bir kor
yüreğimi yakan
yakıp kavuran
bendeki seni
sana anlatmaya çaliştım
duymadın bile
bunada alıştım

ya ben anlatamadım
ya sen anlamadın

bu yüzden yıllarca senin hasretinle
yanıp kavruldum
gelirsin diye umut edercesine
boşuna ağlıyorum
kimi özlüyorum
sönmüş gözlerimin feriyle
kimi gözlüyorum

gelde gör ne haldeymiş
bıraktığın eserin
yanıyorken, volkanlarda bedenim
tutunacak bir yerim kalmadı
bu sevdadan
lime lime olmuş dökülüyor tenim
seven yüreğimi sürgün ettin

ya sev
gir yüreğime güleyim
yada çik git
hayatımdan
hasretinle öleyim

kahırlar içinde ölüyorum
hep giden sen oldun
ağlayan ben
hep horladın beni
gözyaşına boğdun yüreğimi
acılara tebessüm eder oldum
dertlere saldın benliğimi
vuslatım kaybolmuş sende
sallanır yüreğim idam ipinde

kimi bekliyorum
kimi bekliyorum
kimi...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
10.03.2012, 19:00
Yüreğimi aldın sevgili öylesine aldın ki.
Utandım önceki aşklarımdan kendimden.
Anladım ki onlarıda kendimide kandırmışım.
Ve hepsi silindi sen gelince.
Şimdi kalan izlerden utanıyorum.
...
Bütün kapıları kapandı yüreğimin sen gelince.
Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili.
Senden önce yapılan onca konuşmalardan utandım.

Öğrenememişim becerememişim.
Anladım senden öncesinin yalan olduğunu.
Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...

Uzaklaşıyordu düşüncelerim ve yüreğim.
Korkmuştum unutuyordum yavaş yavaş.
Ne yapacağımıne düşüneceğimi bilmiyordum.
Tam bir karmaşa ve boşluk içinde gezinirken birden irkildim uyandım.
Karşımda oturuyordun.
Söylediklerin bir tokat gibi patlıyordu yüzümde.
İnanamadım anlıyormusun....

Çünkü ben hep seni bekliyordum.
Kimsenin okumadığı kimsenin el sürmediği bir kitap gibi yüreğimin bir bölümü sana ayrılmıştı kapalı kapılar ardında öylesine özenle öylesine umutla korunmuştu ki kendim bile el süremedim.
Çünkü sadece senindi.

Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...
Öylesine çabuk öylesine birden bire oldu ki.
Hiç beklemezkenhiç ummadığım bir anda alt üst oldum.

Tuttum kendimi söyleyemedim konuşamadım anlatamadım.
Oysa yıllar hep seni özlemekle hep seni düşünmekle ve sana ayrılan kitaba el değmesin bozulmasın diye şu dünyanın pisliği çıkarcılığı bozulmuşluğu ve yapmacıklığı ile mücadele etmekle geçmişken şu yorulmuşluğumun üstüne yinede konuşamadım söyleyemedim.

Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...
Anladım ki hayallerim vardı sende.
Düşüncelerim özlemlerimumutlarım yalnızlığım vardı sende.
Ve bir de yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...

Daha yeni anladım sende var olanları.
Ben ben olmaktan çıkarken öğrendim tekrar kendimi.
Düşünecek özleyecek umutla bekleyecek hiçbir şeyim kalmadı senden başka.
Seninle beraber olduğum anlarda anladım ki zaten seni bekliyordum
zaten seni düşünüyor seni özlüyordum.
Sadece sarılmak istedim sana bir an...
Sadece ellerini tutmak.

Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...
Yapamadım korktum herşeyin bozulmasından kaybolup gidivermenden.
Yapamazdım anlıyor musun?
Ve birden bire farkına vardım.
Sen benim her doğum günümde pastamın üzerindeki mumları üflerken ve gökyüzünde her yıldız kayışında tuttuğum dileğimdin.....
YÜREĞİMİ ÖYLESİNE ALDIN Kİ SEVGİLİ SÖYLEYECEK HİÇBİR ŞEYİM KALMADI.....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
10.03.2012, 19:02
Bu gecede de sensiz geçirdim gecemi
Ama mutluyum yanımda hissettim seni
Biliyormusun sevgilim
Çok güzel bir geceydi benim için.
Haykırmak istercesine şarkılar söyledim
Yorulurcasına durmadan eğlendim
Aklıma geldiğinde her zaman benim
Mutlu oluyorum inan bana sevgilim.
Bir şarkı arasında seni aradım
Seni seviyorum diye haykırdım
Sessiz kalmış duraklamıştım
Çünkü duygulandım.
Duygularım o kadar yoğunlaşmıştı ki
Biran kalakaldım öylece
Masum bir tebessüm ile
İçtim kadehimi yine.
Telefonu kapattığımda canım
Heyecanlardaydı yüreğim
Ağlar gibi oldu gözlerim
Ama umursamadım sevgilim.
Ellerim hava da alkışlarken sevgilim
Mutluydum ben yanımdasın diye
Küçücük bir gülücük attım sevgilim
Beni bu kadar çok sevdin diye.
Anlamlı bir geceydi aslında sevgilim
Sen uzakta olsanda şu anda
Biliyormusun canım sevgilim
Seviyorum seni ruhumdasın inan bana.
Hayal etmekteyim sevgilim
Bizde kutlayacakmıyız beraberce
Her geçen gece aldırmadan, inadına
Mutlu olacakmıyız sevgilim.
Biz de dilek dileyecekmiyiz masumca
Sarılacakmıyız birbirimize usulca
Haykıracakmıyız sevgimizi ele güne
Geçirecekmiyiz her yeni geceyi güzelce.
Her geçen gece için sevgilim
Seni bir kat daha seveceğim
Unutma sakın ola ki sevgilim
Sen her daim özelimsin....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
15.03.2012, 12:44
Gökyüzü zifiri karanlıkken,pembe bir dünyada elele bu sevdanın içindeydik senle…
Ve birlikte sonsuz olmaktı temennimiz
Çocuksu düşlerimiz vardı,sadece ikimizin olduğu…
... Zamanda uzun,yaşamda kısa olan bu aşkta;
En güzel sevinçleri,en güzel anıları paylaştık,sevdaya dair çok şey öğrendik Sevmeyi,gülmeyi ve terk etmeyi öğrettin bana,yaşamın sevince anlam taşıdığını gösterdin…

Sevdim seni !
Can verip yollara düşecek kadar,
Kimsenin gücü yetmeyeceği kadar sevdim

Uykularımızı paylaştık seninle,bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık
Aşkımız için zamansız sevdik birbirimizi,umarsız,çıkarsız,yalansız…
Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık,
Ayrılıklarımızı yaşanmamış saydık,
Öyle ki hep birlikte olmalıydık
Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile…

Sonra ayırdılar bizi;
Kimseler düşünmedi ! seni,beni,sevgimizi
Sensiz hayat yoktu
Söz vermiştim sana,sevdama söz…
Yaşayamazdım…bu sevdayı içime gömüp,seni bırakamazdım
Aldırış etmedim kimseye ayrılmadım senden
Sonra sen istemedin beni,sevdamın taşıyamayacağı sözler söyledin,bu aşkı hançerledin…sevdiğim ne yapar bile demedin,ama ben bıkmadım…

Şimdi ise ayrılığımızın en karasında kara sevda oldu sevdam
Sen belki unuttun,ama ben unutmadım,unutamadım
Yeniden başlamak için çok çabaladım,olmadı,nafile…
Sadece DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.03.2012, 12:46
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor
nicedir.

beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,

Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi

olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;

oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;

ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde

buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan,

o kadar çabuk

kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
15.03.2012, 12:49
Bana yüreğimi sığdıramadığım farklı bir hayatı bıraktın isteyerek ya da istemeyerek oysa ben hiçbir zaman çizmedim aramızdaki mesafelerin sınırını sen hep ulaşılmayacak kadar uzaklardaydın yanı başımda dururken vakitsiz saatlerin yelkovan değirmeninde.

Sana hep ıslak gözlerle baktım o bitmeyen yolculukların ardından.Üzümün üzüme bakarak ka...rarmasını hatırlatıyorsun durmadan bana çünkü beni görmeyen gözlerine baka baka kendimi göremez oldum.

Dalgaların savurduğu kum taneciklerinden başka bir şey değildim ben hayatında dilediğince savurdun beni bir o kıyıya bir bu kıyıya ellerinden küçük bir oyuncak olmaktan kurtaramadım bir türlü kendimi nasıl ki her dilde çocuğun ağlaması aynıysa benimde hala duygularım değişmedi aslında.

Gerçekten sevenlerin hepsi aynı sever. Hiçbir sevenin sevgisi diğer birinden farklı değildir aslında bir türlü anlatamadım yüreğimin kabuk bağlayan yanını sende acımadan deştin yaramı söktün bütün kabukları azdırdın tuzladın iyileşmesi zor olan sol yanımı.

Kimseye bir şey ispatlamak zorunda değilsin yüreğim şakaklarına bir ömür dayanmış ki büsbütün yalnızlık bir yanda yüreğin bir yanda gözlerin karanlığa merhaba derken artık kıvranmanın alemi yok!
Dik ol!
Sevmek ayıp değil sevgiyi karalayan utansın...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
15.03.2012, 12:53
Hep ertelenen bir an hiç yaşanmamaya mahkumdur.
Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır.
Mevsimleri sayarsak ömür baharsız tükenir gider.
Sevdiğimizi bulmak yada bulduğumuzu sevmek tercihi,
en zor olan iki seçenektir bu sınavda.
Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde.
Sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz?
Ufukta görünen o ki mutluluk tek kişiliktir aslında.
Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun.
Aşkında sevdiğin kadar büyüktür.
Sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.
Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, bu hasreti yalnız tüketirsin.
Karşılık bulmuyorsa sevda,umut değil,kendini hükümdar sanan köleler üretir dönemezsin.
Ama boşa geçmemiştir dolan vakit.
Heba olan şiirlerin de değildir.
Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler,sırdaşlığını hiç terk etmez.
Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar,o gül solarken.
Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden hep aynı acıyı çeker.
Ama yollar hiç bitmez.
Sonuna geldiğini zannettiğin yerler birer duraktır aslında.
Ve sen yolculuğunu gönüllü bitirmişsindir o durakta.
Güneş hep geç kalırmış gibi gelir,sen bir baharda mevsimler başka havada.
Gerçeklerle düşler yerini kaybeder.
Bir tek o kalır yüreğinden hiç gitmeyen.
Aynı bakışlı resmine saatlerce dalışın kalır,sevdanın tutsaklığında acılarını dindirmeyen…
Şöyle dimdik durup rüzgara karşı ”EY HAYAT SEN ŞAVKLI SULARDA BİR DOLUNAYSIN,ASLINDA YOKUM BEN BU OYUNDA,ÖMRÜM BENİ YOK SAYSIN.”diyerek çekip gitmek gelir aklına.
Bedeninizin parçalanması hiç umurunda değildir ama sevdiği uğruna ölenlerden olmak istemezsin.
Çünkü yalnız yaşarken bir ihtimal daha vardır.
Belki ölüme değil ama onun hayatına geç kalmışsındır.
Uzaktır,öyle kalacaktır belki.
Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi,yüreğini teselli etmek de sana düşer.
Her şeye rağmen korkutmasın seni bu sevdanın ateşi.
Her yangın önce başladığı yeri yakar.
Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde,yıllar geçse de
SENİN ADIN YAZAR.
Ve bil ki sevdiğim,uslanmaz ruhum yaşadıkça
SENİ SEVER, SENİ SEVDİKÇE YAŞAR…

''Sevda Güleryüz/siirlerle narman''..

Katarina
15.03.2012, 13:52
Her okunduğunda daha da derinleşen çok güzel bir şiir paylaşmışsınız.Yüreğinize sağlık sevgili Göçmenoğlu.

BeLLa91
15.03.2012, 20:59
Gerçekten harikulade. Sevdiğim sözler arşivine saklayacağım bu şiiri.
Ellerinize sağlık :)

BritneySpears
15.03.2012, 21:16
Benim henüz Aşk şiiri okuyacak cesaretim yok... Herşey çok taze henüz.

göçmenoğlu
16.03.2012, 15:41
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.
Gözlerim değil, yüreğimdi senigören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime.
Bir başka yerde olamazdın zaten.
Sen, benim en değerli yerimde,
yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın.
çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek,
ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni.
Herhangi bir konuk değildin artık.
Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama.
O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.
çiçek çiçek açtın yüreğimde.
Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında.
Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle.
Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi.
Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni.
Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da...
Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık.
En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm.
Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız,
içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu.
Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.
Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim.
Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm.
Ve o göle bir tek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni.
Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim.
Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim.
Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
16.03.2012, 15:43
Sana bir sevda sunsam
Yüreğimin en güzel pınarından
Öyle bir sevda ki, içilesi
Öyle bir sevda ki, kendinden geçilesi
İçer misin? Kendinden geçer misin?

Sana sevmeyi anlatsam
Bana sevmeyi anlat desem
Dinler misin? Anlatır mısın?

Kanat taksam bakışlarıma
Nağme yazsam, göz bebeklerimle
Yollasam gözlerine
Okur musun? Cevaplar mısın?

Cana canan lazım desem
Yüreğime sen lazım
Sana beni versem
Seni senden istesem
Beni alır mısın? Seni verir misin?

Aşk desem! Biz der misin?
Seviyorum desem! Ben de der misin?
Ya sen, ya ölüm desem! Ölme der misin?
Sensiz yaşayamam desem! Ben de der misin?

Anlatsam, anla artık desem! Anlar mısın?
Uzatsam yüreğimin ellerini
Yüreğinin elleriyle tutar mısın?..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
16.03.2012, 15:46
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor
nicedir.

beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,

Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi

olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;

oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;

ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde

buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan,

o kadar çabuk

kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
16.03.2012, 15:48
Unuttum sanıyordum, sildim içimden sana dair ne varsa.
Kalbim öz...gür zannediyordum, bir ayağından bağlı değil sana.
Azad edildik sanıyordum sen benden, ben senden.
Yanılmışım…
Bak yine kanadı o yara. Yine sıkıştı yüreğim.
Bir şiir: “Gönül Nikahı” ağlattı beni.
Diyor ya şarkıda “Bana her şey seni hatırlatıyor…”
Sen hatırlıyor musun beni?
Beni geçtim, sadece adımı, hatırlıyor musun?
İnsanlar çıkıyor karşıma. Geçici heyecanlarını aşk sanıyorlar.
Bekliyorlar ki inanayım, bekliyorlar ki yanayım onlara da, sana yandığım gibi.
Diyorlar ki “Aşığım!”. Haykırıyorum “Bu değil aşk!!!” duymuyorlar.
Aşk, dünyanın en masum kurbanıymış.
İlk katilin öldürdüğüymüş aşk, senin adınmış.
Yanmakmış, hiç sönmeden yanmak.
Ağzında garip bir tat bırakan meyveymiş, kekremsi
tadına rağmen yemekten vazgeçemediğin.
Sevgilinin bir gülümsemesinin, çölde susuzluktan dudakları çatlamış
bir adama nasıl geliyorsa kana kana su içmek,
öyle ferahlatıcı öyle canlandırıcı gelmesiymiş aşk.
Yâr olmakmış, yârdan atlamakmış.
Tarif edilemeyenmiş.
Aşk, unuttuğunu sandığın bir anda, yüreğine çöken o ağırlıkmış.
Acı çekmek, buna rağmen o acıyı hayırsız bir evlat gibi
“Hoş geldin!”lerle karşılamakmış.

Kızıyorum onlara evet, o geçici heveslerini aşk sananlara.
Biraz da acıyorum sanki.
Leyla’yı bilmiyorlar, Mecnun’u, Nevhel’i ve seni ve beni…
Fuzuli’yi tanımıyorlar, Şem’i, Pervane’yi, aşkın ateş halini…
Dedim ya ufacık heyecanları aşk sanıyorlar.
Ama sadece güzel olduğunda var aşk.
Acı vermeye başlayınca kaçıyorlar.
Bizim yücelttiğimiz, zaten yüce olması gereken aşkı,
bozuk para niyetine harcayanlara o kadar kızıyorum ki…
“Sevmek nedir bilir misin?
Dinle anlatayım sana sevmeyi…
” Dinleyene kadar ben de bilmiyormuşum sevgili.
Seninle öğrendim yanmayı, sesinle, şiirlerinle, anlattığın mesellerle…
“Hamdım, piştim” diyorlar ya, ben de piştim yanarak.
Unuttum sanıyordum.
Bak yine düştün aklıma.
Belki dün gece bir dost düşürdü aklıma,
belki ben anlatıp kanattım yaramı.
Belki o yüzden kızamadım ona, aşık olmasına,
apansız yakalanmak ne demek bildiğim için.
Ne önemi var ki?
Geldin işte…
Çok sancılı dönemler yaşadım biliyorsun.
Gel gitlerim çok oldu, en çok da gitmeyi istedim.
Ama diyorum ya, piştim artık. “Çık git içimden!” demiyorum sana.
Gitme, biraz sızlat içimi, biraz titret gönül tellerimi, biraz yak!
Aşkın buruk tadını almak istiyorum bu gece.
Bırak mazoşist desinler.
Baştan sona “gönül” olmalıyım bu gece, baştan sona sen!
Hadi gel, kanat yüreğimi…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
16.03.2012, 15:50
Gökyüzü zifiri karanlıkken,pembe bir dünyada elele bu sevdanın i...çindeydik senle…
Ve birlikte sonsuz olmaktı temennimiz
Çocuksu düşlerimiz vardı,sadece ikimizin olduğu…
Zamanda uzun,yaşamda kısa olan bu aşkta;
En güzel sevinçleri,en güzel anıları paylaştık,
sevdaya dair çok şey öğrendik
Sevmeyi,gülmeyi ve terk etmeyi öğrettin bana,
yaşamın sevince anlam taşıdığını gösterdin…

Sevdim seni !
Can verip yollara düşecek kadar,
Kimsenin gücü yetmeyeceği kadar sevdim

Uykularımızı paylaştık seninle,bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık
Aşkımız için zamansız sevdik birbirimizi,umarsız,çıkarsız,yalansız…
Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık,
Ayrılıklarımızı yaşanmamış saydık,
Öyle ki hep birlikte olmalıydık
Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile…

Sonra ayırdılar bizi;
Kimseler düşünmedi ! seni,beni,sevgimizi
Sensiz hayat yoktu
Söz vermiştim sana,sevdama söz…
Yaşayamazdım…bu sevdayı içime gömüp,seni bırakamazdım
Aldırış etmedim kimseye ayrılmadım senden
Sonra sen istemedin beni,sevdamın taşıyamayacağı sözler söyledin,
bu aşkı hançerledin…sevdiğim ne yapar bile demedin,ama ben bıkmadım…

Şimdi ise ayrılığımızın en karasında kara sevda oldu sevdam
Sen belki unuttun,ama ben unutmadım,unutamadım
Yeniden başlamak için çok çabaladım,olmadı,nafile…
Sadece DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM…

Şimdi sen yaşıyorsun,beni öldürdün,yüreğinde bana ait bir iz bile yok
Hatırla söz vermiştik sevdamıza,yaşadıkça bu aşkla beraber olacağımıza…
Yalanmış oysa…gittin hayatımdan ama sevdan hep benimle
Bir gün üstümde çimenler bittiğinde bile sevdan yaşıyor olacak
Beni umut kurşunuyla vurdun ! ama onu öldüremezsin…
Çünkü;sevdaya kurşun işlemez gülüm…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
16.03.2012, 15:53
Anladım; Sen bana hiç gelmeyeceksin,
Tedavülden kalkan gözlerimdeki ışığı bilmeyeceksin,
Viraneye dönen yüreğimdeki sevgini hiç tatmayacaksın,
Dudaklarımdan dökülen sevgi cümlelerini duymayacaksın
Ve Can'ım diyerek sımsıkı sarılmanın sıcaklığını hissetmeyeceksin…

Anladım; Sen bana hiç gelmeyeceksin,
Kara hançerler yemiş bağrımın sızısını hiç dindirmeyeceksin…
Yaralarımı hiç sarmayacaksın, Sarmalamayacaksın…
Ayaklarıma dolanan karaçalıları yakmayacaksın
Ve içimdeki sızılarımı hiç dindirmeyeceksin...

Anladım; Sen bana hiç gelmeyeceksin,
Çek, çıkar desem şu dipsiz kuyulardan,
Son bir gayretle uzanan ellerimi görmeyeceksin,
Misafiri olsam kalbinin bir köşesine
Ve hiç gitmek istemesem sen nereden bileceksin..

Anladım; Sen bana hiç gelmeyeceksin,
Mavi diye sarıldığım umutlarımı
Gök kuşağına döndüremeyeceksin,
İçimdeki fırtınalarımı dindirip
Sakin bir denize çeviremeyeceksin
Ve bir liman gibi sığınıp beni sevemeyeceksin…

Anladım; Sen beni hiç sevemeyeceksin,
Yedi renge bürünen sevgi sözcüklerini
Başucumda hiç söylemeyeceksin...
Kan, ter içinde uykundan sıçradığında korkuyla,
Aşkım; diyerek yüzüme bakıp gülümsemeyeceksin,
Kahır tohumlarını yüreğime serpeleyip öylece gideceksin,

Belki bir gün,
Sende birini seveceksin umutsuzca,
İşte o zaman sen,
Benim nasıl öldüğümü çok iyi bileceksin..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
16.03.2012, 16:12
Bu yürek seni çoktan terketti..Şahidimdir sabahı iple çe...ken gecelerim..
Dudaklarımdan akan sözcükler şahidimdir..
Sen,sensizliği öğrettin bana..
Ben'se soğuk gecelerde yağan yağmurlarla,
Şiirlerimle eşlik ettim sana..
Şimdi Yokluğun bağrımda yanan bir kor ateş..
Suskunluğun cehennem ateşi kadar sıcak ve yakıcı..
Korkuyorum artık sessizliğinden..
Ama terketmeli
ve
Unutmalıyım seni...
Ben,tüm benliğimle..
Gururumu hiçe sayarak..
Tüm yaşanmışlıkların anısına..
Senin yoluna aptalca düştüysem..
Herkesi karşıma birer birer aldıysam..
Ve buna rağmen sesin titremeden..
"Bitti" ile başlayan son cümleni kurduysan..
Ve bu son sözünün sonuna noktayı koyduysan..
Bırak git bu yüreği...
Sana artık bir faydası olmaz...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
16.03.2012, 16:16
Yağma be yağmur. İçim üşüyor. Islatma toprakları. Attığım her adım daha da ağırlaşıyor. Kokun sinmesin çiçeklere. Çoktan unuttum içime derin bir nefes çekmeyi. Çoktan unuttum ardından görünen gökkuşağının renklerini. Serinletmeye çalışma boşuna içimi. İstesen de beceremezsin yorulma boşuna.
Yağma yağmur. Çek git yoluna

Esme be rüzgar. Uğulduyor kulaklarım. Takatim yok itme beni. Titriyor bacaklarım. Bilmem hangi melodidir fısıldadığın. Duymuyorum. Uzun zaman oldu işitmiyorum hiçbir sesi. Çek elini eteğini dalların üzerinden. Eğme boynunu. Koparma yapraklarını. Bırak her biten ot her yeşeren yaprak yerinde güzel. Çalma! Yerinden yurdundan etme hiç birini. Kimseler yok işte sokaklarda. Issız her yer senin şansına
Esme rüzgar. Çek git yoluna.

Geçme be zaman. Sabrım bitiyor. Dur olduğun yerde. Her şey uzaklaşıyor. Unutturma bana çektiklerimi. Unutturma özlemiyle divane ettiklerini. Alışmaya çalışmadım hiç. Vazgeçmeye çalışmadım. Henüz çok taze yaram. Bırak kanasın. Bir gün dönmez biliyorum. Bekletme boşuna.
Geçme zaman. Çek git yoluna.

Akma be gözyaşım. Yüreğim yanıyor. Değmez bir vefasız için heder olmana. Eğer gözyaşım fayda etseydi ona gider miydi ardına bile bakmadan uzaklara. Kıyamadığı kopamadığı onsuz yapamadığıydım hani? Yazık. Ne boş sevmişim meğer. Ne boş yanmışım. Sanma bu benim ilk aldanışım.

Bakma gözlerime
Çoktan perde indi üstlerine
Bakarsam dayanamam ağlarım
Sarılma ne olur
Böyle bir şefkat fazla bana
Hep isterim sonra, alışırım
Sevme be güzelim beni.
Gönül sayfamı çoktan kapadım
Dokunma sakın bana.
Yüreğim yaralı.
Seninde canını acıtırım...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
16.03.2012, 16:19
Yalnizim yine kimsesizim su an
Aklimda herzamanki gibi sen varsin
Bilmiyorum yarin ne olur düsünemiyorum
Düsünmekten yoruldum artik inan
Bunca zaman düsündümde ne degisti sanki

Buz gibi bir rüzgarla ürperdi içim
Kaderimdi benim yalnizlik
Kabullendim artik biliyorum
Biliyorum hiç gelmeyeceksin
Anladim artik ama, biliyor musun..
Buz daglari gibi yüregim sensiz

"Hasret" dediklerinde anlamazdim eskiden
Çünki, bir sevgiliye hasret kalmamistim hiç
Çünki, hasret kalacak bir sevdigim olmamisti
Oysa simdi yasadigim her gün nefes aldigim her an
Sensizligin dayanilmaz acisi içime oturdukca
Zehir gibi dagildikca beynime vücuduma
Biçak gibi saplandikca yüregime darbe darbe
Hasret ne demek hasret kalmak ne demek
O kadar iyi anliyorum ki...

Meger kalpde dermansiz sanciymis hasret
Meger gözlerinden akan hüzün damlalariymis
Meger bogazinin dügüm dügüm olmasiymis
Bir kusun kanadinda sevgiliye selam yollamakmis
Meger ne kadar hasretmisim sana ben

Buz gibi bir rüzgarla ürperdi içim
Kaderimdi benim yalnizlik
Kabullendim artik biliyorum
Biliyorum hiç gelmeyeceksin
Anladim artik ama, biliyor musun..
buz daglari gibi yüregim sensiz

Bir ömür sensiz ama senle yasamak
Buz gibi bir yalnizlik basi belli sonu belli
Masum bir sevda ve sonsuz hasret
Geceler daha bir agir gündüzlerse karanlik
Umutsuz mutsuz ve çaresizim yine
Ama aklimda hep sen herzaman ki gibi

Hayat sürükledi ikimizide bilmedigimiz bir sona
Ne zaman kurtulur bu yürek sevdanin hapsinden
Ne zaman sensizlige hasret kalmamayi ögrenir
Ne zaman rolleri degisir oynariz bu oyunu
Bilmiyorum yarin ne olur düsünemiyorum
Düsünmekten yoruldum artik inan
Bunca zaman düsündümde ne degisti sanki

Buz gibi bir rüzgarla ürperdi içim
Kaderimdi benim yalnizlik
Kabullendim artik biliyorum
Biliyorum hiç gelmeyeceksin
Anladim artik ama, biliyor musun..
Buz daglari gibi yüregim sensiz...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
16.03.2012, 16:21
Hasretinle,
hüznün kollarında iken
idam sehpalarında, çaresizce
dilim lal, ellerim kelepçeli
ayaklarım boşlukta
naçar vucüdüm sallanırken
kirpiklerime sarılan, sevda yaşlarım
katre katre süzülürken yüreğime
çaresiz
gelirsin diye
umut edercesine habersiz
ben kimi bekliyorun
böyle nefessiz

sensizlik ateşten bir kor
yüreğimi yakan
yakıp kavuran
bendeki seni
sana anlatmaya çaliştım
duymadın bile
bunada alıştım

ya ben anlatamadım
ya sen anlamadın

bu yüzden yıllarca senin hasretinle
yanıp kavruldum
gelirsin diye umut edercesine
boşuna ağlıyorum
kimi özlüyorum
sönmüş gözlerimin feriyle
kimi gözlüyorum

gelde gör ne haldeymiş
bıraktığın eserin
yanıyorken, volkanlarda bedenim
tutunacak bir yerim kalmadı
bu sevdadan
lime lime olmuş dökülüyor tenim
seven yüreğimi sürgün ettin

ya sev
gir yüreğime güleyim
yada çik git
hayatımdan
hasretinle öleyim

kahırlar içinde ölüyorum
hep giden sen oldun
ağlayan ben
hep horladın beni
gözyaşına boğdun yüreğimi
acılara tebessüm eder oldum
dertlere saldın benliğimi
vuslatım kaybolmuş sende
sallanır yüreğim idam ipinde

kimi bekliyorum
kimi bekliyorum
kimi..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''..

göçmenoğlu
16.03.2012, 16:25
Öldürecektim seni bende ;kendimde o gücü bulabilseydim eğer…
Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!
Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda…
”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım, mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri…
Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım….
Başarabilseydim incitecektim seni,incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle..
Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip..
Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları..
Kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar..
Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını…..
Ama ben seni incitmeye de kıyamadım….
Elimden gelseydi unutacaktım seni..
Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını.
Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;
Ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime.
Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye;
Ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde..
Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın..
“Sözümü tutacağım ,adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip
neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken..
Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım……
Ne kadar çabuk geldi ayrılık…
Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya, daha doğrusu ayak uyduramamaya..
Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu..
Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım…
Kaçar gibi veda ettin…
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!
Öldürecektim seni..
İncitecektim seni…
Unutacaktım seni…
Ama lanet olsun!!!
Kı-ya-ma-dım.....


''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
17.03.2012, 16:57
Ben senden mutlu bir son değil, mutlu bir sonsuzluk istemiştim. Anlamadın! Belki de seni güzelleştiren hayatın çirkinliğiydi… Bunu da ben anlamadım! Acaba benimle mutlu olduğun için mi beraberdin yoksa ben mutlu olduğum için mi? Bu sorunun da cevabını bırakmadın. Sadece gittin. Aşk ne senin bende gördüğündür ne de benim sende gördüğüm. Aşk; birlikte gördüğümüzdür sevgili. Seninle aynı değilmiş aşk......a bakışımız. Sen benden kusursuz bir aşk istedin, ben senden yaşanabilir bir aşk. Belki bu yüzyılın insanı değilsin diyeceksin bana ama bence aşk karşındaki insan çırılçıplakken bile gözlerini onun gözlerinden ayırmamaktır sevgili. Bu kadar temiz severken seni, koca bir hayatı kirletip terk ettin beni. Bu hayat seni unutabileceğim kadar uzun değil sevgili.

Acım mı?

Geçmedi… Alıştım sadece..

göçmenoğlu
17.03.2012, 16:58
Bu gece başka bir başka ölüm gecesi daha? Bu kez gem vurmadan geldim acılarıma... Senin yüreğin uçurum ve ben hiç korkmadan cesurca ölmeye razıyım kollarında...
Kahretsin. Sana son bir defa daha sarılmak için o soğuk kokuyu duymaya bile razı olmak ne kadar acı...

Korkularımı ve heyecanlarımı bir yana koyup, yanıma sadece her zaman hasret olduğum yüzünü alıp gidiyorum bu gece ölüme....
Peki bir ge...celiğine müsait mi yüreğin?

göçmenoğlu
17.03.2012, 16:59
Sen bilmediğim karanlıklarda Güneşin doğmasını beklerken Ben Sensiz karanlıklardan Seninle doğacağım” Yüreğimde kopan zamansız fırtınalar Neleri alıp götürdü benden bir bilsen Bir bilsen zamanın benden çaldıklarını Daha bir alevlendi içimde...ki yangınlar Gülüşlerim bitti,ömrüm bile tükendi de Bir tek sana olan sevdam bitmedi, bitmeyecek Dokununca yağmur tanelerine İki uzak şehirde, iki yaralı yüreğin ağladığını Hiç kimseler bilmedi, bilmeyecek.!!

göçmenoğlu
17.03.2012, 17:01
Gecenin sessizliğinden midir,yoksa hüznünden midir bilmem ” Dün gece aklımda yine sen vardın” hatta ” dün gece aklıma yine sen düştün” demek geldi içimden.
Gecenin bir yarısı, el ayak çekildiğinde birçoğumuzun aklına bir garip duygu düşer.Adını siz koyun bunun “Aşk” , “Hasret”, “Alışkanlık” ne derseniz deyin.
Kimi eski sevgiliyi, kimi karşılıksız aşkını, kimiside yaşanmışlıkları düşünür durur.
Bazen efkarlanır, bazende keyifleniriz bu durumda.
Yakarız bir cigara ve sonuna kadar içimize çekeriz dumanını ” offf offf” dercesine… Gece gece uykumuz kaçıverir birden…:)
Evet bende bu gece yaktım bir sigara derin bir offf çektim. Hem başım, hemde kalbim ağrıyordu…
Aslında hazır değildim buna beklemiyordum,istemiyordum hatta kaçıyordum bu duygudan. Ama Can Babanın dediği gibi :
” Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın.
Biri seni bulacak
Önce korkacaksın,biraz ürkeceksin.
Ne kadar dirensen de nafile.
İnsansın sonuçta, seveceksin.
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara
Gâvura kızıp da oruç bozulmaz! “…
Bende Can Babayı dinledim . Gavura kızıp oruç bozmamaya karar verdim.
Hayatımdan kimlerin gelip geçtiğini düşündüm,sanki hepsi yalanmış.
Çıldırmak üzere olmuşken, biran gözümden yaşlar süzülüverdi .
İtiraf ediyorummm.

“DÜN GECE AKLIMDA YİNE SEN VARDIN”…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.03.2012, 17:15
Hani SEVDİM SENİ dedin ya.. ! NASIL SEVDİN BENİ.. ? GözLerinLe bakarak mı.. ? Yoksa içinde FIRTINALAR KOPARCASINA mı.. ? Ya da qeLip qeçicimiydi sevqin.. ? ...AkLıma takıLdı da SEN SEVMEK NEDİR BİLİR MİSİN.. ? Çiçeği sever qibi mi sevdin beni.. ? Tuttuğun takım qibimi sahipLendin.. ? İçtiğin su qibi, OLMAZSA OLMAZIN MIYDIM Yoksa.. ? Sahi sevmeyi biLiyor musun.. ? Peki BEN; NASIL SEVDİM SENİ.. Onu biLiyor musun.. ? ANNEMİN BENİ SEVDİĞİ GİBİ üstüne titreyerekk.. Canın her yandığında AYNI ACIYI HİSSEDEREK.. YokLuğunda HAYATA KÜSEREK.. OLmadığında HERŞEYİN ANLAMINI YİTİRDİĞİNİ DÜŞÜNEREK.. Sen DÜNYAMSIN diyerek.. ! SEVDİM SENİ... ...SEVMEK nedir

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:26
Umudumu yitireli hayli zaman geçti yeniden sevebilmek zor
ellerimin arasından kayıp giden sen..
yeniden doğarmısın karanlık sabahlarıma

aşk..seni tarif edebilmek imkansız mükemmelsinmekemmelliğin ayrıntılarında gizli..
bir elin mutluluk veriyordiğer elinse acıyı ve mutluluğu almadan acıyı almak o kadar zor ki..?

kelimelerimi dizdin boğazıma dar ağacında asılı kaldım..kalbime bir kurşunda ben sıkıyım dedim olmadı yapamadımyapamazdım
EYY...KALBİMİ SARAN MUAMMA BENDE BİR KUŞUNLUK CAN VAR AMMA VURULURSUN DİYE AKLIM ÇIKIYOR

işte tek nedeni bu..!
sen..yeşil cennettim aşk senin ezip geçeceğin kum taneleri değil..
üstüme bastığın yeterezip geçtiğin yeter
her an kaybederim korkusuyla hayatımı zindana çevirdiğin yeter..
istediğin bir değil bin çiçekse
istediğin başka bir tenbaşka bir bedense..
istediğin ben değilsem eğer
peki..
azat kuşunu yüreğine bıraktım
geçmişi gömeriz en dipsiz kuyularasevda şarkılarını yok ederiz..
bir sen birde ben vardık evvel zaman içinde...
masallara devrediriz yitik sevdamızı
bir varmış bir yokmuş oluruz

unutursun...
unutulursun belki...
şimdi. bırakıyorum seni..
gözyaşlarım işkencelerdekelimeler kifayetsiz
umutlar yitirilmiş..
ne yeni doğacak gün için can kalmış bedende
nede geçmişi unutacak kadar kalpsiz bir yüre
hadi..al git ne varsa
topla yüreğimin kırıklarının
hadi.. bir tekmede sen at savur çamuruma
hadi..hiç yaşanmamış say beni..
hadi..git ne olur göm diri diri beni.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:28
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor
nicedir.

beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi

olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;

oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;

ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde

buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan,
o kadar çabuk

kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:31
Kardelen çiçeği'nin öyküsü Kardelen çiçeği, etrafındakilerin dostlarının anlatımıyla güneşe aşık olur.Aslında hayatında güneşi hiç görmemiştir.Çünkü bilir ki güneşi gördüğü an canından olacaktır.Ama bu aşk içinde öyle büyür öyle büyür ki artık dayanılmazbir hal alır ve Allah'a dua eder,bana bir defacıkta olsun güneşi görmeyi nasip et diye.Ve bir gün dayanamaz Allah'ın huzuruna çıkar ve şöyle der; "Allahım güneşi görmem için bana izin ver."Allah'ta ona şöyle seslenir;"Ey kardelen bilmez misin ki sen narin bir çiçeksin ve güneşle karşılaştığın an canından olabilirsin.İyi düşün sana 2 günmühlet veriyorum, ya güneş ya canın ." Kardelen yüce rabbinin huzurundan ayrılır ve düşünür.Ama içindeki güneş sevdası adeta onu içten içe kemirir.2.günün sonunda Rabbinin huzuruna çıkar ve şöyle der;"Bu aşk beni öyle büyüledi ki güneşi görmek için can atıyorum.Allah'ta ona; "Cesaretini taktir ederim ey kardelen ama bir yandan daüzülürüm,çünkü canından olacaksın." der. ve kardelen güneşi görmenin aşkıyla tutuşurken karın üstüne çıkmaya karar verir. Tam o beyaz karın içinden kafasınıçıkardığı an güneşi görür,ama ona daha önce söylendiği gibicanından olur.Bu olay herkesin kalbinde yer eder.Herkes çocuklarına ve torunlarınabu olayı anlatır,nasihatte bulunurlar. "Eğer günün birinde aşık olursan,birini çok seversen __KARDELEN__ gibi cesaretli ol.Eğer ___KARDELEN___ kadar cesaretin yoksa Sakın Aşık olma!!!...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:33
Aşk dediğin kaf gibi olmalı biri can biri canan olmalı… Hem kaf aşkın kalbidir onu çıkarınca gariye aş kalır mide kalır…
Aşk gönül işidir; gıdası cananın tebessümü bir tatlı sözüdür…
Alemin var olma sebebi Aşk’tır yağmur bile Aşk’ı yeşertmek için yağar aleme…
Gülün nazı bülbülün niyazı hep Aşk içindir…
Şairlerin yazdığı ressamların çizdiği hep Aşk değil midir?
... “… Aşk sözcüğü zaten sözlükte sarmaşık demekmiş. Bir sarmaşık çınarları servileri nasıl sarmalarsa Aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri çökertirmiş… ”
“ … sevmenin tabakaları muhabbet Aşk ve dert olmak üzere üç derecedir;
- muhabbet odur ki; mahbubunu görürse memnundur
- Aşk odur ki; mahbubunu görürse memnundur
- dert odur ki; mahbubunu görürse de mahzundur görmezse de mahzundur… ”
Aşk hüznün dostudur birden başkası düşmanıdır aşkın…
Aşkın tek gıdası aşığın gözyaşıdır. Aşkın bayramı maşuğun bir tek tebessümüdür…
Aşk; görebilmektir ama bazen de görmezden gelebilmektir.
Aşk dua etmektir; “Yarabbi ona da benim sevgimi ver” gibi dualar aşığın duası değildir ben ağlayayım o gülsün” …
Ama en önemlisi Hz.Ebubekir’in duası gibi dua etmektir. Hani diyor ya “Yarabbi benim vücudumu o kadar büyüt ki cehennemde benden başka kimseye yer kalmasın.” İşte Aşık en azından diyebilmeli ki “Yarabbi benim vücudumu iki kişilik yap eğer onun cezası varsa onun yerine de ben yanayım yer kalmasın cehennemde o dışarda kalsın.”
Hatırlamak; unutanlara has bir özellktir. Aşk dediğin unutmak tükenmektir diye bilip hiç unutmamaktır…
Aşk; herşeyi onsuz bir geleceği hayal bile etmemektir.
Aşk en çok da haddini bilmektir…
Ve aşk susmayı bilmektir susabilmektir…

Aşk dediğin…
Neyse…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:35
Çözdükçe bana sarılan.
Her gidişinde enkaz kalır,
Arkanda bırakılan.
Topla çıkart böl eşittir=ayrılık...!
Sonuçta çıkan.

Şimdi sitem ediyorum zamana.
Kızıyorum akreple yelkovana,
Anladım ki ben düşmanım,
Seni benden alıp giden,
Acımasız zamana!
Kelimelerin bittiği ,ayrılık sancısının ,
Başladığı yerdeyim.

Sensizliği devir aldım,artık beklemedeyim.
Gözlerimi çevirdim uzak ufuklara,
Beden ayrılsa da,yürekler bir arada.
Bir daha ne zaman görüşürüz?
Hangi ay hangi bahara?
Onun içindir ki ben vedaları sevemem.

Onun içindir ki…
Peronda arkandan el sallayıp,
Güle güle diyemem.
Gidişlerinde koca şehir dar gelir.
Bir daha görmeyecek gibi,
Nefesim daralır yüreğim ezilir.

Üzülme sevgilim bu dünyada birleşmesek te,
Sen bu dünyada mutlu ol yeterki.
Diğer tarafta ebediyen seninim.
Her şeyin üzerine sana yemin ederim...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:37
Boşver be yaşı başı!
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın,
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü…
bak ellerin ayakların kocaman,
aklında maşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?

Takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü.
öl gitsin…
parayı pulu savurup ,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır istediğin,
savrul gitsin…
Boşver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna…
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa…

yaş 70e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar, diyemiyecek misin?..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:39
seviyorum seni senin sevemeyeceğin kadar.
hayalimde tutuyorum ellerini
hayalimde geliyorum göz göze
hep bende seni diyeceğin günü bekliyorum
ve o gün gelecek biliyorum
hep uzaktan seyrediyorum seni
en çokta gözlerini
her yere bakıpta
beni göremeyen gözlerini...
oysa sevgimi anlatmak isterdim sana
ne kadar büyük olduğunu
ne kadar özel olduğunu
hani havayı içine çekersin
nefes alırsın yaşamak için
hani kana kana içersin ya suyu
işte öyle birşey...
yaşamak vardı seninle bu hayatı
aynı duyguları hissetmek vardı
akşamdan kalma sohbetleri uzatıp
sabahlamak vardı günlerce
ama yoksun ki...
bekleyeceğim seni
ömrüm yettiği kadar
son nefesimi verene kadar
hatta daha ötesinde bile bekleyeceğim
elbet birgün geleceksin ..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:40
Senin Bana Verdiğin Sevgi Dolu bir Dünya.ve Senin Sevgi dolu Dünyan!!! Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana,sade bir kurdeleyle süslenmiş.Çöz kurdeleyi ve kaldır yavaşça kutunun kapağını...Kocaman bir fırça ve bin bir renk koydum kutuya bir cennet resmi yapıp içine gir diye...Düşler serpiştirdim gizlice,düş kurmayı unutma diye...Güneşin batışını,billur suyun se...sini,kırmızıyı gelinciklerin saflığını,taze ekmeğin kokusunu ve bir gülümsemenin sıcaklığını da ve Senin o tatlı çekici gülünü sığdırdım.Ruhlarımız aç kalmasın diye...Kutuya da sana olan sevgimi sana olan saygımı sana olan tutkumu koydum,güçlü ol diye,çünkü sevmeyen sevilmeyen n güçsüzdür.Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya,Sana olan sevgimi sana olan aşkımı sana olan tutkumu sana olan bağlılığımı sunmak için....Bir buket sevgi bir yudum aşk da koydum senin yaşaman için. ve yarım bir elma da koymadan edemedm.Paylaşmayı anımsayalım diye...Sevdiklerimize onları sevdiğimizi söylemek için yarını beklemeyelim.Hemen şimdi yapalım diye...İçtenliği,umudu neşeyi,bağışlayıcılığı özgüveni ve açık yürekliliği unutmadım, onlarda kutunun içinde..Son olarak da bir kart iliştirdim kutuya bak bu kartta neler yazıyor.Bu kutunun kapağını her kaldırışında Sevgiyle ilgili yepyeni şeyler keşfedeceksin.Yaşamak için yarını bekleme,al yaşamı kollarının arasına ve sımsıkı sarıl yaşamdan yalnızca almak yerine ona birşeyler ver.Kısacası bütünüyle" Sen Sevgilisin sevdasın tutkumsun Aşkımsın .UNUTMA (!) yaşam dokuması henüz tamamlanmamış olağanüstü güzellikte bir duvar halısıdır ve sana ait olan boşluğu yalnız sen doldurabilirsin. bir gün sonsuzluğun bulutlarına oturduğunda ne aklın kalsın ne de yaşanmamış dokunulmamış gerçek sevgiyi sevdayı özlemi tutkuyu zevki yaşamadım yaşayamadım demeyesin. CANIM NE OLUR SEN HEP GÜL.!!!!! Bu Can senin bu yürek senin bu ruh senin OLSUN..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:42
seni sevmenin kitabını yazabilirdim oysa
gönlümdeki sözcükleri dökebilsem kağıda
iki ırmak gibi içime akan gözlerini
ılık bir meltem gibi yüzüme vuran
o güzel saçlarını her okşayışımı
içimi eriten ılık nefesini anlatabilsem
dökebilsem kağıtlara
isyan etmese kalem
yokluk göstermese mürekkep
içimdeki yansımasını kıskanmasa
anlatabilse sözcükler
oysa ben
kalbimle sözcükler arasında
anlatamadan derdimi
ölüp ölüp diriliyorum
seni sevmek özlemek
özlemek ölmek mi, bilmiyorum
ölümle hayat....
varlıkla yokluk arası bir şey
kalbimde hep yeşeren
ama bir türlü başaklarını yükseltemeyen
çorak topraklar gibi
bir kırabilse kabuğunu
bir dökebilse içindekini
nasıl dirildiğine sende şaşarsın
şaşarsın valla.
hayret ,seni sevmenin kitabını yazacaktım
bir baktım
seni özlemenin kitabını yazıyorum
gidişinin
acısını duyuyorum yüreğimde
bedenimde
kanım donuyor sensiz...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.03.2012, 17:44
Bazen ne kırgınlıklar,
Ne kızgınlıklar gizlidir
Sessizce gidişlerde.
Bazen kelimelere bile
Tenezzül kalmaz,
Susturulmuş dillerde.
Kimileri kaçış der,kimileri boş ver der
Oysa ne sessiz isyanlar gizlidir

Hem içiniz acır,kimse anlamaz,
Hem susmak hayırdır bazen,
Haykırmak istersiniz ama,
Gitmek elzemdir bazen.
Bazen gözleriniz dolar,
Sesiniz kısılır da,
Yine de razı olamazsınız,
Umarsız dönüşlere....

Bu kadar kolay mıdır kalp kırmak,
Vefa bu kadar kolay mı harcanır,
Zaman her şeyin ilacıdır ama;
Zaman tuzdur bazen,
Kanayan yüreklere.....

Bu kadar basittir her şey bazen,
Hayat güzel,
Hayat lay lay lom,
Bazen nutuk çekmek,
kolaydır ama,
Sorun anlatsın, yaşayıp çekenlere..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:06
Benimle bir konuşsan
Sevdamı anlatacağım sana
Tabi dilimin döndüğü kadar
Yazdığım şiirlerimi okuyacağım
Mısralarım işte o gün
Dile gelecek
Seni sensiz nasıl yaşadığımı
Seni her gün görüp de nasıl özlediğimi
İşte o gün haykıracak mısralarım
İşte o gün şiirlerin şiir olacak
Okuduğun gün
Saatlerin zamanın durmasını isteyeceğim
Bu an, bu kısacık an bitmesin diyeceğim
Ama zaman bana inat
Her zamankinden hızlı geçecek
Biliyorum
Bir an olsun göz göze geleceğiz
Ve seni ne kadar sevdiğimi anlayacaksın
Ben bir kelime bile söylemeden
Sende istemeyeceksin gözlerini kaçırmayı gözlerimden
Ama gözlerin kaçacak
Biliyorum
Sana nasıl uykularımı böldüğünü
Her şeyde senden bir parça aradığımı
Ve her gözümü kapayınca nasıl seni gördüğümü anlatacağım
Kelimeler yetmeyecek
Biliyorum
Her rüzgar esişinde neden derin bir nefes çektiğimi
Yüzlerimi okşadığında rüzgar
Neden gözümü kapayıp gülümsediğimi
Nasıl yalnız bir karanlık ta usandığımı anlatacağım
Sana adı sen olan yıldızı göstereceğim
Onunla konuştuklarımızı anlatacağım sana
Neden bir yıldız olduğunu söyleyeceğim
Ve sana bir günü hatırlatacağım
Tabi unutmadıysan
Sana dalgaları anlatacağım
Her denize bakışımda nasıl seni gördüğümü
Ve bizim evdeki saati anlatacağım
Her saniyesinde seni seviyorum dediğim
O saati anlatacağım
Yıldızların nasıl ağladığını
Ve göz yaşlarının yüreğimi nasıl yaraladığını anlatacağım
Evinizin önüne gelip yağmurda ıslanmayı
Sana her bakışımda yeniden aşık olmayı
Yaşadıkça kalbimde bir yerin olduğunu
Sana ilk aşkım olduğunu
Sen sevmesen de benim seveceğimi anlatacağım
Uzaktan sevmeyi anlatacağım sana
Saçlarını ellerimi dokunmadan gözlerimi okşadığımı
Seni görünce yüreğimin titrediğini
Ve bir bakışının bana yettiğini anlatacağım
Ve biliyorum
Bunları anlatmama fırsat vermeden
Seni seviyorum diyemeden gideceksin
Dur gitme desem de
Durmayacaksın biliyorum...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:08
Zaman sensizlik…
Saat; yalnızlığı sen geçiyor…
Her hecesi 'sen' kokan özlemler biriktiriyorum içimde…
Ve gözlerime sığınmış yüreğimde saklanmış sessizliğin…
Yalnızlık değil çığlığım yokluğun sebebim…
Oysa ben varlığının sesiyim…
Yokluğunun hüznüyüm…
Ve sana adanmış özlemlerin en kuytusuyum…
Ah bu uzaklar…
Sana beni bana seni uzak eyleyen yollar…
Tükenmiyor bu yokluklar…
Ben ki
Yanındayken bile sana özlem dolu…
Yüreğine tutsağım..
Gel 'aşk-ı yar' eylediğim…
Sensizliğe alışmak yerine sen'li zamanda kaybolmayı istiyorum…
Şimdiki zamana uyarlamak istiyorum 'seni'…
Ve özlemin varlığında anlam olsun istiyorum
Seni yaşayan benliğime…
Ve şimdi;
Zaman sensizlik…
Saat; yalnızlığı 'sen' geçiyor…
Lakin
Yüreğine uzak düşen yüreğim seni yazıyor zamana…
Zaman ki; sensiz bir asır seninle bir an 'bana'…
Ve ben yine;Özledim çok özledim…
Gel ömrüme 'şans' dediğim…
Özleminin içinde boğuluyorum..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:10
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkûm edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım... Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıDı ki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım... Gittin...
delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teniN
de erimek, tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım... Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım. Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım... Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım... Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyordu ki.
Duyamadım... Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
İki metre ötemde de fark etmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım... Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım... Gittin...
Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:12
Sen gittin Masal bitti
Sen gittin evimin adresi, kapımın zili gitti
Sen gittin sazımin teli, kuşumun dili gitti
yangınlar düştü yüreğime, ıssızlaştı şehir
sokaklara hüzün yağdı, gözlerime yağmur
üstüme kapandı kapılar, ben kapandım içime
günlerce haftalarca ağladım
kırık bir ağaç dalında,
öksüz bir kuş gibi kaldım

Sen gittin
hazanlar başladı ömrümde
yaprağa duran ağaçlarım gitti
umutlarım gitti, baharlarım
tutam tutam saçlarım gitti
dudağımda şarkılar yarım kaldı
bardağımda rakılar
bir de yüreğimde kanayan şiirler
masamda sigara izmaritleri kaldı
ben kaldım öylece ortalarda tesellisiz
bir de yıkıntım

Sen gittin
Şiirlerim öksüz kaldı
kalemlerim, defterlerim
ellerim, gözlerim, kirpiklerim
yüreğimde kalkıp giden gemilerim
dillerim öksüz kaldı
ne varsa dağıldı geride kalan
çöl oldu şiiristanım
hayalim, düşistanım

Sen gittin
kemanım yayım, güneşim ayım
mutluluk payım gitti
kara bulutlar çöktü üzerime
sen gittin sustu kalbimin bülbülü
soldu bahçemin gülü
bağrımı yoldu yokluğun

Sen gittin ağzımın tadı
mutluluğumun adı gitti
yaslı yaşım, gamlı başım
zehir aşım, otuz yaşım kaldı
bir de ben kaldım öyle boynu bükük ortalarda
yastığımda yağmur hıçkırıkları bir de
ve yüreğime batan cam kırıkları her gece

Sen gitin hayalim düşüm
sevincim gülüşüm, servetim işim gitti
sen gittin, özlemin yüreğimde
yokluğun kirpiğimde çoğaldı.
umudum gitti, gururum gitti
her gece oturup ağladım
ıslandı ekmeğime karıştı korkunç acı
gülmek nedir unuttum gitti

Sen gittin
ömrüm insafsız ayaklarına toprak oldu
kavruldu bahçelerim çiçeklerim soldu
acılarım içimde fışkıran kan,
gönlüm rüzgarlarda savrulan yaprak oldu
sen gittin yaslandığım duvarlarım yıkıldı,
güvendiğim dağlarım
her gece yıldızlara bakıp bakıp ağlarım

Sen gittin, çakıl taşlarım
yürekvuruşlarım
sevgikuşlarım gitti
yaralı bir ceylanın bakışında yaralı kaldım
her yerde izimi sürüyor avcılar
harcanmışlığın, terkedilmişliğin koynunda
korunmasız, savunmasız kaldım
Sen gittin anlımın kara yazısı kaldı
kalbimin sızısı

gittin işte o gidiş
bir daha dönmedin geri
yarısı sende kaldı kalbimim,
yarısı bende ezgili
ah seher yeli
ardında kara bulutlar, kara günler
ve her gece soğuk ölümler kaldı
hasretin kaldı bir de ölüm gibi
ben kaldım öyle deli, öyle divane ortalarda

Sen gittin, masal bitti, ben bittim..

''Gönderilmemiş aşk mektupları'' .

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:15
Dışarıda delice esen rüzgar,
İçimde sana birikmiş özlemler..
Dilimde Şehrayin türküleri,
Elimde vuslatların taze gülleri,
Sana geliyorum hasret dağlarını aşarak.
Arala perdelerini güneşe artık
Vakit, kavuşma zamani...

Sana geliyorum mürekkebimi yakarak.
İsmini andıkça gönlümde,
Al al gelincikler acıyor yüzümün bozkırlarında.
Gülüşlerini içime çektikçe,
Ak güvercinler kanatlanıyor dualarımdan.
Sana geliyorken yanık türkülerle,

Dudaklarıma baharları yapıştırıyorum.
Saçlarından öptüğümde,
Saçların bir ömür boyu umut koksun diye..
Sana geliyorum
Güneşi hasretinle ağlatarak.
Ayrılıkları yüreğinde hancerleyip
Vuslatları yazıyorum gözlerine.
Ve kavuşma anında,
Bulutlardan umut tanelerini avuçlayıp
Alnının üzerine usulca düşüyorum.
Ve dudaklarına inince yüreğim,
Haykırıyorum vuslatın baharlarına.
" Seni seviyorum gülüm...."

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:16
Bir sokak kedisinin gözlerinde sessizim
Seni Yazıyorsam Kalemin İtibarındandır ...! yalnızlaştırıyor yüzümü beton giymiş kalabalıklar.
Ne açtığın boşlukları doldurabiliyorumne de yaşayabiliyorum içinde. Gecenin segahını mesken edindi yüreğimumut mahsulu saatler bana varmadan ölüyor. Bir kapsüle sığmayacak kadar çoğaldı içimde yaralaryarım bardak uykuyla susturamıyorum kendimi. Dilime acımı bağlayıp haykırıyorum acım dinmiyor. Haykırışlar yetse de kırılışları anlatmayaanlattığını dinletmeye yetmiyor.
Ruh esir aşk diri kalem küskün...
İz bırakmış gölgelerle yaşanmıyor aşk kavradım.

Kapatılmamış defterlerinin ağrısı volta atıyor şimdi titreyen kıyılarımda. Tanımadığım suretlerin hoyratlığını yudumluyorum avuçlarından... Eskitemediğin acılarına sattın sevgimi! Halbuki ben yüreğine baştan borçlu yazıldığımdan bihaber dünyaya sığdıramadığın ismini tek heceye sığdırmıştım. Yorgun düşmüş yüreğini dokunmadan tutmuş "sus"olup sancılarında su olup akmıştım yeşertmeye çalıştığın ne varsa... Sen bütün sebepleri buruşturup savururken çöp kutularına sonuçları birbirine geçirip yollar yaparken ayaklarınaben sadece kendime söylemişim anlıyorum.

Çok gördüm aslında herhangi bir zamanın içinde kaybolanı ama görmedim kaybolduğu yerde bulunanı. Sen kendini hep yanlış yerde aradın bulamadıkça vazgeçtin en insancıl yanlarından da... Anlık hazları diyarına hükümdar yaptın koynundan çıkaramadın tek duyumluk dokunmaları

Anlamadın yâr hiç anlamadın ;
Başını kuma gömüp yaşanmaz hayat...
Sağlam hatta sayısız köprü inşa etmek; köprülerde yaşamak hayatı nehri akmaz kılmıyor. Örülen duvarların arkasından bakmak ya da hayata fırtınaları uzağına düşürmüyor. Kaçmak ise sadece çözümsüzlük zincirine bir halka daha ekliyor. Ve dayanılır kılmıyor yalancı söylemler acıları...
Emir verilmiyor durağan olmayana!
Acılar yüzleşme istiyor;
yüzleşme kendine dönüp bakmayı ve tam burada başlıyor
aynalara yeminli dillerin firarı.
"Oysa firar katlanılır kılmaz efkârları ve üstünden
atlayarak aşılmaz hiç bir acı..."

Gün senin günündür artık...
Sen ben ve gölgeler denklemine yenik düştü bir yanım. Harcanacak tek bir "gel"im bile kalmadı hiçlik sokaklarında kaybolmayı emir biçtiğin ömrüne.
Bir korsan dağınıklığı şimdi bana kalan... Bakire bir yıldız bile kalmadı gök/yüzümde. Hergün biraz daha artan bedeli ödüyorum bilmem kaç kursun eskiterek yüreğimde. Dirhem dirhem sonlanan çağ hatırlatıyor unuttuklarımı anımsıyorum mesela tüm acılar mutluluklardan doğardı.
Varlığın kaybolan bir günün içinde kalsa da; kaybolan günün yamacından sessizliğe vuranlara atılan her ok gecemin karanlığında saklı. Geceyi kaybolan gün mü karartmıştı yoksa yıldızlar parlamak için geceyi karanlığa mı mecbur kılmıştı?
Cevapsızlığın körü sarfet sarfet söylenmeyenler var
söylesem de duyuramadıklarım..."
Leş kokuyorsa dizelerim ;
Harcadıklarından
Harcattıklarındandır
Bil !
Sevgi dediğin; arsız duygulara kurban edilecek kadar ucuz değil.
Hâlâ
Seni yazıyorsa hâlâ
kalemim
Aldıkların
Verdiklerin
ve
Senden değil...
"Kalemin itibarındandır"
Bil! Seni Yazıyorsam Kalemin İtibarındandır...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:18
Kendinden cok uzaklarda?
Ben sensiz kaldim
senden cok uzaklarda
özledim cok özledim...
Bana simsiki sarilmani özledim
Kulagima güzel sözler fisildamani özledim
Senin bebegin olmayi özledim
Bebegim deyi$ini özledim
Senin o kizmani sinirlenmeni özledim
Senin o dargin duru$unu özledim
Senin o bari$ma cabani özledim
Senin o inatciligini özledim
Seninle $akala$mayi özledim
Seninle kavga etmeyi özledim
Seninle dertle$meyi özledim
Seninle aglamayi gülmeyi özledim
Senin sesini özledim
Senin "Senden asla ayrilmam" demeni özledim
Senin gözlerime baki$ini özledim
Senin "Seni seviyorum" demeni özledim
Sensizlikte en cok da seni özledim
Seni... Seni... Seni..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''. .

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:20
Bir bırakılmaları sevmiyorum ben,
Birinin ardından
Gözlerim buğulu,
El sallamaları alışamadım.
Hep söz verişler vardı sevgiliden,
Dönecegim diye
Çalan telefonun sesinde,
Gökyüzünün mavliginde,
Geceyi aydınlatan yıldızların ışıgında,
Bekledim hep seni,
Umutla geleceginden emin.
Sonra zaman,
İçindeki acıyı hafifletmekle başlıyor işe.
Anıları siliyor ilk önce,
Sen itiraz etmek istersin,
Çünkü sevgiliden kalan kıymetlilerindir senin.
Sonra sende zamana hak verirsin.
Çünkü sanada ağır gelmeye başlar.
Zamana hak verip kendini onun kollarına bırakırsın.
Zaman dururmu
Bir kere seni ele geçirdi.
Sevgilinin gülüşünü,
Gözlerini siler.
Aslında zaman bunları yaparken
Senin içini buruk bir acı kaplar,
Ama yapacak birşeyde yoktur artık
Zaman seni nereye götürürse
Gitmekten başka....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:21
Farkındayım elbet içimdeki acılar dayanılmaz oldu
Giderken yalan diyemedik bu ayrılığın adına ümitlerimiz soldu
Her köşe başında vuruluşum her gece rüyalarıma kabus oluşun
Dudağında hangi kadının uçuk görsem sana benzetiyorum

Bir an olsun gülemiyorum
Hayat denilen yücelik bana haram oldu
Tez gel diyişini rüzgarda hatırlar oldum
Teninin yumuşaklığını
Saçlarını her sabah örüşünü
Bana bakışını güzel yüzünü
Kısacası minik sevdalım seni
Çok özlediğimi
Senden saklayamaz oldum…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:23
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkûm edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım... Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıDı ki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım... Gittin...
delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teniN
de erimek, tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım... Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım. Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım... Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım... Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyordu ki.
Duyamadım... Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
İki metre ötemde de fark etmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım... Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım... Gittin...
Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:25
Sis oldu şarkılar...bu kağıttan gemiyi bırakıyorum
bu kağıttan denize
bakıyorum bakıyorum da bitmiyor
ne çok çizik atmışız yüreğimize

dünya ne ki dünya ne ki
beyaz olan her şey biraz mavi
istesen de istemesen de
bakarsın bir el tutmuş elini
bilemez kimse
allah dilediği gibi serper çiçeklerini
ve çakar çivilerini dilediği gibi
bir can olup öylece kaldığımız an
bir müzik olup sustuğumuz sesinle söyle bana
bir çocuğun elleri bırakılır mı hiç bırakılır mı
sana bakıyorum
çevirme yüzünü ben yabancı değilim
seninle bakıyorum bu büyük boşluğa
sana bakıyorum şarkılara bakıyorum
sis oldu şarkılar elini arıyorum
kalbim dünyanın ilk aşığının kalbi gibi
ve ruhum paramparça
sis oldu şarkılar elini arıyorum
bilemez kimse beyaz olan her şey
bazen bir cümleyi bitiremiyorum

en son ölüm gelir
yine de erken deriz

derinlikler için bir yol vardı
bilmiyorum her şey bitti mi
bu kağıttan gemiyi bırakıyorum
bu kağıttan denize
sevgilim sevgilim
böyle yalnız mı gidecektin
cennetteki evimizeDevamını Gör...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:27
Yüreğimi aldın sevgili öylesine aldın ki.
Utandım önceki aşklarımdan kendimden.
Anladım ki onlarıda kendimide kandırmışım.
Ve hepsi silindi sen gelince.
Şimdi kalan izlerden utanıyorum.
...
Bütün kapıları kapandı yüreğimin sen gelince.
Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili.
Senden önce yapılan onca konuşmalardan utandım.

Öğrenememişim becerememişim.
Anladım senden öncesinin yalan olduğunu.
Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...

Uzaklaşıyordu düşüncelerim ve yüreğim.
Korkmuştum unutuyordum yavaş yavaş.
Ne yapacağımıne düşüneceğimi bilmiyordum.
Tam bir karmaşa ve boşluk içinde gezinirken birden irkildim uyandım.
Karşımda oturuyordun.
Söylediklerin bir tokat gibi patlıyordu yüzümde.
İnanamadım anlıyormusun....

Çünkü ben hep seni bekliyordum.
Kimsenin okumadığı kimsenin el sürmediği bir kitap gibi yüreğimin bir bölümü sana ayrılmıştı kapalı kapılar ardında öylesine özenle öylesine umutla korunmuştu ki kendim bile el süremedim.
Çünkü sadece senindi.

Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...
Öylesine çabuk öylesine birden bire oldu ki.
Hiç beklemezkenhiç ummadığım bir anda alt üst oldum.

Tuttum kendimi söyleyemedim konuşamadım anlatamadım.
Oysa yıllar hep seni özlemekle hep seni düşünmekle ve sana ayrılan kitaba el değmesin bozulmasın diye şu dünyanın pisliği çıkarcılığı bozulmuşluğu ve yapmacıklığı ile mücadele etmekle geçmişken şu yorulmuşluğumun üstüne yinede konuşamadım söyleyemedim.

Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...
Anladım ki hayallerim vardı sende.
Düşüncelerim özlemlerimumutlarım yalnızlığım vardı sende.
Ve bir de yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...

Daha yeni anladım sende var olanları.
Ben ben olmaktan çıkarken öğrendim tekrar kendimi.
Düşünecek özleyecek umutla bekleyecek hiçbir şeyim kalmadı senden başka.
Seninle beraber olduğum anlarda anladım ki zaten seni bekliyordum
zaten seni düşünüyor seni özlüyordum.
Sadece sarılmak istedim sana bir an...
Sadece ellerini tutmak.

Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...
Yapamadım korktum herşeyin bozulmasından kaybolup gidivermenden.
Yapamazdım anlıyor musun?
Ve birden bire farkına vardım.
Sen benim her doğum günümde pastamın üzerindeki mumları üflerken ve gökyüzünde her yıldız kayışında tuttuğum dileğimdin.....
YÜREĞİMİ ÖYLESİNE ALDIN Kİ SEVGİLİ SÖYLEYECEK HİÇBİR ŞEYİM KALMADI......

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
23.03.2012, 14:29
Bazı gecelerin sabahı yoktur,
Yalnızca karanlık olarak kalırlar.
Bazı ayrılıkların dönüşü olmaz,
Giden gider borçlarıyla yaşar kalanlar.
Geleceği yoktur bazı kalplerin,
Aşk uğramaz onlara bir daha
Tek bir hatırayla yaşlanırlar.
Bazı pişmanlıklar uzun sürer,zamana yayılırlar.
Kendinden kaçanlara,saklanacak yer kalmaz dünyada
Gün gelir kendileriyle tanışırlar,asıl yalnızlık o zaman başlar.
Hayata geç kalmıştır, kendine geç kalan.
Şairin dediği gibi,bir daha yaşamak zorunda kalır, geçmişi anlamayan.
Bazı geceler,bazı insanlar,bazı yerlerde sahiden karşılaşırlar.
Bazı insanlar,bazı aşklar,bazı şarkılar,bu yüzden unutulmazlar.
Bazı hayatlar hayal tutmazlar,
Bu yüzden;bazı bazı çabuk yaşayıp ansızın kaybolmalar..!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
14.04.2012, 07:41
Yangından kurtarılmayı bekliyorum burada.
Umarım gelirsin...
Dilerim, geç olmadan gelirsin...
...
Çünkü hiçbir işe yaramıyor burada hiçbir şey.
Dinmeyen sızının anavatanındayım.
Sabahları aynaya küs,
Gecelerin odalarına dargınım.
Hissederim,
Burası artık yalnızlığın beşiğidir.
Bu beşiği ancak ya sen sevgilim ya da bir deprem sallayabilir.

Uzun sözcüklerin vedalı sessizliğini çiğnedim.
Yoktun...
Yokluğun, varlığımı açık bırakan kundak oldu sevgilim.
Üşüdüm...
Üşürüm...
Umarım gelirsin...

Hiçbir işe yaramıyor diye burada hiçbir şey,
Derin yaraları sarma törenlerimi hep iptal ederim.
Yangından kurtarılmayı bekliyorum burada.

Gözleri de yalanları kadar büyük buradaki kadınların.
İnandım...
İnanırım...
O yüzleri boyalı kadınlar güzelliklerini kırarlar buradaki aynalarda.
Ki yağmur yasak o'nlara...
Akar durmaz yüzlerinde boyalar.
O'nlar diğerini güldüren, ötekini süründüren;
İçlerinde bin parça aşk saklı palyaçolar.

Sonuçlar hiçbir işe yaramıyor diye burada,
Her şey dönüşebiliyor olağan bir yaraya.
Burada bir Âdem çıplaktır.
Buhurdan sonra bir Yusuf gömleksizdir.
Bir buhran bu çırpınış,
Burada bir yusufçuk kanatsızdır.
Yalnızdım...
Yalnızım...
Umarım gelirsin...


Aç ve acıklı bir öykü oldu artık dilde, aşk.
Havva'nın ayıbını örtecek asma yapraklarını süpürdü sonbaharda kente yerleşen rüzgârlar.

Yer değiştiren siluetlerde yine o aynı zemheri...
İşte yine zehir sevgilim bizim önümüze koyulan.
Aşk denk geldikçe yüreğimize,
Zararlıyız birbirimiz için geleceğin gelmezliğine.

Birkaç cin,
Birkaç ayet,
Birkaç cinayettir...
Afet sonrası davetim olur ölüm.
Yok oldun olası asık yüzüm.
Oldum olası ölümüm olası.
Öldüm...
Ölürüm...

Ölüm, o alamadığım nefesleri bırakır ardımdan kalan leş yiyicilere.
Ki hep ölecek roller üstlenmiş sen yaşlarında bir adamım hâlâ ama az ama eksikçe.
Umarım gelirsin...
Dilerim geç olmadan gelirsin sevgilim...

Ölülerden çok ziyaret ediyorum,
Gördüğün, geçtiğin, düşündüğün tüm mezarlıkların tek müdavimiyim.
Yangından kurtarılmayı bekliyorum burada.
Ölü gibi içim, uykuların en deliksiziyim.
Uyudum...
Uyurum...
Umarım gelirsin...

Sesinden kaça kaça kendimi unuturum ama yine hep sesini kovalayan o susmaları bulurum dudaklarını tebliğ ederken mevsimlere.
Yüzümü delersin öğle vakti.
Gece yağar göğe...
Yere değil göğe;
Yığıldım...
Yığılırım...
Umarım gelirsin...

Bir şeylerin uğruna her şeyini veren,
Gök kaybetmiş bir hilalim.
Kutup yıldızı uzaklığındadır alnı öpülesi helalim.

Yazları yaz,
Kışları kıştır.
Gebe gündüz,
Eğriler doğurur hep doğrusuz...

Hep bir harfin yokluğunu taşıyor çantasında,
İsimler doğurup soylar türetiyor aklının ziyanında soyununca.
Kırıldım...
Kırılırım...
Umarım gelirsin...
Dilerim geç olmadan gelirsin...

Karanlıktı eskidiğimizde...
Birbirimizden geçecek kadar acıttık geçmişi ve geçtik.
Aşk burada sokaktan gelmiş bir çocuk gibi kokuyor sevgilim.
Hiçbir işe yaramıyoruz burada...
Varlığımız her şey kadar güç ama başkalarının elde edeceği kadar umumi.
Su kadar renksiz ve sahi,
Mektup kadar pulsuzuz.

Şiirdeki kafileyiz o ayrı düştüğümüz yazdan beri.
O ani gelen kafiye, hecedeki sesi cümlesinin gözüne kaçırdı.
Gözümüzden kaçırdık bir şey bile her işe yarıyorken orada.
Hâlâ canımı acıtmak için yokluğunu kullanıyorsan,
Sarp ve güçlüsündür bilirim.
Ama umarım gelirsin...

En can alıcı suskunluğunla dudağımdaki adına bile tesir edersin.
Oyalanırken mevsimin gücü yazın sıcağıyla,
Burada gece olur yine kent.
Dilerim geç olmadan gelirsin...

Biliyorum,
Biliyorsun:
Çok geç kaldık bazı sözlere.

İmla hatalı yazışmalarımızın imhası olmuyordu geç kalınca hayata.
Kül dolu cehennem kavanozları kırıldı 'aşk bitti!' dediğinde...
Yangın yangın güldü kül, pusa bulandı.
Dağıldım yeryüzüne.

Pusa karışıp,
Yandım!
Bittim!
Kül oldum!
da...

Yangından kurtarılmayı bekliyorum burada sevgilim!
Kurtarılmayı bekliyorum burada sevgilim...
Bekliyorum burada sevgilim.

Sevgilim...
Biliyorum,
Biliyorsun:

Ayna kırıldı,
Yüzün değişmedi o güzelliğinin yüzünden.

Yokluğunla yaşamaktan hiç kimseyle ölemedim...
Sensizlikte ölmekten hiç kimseyle yaşayamadım.
Yandım ve bittim...

Ayrılığının cinayetindendir bu suskunluğa kesik dilimle yazılan adreslerim.

Yunus Emre Gökçe

göçmenoğlu
14.04.2012, 07:43
sen uzaklarda bir yerde
sen yüreğimde ...
yüreğimin gitmediği şehrinde...

bense kırgın ve dargın....
bir yanı ıslak
ve eksik
ağlayan şiirler yazıyorum sana..
kalmışken gerinde........
Yutkunuşumda boğuyorum hıçkırıklarımı....
yüreğimin vurgun yemiş yerinde....

sis çöküyor gidişinle şehrine..
mezarım oluyor şehrin..
.kapanıyor gözleri...
sönüyor ışıkları...çöküyor üzerime...
karanlık parselliyor gecemi....
karanlık parselerken gecemi....
dışarda umursamaz bir rüzgar..
sensizliğe kayan bir akşam....
sense bırakıpta beni olmadığın şehrinde...
düğümleyip gözlerime son bakışı..
usulca yağan bir yağmur...
ve seni almış bir fırtına..
kapılmışsın rüzgarına ...
gidiyorsun...
gidiyorsun uçurumun kollarına....

bense kal diyemiyorum sana....
kal öylece..
bir kac dakka...
sessizce..
yada gitme...


dokunma diyemiyorum sana....
dokunma gözlerime ...
gözlerimde kalan bir kac damla ömrüne..

yüreğime attığım haykırışlar...
faydası yok yalvarışlar...
söyleyemediklerim dilimde kayıp..
hayata yenilmiş duygular....
susuyorum...
ecelim tutmuş elimi..
sus vurmuş dilimi...
bense yeraltında
müstakil topraklara kuruyorum evimi..
toprak sarıyor bedenimi...
üşüyorum


oysa ben üşümem vefasız ...ben üşümem biliyorsun....
üşüyorsam eger ya sen gidiyorsun ..ya ben ölüyorum ...biliyorsun..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''..

göçmenoğlu
14.04.2012, 07:45
Sen ve ben aynı cümlenin içinde iki yabancıyız.
Hayat ile ölüm arasında kalan boşluğa sıkışmış iki bahar sabahı..
Biraz yorgun, biraz kırgın..Ayrılıkla şereflendirilmiş iki esir yürek….
Göğsünde söz verilmişliklerin bir bıçak yarası gibi parladığı iki süngüsüz asker..
Oysa bayram sevinçlerimiz vardı yüzümüze “ gülüş “ diye taktığımız…
Oysa baca dumanlarının bile yüzündeki masumluğunu kirletemediği beyaz düşlerimiz vardı ardında “ hayat “ diye koşuşturduğumuz…

Yorgun bir gün sonrası akşamın karanlığına gizlenmiş iki yetim yürektik ikimiz..Ürkek bakışlarımız vardı..Saklı cümlelerimiz, yaralı geçmişlerimiz. .Sen, mavi sulardan alınıp tozun toprağın içinde yaşatılmaya çalışan bir balık kadar çaresiz..Ve ben tüm umutları alabora olmuş bir balıkçı kadar ümitsiz..

Acılarımız ortaktı, umutlarımız ise yalnızlığa prangalı..Ama pes etmedik…Göğsümüze ayrılığın madalyası takılmaktansa ölümü reva gördük umut fakiri yüreklerimize. Ama belki göz ardı ettiğimiz belki de unutmak istediğimiz bir şeyler vardı sevgili. Biz bu savaşa bir sıfır geride başlamıştık..Ayrılığa yakındı saflarımız..Geç kalmışlık kokuyordu nefeslerimiz..Ve göz ardı ettiğimiz teknemiz su alıyordu..Ama pes etmedik. Yanan bir şeyler vardı yavaş yavaş..Yenilmeye hazır iki asker vardı ayaklarımızın ürkek gölgelerinde…Belki de er- geç ayrılmaya mahkum iki kırık yürek vardı kendimizden bile gizlendiğimiz köşelerde..Ama mühürlü kaderimize inat tek bir yürek olmaya çalıştık uçurum kenarlarında..kaderin üstünde de bir kader vardır diyerek sevdamıza biçilen kelebek ömrüne inat biz yaşamaya çabaladık camdan fanuslarda…

Birbirinden uzak, dört duvar arasına saklı yüreklerimizi aynı gökyüzünün altında buluşturarak nice hasret kelimelerini demledik cümlelerin isli çaydanlıklarında..Aynı gözyaşlarında ıslandı kuru topraklarımız..Acılarımızı yüreğimizde öğütüp gökkuşaklarından ördük yarınlarımızı..Ayak üstü yaşamadık sevdamızı, mutluluğun her bir satırını her bir nefesini yüreğimize mühürledik..Gülüşlerimizle sarıyorduk yetim martıların kanadını….Her cümlemiz mutluluğumuzun tek şahidiydi. Ama bir akşam üstü “ yoruldum artık “ cümlesini bana miras bırakarak gittin. Kıyılarımıza vuran ilk fırtınada sevgini ve yüreğini bırakıp ait olduğun karanlıklara gittin. Evet, teknemiz su alıyordu. Bu bir kaçınılmaz gerçekti..Ardında “ yoruldum artık “ cümlesini bırakılmış cevapsız sorularla gittin..Gittin, ardında avuçlarıma kalbimin sana ait olan yerin demir anahtarını ve gideceğin karanlığına adresini bırakarak. Söz vermişliklerini, gözü kara cesaretini soğuk ve dilsiz duvarlara feda ettin…Günbegün içten içe kemiren ve gittikçe büyüyen ve de bir türlü cevabını bulamadığın ya da bulmaktan çekindiğin korkularına esir düştün belki de..

Velhasıl; sen gittin ama ben senin yokluğunu hiçbir kalıba sığdıramadım.Anlamakta hala zorluk çektiğim ve yüreğime bir türlü dinletemediğim ayrılığını yutkunamadım..Belki de bir türlü kabullenemedim gözlerindeki yenilmişliğimi.Sen gittin ardından demir kapılarda soğudu sıcak gülüşlerim.Sen gittin şehrin tüm aynalarını teker teker kırdım..Sonra da “ kendimi “ sende intihar ettim sevgili…Senden bana ayrılıktan öte sadece acıyan ve kanayan bir yara kaldı.. Bir de sol göğsümde senli günlerden kalma bir bıçak yarası..Şimdi “ dostluktan “ sınır dışı edilmiş iki uçurumuz biz..Senle biz; birinci ve ikinci tekil şahıs olmaktan öteye geçemedik devrik cümlelerde. Senle ben hiçbir zaman “ biz “ olamadık mutluluk yeminlerinde… Kısacası ki ayrı bedene pay edilmiş yüreklerimizi tek bir sevgide yaşatamadık..Sonra imamesi kopmuş ince tespih taneleri gibi birer birer dağıldık etrafa..Birer birer savrulduk takvim yapraklarından yeni ziftlenmiş asfaltlara…Hayata dair cümle olacakken, bir solgun yaprak olduk kuru sonbaharlara..Aynı yürekte ömür boyu yaşayacakken, gömüldük tarihin tozlu sayfalarına… Kefensiz, sebepsiz ve bir o kadar da vakitsiz…

Hatırlar mısın bana dağıttığın sıcak gülüşlerini? Hatırlamadın mı yoksa ? Unutmuş olabilirsin…Hayat bu, unutabilirsin…Yaşadıklarımız, yetim bir çocuğun imlası bozuk cümleleri gibi yer etmemişse yüreğinde; hatıraları yeniden küllendirmenin ne faydası olur ki ! Hükümsüzdür sözlerin..

Oysa her sözcüğün bende “ hayat “ kadar anlamlıydı…Ve bir o kadar sıcak kanlıydı….Seninle konuşurken gözlerin sıva tutmaz karanlıklarıma galip gelirdi..Seninle yaşarken beli bükük mutluluklarım topal acılarıma rest çekerdi..Çünkü bir nefesin bir ömre bedeldi çünkü gözlerin yüreğimde “ güneşe “ eşdeğerdi. Ve seninle iken hiç “ ben “ olmadım…Ben hep sen’dim..Ben hep “ biz” idik… Tüm yollarım, tüm adreslerim sanaydı…Çünkü sen, gözlerine Cenneti çizdiğim idin.. Çünkü sen, hayatla ölüm arasında sıkışmış bir adamın tek sığınağıydın..Çünkü sen, mutluluğun diğer adıydın….

Sen gittin sevgili…Ardında beni “ bende “ bırakarak gittin.. Senden sonra sensizliği yüzüme vuran her kelimeyi, her cümleyi reddettim. Sensizliğin her harfini savurdum dilimden.Sen beni öldürmüşken “ ben “ seni “ öldüremedim..Ve de yaşatamadım seni “ bende “…Gittin.. Ardından binlerce sitem ekledim bensiz attığın her adıma..” İçi boş “ küfürler savurdum çıktığın her sokak başına…Sen gittin…Ardından içi boşaltmış sorgular, cevabı sorusunda saklı çapraz yanılgılar geldi…Geçmişinde yaşadığın acılarda tek bir payım / tek bir hissem gençliğini çalmakla, geleceğine dair tek bir pay / tek bir hisse talep etmediğim halde gelecek günlerini zimmetime geçirmekte itham edildim imzasız iddaanamelerde. Seni sensiz sevmekten yalnızlığına hüküm giydim topuksuz cümlelerin ağır yenilgilerinde..Suçluydum artık..Adının kapladığı alan kadar yer tutan hücrelerde ezildim..Ve en sonunda yenildim..Hiçbir zaman pişmanlığı sende saklı günahlarıma seni ortak etmedim…Bu adı konmamış dostluğumuzun faili meçhul suçlarının hepsini üstelendim sırf sen temize çık diye sen hep bensiz de mutlu ol diye..Çünkü sen benim “ölümle onurlandırılacak tek sebebim, mutluluklarda sayıkladığım tek nefesimdin “…

Şimdi sensizliğin akşamını demlemekteyim hayatın isli çaydanlığında..Kim bilir ben bu satırları yazarken sen , sana biçilmiş “ mutluluk” rollerinde oynamaktasın..Sahne de sen..Başrollerde sen..Oysa ben senin yarım bıraktığın bu dostluğun ayrılığa kalansız bölünen acılarında bana verilen repliklerini oynuyorum…Perdelerin ardında sözlerini unutmuş figuran gibi her gece sensizliğin içinde senli hatıralarımı oynuyorum..Ve kalabalık sokaklarda karşılaştığım her kadın gözüne yenilmişliğimin ilanını karalıyorum on puntoluk harflerle…Şimdi yüreğimin seni seven kepenklerini indirip baktığım her kadının gözlerinde “ sana gecikmişliğimi“ görmek için üzerime suskunluğumu giyiniyorum..Ve gördüğüm her gözde anlıyorum ki; biz iki yakası hiçbir zaman birbirine kavuşmayacak iki uçurumuz..Biz seninle aynı cümlede yer alan iki uzak kelimeyiz artık…gizli öznesi sen,yüklemi ben…

Kırık dökük olsa da sensiz aynalar, hayat kaldığı yerden devam ediyor. Senden önce yetim idim, senden sonra da öksüz kaldım..Senden önce yarım bir cümleydim, senden sonra yalnızlığın avcunda kırık dökük bir kelime…Sen yoksunya; herşey bir noksan, herşey yarım. Kısacası ” sensiz ” tadsız tuzsuz bir hayat. Ha bıçağı göğsüne saplamışsın ha şakağına soğuk kelimeleri dayamışsın. Değişen ne ki sevgili..Herşey bir ” eksik “, herşey ” sana ” noksan. Herşey çıktığın demir kapı gibi; hayat kadar dağınık , ölüm kadar soğuk.Herşey bıraktığın gibi, herşey bir ” sen ” eksik..

“ Sen gittikten sonra
Bu hayat köprüsünün altından
Daha çok seller akacak topraklarıma…
Ve sensizliğin içinde
Her an ölüm bana musallat olacak..
Kâh yenilgilerimi fırlatacak yüzüme,
Kâh sana gecikmişliğimin ipini geçirecek yüreğime..
Ama ben pes etmeyeceğim..
Var gücümle “ seni “ bende yaşatacağım…
Yaşatmaya çalışacağım..
Ama her şey bir “ sen “ eksik olacak…
Her şey tamam olsa da,
Sol yanım hep sana “ noksan..kalacak bunu unutma...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''..

göçmenoğlu
14.04.2012, 07:46
Eski bir melodinin notalarına sakladım seni.
Sen ki olmayan anların hayali,
Yaşanmayan zamanların içindeki korku,
Yeni doğan günde bir güzellik,
Taze bir nefes gibisin.
İçinden çıkılmaz soruların
Sonsuzluğa uzanan yolların
Anlamı bozulmayan hatıraların
yaşanmışların sihri gibisin
Sözlerdeki imkânsızsın
kelimelerin tek karşılığı sensin...


Yalnızlığın acısına dayanabilirim
Seni özlemeye katlanabilirim de,
Sensiz kelimelere,
Sensiz başlangıç ve bitişlere
İçinde sen olmayan hiçbir şeye alışamam
Çünkü başlangıcım ve bitişimsin
İçinde sen olan, olmayan
Her şeyin tek karşılığı sensin


Bu eski şehrin surlarına sakladım seni
Her taşına kazınmış sevda masalı gibi
Bu şehrin her sahnesinde kahramanı sen olan
O Sen ki benden habersiz, bendeki seni tanımayan
O Sen ki bensizliği tatmayan
Ruhumun ışığının
Seninle tamamlanan mısraların
Ucu sana uzanan yolların
Tek karşılığı sensin...


Sensizliğin şiirini yazabilirim
Sensizliğin kelimelerini saklayabilirim de,
Sensiz bir sabaha varamam
Güneş doğar, aydınlık gelir.
Ama sensiz bu karanlıktan kurtulamam
Çünkü sen;
Ruhumda aydınlıksın, güneşsin
İçimde ateş, gözlerimde fersin
Ömrümün tek karşılığı sensin


Şimdilerde eski bir resimde gizlisin
Sen ki görünmeyen renklerin
Bu manzaranın gizemisin
şafağın ilk anlarında
Çölde serap gibisin
okyanusun lacivert derinliklerinde
Ateşle suyun birleşmesinde
karanlığın en koyu tonuyla
Duvarımda gölge gibisin
Ellerimin uzanamadığı derin mesafelerde Özlediğimsin
Hasretimin tek karşılığı sensin.

.''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
18.04.2012, 18:05
Sevdamın sessizliği..

Sevdamın sesi sessizliği soluyor şimdilerde,
Sözlerime kilit, ağzıma mühür vurdum da
Yine de susturamadım “sen” diye atan kalbimi.
Kalbime ne diyeyimki
Hiç böyle sevmedi, böyle yanmadı ömründe.
Hergün, her saat, her dakika varlığını hatırl...atırken ekmek gibi, su gibi
Seni unutmasını nasıl bekleyebilirim ki.
Her nefeste biraz daha acı çekerken içime
Yüreğim dilinde dilsiz sözcükler biriktirdi, her nefeste haykırıyor sessiz sessiz sanki duyacakmışsın gibi.
Aslında varlığının yokluğu en acı olan
Yanıbaşımdayken yıldızlarla aynı mesafede olman kanatıyor içimi.
Varlığının yokluğunu tüm soğukluğuyla hissederken hergün
Söndüremiyorum bir türlü sol yanımdaki ateşi.
Karanlıksız yapamayan geceler, suya muhtaç denizler gibi seviyorum seni.
Yaşam soluyorum sayende.
Gülüşüne umut dedim ben, ne anlamlar yükledim.
Senden habersiz kalbine gönlümü verdim.
Yüreğimin en kuytularında seni gizli bir ibadet gibi sevdim.
Seni her gördüğümde, gözlerin gözlerime değdiği yerde duruyor zaman.
Koca şehrin tek kalabalığı seninle ben oluyoruz.
Bir saniyeyi bin yıl gibi hissetmek ne demek anlıyorum o an.
Hayatımdaki mutluluk çerçevelerinin içinde hep senin resmin var.
Küçük bir mutluluğuma senden milyon tane sığar.
Senin olduğun her mevsimimin adı bahar.
Küçük bir çocuk gibi yetişkinin parmağına nasıl sarılırsa işte öyle sarıldı sevdam yüreğine.
Hiçbir zaman kabuk bağlamayan,
Hep kanayan yaram olacağını göze alarak sevdim seni imkansız olduğunu bile bile.
İç ağrılarım ne kadar çok ise de mutluluk kelimesinin karşılığı sensin lugatımda.
Belki sen hiç bilmeyeceksin ama günden güne büyüyeceksin ruhumda.
Kalbin kalbimin ellerinden hiçbir zaman tutmayacak olsa da,
Zamansız şehire dönene dek susmayacak bu sessiz sevda..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
18.04.2012, 18:10
Kalbim Sevişmeli Önce Kalbinle..

Bunca yıllık hasret bitsin sevgilim
Kalbim heyecandan dursun isterse
Hemen dokunmasın bana ellerin
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Gözlerin okşasın tüm bedenimi
Bakışın yakmalı önce içimi
Sesin titretmeli yorgun kalbimi
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Karşımda dur önce öyle kal biraz
Gözlerin kalbime getirsin ilk yaz
Ruhum alev alev gövdeme sığmaz
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Önce sitemimi anlamalısın
Gözyaşımda beni dinlemelisin
Ne çok sevdiğini söylemelisin
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Usulca uzanıp sonra ellerin
Dolanmalı vücuduma kolların
Omuzuna akarken sıcak gözyaşım
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Okşa saçlarımı hasret ağarttı
Beni koyup gittiğinde bahardı
Hayalimde hep bu kavuşmak vardı
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Bozacaksa eğer aşkın sihrini
İstemem geriye bana dönmeni
Gelmen eğer kaybetmemse sevgini
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Anlıyorsan eğer duygularımı
Alma benden nolur umutlarımı
Zaten biliyorsun arzularımı
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Eğer gelmen demek asıl hasretse
Boşamı bekledim bu kadar sene?
Biliyorum çok az kaldı gelmene
Kalbim sevişmeli önce kalbinle

Vuslatın arzusu her an kalbimde
Kavuşmak hevesi hep yüreğimde
Beraberim zaten ben hayalinle
Kalbim sevişmeli önce kalbinle...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
18.04.2012, 18:13
Hayat ne garip..

Ne varsa dünyada bir rüya demek
Biraz da hayatı boş vermek gerek
Her şeyin Çaresi sevmek mi sevmek
...
Hayat devam ediyor bak
En güzel şey mutlu olmak
Gideceğiz Çırılçıplak
Hayat ne garip oooo
Hayat çok garip

Yalan olur bir gün yalan
Yaşadığım aşkım sevdam
Yaradandır Baki kalan
Hayat ne garip oooo
Hayat çok garip

Gün gelir yalnızlık
Korkusu çöker
Hayat film gibi
Son yazar biter
Dert etme kendine
Gülümse yeter....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
18.04.2012, 18:15
Yoklugun...!

Kayıp şehirlerin
Kayıp sokaklarında yitik kaldım
Ayaklarımda umudumun ağır prangaları
Ellerimde yokluğunun kelepçeleri
Kimselerin bulamayacağı bir yerdeyim
Sendeyim
Yoruldum inan
Düşler kurmaktan
Nefessiz kalmaktan
Boş bir evde
Yalnızlığın şarkılarını söylemekten bıktım
Yoruldum inan
Yoruldum sensizlikten
Seni seviyorum
Seni özlüyorum
Diye söyleyemediğim
Telefonumun çalmasını beklerken
Yüreğimin sesini duyamadığım
Her an için kendime kızıyorum inan
Sana da kızıyorum
Beni bu boş âlemde
Sevgisiz bıraktığın
Yüzümü güldürmediğin için
Oysa
Yoksun
İçinde sana dokunamadığım
Seninle olamadığım bir dünyada
Bahar gelmiş
Çiçekler açmış
Gülmüş, ağlamışım ne önemi var
Ben yokluğunda geçen zamanı
Hiç yaşanmamış saydım..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
21.04.2012, 10:54
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü…
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ve, “yar”lığa süzülüşünü.

Ben seni, sesini duymadan sevdim…
Ve duymadan nefesini.
Ben seni adını bilmeden sevdim…
Ama; sevdim!..

Üşüyüşünü sevdim…
Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;
“Gel, ısıt” deyişini!..
Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde,
…bilerek gelmeyeceğimi…
Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim…
Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.
Bir de;
“Gel, ısıt” deyişini!..

Ben seni, adını bilmeden sevdim.
İhtiyacım… Cevabım…
İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam…
Gökkuşağım, ışığım… Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem…
Seni, adını bilmeden sevince öğrendim;
Seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem…
…Sevdim işte!

Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim…
Yani bilmeden sevdim
….deden yaşında mıyım, torununla akran mı!
Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ben seni, sesini duymadan sevdim.

Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni…
…seni sevdim.
Seni sevdim.

İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle…
Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!
Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım.
…Koklayamadım!
Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına…
Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?..
Hangi yıldızlar mahpus içinde?

Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..
Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden…
Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden…
Seni bilmeden sevdim.
Seni, “bilmeden” sevdim!
Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokakta ki
…köşebaşında çarpıştı duygularımız!
Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler…
Sen yoktun orda ve ben de yoktum;
Ama sevda vardı!

Ve, ben; seni adını bilmeden sevdim....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
23.04.2012, 10:42
BirÖmür Boyu Süren Özlemimsin..umutsuzluğum çaresizliğimsin.
tek düşündüğüm sen, benimsin.
gönlüm de açan gül, hiç solmayacak
sevgimsin.
sen,
canım, sevdiğim,
herşeyimsin.
yağmurla haber saldım sana,
güneşle sıcaklığımı yolladım ruhuna,
fırtınalar estirdim aşkımla,
sen benimsin canım,
yalnızca
benim.
ay doğarsa yıldızların arasından,
bir kutup yıldızı kayarsa,
karanlığı bölercesine..
ben de sana geleceğim öylece.
kalbimde ki sevgiyle,
ruhumda ki arzuyla,
gözyaşlarımı,
geride bırakıp,
geleceğim canım,
geleceğim sana.
ikimiz de ayrı yerde,
kavuşmamız müthiş olacak seninle.
mumlar yanacak şampanyalar patlayacak.
sarıldığımız da herşey unutulacak.
ışıl ışıl gözlerinde göreceğim
aşkı.
kollarında tadacağım sevdayı,
biz hiç ayrılamayız canım,
sen benimsin
aşkımsın
bir ömür boyu süren,
özlemimsin....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''...

göçmenoğlu
23.04.2012, 10:47
Bir Heves Değildi ki Be Can...

Bir heves degildi ki,
Seni cok sevmistim can ! ..
Yoklugunda her gece,sarilirken isyanlarima..
Örterken yorgan misali,
Uzerime hasreti..
Yüregim üsürken ayazda kalmis gibi..
Seslenememek, sana sarilamamak..
Gel diyememek tüketti be can ! ..

Kiskaniyorum artik tüm kavusmalari..
Hele dalgalar vurunca sahile hircin, coskulu..
Cakil taslarinin ciglik cigliga sarilmalari yok mu ?
Ay isiginin denizin üzerine serilisini..
Nazli kipirtilarini yakamozlarin..

Gecenin güne kavusmasini kiskansamda
Bekliyorum sabirsizca..
Aynada göremedigim cismimin,
Hic olmazsa gölgesini göreyim diye.
Günes tepemde ariyorum..
Gölgem bile sen...

Öyle dayaniksiz, öyle caresiz..
Ve öyle dayanilmazim ki yoklugunda..
Hincimi almak, yakip yikmak ,
Istiyorum herseyi delicesine..
Önume gelene agiz dolusu bagirmak
Bos siselere, sevgi doldurup,
Sana gondermek..
Ve sizmak sonsuza dek..
Kolay degil can, hic kolay degil
Umarsizca beklemek.

Hele su hastalik yok mu ?
Agrilarim sanki daha acimasiz sensiz..
Onlar yaksa da canimi,
Bir igne ile nefes alirim iki günlügüne..
Ya yoklugun ?

Soyle! ..
Seninle olmanin, bana gelmenin
Eder''i ne ?
Ya caresi ?
Eger bir ömürse seninle bir günlügüne,
Veririm be can ! ..
Gozümü kirpmadan..
Sensiz yasamak niye ?...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
25.04.2012, 16:31
Seviyorum Seni Biricik Aşkım..

Her An Seni yaşıyorum
Seviyorum seni...
Canımdaki yaşayan can..
Her an seninle yaşıyorum..
Karanlık gecemde gözlerin düşüyor bir yıldız gibi..
Üşüyen günüme sevgin sıcaklıgıyla süzülüyor yüreğime..
Her seni sevmek için kalbimdeki umut kırıntılarını
Senin yüzündeki tebessümlere yüklüyorum..
Dilimde söylenen her şarkıda sana
Birkez daha " seni seviyorum " sesleniyorum..
Ateş atılmış bir kalbim varken sen kabul ettin ..
Kısın ortasında kalmış bedenimi sevginle ısıttın..
Sana ne demeliydim..
Gülüm dememi istemezdin..
Güller her zaman solardı.."
Canım" demek istedim..
Sen bana hep canım diye seslenirdin..
Yüreğinin bir yarısı sendeydi..
Her zaman sende kalıp iki ayrı bedeninin
Tek kalbindeki deli sevdasını yaşıyoruz...
Seni seni diye seviyorum..
Belki sana söylenen her kelime basittir..
Süslü degildir kelimelerim .
Ama bil ki canım sana söylenen kelime
Sana okunan her şiir
Senin kalbindeki sevgiyle güzellesip özel bir sevda oluyor..
Keşke senin sevgi denizinde bir damla su olabilseydim..
Seni sevmek bir kuru ekmeği paylasmak gibi..
Her lokmada daha çok sevmek seni..
Sana sevdalanmak yağmurun içindeyken
Gözkyüzündeki nazenin çiçeklerin gövdelerine düşmek gibi..
Yıldız olup senin karanlıgında
Gözlerinde kaybolmak belki senin sevginde nefes almak..
Yalnızlığa perdeleri çekip mutlulukların gölgelerinde serinlemek seninle...
Seviyorum seni demekten öte senin için yaşıyorum bu hayatta..
Öyle tutulmuşum ki sana herşeyimi sana verdim...
Daha çok sevmek icin yüreğine konakladım..
Bir misafirdim ilk önceleri ama seni sevdikçe
Artık senin kalbinde kalıcıyım..
Her kısın ortasında sıcağı arıyorum
Ne de yazın ortasında serinlemek için rüzgarı soruyorum...
Tek yaptığım seni ,senin kalbinde yaşayarak seviyorum.
Ve ölene dek seveceğim can yoldaşım..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
25.04.2012, 16:33
Seni Seviyorum...!!
Ne güzel şey; SENİ SEVİYORUM demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
Her baharda, gece-gündüz
Her saniye
SENİ SEVİYORUM!
SENİ SEVİYORUM!
SEVİYORUM SENİ!
Diyebilmek ne güzel...

Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok,
Dakikalar zaman üstü...
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
Ve hasretini içimde,
SENİ SEVİYORUM!

Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu...
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe
SENİ SEVİYORUM!

Daha bir güzelleştim son günlerde,
Gözlerimin içi parlıyor,
Kabına sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden,
Sokaklarda koşar adım yürümek,
Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba
SİZİ de SEVİYORUM!

Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları.
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
SENİ SEVİYORUM!

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı...
Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
Türkülerini memleketin,
feneri, kara kartalı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
SENİ SEVİYORUM!

İyi ki doğdun iyi ki varsın.
Doğum günün kutlu olsun!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM !...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
25.04.2012, 16:37
Hayat Seninle Olmalı..

Hayat ya seninle olmalı; ya da hiç olmamalı
Akan damlalar sürekli olmalı
Damlalar ask denizi olup tasmalı
Aşk denizinde seninle yüzebilmeli
Uçan martılar şarkımızı söylemeli
Gökyüzü ikimize imrenmeli
Hayatı seninle yönlendirebilmeli
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Baharda açan çiçekler sen kokmalı
Seni yudum yudum koklayabilmeli
Sen bir gül olmalı
Suyun dürüstlük olmalı
Gübren aşk olmalı
Güneşin ben olmalı
Seni benden başka kimse koklamamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Gecenin ayazlarında rüzgar sen kokmalı
Yanan sigaram sen olmalı
Ciğerlerim seninle dolmalı
Nefesim seni arzulamalı
Gözlerim dumanından damlamalı
Ayaklarım ayazda seninle adımlamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Saçlarım seninle parlamalı
Gülüşün içimi ısıtmalı
Kalbim her an seninle heyacanlanmalı
Elllerim karanlıkta ellerini bulmalı
Dudaklarım alacakaranlıkta seni sormalı
Dillerim dillerini okşamalı
her gecemiz aşk olmalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Her yağmurda gökkuşağı olmalı
Gökkuşağına seninle bakmalı
Renklerini seninle saymalı
Her sayışımızda sayı tam olmalı
Eksik olursa kafaya takmamalı
Her an hayatı seninle aaaaaaamalı
Kırlarda seninle el ele çılgınca koşmalı
Gelincikler laleler kulaklarında olmalı
Onları senden kıskanmalı
Kelebekler beraber kanatlanıp uçmalı
Güldüğün zaman yüreğimde güller açmalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı
Sana olan bu sözlerim daima olmalı
Bizim sevgimiz sonsuzluk olmalı
Konuşmalarımız aşk kokmalı
Şiirlerimde sen olmalı
Gönlüm seninle dolup taşmalı
Ölüm sensiz olmamalı
Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
25.04.2012, 16:40
Rüyalarında...

Yüzümde düşsel izler, geceler mumsuz aydınlık,
Kirpiklerine ay vurmuş aşkımı düşünüyorum,
Senin uykularının en derin yerinde
Perdelerini havalandırarak odana giren rüzgâr olmak,
Yanı başında bağdaş kurup rüyalarını seyretmeyi,
Yıldızları ürkütmeden saçlarını okşamak istiyorum,
Her iç çekişinde üzülmek,
Her nefes alışında nemli dudaklarını izlemek,
Korkularına sarılıp, örtünmek istiyorum,

Aklımda yanık türküler, ezelinden evvelline akmalı gitmeli maşuk görüntüler, masum hasretlerin kulağına fısıldadım adını, sormasınlar bir daha nicelere düştüğümü, sevgili ah yandım sevgili… öyle bir kalıptayım ki; şekilsiz tümcelerim kırık dökük, elimden aldılar sen kokan resimlerini, öyle bir tutkunum ki; hasret karışmış ilavesiz güzelliğine, ancak aşk bilir, nar bilir, vuslat bilir vicdansızlığın susuzluğunu


Geceler mısralarımın üstünde bilmece
Ararım aklıma düşen karmakarışık kelimeleri
Bulamadığın sevdalar sallanır, her bir saç telinde,
Rüyalarına dalarak vurgun yemiş mavi nazar ürküntüleri
Ben senin hasretlerini çizdim, çıkılmaz köşelerinde,
Kalbinin yanıklığından öte sevdiğim hasretlerini ….

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

BritneySpears
26.04.2012, 14:10
Sevgili göçmenoğlu bu yazdıklarınız sizemi ait:)

AyŞaman
26.04.2012, 14:11
Evet saolsun mabedin aşığı Göçmenoğlu...

göçmenoğlu
26.04.2012, 14:37
Sevgili göçmenoğlu bu yazdıklarınız sizemi ait:)

gönderilmemiş aşk mektuplarının çoğunluğu bana ait sevgili BritneySpears..alıntı olanları ayrıca belirtiyorum ..

göçmenoğlu
27.04.2012, 14:59
İşte Ben Seni Böyle Beklerim Yar...

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga, seven - kıyı, sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim yar.
Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini...
Sevilmeyeceklerini...
Koklanmayacaklarını...
Okşanmayacaklarını...
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim yar.
Yar, ipek böceğini bilir misin?
Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını
Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını
Ama aşkına feda eder kendini.
Öyle verir kendini yarenine korkusuzca
İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar
Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç
meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden
İşte bende böyle yar;
Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak icin.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
27.04.2012, 15:55
‘İyi’ demek adettendir ya !
‘İyiyim’ dedim…
Değilim.
...
Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
Her harf
Her kelime
Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi.

Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
‘Kime, neye konuşursan konuş’ diyorum…
Yeter ki susma!

Hiçbir söz yetmiyor, beni ‘bana’ anlatmama…
Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim…

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…

Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın.
Oysa ben iyiyim görünürde !

Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum…
Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı…
Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.
Ve ben,
İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde…
Sebebim yok.

Belki de çok…

Biliyorum;
Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte .

Ben kendimi,
Görmüyorum
Duymuyorum
Ve bilmiyorum…

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.04.2012, 15:24
Hiç Dönmezmiş Gidenler...

hiç dönmüyor gidenler
oysa ki ben...

yaşamın kıyısında sahile vuran minik bir dalgaydım
göz yaşlarım hırçınlığımdı sensizliğim kederimdi
ne senim vardı öylesine çok
ne de sensizliğim vardı alabildiğince az

ve... hep bir tarafım bir eksik bir yarımdı
senden kalan bir ayrılık bestesiydi
hıçkırıklarıma karışan

ve bir akşam vaktinde düştün avuçlarımdan

bir damla su misali gibiydin
tutamadım...

sensizliğimin gölgesinde büyüdüm işte
her köşe başı ayrı keder sakladı senden öteye
ve suskunluğum aslında bir çığlıktı
sen duymasan da ben haykırdım olabildiğince

ve sen... gittin işte
her gelişin sazlı sölü karnavaldı yüreğimde
ama ya sebebsiz gidişin
sessiz bir sukunetin gölgesinde kaldı nedensizce

biliyorum ki ...
sevda burçlarına sevgi pankartlarımı açmayacağım artık
her kapı çalışında sevinmeyeceğim çocuk gülüşüyle
ve her bir yanım senden eksik yaşayacağım
yanlız sileceğim adını tümcelerimden

her gidişe ayrı bir dönüş derler aslında
ama bilmezler ki hiç dönmezmiş gidenler......

..''Aysu''....

göçmenoğlu
28.04.2012, 15:32
Haberinin olmadığı hayallerin içinden,
Anlamayacağın bir lisanla,
Gecenin bir yarısı yazmak istedim,
Seni nasıl haberin olmadan sevdiğimi.
Bilsen utanırım,yüzüne söylemeye zaten cesaretim yok,
Gururum yüreğime vurulan prangamdır.
Dilimde kelimelerim lal olurken
Kalem ellerime hükmediyor,
Bir yazımlık mürekkep
Bu gece seni sayfalara taşıyor.
Uzaktan seyrediyorum her defasında seni,
Bakışlarım da sana karşı
Beslediğim hayaller gibi
İmkansız geliyor. cesaretimi toplayıp
Yanından geçmeye bile utanıyorum,
Kalbim dile gelip de
Seni seviyorum der diye korkuyorum.
Yaklaşmaya ürkerken
Seviyorum demeye
Gücüm yetmez biliyorum.
Kimsin, nesin bilmeden
Yüreğimi aşka düşürdüm,
Siyah saçlarından,
Kahverengi gözlerinden
Bir dünya kurdum kendime,
Seni senden habersiz
Sevmekteyim.
Bir sevda masalı bu
Yazan platonik bir aşık
Şahidi yalnızlık,
Cümleleri siper etmişim kendime
Yüreğimi hareket ettirmeye gücüm yokken
Sana nasıl söylerim
Seni senden habersiz sevdim,
Seviyorum diye…!
Esme be rüzgar böyle delice,
Sen estikçe içimdeki bu acı
Beni dirhem dirhem tüketiyor..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
30.04.2012, 11:16
Sonbahar rüzgarlarıyla savrulurken yapraklarım,
Ilık bir bahar meltemiyle eserek geldin yüreğime.
Güneşi kıskandıran sıcaklığınla,gönül filizlerim yeşerdi seninle.
Suya susamış çatlak bir torakken yüreğim,Yagmur olup ılık ılık aktın içime.
Kuruyan dudaklarım ıslandı sevgi yagmurunla.Seni sevdim işte
Bitmeyen şiirm oldun kalemimde..
.Sevmek...''Özlediğinde
üşümekmiş.'Sol yanında bir ateşin içten içe yanmasıymış..Canından can
giderken, Elinden bişey gelmeden sessizce izlemekmiş sevmek..Sevmek tüm
güzelliklerin onun olması için sessizce yaradana yalvarmakmış.
Ben Seni özlemeyi sevdim hasretinle parçalansada yüregim hayalinle sokak sokak gezmeyi sevdim .Kar taneleri altinda buz tutsada yüregim seni düsünerek sabahlamayi sevdim. Uzun ve acımasız olsada gecelerim ugruna şiirler yazmayi sevdim. Yaralı ve yanlız olsada yüregimYüregimde sakladıgım kişiyi sevdim..
Varlığına hasret bırakan yokluğunu sevdim,
Seninle üzülmeyi, seninle sevinmeyi sevdim... Her sabah
yokluğunla harmanlanan günü yaşamayı sevdim. Gecenin kör bir
karanlığında adını haykırarak kan ter içinde uyanmayı, üzerime yağan
yağmuru, tenimi bıçak gibi kesen soğuğu sevdim. Seni sen olduğun, beni ben yaptığın için sevdim
Umut
tadında sevdim seni,şiir tadında sevdim seni. Herşeyinle yaralarımı sar diye..Veya yara açma diye
Gülüş tadında sevdim seni gözlerimdeki yaşları dindir diye..Veya
gözlerimden yaş akıtma diye ! Çocuk gibi sevdim seni içimdeki sevgiyi
masumca gör diye..Veya bana kıymaya yüreğin el vermesin diye sevdim.
Sevdim işte nedensiz sevdim.
İsyan şiirlerim olmayacak artık.
Seni yazıyorum sevgimi sevdiğimi yazacağım hep.
Seni yazmak ne güzel bitmeyen şiirimsin sen.
Hep seni yazacgım....
''Gönderilmemiş aşk mektupları''…

göçmenoğlu
30.04.2012, 11:26
Yine yalnızım bu gece senin yokluğunda
Düşlere daldım senin yokluğunda
Senin gülüşün geliyor aklıma
Sen olmasan da
O tatlı bakışın hiç aklımdan çıkmıyor
Sen olmasan da

Sevemem sevemem senden başka birini
Düşleyemem senden başka birini
Gözlerine bakamam bi daha;
Çünkü, başkasının
Kader mi bu bilmiyorum

Hatıralarla doldu şimdi dünyam
Sen olmayınca
Kumrular artık aşk şarkıları sölemiyor
Sen olmayınca yanımda
O tatlı gülüşün,
saatlerce bana bakışın geliyor aklıma
Sensiz olamam yaşayamam ki
Sen olmayınca yanımda

Öyle çok diledim seni Allah'tan
Karşıma gelesin diye
Uyumuyorum geceleri yanıma gelesin diye
Seni bi defa daha görebilmek
Seni bi defa daha öpebilmek
Seni bi defa daha sevebilmek isterdim
Yeniden dünyaya gelebilsem
Yeniden dünyaya gelebilsen

Kalbim seni arıyor
Ağlıyor gözlerim kalbim yine yanıyor
Toprağın yağmuru özlediği gibi..
Özledim seni sevglim...
Özledim seni sevgilim...


''Gönderimemiş .aşk mektupları''..

göçmenoğlu
01.05.2012, 10:15
Hüzün yıldızları parlıyor bu gece gökyüzünde,
bu gece yine için için yanıyorum,
oturmuş bir köşede seni düşünüyorum,
seni,sevişini gidişini herşeyini....

Unutamıyor işte seni bu yaralı kalbim,
yaptıklarını hatırlayıp pişman olutor,
seni düşünüyorum bugece,
yıldızları seyrediorum...

Dedimya seni düşünüyorum bu gece,
beni sevdigini,bana nasıl baktıgını,
ve ellerimi nasıl tuttugunu,
ve bir gün bırakıp gidişimi...

Son vedanı hatırlıyorum,
gözüm yaşlı gelmiştim sana,
son bir şans isterken masum bir çocuk gibi,
bırakmıştın beni derin bir boşluga...

Simdi sen bir yerde ben bir yerde,
yinede sönmedi sana olan sevgim,
aksine çogaldı sana olan hasretim,
çekilmez oldu günlerim..

şimdi hayal ederim geçmişi,
hep düşünürüm o anki seni,
aradın beni aylarca bir sevgi ugruna,
ne yazık ihmal edildin bir hiç uğruna..

Ya sonra .. Bir zaman sevdigini
tam sana kavuştum dedigi gün öldürdün,
ve ardına bakmadan gittin...

Unuttum dedim, unutacagım dedim,
unutamıyorum dedim,unutamam dedim,
hiç birşey kalmadı senden başka kalbimde,
hatıralar,gözlerin ve sözlerin....

Duydumki kalbini vermişsin birine,
benim kalbimide istediler,ama veremedim kimseye
olurda içinde görürler seni,
açtıgın yarayı diye...

Gökyüzü yıldızlarla doluydu,
ben hep seni düşünürken,
aynı onlar gibi sende benden uzaktasın,
görsemde dokunamadıgımsın...

Bense hep seni bekledim kırık kalbim,ve yaşlı gözlerim
ölecegim bir ben gülüm,
belki ölmeden görecegim seni,
seni;beni unutmuş seni,benim olmayan seni..
Işte o an döktüğüm gözyaşlarını hatırlayacagım..

Ve kalbimde sen varken
senden başkasını sevemeyecegim ..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''..

göçmenoğlu
01.05.2012, 12:48
Bir yanları buz
Bir yanları bal
Bir yanları tuz
Gün boyunca şen şakrak
Geceleri huzursuz.
Bu kızlar hep böyle midir abla?

Bu kızlar hep böyle midir abla?
Aynalar karşısında usta
Sokaklarda acemi.
Evlerinde masum bir çiçek
Okullarında en deli en neşeli.
Pastahanelerde ürkek aceleci.
Bu kızlar hep böyle midir abla?

Bu kızlar hep böyle midir abla?
Duvarlarında onca poster yakışıklı artist
Düşlerinde
Ya doktor ya mühendis.
Ben babadan "berber çırağı"
Tek sermayesimakası tarağı
Daha belli değil
Bir baltaya sap olacağı
Beni de bir seven çıkarmı be abla?

Bu kızlar hep böyle midir abla?
Saçlarında gül kokusu
Yüreklerinde hep "eve geç kaldım" korkusu
Uzaklardan bir baksam
Can buluyor içim dışım
Yanlarına bir varsam
Bir hiddet bir hışım
Çözemedim doğrusu
Bu kızlar hep böyle midir abla?

Bu kızlar hep böyle midir abla?
Bir yanları kapris
Bir yanları naz.
Ne yapsam ne etsem
Az buluyorlar az.
Geçen gün birine usulca yaklaştım.
Açıldım sevdamı anlattım.
Öyle bir güldü ki bana
Utancımdan ağladım.
Meğer başka biriyle çıkarmış.
Hem de o'nun
Parası arabası daha neleri varmış
Benim gibi biriyle işi olmazmış.
Dersine iyi çalış dedi bana giderken
Ardından öylece baka kaldım.
Anladım ki ben
Bu aşk dersinde
Daha ilk günden sınıfta kaldım
Daha ilk günde abla... !

Senin de sevdiğin zengin mi be abla...

Emrah Yigit

göçmenoğlu
03.05.2012, 09:36
Hoş geldin Sevgilim…
Dünya zifiri karanlıkken benim için
Güneş gibi doğdun bulutların arasından
Hani beklediğin bir umut var ya…
İşte öyle doğdun hayatıma
Ve o günden beri dilimden düşürmüyorum
Hayatımdaki yerine ,
Hoş geldin sevgilim.

Gönlümün kapısı sevgiye kapalıyken
Karşıkoyamayacağı bir güç açtı onu
İlk başta anlamsız, şaşkın kaldı…
Sonra içindeki sana özel yeri fark etti,
Meğerse önceden senin için hazırlanmış
Gönlümdeki yerine ,
Hoş geldin Sevgilim.

Hep bir gökyüzüm vardı hayalimde,
Yıldızlarını göremediğim.
Hep bir neşe vardı yüzümde,
Anlamını bilemediğim.
Hep bir şarkı çınlardı kulağımda,
Sözlerini duyamadığım.
Gökyüzümün yıldızı,
Neşemin anlamı,
Şarkımın sözleri olmaya,
Hoş geldin Sevgilim.

Büyülenmemek imkansız yüzüne bakınca
Huzur buluyorum o güzel yüzünde
Kalbin de yüzünden farksız sevgilim.
Mutluluğu her şeyinle hak ediyorsun,
İnsanın arayıp da bulamadığı şeydir
Mutluluk,
Aslında çok basit, seni mutlu edecek
Yaşam boyunca sana eşlik edecek
İnsanı bulmaktır
Mutluluk,
Hayatı paylaşmaktır, beraber yürümektir.
Hayat yoluma yoldaş olmaya
Hoş geldin Sevgilim.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
03.05.2012, 10:00
Buluşacağımız günü sabırsızlıkla beklediğim için..
Özür dilerim
Buluştuğumuz da gözlerinin içine bakarken dahi heyecandan saçmaladığım için.
Özür dilerim
Elini tutmaya çalışırken 2 kere düşündüğüm için, incinirsin diye.
Özür dilerim
Seni öpmeye kıyamadığım için.
Özür dilerim
Diğerleri gibi gece başımı yastığa koyduğumda senle yatma hayalleri kurmadığım için.
Özür dilerim
sana sarıldığımda gözlerimi kapatıp hiç ayrılmamanın hayallerini kurduğum için.
Özür dilerim
seni yanımdayken dahi özlediğim için
Özür dilerim işte ADAM GİBİ SEVDİĞİM İÇİN.
Ama duuuur! Affetme.
Şimdi sen özür dile;
Başka bedenlere anlık zevk olduğun için
Şimdi sen özür dile;
Gözlerime bakıp 'yalandanda olsa' seni seviyorum dediğin için
Şimdi sen özür dile;
Tutamadığım o el ile başka tenlere dokunduğun için
Şimdi sen özür dile;
yanımdayken bile başkalarını düşündüğün için
Şimdi sen özür dile;
Başkasıyla yatma hayalleri kurmayı bırak, başkalarına ait olduğun için.
Şimdi sen özür dile;
İnsan gibi sevmeyi bırak, İnsan Dahi Olamadığın İçin..
Ama duuur! Özür dileme affetmek büyüklükse..Boşveer salla gitsin..! küçük ben olayım AFFETMEYECEĞİM !

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.05.2012, 10:00
Bu gün bir başka hüzün yüklü gözlerimde, bir başka bakıyorum dünyaya, bir umut desen yok, gözlerinin sanki ışığı sönmüş, ısıtmıyor eskisi gibi yüreğimi, sorun ben miyim yoksa, yoksa sıkıldın mı aşkımdan, sendemi vazgeçeceksin daha başlamadan…

Kilitli kapılar arkasından çıkardım bende güzel kalan ne varsa; senin için, yağmur olup yağmak istedim pıhtılaşmış ha...yallere, ezberimde tükenmiş sevdaların unutulmuş anılarıyla… Bir sana yükledim yeniden kirli yüreklerin el süremediği temiz aşkımı, adın kadar, yüreğin kadar temiz olan aşkımı…

Bu içlenme bana mı, bu keder, bu hüzün, bilmiyor musun tek heceden de olsa kurduğun cümlelere yoksun olduğumu, çiçeğin suya özlemi kadar yalnızım bugün, gözlerimin gözlerine zaafı kadar yalnızım. Bilmiyorum bu sensiz dünyanın bir sonu var mı, bu nefes gibi soluduğum hicran akşamlarının bir sabahı var mı senli.

Bir gün kapı çalınacak mı, çalınsa da açınca sen çıkacak mısın karşıma, titrek bir sesle "ben geldim." diyecek misin? Hoş geldin diyebilecek miyim bir gün…

Belki de olabilme ihtimaline sığındığım bir aşkın sabahına hasretim, belki de tetiğini çekemediğim bir sevdanın arpacığındayım bugün, oysa kalbim çoktan vuruldu, kan kaybeden yüreğimin yasındayım.

Ne olur bir kerecik gülümse, gözlerin bir kerecik ısıtsın yüreğimi, savur saçlarını kalbimin samyelinde, Bu gün en az hüznün kadar yanıyorum,

Bu gün en az gözlerin kadar üşüyorum..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
04.05.2012, 10:02
Gizlice buluşan
seni düşünüorum İki sevgilinin fısıltısı gibi
Yağmur yağıyor dışarıda.
Ben , seni düşünüyorum...

Camda,
Billur damlalarıyla
Dansediyor yağmur.
Diniyor toprağın suya hasreti,
Kucaklaşıyor gibi
Gökyüzüyle toprak.
Ben , seni düşünüyorum.

İnsanlar
Yine bir koşturmaca içinde.
Herkes bir umudun peşinden gidiyor.
Kimi , umutla
Bekliyor ağır bir hastanın başında,
Dinliyor nefesini,
Korkarak ölümünden sevdiğinin,
Ağlıyor.
Ben , seni düşünüyorum.

Herkes bir uğraşı,
Herkes bir telâş,
Herkes bir umut peşinde.
Ben,
Sadece seni düşünüyorum.
Bilmiyorum , dünyada
Seni düşünmekten başka bir şey,
Çabam da yok zaten bu konuda.
Senden başka hiçbir şeyi
Umursamıyorum.
Seni düşünüyorum,
Seni düşünmeye
Devam ediyorum.....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
04.05.2012, 10:04
Tarifsiz bir sevdada kimliksiz bir sessizliktin
Haykırışlarla çağlarken yüreğim durgun limanımdın
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun

Fırtınalarda yolunu kaybeden gemi misali
Rotasız ve pusulasız kalmışken yüreğim
Ve hoyratça savrulurken bir limandan bir limana
Teslim olmuşken kaderine
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun..

Bakmaya kıyamazken gözlerine
Tutmaya cesaret edemezken ellerini.
Ve bütün cümlelerin sustuğu o yerde
Sessiz bir haykırıştı yüreğim
Eşsiz bir mutluluktu yaşadığım
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.

Son bahar yaprakları dökülürken içimden
Hazanı yasarken bahar kokulu sabahlar da
Yüreğim üşürdü gözlerimden sel olup akan yağmurda
Sırılsıklam ıslanırken ruhum
Solmuştu bahçemde ki tüm güller
Sen o bahçemdeki açan tek güldün
Sen adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.
Dağ çiçeğim yaban gülüm asi sevdam.
Saçının bir teline bir ömür adadığım
Gözündeki bir damla yaşına şehirleri yaktığım
İsyanım feryadım kavuşulmazım
Sen vazgeçemeyeceğim yasaklım
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Sen benim yanı başımdaki uzağım
Sen benim uzağımdaki en yakınım
Dokunmam yasak sevmem yasak
Sensiz bu hayatta yaşamak tuzak
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Sisli bir gecede ses olup da gel
Bir sonbahar gününde yağmur olup da gel
Soğuk bir kış gününde rüzgar olup da gel
Ilık bir yaz gecesinde düş olup da gel
sen bana yasaklarından sıyrılıp da gel
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Bir gün gelirde tutarsam ellerini
Bakarsam gözlerine sevgi dolu
Doğarsa sende yeniden bu beden
Ve o gün verirsem şayet son nefesimi
Ölmeden haykırmak isterim son bir kez
Sen adını koyamadığım
sen yaban gülüm sen dağ çiçeğim
sen ruhu revanım sen yaşama sevincim
yasaklım adı bende saklım
senin adın kavuşmak olsun
senin adın
senin adın seviyorum olsun
seviyorum olsun ..
''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
05.05.2012, 11:30
Hazanda, hüzün de, ayrılık da bitmeyecek. Gidenler ve kalanlar olacak. Gidenlerden dönmeyenler olacak, kalanlardan gelenleri göremeyenler…
Şimdi bir hayâl gibi her şey bana…
Tabiatın yavaş yavaş sararttığı mevsim, içimi daha çok acıtıyor şimdi.
Gidenleri daha iyi anlıyorum hayatı anlayınca. Oysaki ben, hazanda sevmiştim bir kasım günü… Bu hüzünlü mevsimde âşık olmuştum.
ellerimi sallarken, acıyan yüreğimle, kirpiğime asılı kalmış hüzün ve hasret yüklü iki damla gözyaşımla geride kalanlardan ayrı bir yerde…
Ben hazanı’ı sevdim hazanları hiç değil…

Mevsim sonbaharsa,
Kışa ramak kalmışsa,
Gül dökülmez ki yollara,
Solan umutlara ağlama.

Gülün kırmızısını,
Güneşin altın sarısını,
Esecek rüzgarın ılığını,
Bulutun açığını arama.

Rüzgar yaprağı söker,
İnsan hüznünü döker,
Yağmur örtbas eder,
Ne de olsa mevsim hazan sonbahar...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
05.05.2012, 11:34
topladım gecenin yanaklarından yıldızları birer birer
gül kokusu bıraktım yerine
eski bir şarkıyı astım aya bir de
notaları saçıp yere göğe


dillendi caz makamında çığlıklar
eridi ayın yüzü dişlediğim düşlerimin içinde
yosun tutmuş mavilerin üzerine yazıldı aşk
serpildi iklimsiz heyecanlar uykuların gözbebeklerine


çekti kapıyı gitti özlem…ağlamaklı
hayatın sillesi yalnızlığın
patladı kendi yüzünde…zalimce


tutsaklığını çaldı karanlıklardan tutuşan her yürek
üzüm bağlarında geziniyor ömürler şimdi deli dolu
maziyi sırtlarından indirmiş boşaltıyorlar gelişigüzel
olanı…olmayanı


alkımlardan sarkan renkleri toplayıp
kızılı seçince kendime
lades oldu bütün uçurtmalar kuşlara
bilerek…isteyerek…ve kasten hatta


tümünü yakıp ışıkların nü bir şarkıyı alıyorum koynuma
çıplaklığın yangınında
nefessiz dakikaları da sıralayıp ardı ardına
dokunuyorum gecenin s o ğ u k göğüslerine
ve akıyor avuçlarımdan sıcaklık siyah bakışlara


ve sonra usulca
öpüyorum gecenin alnından
nilüfer kokulu bir gülümseyiş
yangın dudaklarımda

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

.Demeter.
05.05.2012, 15:56
Düşünüyorum da eğer hayatımız bir tiyatro ise, neden doğaçlama yapamıyoruz¬ yada yapmıyoruz? Bir yönetmen vardır, kabul. Bir senaryo vardır, kabul. Giriş, gelişme ve sonuç vardır, onada kabul. Ama neden tiyatronun gelişme sürecinde istediğimizi yapmıyoruz? Sonuç zaten yine aynı olmayacak mı? Yazıldı çünkü sonucu. Sonuçla oynayıp doğaçlama yapamazsın. Eğer mutlu sonla bitecekse hiyakemiz, neden üzülmek zorunda bırakıyorlar bizi ve neden buna göz yumuyoruz? Yada sonumuz mutlu bitmeyecekse, bıraksında gelişme sürecinde mutlu yaşayalım. Mutsuz yaşayıp mutsuz ölmemize seyirci kalacaklar. Anlamıyor musunuz sizi aptallar! Onların istediği bu. Onların işi bu! Adı üstünde 'Yönetmen'. Afedersiniz ama oynayacak oyuncu bulamazlarsa bir bok yönetemez onlar! Bizi sadece kullanıyorlar. Sadece...
Orospudan doğan bir çocuğun hayattan o kadar çok beklentisi olur ki. Yanlıştır çünkü onun dünyaya gelmesi. Bunu düzeltmek için, sırtında taşıdığı o 'Orospu Çocuğu' kimliğine bile aldırmadan ve güçlü durarak çıkıyor bu sahneye. Ama o yönetmenler tekrardan yazmaya başlıyorlar bu hayatı. Ne hadlerine!
Bu yönetmenler kim diye mi soruyorsunuz? Politikacılar, diktatörler, ahmak zenginler, bencil insanlar…
Elemelere gidiyorsunuz, başlıyorsunuz kendinizi oynamaya. Yetenek budur çünkü. ‘Kendin olabilmek’. Başlıyorlar aptal saptal konuşmalara; “Aslında şu bölümü böyle yapmalısın. Çok daha iyi olur” “Belkide burada değişiklik yapmalıyız…” derkeeeen, bir bakıyorsunuz ki tiyatro kapısından girdiğinizdeki siz artık başka biri olmuş. Onların kuklası olmuş. Ve onlara paza kazandırıyor. O kadar acı bir durum ki…
İşte o yüzden diyorum doğaçlama yapmalıyız. Onların bizi değiştirme çabalarına kızıp çıkar gidersek bir başkası girer o lanetli kapıdan. Ve bizim yaptığımızı yapamaz, kukla olmaya devam eder… Sakın! Öyle birşey yapmalıyız ki; inansınlar kuklaları olduğumuza. İhtiyaçları olsun bizim gibi oyunculara. Muhtaç olsunlar!!! Ondan sonra öyle bir doğaçlama içine girip kendimiz olalım ki, korkunç bir hayranlık duysunlar bize! Gereken budur. Vesellam…

göçmenoğlu
05.05.2012, 17:22
sevgili demeter şimdi bu yazdıklarının şiirlerle alakasını anlayamadım...

.Demeter.
05.05.2012, 18:39
sevgili demeter şimdi bu yazdıklarının şiirlerle alakasını anlayamadım...

Herşeyde alaka aramayın sayın göçmenoğlu. Mitingden geldim geldiğim gibi bunu yazdım içimden geldi yani anlayacağınız.

göçmenoğlu
07.05.2012, 12:02
Herşeyde alaka aramayın sayın göçmenoğlu. Mitingden geldim geldiğim gibi bunu yazdım içimden geldi yani anlayacağınız.

Anladım galiba demeter..bende etkisi altında kalırım bazı olayların aklıma geleni yazarım bazan...bendede olur...

göçmenoğlu
07.05.2012, 12:03
Tut Elimi....

tut elimi
Yine oyun bozanlık etti hayat
Kırıldım
Acıyan yanlarıma aldırış etmeden sustum

Gece bitmek üzereydi
Denizden çaldığım dalgalarla yıkadım
Ay ışığından arta kalan sabahı

Bir aşk koy kalbimin üzerine
İkimizin mabedi olsun
Bana öyle bir bak ki
Kırılan kolum kanadım
Cennetin kapısını tutsun

Neylersin aksanı bozuk dilim
Bir şeyler mırıldanır
Gitmelere depreşen tüm sözcükler üzerime yıkılır
Her hecemde eylüle çıkar yolum

En deli rüzgarı tak saçlarıma
Tılsımlı sözcüklerle savrulsun
Susmalarım engel çığlıklarıma
Avazım çıktığı kadar sustum

Sesime asıldı kırgınlıklar
Yüzüm aynada bile benzemez bana
Ne kalpte var ne gönülde
Anla işte
Yoksunum senden

Dağbaşı yalnızlıklar tünedi yüzümün sen yanına
İp olup düğümlendin boğazıma
Seni öldüm
Mesut bir gecenin ayrılığa çıkan zamanında

Zemheri ayazlarının tokatı atılır yüzüme
İlkbaharda yeniden sev beni
Gücün yetiyorsa yaşat ölüme inat
Tenimi yıka temiz sularda
Takadim bitmeden
Yere kapanmadan fersiz dizlerim

Göz kapaklarını ser üşeyen yanlarıma
Kapat içinin penceresini
Üşütme beni
Sar yara berelerimi
Hiç ölmeyecekmişim gibi

Kaç zamandır bir yanı ekşi hayatın
Gözlerim buğulu
Tökezledi masum sevdam
Dağıldı
Toplayamadım
Un ufak oldum

Haydi
Tut elimi..

''siirlerle narman''.

göçmenoğlu
07.05.2012, 12:05
Yüreğimin ellerine bıraktığın mavi masallarda okuyorum seni
Gözyaşımla yıkadığım düşlerimin huzurunda...

Zamansızlığın takvimlerinden dökülüp
Yüzü aşk çalan bir kadın avuçlarında sızlıyor hayallerim

Düşüp kararan gecelere
Sahipsiz acılara kapanıyor gözlerim
Uyutamıyorum uykularımı
Yastık altında küfleniyor rüyalar

Seni kuruyorum saatlerime sensizliği yok sayıp
dakikalar ç/alıyor benden beni
Üç beş nöbetlerini bekliyor
Yüreğimi sızlatmak için düşlerim
Hüznün vurdukça yüzüme
İçtiğim sigaranın alevinde yakıyorum cesaretimi
Küllerimden doğuyorsun yeniden

Sen kesiliyorum
Sensizliğin en acı anlarında bile
Tenimden dökülüyor aşk kokan y/anların
Bedenimin en ücra izbelerine...


Aşk renkli tebessümler asmak isterken
Kasım acısında iklimler düşürdün gülüşlerime...
Çok üşüyor yalnızlığım
İçimdeki onca yangına rağmen

/Sıcaklığım sevdamda saklıdır benim/


Senli temmuzlar ısmarlıyorum
sensiz şubatlarıma
Davetkâr aşklar biriktiriyorum gönül heybemde
Gözlerimin gözlerine değeceği anlar için...
Ne kadar gizlesem de bakışlarım ele veriyor seni bende...

Nefesimde s/akladığım nefesini soluyorum
Sensizlik kokusunda
Soluksuz çekiyorum seni içime
Solu/ğu/mdasın yâr

Gitmiyor sızılarım bitmiyor
Gidenler de senden kalanların yasında...

Nerdesin
kar düşürdün saçlarıma
kışa çalan acılarınla
Sensizliğim buz kesti tutsaklığım taş

Gel ...!
Üç harf tek hecelerle dindir ağrıyan y/anlarımı
Nisan yağmurlarında yıka hüzünbaz yaralarımı
Yüreğimi mesul kıl yüreğine...

Hayalin içimdeki yokluğuna az geliyor
Aynalarımın kaderinde seni görmek mi yazılı

Kalp atışlarımda d/okunuyor adın
Yüreğimin künyesinde ismin kayıtlı
Adım adım dolaşıyor
Solumun koridorlarında izlerin
Hüznümden 'unut' nüshaları düşüyor o an yazgılarıma
ve dört yanıma kurşunlar

Yıkılıyorum...

Fırat'ın sularından bırakıyorum
Hırçın dalgalı denizlere alev alan ruhumu
Ki hiç yüzme bilmiyorken ben
Ciğerim parçalanıyor

Boğuluyorum...

Gecelerden düş artık kalbimin sabahlarına
Sonsuz bekleyişlerdeyim
Sustur gözlerimde ayrılık vakitlerini...

Kaç can borcu var bu bedenin bu aşka
Ölüyorum
Yüreğimde ç/ağlayan sevdalı nehirim...

Aşkın mavisini sürmeye çalıştıkça ellerime
Ayrılığın infazıyla astın
Kirpiklerimin darağacında yüreğimi

İçimdeki çığlıklar ateş olup yaktıkça dilimin duvarlarını
Sûkunetin sesine sıvıyorum
Mevsimsiz iklimlere düşürdüğün feryatlarımı

Seni susuyorum yâr
Seslensem kederim dökülür nefesimden...

Dudağıma teğet geçiyor işaret parmağım
Dilim Lâl ...
Arkamdan ağlayan hükümsüz sözlerim
Yüreğimin ambargosunda
Sesli harflerimin vebalinde
Ünlem kaçağı sessizliklerim
Aşkla bilense de
keskin bıçak ağzı cümlelerim

Alfabesi kurşunlanmış
Dikiş tutmaz oldu ucu yırtık kelimelerim...

Gel...!
Son sözü sen yaz
Sol yanım hala senin..

''siirlerle narman''.

göçmenoğlu
10.05.2012, 11:12
Son güldüğü andan başka ne bıraktın yarınlarıma
Ne sessiz dualarım
Ne geceme katık ettiğim son gülüşe harman rüyalarım
Hiçbiri ona çıkmadı.
Sen payıma kifayetsiz acılar ayırdın.
Gün bugün Tanrım...
Ne olur ...Aldanıpta başucumdaki gözyaşına mahkum etme...
Gözyaşlarım karışırken her gece beyhude yakarışlara
Bu defa son ...
Gördüğüm en güzel rüyadanne olur uyandırma
Sonu ölüm olsada
Ne olur Tanrım
Bizi bir daha ayırma ....

İnanma sevdiğim
Nefesin ırak kalmasın diye
Dualar ettim yine olmadığın bir gece
Ne olur inanma
Değmedi nefesin ateşler düştüğünde sevgimize
Yemin etti kader sevda ateşini gözyaşımla söndürmeye
Belki de avuntuydu
O gece tanrım sen koydu rüyalarımın en güzel yerine
İnanma sevdiğim
Ben seni ararken yazgımın her bir harfinde
Araya virgüller koymuş kader
Ayrılık özlem getirsin diye
Ne olur inanma
İnanma sevdamıza sıkılmış
Ayrılığa yemin bir kahpe kurşuna

Senin için....Sevdan için...
Günahlar koydum üst üste
Ben sana alışmışken
Kalbine mapus sevdam bir gün olsun
Değmezse eğer gözlerine
Ömrümden seneler geçer
Gözlerinden akan sedefler kavuşmadan tenine
Bil ki mendiller deva olmaz gözlerime
Bil ki sonbahar göçebesi yağmurlar rehin almış sevdamı
Yine senin mevsiminde
Gidenlere inat...
Adına ıslattığım geceden kalma bir gözyaşı lekesi hala yüzümde...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
10.09.2012, 17:53
Hayaller Arası Seferdeyim...

Üç nokta idi susuşun
bir virgül hatırına yazıyorum
üç nokta... üç çığlık... üç ölüm
ve tek bir virgül...
Zaman tünelinden hızla kaçmış bir deliyim
ne yaptımsa getiremedim bir salisesini geri
ölüm canıma dokundu hafif okşayışıyla
zaman dedim utanarak meleğime
gözlerimden ölüm akarken bedenime
dokunsalar ağlayacaktım oysa
yaşı kurumuş acılarıma!
Yalnızlık ormanıma daldım sessizce
hatıralarla ağlaştım, yıldızlarla konuştum
cetsimin üstünden düş bulaştı geceye...
Suçluyum
bir sevda bıraktım yüreğime savaş açtı beynime
geçer dedim geçmedi sende kaldı ilacım
bekledim bitecek bu özlem umuduyla
postunu hangi yüreğe serdin sevgili
ben acı kusarken ne haldeyim bliyormusun??
Suçluyum evet, en çok kendime
kandırdım kalbimi geleceğine
oysa yalanmış beş harfli adın
Anka'nın Kaf dağına masalı gibi...
Yaram her kanadığında acıları bastım anılarıma
sen unutmuşken beni hayalinle avuttum düşlerimi
şimdilerde hayaller arası seferler düzenliyorum
isimleri masal olmuş aşklara gülücük gönderiyorum
ve hala yalnızlığıma mektuplar yazıyorum
bir tek kendimin okuduğu...

Suçluyum

seni sevmek haramdı bana
senden kalma aşkla kendimi avutuyorum şimdi
affet beni kendim affet, sevmenin bedelini ödüyorum
konuşmayı unuttu sesim sana
kalemin gölgesinden sesleniyorum
seni senden çok senden ileri seviyorum
sende affet beni karagözlü kalemim
seni de acılarımla üzüyorum.......

ve bende artık susuyorum...son içimden dışa vuranlar...özür dilerim...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
10.09.2012, 17:55
Madem Gelmiyorsun..

bırak yaralarımı ve beni yüreğimle.
bugün anladım sevgilim.
aşkım bana ağlıyor bir köşede sessizce.
gözyaşları döküyor yaşanmamış sevdamıza.
nasıldı bir görsen.

bu yüzden anlayamazsın sevdiğim.
dokunmak istedim yüreğime.
istemedi benden çok uzaklara gitti.

uzaklarda bana ağlayan aşkıma dokunmak istedim.
dokunamadım!......
istemedi ellerimi bir kenara itti.
korktum!.

dokunsam daha fazla kanayacak sanki....
bende sevdamla ağladım bu kahrolası çaresizliğime.
susturamıyorum gözyaşlarımı.
sessiz sessiz ölüyor sanki gözlerim de.
ellerimde çare yok sevgilim!.

eğer dokunursam!.yokuluğunu görürse ya ellerimde.
çare senin ellerindeyken.
ne sen dokunuyorsun.
nede ben dokunabiliyorum.
sessizce ağlıyor bir köşede.
ben seni gözlerinden bile kıskanırken.
sen başka eller de.
ağlasan ne fayda.

sen vermişken sevdanı bir başka ele.
sus konuşma sevdiğim!.
hiçbir kelime bugün anlatamaz yokluğunu yüreğime.
hiçbir sözcük avutamaz yüreğimi.
madem gelmiyorsun.
bırak yaralarımı ve beni yüreğimle.
bırak beni aşkım ve çaresizliğimle.
belliki benim daha uzun yolum var dertler de.
ben alışmışken sensizliğime.
varlığın ne anlam getirir bilmem sevgime.
sen uzak ve mutlu ol sevgilim!.

dilekler kurdum yollarına.
güzel olan ne varsa al git benden.
unutma gözlerini de.
isteklerim ne fayda getirir bilmem.
sen mutluyken başkalarıyla.
hayallerim bugün seni terkederken.
gitme kal desem.....sus diyebilir misin ağlayan sevgime.
ben söz geçiremiyorum artık gözlerime.
gel de sen söz geçir gözpınarlarımdan damlayan aşkına.
çaresizliğin tam ortasında ağlayan aşkıma.
sen gelsen diner mi ızdırabı sor bir kez yüreğime.
böyle bir köşede yetim bıraktığın sevdamı.
geri versen bana.

eskisi gibi güler mi söyle bana!.
izler bıraktığın biçare yüreğimde.
silemediğim gözlerin var gözlerimde.
ne dokunabiliyorum.
ne sus diyebiliyorum yokluğunda kanayan gözlerime.
bırak beni sevgim ve sensizliğimle...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
17.09.2012, 10:12
Gel

Sen’den arta kalan zamanlar tüketiliyor şimdi
Sözler mânâsız, kimlikler kayıp, düşler korkulu…
Şehirlerin hengâmesinden kaçtım.
İçimde büyüyor yangın,
Gözlerim buğulu…
...Zihnimde derin sancılarla,
Düşüncelerimdesin.

Takati yok kelimelerin Sen’i tarif etmeye
Aşk, Sen’sin;
Çöllerin sinesinden doğan umman da Sen…
Toprak, şereflenir ne zaman yürüsen.
Ahh… Sen!
Varlığıyla varlığımı bulduğum,
Yokluğunda kaybolduğum Sevgili!
Konuştun,
Sustu bütün heceler.
Ruhum sözlerinin aleviyle yıkandı.
Aşk dilimde kor iken,
Bir avuç küle döndüm.
Fırtına savurmadan,
Dört bir yana dağılmadan gel!

Vahşi’yi affeden yüreğinle sar
Erit damla damla bakışınla Yâr!
Katran gecelerin kâbusundan
Baykuşlar tünemesin gül dallarına.
Yağmursun, çöllere hayat verirsin,
Gelişinle can yürüsün damarlarıma.
Gel de kurtar.

Sen’inle güldü güneşin yüzü;
“Ay doğdu üzerimize Veda Tepelerinden”
Gel, tükensin içimde çoğalan sızı!
Kapısız hücrelerde bîçare bırakma.
Sana mahkûm et, hürriyetim ol, gel!
Ayrılık kelepçesini çıkar bileklerimden.
Gözyaşıyla kavrulan gözlerim vuslata kansın.
Bir kez göreyim çehreni,
Kalbim varlığına boyansın.

Gel!
Bombaların gölgesinde minareler suskun.
Seccadelere kapanmış yığınla ceset.
Gel de değişsin bu çirkin resim!
Zulmün saltanatı yıkılsın.
Cemre düşsün toprağına
Ölümden buz kesilmiş şehirlerin.
Vicdanlar dirilsin, tahta çıksın adalet.
Saniyeler durmadan,
Bebekler yok olmadan gel!

Sine-çâk, avare, sessiz…
Böyle geçti asırlar Sensiz Sevgili!
Parçalandık, kaybettik özümüzü.
Kin büyüttük kalbimizde,
Unuttuk sözümüzü.
Dualar ve secdeler saf kaldı yalnız,
Bekliyoruz, huzuru için insanlığın,
Yer yeniden sarsılmadan,
Bizim için.
Gel!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.09.2012, 10:14
Ağlamaktan Korkma..

Yine buğulusun gönül çiçeğim, yine damlıyorsun, yine ağlıyorsun.
Gül kokmayan bir yürek gördün mü, salıverirsin damlalarını hemencecik.
Hep ağlıyorsun,
Riyasız, hesapsız, gönülden damlıyorsun.

Güle ait gönül damlalarında riya olmazmış zaten.
Uzaklardaki gülün kokusunu aldın mı buğulanır çiçeklerin.
Gülden haber etmeyiversin bir söz, gülü anımsatmayıversin bir koku hemencecik aşka gelir ıslatıverirsin dikenlerini.
Döküverirsin içinde ne varsa aşka dair.
Kokuverirsin gül yaprağı yaprağı.

Sevdaysa sevda, hasretse hasret, hüzünse hüzün ne varsa buğulu bulutlarında, yağmur eder sunarsın bahara.
Çiçeklerin umut kokar.
Kar yağmış, don vurmuş ne gam.
Sen çiçeklerini açtın ya.
Bembeyaz ışıttın ya gönül baharlarını.
Karakışa meydan okudun ya narin yapraklarınla.
Ondandır ki bahara yeltenir oldu tüm ağaçlar.
Çiçekler umutlanır oldu tomurcuklar içinde.
Karlar altında kalmış olan bahar, meydan okur oldu karakışın dondurucu beyazlığına.
Baharı bile umutlandırdın ya gönül çiçeğim, gam sana yakışmaz gayrı.
Mahzunluk sana yakışmaz, mahcupluk sana yakışmaz.

Gam bizim işimiz, hüzün bizim işimiz gayrı.
Sen beyaz çiçeklerinle açmasaydın, sen beyazlığını damla damla düşmeseydin karakışın hüküm sürdüğü buzdan yüreklere, hangi ağaç meyveyi umut ederek çiçeklerini salardı karakışın bağrına?
Hangi çiçek güneşli güzel günleri umut ederek tomurcuğunu terk ederdi?
Hangi beyaz kelebek, soğuktan kenetlediği titrek kanatlarını semaya açarak kanatlanırdı.
Çiçeklerini açarken, özünden döktüğün damlaların sahte olduğundan dem vuranlar olduysa da, zamansız ve hesapsın buğulandığını düşünenler olduysa da...
Öze hüzün gerek değil.
Sen damlamasaydın karlara, karların eriyişinden kim söz edebilirdi?

Kardelenler nazlı çiçeklerini açar mıydı beyaz karlara inat?
Kim beyazlığın sadece karda değil, çiçeklerde de olabileceğini düşünebilirdi.
İyi ki döktün beyaz yapraklarını.
Sen de açmasaydın gönül çiçeğim, kara bulutların arkasındaki mavi gökyüzüne olan özlemler yeşermezdi dallarda.
Belki hüzün savrulurdu sadece ağaçların kuru dallarında tipiyle karışık.
Belki yağmur nedir bilinmezdi.
Oysa sen hep gülü savurdun gökyüzüne, hep gülü koklattın rüzgarlara.
Kelimelerin özüne hep gülü fısıldadın.
Şimdi karakışın bağrında fırtına, boran da olsa hep senin dallarında açtığın beyazlığı savurur etrafa.
Sen bilirsin ki bir çiçek ölmeden, meyve dirilmez.
Şimdi bildim, sürgünlüklerin, hasretliklerin, hüzünlerin neden senin dostun olduğunu.

Sen gülü damladın karakışın rüzgarlarına.
Gülü saçlarına takıp giden rüzgarlar, gözyaşlarını da taşıdı yedi iklime.
Gül senin damlalarının özüydü çünkü.
Gül sevginin özüydü.
Hasretlikler, hüzünler, ayrılıklar gülün kokusudur çünkü.
Sen gül kokuyorsun çünkü.
Şimdi senin çiçeklerinle sevgiliyle serenat eden, sevdalıların vardır.
Sonra, takıp rüzgarların terkisine beyaz çiçeklerini, savrulan ve hırpalanan ve dondurucu karlar üzerinde düşüp kalan narin ve fedakar çiçeklerin vardır.
Hasretleri, beyaz gözyaşlarında donup kalanların vardır.
Gül diye karları avuçlayanların vardır.
Biz savrulduk rüzgarlarda, biz donduk senin damlalarınla karlarda.
Dedin ya; “Çiçekler ölmezse meyveler olmaz.’’
Tomurcuklar da yok olmazsa güller açılmaz.
Kar taneleri arasından gül fideleri yeşerdi şimdi.

Ölürsem başucuma bir gül dikilsin,
Ölürsem başucuma bir gülle gelinsin,
Gönül çiçeğim,
Bak yine ağlıyorsun!...
Gayrı ağlamak sana haram daha yalnız değilsin.
Biraz daha tut kendini gözlerim az kaldı çok az...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
20.09.2012, 18:13
Aşk Öyle Olmalı Ki..
Aşk...
Öyle olmalı ki...
Gülümsetebilmeli seni, çekip gittiğinde.
Acılara değil, yaşanmış o çok özel anlara teslim olmalı insan gidişinin ardından. Gözlerde bir ışık olarak kalabilmeli. Ve dudaklarda hafif bir tebessüm...
"Çok güzeldi, ... yaşadım, yaşadık", diyebilmeli.

Hiç beklemediğin anda geliveren, ve ergeç gideceğini bildiğin bu harika yaşanmışlık pişmanlık olmamalı anılarında.

Sen bir yer de, ve O çok yakınında ama uzaklarda olsa bile, ve sen asla bir daha onu göremeyeceğini, gözüne bir muzip, bir öyle... romantik bakamayacağını bile bile... kalbin bir buruk ama değişik bir sevinçle atabilmeli.

Bir kuşun kanat çırpışında heyecanlandırabilmeli seni, bir daha birlikte hiç bir kuşun kanadını göremeyeceğin sevgili. Birlikte belki bir çiçek koklama vaktinin bile olmadığı, ama dünyanın tüm çiçek kokularını sana duyumsatan sevgili...

Gittiğine yanmamalı, gelişine sevinmelisin aslında.
Sana yaşattığı her an'a ve yaşadığın her hızlı kalp atışına minnetar kalmalısın.
"Şimdi nerede, kiminle?" soruları yerine, "Şimdi mutlu olmalı..." diyebilmelisin ve asla kıskanmamalısın mutluluğunu.

Hoş bir tebessüm olarak kalmalı dudaklarında...

Güzel di... düşüncende, O'nun da "güzeldi" dediğini duymalısın...

Aşk böyle olmalı...

Çünkü yaşadığın aşk'tı...
Ve aşk sonu olmayan bir sonsuzsa... anımsadığında, "Güzel di..." dedirtebiliyorsa...

Ve aşk... ansızın... her an heryerde..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
20.09.2012, 18:15
Bitmek İçin Başlar Bazı Sevdalar..

Bitmek, tükenmek ve beklemek.... Sevdalara özne olmuştur, yüklem olmuştur, sıfat olmuştur çoğu zaman...

Bitmek için başlar bazen sevdalar... Kaderler anlaşma imzalar daha masaya oturur oturmaz.... Son durağına bilet alamazsın... Ya hiç binmeyeceksindir sevda trenine yada bir ara istasyonda bırakıp gideceğini kabul edeceksindir....

Gözlerinde kaybolurken umutların, doyasıya bakmak istersin, bir gün hasretiyle yanıp tutuşsanda bakamayacağın o gözlere Lanet edersin zamana, tutmak istersin akıp gitmesin diye avuçlarından... En dipsiz kuyulara hapsetmek istersin ayrılıgı, gelip yerleşmesin diye yüreğine acısı...

Olmayacaktır avuçlarında bir gün o sıcak elleri. Bunu bilerek daha sıkı tutarsın ellerini... Acıtır içini her saniye... Bilirsin az zaman kaldıgını...

Yalancı gülüşler aşina olmuştur acıyla ısırdıgın dudaklarına. Gülen gözlerinde yalancıdır içinin nasıl yandıgını söylemeyen yüreğin gibi... Her bakış, her dokunuş yakar kavurur acılardan yorulmuş kalbini.... Tükenirsin yavaş yavaş.... İsyan edersin ayrılıklara.... Öleceği günü bekleyen bir hasta gibi beklersin ayrılıgı...

Umutların kar misali erir gider avuçlarından. Kuramadıgın hayallerin küser birer birer. Sevgiler azar azar yitip gider. Esen her rüzgar yanaklarında kurutur gözyaşlarını..

Sevmek bu kadar zormudur???

Acıtmakmıdır yüreğini amansızca aşkın kuralı...
Beklemekmidir yaşamak yerine en güzel masalları...
Her sevda bir ayrılık hikayesi mi olmalı...

Bitmek için başlayan hikayeler vardır alır seni hayatın köşesinden ansızın... Yüreğindeki acılara kendinden de ekler bir kaç hançer yarası. Savurur ayrılıgın kokusunu sardıgı bedenini gökyüzünde. Yıldızlar ortak olur gözyaşlarına. Ve getirir bırakır usulca hayatın başka bir köşesinde...

Usulca çıkar gider hayatından düşünmeden arkasında bıraktıgı acıları... Sevdalar bitmek için başlar, tükenir yavaş yavaş yüreğin ve bekler sessizce batan kabullendiği vedayı...

Dilin lanetlemese de yüreğin lanetler her soluk alışında bitmek için başlayan sevdaları...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''..

AJA
20.09.2012, 19:57
Duygularınızın söze kaleme dökülmeden ki hali bir hazinedir o kadın için ... :)
Yüreginize elinize sağlık Göçmenoğlu..

göçmenoğlu
03.10.2012, 13:55
Ahh Sevgili Ah..!

“ Bir gün bitecekti…
Bitti..
Aç gelmiştin, sevgime doydun ve
Gittin…”
Gitmedim..
Bitmedim..
Ölmedim ey sevgili…
Ey avuçlarıma düşen tek dua,
Ne çabuk unuttun gözlerinden izlediğim denizi ?
Ne çabuk bitirdin sana olan sevgimin büyüklüğünü..
Ben sana dua genişliğindeki ADAMIM demişim…
Bırakır mıyım seni, ölmedim daha..
Öl medim.
Daha da ölmeyeceğim..
Gözlerine bulutların özgürlüğünü bırakmadan
Koşmak yok..
Daha da bitmeyeceğim..
Ellerine Cennet çiceklerinin kokusunu
Hediye eylemeden varmak yok….

Ey gökyüzünü gözlerinden kanatlandığım,
Daha kaç nehir kuruyacak yüreğimin sensizliğinde..
Her sustuğumda
Daha kaç kez kıyameti yaşayacaksın
Yüreğinin debisinde..
Şimdi kelimelerin ucunda üşümekteyim..
Dokun bana, gözlerinde ölsün ölüm…
Sar beni, yüreğinde büyüsün gülüm…

Seni tanıdığımdan beri
Hiçbir zaman yolumu, yüzümü
Senden başka bir adrese çevirmedim.
Adından başka hiçbir cümleye
Yataklık etmedim ben.
Evet kabul ediyorum
Suskunluğa meyil etmiş yollarım oldu ama
Asla senden vazgeçmedim.
Bir miktar umut
Bir dirhem mutluluktu istediğim..
Ve mavi bilyelerimi gözlerinden Cennete yuvarlamak ,
Bezden bir bebeği senin kollarında görme arzusu…
Sonra ıslak saçlarını ellerimi
Bir tarak misali kabul edip delice taramak…
Sonra gözlerinden savrulmuş
En sıcak gözyaşlarını gırtlağında yakalayabilmek..
Seni “ sona “ hazırlamak değil
Yeni bir umuda koşturmak…
Cebinde sakladığın kaybedilişleri
Reddetmek seni bende yaşatarak..
Siyah’a olan sevişlerini sana unutturup
Rana adın genişliğine denk gelen
Yedi rengi ispat etmek gözlerimde…

Kapattım tüm kilitleri üzerime…
Tek sen varsın tutunduğum..
Tek sen mevcutsun bu yürekte…
İster beni suskunluğun safında
Son görevimi yapmakta bil..
İster dua’ya durmuş yüreğimi SİL

Seni seviyorum….
Evet bu iki kelime ve yine ben…
Hani şu kapıdan kovup bacadan giren cinsden…
Yüreğime anlatamadım bi türlü gidişini....
Onca zaman geçti ama bitmedi sevgisi…
sen olmazsan aşk olmayacak çok iyi biliyor.
Hani bi arasan diyorum bazen….
Yada ben aramaya cesaret edebilsem..
Alıyorum elime telefonu sesini dinleyip
Kapatırım diyorum ama
Olmuyor

Gelişi güzel ayrılıklardı benimki.
Senin kadar esaslı, hiç gitmedim senden...

Ahhh Sevgili...
Gelip alsana bende ki seni..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''.

göçmenoğlu
03.10.2012, 13:57
Ben....

Kalbim büyüdü artık aşkının karşısında…
Kalbime dar gelen aşk sevincime bol gelen hüzün
nasıl ulaştırır beni vuslatsız yollardan sana?

Kasıp kavuran sevdaydı içimde kopmayan kasırgalar.
Bütün yolları sana çıkartan çıkmaz sokaklardan geldim yokluğunun yangın yeri yüreğime.

Kalbim büyüdü artık…
Aşkın küçük kalıyor kalbimin karşısında.
Hüzün rengi kelimelerle dolduruyorum hayatın boşluklarını.
Hicran koyusu günlerle kovaladım zamanı…
Saatler simsiyah ırmaktan geçiriyor yelkovanını
akrebi beynimi kemiriyor.
Şubat soğukluğundaki soba yani ısınışlarım
ağustos sıcaklığındaki mavi suların serinliği var küflenmeye yüz tutmuş beynimde.

Kelepçeli sakinliğim var benim…
Kelepçeli düşlerim kelepçeli düşüşlerim var!

Ben ne sevdasıyla tanınan Mecnun ne hakka kendini adamış Yunus nede acılarıyla şöhret bulmuş Kahraman´ım.
Süpermen´de değilim kurtaramam dünyayı devrik cümlelerimle…
Yüreğimi giydim üstüme açtım kalbimin kapısını cümlelere…
Mecnun gibi aşık Yunus gibi yalınayak Kahraman gibi yalınkalem gidişim var cümlelerin üstüne…
Bundandır yalınlığı harflerimin bundandır anlaşılmazlığı öznelerimin…

Ama sevda yitirilmiş cümledir şairin lugatinda…
Peşine düşer harflerin izini sürer kaybedişin
kelimeleri yenik düşer hayata
sessizce dökerler gözyaşlarını beyaz sayfalara…

Sevda kayıp cümledir şairin lugatında…
Uçurumların kenar mahallelerinde konar geceye
zilzallerle sarsılır ruhu.
Onu bulmak için yazar bir ömür boyu…

Oysa Sevda siyah cümledir gece karanlığında bulunmaz kalem oynatmakla.

Hiçbir sevda bulunmaz el yordamıyla…
Kahırdan kararan yüzüm esmer bir bakış yapıyor gözlerimi kimi zaman.
Kendi bakışlarında kendini kaybeden aynalara bırakıyorum yüzümü.
Yüzsüz gezmek korkaklığımdan değil kendimi taşıyamamaktan!
Sabırla bekliyorum kendi yangınında yanan kendi denizinde boğulan bir “ben” in karşısına çıkıp korkusuzca;
“buradayım işte buradayım” demeyi…
Acıdan yas tutmuş ömrüme yeni devrim yaratmayı.
Tahammülsüz ayak durmuyor isteklerimin üstünde!!
İçim geçiyor içimden içim düşüyor içime…

Kaza süsü verilen yaşantımda intiharlardan geçiyor ömrüm.
Hasretler bırakıyorum mavi okyanusuna kalbimin
kasım kaybedişleriyle ıslatıyorum gözlerimi.
Beynime geçirilen prangalar ruhumun dizginleri şimdilerde!
Dilime mühürlenen bitimsiz suskunluklarımda kayboluyorum.

Artık susuyorum bir sürü kelimeye…
Çünkü sevgili; gidişinin gözlerinden öperken dudaklarım kaldı yokluğunda.
Günahlarım kaldı sırtında.
Veballerim kaldı boynunda.
Bu yüzden yokluğunu oruç gibi dilimde tutuşum ve bu yüzden kelimelerin dilsizliğinde dilsizce susuşum…

Gerçekleşmeyen düşlerim sonu gelmeyen düşüşlerim var bu kentin kaldırımlarında.
Her imkansızım sen oldun her engelim hasretin oldu…

Oysa ne çok istemiştim bir kerede mutluluktan dolmasını gözlerimin bir kerede sevinçten dönmesini başımın yüreğime çelme takmasini sevdanın düşürmesini beni bu kentin yorgun kaldırımlarına.
Ama olmadı…
Mutluluk hep Keloğlan´ın padişahın kızıyla evlenmesinde kaldı.
Geçemedi bir türlü bir varmıştan öteye.

Artık zamansızlık vuruyor kapılarımı.
Saatler durdu zaman seni tam sen geçerken.
Akrebi beni yelkovanı seni öldürdü.
Tamda sen beni alıp gitmişken benden!!
Kendimi sende kaybettim yoluma çıkan her “ben” bu kadar “sen” olmuşken.

Sen yoksun artık sevgili.
Sen yokluğa giden yol´sun artık.
Bense suskunum…
Çünkü sendin benim en büyük cümlem.
Aşk´tı sırtımdaki ağır heybem.
Acıyla dolmuştu kara kaplı sırdaş güncem.
Yoksulduk sevdadan yoksunduk mutluluktan.
Sevdadan yoksulluğumuzdu mutluluktan yoksunluğumuz.

Önüm düş
arkam aşk
sağım acı
solum sevda…

Bulsaydım kendimi sobelicektim bu defa!!....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
08.11.2012, 15:54
Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum
Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum
Sensizlik acısını çekemiyorum
Dönersen diye koştum camlara
Ama yoksun yine yok..

Her sabah uyanıp yüzünü güneşe verdiğinde
Gücünü alamazsın sıcak sevgilerden
Unutma sakın bir sevgi bin sevgi doğurur ve
O sevgilerden yepyeni bir dünya kurulur..

Ben Toprağım suyum sensin ben yaprağım dalım sensin
İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor.
Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan
Mavi denize dalardım geriye bakmadan
Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni
Taa ki beni sende bulana kadar.

Ay yıldıza mutluluk fısıldarken
Gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırken
Ben sana bir parça mutluluk yolluyorum
içindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye

Hani gözler varya sözleri anlatır
Hani sözler varya gözleri aglatır
Hani anlar varya değeri geç anlaşılır
Bir de aşk varya seni bana anlatır..

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır:
O da geçip giden zaman...

Seni düşünür seni özlerim
Sevgilerin özlemlerin derinliğinde
Ne olur kır şeytanın bacağını birkez beni hatırla
Bir sonbahar serinliğinde..

Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur.
Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer.
Sen o suya yazı yazdın
Şimdi güneşin doğmasını bekle.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki
Nefes almak değilmiş yaşamak.
Ateşlerde yanmak gibi bir şey
Seni severkensensiz olmak...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
08.11.2012, 15:57
Zaman sensizlikle karışınca, adı yalnızlık oluyor. En çok sözlerini özlüyorum, bir de tebessümünü. gülümsüyorum.

Yokluğunun ağırlığı bilemezsin. En çok geceleri zor oluyor dayanmak. Susuyorum, sustuklarımı yazıyorum. Yazdıkça büyüyor hasretin, gelip yüreğimin üstüne oturuyor. Sen bensiz belki mutlusun ama bana sensizlik çok koyuyor.

Hep kenarında duruyorum hayatın, korkuyorum sensizlik itecek gün gelince beni aşağıya. Kuşatılmış bir şehir gibi, senden görünmez duvarlarla sarılı dört bir yanım, üşüyorum. Bazı geceler yağmur başlıyor, çatıya düştükçe damlalar sesleri büyüyor, ürküyorum. Yanımda olsan, sarılsam, güven duysam, olmaz mı? Olmaz, biliyorum. Biz bir türlü olamıyoruz. Bizden daha büyük olan şey, neyse o, engelliyor ikimizi, birbirimize tutunamıyoruz şu mahzun gece yarılarında.

Sarhoş kavisler çiziyor rüyalarım, bir sana, bir yalnızlığıma çarparak kabuslarla uyanıyorum. Geniş ama zor bir yolda yürürken, bir anda bitiyor sokaklar, düşlerimde bile sana ulaşamıyorum.

Sevgiye bir küçük yer açmak ne kadar zor, ne kadar yosun tutmuş ki kalplerimiz, üstüne basan kayıp düşüyor. Garip değil mi? Ateşi bulan, ampulü keşfeden, bilgisayarı icat eden insanoğlu, iş aşka gelince şaşıp kalıyor. Formülü yok hasretin, ihanetin ilacını kimse bulamıyor. Şarkılarda dillendiği gibi, doktorlar bu derde çare olamıyor.

Seninle olmak güzeldi, sevmek seni bütün ihtimalsizliklere rağmen, her defasında başka bir umutla ve oluruna bırakarak hayatı, kanıp sana gitmek güzeldi. Şimdi ne varsa içimi yakan, hepsi biraz da tebessüm barındırıyorsa içinde, seni sevmeyi becerebildiğimdendir.

Sonrasızlığını bilerek, dön diyemem. Aklım alsa ruhum itiraz eder. Tuhaf bir aşk sana hissettiğim, biteceğini bilerek, kırarak inadımı kalbin pusulasını sana çevirmek, biraz anlamsız değil mi? En azından dışarıdan böyle görünüyordur. Bence değil! Tam da tersi biraz mucizevi aslına bakarsan ve takdir bile hak eder. Birlikte uyunacak bir hayat üstüne hayaller kurarak yaşamak kolaydır. Önemli olan, her an gelmeyebileceğini bildiğin bir sevdaya böylesine tutunmaktır. Seninle hiç garantim olmadı benim. Her yeni gün, gidecekmişsin gibi uyandım. Sonunda gittin ama bitmedin. Bir de bitseydin içimde, ne kolay olurdu tüketmek şu aşkı. Olsun! Sen ömrümün gurursun çünkü kalbime sevmeyi öğrettim. Sen ister yanımda ol, ister olma, yüreğim sevda acısının madalyasını üstünde onurla taşıyacaktır. Bir insanı olgunlaştıran en önemli şey acıdır. Gönlüm büyüyüp daha da olgunlaştıkça hep seni anacak çünkü altında altın harflerle kazınmış imzan duracak.

Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana “sevgilim!” diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum.

Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen bir tanesin. Sevgililer günün kutlu olsun.

Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler. Seni seviyorum. Daha nice günlere hep birlikte canım.

Yasamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgi sensiz olmaz! Unutma ki sevmek daima beraber olmak değil, sensizken bile seninle olabilmektir… Bu sevgililer gününde yanında değilim belki ama özlemim sevgim hep seninle. Seni seviyorum!

Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular, sahildeki martılar ve güneşin ışıklarından daha çok seviyorum. Birlikte daha güzel günlere gitmemiz dileğiyle sevgililer günün kutlu olsun!

Bir demet gül vermek isterim sana. Güllerden güzelsin aslında. Gülü bir gün, seni sonsuza dek seviyorum.

Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.

Bazı rüyalar diğerlerinden daha uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel. Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu mesajı okuyor. Sevgililer günün kutlu olsun!

Sen günesin doğduğu, karanlığın bittiği yerdesin sen hep kalbimde yatan tek sevgilimsin. Sevgililer günün kutlu olsun!

Sana dalgalardan kalem yaptım ve kıyıya seni seviyorum yazdım, sen de inandın değil mı? Sen delisin, seni sevmedim, sana bağlandım sana taptım.

Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca asık olup seni düşündüm… Sevgililer günün kutlu olsun!

Bu sevgililer gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, kar beyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim. Sevgililer günümüz kutlu olsun!

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yasamaya razıyım seninle… Daha nice sevgililer gününü beraber geçirmek dileğiyle..

Bana bir günün 24 saat, bir saatin 60 dakika ve bir dakikanın 60 saniye olduğu öğretildi ama sensiz gecen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim… Sevgililer günümüz kutlu olsun.

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum. Sevgililer günün kutlu olsun!

Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun. Sevgililer günün kutlu olsun!

Sevgililer gününde belki yanında değilim ama dünde, bugünde, yarında yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy ben hep ordayım!

Sen dünyaya sürgün bir meleksen ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin… Sevgililer günün kutlu olsun!

Ayrılık küçük sevgileri oldurur ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgârın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi… Bizim de sevgimiz hep yasayacak ve daha da güçlenecek sevgilim. Nice sevgililer günlerinde birlikte olmak dileğiyle…

Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgârlara fısıldasınlar seni ne çok sevdiğimi ve özlediğimi.

Sana dijital bir gül yolluyorum, çünkü uzaklarda elimden ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki gerçeğini, gözlerinin içine bakarak vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi fısıldamak.. Sevgililer günümüz kutlu olsun!

Sen benim hayatımda olduğun surece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir. Daha nice sevgililer gününde beraber olmayı diliyorum.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yansızlığımı, çaresizliğimi. Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım.

Öperim dudaklarından gül kokulu yanaklarından her dem gözlerimin hapsindesin kalbimin tek sahibisin… Sevgililer günün kutlu olsun!

Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da… Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de… Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek…

Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim… Sevgililer gününü kutluyorum. Daha nice yıllara.

Seni sevdiğim kadar yasasaydım olumsuzluğun adını aşk koyardım… Sevgililer günün kutlu olsun biricik aşkım!

Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiç bir şeye değmezdi yasamak. Sevgililer günün kutlu olsun!

Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri astı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi? Sevgililer günün kutlu olsun!

Bir yudum sevgi koskoca bir okyanusa bedeldir. Simdi uzaklarda senin bir yudum sevgine hasretim sevgilim. Seni hasretimi tüketircesine kucaklıyorum.

Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakin olmak isterdim üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakin olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için. Sevgililer günün kutlu olsun biriciğim.

Bir kus olup gitsem, assam su enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni, en büyük hediye odur bana.

Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgârlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Sevgililer günün kutlu olsun!

Maviler giyer bulut olurum, yeşiller giyer bahar olurum, bakarsın bir gün beyazlar giyer senin olurum. Sevgililer günün kutlu olsun.

Sevgililer öpüşürken neden gözlerini kapatır bilir misin? Çünkü gözleriyle değil de kalpleriyle görmek isterler. Yanı hissetmek isterler. Ben de seni ruhumun derinliklerinde hissediyorum sevgilim çünkü seni çok seviyorum. Sevgililer günümüz kutlu olsun!

Sen çöllerde serap gibisin, engin denizlerde yakamoz gibisin, ışığım sensin, güneşim sensin… Bil ki çok özlendin… Sevgililer günün kutlu olsun!

Hanı en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığım sana!.. Sevgililer günü kutlu olsun bir tanem, seni çok seviyorum.

Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa. Sevgililer gününde bir öpücük borçlusun bana…

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hanı en güzel asklar imkânsız gelir ya insana, imkânsız olduğun için tutkunum sana.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
08.11.2012, 16:01
İnce bir çizgidir AŞK ...
Sevdim dediğinde, tamam bu dediğinde, illah yaraladıkların kalır ardında.....
Bir yan mutluysa ,bir tarafta mutsuz ettiklerin kalır.
O ince çizgide yürümek cambazların işidir... Çoğu insan beceremez, yapamaz bu ip cambazlığını.
Sevdim deyip anında değişenler mi ? istersin
Yada severken ardına bakmadan gidenler mi ?
Sevgini kazanana kadar emek verip, gönlünü çalınca, eyvallah diyenler mi yoktur
Yada seni yedekte tutup o olmazsa sen varsın diye seni oyalayanlarmı ...
Hiç aklına gelmez, seni oyaladığında senden çaldıkları
çünkü egosunu tatmin eder o mutludur ...
yaa senin mutlu olman... sevmen ,sevilmen önem taşırmı acaba ?

Zordur aşk ı aşk gibi yaşamak.
Sevda işi büyük bir yürek işidir..
Taşımak o değeri herkesin harcı değildir.. Cesaret işidir...
Bazende yanlışa düşersin ,hakkın olmayan sevdaların peşine düşer,
acı çeker. çektirisin.....
Söz geçiremezsin yüreğine,mantık işlemez,
yasaktır sana...
ama bile bile kaparsın gözünü ....,mantığıda kenara koyar.
Eyvallah dersin aşka..
Bazende yıkık virane bir gönülle yaşar durursun.
Sevmek, sevilmek istesende ,hakkında olsa
vardır bir eksiği,,,
Yaşanamaz aşk denilen gönül oyunu

Bir bakarsın seneler gecmiş, yaş ilerlemiş ama .... gönül aynı gönül
Beden kocamış ,ten kocamış
Ama o koskoca yürek aynı heycanla diğer yanını hala bekler....
Bakarsın geriye.. dersinki neler yaşamış, neler görmüş bu gözler.
ama yinede o mantığın sözü geçmez.
Gönüle ne laf dinletebilir nede susturabilirsin..
Sevdiğin insanın yanında olmaması, senden gitmesi bile ona kin duymana sebeb olamaz...
Çünkü aşk seni bağlar.. onun duygularını yönlendiremezsin
Aşk gel dediğinde gelecek, git dediğinde gidecek değildir
Gönül kapını açar beklersin...
Ne geldim der, ne de gidiyorum
AŞK hesapsızdır, söz dinlemez
Plan program tanımaz .AŞK cesurların işidir... birde kocaman bir yürek işi......

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
08.11.2012, 16:05
Kurşun rengi bir geceye takıldı kanadım
Önüme dökülen yıldızları toplayamadım
Anlayacağın uzanamadım umutlara...
Yıldız dediğin nedir ki? Nedir ki umut dediğim ?
Karanlık içindeki yıldızdı umut !
Ama gündüz ismi yoktu yıldızların...
Yıldıza yıldız demek için geceyi,
Umudu beklemek için umutsuzluğu seçtim.
Hani varken değeri bilinmez ya sevgilerin,
Elleri soğuk gelir ya yıllanmış sevgilinin...
Vazgeçtim artık yıldız toplamaktan
Ala şafaktır her yıldızın sonu
Yıldız NE işe yarar
Bir çift göz yoksa yanımda bakacak.
Gecenin üstüne yürürken,
Binlerce tohum serpilir içime bilir misin?
Bilirsin elbet, benim bile bilmediğim binlerce acıyı
Senin saçlarına kelebekler konar, kuşlar can çekişir.
Binlerce umut kolayca ölür mü ?
Sökülmez mi ciğeri umudu ölen insanın ?

sen sanırsın ki insan sevdasını içine gömer,
benim sevdamda sevda gibidir insanı gömer !

Beklemek kadar kalmışsa bir sevgi
Ve sadece özlem besliyorsa içindeki yetimi,
Kaçacak yerin kalmamışsa yani...
İşte hayat burada hayat olmuştur senin için.
Dağlar yıkılır, sular kurur içinde...
Bir düşün !
Nasıl da seni korkutan kapkara bir kabus oluvermiştir
O güzelim düşün.
Sonra ölüme anlam vermeye çalışırsın anlamsızca...
Binlerce kurşun sıkasın gelir içindeki uçurumlara !
Sen bir dost ararsın elini tutacak nafile !
Yoktur Eli yaşadığın diyarda insanların...
Vazgeçeli birkaç satır oldu yıldız toplamaktan...
Bir kumaş üstüne yıllar önce işlenmiş bir oya gibiydi,
Bir emekti sevdam !
Kendimden geçişimdi,
Umuda uzanırken yere düşüşümdü,
Kalkamayışımdı,
Hiç duymadığım türküleri duyurmaktı,
Türkü türkü yaşamaktı seni...
Ama vazgeçeli birkaç satır oldu artık yıldız toplamaktan...
Vazgeçtim bu sevdadan...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
08.11.2012, 16:11
Beni mutsuz edemezsin. Başaramazsın bunu.
Çünkü ben sana “ hayat “ dedim sevgili.
Öldüremezsin bizi. Üzemezsin beni.
Kendini öldürmeye yeltendikçe ben seni “ bende “ büyütmeye devam edeceğim.
Sen devam et kendinin katilin olmaya.
Sen yüzünü kapattıkça umuda ben seni “ sende “ doğurmaya devam edeceğim.
İnatla, sabırla. Çünkü sen cansın bende..
Yüreğine darağacları kurmakta kendin kadar özgür, ben kadar rehinsin hayata.
Durma kanat dudaklarını. Sonra da tuz bas üzerlerine.
Ama başaramayacaksın beni hüzünlere gelin etmeye.
Başaramayacaksın çünkü sen bana aitsin.
Öldüremezsin beni.
Üzemezsin sevgili..Çünkü sen köklerime hayat verdin.
Sökemezsin beni senden. Atamazsın içimdeki seni.
Şimdi devam et kaldığın yerden.
Öldürmeye devam et kendini.
Güya sadece kendini öldüreceksin..Hayır hayır.
Sen bir kez öperken toprağı dudaklarından, ben sensizlikte bin kez ölümü prova ederim gözlerimde.
Sana öldükçe çoğalırım ben, çoğaldıkça büyürüm sende..
İçinde yeşeren “ umut “ filizlerini köklerinden kopar.
Kan revan olsun ellerinden. Yüreğinden sızsın karanlıkların.
Adressizliğini fırlat yüzünü.
Ama benden “ seninle “ yaşadığım hiçbir an'dan mutsuzum cümlesini duymayı bekleme.
Çünkü ben sana “ umut dedim.
Yüzünü sök yüzünden.
Kov mutluluk sözcüklerini limanlarından.
Mutlu olacaksan, ezik durmaktan övünç duyacaksan devam et.
İçinde biriken tüm savaşlara başlamadan yenilgileri kabul et.
Ama ben sende yaşarken “ beni “ mutsuz edemeyeceksin.
Başaramayacaksın sevgili.
Ben yaşarken ölmeyeceksin.
Kendini öldürmene izin vermeyeceğim.

Ben bir masala “ kahraman “ olmak için gelmedim.
Sana inat gitmeyeceğim.
Sen “ kendinden “ uzaklaştıkça sana “ sen “ kadar yakınlacağım.
Sen kendinden vazgeçtikçe ben “ sen “ olacağım.
Hadi dur ölümün besmelesiz safına.
Gir kimsizlik şehirlerin küfür kokan sokaklarına.
Aydınlık yüzünü vur karanlığa.
Uykusuzluğunu kemirsin içinde adım miktarı mutluluklar.
Sana diyorum sevgili.
Öle-mez-sin. Kendini öldürmene izin veremem.
Sendeki “ seni “ öldürebilirsin lakin sendeki beni öldü-re-mez-sin..
Çünkü ben sana “ hayat “ dedim..
Çünkü ben sana “ umut “ dedim..

Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları.
Yetmedi mi kendini asmaların ?
Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ?
Çok fazla şey istemiyorum senden.
Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur.
İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak.
Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme.
İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına.
Bir uçurum boşluğu yüreğin.
Sendelesen de düşme sakın.
Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..
Bir ölüm sessizliği hüznün.
Üşüsen de ölme sakın. Öl-me.
Öleceksen de beni de götür yanında.
Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?

Beni bu kadar mutlu etmişken
Başını eğe-mez-sin.
Seni “ sana “ bırakmıyorum..
Öle-mez-sin.
Bite-mez-sin..
Çünkü sen ben'sin..
Ben de sen…

Ne yaparsan yap..
Beni mutsuz edemezsin.
Ölümü daya dudaklarıma,
Karanlığı yama kıyılarıma.
Ama beni üze-mez-sin
Çünkü ben seninle mutluyum..
Sen yaşarken,
Beni mutsuz göremezsin..
Çünkü ben sana “ hayat “ dedim…

“ Seni çok ama çok seviyorum“

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
09.11.2012, 15:43
Herkes Sana Benziyor Sanki
iyi değilim aşkım;
umutsuzca uyanıyorum sabahları..
Güneş yüzüme vurdukça daha bir karanlık oluyor günlerim.
Kahvaltı saatlerimi hep kaçırıyorum.Bilirsin sigara iştahımı kesiyor..

İyi Değilim Sen Yoksun Hiç İyi Değilim ''Hiç''
Öyle pek özenmiyorum üstüme başıma..
Ne geçerse elime giyiyorum.
sen yoksun ya ‘’güzel görünüyorsun’’ demesinler istiyorum..

İyi Değilim Sen Yoksun-Hiç İyi Değilim ''Hiç''
sen tutmuyorsun ya elimi cebimden hiç çıkartmıyorum..
İyi değilim aşkım;
Herkes sana benziyor sanki..
’’saçı az daha kısa olsa biraz daha içten gülse..’’ daha çok benzeyecek olanları ayırıyorum.

yoksun ya yokluğun da yepyeni senler arıyorum..
En zor geceler oluyor. İzlediğimizi izlemiyorum senin uyuduğun saatlerde uyumuyorum.
Olur ya bir rüyada karşılaşma ihtimali…

İyi değilim aşkım;
Unutuyor gibi yapıyorum. Biriken yaralarımı acıtmasınlar diye
hiç kanatmıyorum.Seni de kan tutardı hani..
Bak görüyorsun bunu bile hatırlamıyorum..

iyi değilim aşkım;
Artık şiirlerimde yok süslü kelimelerle sana seslenecek.
Adının geçmediği cümlede
O GİTTİ diyerek sevgiyi anlatmak çok zor oluyor çünkü.
Kağıda kaleme dokununca kömür değil gözyaşım dökülüyor ya ziyan oluyor sayfalarım…

Bir de Pazar günleri var tabi.Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum.
Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum…

İyi değilim aşkım..
Daha bencil oldu duygularım daha çok ben demeyi daha çok sabretmeyi öğrendim.
sayısız yalanlarla ‘’çok özledim’’ seni demeyecek kadar..
Yokluğunla aramda inanılmaz bir dostluk başladı.
Kimseyi almıyoruz aramıza..
bak benden başka sen senden başkada
düşüncem yok satırlarımda..
iyi değilim aşkım..

Hiç iyi değilim..
Bu saatten sonra sana ‘’dön’’ mü yoksa ‘’hoşça kal’’ mı demeliyim??..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.11.2012, 17:41
Suskunluğun misafiri olmaktan haz alıyor yüreğim!
Musalla taşındaki cesedin suskunluğu kadar suskunum..
Konuşmalara küstüm! Gemilerim artık kendime yol alıyor.
Her zaman her yerde her istenileni anlatamıyorum.


Kime, neyi, nasıl ispatlayacaksın! O halde suskunluğun elini tutuyorum.
Merhem tutmaz öyle yaralarım var ki! Konuşamıyorum…
İçime atıp susuyorum.
Kurşun geçmez şartlanmış beyinlere söz geçiremiyorum.


Sayfalarca susuyorum.


Kelimelerimin dinlenmeye en çok muhtaç olduğu anlarda,
Beni anlayacak bana derman olacak birini aradığımda,
O çok konuşanlar kaçıyor.
Sokağımın gece yarısı suskunluğa terk edildiği gibi,
Bende yüreğimi suskunluğun kucağına bırakıyorum...
Konuştuğum zaman mahkûm,
Sustuğum zaman zanlı muamelesi görüyorum.
Ne yapacaksın, kime gideceksin…


Anlamsız konuşmalardan kendime sığınıyorum
Zor olanı tercih ettim sustum…
Boğazıma dizilmiş sözcükleri söylemeden, haykıramadan, içime atarak…


Bir bilseler susan birinin gözlerinde çuvallar dolusu kelime olduğunu,
Ve yine bir bilseler söz tükenmişse en güzel cevabın susmak olduğunu……


Tarif edemediğim acıları,
Hayal kırıklıklarımı susuşlarımla örtüyorum.
Yüreğimin en ücra köşelerine inen zehirli oklardan, canım çok yandı!


Konuşursam;
Kırmaktan, kırılmaktan,
Gözyaşlarımı tutamamaktan
Kelimeleri yan yana getirememekten,
Yaralı kelimeler sunmaktan korkuyorum.
Geri alınmayacak kelimeler adına; ağzımın sürgüsünü çektim!
Şuan boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha germekle meşgulüm
Sustum…


Ben sustukça suskunluğumun üstüne düşman gibi sözcükler yağsa da
İncitseler de beni, artık vakit susma vaktidir
Korkup kaçtı,
Suçunu kabul etti,
Haksız olduğunu kabullendi diyecekler…
Desinler… Dudağım mühürlü!
Duygularım susuşlarımda saklı kalacak.
Yıllardır biriktirdiğim hiç kullanılmamış kelimelerimi
Devren satılığa çıkarıyorum. İlan verdim!
Alan olmazsa kalbimin morgunda biriktireceğim…


Sahi, her susan haksız mıdır?
Belki de her Suskunluğun arka planında ciltler dolusu anlamlar vardır.
Kim bilir!



Ve bir gün söylenmemiş cümlelerimi zulama koyup gideceğim bu şehirden
Varsın kaçtı desinler…
Susacağım!


Derin denizleri her rüzgâr dalgalandıramaz…




''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.11.2012, 17:42
Yangılar Var Yüreğimde Kelimelere Dökemediğim...
Yalnızlığa Baş Kaldıran Bir Sen Var İçimde...
Sensizliğe Katlanamayan Bir Kalp Var Bedenimde...
Bir Türlü Acılarımı Dillendiremediğim Karanlık Bir Dünya...

Kelimeler Dolusu Geçen Günler Var Dünde Sayfaların Yetersiz Mürekkeplerin Tükendiği...
Yarını Hayallerle Süsleyen Umutlar Var...
Anlatmak İsteyip de Anlatılamayan...
Ölümü Bile Göze Alan...
Küçük Bir Çocuğun Öpüşü Kadar Saf...
Gurursuz Yaşamaya Cesaret İsteyen...
Masum Bir Sevgi Var Sana Adanmış...
Bazen Sahile Çizdim Kalbimi, Dalgalar Bir Gün Alıp Götürür mü Diye...
Bazen Hiç Korkmadan Ateşlere Attım Kül Olur, Yok Olur Unutulur Diye...
Bazen Kilitledim Kalbimin Kapılarını Kimseler Görmesin, Kimseler Girmesin, Kimse Kendine Yer Edinmesin Diye...
Bazen Paramparça Kırdım Kalbimi, Ama Her Bir Parçasında ki Seni Yine Çıkaramadım İçimden!
Bazen Uzaktan Bakmakla Yetindim...
Uzak Kalmak İstedim, Ama Olmadı Yine Yapamadım!
Bazen Karanlıklarda Yalnızlığa Mahkum Ettim...
Bazen Uzak Diyarlara Gönderdim Belki Sahibini Bulur Diye...
Belki Seni Bulur Diye, Ama Her Defasında Yine Yalnızdı...
Giderken Bana Bırakmıştın Kalbimi...
Gördüğün Gibi Hiç Anlaşamadım Onunla...
Uyuşamadık Bir Türlü Ama, Nedenini Şimdi Anlıyorum...
Kalp Benim...
Benim İçimde...
Bana Ait, Ama Öğrendimki O Yalnız Senin Ellerinde Atıyor...
Sen Varsan Yaşıyor...
Sen Seversen Hayat Buluyor...


Bilemezsin Sana Duyduğum Özlemin Nasıl da Gecenin Doruk Noktasında Izdıraba Dönüştügünü!
Ben Seni Özlüyorum...
Gözümün Önünde Bilmediğim Hayalin...
Bir Rüzgar Esiyor, Dünya Yerinden Oynuyor...
Bir Fırtına Bir Kıyamet Almış Başını Gidiyor...
Bir Yangının Tam Ortasındayım Elimde Tuttuğum Yüregim Bir Kor...
Sen Olsaydın Bekler miydin Beni?
Sever miydin Yıllar Geçse de?
Hiç Umut Kalmasa da Bekler miydin Beni Sen Olsaydın?
Gece Yarıları Uyanır mıydın Çığlıklar Eşliğinde Kan Ter İçinde?
Sen Olsaydın Sever miydin Beni?
Uyanır mıydın Gece Yarıları Kan Ter İçinde?
Sen Olsaydın Yanımda Ben Bunları Yapar mıydım?
Kanatır mıydım Sol Yanımı...
Gözlerimi Ağlatır mıydım?
Sen Olsaydın Yanımda...
Olsaydın Sol Yanımda Eğilip Sol Kulağına Fısıldardım Seni Sevdiğimi...
Sen Olsaydın Her Şey Farklı Olurdu...
Uyanmazdım Gece Yarıları...
Gözlerimi Kırpmadan Geceyi Sabah Yapmazdım...
Sen Olsaydın Ben Hep Gülerdim!
Sen Yanımda Olsaydın Kulağına Eğilip Usulca Fısıldardım İç Geçirerek...
Bir Ah Çekerek Seni Ne Kadar Çok Sevdiğimi...
Ama Sen Olsaydın...!!!


Öyle Bir Yerdeyim ki...
Ne Uçurumun Ucunda Denge Savaşında...
Ne Ayaklarım Sağlam Bir Yerde...
Bir Esaretten Kurtulmaya Çalışırken Yeniden Bağlanmanın Ağırlığı Altında Ezilmekte...
Uzandıkça Uzaklaşan Bir Dala Tutunmaya Çalışmanın Nafile Telaşında...
Korkmuyorum!
Ne Yaşadığımın Farkındayım!
Bu Defa Biliyorum ve İstiyorum...
Pervanenin Işığa Olan Aşk'ı Gibi Sonunda Yanacağımı Bilsem de Yaklaşmaktan Kendimi Alamıyorum...
Uzak Durmamı İsteme Benden!
İsterse Bu Sevginin Adı Olmasın...
Geleceği Olmasın...
Vaatler, Beklentiler Olmasın...
Gidilecek Yolu, Varılacak Durağı Olmasın...
Kaç Nefeslik Ömrümüz Kaldı Şu Dünyada?
Yanlışlar Doğruları Götürse de Ben Seni Yaşamayı Seçiyorum Ne Olursa Olsun!


Unutamıyorum, Unutulmuyorsun...
Unutulmayacaksın!
Yüzbinler, Bir Gün Milyonlar Olacak!..
Okunacaksın Satır Satır!
İçileceksin Yudum Yudum!
İstesen de, İstemesen de, Seviliyorsun...
Sevileceksin!...


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.11.2012, 17:43
Hava Soğudu...
Bulutlar Sevdam Gibi Kapkara...
Keşke Diyorum Şimdi, Gök Gürlese, Bir Yağmur Yağsa Şehre...
Gelişin Sevinç Gözyaşlarıyla Kutlansa Gökyüzünde...

Çakan Şimşeklerden Korkmayacağım Bu Kez...
Günlerdir Bekliyorum, Bekliyoruz Ruhumla Birlikte Yağsın Yağmurlar Kurak Topraklara Diye...
Ah Diyorum Şimdi Bir Yağmur Yağsa...
Sen Çıkıp Gelsen...
Üşümüş Ellerini Alsam Avuçlarıma...
Koklasam, Sarılsam Sana...
Yağmurlar Yağsa...
Yüreğimdeki Aşk Alev Alsa...
Bir Kor Düşürsem Gözlerine...
Bir Yıldız Yanıp Sönse Gözlerinde...
Karanlıklar Aydınlansa...
Ruhumu Islatsan Varlığınla...
Dudaklarında Kaybolsam...
Ve Bir Daha Yolumu Hiç Bulamasam...!

Sevgi’yi Yaşadık Ama Sevgili Olamadık...
Oysa Ben Bir Seni Sevdim...
Bir de Seni Sevmeyi...
Seni Yaşarken de Kendimi Keşfettim...
Gerçeklerimle Yüzleştim...
Farkına Vardım...
Neyin mi?
Yaşamda Bir Damla Gözyaşı, Bir Kahkaha...
Kaçamak Bir Bakış, Utangaç Bir Gülüşün Hayatın Rengi Olduğunu...
Pamuk İpliğinin Bile Bazen Koparılamayacağını...
Yaşanılan Her Güzel Şeyin Birkaç Damla Gözyaşı İle Süslendiğini Öğrendim...
Öğrendim Her Sarılmanın Aynı Sıcaklıkta Olmadığını...
Çalan Her Telefonun Aynı Heyecanla Açılmadığını...
Kelimelerin Kifayetsiz Kaldığı Yerde Gözlerin Anlamını...
Ve Sevdiğim Hüzünlü Bir Tebessüm Bıraktın Yüzümde...
Ama Her An'ı Yaşanmaya Değerdi İnan!..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.11.2012, 17:44
Hazan Rüzgarları Gibi Savulup Duruyorum Bir Oraya Bir Buraya...
Engelenemez, Karşı Konulmaz Fırtınanalara Kapıldı Gönlüm...
Sana Tutuldu, Sana Sevdalandı....
Aşk'ına Aşk Oldum, Sevdana Sevda Oldum...

Ben Sende Kalan Oldum...
Hazan Oldum Savurdum Saçlarımı Rüzgarlarımda...
Aşk Oldum Dudaklarından Öptüm Kalbini...
Her Gece Aşarım Yolları Denizleri Rüyalarımda...
Sana Gelirim, Sana Doyarım...
Aşk'ınla Coşarım...
Dalganın Kıyıya Olan Aşk'ı Gibi Severim Seni Delice...
Her Dokunuşunda Veririm Aşk'ımı Pervasızca Sana...
Sevdamın Çaresizliği Deli Başımda!
Biliyor musun Özlemleri, Tutkuları, Haykırışları?
Kapat Gözlerini!
Bir Yaprağı Düşün Bir de Dalını...
Bir Deniz'i Düşün Bir Kum'u...
Bir Beni Düşün Bir de Seni...
Hadi Aç Gözlerini Hala Beni Görüyorsan, Hala Beni İstiyorsan...
İşte Al Beni Burdayım...
Bilirim Birazdan Sabah Olacak, Uyanacağım Rüyamdan..
Sana Doyamadan, Senin Olmadan!

Bazı Zaman Dalıp Gidiyorum Bilmediğim Yerlere....
Seni Düşlüyorum Rüyasız Gecelerimde...
Kulaklarımda Sesin Yankılanıyor, Gözlerimde Bakışların...
Bazı Zaman Daralıyor Yüreğim...
Seni Arzuluyorum, Çaresizlikten Kıvranıyorum!
Hayalin Bile Avutmaya Yetmiyor O An...
Gözlerimden Bir Damla Yaş Süzülüyor Önce...
Peşi Sıra Diğerleri ve Sonrası Sensizlik!
Bazı Zaman Hasret Bitecekmiş Gibi Oluyor...
O An Zaman Çabucak Geçsin İstiyorum...
Geçsin ki Bir An Önce Kavuşayım Sevdiğime...
Sonrası Umudun Kırıldığı Yer!
Bazı Zaman Gerçekten Umut Doğuyor...
Uykuya Dalıp Yanına Gelmek İstiyorum Bir An Önce...
Ama Nafile O Gün Uyku Yok Gözlerimde, Sen Varsın...
Aslında Sen Nefes Almak Gibi Değilsin...
Çünkü Sen Nefesin Taa Kendisisin!
N'olur Beni Sensiz N'olur Beni Nefessiz Bırakma!

Bu Gece Yazdığım Mısraları Defalarca Yazdım Sildim, Sildim Yazdım...
Belki Kendimi Kandırdım, Belki Kanmak İstedim Bilmiyorum...
Belki de Kanmak İstedim Hasretine Doya Doya...
Bu Gece Seni Andım, Seni Andı Hatıralar Silemedim Hafızamdan...
Şarkılar Hep Sanaydı, Şiirler Sana...
Sevgiler Sanaydı, Gözyaşlarım Sana...
Hisseti mi Yüreğin Bir Parça da Olsa?
Çınladı mı Bir An Bile?
Gözlerin Beni Aradı mı Kenar Köşede?
Bir An Aklına Geldim mi Hiç?
Bilmiyorum!
Bilmiyorum Ellerinde Kor Olmak Nasıl Olurdu...
Hayalinle Değil Seninle Olmak...
Bir Yudum Sevgiyle Değil Doya Doya Kanmak Nasıl Olurdu Bilemiyorum...
Şimdi Bir Hayalin Peşinden Ben Sana Koşuyorum...
Bulamıyorum!

Bazı Sözcükler Vardır Boğazda Tıkanıp, Dudaktan Dökülmeyen...
Dökülse Bile Yürekten Zehrini Akıtamayan...
Yanlız Kalmalar Vardır Gecenin Soğuk Teninde, Yatağın En Soğuk Yerinde...
Sensizlik, Sevgisizlik Vardır, Merhemi Yakar, İlacı Kavurur...
Özledim, Özledim, Özledim!

Yağma Yağmur Gönül Kentime, Bu Gece İsyanlarım Ayukta!
Dertlerim Bir Bardaktan Boşalırcasına İsyanda!
Yağma Yağmur N'olur Gözlerime İnat Edercesine!
Yağma N'olur Beni Ezip Geçercesine!
Dokunma N'olur Gönül Telime!
Adına Yazdığım Şiirler Eskir...
Ellerimde Biriktirdiğim Anılarım İncinir...
İçimde ki Gecenin Karanlığı Kıskanır...
Yağma Yağmur N'olur, Düşlerim Islanır!
Yüreğime Dokunur Her Bir Damlan!
İçimi Kanatır, Beni Senden Önce Ağlatır!
Yağma Yağmur! Gidenlere Susmaktan Lal Oldu Dillerim...
Şimdi Bir Başıma Çaresiz Yüreğim...
Bir Okyanus Misali Gözyaşlarım...
Yağma Yağmur! Yağma N'olur!
Sen Her Yağdığında Ben Bin Kez Ölürüm!...'

'Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.11.2012, 17:47
Al Yüreğine Sar Beni...
Al Seninim İşte!
Belki de İlk Kez Böylesine Koşulsuz Sunuyorum Varlığımı Bir Başkasına...
Ve Biliyor musun?
En Çok da Buna Şaşıyorum...!
Onca Acı, Onca Kaybedilmiş Zamanların Ardından...
Onca Yitirilmiş Umudun, Onca Çalınmış Düşlerimin Sızısında İlk Kez Korkmuyorum Hiç Bir Şeyden...
İlk Kez Aldırmıyorum Olacaklara, İlk Kez Düşünmüyorum Sonumu...
Olur da Yanarsa Canım...
Olur da Kaybedersem Yolumu...
Varsın Olsun...
Varsın Solsun Gölümde Açtırdığın Çiçeklerim...
Bakışlarıma Vuran Sevinci Söküp Alsın İsterse...
Cam Kesiği Gibi Ağrılı Bir Pişmanlığı Bıraksan da...
Seni Sevmenin Bedeli Ne Olacaksa Olsun...
Varsın Bir Daha Sabah Olmasın...
Varsın Güneşi Bir Kez Daha Görüp, Şöyle Doyasıya Bir Nefes Daha Çekmeyeyim Dolu Dolu İçime...
Varsın Umudum Kanasın Dursun Gözlerimde...
Varsın Olsun...
Her Şeyi Göze Almışım Uğrunda...
Seninim Yar...!

Öyle Bir Deli Sevda Dolaşıyor ki Damarlarımda Oluk Oluk!
Yanağımda Esen Ilık İlkbahar Rüzgarı Gibi...
Nasıl Anlatsam Bilmem...
Düşünceler, İfadeler Anlamsız Kalıyor...
Sadece Hissedip Yaşıyorum...
Sen İçimi Isıttın, Kımıldattın...
Öyle İçimdesin ki!
Yüreğimin İçinde Derinlerde Seni Yaşıyorum...
Bak!
Şurada!
Sıcacık İçimdesin!
Her Zaman Bende Kal, Benimle Ol, Benim Ol...
Seni Seviyorum...

Ben Bir Tek Seni Sevdim...
Sebebini Bende Bilmiyorum...
Sende Derdin Ya Bende Ne Buldun?
Aşk'ın Sorusu Yok!
Cevabı Hiç Yok!
Ama Bir Tek Seni Sevdim...
Çıkmadı Kalbimden Senin Sevdan...
Denedim Ama Olmuyor...
Senden Başkası İlaç Olmuyor Deli Gönlüme...
Ben Seni Sevdim...
Ben Seni Seçtim...
Öyle Kolaymı Unutmak?
Sen Unuttun Bilirim...
Ama Bana Unutmayı Öğretemedin!
Ben Seni Sevdim, Seni Seçtim...
Bir Tek Seni Sevdim...!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.11.2012, 17:49
Artık veda zamanı geldi
Acı tatlı her ne varsa yaşanan
Bugün ben seni yolcu ediyorum
Yüreğimin sığ limanından..
Ardından yavaş yavaş
Ufukta kayboluşuna bakıyorum

Bir çift martı kanat çırpıyor gökyüzünde
Süzülüp senin ardından onlarda kayboluyor
Güzel olan ne varsa peşin sıra gidiyor
Bir bir batıyor ufuk çizgisinde umutlarım
Yüreğimin engin yamaçlarına kar yağıyor
Buz gibi yüreğim ellerimyokluğunla üşüyorum
Sensizlik acıtıyor yakıyor canımı
Bir yağmur başlıyor gözlerimde
Önce çiseliyor sonra sağanağa dönüşüyor
Bu gün ben seni yolcu ediyorum

Gidiyorsun benden çok uzaklara
Bilinmez ulaşılmaz diyarlara
Çırpınıyor yüreğim ardından
Boğazımda düğüm düğüm kelimeler
Dur gitme diyemiyorum
Bir çığlık kopuyor yüreğimin derinliklerinden
Hiç kimsenin duyamayacağı
Bilmeyeceği bir çığlık

Sonra sessizliğe bürünüyor her yer
Güneş batıyor gittiğin ufuktan
Karanlığın ortasında yapayalnız kalıyorum
Tüm hayallerim de batıyor güneşle birlikte
Yüreğim gidişinle yorgun ve suskun
Çaresiz bu ayrılığa mahkum
Bu gün ben seni yüreğimden yolcu ediyorum.....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.11.2012, 13:58
seni tanımasaydım
tüm türkiye tanıyacaktı beni
sana aşık olmasam
kim tutacaktıki beni
en güzelini çekecektim filmlerin
aşkı anlatacaktım herkese
oysa şu halime bak
en sancılısını yaşıyorum aşkın,
zamanın yorgun düşüp durduğu yerde.
şimdi deli diyorlar bana
arkamı dönünce, sırtıma
fırlatılan gülüşlerden anlıyorum
sonuncu olduğumu hayat denen yarışta
ben son kulvardada geçerdim hepsini
ama…

aşk anlatılmazmış meğer filmlerde.
aşkı bir kızın elinden tutmak
bir kuytu köşede öpmek
en güzel çiçekleri derip
onun yumuşaçık ellerine vermek
mektuplar yazıp kokulu kalemle
zarfın üstüne kalpler çizmek
saatlerce gözünün içine bakmak
sanırdım eskiden…
şimdiyse yaşıyorum ben aşkı
tüm damarlarımı yakıp geçiyor
aldığım her nefes oluyor
ritmine uyuyor kalbim her atışta
bakışlarımda bir derinlik var şimdi
herşeyde seni görüyorum
ellerim titriyor adını yazarken
dilimde dolanıyor şimdi
adının geçtiği her cümle
uykular çoktan bıraktı gitti beni
gecelerse şimdi zindan
ben böyle bilmezdim aşkı
bu kadar acıtacağını bilsem
oynamazdım ben bu oyunu
söker atarım şimdi bu kalbi
ağlıyorum işte
akıp git ne olur gözyaşlarımla
rüzgar alıp gitsin seni uzaklara.


hayat kısa derler, inanma
ben aşık olalı yüzyıllar oldu
yolun yarısındasın daha dediler
yalan dostum, yalan
ben çok gittim geldim bu yolları
bir son adımı atmaya korktum
yoksa bu kalbi söküp atacaktım
döndüm yine başa
yürüyorum işte.. yürüyorum..
yürüyorum yürünmesi gereken yerlere
hani uzaklarda varolduğu söylenen
kimsenin gitmeyi göze alamadığı yerlere
gidilmesi zor yolların vardığı yerlere
masallarda anlatılan kaf dağından öteye
simurgun ülkesine, kaybettiğim umutlarıma
yürüyorum işte bilinmeze.

gözlerinin içine değil
baktığın yerlere bakıyorum
haytın anlamını arıyorum,
baktığın yerlerde
seni anlamaya çalışıyorum
düşüncelerini okumaya çalışıyorum
beni yakan bakışların arkasına
gizledin kendini biliyorum
ama bir tek fotoğrafına bakıp
anlaşılmıyorki tüm bunlar
eski hatalarını unuttum
sana aşık olduğum günden beri
boş bulundum o gün besbelli
yoksa ben aşık olacak adammıydım
hiç hesapta yoktun sen
tüm türkiye tanıyacaktı halbuki beni
albümde sararmış gitmiş bir fotoğrafta
gömülecek bir adammıydım ben

nasıl anlatıyım sana bilmem ki
seni seviyorum demek yetmez
seni seviyorum demekle
anlatılıyorsa sevmek
unut gitsin sevmiyorum ben seni
tarif edilemeyen, anlatılmayan aşk
nasıl ifade edilirki kelimelerle
bir bulsam nasıl anlatılacağını
gelip dayanacağım kapına ansızın
ahhh…ah..
birde bilsem şu dünyada
hangi kapı senin.
postacılara sordum bilmiyorlarki adresini
seni anlatıyorum şimdi bir güvercine
sana söyleyemediklerimi yazıyorum bir bir
bir beyaz güvercin gelip ellerine konarsa
bir mektup var demekki benden sana
kahretsin, giden kaçıncı güvercin
halâ bir haber yok senden
komşuları dolaşıyorum hergün
“bana bir mektup gelecekti
yanlışlıkla size gelmesin”


yazdığım senaryoları
yakıyorum şimdi bir bir
içinde sen yoksun diye.
seni anlattığım senaryolarıda
yakıyorum bir bir
kıskanıyorum seni anlasana
yazılmıyorsun ki kalemle kağıtlara
yazılacak olsan severmiydim
sanıyorsun kız seni.
anlatamayınca sevdiğine duygularını
çalmalı mesela şairlerin şiirlerini
okumalı sevdiğine insan, ben yazdım bunu diye
şairler değilmi zaten
seviyorum deyince, insanı
mecnun ilan eden yada sen leylesın diyen
her sevgili leyle ile mecnunsa
düşünmek lazım uzun uzun
neden ayrılıyor sevenler bir ayda
bir ömür değilmiydi sevda şiirlerde
çalmak lazım bu şairlerin şiirlerini
yakmak lazım onları mum alevinde
en acısı bu onlar için
nede olsa şiirleri evlatları değilmi onların

eskiyince renkleri uçar gider filmlerin
o niyetle izledim ben, siyah-beyaz filmeleri
solmamalı aslında filmlerin renkleri
boyadan çalmamalı aslında yönetmen,
senaristin hikayesini rengarenk boyarken
yönetmeli insan hayatını
uzun metrajlı olmak zorunda değilki her hayat
kısa metrajlı filmede sığdırmalı insan kendini


toplamalı insan sevapları ne kadar
çıkarmalı bazende
beyninde biriken düşüncelerin çürüklerini
bazende bölmeli kalbini, paylaşmalı
çarpmalı duvardan duvara günahlarını
ben anlatmayı başaramadım şiirle aşkı
bir kaç rakamla mezar taşları bile
anlatmışken hayatı.
matematikle anlatmayı denemeli birde aşkı
ayrılıklar beşin karekökü mesela
yada böl dörde yaşadığın yılları
ilbahar-yaz, sonbahar-kış
eşittir ölüm.
en basiti aşk dostum
bir seve kalp bir seven kalp daha
eşittir aşk.


yazdıkça uzuyor cümleler
yani kirletiyorum bembeyaz bir sayfayı
beynimdeki tüm zehirli düşünceyle
durun okumayın gerisini
zehirliyorum sizide istemeden
gelmesin istiyorum şiirlerin sonu
belkide anlatıveririm sanıyorum
şu karanlık harflerle tüm çıplaklığıyla aşkı
aşk anlatılmazmış meğer
cesaretin varsayaşarsın herşeyi
fırtınalarla yoldaş olursun
yağmurlarla birlikte düşersin dünyaya
yeni açmış bir çiçeğin tam üstüne
damlalara bölünür yüreğin,
bir damlası kırmızı yaprağına
bir damlası dikenine, bir gülün
yorulursan, korkarsan, bıkarsan
yada terkedilirsen ansızın
söker atarsın yerinden bu kalbi
ama sakın bana aşkı anlatmaya kalkma
çok dinledim, çok söyledim yani denedim
yazdım sayfalarca, kır gitsin kalemleri
sadece yaşanırmış bir ömür
aşık olmak anlatılmazmış meğer

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.11.2012, 14:00
Dinle beni yüreğim...
sadece ve sessizce dinle....
ve selam et yüreğim...
sevdaya aşka dair ne varsa hepsine selam et.
Bir yalvarışla çıkmıştık yola biz...
bir haykırışla....
umutlarımızı anlatmıştık susayan gönüllere..
biz sevdanın esiriydik yüreğim....
biz aşk askeriydik...
Şimdi bir köşede bükükse boynumuz...
ağlıyosak hala,incilmişsek yine toparlanma zamanı yüreğim...
bu yolda acının adını GÜL koyduk biz...
zehirin adını BAL koyduk biz....
itselerde, herkesi DOST bildik biz....
bilelim yüreğim hep böyle bilelim biz...
Dertlere siper olma zamanı,gönüllerde sevda olma zamanı..
yüreğim kışın bahar olma zamanı....
hadi bir umut yine...kalkalım ayağa..
hadi silelim gözyaşlarımızı...
kimse görmesin bilmesin ağladığımızı...
dostumuz olan geceyi bekleyelim yüreğim....
vede bizi yalnız bırakmayan yıldızlarımızı...
onları dost seçtik biz kendimize...
çünkü hem çok uzaktırlar hemde çok yakındırlar...
vedeışıklarıyla geceyi ne güzel aydınlatırlar...
örtsün yüreğim gece bütün yaralarımızı....
saklasın bizim gözyaşlarımızı.....
elimizi kaldırdık ya semaya biz....
UNUTMA yüreğim biz istedik
AŞIK olmayı RABBİMİZDEN...
biz istedik dertleri can-ı gönülden...
gelsin dedik...sevginin fedakarlığı olacakdı elbet....

Yüreğim AŞIKLAR için burası sadece bir gölgelikti..yani okadar kısaydı..
O yüzden AŞIKLAR buraya hiç kıymet vermediler....
kimseyi incitmediler..
değmezdiki zaten bir gölgelikdi bura onlar için...
onların yurdu AŞIKLAR DİYARIYDI.....
ne kadar uzağız dimi yüreğim oraya.. gayret yüreğim...
gayret ve az sabret yüreğim....
kapı kapı dolaşma zamanı şimdi...
sevginin sahibini anlatmak için...
kovulsakda anlatma zamanı yüreğim aşkın sahibini tanıtmak için...
anlatalım haykıralım ve yanalım yüreğim...
nereye gidiyor bu insanlar diye....
ağlayalım yüreğim ağlayalım...
bize sevgiyi öğretmişti RABBİM....
sevgiyi tanımamız için bize anne baba eş dost göndermişti.....
ama bunlar araçtı yüreğim...
basamak basamak HAKKA ulaşmak için....
sevmekti yüreğim sadece onun için....

Hüzün mevsiminde dökülen yaprak gibiyiz....
savrulduk heryere..kaybettik benliğimizi..
unuttuk nerden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi....
ve şimdi yüreğim....
hatırlama ve hatırlatma zamanı...
gözler sahtelikleri gördü hep..
eller sahteye uzandı hep...
kaç el yetim başını okşuyor yüreğim...
kaç el bir gözyaşı siliyor....
oysaki bu eller bize yüreklere dokunmak için verilmişti...
ve kaçımız şimdi gerçekleri görüyor..
kaçımız işine geleni görüyor....
oysa yüreğim bu gözler hakkı görmek için verilmemişmiydi.....
ve kaçımızın kulağında
sevgi sözcükleri çınlıyor....
kaçımız iyi şeyler duyuyoruz..
oysa bunların hepsi bize bir duyguyu büsbütün yaşamak için verilmişti....AŞK...
Hasret yükünü sırtlayarak çok yollar aldık...
gözyaşlarımızı gönlümüze akıttık...
ve yüreğim senle beraber kanadak,
acıtıldık, incitildik,itildik......
varsın yapsınlar yüreğim...
biz burda kalıcı değiliz...
varsın yapsınlar yüreğim biz lanet edici değiliz....
her şeyi gören her şeyi görüyo yüreğim...
sen üzülme...mahzun olma....
Umut hayalimiz olsun..
sevdamız sermayemiz olsun...
gözlerimiz ışığımız olsun...
sözümüz özümüz olsun...
halimiz aşkımız olsun...
benliğimiz HAK ESİRİ olsun.....
güneşimiz rüyamız olsun....
ve bir gün öldüğümüzde
ADIMIZ AŞIK KONSUN.....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.11.2012, 14:08
Kalbim büyüdü artık aşkının karşısında…
Kalbime dar gelen aşk sevincime bol gelen hüzün
nasıl ulaştırır beni vuslatsız yollardan sana?

Kasıp kavuran sevdaydı içimde kopmayan kasırgalar.
Bütün yolları sana çıkartan çıkmaz sokaklardan geldim yokluğunun yangın yeri yüreğime.

Kalbim büyüdü artık…
Aşkın küçük kalıyor kalbimin karşısında.
Hüzün rengi kelimelerle dolduruyorum hayatın boşluklarını.
Hicran koyusu günlerle kovaladım zamanı…
Saatler simsiyah ırmaktan geçiriyor yelkovanını
akrebi beynimi kemiriyor.
Şubat soğukluğundaki soba yani ısınışlarım
ağustos sıcaklığındaki mavi suların serinliği var küflenmeye yüz tutmuş beynimde.

Kelepçeli sakinliğim var benim…
Kelepçeli düşlerim kelepçeli düşüşlerim var!

Ben ne sevdasıyla tanınan Mecnun ne hakka kendini adamış Yunus nede acılarıyla şöhret bulmuş Kahraman´ım.
Süpermen´de değilim kurtaramam dünyayı devrik cümlelerimle…
Yüreğimi giydim üstüme açtım kalbimin kapısını cümlelere…
Mecnun gibi aşık Yunus gibi yalınayak Kahraman gibi yalınkalem gidişim var cümlelerin üstüne…
Bundandır yalınlığı harflerimin bundandır anlaşılmazlığı öznelerimin…

Ama sevda yitirilmiş cümledir şairin lugatinda…
Peşine düşer harflerin izini sürer kaybedişin
kelimeleri yenik düşer hayata
sessizce dökerler gözyaşlarını beyaz sayfalara…

Sevda kayıp cümledir şairin lugatında…
Uçurumların kenar mahallelerinde konar geceye
zilzallerle sarsılır ruhu.
Onu bulmak için yazar bir ömür boyu…

Oysa Sevda siyah cümledir gece karanlığında bulunmaz kalem oynatmakla.

Hiçbir sevda bulunmaz el yordamıyla…
Kahırdan kararan yüzüm esmer bir bakış yapıyor gözlerimi kimi zaman.
Kendi bakışlarında kendini kaybeden aynalara bırakıyorum yüzümü.
Yüzsüz gezmek korkaklığımdan değil kendimi taşıyamamaktan!
Sabırla bekliyorum kendi yangınında yanan kendi denizinde boğulan bir “ben” in karşısına çıkıp korkusuzca;
“buradayım işte buradayım” demeyi…
Acıdan yas tutmuş ömrüme yeni devrim yaratmayı.
Tahammülsüz ayak durmuyor isteklerimin üstünde!!
İçim geçiyor içimden içim düşüyor içime…

Kaza süsü verilen yaşantımda intiharlardan geçiyor ömrüm.
Hasretler bırakıyorum mavi okyanusuna kalbimin
kasım kaybedişleriyle ıslatıyorum gözlerimi.
Beynime geçirilen prangalar ruhumun dizginleri şimdilerde!
Dilime mühürlenen bitimsiz suskunluklarımda kayboluyorum.

Artık susuyorum bir sürü kelimeye…
Çünkü sevgili; gidişinin gözlerinden öperken dudaklarım kaldı yokluğunda.
Günahlarım kaldı sırtında.
Veballerim kaldı boynunda.
Bu yüzden yokluğunu oruç gibi dilimde tutuşum ve bu yüzden kelimelerin dilsizliğinde dilsizce susuşum…

Gerçekleşmeyen düşlerim sonu gelmeyen düşüşlerim var bu kentin kaldırımlarında.
Her imkansızım sen oldun her engelim hasretin oldu…

Oysa ne çok istemiştim bir kerede mutluluktan dolmasını gözlerimin bir kerede sevinçten dönmesini başımın yüreğime çelme takmasini sevdanın düşürmesini beni bu kentin yorgun kaldırımlarına.
Ama olmadı…
Mutluluk hep Keloğlan´ın padişahın kızıyla evlenmesinde kaldı.
Geçemedi bir türlü bir varmıştan öteye.

Artık zamansızlık vuruyor kapılarımı.
Saatler durdu zaman seni tam sen geçerken.
Akrebi beni yelkovanı seni öldürdü.
Tamda sen beni alıp gitmişken benden!!
Kendimi sende kaybettim yoluma çıkan her “ben” bu kadar “sen” olmuşken.

Sen yoksun artık sevgili.
Sen yokluğa giden yol´sun artık.
Bense suskunum…
Çünkü sendin benim en büyük cümlem.
Aşk´tı sırtımdaki ağır heybem.
Acıyla dolmuştu kara kaplı sırdaş güncem.
Yoksulduk sevdadan yoksunduk mutluluktan.
Sevdadan yoksulluğumuzdu mutluluktan yoksunluğumuz.

Önüm düş
arkam aşk
sağım acı
solum sevda…

Bulsaydım kendimi sobelicektim bu defa!!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

canselcan
28.11.2012, 18:58
Oysa Sevda siyah cümledir gece karanlığında bulunmaz kalem oynatmakla.... çok güzel hepsi birbirinden harika :)

albus
28.11.2012, 22:13
Artık zamansızlık vuruyor kapılarımı.

Nokta.

göçmenoğlu
30.11.2012, 13:55
Seni hiç benim gibi seven oldumu
Koynunda resmin ile yaşarken
Sensizlikten sessizce kahrolan
Her güne hasretinle başlarken
Seni sensizkende seven oldumu

Sen onun canını her yaktığında
Göz yaşlarını kimse görmesin diye
Yağmurun altında kalan oldumu
Canını varlığını sana adayan
Seninle ağlayıp senle gülen oldumu
Herşeyi sana senide herşeye
Söylesene sevgilim yazan oldumu

Gözlerini satır satır parağraf başlarına
Yüreğini parantez içlerine alan oldumu
Ne kalemler tüketirim tükenmeyen hasretinle
Söylesene seni benim kadar seven oldumu
Zerre kadar şüphenmi var aşkımdan
Gözlerin aklımdan gitmez hayalinse karşımdan

Hâlamı anlayamadın güzel sevgilim
Sen yokluğu boğazıma düğüm olurken
Özlemleri çığlık olan yürek sesimsin
Sen '' belki '' dünyasında
'' keşke '' kokan havayı solurken
''iyi ki'' dediğim tek nefesimsin
Sen kalbime giren bir sevda kurşunusun.
Ya hep orada kalacaksın
Ya çıkarken canımıda alacaksın

Papatya falı gibi oynama şu ruhumla
Koparılan her yaprak incitir belki ama
Bilki asla düzelmez kristal kırılırsa
İnan bana sevgilim
Yanlış insanda doğru aşk bulamazsın
Belki seven birisi bulunur ama
Seveceğin birini hep bulamazsın

Seni benden daha çok seven bulursan
Seni şimdi unutmaya hazırım inan
Seni benden daha çok seveni arıyorsan
Bu canın ölmesini bekle o zaman
Çünkü hayatta olduğum sürece seni
Hiç kimse benden fazla sevemez inan

Çarparmıki şu kalbim içinde sen olmazsan
Benim tek gerçeğim sensin gerisi yalan
Gün gelirde varlığımı yokluğuna mahküm edersen
Bilki o gün uçurumun kenarına geldiğim gündür
Harabeye çevirirde beni eğer gidersen
İsmini son nefesimle verdiğim gündür
İnan bana bu kalbi sensiz taşıyamam
Sensizliğin siyahında ben renkli yaşayamam

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
05.12.2012, 12:07
Damla Damla Seni Yaşadığımı Biliyor musun?
Yavaş Yavaş Kalbimde Büyüdüğünü Biliyor musun?
Nefes Nefes Seni İçime Sindirdiğimi Biliyor musun?
Sayfa Sayfa Saatlerce Bıkmadan Seni Yazdığımı Biliyor musun?
Yokluğunda Yüreğimde Damla Damla A
cı Çektiğimi Biliyor musun?
Hüznü Yok Et Yüzünden, Gülümse, Ağlarsan Kendimi Ecele Teslim Edeceğimi Biliyor musun?
Sen Benim İçin Her Şeyden Değerlisin, Seni Çok Sevdiğimi Biliyor musun?


Yaşadıkça Sevmenin Sevilmenin Ne Demek Olduğunu Öğreniyorum...
Seni Bekledikçe Özlemin Yoğunluğunu, Sensizliğin Hüznünü Hissediyorum...
Seni Tanıdıkça Sensiz Geçen Günlerime İsyan Ediyorum...
Seni Düşündükçe Mutlu Bir Gülümseme Oluşuyor Dudaklarımda...


Bir Kere Sevdim Ben...
Özleminin Yandığı Gecelerde Sana Aşık Daldım Uykulara...
Bir Tek Seni Sevdim Hayatımda Bu Kadar...
Ömürlük Sevdim...
Öyle Her Bahar Aşık Olmam Ben...
Başımda Kavak Yellerinin Estiği Zamanlar Çoktan Geçti...
Geçti de Seni Bana Getirmedi Zaman...


Edebiyat Parçalamak Ya da Yazılarımla Bir Şey Başarmak Değil Niyetim...
Çoğunlukla Kendi Kendime Konuştuğum, İçimi Döktüğüm Yazılar Oldu Bunlar...
Elimden Bir Şey Gelmiyor ki...
Satırlara Sığınıp Seni Böyle Sayfalara Yazmaktan Başka...
İçimde Sen Büyürken Yalnızlığımı da Büyütüyorum Belki...
Ama Asla Pişman Olmadım Seni Sevdiğime...
Aşkın Olduğu Yerde Mantık Biter Derler Ama Benim Şimdiye Kadar Yaptığım En Mantıklı Şey Oldu Seni Sevmek...
Seni Olabileceğim En Mantıklı ve En Aşık Halimle Sevdim...
Sevdim İşte!
Tüm Yüreğim ve Hücrelerimle...
Ve Görmedim Sevilmenin Senin Kadar Yakıştığı Bir Başkasına...
Farkettim de Ne Kadar Büyük Bir Yer Kaplamışsın Duygularımda, Düşüncelerimde, Kalbimde, Ruhumda...
Sen Büyümekten Korkup Çocuk Kalmış Kalbimin
Ürkek Çarpışlarını Duyabildiğim Sığınağım Oldun...
Ruhumun, Kırık Dökük Ömrümün En Güzel Yanı Oldun...
Ben Aşk'ın En Yalın Duru Haliyle Sevdim Seni...
O Kadar Sevdim ki Seni Sevmek Oldu En İyi Yapabildiğim Şey...
Ve Kaçınılmazım Oldu Seni Sevmek...
Özleminin Yandığı Gecelerde Sana Aşık Daldım Uykulara...
Gördüğüm Düşlerim Yine Sen Oldun...
Ve Yine Sana Uyandım Her Sabah...


Bir Gece Usulca Gel...
Misafir Ol Yüreğime...
Korkma!
Saftır, İyidir Yüreğim...
Sever Senı İstediğince...
Karşılık Beklemez...
Saygı Duy, Kıymet Bil Yeter...
Çaresiz Kaldığın Bir Gece, Usulca Gel Misafır Ol Yüreğime...
Sever Seni, Karşılık Beklemez...
Birkaç Tatlı Söz Fısılda Yeter!..

''Gönüllerin Buluştuğu Yer''

göçmenoğlu
11.12.2012, 16:05
Küçük mutluluklar için yaşadığın büyük acılar kaldı şimdi elinde
taşıdığın büyük sevgiler kaldı küçük yüreğinde..

Bir kez daha tokatladı o acı gerçek yüzünü
'boyundan büyük sevdin hep küçük kız..'
o kadar yandı ki için biten sevdalar ardından
korkar oldun tancesaret edemedin artık sevmeye . .

Çünkü;
büyüktü işte sevmelerin herkesin sevgisi gibi basit değildi..
Her yüreğin kaldıracağı türden de değildi... Ayrılığın acısı da..
Ama sen güçlüydün işte zoru seviyordun ya;
bu zorıda en güzel şekilde yaşadı yüreğin
ve ayrılığın acısına da katlanıyor şimdi..

Aah deli kız..
Hep deliydin sen.. hep çocuktun işte..
Sevmelerinde bir deliden beklenecek gibi deliceydi..
Bakmadın görmedin ondan basını o vardı senin dünyanda..
Hatta dünyan oydu senin..
O dönüyordu etrafında ya da sen onun etrafında.

Delilikti bu yaptığın ama farkında değildin!
Alışmıştın zaten sana 'deli kız' denmesine..
O yüzdende umrunda değildi onun için yaptığın delilikler..
Seviyordun çünkü..
Seviyordun deliler gibi..

Ve biliyorum hala seviyorsun deli kız..
Ama şimdi
sus !
Çekil kabuğuna bitti de !
Ağla hıçkıra hıçkıraağla deli gibideliler gibi !

Ya da yok hayır !

Dur!
Sakın bir damla daha gözyaşı dökme!
Unutmasen güçlüsün deli kız..
Çok güçlüsün..
Buda geçecekbu acılarda bitecek birgün. .
Sen asla yenilme..
Asla kaybettiğini düşünme

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
11.12.2012, 16:17
Kaç zaman oldu göz seyrime düşmeyeli,
pencereler ardına düşen gölgenle söyleşmeyeli!

Sus katıp sözüne ,
mil çekilmiş gözlerle,
karanlığa uğurlanmışlığının,
yıl dönümü geçiyor ya ömürden
seni özlemekle başlıyor miladı mevsimin...
Ve sensizliğe ağıtlar yazılıyor yine ,
her güne bir çizik atılmış,
takvim sayfaları üstüne...
ayrılık renkli...
hasret işli harfler diziliyor
tertemiz sayfalar üstüne...

Karanlık sevdalar kadar kara yazgılı hasretliklerde büyüyor özlem,kırgınlığın ikliminde...

Ne vakit yittin yar!
Ne vakit gittin...
Kaç söz birikti sensizlikte bir bilsen
kırılgan ve naif ...
özlemin gergefinde gerilmiş,
kopmaya hazır ipler dizilmiş gerdana
sen düğümlü
söz hükümlü...

Kırılan yanlarıma yama yaptığım ,şefkatli sözlerini derledim içimde bir yumak etmedi topu biriktiğinde...

Ne az söyleşmişiz meğer...
Ne az söz düşmüş şefkatle dile...
Dilden yüreğe....
Köprüsü sırattan beter bu geçişlik yürekten yüreğe....
Ne sen geldin,
özüne şefkat ekilmiş yürekle
ne ben geldim,
özüne sevgi katılmış hüznümle...
Kalakaldık sırat köprüsü üstünde,
ilk adımla devrilir kıyamet üstümüze...

Orta yerinde kalakaldık kırgınlığın....
Haydi şimdi at atabilirsen ilk adımını...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
12.12.2012, 12:01
Ben geldim!..
Ellerim bomboş, heybem dolu...
Düşünmemiştim hiç çıplak olduğunu!
Nerden bilirdim yediğini teninin kış soğuğunu...
Eğer giyersen düğmeli bir mintan,
Önce beni sok bağrına,sonra ilikle onu..

Ben geldim!
Ellerim bomboş,gönlüm dolu...
Nerden bilirdim gözlerinin açık olduğunu!..
Kapat gözlerini, al uykumu...
Düşlerin yarım kalmasın benden yana
İyice sokul ve sarıl,
Uyu uykunu!.
İstersen,
Değişsin artık gecenin vardiyacısı,
Biraz da ben sayayım yıldızları,
Nasıl bölünürmüş ikiye Ay,
Nasıl büyürmüş yarasa gözlerle çakışan korku...
Boş ver unut gitsin anlatmak isteyip de anlatamadıklarımı...
Yani
Sabah,
Daha bir sabah olsun uyandığında...

Ben geldim!
Elim bomboş, mendilim dolu...
Aklıma hiç gelmemişti ağladığın,
Ünün çağrıymış meğer!...
Dağ duymuş,
Su duymuş,
Taş duymuş da
Bir ben duymamışım..ne garip!..
Şaşırma gülüm!
Bitmez bu dünyanın tuhaf yanı...

Ben geldim!
Ellerim bomboş, hüznüm dolu...
Biraz kırık dökük, biraz yorgun,biraz solgun
Ve
Bırakarak geçtiğim dağlara yüklendiğim bulutu...
Nerden bilirdim!..
Mor çiçeklerinin buruştuğunu...
Al işte!
Denizin tuzuyla seviştim,
Ağacın kurusuyla;
Saçlarımda,
Yosunsuz taşların kına kokusu..
Dinmedi hala bilesin
İçimde gök gürültüsü korkusu...

Ben geldim!
Ellerim bomboş, yüreğim dolu...
Nerden bilirdim bana benzediğini!?
Aynı fabrika işçisi, aynı yolcu..
Aşk için çalıştık gün boyu...
Ya sonra?
Ayrı kapılardan çıkıp gittik,
Ayrı yollara:
Cebimiz bomboş
Yüreğimiz sevda kuşu...
Çırpındıkça daldık sulara,
Çırpındıkça uzaklaştı gökyüzü, mavi atlas
Kendimize döndük yeniden
Derinleşti içine düştüğümüz kör kuyu!..

''Gönüllerin buluştuğu yer''

göçmenoğlu
12.12.2012, 12:03
senın çok güzel gözlerin
aşk şiirı yazıyor bana bakınca
özlemi sevgıyı..aşkı anlatıyor
ve hasreti

sen sevgisin
gözlerin şair senin
sen bilmesende

sana bakarken şairliğim tutuyor
şiirler yüreğımden dökülüyor satırlara
kolayca gönüllüce
oysa ben iki satırı bir araya getirmıye zorlanırım
baka baka doyamam güzelliğne
şiirler yazarım gözlerine
yinede bıkmam asla
saatlerce

ah be
gözlerine baktıkça
senin gözlerinde kocaman bir sevgi görüyorum
duru berrak
gül yaprağina sabah kırağıda düşen bir damla gibi
emsalsiz nazlı
ama öylesine içten sıcacık
adına ne desem ya
tıpkı tarihlerde yaşanmış aşklar gibi
kocamannnnnnnn....

iple çekiyorum zamanı
dalgın dalgın
hayran hayran senın gözlerinde yaşamak için
bir çizik atıyorum sensiz geçen zamanlarıma
yaşanmamışcasına
ve seni beklemek varya hani
geçmiyor zaman
zikke çakıyor hasretim güneşe
zaman duruyor o an
içimdeki heyacan deprem gibi yüreğim
dökülüyor lime lime bedenim
sana kavuşmak istiyor ellerim
seni belliki cok sevıyor
bu yüreğim...




''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
14.12.2012, 18:07
Bugün varlığında güne merhaba derken umut yüklü klabimi gözlerine örmeğe geldim

karşımda sen varmışçasına bakışlarım mahçup ve yüreğine dokunuyormuşçasına
klavyeyle konuşmalarım utangaç vebir okadar çekıngen..

sıradan bir adamın hayatına verılmiş en büyük SEVDA ödülüydün SEN.hediyem sendin.
düşlerimi kelimelere ilmekleyip varlığının bir nefes uzağında YÜREĞİMİ senin gözlerine bırakmaya geldim.

yüreğimi yüreğine son kez bırakmak.uzaklığına inat her sabah senin gözlerinde maviye uyanan
yüreğimi senin nefesinde yaşatmak.

tutamadığım ellerinin,dokunamadığım yüreğinin,hasretini yükleyip sana geldim
yüreğim karşında DOKUN ellerinle haydi tut gözlerimi
yüreğinin içine al düşlerimi SEVMEYE gelmişim tut beni kapında....

acıyle sökülmüş bedenimi senin sevginle yamamak için değil;bahara bakan yüzünü sevdim ben.
yılların susuzluğunu senin gözyaşlarında dindirmek için gelmedim sana.

ya da ateşte örülmüş çığlıklarımı senin yağmurlarında söndürmeye değil !
ben bir yudum sevginle yetinmek için gönül kapına geldim. yanında mevsimlerin solduğu,

NEFESİNDE' zamanın durduğu yüreğinde YAŞLANMAYA geldim SEVGİLİ.
varlığında değil,yokluğunun içinde seni beklemenin huzuruyla yaşlanmak isteğimdir DÜŞLERİM

birkez bile ellerimiz ellerimize kavuşmasa da,birkez bile sırtlarımız birbirimize yaslanmasa da
ben senin yüreğinde baharları solumaya geldim.
SIRTIMDA MEVSİMLER VE ELİMDE KALBİM KAPINDAYIM...

ya al beni,yada kör bıçakları sapla korkusuzca. ben sana geldim gerı dönmek yok SEVGİLİ.....
hüzne sıkılan nice kurşunlara inat senin yüzünde bildim umut tanelerini.
sende bildim bir yudum sevginin insana yettigini.kurtlanmış acılarıma sıktığım TEK kurşunumdu GÖZLERİN.....

kapanmaz yaralarıma sürdüğüm tek umudumdu nefesin. senin yüzünden ağlıyorum bunu bildinmi?
ya da fark ettinmi? umutlarımı kaynattım, sensizlikte SENİ kaçamak öpüşmelerimde.
ilk kez gözlerimdeki yağan yağmurla, küçücük ellerimle sana nakış işleyen yüreğimi gördünmü?

sen bilmesen de her gülüşünü baharım,her nefesini bana verilmiş en güzel hediye bildim.
gitmelerinden sonraki ağlamalarını değil vuslatın heyecanlarını düşündüm YOKLUĞUNUN katransı
GECELERİNDE....

gözlerinin umut dolu bakışlarını onlarca parçaya bölüp,her parçasını küçük hücrelerime yerleştirdim.
bir gün dilim adını anmaktan aciz kalırsa,akan kanım haykırsın içimdeki SEVDA kelımelerini.
kalemim kırılır, SENİ, SANA yazamasam, NEFESİMİ çek içine
gözereceksin havaya bırakılan nefesim senin adını çızecektir mavi semaya.....

acıya sıkılmış tek kurşunumdu gözlerin.umuda işlenmiş mutluluğumdu gülüşlerin.
bir gün bile ellerini tutamasam da avuç içlerindeki terim ben.
bir gün bile dokunamasam da YÜREĞİNE hayata baktığın göz umuda aldığın NEFES oldum....

haydi kapına geldim. rüzgar ol,yureğimin dağılmış hatıralarını topla. bahar ol yağ SAÇLARIMA...
dizlerine eğilmiş yüreğimi tutup serçenin GÖZYAŞLARINA bırak. ya da yapamıyorsan onca şeyi
bari ÖLÜM ol. çık karşıma. avuçlarında kanatlanayım sonsuzluğun sessiz SEMASINA.....

neden diye sorma? seninle aynı vakıt doğma şansını yaklayamadım lakin senin gözlerinde
ölmenin ödülünü ve onurunu bana ver SEVGİLİ.....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
14.12.2012, 18:09
Yağmurun yeni ıslattığı taze toprağın kokusunu duyduğunda aklına ben gelmek isterim.
Ya da gözlerin denizin maviliğine daldığında…
Uzakta ufuk çizgisinde sadece dumanı görünen o geminin içinde benim olduğumu düşünmeni isterim.

Beni hatırlamak istersen, her yeni doğan günle birlikte çıkarım karşına, güneş olur ışığımla aydınlatırım seni.

Buram buram bir kahve kokusu olurum.
Sokakta oynayan çocukların sesinde işe gitme telaşına düşmüş insanların gözünde, yere düşmüş yaprakların çıtırtısında bulursun beni.
İstersen, duyduğun her ses beni hatırlatacaktır sana.
Bazen bir kuş olup öterim pencerende.
Bazen bir tren gibi tıkırtılarla geçerim önünden.
Sözlerini ezbere bildiğin ve söylemekten asla bıkmadığın şarkı olurum.
Sen o şarkıyı değil beni söylersin aslında.

Beni görmek istersen hep karşında olurum.
Gök yüzündeki beyaz bulutların arasındayım, ben.
Başını yukarı kaldırman yeterli beni görmek için.
Yolda rastladığın herkes benimdir aslında. Dostlara selam verirken o selamı ben alırım.
Komşunun hatırını sorarken aslında bana “Nasılsın” demişsindir.
Benimle çıkarsın yola her sabah, akşam evine benimle dönersin. Gittiğin her yere gelirim seninle.

Sen yorulduğunda yorulurum ben de.sen oturduğunda oturur, kalktığında kalkarım.
Eğer istersen bütün gece başucunda saçını okşarım sen uyurken.
Yüzünde gülümsemeyle uykuya dalışını izlerim.
Bana dokunmak istersen bir çiçeğin yapraklarında olurum ben.
Yeşilin, kırmızının, sarının mavinin en canlısındayım.
Elini uzattığın her yerdeyim.

Dokunmak istersen bana kendine dokun.
Çünkü ben her zaman sendeyim.
Dudaklarındaki ateşim, tenindeki sıcaklık.
Vücudunu ürperten rüzgârım ben.

Hep sendeyim ben.
Oradayım, beni görmek istediğin yerde. YÜREĞİNDE…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
14.12.2012, 18:12
Öldürecektim seni bende; kendimde o gücü bulabilseydim eğer.
Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!
Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda.
”Ben demiştim” diyenlere üzüntümü belli etmemek için,
Kuşandığım mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım,
Taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri.
Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım.

Başarabilseydim incitecektim seni incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle.
Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip.

Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları.

Kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar...
Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını.
Ama ben seni incitmeye de kıyamadım.

Elimden gelseydi unutacaktım seni...
Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını.
Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;
Ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime.
Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye;
Ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde...
Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın.
“Sözümü tutacağım adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip,
Neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken.
Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım.

Ne kadar çabuk geldi ayrılık.
Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,
Daha doğrusu ayak uyduramamaya...
Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu.
Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım.
Kaçar gibi veda ettin.
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!

Öldürecektim seni...
İncitecektim seni...
Unutacaktım seni…
Ama lanet olsun! Kıyamadım.
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
14.12.2012, 18:15
Günlerdir sınırında yaşıyoruz aşkın
Günlerdir uçurumunda
Bu kaçıncı atışım kendimi
Kollarından yalnızlığa
Bu kaçıncı dargınlık
Bu kaçıncı barışma
Belli ki
Sensizliğe sürgün artık bu gözler
Sensizliğe sürgün bu dudaklar bu eller
Şimdi yorgun bir çınar gibi kalbim
Artık sana değil
Sensizliğe yaslanacağım
Hoşçakal bebeğim hoşçakal
Seni artık
Göz yaşlarınla ıslanmış
Yastıklara bırakacağım

Oysa yıllarca
Yemyeşil bir orman köyünde sakladım gözlerini
Dağ başlarında çoban ateşleri yaktım üşümeyesin diye
Ellerine kör gecelerin karanlığında sarıldım
Ve haykırdım
En dipsiz kuyulara adını
Ezberlettim seni kurtlara-kuşlara
Sense beni sokaklara vurdun
Ve en zehir şarkılara

Bilirsin
Rüzğara bıçak
Yağmura ateş
Buluta kurşun işlemez
Sende öylesine vurdun ki beni
Artık bana
Hiçbir acı kar etmez

Neylersin
Önce melekler terk etti bizi
Sonra masmavi düşler
Öpüşler- gülüşler-çiçekler
Büyüsü kalmadı artık kavuşmaların
Bundan böyle
Bizi her köşede
Bambaşka bir cehennem bekler

Sen de bundan böyle
İçi boş şarkılarla avut kendini
En ucuz aşklarla yıka kirli ruhunu
Açılırsın
Taşlar yosuna sarılır bilirsin
Sarmaşıklar duvarlara
Geceler karanlığa
Sende yalnızlığa sarılırsın
Ve kadınsın
Ağlayabilirsin gönlünce
Göz yaşların pınarlar misali çağlar
Unutma ki erkeğim ben
Ve erkekler hep yalnız ağlar...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
17.12.2012, 12:27
Gidemedim senden ve gidemiyorum sevdandan bir adım öteye, bak yine yüreğim sen, sen diye atıyor. Oysa neler demiştim benim için üzülen dostlarıma, ne yeminler etmiştim onlara ve ne sözler vermiştim, bir daha adını anmayacağıma dair. Vurun beni! Dedim sana her kızgınlığım da, yine döndüm seninle başlangıçlarıma. Gidemiyorum senden, gidemiyorum bir başka dünyaya. Gidişlerin de mutluluk aradım, çünkü senin ardından ağlamak bile güzeldi, benim için yağmurlar yağdırıyordu gözyaşlarım kurumuş solmaya yüz tutmuş ölmeye hazırlanan bahçemizdeki yaseminlerin yapraklarında ışıldıyordu gecenin karanlığına inat.

Veda zamanlarının üzerinden bir asır geldi geçti yarınlar dünde kaldı bak ben hala odamdaki kokunla yaşıyorum. Son su içtiğin bardak ellerinin izlerini taşıyor yıkamadım, gidişinin ardından yüreğimdeki kutsal Müze'mde tarihi bir eser değerinde artık.

İnsanı öldüren şeylerden biri sevmediklerinden gelen serseri kurşunlar olurmuş, bir diğeri de sevdiğinden göremediği ilgiymiş. Ne doğru bilsen bu sözler. Bilemezsin, anlamanda imkânsız. Neden mi? Çünkü sen hiç ilgisiz kalmadın. Çünkü sen hep sevildin benim tarafımdan ve sen hep arandın aranmasan da her fırsatta, sen doydun sevgi sözlerine ve sen bıktın bu sevdadan.

Zavallı bir çocuk ağlıyor şimdi içimde, ne desem anlamıyor, adını tekrarlayıp duruyor.

Gidemiyorum senden...

Duvarların o acı sıcaklığında odamda deli bir tay gibi dolaşıp duruyorum. Nasıl yok ettik bu sevdayı hala anlamıyorum. Terk edişlerimizin çığlıkları bitmeyen bir melodi kulaklarımda hüzzam bir şarkı gibi. Hani iki yorgun sevdalı olsak da birbirimizden gitmeyecektik ya, öyle söz vermiştik ya, ben sözümdeyim hala, ama sen, sen yoksun arşınladığım bu odada. Hadi gücün varsa ve yalansa ve hiç söz vermediysen bana inandır beni hiç yaşamadığımıza ve inandır beni inkâr ettiğin yeminlerinin olmadığına.

Ardında kalan odam aynı. Küllük ağzına kadar izmaritle dolu, tuvalimde senle başladığımız tabloya da gitmiyor ellerim, hala son fırça darbesinden akan kızıllığı düzeltemedim, paletimde renk sustu fırçamda şekil, ben uzak yollar ardındaki izlerinin peşimdeyim hiçbir şey umurumda değil. Kayıtsız şartsız hayatımı değiştirmeden, takvim yapraklarına işaretler koyuyor notlar yazıyorum, her günü gösteren rakamların üzerine adını ve ayrılık günümüzün toplam saatlerini yazıyorum, bıkmadan usanmadan sana olan hesapsız sevdama inat, hesap makinelerine sığmayan hanelere virgüller koyarak toplamalar yapıyorum günü gününe dakikası dakikasına yazıyorum, takvim de dile gelse "yeter! git vurdur kendini artık" diyecek, korkuyorum. Korkum ölümden değil. Korkum, ben gidersem kim hesaplayıp yazacak ayrılık günlerimizi? Kim hesaplayacak da yazacak? Ve... Sen gittin, birde ben gidersem kim ağlayacak biten sevdamızın arkasından?

Bu yüzden ben gidemem, ne senden ne sevdamdan bir adım öteye... Gidemem!

Sadece gözlerimi kapatıyorum dünyaya, dünya yıkık harabelere dönüşüyor. Gözlerimi açmaya korkuyorum artık, ölümden korkmadığım kadar. Açarsam gözlerimi yüreğimdeki seni kaybederim. Gözlerim kapalı dolaşıyorum sen dolu odamda el yordamıyla, düşsem de fark etmez nasılsa ruhum kan kaybediyor.

Her şeye rağmen ben senden gidemiyorum...
Esenlikle ve sevgiyle...MELEKLER ÖPSÜN YÜREĞİNİZDEN...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
18.12.2012, 13:52
Dünya zifiri karanlıkken benim için
Güneş gibi doğdun bulutların arasından
Hani beklediğin bir umut var ya…
İşte öyle doğdun hayatıma
Ve o günden beri dilimden düşürmüyorum
Hayatımdaki yerine ,
Hoş geldin sevgilim.

Gönlümün kapısı sevgiye kapalıyken
Karşıkoyamayacağı bir güç açtı onu
İlk başta anlamsız, şaşkın kaldı…
Sonra içindeki sana özel yeri fark etti,
Meğerse önceden senin için hazırlanmış
Gönlümdeki yerine ,
Hoş geldin Sevgilim.

Hep bir gökyüzüm vardı hayalimde,
Yıldızlarını göremediğim.
Hep bir neşe vardı yüzümde,
Anlamını bilemediğim.
Hep bir şarkı çınlardı kulağımda,

Sözlerini duyamadığım.
Gökyüzümün yıldızı,
Neşemin anlamı,
Şarkımın sözleri olmaya,
Hoş geldin Sevgilim.

Büyülenmemek imkansız yüzüne bakınca
Huzur buluyorum o güzel yüzünde
Kalbin de yüzünden farksız sevgilim.
Mutluluğu her şeyinle hak ediyorsun,
İnsanın arayıp da bulamadığı şeydir
Mutluluk,

Aslında çok basit, seni mutlu edecek
Yaşam boyunca sana eşlik edecek
İnsanı bulmaktır
Mutluluk,
Hayatı paylaşmaktır, beraber yürümektir.
Hayat yoluma yoldaş olmaya
Hoş geldin Sevgilim..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
18.12.2012, 16:54
Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz
şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasretler yangınları var
nede benim gözlerimde şiir
yaz dedin oysa kışlar yaşıyorum her mevsim
acmak uzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üstüne
üşüyorum evet hala üşüyor ellerim
hüzün kapımızı çalalı beri
bin günü aştı
bin ömür bin soluk
bin yıkılış yaşadım
ömrümün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım
sığınışlarını susuşlarını ve haykırışlarını işittim mavi adadan
korunaklı bir liman olamadım sana
ve arkama bakmadan giderken haykırışlarını duymamak için kapattım yüreğimin kulaklarını
şimdi bin ömür geçmiş ömrümden
ben bir ruyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum
hani zaman ilacı olurdu herşeyin
hani zamana bırakmalıydık
atalar yine yanıldı
bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben
zaman zehrini içerken yudum yudum
artık bitsin istiyorum
ataların ilaç dedikleri yoksuzlugun bitsin
bitmezlerin bilincinde diyorum yne
yıkılmış ve geç kalınmış viranelerız
şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasret yangınları var
nede benim gözlerimde şiir
şimdi kendini yok edişlerini dinliyorum
susuyorum
susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep
şehrine gidiyorum
yoklugun açıyor kapıları
yıkılan şehirler arası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor
halaa haklısın
kokun sinmiş soguk duvarlarına şehrin
herkezin gözünde seni arıyorum yoksun
yoklugunu salıp gitmişsin
gidişle bırakıldıığın bu kentte
susuşlarına bile yandıgın soguk dağlarımın eşkiyası
bağışlama dilemiyorum
gel demiyorum
sev demiyorum
haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin
sığındığın mavi adada yaktıgın ateşi göm
yanaştırabilirsem gemilerimi tutucam ellerinden
şimdi yanıyorum kanıyorum ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim
geç kalınmış bir solukmu bir günün sonunda
yoksa çağresizliklerimin son çırpınışlarımı bilmiyorum
kayıp adresten yazıyorum son kez
sussam yalnızlık konuşsam ayrılık
dönsem yıkılış dönmesem yok oluş
şimdi ben susuyorum yalnızlığa talip
sende sus bana
sus ki bir daha ölmeyeyim.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
18.12.2012, 17:17
Senin sevginin verdiği sıcaklıkla ısıtıyorum yüreğimi
ve her gece yatağıma uzandığımda sesinle
süslüyorum hayallerimi
Gecenin karanlığına inat gözlerinin pırıltısıyla


aydınlatıyorum kalbimi
Ve her gözlerimi kapatışımda görüyorum hayalini

SEN BENİM YÜREĞİMSİN YAR
Hayatı seninle yaşamak daha güzel şimdilerde
Aldığım her nefes daha kıymetli bugünlerde
Kuş cıvıltıları bir başka geliyor kulağıma
Hayalinin resmini çizdim odamın duvarlarına
sensizliği yaşamamak için

SEN BENİM YÜREĞİMSİN YAR
Her şarkıda seni buluyorum;
çünki hayatımın her parçasında sen varsın
Öyle sevdim ki seni, öyle yüreğimden
öyle kalbimin ta derininden, kalbimin en üst
köşesine oturttum seni
baştacımsın benim için

SEN BENİM YÜREĞİMSİN YAR
Kalbimin kıyılarında senin sevdan var
Demir atmış yüreğime
Herhalde dünyadaki en şanslı kişi benim;
çünki senin sevgine barınaklık yapıyorum
Dünyada hiçbir şey umrumda değil seninle
Senin kollarında ölmenin hayali bile bir bayram
sevinci uyandırıyor içimde
Sen yoksa hayatımda ben de yokum şu yalan dünyada
Sen benim yalan dünyadaki tek gerçeğimsin
Alınyazımdaki en güzel yazısın
Kaderimdeki başıma gelebilecek en talihli olaysın

SEN BENİM YÜREĞİMSİN YAR
Bir gülün suya doyamayacak kadar susuzken
suya olan hasreti gibi susuzum sana
Uçurumun kenarındaki karanfilin yanlızlığıdır
sen yokken yanlızlığım
Bulutların, ağlarcasına yağdığı yağmurun
arkasından çıkan güneşin oluşturduğu gökkuşağının
hayranlığıdır benim için varlığın
Öyle sususuzum ki sevgine, öyle yanlızım ki
sen yokken yanımda
öyle hayranım ki sana dünyadaki
tüm sözcükleri bir araya getirsen anlatamaz seni bana

SEN BENİM YÜREĞİMSİN YAR
Bilinmezlerin içindeki tek bildiğimsin
Seninle süslüyorum yarınlara dair kurduğum düşleri
Ve hiçbir zaman korkmuyorum bu aşk denizinde yüzmekten
Kırmızının yüreğime hissettirdiği tutkudan
bile daha tutkulu seviyorum seni
Varlığın bile bir başka atmasının sağlıyor kalbimin
yokuluğun ise yakıp kavuruyor yüreğimi
Bilemediğim, karanlık yarınlarımdaki tek güneşimsin

SEN BENİM KALBİMSİN YAR
Dünyada söylenebilecek en güzel iki
kelimenin anlamını çözüyorum sende
Senin uğruna yitirdiğim tüm değerlerime
karşı hayatta kazanabileceğim en müthiş şeysin benim için
İyi ki varsın, iyi ki yanımdasın
Seni son nefesime kadar dünyaya anlatacak
kadar değil, öldüğümde bile meleklere
anlatacak kadar seviyorum!
SEN BENİM HER ŞEYİMSİN YAR...



''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
22.12.2012, 14:31
Yanağına konan kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde,
Hissettiğin o bir damla serinliği benimle paylaşmak istersen,
Yönünü rüzgara dön ben o rüzgardayım…

Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç , bir tohumla başlar ;
En uzun yolculuklar bir adımla başlar;
Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.

Seni unutmak zor anlatmaksa imkansız,
Sen unutuldukca hatırlanan,
Anlattıkca bitmeyensin meleğim..

Seni uzaktan sevmeyi, bana bakmadan görmeyi,
Seni duymadan dinlemeyi, gözyaşlarımla gülmeyi
Ve kavuşmak için sabretmeyi,
Her şeyi öğrendim ama sensiz olmayı asla…

Duygular vardır anlatılamayan..sevgiler vardır kelimelere sığmayan…
Bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan…yollar vardır aşılması güç olan.
Kalpler vardır acılarla parçalanan, ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
Sanma beni sevipte bırakanlardan. Benim sevgim mezara kadar olanlardan…

Bir Çiçeğin açmak için sebepler bulduğu gibi,
Yaşama dair sebepler bulmak için yaşıyorum…
Eğer bir gün gelir de yaşamak için bir sebep bulamazsam;
Ölmek için bir sebep bulmuşum demektir
Bir yudum zehir olsan, bir an bile düşünmeden seni içerdim,
Sırf seninle bir olmak ve seni içimde hissetmek için.

Sevgilim bilki senden uzak ne güzellikleri avutur beni bu şehrin,
nede yıldızlı akşamları!… özlemin bir nehir olmuş
YARAR GİDER İÇİMDEKİ DAĞLARI

Seni seviyorum kelimesini sana benden başka kimse söylemesin,
Yalnız bana sakla dudaklarını seni benden başka kimse öpmesin,
Ne olurdu her seven sevilse sanki, bu dünyada aşktan güzel ne var ki,
Gel kollarıma öyle sarıl ki kimsenin çözmeye gücü yetmesin.

Seni niyemi seviyorum geçmişin içinde kaybolmuş beni
Yeniden hayata döndürdüğün için çok ama çok seviyorum.

Kalbin hangi sevgi için çarpıyorsa yeni doğan günün güneşi
Seni ona kavuştursun.

Hayatın en güzel anı herşeyden vazgeçtiğiniz zaman
Sizi hayata bağlıyan biri olduğunu düşündüğünüz andır.

Sen benim gözlerimde saf bir gerçek,
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret,
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin..

Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi tutuyorum aklımda
İçimi seninle ısıtıyorum bir yaşamak düşünsem “sus” deyip adınla başlıyorum.

Sevgili binlerce insan arasından gönül gözüyle görüp ayrı bir kimlik verdiğimizdi Her sözü büyü olan, dokunduğu herşeyi kutsallaştıran muhteşem insandı.

Yanındayken içimi saran ateş, sen yokken hayalinle canlanır.
Gözlerimdeki parıltı senin sevginin eseri,
Ve benim varlığım yanlız senin eserin.

Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum,
Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum
Sensizlik acısını çekemiyorum,
Dönersen diye koştum camlara
Ama yoksun yine yok..

Her sabah uyanıp yüzünü güneşe verdiğinde,
Gücünü alamazsın sıcak sevgilerden,
Unutma sakın bir sevgi bin sevgi doğurur ve
O sevgilerden yepyeni bir dünya kurulur..

Ben Toprağım suyum sensin, ben yaprağım dalım sensin
İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor...


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.12.2012, 14:34
Karanlıgın soguk ve dilsiz duvarlarına senin mutluluklarının figürlerini ciziyorum..Islak kaldırımları senin tatlı sesinle asındıroyum..Günese kapalı tüm bedenimin sevgi perdelerini araladım senin günesi andıran gül yüzüne..Sevdigim..seninle actım günese ve umuda gözlerimi…Yitirdigim günesi senin yüzünde buldum.Susamıstım sevgiye…Kana kana ictim sevgini..Nefesim daralırken senin mutluluklaında huzur buluyorum…Azgın dalgaların hırcınlıgında senin huzurlu kalbine sıgınıyorum..Kuruyan kalbimin corak cöllerine gözbebeklerimden süzülen nazenin gözyaslarını bıraktım.Umudu tohum, sevgini günes bilip dünyann en güzel cicegini ektim kalbimin corak topraklarına…İçimde acaba kurur mu diye bir süphe yok .Eger seninle aynı sevgiyi paylasıyorsak ve ayrı kentlerin aynı sabahında aynı sevdaya uyanıyorsak ve iki ayrı bedende tek kalp olup seviyorsak birbirimizi bu cicek her zaman büyüyecek.Sevgimizle ve yarınlarımızdaki umutlarımızla mutluluklarda yeserecek..Gözbebegim..Yalnızlıgın icinde yetim cocuk misali dolasırken senin kalbinde buldum tüm benligimi…Sevginin ve mutlulukların en güzelini Senin cennet misali kalbinde buldum.Cöldeki seraplarda ve geceleyin karanlıgını yok eden hayallerinin tatlıgında sevdim seni..

Yıldız yıldız gözbebekelrinden aydınlıga düsmek istedim..ilmik ilmik sevgiyi dokumak istedim tyüm kalbinin hücrelerine..Damla damla olup yagmurun sevgiyle bulustugu bulutlarda senin tenine hediye edilmek istedim..Seni severken ürkek bir ceylan gibi yüregim… sevda duragındaki son bekledigimsin..Sen kalbimin en güzel melegisin ve hayatımın en güzel bebegisin…seni canımdan öte sevdigim gözbebegimsin…Geceden sabaha bıkmadan uslanmadan mutsuzluk cöllerine mutluluklar tasıyan rüzgarın esintisindeyim..Esen bir rüzgar olup dagıtayım saclarını..Bırak cöz saclarını dagıtayım omuzlarına..Darmadagın olmus saclarını yine ben toplayayım…Cennetin en güzel gülü olup yanaklarına hediye edileyim…Bir kelebek olup son nefesimi senin kalbinde vereyim….kurumus sarı yaprak olup senin ilkbaharındaki sevgilerinle yeniden yesereyeyim….Baktıgım tüm aynalarda senin hayalin ve tüm sehirde senin özlemin var..

Sehrin tüm yanan ısıklarında senin izini sürdüm.Bohcamdaki son ekmegi senin icin böldüm..Seni sevmek bu dünyanın kötülerinin icinde güzellikleri ve senin sevgini bulup seni yasabilmektir…Ve seni sende sevmek gözbebegim; herseyinle kabulllenip iki ayrı bedende tek kalp olup aynı sevdayı nefes bilmektir…ben senin kalbindeyim..yalnızlgıın tüm zincirlerini kırıyorum esen her deli rüzgara karısıp saclarını dagıtıyorum…Gece olup karanlık çökünce odana, yıldız olup aydınlıgına misafir oluyorum…nasırlanmıs ellerimle sana yazıyorum yine…tüm yıldızlar senin gözbebeklerinin icine armagan olsun..kalbim hep senin sevginle dolu olsun..

Kelimelere sıgmamalı sana olan sevdamın denizindeki büyüyen askımın bir damlası…ne olurdu gecmisimdeki acılarımı silip senin dizlerinde bir bebek misali aglaması..Gözbebeklerinde bilirim yüreginin nazeninligini , can bilirim her icine cektigin nefesinin agırlıgını…Mürekkebi sevgiyle koyulasan ve gül yüzüne satır satır yazılan ömür sevdasının mutluluk kokan dizeleridir sana olsan yangınlarım…

Göcmen kuslara sordum tüm iyliklerini…Kalbime adadım tüm sevgilerini..karanlık gecelerime parlak yıldız bildim gözlerini…yudum yudum ictim mutluluk denizindeki sevgini…Sevdanı ekmek , mutluluklarını katıgım bilip seninle olan uzun yolculugumda lazım bohcama koydum…Her sevdaya uzanan satırda senin gözlerini buıldum.. eksiklerimi senin mutluluklarınla tamamladım.Hatalarımın üzerlerine yarınlarımdaki senin umutlarınla karaladım..Gecmisimdeki acılarıma tuz basıp sana kosuyorum yüregimin cıplak ayaklarıyla..Bugünümdek yasama sevinclerimi yüregine ekleyip Cennetin mutluluklarında seni bulabilmek icin kosuyorum sana kavusma umutlarımla..

Kanatlanıp ucsam kanatlarımda senden ögrendigim tüm sevgilerini mutsuz insanalara tasıyacagım…Şair olup yazabilsem kalemimle yerle gök arasına sevdamı satır satır aktaracagım..Bir tomurcuk olup baharlarda acsam sevgini ve seni anlatacagım sevdaya hasrett gönüllere …seni seviyorum gözbebegim…..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
01.01.2013, 12:47
Görmediğimden değil
Yanımda olsan yine özlerdim...
Ve bil ki! bu kadar sevmem senden değil
Gitsen benden
Ben gidişini bile severim.
Aramızda hep aynı fark

Sen gitmeyi bilirsin...!
Ben sevmeyi...!

Kimseye soramıyorum seni.
Kirlenme diye hiç öpmedim ya!
Belki başkasını seversin diye
Hiç söylemedim sana sevdiğimi.
Bilmiyorsun boğazımda düğümsün.
Yutkunsam gideceksin
Yutkunmasam ölürüm.

En mutlu anlarımda bir dert içimde
Gülsem kahkaham sırıtır tebessümlerin içinde
Anlatsam derdimi anlatamam ki...!
Herkesin güldüğünü bilmek kolay ama
Kimsenin ıslanmadı ki gözleri benim kadar.

Akşamın matem rengine büründüğü sattelerde
Gökyüzündeki kandiller tek tek yanmaya başladığında
İçimde sessiz bir çığlık
Özlemeyi özledim özlemeye değer ne kaldıysa...
Boşluğunu dolduramaz demiştim giderken
Gelme...!

Sana bol gelecek artık bu aşk.
Düşün ki esmeye hakkı olmayan bir bahar meltemiydi bizimki.
Yüreğimize sadece eli değdi
Değdi ve geçti...
Sen benim kalbimi parçalardında
Yinede ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını.
Sırf ayaklarına batmasın die...!

Bir sönüşe sığmadım sönmedim.
Bir gidişe sığmadım gitmedim.
Öyle korkunçtu ki sesi sessizliğin
Bir haykırışa sığmadım.
Sustum...!
Gelmeni bekledim gönlümün boş koridorlarında
Gelmedin...!

Sen gitmeyi bilirsin...!
Ben sevmeyi...!

Umutlarımın boynu bükük şimdi.
Gelme...
Alıştım yokluğuna.
Gittin...
Ben ardından sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar şeyim vardı ki!
Gidersen iyiye dair ne varsa içimde
Yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
Ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim.

Diyecektim sana
Konuşamadım.
Yüreğim ıslaktır benim kuytularda ağlamaktan.
Ve hafif uçuktur rengi
Kurusun diye kaç kez güneşe asılmaktan her kıtada.

Gün penceremde gecenin siyahını eritirken
Ben uyumamış gözlerimle sensizliğimi biriktiriyorum.
Kaç sitem
Kaç boşvermişlik indiriyorum yüreğime.
Öyle çok konuşacaktım ki...!
Anla o kadar sustum işte...
Geldiğin gün ancak o zaman anlayacaksın
Beklendiğini
Ve ancak o zaman anlayacaksın geciktiğini...!

Uzağında kaldım herşeyin
Senin sevginin uzağında.
Direnemedim sensizliğe
Kahırla isyanla geçti her günüm.
Alıkoydu herşeyimi sensizlik nöbetleri.
Bakma öyle birşey olmamış gibi

Sen gittin Ben bittim...!
Sen gitmeyi bilirsin...!
Ben sevmeyi...!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.01.2013, 16:39
Yağmur getirmeyen ama güneşin görünmesine engel
olan bulutlara benziyor ayrılıklar.Bütün bulutlar yağmuru
getiremediği gibi bütün ayrılıklar da aşkları bitirmez.

Ayrılık aşkımızı bitiremedi.Araya bulutlar girsede; dünya,
yaşam kaynağı olan güneşi hiçbir zaman unutmaz.
Seni unutmadım sevgilim,hayatım,güneşim.

Karanlıklarda yüzse de umutlarım,o umutlarda küçük bir
ışıltı olsan,karanlık dünyamı aydınlatmaya yetersin
birtanem.O umutlarla kadere karşı beraber savaş açarız,
hiçbir zaman başarılı olma şansımız olmasa bile.

Seninle yaşanılacak her günü,yaşanmamış hayallerimi-
zin bir ürünü olacağı için düşünmeden yaşamak istiyorum.
Bir yolda gözü kapalı yürümeye benzer sensizken umut-
suz olmak,seninle ise engelleri tanımamaktır.
Engel diye karşımıza çıkan hayatın acı gerçeklerini umur-
sadık mı bu güne kadar?

Gözyaşlarımızın akmasına neden olan duygulara inat hep
mutlu olmaya çalışmadık mı?Ne oldu da hayata sırtımızı
çevirdik?Aşkımız mı hayata yenik düştü?Sevgimiz mi bize
ihanet etti?Dostluğumuz mu yalandı da haberimiz yoktu?
Yoksa bizi sürükleyen heyacanımız mı ortadan kalktı?
Seni hala çok sevdiğimi özlemekten hiç yorulmadığımı
bilmeni isterim.

Özlemek,ayrılığın kapattığı sevgi kapısını açmaya yarayan
tek anahtardır.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.01.2013, 16:58
Senden sonra hiçbir şey eskisi gibi değil. Gittiğinden beri sızlıyor kalbim. Ne çok gözyaşı varmış meğer insanın vücudunda şaşırıyorum. Ağladıkça büyüyor hasret sensizliğe direnmek zor.
Bir Daha Kimseyi Sevmeyeceğim!

Çalıntı bir anıya tutunuyorum akşamları zehirli bir aşkın içinden ne kaldıysa hepsi o! Bunaldığımda kendimi yollara vuruyorum. Kayboluyorum bilmediğim sokaklarda üstüme yağmur yağıyor. Yüzümde elinden oyuncağı alınmış bir çocuk edası dilimde hasret türküleriyle geziyorum gün ağarıncaya kadar.

Yaşamın amacını sorguluyorum. Aşkın gerçekliğini ve kimin kimlerin daha çok kanatabildiğini düşünüyorum. Sevdanın da çürümüş bir yanı olmalı yoksa sevdiğini kimsesizliğe itebilecek kadar vurdumduymaz olamaz insanlar olmamalı!

Sesini duymak istiyorum. Elim hep telefona gidiyor ama ya cevap vermezsen? Beni bırakmandan daha büyük bir uçurum olur yok sayılmak. Dayanamam diye aramıyorum. Zaten ne diyeceğimi de bilmiyorum. Sorum çok ama hiçbirini soracak cesaretim yok. Kadere de yükleyebilirim bu ilişkinin suçunu ama nafile bir son çırpınıştan öteye gitmez biliyorum.

Teslimiyet ne kötüdür ve neden böylesine başkasının ellerine bırakır ki insan yüreğini? Aşk acısı dediğin aslında bedel midir? Öyleyse benim de acı çektirdiğim birileri olmalı geçmişte ama hatırlamıyorum. Belki de gelecekte yaşanacakların bedelini peşin ödüyorumdur. Kırılmayı öğrenmiş bir gönül başkasını hırçınlıkla yıkabilir mi?

Gelecek diyorum kendi kendime bir gelecek yok ki! Bir daha kimseyi böyle sevmeyeceğim. Kurtarılacak bir ruhum yok artık. Sevmek birini kurtarmaktır oysa en kötü ihtimalle kendini sakınırsın. Hissettiğim çaresizliğe bile öfke duyuyorum. Bu kadar aciz olmaya dayanamıyorum. Yine de sanki ellerim kalbim bağlı; ne yapsam sensizlikten kaçamıyorum.
Sokakta insanlar dolaşıyor milyonlarca insan ama ben gidip seni seçiyorum. Neden? Ah! Bu sorunun yanıtı yok içimde de buna cevap verecek bir ses yok. Yine sessizlik! Evimde oturmuş tek başıma yaşadığımız her şeye bir anlam yüklemeye çalışıyorum. Sadece değerli kılmak için geriye dönüp baktığımda sorgulamadan gülümsemek için bütün çabam.

Merak ediyorum seni de terk edenler olmuş muydu bir gece yarısı? Hiç ağlamış mıydın? Yalnızlığınla yüzleşerek kahretmiş miydin? Sen de bir daha sevmeyeceğine yemin etmiş miydin? Acaba beni o yüzden mi sevemedin?...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
05.01.2013, 13:21
SEN NERDESİN BENDE BİLİYOR MUSUN?
Her sabah uyandığım gün ısığındı kücük dünyama sızan aydınlıgın kendisindesin.
Geldiginde apaydınlık kaplanan gözleri gittiğin vakit en koyu karanlıklara düşer biliyor musun?

SEN NERDESİN BENDE BİLİYOR MUSUN?
Gün boyu yaşadığım her dakikayı gösteren sol yanımda taşıdığım saatimin akrebindesin.
Her gösterdiği anda seni özlerim, her saniye gecişinde sensizliği çekerim.
Bu nekadar zordur sana atan yüreğimde biliyor musun?

SEN NERDESİN BENDE BİLİYOR MUSUN
Kalemimin ucundan damlayan şiir tadıyla her boş kağıda yazılan en güzel kelimelerdesin.
Ne kalemim yazabilir ne kelimeler anlatabilir ifade zorluğu cektigim en yoğun sevgimdesin bendeki seni anlatmak nekadar zordur biliyor musun?

SEN NERDESİN BENDE BİLİYOR MUSUN?
Her gece dalmak istediğim uykulara inat beynimin her hücresini kaplayan düşüncemdesin. Uyumaya calıstığım en pembe düşlerimdesin. Sensiz yaşadığım rüya aleminin her defasında benim için kabus gibi olduğunu biliyor musun?

SEN NERDESİN BENDE BİLİYOR MUSUN
Sen benim içime çektiğim nefessin.
Bunu böyle bilipte aldığım nefesi boşluğa üflemek ne demek biliyor musun?

SEN NERDESİN BENDE BİLİYOR MUSUN?
Gözlerimde ellerimde yaşadığım her saniyemde bugünümde yarınımda akşamımda.
Yanlız odamı kaplayan duvarların yankısında sana hissettiklerimi sana olan özlemimi kağıtlara şiir gibi birde o duvarlara her gece haykırdığımı biliyor musun?

SEN NERDESİN BENDE ŞİMDİ ANLIYORMUSUN???.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
05.01.2013, 13:31
Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya, burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de
Evler,köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani
Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..

Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim…
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim…

Girsem,
Girip yıkansam sulara,
Buz gibi denizlerde yanar,
Etim cayır cayır seni bağırır ya
Burkulur işte o zaman içim…
Aksini görüp sularda
Sarılır kucaklarım hayalini…

Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü, cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani…
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez…
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur, seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur, burkulur içim…

Kalksam,
Kalkıp sofralar kursam,
Mumları yaksam, donatsam,
Herkesi çağırıp toplasam
Sen gelirsin yine aklıma
Burkulur içim…
Hani çok açmışız da
Güle oynaya iştahla
Bağıra çağıra, döke saça yer,
” Bugün neler oldu neler ” diye
Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya…
Bir sessizlik boynunu büker,
Yemekler tatsız tuzsuz olur,
Kurur ekmek, lokmalar büyür.
Çınlar tabak çatal
Sessizlik ölüm olur
Dağıtmak için pusu
Sözler diken olur,
Sofra küser,
Gönüller alıngan olur…
İçim burkulur burkulur…

Düşsem,
Düşüp yatsam yataklara,
Sen gelirsin yine aklıma…
Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz
Gözlerimiz baygın, buğulu
Yanaklarımız al al, ateşli,
Dışarda oyunlar oynanır neşeli
Kalkamaz yataktan
Kesiliriz ya iştahtan hani…
Öyle işte, boynum bükülür
Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız
Bakarım camdan, yoksun
Burkulur içim….

Ölsem,
Ölüp gitsem mesela,
Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
Sen gelirsin aklıma yine…
Hani ölmüşüm de
Sevdiklerim, sevmediklerim,
Üzgün, ağlamaklı herkes.
İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım,
Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar..
Ürpertiler rüzgarla karışık,
Sessiz dualarla örtülür ya toprak…
İçim burkulur, üzülürüm..
Ölüp gittiğime değil de
Seni burda yapayalnız, bensiz
Koyup gittiğime yanar, yanar içim…
Sen aklıma gelince
Sessizce akar süzülür gözyaşım.
Sevdiğim, yoldaşım, aşkım…
Burkulur yanar içim…

Alıntıdır:Şiirlerle narman.

göçmenoğlu
08.01.2013, 14:31
Bana Bir Şarkı Söyle
Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin, aksin içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
14.01.2013, 14:53
Vuslatın uzağında bir sahildesin. Yıldızlı düşler serilmemiş geceye… An, mutluluk kadar uzak. Sağlam kederlere sarılıp yanıyorsun nazende bir ayazda… Yapma diyorum sevinçlerimi utandırma… Dinlemiyorsun. Unut diyorum gecelerce denizde yakamozlanan sevdanı. Nefes almak istiyorum ne olur, kendine gel bırak bu sancılı çarpıntıları.

Meltem rüzgarıyla sahile vurduğunda, doğuda güneş daha erken doğar biliyorsun. Gölgem ne zaman bir sevdanın üzerine düşse en uzun gece yaşanır. Günler kısalmaya başladığında ayrılık açıları küçülmeye başlar. Unutma, “biz” olan yürekleri tüketemez sonbahar ile eşitlenen mevsimler.

Düşler kalabalık bir fırtınanın ardında mahzun kalır hep… Rıhtımda beklenen sevda uzaktır artık hayat kadar. Ayrılık kadar yakındır gün batımında ufuklar. Yüzündeki sıcağı bıraksan da şehrin soğuk kaldırımlarına, vuslat uzaktır. Korkular içinde solar gül yapraklarında takvimler. Kalbine varamadığın yolların eskiyen umutları; çileli, yorgun, çelimsiz birer damla oluverir gözlerinde. Sevdanın tılsımıyla ıslak gül yaprakları serpilir gamzelerine…

Ah zaman yok, ah mekan yok aramızda. Gitmelerle yaşayan bir nefes olsa da sevda, sen orada ben burada değiliz. Hep aynı yerde biz’deyiz. Suskun bir zaman içindeyiz ve aşka konuşur tek gözlerimiz. Oysa eksiğiz tutunurken ıslak kirpiklerin kıvrımlarında… Yanağımızdan akan her damla güneşte; amansız, anlamsız, yarım kalan bir şarkı gibiyiz…

Ey kanayan kalbim, sanadır bu sözlerim... Söyle kim düşünür senin biçare kırıklarını, yeşermiş kaybolmuşluklarını… Lime lime edilmiş gönül topraklarında bütün başlangıçların cam kırıklarını yalınayak geçerken; sönüktür yıldızlar. Kırık bir rüzgar dolaşırken umuda düğümlü saçlarımı; söz pansumanı ile daha bir kanamalıdır gece yarıları… Ölümdür “yokluk”, avuçlarıma bırakılır… Bastığın yerden kayar yaralı şiirlerim. Günlerden kıyamettir ve açılmayacaktır kapılar.

Akşama dönüşürken gün; hüznüne sokulan karanlık azdırır yaralarını. Gece kıyıları yalarken deniz; deli dolu hallerini, boyuna çiçek açan dallarını toparla ve gidelim buralardan. Lakin ölüm kamplarına yol alsan da bir lokma umutla sev, zalimin zulmüne boyun borcundur sevdalı yarınlar.

Sessizliğin gamlı kıyısında
Bir cumartesiye vururken dalgalar
Yaralısın kalbim,
Gitmeyi becerebilirsen
Dönme geri…

Bak ıssız ada
Ilık rüzgar
Soğuk ellerim
Kapı önünde
Güleç bir veda

Yüreğim,

Hadi şimdi yalnız kal…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
14.01.2013, 14:56
Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.

Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.

Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
16.01.2013, 13:48
''Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı"
Herkesin konuştuğu dünyada ben sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
Yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime, kimse duymuyor...

Sustum!
Bin ah sürüp dudaklarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Sustu benimle deniz... Sustu deli dalgalar... Sustu martılar...
Umutlarımı sarıp rüzgarlara, uzaklara savuruyorum her gece....
YILDIZ yapıp serpiyorum gökyüzüne, kimse görmüyor...

Sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum...
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Bir çığlık kanıyor demedim en derininde yüreğimin...
İçimdeki volkanları boğarak sustum!
Açmadım kimselere yüreğimi ...
Hançeri sadece kendime sapladım, sapladım ve sustum!
Hüznü yüzümde, acıları gözlerimde topladım sustum!

Sustum!
Sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir...
Yaraları yalayan rüzgar, sokaklarında kahrolduğum şehir...
Gözlerim konuşuyor yalnız...
Saçı ağarmış hayaller nemli kirpiklerle bulutlandığında...
Gözlerim gökte şimşek olup çakıyorum, kimse görmüyor!

Sustum!
Tuz basıp yaralarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
İçinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi...
Yaslanıp yalnızlığın duvarına, gül döküp kalabalıklara her gece ...
Kimsesiz geziyorum gönül ülkemi, kimse bilmiyor...

Sustum!
Tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum...
Sustu benimle gök, sustu DAĞ, sustu toprak
Acılar konuşuyor şimdi yalnız...
Yaralı gönlümün sızıları konuşuyor...
Tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir ...
Atıyorum uçurumlardan, kimse görmüyor!

Ne zaman dudaklarından öpmeye kalksam hayatı...
Saçlarını koklasam rüzgarların...
İçimde incecik bir sevgi ürperiyor...
Sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme...
Gelmiyor beklediğim bahar, yaralar merhem tutmuyor...
Gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara...
Kimse silmiyor... Yağmur dinmiyor... Sevdiğim bilmiyor...

Sustum!
Sustu benimle sarı sabır, Sustu hasret, sustu zaman...
Yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata, kimse duymuyor!

Sustum!
İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi sustum!
Sustu dudağımdaki şiir, gözlerimdeki nehir, gönlümdeki yara...
Bulutlar haykırdı isyanımı, şimşekler haykırdı...
Sadece ben duydum, sadece ben!

Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat...
Ey kucağımda büyütüp öldürdügüm sevgi...
Yaralar merhem tutmuyor, geceler avutmuyor...
Ben sustum, acılarım konuşuyor yalnız...
Yaralı gönlümün sızıları konuşuyor...

Ben sustum!
Susmuyor yüreğimi kavuran kasırga, pencereme vuran yağmur damlaları
Susmuyor dışarda inleyen rüzgar
YILDIZlar küs., ay üzgün, yağmur dinmiyor...
İçimde binlerce şiir kanıyor her gece...
Kimse bilmiyor...
Kimse duymuyor...

Sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu hayat, sustu zaman...
Acılar konuşuyor yalnız...
Acılarım konuşuyor...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
16.01.2013, 14:13
Bana elini uzatır mısın aşkım
Dokunur musun narin parmaklarınla ellerime
Söndürür müsün ilk dokunuşla yüreğimin yangınlarını

İnce parmakların dolaşır mı teker teker parmaklarımı...
İçinde kınalar yakılmış gözlerin dolaşır mı gözlerimin yeşilliklerinde
Düşer mi ovalarıma gölgen
Uzanır mısın başını koyup ta koluma
Parmaklarınla yazar mısın '' AŞKIM '' diye dudaklarıma

Zamane mutluluklar getirir misin tamda şimdi bana
Yıldızları dikte işle istersen iğne ile canıma
Senden gelen kahır yükler inan ki ölüm olur ruhuma
Parmaklarınla yazar mısın yazar mısın '' AŞKIMIZI yıldızlara ''

Bana elini uzatır mısın aşkım
Dalından sarkan canıma koyar mısın ellerini
Bağlar mısın gözlerinin elleriyle her yerimi
Sarar mısın beni koklayıp da doyar mısın bölümlere ayırsan bedenimi
Bir valse tenden tene kurban eder misin

volt volt elektriğimizi
Döşüme ferman yazılır ferman bir roman
Emin ellerimiz kaldırır mı geceleri bulutları başın başımda dayalı
bakmak için samanyoluna
Yazar mısın parmaklarınla '' SENİ SEVİYORUM '''' SENİ SEVİYORUM '' diye
dudaklarıma

'' İkimizin şarkısını yazdım bebeğim
İçinde sen kokan
İçinde ben olan ve
İçinde ikimiz olan sırılsıklam aşklara.... ''

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
16.01.2013, 14:14
Ben hiç utanmadım ki sevgimden kendimden…
Sıkılmadım hiç seni sevdiğimi söylemekten…
Korkmadım reddedilmekten!
Ben sadece sevdim
Bıraktım kendimi sevgimin seline
Dolu dolu yüreğimce
Bata çıka güle oynaya dalgalandım.
Hiç saklamadım ki sana olan tutkumu
Taptım sana içimden geldiğince
Sevdim seni yüreğim istediğince

Bu BEN’dim ve
BEN’deki BEN olarak seviştim hissettiğimce
Yoktu kaprisle harcayabilecek zamanım
Anlamsızca gurura feda edebileceğim tek bir AN’ım
Kaygıyla hırla gürle çöpe atacak kelamım
Sen varsan ben de vardım
Ve işte o AN dı en değerli kazancım kârım…
Kime neydi ne yaptığım?
Kimin umurundaydı enayi sayıldığım?
Kim bilebilir benden başka gerçek BEN’i?
Kim tutabilir o manyak o çılgın içimdeki gizli BEN’i?

Yok canımın içi… Yok!
Olamaz böyle bir şey!
Hiç kimse!
Hiçbir şey bana engel olamaz!
Bir sen bir de Tanrı’dan başka…
Hiçbir şey kalp atışımı sonlandıramaz…
Hesap vermem sevdamı kendimden başkasına
Sana bile hatta!
İnanmam kabullenmem dinlemem hiç kimseyi
Bir yüreğimden ötesini…

Çünkü en iyi ben bilirim bendekini…
Hayat benim!
Acılarım da sevinçlerim de
Gün olup göz göz kanayan yaralarım da
Kanatlandırıp uçuran aşklarım da dostlarım da…
Her şeyim bana! İyisiyle eğrisiyle bana!
Hesabım da bana sevdam da…
Seni bilemem ama
Ben memnunum BEN’den
Yolumu gönlümce çizmekten
Ve seni böylesi sevmekten…


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
19.01.2013, 12:24
İnanılmaz bir kaçış planı yapıyorum aşka doğru!
Bir türlü denk gelemedik,
Henüz tanışamadık …
Oyun oynuyoruz onunla,
Hep bir muamma,
Hep bir köşe kapmaca…
Avuçlarımın içinde sımsıkı tutuyorum hayallerimi…
Kimseler görsün istemiyorum
Arkama saklıyorum ellerimi…
Uyandırmadan şanssızlığımı
Parmak uçlarıma basarak,
Usulca çıkıyorum hayatımdan…
Bir ‘Ben’i
Bir de hayallerimi alarak!

Bir menekşenin kokusunda arıyorum seni.
Selamını getiriyor, rüzgarın nefesi!
Biliyor musun?
Hayallerime çok yakışıyorsun!
Adın: Ömrümün geri kalanı oluyor…
Hadi;
Dolduralım aşkı kadehlerimize…
Azıcık dudak payı bırakalım
Yudum yudum içerken seni
Yaklaş dudaklarıma…
Soran olursa,
Dudak misafirliği değil bu!
Yüreklerin ev sahipliği dersin …

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
22.01.2013, 12:20
Yalnızlığıma sarılıp ağlıyorum. Çifte vatandaşlar vardır hani. Onlar gibi cifte kişiliğe sahibim bende. Sabahtan aksama dek mutlu gözüken, sen yokmuşsun gibi davranmak zorunda kalan ama her anımda seninle nefes alan ben.

Gecelerim daha hür! Üzerimde günün yorgunluğu olduğu halde sadece seninle oluyorum. Kimseyle paylaşmak zorunda kalmıyorum senli düşüncelerimi, hayallerimi. Bu yüzdendir ki, hiç
itmesin istiyorum senli gecelerim.

Çünkü ben ancak bu saatlerde yaşıyorum ve bu saatlerde ben olabiliyorum, yüzümdeki maskeyi indirebiliyorum. Şu sıralar sadece sensizlik payıma düsen. Her şeyimi sensiz yaşıyorum!

Eksiğim anlayacağın. Bir yarım sende kaldı, sensiz yaşamak istemiyor sanki. Böyle değildim eskiden, oturmazdım hiç gece yarılarına kadar, düşünmezdim derin derin ve dalmazdı gözlerim hiç uzaklara. Hiç kimseye ihtiyacım olmayacak benim diye düşünürdüm hep; Yine yanılmışım! Aşk yok derken de yanılmıştım. Kör kütük aşık olunca anladım!

Saat yine 00.00!

Bu sıralar gözüm çok takılır oldu saatlere. Bekliyorum. Belki ararsın, belki sorarsın diye ama nafile. Ben beklemeleri sen ise susmaları oynuyorsun. Alışıyor insan merak etme. Yalnızlığı da sevebiliyor, başka şansı olmadığını görünce yürek her şeye alışıyor sen aldırma. Bir yerlerde yaşadığını bilmekte yetiyor o zaman, bununla da mutlu olmayı öğreniyor insan.

Arada bir de olsa aklına geliyorumdur belki diye avutuyorum kendimi kimi zaman. Kim bilir belki sende özlüyorsundur, pişmansındır. Duydum ki resimlerim çekmecende duruyormuş hala. Çıkarıp bakıyor musun bazen. Ben her gece seninkilere bakıp dalıyorum uykuya ama neye yarar ayrılık sevdi bizi, içim hüzün denizi diyordu bir şarkı hani. Hatırlayamadım şimdi hangisi, ya da kimin söylediğini. Önemi yok zaten.

Gecelerim, gündüzlerim sensiz. Anılarla yaşıyorum, resimlerinle, yazdıklarınla avutmaya çalışıyorum içimdeki ağlayan kimliğimi! Kimlikten bahsetmişken, senden sonra kimliğimi de kaybettim! Kimim, yasama sebebim ne, inan ki bilmiyorum. Sadece düşünüyorum. Geçmişe dalıp dalıp gidiyorum ve gelecekten aşka dair, hayata dair hiçbir şey beklemiyorum. Sadece yalnızlığıma sarılıp ağlıyorum...


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
22.01.2013, 12:48
Benim aksi edamsın. Sesin yankısı olur ya hani bağırırsın; aksi sedan sana cevap verir derin kayalıklardan, sen de benim bana geri dönen yansımamsın. Her sesime cevabım, her derdime dermansın, sırdaşsın.

Sen benim aynamsın

Aynaları ayna yapan sırlarıdır. Bilirsin gümüş sırlar. Sırlanmazsa aynalar sadece camdır. Soğuk, kırılgan, dokunmaya korktuğun sıradan cam. İşlenir, sırlanır ve ayna olurlar;
seni sana sunarlar. Başka hiçbir şey seni bu kadar aşikâr anlatmaz sana. Başka hiçbir şey bu kadar ayrıntılı göstermez seni. Başka hiçbir şey uyarmaz zamanın ne kadar çabuk ilerlediğini. Başka hiçbir şey dobra dobra söyleyemez sana bu kadar gözünün içine baka baka acı ve tatlı tüm gerçekleri.

Sen benim aynamsın

Seni sen yapan sırların var. Sır taşımak sanattır, çok büyük zanaattır. Sır taşımak çok ağır bir yüktür, sırrı taşıyabilmek büyüklüktür. Senin hem sana ait hem başkalarına ait sırların var, küçücük bedenine sığmayan koca yüreğinde. Yüreğin sırlandıkça iki şey hâsıl oldu sende. Bir yandan taşıdığın sırlar, başka başka sırların kapılarını araladı. O âlemlere daldın. “Bir ben vardır bende benden içeri”nin sırlarına vakıf oldun. Bu vakıfiyet sana ödüldü. Çünkü başkalarının sana emanet ettiği sırları yüksünmeden, sızlanmadan, yorulmadan hem taşımış, hem de ifşa etmemiştin başka dillere. Sana söylenen sende kalmıştı, sana söylenen sende ölmüştü.

Sende hâsıl olan bir diğer hal ise; sırlandıkça parlaman, güzelleşmen, daha açık, daha net göstermendi her şeyi. Sana bakan her kimse kendini gördü. Durması gerekse durdu, susması gerekse sustu.

Sen benim aynamsın

Doğru bildiğinden şaşmazsın. Doğru birdir, doğru tektir, doğru Hak’tır. Bunu bilir bunu söylersin. Hep kafamı kurcalardı masaldaki ayna; hani kötü kalpli kraliçeye: “Sen dünyanın en güzeli değilsin, senden daha güzeli var” acı gerçeğini söylemişti de paramparça olmuştu ya. Masal bu ya her şeyi bu kadar bilen ve gören ayna, kırılacağını da biliyordu muhakkak bunları söylediğinde. Ama doğrudan ayrılmadı asla, paramparça olsa da.

Sen benim aynamsın

Ben gülümseyince güldün, ben hüzünlenince ağladın. Sana baktım kendimi gördüm. Bazen olduğum gibi gördüğümde kendimi, bazı değişiklikler yapmam gerektiğini hissettim. Mesela salaş ve dağınık bir haldeysem hemen derlenip toparlandım karşına geçtiğimde. Benim ayıplarımı örttün, sırlarımı sakladın.

Sen benim aynamsın

Kendimi yalnız hissettiğim anlarda, çıkmazlarımda, açmazlarımda, sorunlarımda her daim buldum ben beni karşımda. İhtiyaç hisseder bazen insan sevgi sözcüklerine, kendime “seni seviyorum” dedim bazı anlarda, “sen özel birisin” dedim zaman zaman da. Gün geldi gülümsedim ta içimden gelen bir tebessümle etrafımı asık suratlı insanlar doldurduğunda.

Sen benim aynamsın

Yüzümdeki çizgileri gösteren sen, saçımdaki akları gösteren sen, kırışıklıkları gösteren sen, bu gidişin sonu nereye diyen sen. İçimin ta içini bilen sen.

Sen benim aynamsın

Kendimi sende gördüm ben, kendimi sende buldum ben. İyi ki sen hayatımdasın, iyi ki sen varsın..


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
22.01.2013, 13:04
Her birimizin sevdiklerine sarılmayı çok isteyip sarılamadığı anlar olmuştur. Sebepli sebepsiz hayatın her adımında içindeki sevgiyi vermek, tüm evrence sevilmek isteği ve sarılmak, sarınmak isteği var kanımızda!

İnsanlığın en büyük tutkusu, en deli aşkı sevgiye olan aşktır ve kalp atışlarını duymak aşkın. An olur kolların gerilir ya birden sevdayı tatmak hissetmek istersin, delice sımsıkı bırakm
amacasına sarılmak istersin hani.

Öyle zor ki sevdiklerine olan özlemin boşluğunu yaşamak, çevreni saran o terleten soğukluk. Geçmiş geçmişte kaldı havası var mutsuzluk girince rüyalarıma. Kavuşamama korkusu tutuyor ellerimden, dualarım yarım kalıyor, gözlerim doluyor! Sarılmak istiyorum delice.

Her şeyin anlamını yitirdiği anlarda ateşe veriyorum korkularımı. Hiçbir cevap bulamıyorum ve soru kalmıyor evrende. Zıtlıkların ışığında insanlığın hüznü olmasın diye döküyorum gözyaşlarımı. Yaratana sormak istiyorum ama öylesine bütün ki her şey sorularım anlamsızlaşıyor. Sarılmak istiyorum delice. Yapayalnız kalıyor karanlık yanlarım!

En büyük hediyedir insanın ruhuna o sıcacık sarılma duygusu, birden güven dolar yüreğine, tüm huzursuzlukların kanatlanır ya hani.

Kelimelerin boğazında düğümlendiği anlarda korkusuzluğun özlemi ellerindeyken yumruklarını sıkarsın! Ağlayamaz, konuşamazsın ya hani ve sarılmak istersin sadece. Ruhum bedenime doyamaz oluyor sanki ve bir beden daha istiyor üstüne, korunmak istiyor, sığınmak istiyor bir çocuk gibi!

Kutsal bir dokunuş ile parçalanacak sanki tüm hücrelerim! En güzel, en kutsal, en masum, en şehvetli birleşme sarılmak!

Kaybettiğimizde sevdiklerimizi keşke dememek için hislerimizi göstermek, paylaşmak için. Gözlerimizin dalıp da boşluğa birbirine koşup sarılan insanların hayaliyle ağlamamak için hiç durmamalı! Doğamızda var sarılmanın büyüsü çocukların o sıcacık sarılışlarına hasretiz!

Bir de acısı var itilmenin sarıldığında karşında açılmış kollar bulamamanın. Kaçmak bir refleks olmuş artık sorunlardan kaçmaya çalışırken sevgiden de kaçar olmuşuz! Sevgi sorun olmuş bir bakıma ve yitirmişiz o sıcak paylaşımı da!

Ey gönül sevenden ne kaçarsın? Ne diye kırarsın kanatları, ne diye büktürürsün dudakları? Artık söze ne hacet diyeceğim belli! Haydi, açın kanatlarınızı.

Sevdiğin insana sarılmak gibisi yoktur. Dünyada hiçbir yerde tatmadığım huzuru senin kollarında tadıyorum bir tanem...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
22.01.2013, 14:30
Yeterince şiir paylaştım sanırım. Kimseyi sıkmadan usandırmadan bıktırmadan son vermek gerekiyor. Neyse artık şiir paylaşımları son.

Tai Chi Chuan
22.01.2013, 14:32
Bence çok güzel şiir paylaşımlarınız vardı ben fazla bakamasam da gördüklerim güzeldi :) Son vermeseydiniz bence kim usanır ki şiirden :)

albus
23.01.2013, 12:00
Evet kim usanır şiirden?

göçmenoğlu
24.01.2013, 11:42
Nasıl başlamalı bilemiyorum,
İçimdeki ıstırabı anlatmaya.
Korkak alıştırdım yüreğimi hep!
Bir türlü ifade edemediğim,
Haykıramadıklarım var içimde.
Silik kalmış dile gelişlerim,
Aynada batan bir güneş gibi.
Ses vermiyor artık hüzünler,
Kilitlenmiş yüreğim, açılmıyor.
Gözlerimde fırtına öncesi sessizlik!
Kırılmış bel bağladığım umutlarım,
Tarifsiz acılara yol alıyorum yine.
Yosun tutmuş senli hayallerim,
Çivisi çıkmış yine hayatımın,
Asılı kalan düşlerim, harabe.
Yok kayda değer bir sevdam!
Hepsi teker, teker el çektiler,
Hüzün dalgaları var, yüreğimde..
Köpük köpük, yaralarıma akan,
Aktıkça içimde, en derin acılar bırakan.
Ben ne zaman güldüm ki hayat sana!
Hep sol yanımdan vuruldum,
Hep yetim kaldı bendeki düşler,
Özlemle beklenen yok, hep yarımım.
Savrulmuş sevdalar yüreğimden,
Hep yarım kalmış düşlerim,
İçi bomboş bir kutu gibiyim,
Tekmelenmiş çoktan hayallerim.
Söyleyemediklerimde boğulurum,
Kanatır acılar yüreğimdeki yaralarımı,
Kör kurşunların hedefi olurum.
Solarım susuz kalmış çiçekler gibi,
Konuş demeyin bana ne olur!
Konuşmaktan beter olurum,
Kalsın ıstırabın yamalı düşleri bana,
Kelimeler yumak yumak, boğmadan beni,
En iyisi mi bırakın beni bana!
Sussun benimle tüm yasaklar!
Sussun içimde ızdıraplar!
Sus konuşma en iyisimi sen yüreğim…..!!!!..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
24.01.2013, 16:24
Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu igrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
Seni sevdiğimi bir gün anlarsın..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

albus
25.01.2013, 21:41
Mabeti şiirisiz,şairsiz bırakmadığın için teşekkürler

göçmenoğlu
26.01.2013, 13:00
Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var.

Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.

Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?

Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.

Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.

Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.

Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başında içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.

Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.

"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum.

Neler yazmışım diye merakımdan.

Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende....


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
26.01.2013, 13:42
Bugün yağmur yağıyordu bu şehre yeşil gözlerinden
Hasret kokuyordu bütün sokaklar
Bütün caddelere kokun sinmişti
Parke taşlarında duruyordu ayak izlerin

Bugün yağmur yağıyordu bu şehre yeşil gözlerinden
Bir nehir akıyordu yüzünün deltasında
Ve ben bütün caddelere kokun sinmişken
Parke taşlarında dururken ayak izlerin
Hasret kokarken bütün sokaklar
Seni düşündüm yine...
Pamuk dedim, ellerimi tuttu ellerin
Buğday dedim, tel tel döküldü saçların omuzlarına
Güneş dedim, ışık ışık yüzüme vurdu güzelliğin
Hayat dedim, karşımda belirdi tabiat kadar gerçekligin
Sevda dedim, kalbini açtın bana
Aşk dedim, alevinde yaktin beni
Deniz dedim, gözlerime baktı gözlerin
Ve ben!
Gözlerine denizleri sığdırdım...

Yine yağmur yağmakta bu şehre deniz gözlerinden
Yine tuzlu sular akmakta yüzünün deltasında
Yine dalga dalga kabarmakta gözlerin
Ve gözlerim bir dalgakıran gibi
Gözlerim hala gözlerine bakmakta
Ellerim ellerini tutmakta hala
Ve ben seni sevmekteyim
Sevda açmakta bütün sokaklarda
Sevda satılmakta bütün çiçekçilerde
Sevda kokmakta bütün güller
Ve adın, adın sevdayla anılmakta
Yine yağmur yağmakta bu şehre yeşil gözlerinden...

Bugün yağmur yağıyordu bu şehre yeşil gözlerinden
Ve sen yeşil yeşil bakıyordun buğulu pencerenden
Dalgalar adını yazıyordu sahilde rıhtım taşlarına
Deniz gözlerin kumsalları yıkıyordu...

Bugün yağmur yağıyordu bu şehre yeşil gözlerinden
Bir çocuk “yağdır mevlam su” şarkısını söylüyordu
Ve sen
Yeşil yeşil bakarken bugulu pencerenden
Dalgalar adını yazarken sahilde rıhtım taşlarına
Deniz gözlerin kumsalları yıkarken
Seni düşündüm yine...
Güneş dedim, ışık ışık yüzüme vurdu güzelligin
Sevda dedim, kalbini açtın bana
Aşk dedim, alevinde yaktın beni
Gül dedim, içi güldü gözlerinin
Ve ben
Gözlerine denizleri sığdırdım...

İşte bak! ...
Yine yağmur yağıyor bu şehre deniz gözlerinden
Deniz gözlerin dolduruyor yaşamın her köşesini
Deniz gözlerin can veriyor doğaya
Ağaçlar gözlerinden alıyor yeşilliğini...
Yine yağmur yağıyor bu şehre deniz gözlerinden
Ve ben
Deniz gözlerin doldururken yaşamin her köşesini
Doğaya can verirken
Ve ağaçlar gözlerinden alırken yeşilliğini
Seni düşündüm yine...
Bahar dedim, hayalin doldu gözlerime
Sarı dedim, döküldü saçların omuzlarına
Yeşil dedim, yeşil yeşil baktı gözlerin
Ve ben
Gözlerine denizleri sığdırdım...
Gözlerine denizleri sığdırdım...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.02.2013, 17:42
Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

''ATAOL BEHRAMOĞLU''

göçmenoğlu
04.02.2013, 17:45
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birdenbire karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar...

''ATAOL BEHRAMOĞLU''

albus
04.02.2013, 21:33
Behramoğlu'nun çok güzel şiirlerinden......

göçmenoğlu
07.02.2013, 15:33
İşte yine can sıkıntısı
bana bir şiir yazdıracak.
Tırnaklarım uzamış,
içimde yaralı bir aşk.

İçimde yaralı bir aşk
ve birkaç piyes ölüsü,
birkaç gözyaşı kırıntısı,
intihar gelgiti birkaç.

Sırtüstü uzandım dünyaya,
odamın ampulüne bakıyordum,
ampulün bağlı olduğu borunun
tavanda kıvrılışına.

Tavanda kıvrılışına
birkaç damla gözyaşının,
birkaç damla tentürdiyot,
kalbim ağrıyordu, bir yaz-
günü düştüm sokaklara,
karanlık sokaklara düştüm,
bir yaz gecesiydi galiba,
ürpererek indikçe bayırlardan,
kimsesiz ve loş alanlara,
çaresiz, bomboş bir cesettim,
bir yangın kulesi gibi uğuldayan.
Kirli, bayat, karanlık-
bir suyla dolu bir kova,
olarak kalmıştım dünyada.

Herkes kim bilir nerdedir-
şimdi? sevgilim... Kim bilir-
nerdesin?
Kalbim-ki bir gün durur-
var mıydı acaba?

Ölümü ve tuzlu
fıstıkları unutmadım.
hayat tuzlu fıstıkları.
Sarhoşlar kusardı bir de
ben varken orda. Dünya'da
1965 yılında.
Bir savaş ve hüzün korkusuyla
kahvelere dolardı insanlar.
Sevgilim! Sevgilim!
"Kanayan yerim benim"
çürük yumurta, bayat pastırma
ve
bamya yenilen bir lokantada
mareşal fevzi çakmak, koca yusuf
dünya güzeli fatma
dostumdular.
Ben o şehirde yalnızdım
bunu kimseler bilmez
gidip gidip rıhtıma
dururdum.
Kör bir dilenci vardı, o da-
dostumdu, beni-
evlendirmek isterdi kızıyla.
Ben içimde bir acıyla
boyna bir resim yapardım.
Sarı kurdeleli kızlara-
hikayeler anlatırdım hatta
uzak dünyalar ve
albert aynştayn hakkında.
Onlar
uzun uzun susarlardı.
Güzelim kızlar, Hürriyet-
gaztesi okurlardı
Ses ve Hafta

Her şey o kadar birbirinin
aynıydı, hayat-
akıp gidiyordu sıkıntıyla.
Domino taşlarına ve
bir nehrin akışına benzeyen
cesur ve genç hayat. Akıp giden.
Kitapçı vitrinlerini
ve
alanları hızla eskiten-
hayat, bazen-
beni heyecanlandırırdı.
Yağmurlu, ıhlamur ağaçlı bir yolda
kocaman eflatun bir güneş
tıkanırdı gırtlağıma
onu karnıma sokardım.
Güneşi, göğsüme ve karnıma.
Akşam-
beni bulurdu bir koyda.
Kırlara doğru
koşardım bir bağırtıyla.
Az önce ıslanmış kırlara,
serin ve bereketli,
her zaman bağışlayan,
o taze ve hüzün-
anası kırlara...

Sevgilim! Sevgilim!
Gece-
yürüyor.
Dünya-
yürüyor ordularla.
Kitaplara ve matbaacı-
çıraklarıyla. İçimde-
bir dağ çeşmesi akıyor...
Sabah oldu oluyor anında-
eski, külüstür, kömür-
yüklü sarı bir kamyonla
yanında durmuştuk, orman-
battaniyeliydi hala.
Bir hastane odasında-
sabaha karşı, yaralı-
bir onbaşı gibi uyuyordu.
Sabaha-
karşı bir hastane odasında-
aklıma çanlar geliyor.
Bir adam-
kesik çocuk başları satıyor.
Yeniden
hüzünle başlıyorum bir-
romana...

''ATAOL BEHRAMOĞLU''

göçmenoğlu
07.02.2013, 15:48
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Birde seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde..

AHMET TELLİ

göçmenoğlu
09.02.2013, 16:23
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek aşkımız..

''Attila ilhan''

göçmenoğlu
09.02.2013, 16:26
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Ölmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin...

''Attila ilhan''

göçmenoğlu
04.03.2013, 13:47
Üşüdüm dolunaylı gecelerde
Baktığımda gökyüzüne yıldız kaydığında
Hissettin mi hiç
Ağrıdımı sebepsizce sol yanın
İçin titredi mi sıcak yaz gecelerinde
Karanlıkta boğuldunmu sessiz
Üsüdünmü hiç

Kaderime ayrılığı yazdığından beri
Ömrüme sensizligi

Alıp başımı gittim senin kentinden
Gittim gitmesinde nerdeyim ?
Dört bir yanım karanlık
Uzağım dünümden
Yarınım bana uzak
Titreyen bedenim
Dilime kelepçe vurdum
Duman duman gözlerim
Üşüyorum ben

Geçmişi yazıyorum bu kentte şimdi
Zamanı yudumluyorum sevdigim
Sarardımya hani seni kollarımla
Üşümenden korkardım
Gurbetin demini içiyorum
Üşüyorum ben

Kalabalık içinde sessizce dolaştım
Yokluğunun farkına varınca
Bir kibrit çaktım
Çam ormanıma düşürdüm
Bıraktım duman duman tütsün

Varsın yaksın kainatı
Tutuşdursun üşüyen benliğimi
Nasılsa sevdigim
Kendi külleri yazar
Her aşk’ın tarihini...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.03.2013, 13:49
Bir ben kaldım
p a r a m p a r ç a
bir ben
bir de sen
içimde can çekişmekte olan…

saplanıyor yokluğun can boşluğuma
hançer gibi
canı acıyor yürek çıkınımda taşıdığım anıIarın
âşık olmak aşkı bulmak değilmiş
anladım
paralayışımda kendimi delice ...

düşmüştüm çoktan mum karası dudaklarına
sarhoştum körkütük aşktan
lanet olsun!..

kucaklıyorum özlemleri giyen resimleri
her yanımda hasret
her yanım sen(s)sizlik
dönsem hangi yana ...

yansıyor yüzüm kalbimde kırılan aynalarda
kanatıyor kırıklar düşlerimi...

o y s a
ölmüştü çoktan içimde uçuşan kelebekler
ve çoktan göç etmişti
kalbimde çırpınan kırlangıçlar
son defa öper gibi bir ölünün gözlerinden
uçup gittin sen...

çıplak umutlarla kalakaldım düş yanında
duvarlar kör
dilsiz duvarlar
duvarlar sağır…

boğulurken avaz avaz seste
sağır mı kesilmişti tüm kulaklar
hiç mi duyulmuyor yoksa?

topluyorum gözyaşlarımı şimdi
hayatın avuçlarına döktüğüm
bin parçaya bölünen ruhumu
gölge oyunlarını
hasretini dört yanımın
sancısını sol yanımın
t o p l u y o r u m
ruhumun sur’una üflenen yalnızlığımı da…

uykusundayım kirpiğimdeki sensizliğin
vurulan çocuk gibi rüyasında
düş yorgunuyum…

çöküyor aşkın ikindisi
zemheri gecelerime ...
elleri soğuk, boğuk nefesim
sensizlik kadar...

eskittim güfteler
ucu hasrete dokunan
adına sen dediğim
aşk, sensizliğin sureti
ayrılık gölgesi…

y ı k ı y o r u m
göğsümdeki sevda lekesini
yakıyorum içimi zehirleyen cümleleri
sarıyorum içimde kanayan yaralarımı
astığından beri ömrüme yokluğunu
k a l b i m d e
taşıyor gidişinin ayak izlerini
veda kokan tüm aşklar...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.03.2013, 13:51
Dağıttın zamanı, en olmaz yerinde
Dağıldım yine;
Darmadağınım,
Bu bayram da…
"Mutlu musun, aşkım sen nasılsın acaba oralarda?"
Bu yalnızlık kader değil;
Günahım olsan da,
Masumca sana yandım,
Seni sevdim sevdiğim!..
O kalbine söyle...
Sen onunla asla benim gibi yanamazsın,
Benim kadar sevemezsin…
Anlayamazsın!..
Hiçbir bayram buluşamasak da,
Kendinle barış'amazsın!..
İyice duyarsızlaştın,
Bense inceden inceye yine aklımı, yüreğimi
Benliğimi, dilimdeki cümleleri
Sana sardım sarıldım, duygusallaştım…
Sızım sızlayan yanım sitemkârım sana…
Bir gün o son kelimeyi söylediğimde,
Üzerine alınacaksın...
İşte o zaman yanacaksın,
Beni anlayacaksın!..
Ne fayda,
Ne fayda sevdiğim...
Beni, hiç kimseye benzetemeyeceksin,
İçin yanacak...
Ve
İşte o gün gerçekten,
Belki de hayatında ilk defa
Sende ağlayacaksın,
Ağlayacaksın!..

Ve ben sana kıyamayıp,
Dönüp yine sarılacağım, birlikte canım
Birlikte,
Birlikte deyip!..
Sana katılıp, sıkı sıkı sarılıp
Hıçkırıklar eşliğinde birlikte ağlayacağız
Ayrı ayrı geçirilen zamana...
Ve
Yine,
Ayrılamayacağız!..

"Bizi kim susturur o an bilmem amma, biz bir daha hiç ağlamayalım sevdiğim... Hiç!.."

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.03.2013, 13:52
Uzaklarına eridim soğuklarının, en yakın mesafede
Kaç kaçış gizliydi gülümseyişinde
Kaç yalan daha vardı
Sevgi sözlerinde
Bir merhaba başlangıçtı
Elvedası yaşanan günlerde

Kükredi gök
Yağdı yağmur
Ne çokmuş eteğimizdeki taşlar
Sesimizde çığlık hesaplaşmalar
Fırlatıp atamadık taşları engin denizlere
Her biri birbirimizin yüzüne
Bulaşan bizim kanımız ellerimize

Çarp kapıları çık ne çıkar?

Vakit akşam
Sabaha çok var
Durmaz durduğu gibi şişede
Seninde
Durmadığın gibi kalıbında o cüssenle

Bitsin
Bitir ne kaldıysa
Şizofren aşktan kalan
Dağıt,
Kes at kangren olmuş duyguları
Kalmasa elinde tek uzuv ne çıkar?
Doğacaksın
İlk doğduğun gibi tekrar

Dinle şimdi
Hiç duymadığın sessizliğimi
Bu sesler
Nafile geçmiş yıllarımın
Ayak sesleri
İçimde kül ettiğin
Yaşam sevinci…

Hadi çöplendiğin kibrit ucu kadar ateş ol şimdi ...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
13.03.2013, 16:34
Kimliğimi unutmuş, akılsız yüreğim elimde
Zamana bir yolculuğa başlamışsam
Ve o zaman bir meçhule götürüyorsa beni,
Kavaklarımda yeller esmeye başlamışsa
Göğsümün hırıltısı değil,
Sevgi yapraklarımın hışırtısı ise aşina suratlarca duyulan
Suç olsa neye yarar, aklımın düşündükleri…

Mavi bir düşün karanlığına esir olmuş
Giyinmişsem al sevdayı entari gibi üstüme,
sigara dumanlarını almışsam
sen diye avucumun içine,
Gururum meyhane önlerinde
oluyorsam şarapçı şişesi,
Çözülmüşse etek düğmem iliğinden
Esiri olmuşsa hislerimin,
Suç olsa neye yarar, aklımın düşündükleri...

Akılsız yüreğim buselerini kondurduğunda
kalbinin üstüne;
Deniz martılarıyla buluşup oynaşıyorsa,
Aheste gönlüm haykırıyorsa sana coşkusunu,
Mavi bahar kokan saçlarında parmaklarım dolaşıyor
Unuttuğum, özlediğim kokular...
İliklerime kadar işliyorsa,
Ağzımdan çıkan sese engel olamıyor, boşboğazlaşıyor
Ve ipe sapa gelmez şeyler söylüyorsam,
Nabzımın hızına sayılar yetişemiyorsa
Yasıyorsam yaşamımdaki ilkleri,
Önceliğim sen oluyorsan
Suç olsa neye yarar, aklımın düşündükleri...

Güneş ve aya sitemlerim çoğalıyorsa yokluğunda;
Sevdan ile kalbimin derinleri acıyor,
Ateşlere düşüyorsam,
Gözlerim yağmurlar yükleniyor
kirpiklerim Sel içinde kalıyorsa sırılsıklam,
Öldürüyorsam gece ve gündüzü,
Gömüyorsam kendimi karanlığın mezarlığına
Suç olsa neye yarar, aklımın düşündükleri...

Her bir sözün şiir seli oluyorsa sayfalarca yazdığım
Susuz kalmış gönülleri fetih ediyorsa dizelerim;
Ve her birinin sevgilisi oluyorsa okudukları
Kimi buluşuyor, kimi akıtıyorsa gözyaşlarını
Dağ, taş sırtındaki sessizlikten sıyrılıyor,
dile gelip şakıyorsa
Suç olsa neye yarar, aklımın düşündükleri...

Sen!!
Benim gülen yanım, diğer yarım
Ve kalbimdeki son yolcum
Suç da olsa aklımın düşündükleri
Seni seviyorum...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
13.03.2013, 16:41
Bilinir bilinmez bir şarkının içinde kaybolurduk.
Biz en çok susmayı sevdik, sevmeyi sevemediğimiz kadar.
Koptuk ve dağıldık her şeye.
Giderken durduramadık birbirimizi.
Durdurmaya elin, elim, ellerimiz yetmedi.
Eğitemedim çocuk kalmış korkularını, yanılgılarını törpüleyemedim. Sana gerçekleri gösteremediğim gibi.

Giderken durdurmalıydın beni, yapmalıydın, yapamadın.
Durdurmaya gücün, gücüm, gücümüz yetmedi.
Belki de yoktu, biz var sandık.
İnsan isterse yolları aşıyor, sen kapının eşiğini aşıp gelemedin. Geldiğim gibi gidemedim, gittiğim gibi dönemedim yüzüne.
Sen, bildiğim sen değilsin artık.
Ben, bildiğin ben, değişemem.
Değişmelere suskun dudaklarım.

Şimdi acı, yolunu şaşırmış bir deniz kaplumbağası gibidir yüreğimde. Şaşkın ama inatçı.
Şimdi sen, adı geçmişte saklı ince bir sızı.
Şimdi biz, bir şarkıdan çalınmış iki nota gibiyiz.
Eksiğiz ve yokuz.
Dilsiz ama mutluyuz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Beni dışarıya göndermeyecektin, içerde tutacaktın, arkamdan gidişimi seyretmeyecektin, yollara yürümeyecektim, sesimi gidişlerde yitirmeyecektim. Sesimi geceye vermeyecektin.
Şimdi, kaldır gözlerini ve geceye bak. Sesimi gör yukarıda, ortada bırakılmış tellerimi. Densiz ama dengeli satırlarımın anlamını kavra. Geceye bak, sesimi kaydırma.

Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim, ayrılırken ama sen herkesin öğrettiğini yineledin.şimdi aşk, inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda..

Biz ki geceleri paylaştık, yastığı, şarkıları.
Biz ki sözleri paylaştık, kelimeleri.
Biz ki yüreği paylaşamadık, paylaşamadım galiba.
Nedendir bilmem, eksik kaldık korkulara.
Nutku tutulan gecelerin isimsiz sabahlarında, yanlış ve yangın kaldık.
Geride kalan kırık ezgiler ve yorgun ruhların dansı.

Sokağımın serseri gülüşü, gençliğimin asi sevgisi, isyanımın suskun gezgini. Gitmeye meyilli değildim, olduğum gibiydim, dinletemedim, dinletemedin, dinletemedik belki de.

Şimdi sen, aksak bir hüzün, nerede coşacağını bilmeyen.
Şimdi ben, değişemeyen bir şehir, nasıl sevileceğini bilen.
Şimdi biz, olmayan bir şeyiz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Konuşmak anlamsız, susmak kalabalık, ayrılık bulaşıcı.
Sevda, kör topal yürüyen bir dilenci gibidir artık.
Seni sevdim ama gönderdin. Gönderilince dönemiyorum.
Ben bir çiçeğim asi yanım, solunca aynı elde açamıyorum.

Susuyorum, susuyorsun, susuyorlar, suskularca....

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım dedim.
Gitmeyi öğrenmiştim, kalmayı öğretemediğim kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Gitmeyi giyinmiştim, yakıştırılmıştım veda sözlerine, merhabalara alıştırılamadığım kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Çok gitmiştim, söz gitmiştim, uzun gitmiştim, sesimi duyuramayacak kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazmaya giderken kendimden geçmişim.
Arkama dönüp baktım, sende beni gördüm, el salladım.
Artık çok geç, sendeki ben için çoktan bitmişim !..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
13.03.2013, 16:43
Yine duygularım ağır yaralı
Yine yanlış sevgiye yelken açtı yüreğim
Yine en imkansızı seçti

Bu defa başında belli yanlış yerde olduğu gönlümün
Bu sevdanın başı yanlış... Sonu yanlış...
Bu sevgi taa en başından yanlış.

Ama
Ne seni sevmekten..
Ne sana bakmaktan..
Nede seninle olmaktan..
Alamıyorum kendimi...Hapsoldum sana...

Gözlerine bakamıyorum
KORKUYORUM
Gözlerinin esiri olmaktan korkuyorum

Yasaksın bana...
Yasaksın gönlüme...
Yasaksın ömrüme...

Sana karşı koyamıyorum
Yaşadıklarımızın yanlış olduğunu bile bile
İhanet olduğunu bile bile sana karşı koyamıyorum

Gözlerinde kayboldum
Kalbinde hapsoldum
Canım çok yanacak biliyorum
Biliyorum yine yanlış yerdeyim

Biliyorum bu sevda yakacak beni
Çok iyi biliyorum yasaksın bana
Yasaksın gönlüme..yasaksın ömrüme..

Hapsettim bu gece sevgimi kalbime
Hapsettim gözlerini kalbime
Kilitledim kalbimi mühürledim..Çünkü...
Yasaksın bana başkasına aitsin bana yasaksın
yasaksın gönlüme..yasaksın ömrüme..
Ben böyle iyiyim...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
13.03.2013, 16:44
Aşkımı vurdular sırtından.
Yüreğimde korkarak sakladığım
Alevden sözleri çaldılar acımadan ..
Nerede ne zaman
Bir yıldız görsem
Sen aklıma gelirsin
Ağlarım…

Ellerim !
Ah o ellerim..
Unutulmuş anıları hiç bırakmayan ellerim…
Ben değil
O’nun seni sevmeye cesareti vardı.
Gözlerine düştüm ki
Bu âlemden derindi.

Sevdalara kanat çırpan yürekler,
Sadece senin yerindi.
Ay ışığı dökülmüş gecenin hülyâlarında,

Gizemli bir dünyanın
Hoş kokulu dalgasına yüreğimi astım.
Siyah saçlarına hüznü serdim.

Sense
Bir gece
Kapına dolunay vurdu diye terk ettin beni !

Ben yazgılara baş kaldırdım kör akşamlarda,
Sen
Kapanan kapıların eyvahını çarptın suratıma…

Yaşanmamışları yaşamaya
Öfkelerden derlenmiş
Siyah_beyaz sözleri
Sokak ışığı altında
Serseri rüzgârlara

Kendi ellerimle küfretmeye
Mâhkûm bıraktın beni
Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ?

Arka sokakların
Silinmiş kaldırımları gibi ezdin beni
Yazıklar olsun sana
Yazıklar olsun…

Gözlerin!
Ah o Gözlerim …
Ben değil, onlar gördü seni
Sonsuz bahar akşamlarında

O mavi gözlerin düştü gözlerime !
Ben boyadım gökyüzünü ,
Gözlerine benzesin diye …

Sense
Karalar bağladın bulutlara!
Güneşin ışıltısına gölge düşürdün
Rengârenk gökkuşağı küstü yağmurlara.
Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ?

Sevgimin hâyali
Sığar mı sanıyorsun yüreğine?
Bütün ömrümü
Sonralardan taptığım sana
Fedâ edeceğimi mi sanıyorsun?
Gözlerinden yaş değil
Kir akıyor gülüm!

Böyle hesapsız
Böyle kitapsız gözleri yakmalı mı,
Yoksa acı bir ifadeyle bakmalı mı?

Aradın ama olmadı
Mutluluk seni bulmadı.
Ve sen
Sen aşkı hiç hak etmedin

Sen ki;
Duygular aleminde duygusuz
Sen ki;
Sus-pus gecelerde uykusuz
Sen ki;
Ruhların ayak izlerinde ruhsuz

Sen ve yandaşların
Kendi karanlığınızda kayboldunuz.
Gök yüzünün maviliğinde,
Ufkun kızıllığında boğuldunuz..

Papatyalar dans ederken bahçelerde
Gözlerim ışıl ışıl yeşeriyordu.
Hiç duymamıştım sesini.
Hiç görmemiştim gözlerini
Hiç tatmamıştım böylesini

Acı zehrini de içirdin ya bana
Yazıklar olsun sana
Yazıklar olsun...!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
13.03.2013, 16:45
yorgunum
kalemim küs bu gece bana
bu gece şiirlerimde sen olmayacaksın
adının baş aşkını yazmayı unutacağım
şarap mahzenleri kapılarını ardına kadar kapadı bana bu gece
ve bu gece senin efkarın olmayacak kadehimde

odamı kapattım kendimle baş başa bıraktım
bu gece yalnızlıkla sevgiliyim sadece
sigaramın dumanı ışığımı kapatıyor bu gece yüzünü göremiyorum

gözlerime kandan sürmeler çektim bu gece
baktığım yerler kan kızıla boyanıyor
en derin boşluklara ulaşıyor çığlıklar ağıtlarını haykırarak

bu gece buluyorum kendimi girdaplarda savrulurken
arkamı dönüp bakamayacak kadar üşendim hayata artık
duyuyorum
telefonlarım inadına çalıyor gene
ve gene senin fotoğrafın inadına gülümsüyor
beni kahredercesine

hazırlıksız yakalandığım sonbaharların son gecesi bu
sen beni kendinsiz bıraktığından beri
kuşlar uçmayı unuttu şarkılar susmayı
tepemdem dibime ecel terleri besledim
hasretim boğulana dek
tamam olmayı öğrettin bana bu gece
sonu bilinmeyen bir cümlenin kim yaptı demesi oldum
ve eylemimi yitirmişim bu gece

bu gece
sana gelen herşey çoktan geçti buradan
ihtişam sefilce diz çöktü
ve ağaçlar döktü yapraklarını son kez
kış parkalarına saklandı mektuplar henüz yazılmadan
sanırım bitti artık
yaklaştım hayatın drama bağlayan hıçkırığına
galiba artık son vapurları uğurladım Üsküdardan
ve son kez ağladı martılar

ah sevgilim
otobüsler kalktı artık son duraklardan ve son elvedalar yapıldı
döküldü be dudaklardan betonlara son göz yaşları çaresizce
büyük pişmanlıklara saklandı artık anılar
son kez ağladı İstanbul son kez ağladı Kadıköy

senle yaşanacak artık hiçbir gece kalmadı bu gece
ve son öpüşüm bu sevgili
Seni Seviyorum..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
19.03.2013, 13:32
Yüreğimin sol yanına iltica etmiş illegal bir aşk'sın sen.
Bültenlerde adı okunmayan...

Öyle cesur öyle pervasızsın ki...
Nasıl tütüyorsun içimden dışa doğru bir bilsen.
Saçlarında “özlem” kokusu rüzgârlara karışan…
Hangi kent ne kadar saklar seni benden kendinde..
Hangi yürek “ suça yataklık” eder, yüreğimden başka?
Hüzünlerim hep “ kardelen” açtı görmüyor musun?
Görmüyor musun, bilmiyor musun?
Sensiz seni yaşar yüreğimin hazanları.. İçime sinsice sızmış illegal bir aşk'sın sen.
İhbar edemediğim! Sensizim…
Korsan gösterilerde savurduğun saçların gibi.
Savrukluğum ondan belki.
Sensizim…
Utangaç çaresiz bir çocuk umutlarım.
Ondan belki kapılardan kovulan bir dilenci gibi çaresizliğim….

Sensizim…
Ondan belki kıyısını arayan sular gibi dalgalanışım, durulmayışım.
Yalnız’ların gözyaşları ile büyüyen bir nehir.
Kıyısızlığımda sığınacak liman arayışım…
Bu acılarım ondan belki…
Ağlayışlarım iç’e.. çığlıklarım iç’e. Susuşlarım yâda öfkelerim sana da değil…
Acılarım ondan belki kanarken acıtan..
Acıtırken kan gölü olan….
Nasıl sensizim anlatamam.
Büyüdükçe “sen”leşen bir yüreği nasıl taşırım?
Nasıl korurum kör basan özlemlerden…
Yüreğimin sol yanına iltica etmiş illegal bir aşk’sın sen…
Güllere rengini veren.
Firari saatlerinde senin en yakınına ulaşmak için ne çok koşmuşum böyle?
Ne çok terlemişim böyle sana koşma telaşından;dokunma,sevme telaşından?.
Tek tek işaretlenmiş,tek tek üstüne sen’den bir şeyler karalanmış yürek sayfalarını kandan arındırmak için ne çok terlemişim?

Çok yorgunum sevgilim çok.
Sana sızmak istiyorum.
Sessiz ılık bir soluk gibi içini heyecanlandıran.
Düşlerinin içine bir çığlık gibi düşmek;düşlerinle sevmek istiyorum
Saçlarının ıslaklığından kandırmak istiyorum yüreğimi.
Gözlerinin o amansız duldasız bir can pazarı ışıltılarından kendi karanlığımı aydınlatmak istiyorum.
Yüreğime düşmüş illegal bir aşksın sen.
O yüzden belki seni ihbar edemeyişlerim…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
19.03.2013, 13:35
Satırlarıma ‘sen’ değil,

Özlemin dökülüyor…
Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…
Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu

Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…
Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…
Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan
Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…
Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz…
Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen…

Oysa,
Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…
Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da…

Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
Ve bilmek bahane değil ‘bana’…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Ve görmüyorsun…
Sana gözlerim değil,
Yüreğim…
Bedenim…

Ağlıyor !..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
19.03.2013, 13:53
Yağmurun yeni ıslattığı taze toprağın kokusunu duyduğunda aklına ben gelmek isterim.
Ya da gözlerin denizin maviliğine daldığında…
Uzakta ufuk çizgisinde sadece dumanı görünen o geminin içinde benim olduğumu düşünmeni isterim.
Küçük bir meyhanede, rakıya meze yapıp içerken ve birbiri ardına özlem şarkılarını dinlerken yanında ben olmak isterim.

Çakır keyif olup, masadan kalktığında, sokakta hafif hafif sallanarak yürürken de…
Beni hatırlamak istersen, her yeni doğan günle birlikte çıkarım karşına, güneş olur ışığımla aydınlatırım seni.
Buram buram bir kahve kokusu olurum.
Sokakta oynayan çocukların sesinde işe gitme telaşına düşmüş insanların gözünde, yere düşmüş yaprakların çıtırtısında bulursun beni.
İstersen, duyduğun her ses beni hatırlatacaktır sana.

Bazen bir kuş olup öterim pencerende.
Bazen bir tren gibi tıkırtılarla geçerim önünden.
Sözlerini ezbere bildiğin ve söylemekten asla bıkmadığın şarkı olurum.
Sen o şarkıyı değil beni söylersin aslında.
Beni görmek istersen hep karşında olurum.
Gökyüzündeki beyaz bulutların arasındayım, ben.
Başını yukarı kaldırman yeterli beni görmek için.

Yolda rastladığın herkes benimdir aslında. Dostlara selam verirken o selamı ben alırım.
Komşunun hatırını sorarken aslında bana “Nasılsın” demişsindir.
Benimle çıkarsın yola her sabah, akşam evine benimle dönersin. Gittiğin her yere gelirim seninle.
Sen yorulduğunda yorulurum ben de.

Sen oturduğunda oturur, kalktığında kalkarım.
Eğer istersen bütün gece başucunda saçını okşarım sen uyurken.
Yüzünde gülümsemeyle uykuya dalışını izlerim.
Bana dokunmak istersen bir çiçeğin yapraklarında olurum ben.
Yeşilin, kırmızının, sarının mavinin en canlısındayım.
Elini uzattığın her yerdeyim.

Dokunmak istersen bana kendine dokun.
Çünkü ben her zaman sendeyim.
Dudaklarındaki ateşim, tenindeki sıcaklık.
Vücudunu ürperten rüzgârım ben.
Hep sendeyim ben.
Oradayım, beni görmek istediğin yerde.

Yüreğinde..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
02.04.2013, 17:57
Yine mi dönüyorum hüzünlü saatlere?
Oysa geceye beş kala çağırışlarını duymuştum. Belki sensindir diye bir umut kapladı içimi...

Nafile, sana uzanan bütün yollar kapalı...Öğrendim..Evet geç de olsa öğrendim bunu, çok geç olsa da...
Uzaklardan bir ses olmak istedi bir dostum, uzaklardan bir el...Üşüme diye...
Olamadı, olamazdı, yokluğun her şeyden daha soğuktu.
Yokluğun soğuk, yokluğun buz gibi...

Hani öyle üşürsün ki, artık hiç bir şey hissetmez uzuvların, uyuşur kalır da manasız bir donukluğun çizgileri oluşur, ardından bir kabuk içindeki parçalanmayı döker, ezip de geçer tüm bedenini, acısı en derinden gelir de yakar her yerini...
İşte ben de öyle üşüdüm gece yarısını beş geçe...
Manasız buluyorum sanki artık her şeyi.

Sevgi deseler sadece bir iç çekebilirim, sonra gülüp geçerim gibi geliyor.
Aşkı sorsalar, aynı dili mi konuşuyoruz diye anlamsızca bakabilirim gözlerine...
Anlatın derim durmayın, bırakın tüm şiirleri, şarkıları, masalları...
Dokunabilir miyim aşka, dokunabilir miyim ellerimle diye sorarım, geçer mi üşümesi yüreğimin, geçer mi üşümesi içimin...
Aşk dediğiniz şey gelince ansızın, anlar mı beni aşkla gelen, beni ben olduğum için mi, kendi var ettiği için mi ister...Varolanlara, benden kalanlara hoş geldin mi der, yoksa bir iki zaman sonra herkes gibi o da mı çekip gider?

Bakışlarım dondu sanki, yüreğim donunca...Nasıl da manasız bakıyorum etrafa.
Görmesin istiyorum hiç kimse gözlerimi, görmesin hiç kimse hüzün tanelerimi...
Susuyorum artık derin derin. Nasıl da konuşmak istiyorum oysa. Saatlerce susmadan konuşmak istiyorum. Tüm biriktirdiklerimi en başından başlayıp sonuna kadar anlatmak istiyorum. Anlatmak yetmez biliyorum, anlaşılmak da istiyorum...

Bir el istiyorum başımda...
Saçlarıma dokunsun istiyorum, tüm bedenimden söküp alsın yalnızlığımı tılsımıyla...Bir el istiyorum dokunsun saçlarıma yumuşacık ve alsın tüm donuklukları usulca.

Bir göz istiyorum gözlerimde...
Anlamsız bakan gözlerimin içini görsün, hala arkalarda kalmış ışık huzmelerinin içine dalsın, çıkarsın tüm umutlarımı eski sandığın içinden, açsın da ışığı ile umut olsun yollarıma, yolum olsun yordamım olsun istiyorum...

Bir omuz istiyorum...
Başımı yaslayıp uzun uzun ağlayabileceğim. Yıllardır biriktirdiğim hüzün tanelerini tek tek dökebileceğim bir omuz...
Ona yaslanınca her şeyi unutmak istiyorum, sıcacık olmak...İçimi huzur kaplasın, hiç konuşmadan saatlerde orada kalmak , hiç konuşmadan anlaşılabilmek istiyorum...

Biliyorum ne de çok şey istiyorum...
Bunların sadece puslu bir hayal olduğunu da biliyorum.
Seni bende var edişimi, aslında sadece bende olduğunu, aslında sadece bir hayal olduğunu çok iyi biliyorum.
Ama yine de seni çok özlüyorum, yine de çok üşüyorum ve yine de seni istiyorum...

Ben hüzünlerime geri dönüyorum...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
02.04.2013, 18:01
Bir yanım karanlık,
Bir yanım özlem….
Ne şafaklar açtı gözlerimde
Ne de ağıtlar yükleyebildim zemherilere…
Yok saydım
Sevdanın hükümlerini..
Ne umutları erteleyebildim…
Nede mil çekebildim zamanın gözlerine…
Sadece hasreti çoğalttım
Öpmeyi bekleyen şafakta….

Uzanıp tutsam
Avuçlarında ki hüzünleri…
Ninniler toplasam gökyüzünden
Kirpiklerin için…
Uykularına sığmayan düşlerinden
Umutlar büyütsem
mavi mavi….istermiydin….

Şimdi meydan okuyor gece
yıldızlarıma…
Ne suçu var ayışığının..
Masumca gülümsüyor gökyüzünde..
Haberi yok
İçimde ölenlerden…
Benden arta kalanları
Söylemedim ona…

Bir yanım sen…
Diğer yanım yine sen…
Cemrelerle değişiyorum hasretleri…
İçime sığmayan çocukluğuma
Anlatamıyorum sensizliği….
Çizikler atıyorum gökyüzüne
Döneceğin günü hesaplıyorum…
İstiyorum ki dönmesen de
Sana ait bir şeyler kalsın bende…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
02.04.2013, 18:04
Gel de Unut Şimdi Gideni Hiç bu kadar kaçmayı istememiştim kendimden,
Bu kadar perişan olmamıştı yüreğim...
Gittin ya sen,
Bittin ya...
Oysaki biz o hazan mevsiminde,
Oysaki biz hayatın sahteliğinde,
En gerçek duyguların hüküm sürdüğü,
Bir aşk filminde,
Kahramandık seninle...
Sen sevdayı oynuyordun,
Ben sevdanın peşinde...
Nereye çeksen oraya gidiyordu yüreğim,
Açık denizde kürek çekiyormuş meğer sevda,
Ulaşabileceği ne ıssız bir ada,
Nede bu yolun sonunda gerçek bir sevda varmış...
Yalanmış oysaki sevgili,
Aslındalar düşmüyor dilimden,
Aslında o hiç sevmemiş beni...
Ben bu sevdanın senaryosunu yanlış okumuşum anlaşılan...
Hüsranla bitiyormuş bu filmin sonu,
Sevgili bir anda,
Zamansız,
Yıkıp gidiyormuş her şeyi...
Kalana bakakalmak kalıyormuş gidenin ardından geri...
Ben sevmeleri beceremedim,
Sevdiğim giderken oturup bir köşeye düşünmekle yetindim,
Bak bitti,
Ve gitti...
Son şiirim sana,
Son sevda haykırışları,
Unutur muyum?
İşte onu bilemem...
Bilinmez düşünceler esir aldı ruhumu,
Yaşar mıyım?
Söz veremem...
Bir filmin iki aşığı gibiydik oysaki...
Şimdi sen bu filmin çekip giden aşığı,
Ben geri kalan kalp kırıklarını toplamakla yetinen zavallı...
Bir sevda bu kadar mı yıkar adamı?
Yıkar,
Yıkıyormuş,
Öğrendim...
Gitmen son değil başlangıç oysaki
Sen belki her adımda unuttun beni,
Ama ben nasıl unuturum seni?
Hadi kara sevdaya tutkun yüreğim,
Gel de unut şimdi gideni...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
02.04.2013, 18:06
Dokunma iki gözüm sorma
ben kimim,adım ne,nereden geldim
Kim açtı bu kahrolası çukurları yüreğimde
Kimi sevdim, kime özlemim
Kaç yıl sevda doldu iliklerime
kaç yıl eksildim..
Tut ki bir pınarım suyu kesik
Akamadım nazlı nehirlere
Tut ki
susturulmuş binlerce türküyüm
Baştan başa aşk ve ateş.
Say ki,küle gömülmüş bir sevdadan
düşleri işlenmiş bir yaranın acısı damlıyor içerime
Hasretin alevi damlıyor
Uzun zaman evveldi
Toplayıp suskularımı bir denize fırlattım
Yalnız balıklar görsün
Yalnız balıklar öpsün diye gözyaşlarımı
Sorma ben kimim,yaşım kaç?
Nasıl düştüm bu kaldırım taşlarına
Ne anılar geçti üzerimden,ne acılar,ne ihanetler
Bütün sevdiklerim kırgın
Tut ki incinmiş bir gülüşüm
Gecikmiş bir düş
Bir ateşin çemberin de yarım kalmış sevinçler kanayan.
Tut ki kar altın da sevincim
Bütün mevsimlere küsüm,
Anasız babasız bir öksüzüm.
Kanadı kırık bir serçeyim tut ki dağlar da koparılmış kınalı bir çiçek..
Ateşin zulmünü gördüm,suyun ihanetini
Baştanbaşa aşk , baştanbaşa hasret
Susturulmuş milyonlarca türküyüm
Dokunma iki gözüm sorma
Ben kimim,adım ne,nereden geldim , neden acılı dolaşır damarım da kanım?
Bir sarı çiçek bir sarmaşık belki
Çözer dilini yüreğimin
Upuzun yolların düğümlediği ihanetlerin kilitlediği.....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
04.04.2013, 18:07
Bazen usulca akar gözümden yaşlar,
Hani çocuksu bağlılık var ya sevgiliye,
Hani bir gün gelecekti ya,
O yüzden usulca akıyor, gözyaşlarım.
Kimse duymasın diye sıkıyor kendimi.
Avazı çıktığı kadar bağırıyor yüreğim.
Yine de sus diyorum.

Kimse bilmesin çaresizliğini
Çünkü ben herkesin bildiği,
Ne olursa olsun yıkılmayan, güçlü bir kadınım, onların gözünde.
dimdik ayakta durmalıyım.
Bu yüzden içime akıtıyorum gözyaşlarımı.
Damla damla oluyor,
Ve her gecen gün yüreğime sığmıyor, taşıyor.
Bedenimi sızlatıyor adeta.
Ama yinede susuyorum.

Gelecek ya sevgili!
Bu da geçer diyorum.
Gözlerim ufukta, onun yolunu bekliyorum.
Ama yıllar ardı ardına kovalarken birbirini,
ne gelen vardı,ne giden
Giden benden oluyor sadece.
Ömrüm tükeniyor,
Sabrım bitiyor..
Yine de yılmıyor ve diyorum ki;
Hani bir gün geleceksin ya sevgili
Gel artık yeter..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.04.2013, 17:01
Kalemim elimde, boş bir sayfaya yazdım seni
Adını sensiz yazılarıma koydum…
Yalnızlığı sen, düşlerimi ben koydum…
Zifiri karanlık odamda, sadece senle oldum..
Yüreğim uçtu, duvarlarıma vurdu
Nefesim daraldı, yuttum sevdamı içinde ne varsa…
Duvarlar dillendi sensizliğimin acısından !
Sensiz yakarışlarım
Irmak olup taştı
Hazan oldu,hüzünlendim..
Boran oldu,üşüdüm..
Karanlık oldu..
Karanlığa bıraktım sensizliğimi hissedilebildiğimce !
Ben konuştum, sen dinledin…
Ben sustum…
Sen suskunluğumu dinledin..
Sen dinledikçe,
Sevdim seni çığlık gibi olan korkunç yalnızlığımla..
Sarıldım kuytu gecelerime…!

Ne şikayet ettim nede senden bıktım..
Sensiz gecelerimde, adı sensiz olan, sensizliğimi…
Sana rehin bıraktım ruhumun acılarıyla..
Yine sensizliğe alabildiğince koştuğum bir gecede,
Hayallerim acıttı yüreğimi..
Geçti önümden birer birer..
Yüreğimi gördüm ellerinde
Karanlığımsa en ücra köşende..
Parça,parça oldu yüreğim gözlerimin önünde..
Tutamadım,yetişemedim
Ellerindeki yüreğime !
İşte o gece,
Sensizliği yaktım sayfalarca..
Ben konuştum..
Gene sen dinledin..
Öyle sensizdi ki karanlık odam..
Ben sordum,sen dahada sustun..
İsyankar sorularıma cevapsızdı sensizliğim ..
Sen hep sustun, ben ağladım umutsuzca..
Olmadı bir tanem
Suskunluğun..

Sensizliğime çare olmadı…
Karanlık odam yıkıldı üzerime..
Dünyam karardı nefesim daraldı, sensizliğimle…
Yutkundum,yıkılan odama baktım
Kaldırdığım her tuğlada sen çıktın karşıma..
Sebebim oldun..
Yüreğimi yakan kelime sen oldun…
Sensizliği,sensizliğime anlattım gecelerce
Olmadı..
Ben sensiz kalamadım..
Hiçbir gece..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.04.2013, 17:06
Hani olur ya bazen,yalnız kalırsın,oyalanabileceğin her yolu denersin
olmaz...
sonra da yapacak birşeyin kalmadığında oturur düşünmeye başlarsın seni üzen şeyleri...
bir nevi kendi kendine acı çektirirsin..
sonunda deli gibi ağlayacağını bildiğin halde yine de düşünürsün..
her güzel saniyeyi sanki tekrar yaşıyomuşsun gibi yüreğinde hissedersin..
O'nu hatırlatan herşeyi yaparsın..
resimlerine bakarsın..sana attığı mesajları okursun ve en çok da hep aynı şarkıyı dinlersin..
ağlamaktan gözlerin şişse de..artık yüreğin dayanmasa da inadına düşünmeye devam edersin..
O hep aynı yerdedir sende..ama aynı zamanda da yoktur..
aslında içini acıtan da budur..yüreğindeki közleri yeniden alevlendiren de...aslında aynı yerdedir..ama yoktur..
aranda kilometrelerce mesafe olmasına rağmen sen istediğin için nefes kadar yakındır..ama O istediği için de yıldızlar kadar uzak..
nerde olduğunu unutursun kendini soyutlar sadece O'nu ve yaşattıklarını düşünürsün..
yüzünü güldürdüğü her anı..sesini duyduğun her anı..
O bilmese de yüreğinin derinlerinde hep O'na kavuşmanın hayalini kurarsın, hem de imkansız olduğunu bile bile..
hep O'na sarılırsın düşlerinde..gözlerinin içine bakarsın taaki kendini görünceye kadar..
hep O'nunla dans edersin her zaman dinlediğin ve sana sadece O'nu hatırlatan şarkıda..
yaşadığın yalnızlığa inat her saniye O'nu düşlersin sanki pat diye kapıdan girecekmiş gibi...
yüreğinde sadece O'na ait bir dünya kurarsın ve hep o dünyada yaşatırsın O'nu....
ve dilinde hep aynı cümle...Aşk..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
18.04.2013, 16:54
Tarifsiz bir sevdada kimliksiz bir sessizliktin
Haykırışlarla çağlarken yüreğim durgun limanımdın
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun

Fırtınalarda yolunu kaybeden gemi misali
Rotasız ve pusulasız kalmışken yüreğim
Ve hoyratça savrulurken bir limandan bir limana
Teslim olmuşken kaderine
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun..

Bakmaya kıyamazken gözlerine
Tutmaya cesaret edemezken ellerini.
Ve bütün cümlelerin sustuğu o yerde
Sessiz bir haykırıştı yüreğim
Eşsiz bir mutluluktu yaşadığım
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.

Son bahar yaprakları dökülürken içimden
Hazanı yasarken bahar kokulu sabahlar da
Yüreğim üşürdü gözlerimden sel olup akan yağmurda
Sırılsıklam ıslanırken ruhum
Solmuştu bahçemde ki tüm güller
Sen o bahçemdeki açan tek güldün
Sen adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.
Dağ çiçeğim yaban gülüm asi sevdam.
Saçının bir teline bir ömür adadığım
Gözündeki bir damla yaşına şehirleri yaktığım
İsyanım feryadım kavuşulmazım
Sen vazgeçemeyeceğim yasaklım
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Sen benim yanı başımdaki uzağım
Sen benim uzağımdaki en yakınım
Dokunmam yasak sevmem yasak
Sensiz bu hayatta yaşamak tuzak
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Sisli bir gecede ses olup da gel
Bir sonbahar gününde yağmur olup da gel
Soğuk bir kış gününde rüzgar olup da gel
Ilık bir yaz gecesinde düş olup da gel
sen bana yasaklarından sıyrılıp da gel
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Bir gün gelirde tutarsam ellerini
Bakarsam gözlerine sevgi dolu
Doğarsa sende yeniden bu beden
Ve o gün verirsem şayet son nefesimi
Ölmeden haykırmak isterim son bir kez
Sen adını koyamadığım
sen yaban gülüm sen dağ çiçeğim
sen ruhu revanım sen yaşama sevincim
yasaklım adı bende saklım
senin adın kavuşmak olsun
senin adın
senin adın seviyorum olsun
seviyorum olsun ..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
19.04.2013, 12:20
Okyanusun derinliklerin de.. kaybolmuşum.
Aşkım,sevdam sa…girdabların pençesinde tutsak…
Başım sa… amansız dönmelerde…
Kısır döngülerdeyim yine bu gece.
Yüreğimse gel gitler yaşıyor zaman ,zaman….
Askım ! met…ben ! cezir …
Gelip..gitmelerdeyiz yine bu gece..
Bazen.. çoşkulu kabarmakta aşk…
Bazen de.. sinsice kaybolmakta ..
Bu amansız kayboluşların,
Bu gelip, gidişlerin,
Aşkımı oyuncak edişlerinden.bıktım…
İnan… bıktım ve yoruldum…
Şimdi ise.. Aşkımı,sevdamı ve birde seni,
Okyanusun derinliklerine gömdüm .
Prangalar vurdum girdapların pençesine..
Bir daha hiç..çıkmayasın diye karşıma….
Artık yeni bir aşka..yeni bir sevdaya doğru..
Merhaba demek için yelken açıyorum…
Aşktan , sevdadan yana ne varsa…
Katıp koydum önüme…..
Denizin maviliklerinden süzülüp..
İnbat olup, esmeliyimi şimdi yüreğine..
Yada meltem olup.akmalıyım…
Ege sıcaklığında Ilik…ılık…nefesine…
İşte sevgili geldim…..
Sana geldim. Demeliyim….
Tüm doğrularımla…
Yalansız ve riyasız ,
Sana geldim …
Bunlara ramen bana.,
Yüz çevirmezsin dimi..?
Açarsın gönül kapını…Ardına dek…
Sonra sevinçlerim ol…Bayramlarım ol..
Kısacası her şeyim ol derim sana.! olurmusun..?
Olursun. dimi..? Biliyorum. olursun..
Beni seversin…..?
Zira.. Ben seni…!
Seni tanımadan önce sevdim….
Bakışını sevdim..duruşunu sevdim..
Şimdi de..seni sevmek istiyorum .
Yalansız ca….Riyasız ca…
Aşka hasret..sevdalara hasret..
Bu yüreğimle seni sevmek…
Sevilmek istiyorum….
Yüreğimin derinliklerinde …
Öylesine sevgiler.. varkii…
Öylesine aşklar.. gizliki…
Görünce…sen bile şaşıracaksın..
Aşkımdan bıkıncaya dek…
Yoruluncaya dek seveceğimi seni..
Ah.. bir bilsen..bir bilsen sevgili….
Şimdi soruyorum sana.? son kez ,
Sen de severmisin Beni?.Benim gibi…?
Sonsuz ve sınırsızca. Sevebilirmisin..?
Herşeyim ol dediğimde.. olurmusun…?
Herşeyim olurmusun sevgili ?
olabilirmisin…?
Olursun dimi…?
biliyorum olursun…
olabilirsin…

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
19.04.2013, 12:22
Sana bir şiir yazacağım menekşe yaprağına
burcu, burcu sevgi kokacak her kelimesi
aşkın iksirini dökeceğim tüm hecelere
bekle
sevdasına kurban olduğum
simdi sisler çökmüş yüreğime
karlar yağar düşlerime
hele bir bahar gelsin
dallar tomurcuk versin
iste o zaman böyle kelepçede kalmayacak duygular
güvercinler uçuracağım senin göklerine
sana bir şiir yazacağım içinde hasret olmayan
güneş doğacak kaf dağından
geceler böyle avare, yaşanan saatler böyle
sessiz olmayacak
sana yemin gözbebeğim
artık aşkımızın ateş rengi gülleri solmayacak
bu son fasıl olacak gönlümüzde açıdan,
kederden yana
ben saçının bir teline sevapları satmışım
kalbinin her kösesine geçmiş gelecek
yıllarımı yazmışım
senin ırmaklarında yaşanacak en büyük
günahlar
şu bulutlar bir dağılsın
nerde olduğumuzu bilelim
dudakların kadehler de dudak izlerimi
aramayacak
hele dönsün su mevsim
bu yalnızlığın, kimsesizliğin uğultusunda
gidecek kulaklarımızdan
bir şarkı dinleteceğim sana sevdadan yana
kelimeler böyle kifayetsiz kalmayacak
böyle mühürlü olmayacak dudaklarım
sen yüreğimde sır değil, sözcüklerimde
yangınım olacaksın
bu sevda böyle sürgünlerde, böyle tutuklu
kalmayacak bi’ tanem
bekle sevdiğim
fidanlar yeşersin, acilsin su hasrete uzayan
yollar, karlı dağlar
göçmen kuşlar dönsün yuvaya
bu havanın nemidir bi’ tanem
sen nisan yağmurlarına sakla sevdayla
yanan bedenini
baharda ıslanmalı güz vurmuş dudaklar
istemem beni böyle perişan, böyle çaresiz
göresin
bahara bıraktım umutları
bir yeşersin su menekşeler, sümbüller
iste o zaman değmeli gözlerin gözlerime
iste o zaman bir şiir yazacağım sana menekşe
yaprağına
iste o zaman bir sevda getireceğim sana
sırılsıklam...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
25.04.2013, 15:33
Duymuyor musun sesini.?
Şşşşşşt...
Sessiz ol biraz... Kulak ver...Hâlâ yok mu.?
O zaman önce yerini bulmalısın.
Hayır, ben yardım edemem, sen bulmalısın; ama, tarif
edebilirim.
Önce tüm düşüncelerinden sıyrıl... Kendini sadece buna
odakla...
Kapat gözlerini.
Bu arayışta gözlerin yardımcı olamaz sana. ,
Elini göğsünün üzerine koy. Biraz bekle, sakince nefes al,
heyecanlanma...
Şimdi elini yavaşça sol tarafına götür. Hayır , aşağı doğru
değil, daha yukarıda.
Sol koluna doğru.Evet, iyi gidiyorsun, parmaklarının altında hisset.
Bir değişiklik var mı.?
Elinin altında bir şeyin attığını hissediyor musun.?
Hayır mı.? Yanlış yerde olmalısın o zaman.
Çok mu yukarılara çıktın yoksa? Biraz aşağı indir elini.
Avucunu tam olarak aç.
İyice yasla göğsüne.Ya şimdi.? Çok hafif bişey hissettin
demek.
Bu güzel, doğru yolda ilerliyoruz o zaman.
Kapalı değil mi hâlâ gözlerin.? Şimdi parmakların koltuk altına
doğru ilerlesin.
Evet, avucunun altında duruyor olmalı.!
Atışını hissediyormusun şimdi. "Neden şimdiye kadar bulamadım"
diye hayıflanma , geçmiş geçmişte kaldı.
Sen bundan sonrasına bak artık.
Buldun ya yüreğini, bundan böyle hayattaki en iyi rehberin o
olacak.! Sesini dinlersen ve kaybetmezsen onu, sana hep
doğru yolu gösterecek.!
Evet, bazen yanılıyor, bazen gittiği yolda tökezliyor; ama,
olsun. Sen yine de dinle yüreğinin sesini.
Bugüne kadar başka şeyleri dinledin de ne oldu.? Hangi
emanet yürek mutlu etti seni.?
Mutlu etseydi arıyor olur muydun bugün kendi yüreğini.?
Hayat, yürekte başlıyor ve diğer bütün duygular yürekte can
buluyor çırılçıplak.!
Yüreğinle konuşursan eğer, yüreğinle görmeyi, yüreğinle
duymayı öğrenirsen senden daha mutlusu olmayacak
dünya'da.!
Bir insanı sevmenin, yaşam'a koşulsuz bencillikten uzak
sevgiyle bağlanmanın hazzını yaşayacaksın, kendinle
tanışacaksın.!
Bundan daha ÖZDEN GÜZELLİK ne olabilir ki.?
Yüreğine iyi bak.....Unutma ki yürekten veren yürekler alır.!..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
27.04.2013, 13:54
Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmiş iki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim sayfalarca.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana,anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!

Bilmiyorum
Dudakların nasıldır.
Sıcak mı ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu
Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına,
Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

Bir kadını sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar
Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi
Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar
Nasıl güle döner sıcaklığınla bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı anlatamam.
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa,topraktaki solucana.
Yokluğunda yıllardır
Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı
Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.

Ama hiç kimse kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp
Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana,anlatamam.
Çünkü seninle ben,
Ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için
İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa,bilmiyorum.
Seninle
Hiç aynı yatakta coşmadım ki!

Sen bana,yalnızca
Ve sadece
sensizliği sor
Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
Tanrı şahidimdir
Kurda kuşa
Dağa taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
27.04.2013, 15:07
Ben senin çocuksu gülüşünü sevdim en çok
saçlarına günün düşüşünü
bir sevdayı bölüşünü yeryüzünde
gülüşün bahar buğusu senin
gülüşün bir avuç su
gülüşün gül
gülüşün karanfil kokusu
sen gülünce mavi maví esiyor rüzgarlar
çiçek açıyor bütün evren
ben seninle baharları sevdim, yağan karları sevdim,
sonbaharları sevdim, ben seni çok ama çok sevdim...

ben senin en çok gülen mavi gözlerini sevdim
biliyor musun?
bakınca insan gibi bakışını
çağlayınca çağlayanlar gibi akışını sevdim
ben seninle yağmurlarda yürümeyi,
zemheri de üşümeyi, sarıldığında ısınmayı sevdim
şiirler yazmayı sevdim çocuksu mavi gözlerine
yalnız sana döküldü kelimelerim mısra mısra
yalnız seni kalbime doldurdum yıldız yıldız...
ben seni çok ama çok sevdim....

ben seni yorgun yüregimde titreyen
nazlı bir gelinciğin hilesiz edasıyla sevdim
hayatın çekilmez her anını sevginle aştım
seni tanıyınca barıştım yüreğimle
bulutlandığında gözlerin gökkuşağını sevdim
yüreğimi alıp avuçlarıma sana koşmayı sevdim
ben seni çok ama çok sevdim....

ben seni bir ipekböceği sabrı
bir güvercin aklığı
bir dost sıcaklığı
ve bir kumru saflığıyla sevdim
yokluğunda özlemeyi sevdim, yolunu gözlemeyi,
bir duvar dibinde oturup saatlerce beklemeyi sevdim
düş kurmayı sevdim geceleri uzak yildizlara bakıp
ben seni çok ama çok sevdim....

ben senin saf çocuksu gülüşünü sevdim en çok
saçlarına yağmurun düşüşünü
ekmeğini bölüşünü bir düşkünle
ey yüzümü sevdasına sürdüğüm ay
göğümde parlayan yıldız
sesini duymayı sevdim ben senin, göğsünün üstünde uyumayı,
gelmediğinde hayalinle avunmayı sevdim
ben sende ağlamayı sevdim, gülmeyi sevdim, üzülmeyi sevdim
ben seni çok ama çok sevdim....

yediğim her lokmada
içtiğim her suda seni buldum
sana döküldü yüreğim damla damla
gözlerimi gözlerine, yüreğimi yüreğine
ellerimi ellerine kilitledim bir ömür
sevgilerin kirletildiği bir dünyada,
ben seni kayıtsız şartsız sevdim, ben senin beni sevmeni sevdim,
seni seviyorum demeni sevdim, tüm sevdalar sürgünken
sevgini başımın üstüne
sesini sesimin üstüne koydum bir ömür…
ben seni çok ama çok sevdim....

ben sende dünyayı sevdim, kuş olup uçmayı, çiçek olup açmayı,
nazlı bir ceylanın gözlerinde uzak dağlara kaçmayı sevdim
ben seni canımda can gibi, damarımda kan gibi,
yüreğimde nihan gibi sevdim
ben seni çok ama çok sevdim....

ben sevgine koşulsuz bağlanmayı sevdim
özleminle kavrulup yanmayı
her ayrıldığımızda yeniden kavuşmayı
çiçekte bir dal gibi
bitmeyen bir masal gibi
seni umudumda, seni düşlerimde,
seni yüreğimde taşıdım bir ömür
ben seni çok ama çok sevdim ...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
01.05.2013, 14:15
Seni yüreğimde tutuyorum
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun,
Ben senin yoluna yüreğimi koydum.
Kendimi kaybetmişken,
Bulduğum da beni,
Sendeydim artık..
Ben, bende değil.
Seni yüreğimde tutuyorum,
Seni yüreğimde tutuyorum-kalp.jpg
Muhtaçlığım tek sana.
Sevdim seni en masum duygularımla,
Sen dolu rüyalarımla.
Sevdim seni ne gözlerinde bir anlam,
Ne sözlerinde bir çıkar aramadan,
Gönlüme göre sevdim seni.
Sen yaşadığım an'sın sevgili,
Sen damarımdaki kan'sın sevgili.
Sen öpmeye kıyamadığım,
Sen bakmaya doyamadığım,
Sen hayatımın en güzel şiiri,
Sen beni büyüleyen en güçlü sihir.
Ay'ın o hüzünlü karanlığında,
Gözlerimi her kapatışımda,
Hüzünlenirken geceleri seni düşünürüm.
Seni düşünürüm gün ağarırken,
Dağlar dayanmazki umutlarıma.
Seni düşünürüm seninle bile olsam,
Seni ne çok sevdiğimi anlarım,
Seni düşündüğüm zaman.
Resmine baktıkça ağlasada gözlerim,
Ağlamak içinde olsa gözlerini özledim.
Seni düşünürüm sensizken.
Bir gün titreyerek uyanirsan,
Bilki o gün resmini optüğüm gündür.
Yastığa koyarken seven başımı,
Sende beni ararım, bazen bulamam,
Seni seviyorum derim, sana duyuramam..
sensizligi kar'lara yazdım,
Güneşin eritsin bitirsin diye.
Sensizliği gittiğin sahile yazdım,
Dalgalar seni geri getirsin diye.
Benim sensizliğe verecek hiçbirşeyim kalmadı artık,
Sensiz geçen her anı'dan alacağım var.
Gönlüm Kırgın Ve Yaralı,
İsyanlarım sensizliğe,
Rest çekişim kaderime.
Yıllar geçse de sensizliğin üstünden,
Ben Yine Senin Kalacağım.
Sitem etsemde kadere,
Toprak olmadan Seni Soracağım,
Kokunla Sarhoş olup adını haykıracağım.
Yüreğimde Müebbettir Aşkın,
Seni Unutur Sanma Bu Gönül.
Sen benim kıymetlimsin,
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun,
Martı sevdiği denizden asla vazgeçmez unutma!
Keşke sen, ben olsanda,
Doyasıya sevmenin ne zor olduğunu anlasan.
Keşke ben sen olsamda,
Böylesine sevilmenin tadını çıkarsam...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:23
Öyle Gel ki!
Uyansın papatya kokulu sevinçler
Uyansın buzların altında kalan neşeler
Gelişin;
Zorlu bir esaretin özgür çocuğu eylesin yüreğimi
Bir şair canlansın, yanmış şiirlerin küllerinden
Öyle gel ki, ben“şair-i Anka” olayım
Gökyüzüm sen ol

Öyle Gel ki!
Deli bir tay gibi şaha kalksın yüreğim
Sıkıca kavra koşumlarını, vur en dik yamaçlara
Vur ki, varsın koşmanın tadına
Gelirsen, yorgunluk ne ki?
O “Dur” dese de, sen durma
Öyle gel ki, anlatma, sorma
Her sözüm sen ol

Öyle Gel ki!
Canlansın ölmeye yüz tutan menekşeler
Canlansın göğün solan bütün renkleri
Gel ki seninle dolsun tabiatın ilikleri.
Yağmursuz belirsin gökkuşakları
Güneş gözlerime,
Gözlerim yıldızlara kardeş olsun
Öyle gel ki “Gelmez” diyenler kahrolsun
Avazım sen ol

Öyle Gel ki!
Yıkılsın bütün avuntu çıkmazları
Gülümsesin içimdeki ağlayan çocuk
Gülüşü hüzün sarmış akşamsefalarına dokunsun
Akşama sabaha neşe saçsın
Olmaz deme sakın
Öyle gel ki, gelişin bütün kapıları açsın
Can özüm sen ol

Öyle Gel ki!
Gelmez diyenlerin gözlerine bakıp
Bütün inançsızlıkları yıkayım
Sussun bütün vesveseler
Yüreğimde gizlediklerim görünsün
Öyle gel ki, aydınlıklar yücelsin
Karanlıklar sürünsün…
Beyazım sen ol

Öyle gel ki
Gökyüzüm sen ol
Öyle gel ki
Her sözüm sen ol
Öyle gel ki
Avazım sen ol
Öyle gel ki
Beyazım sen ol
Öyle gel ki…
Her şeyim sen ol
Öyle gel ki
Gidişin Olmasın Sevgili…

Şiirlerle narman..

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:25
Terk edilmiş bir sokaktayım..
Bütün duvarlar bana dargın..
Dargın bana bütün yollar,
Seni sevdiğim için..
Ardından ağladığım için...

Oysa..
Yıldızlı gecelerde gözlerini gölgeleyen bendim..
Şafağın ışıklarını birer birer ben söndürdüm..
Bulutları ben iteledim dağ başlarına..
Sevdalılarını sığ denizlerde boğan bendim...
Nehirleri ben kuruttum..
Ve Ask'ı ben yaktım..Sen gitmeyesin diye!...

Bir labirentin sonundayım şimdi..
Ya yasayacam ya da öleceğim..
İkiside benim elimde..
Bütün sokaklar dilsiz,bütün sokaklar sağır..
Teker teker geçtim karanlık odalardan..
Yüreğim paramparça aştım engelleri..
Takıldım,düştüm,çok beter hırpalandım..
Ama inan bana Ay Parçam..
Sevdandan bir nefes,Tek bir nefes olsun usanmadım...

Bütün sokakların gözü benim üzerimdeydi..
Aklımda sen varsın diye..
Beni en zayıf yerimden vurdular
Çok uzaklardaydın, nasıl bilecektin..
Geceydi...
Karanlıktı...
Sarhoştum...
Beterdim...

Neye yarardı ki sensiz Ask?
Bir kez daha gitmeyesin diye..Ask'ı ben yaktım!...

İnce yağmurlu bir gecede,Kör bir bıçak gibi saplandın yüreğime.

Kan çıkmadı mı sanıyorsun gözlerimden..
Bir sırrımı daha öğrendi gökyüzü..
Ne ay anladı, ne güneş ıslak yüreğimi..
Kara dumanlar yolladım sana,Sarsın diye vefasız bedenini..
Soğuktu,karanlıktı, çiseliyordu..
Isıtmak için sensiz bedenimi..Ask'ı ben yaktım!

Sevapsız bir günahkarım şimdi..
İşte çırılçıplak karşındayım..
Dalgaları elinden alınmış bir gemi..
Yıldızları çalınmış bir gökyüzü..
Buzulları erimiş ılık bir kutup..
Ve karanlıkta çalınan bir ıslık gibiyim..

En mahrem sırrımı doluyorum boynuna..
Masum çocukların uçurtmalarını ben parçaladım..
Oyuncaklarını kıran bendim bebeklerin..
İçimdeki yangınlara sığdırıyorum Göz yaşlarımı..
Bir kıvılcım oldu ismin dudağımda..

Geceydi...
Karanlıktı...
Sarhoştum...
Beterdim...

Deli gibi yollara düştüm,Belki ölürüm diye...
Olmayınca..!!! Ask'ı yaktım...
Bir baksana şu halime, ellerim kan ter içinde..
Bir diken yüzünden bütün gülleri birer birer ateşlere attım..

Gitti dediler senin için, Bilmiyordum...
Ne senle oluyor, ne de sensiz..
Yokluğun cehennemin diğer adıymış..
Ben ben divane,Nerden bilecektim?..
Ey ayın en güzel hali olan parçam..
Ben Aşk'ı Sen Gittin Diye Yaktım....!!!.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:27
Yine yolum sevda sokağına düştü,
Ama bu sefer umutsuzluk yok bende...
Çünkü yanımda sen varsın,
Canım, kanım, yol arkadaşım, aşkım, bitanem,...
Herşeyde sen varsın işte...
Uzun zaman olmuştu yolumu kaybedeli,

Yersiz yurtsuz dolanıyordum...
Sonra sen çıktın karşıma,
Kendini bile kaybetmiş olan bu zavallı bedeni tekrar hayata tutundurdun...
Bu zavallı bedendeki koskocaman yürek sevdi seni...
Bir daha asla sevemem diyen bu yürek,
Seni görünce kendini kandırdığının farkına vardı...

Sevda çiçekleri tekrar sende filizlendi,
Bu sefer dahamı canlılar ne?...
Onları hiç susuz, sevgisiz bırakmıycam,
Beni hayata tutunduran,
Beni sende bulmama yardımcı olan bu çiçeklere asla hoyrat davranmıycam...

Bu yürek ne seni incitecek kadar vefasız,
Ne de incitilmeye dayanacak kadar güçlü...
Sen de sahip çık bu yüreğe bitanem,
Sevdalın senden uzağa düşsede kalbi hep senin için atacak,
Sana hasret kalacak, sana yanacak, seni sevecek...
Seninle yıllarını geçirse bile senden asla bıkmayacak,
Senden vazgeçmekmi?Aklının ucundan bile geçirmeyecek!...
İlkim değilsin evet,
Ama istersen sonum olacaksın, sonun olacağım,,,
Birbirimizde son bulacağız...
Senden öncesi gerçek sandığım aldatmaca bir rüyaydı,
Seninle mutlulukları, hayalleri, gerçekleri tüm çıplaklığıyla yaşayalım...
Ne anlık yaşayalım, nede geleceğe bırakalım...
Sevdamız nefeslik olsun,

Ama hiç bitmeyen bir nefes...
İnsanın çektikçe çekesi gelen,
Her çekişte mutluluğun doruklarına ulaşan,
Bağımlılık yapan bir nefes...
Nefesimsin bitanem, hep öyle kal...
Susadığımda suyum, acıktığımda aşım,
Hüzünlendiğimde kalbimden gelen mutluluğumsun...
Seni çok seviyorum aşkım,
Bu sevgiyi ne kalbim ölçecek kadar hesap kitap biliyo,
Ne de ölçülecek kadar az...
Kalbimin anahtarı sende,
Onu kalbinin en güzel yerine as...
Mutluluğu aradığında o anahtarın açtığı kalbe yönel,
Sana mutluluğu tattıracaktır..

Şiirlerle narman..

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:28
Seveceksen
tam seveceksin arkadaş,
sevgiyi yalnız yüreğinde
değil
iliklerinde
kemiklerinde
duyacaksın.
ve,
ona doğru
gözlerin kapalı
koşacaksın.
Sen sevdiğin zaman
kapılar, pencereler
zangır zangır titreyecek,
duvarlar
çatır çatır çatlayacak,
döşemeler çökecek
tavanlar patlayacak.
Sevdiğin zaman
kulakların uğuldayacak,
gözlerin kararacak.
Kramplar girecek midene,
yumruk yemiş gibi
olacaksın yüzüne.
dolaşacak ayakların birbirine.
Sen sevdiğin zaman
işte böyle seveceksin
arkadaş
sığmayacaksın artık
yeryüzüne.
yer beğeneceksin
gökyüzünde kendine.
Eserken kavak yelleri
gülebilmelisin ağlanacak
şeylere bile.
Seveceksen
erkek gibi seveceksin
arkadaş,
"seni seviyorum"
dediğin zaman
gökler gürleyecek
şimşekler çakacak
yıldırımlar düşecek
yağmurlar sel olup
önüne çıkan herşeyi
sürükleyecek.
Seveceksen böyle sev dostum,
sen sevdiğin zaman
dalgalar yükselmeli
denizler kabarmalı
fırtınalar boraya
boralar tayfuna,siklona
dönmeli.
Çatılar uçmalı
direkler devrilmeli
yer gök birbirine girmeli
senin sevdiğini
herkes böyle bilmeli.
Sevince işte böyle seveceksin
arkadaş,
devireceksin dağları
yıkacaksın kayaları
tersine akıtacaksın
nehirleri
ve kurutacaksın gölleri.
Sevince,
biraz da kadınına göre
seveceksin arkadaş,
kimi zaman zarif, duygulu
kimi zaman bencil ve hoyrat
kimi zaman bir külhan gibi
seveceksin,
ağzını açtığın zaman
ana-avrat düz gideceksin
sövdüğün zaman
yedi sülalesini ip gibi dizeceksin.
Sevdiğin zaman
öyle bir seveceksin ki arkadaş,
kendin bile korkacaksın sevginden
dehşete düşeceksin
ürkeceksin
kendi sesinden.
Uzun sözün kısası,
seveceksen
işte böyle seveceksin arkadaş..

Şiirlerle narman..

Expendables
29.06.2013, 12:29
Kimdir seni bu kadar kör kütük aşık eden? Uçup gitmişsin.Sen resmen o olmuşsun,onu yaşıyorsun.

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:30
sen bu kadar geç kalmazdın…
mutlulukla başbaşa bırakmazdın beni…
neyi bekledin de bu kadar çok geç kaldın ki?
bırak şimdi yalanlar savurmayı
bir an önce al beni bu yalan,sahtekar,
yapmacık insanların arasından…
gidelim yine kör dipsiz karanlıklara mutluluğu sattım onlara
kendileri gibi harcasınlar onuda…
koşup düşmekten kalbimin sürekli kan kaybetmesindense
ben razıyım kendimle,
seninle dipsiz karanlıklarda sonsuzluğa yol almaya…
hepsi içimde saklı.
içimde bir firtına var ki sorma.
her şey yerdeğiştirdi , kalbim mideme indi sanki,
çiğerlerim nerde
herşey yerinden gitti,sen gibi...
sende gittin ya hani,
evet şu an yanımdasın aynı yerdeyiz belki ama sen gittin....
herşeyi alıp gittin.
ne denizi bıraktın bana
nede bir gökkubbe var üstümde ...
yer bile yok artık .
düşüyorum hep kara bir deliğe....

yanlış bir şey mi söyledim ?
söyle ,
dilimi keseyim...
kötü gözlerlemi baktım ?
söyle,
gözlerimi kör edeyim.....
tiksindin mi dokunuşlarımdan ?
de ellerimi kırayım.....
sen söyle nerde yanlış yaptım.........?

hiç mi şansımız yok tekrar denemeye ?
hiç mi sevmedin beni?
tüm sözler nerde ?
o bakışlar ?
ellerin ?
sen ?
??
?...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:52
Kimdir seni bu kadar kör kütük aşık eden? Uçup gitmişsin.Sen resmen o olmuşsun,onu yaşıyorsun.

Teşekkür ederim @Expendable...şiirler bizim gönül aynamızdır zaten.. Vuslatlara hasret özlemler değilmi şiirlerimiz.. Hep kendimizden bir şeyler buluruz şiirlerimizde şiir aynamızda..

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:55
Bitti diyorsun
kocaman bir hava boşluğu oluşuyor yüreğimde
birden üşüyorum
çok üşüyorum
garip bir dengesizlik..yön devinimi
otomatik bir yüreğim yok ki,
o girsin devreye ve kurtarsın beni

ne garip değil mi..?
şimdiki zamanı yaşayıp,
gelecek zamanı düşünürken,
birdenbire geçmiş zaman kipinde takılı kalmak
ve dalıp gitmek garip bir bilinmezliğe
hemde çok garip
türk dili edebiyatı şeklinde yaşanıyor aşklar
türk dil kurumuna kendini beğendirmek ister gibi

bitti diyorsun
kırılıyor düşler birer birer
ortalık düş kırıklığı sitesi
ortalık yangın yeri
nasıl toplarsın diye sorsam..
hayır...cevaplama
konuşmama hakkına sahipsin
söylediklerini aleyhine delil olarak kullanabilirim
istersen bir avukat tut diyeceğim ama
bir avukat bile temizleyemez,
çıkardığın yangının küllerini

susuyorum
susmak ağır gelsede
bu kadar kolay işte
kocaman bir yaşanmışlığı,
sokaktan geçen eskiciye verir gibi,
arkanı dönüp de gitmek
üstüne kaç para aldın,
yetti mi bir akşamlık otuzbeşliğine..?

bitti diyorsun
vuruyor bütün dalgalar yüreğime
vuruyor umarsızlığın bütün bedenime
şarkılar söylüyorum hiç durmadan
şarkılar söylüyorum bir kalemde silebilenlere

bitti diyorsun
bu kadar kolay söylüyorsun
cinsiyetsiz bir sevda bırakıyorsun şehir çöplüğüne

bitti diyorsun
tek bir kelimeyle kan döküyorsun..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
29.06.2013, 12:58
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim

Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim

Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim

Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim

Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim,
ben seni sevdim,
ben seni?..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
29.06.2013, 13:01
Aradığın Yürek Şu An Hasarlı!
Lütfen Daha Sonra Tekrar Dene!..

Aradığın yürek
Şu an hasarlı!
Daha sonra tekrar dene!..
Mısra aralarına
Saklanmış gizemli sözcükler
Gibiydim..
Öyle sessiz
Öyle gösterişli..
Ufak bir depremle darmadağın oldum..
Şiddetin tüm binalarımı çökertmeye yetti..
Emekler vererek kurduğumuz
Her yeni katta sevinçlere boğulduğumuz
O gösterişli binamız çöktü..
...
Ağırlığına dayanamadık
Yada kimbilir göze geldik..
Ne önemi varki..
Yittikgittik..
Şimdi koskoca uçurumlar var aramızda..
Kolay olsa atlardım!..
Ama gücüm yok bu
Bitişi sonlandırmaya..
Zamana bıraktım
Seni..beni..bizi..
Oysaki
Alın yazıma yazılan
En güzel kaderdin benim için..
Ellerimde tutabilseydim keşke seni..
Keşke hiç bitmeseydin..
Şimdi gözlerim
Her gece yalnızlığıma takılıyor..
Bir sen oluyorumbir ben..
Ama hiç biri Biz kadar anlamlı olmuyor..
Birgün döneceksin
O gün yüreğimin acısını
Avuçlarına vereceğim..
Göreceksino gün bileceksin
Benim sanasevdamıza olan tutsaklığımı..
Ama şimdi gelme
Yüreğime ilaç olacak zamanla
Bir başıma bırak beni..
Birgün hiç ummadığın anda
Döneceğim geri..

Aradığın yürek
Şu an hasarlı!
Daha sonra tekrar dene!....

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
29.08.2013, 14:19
Okyanusun derinliklerin de.. kaybolmuşum.
Aşkım,sevdam sa…girdabların pençesinde tutsak…
Başım sa… amansız dönmelerde…
Kısır döngülerdeyim yine bu gece.
Yüreğimse gel gitler yaşıyor zaman ,zaman….
Askım ! met…ben ! cezir …
Gelip..gitmelerdeyiz yine bu gece..
Bazen.. çoşkulu kabarmakta aşk…
Bazen de.. sinsice kaybolmakta ..
Bu amansız kayboluşların,
Bu gelip, gidişlerin,
Aşkımı oyuncak edişlerinden.bıktım…
İnan… bıktım ve yoruldum…
Şimdi ise.. Aşkımı,sevdamı ve birde seni,
Okyanusun derinliklerine gömdüm .
Prangalar vurdum girdapların pençesine..
Bir daha hiç..çıkmayasın diye karşıma….
Artık yeni bir aşka..yeni bir sevdaya doğru..
Merhaba demek için yelken açıyorum…
Aşktan , sevdadan yana ne varsa…
Katıp koydum önüme…..
Denizin maviliklerinden süzülüp..
İnbat olup, esmeliyimi şimdi yüreğine..
Yada meltem olup.akmalıyım…
Ege sıcaklığında Ilik…ılık…nefesine…
İşte sevgili geldim…..
Sana geldim. Demeliyim….
Tüm doğrularımla…
Yalansız ve riyasız ,
Sana geldim …
Bunlara ramen bana.,
Yüz çevirmezsin dimi..?
Açarsın gönül kapını…Ardına dek…
Sonra sevinçlerim ol…Bayramlarım ol..
Kısacası her şeyim ol derim sana.! olurmusun..?
Olursun. dimi..? Biliyorum. olursun..
Beni seversin…..?
Zira.. Ben seni…!
Seni tanımadan önce sevdim….
Bakışını sevdim..duruşunu sevdim..
Şimdi de..seni sevmek istiyorum .
Yalansız ca….Riyasız ca…
Aşka hasret..sevdalara hasret..
Bu yüreğimle seni sevmek…
Sevilmek istiyorum….
Yüreğimin derinliklerinde …
Öylesine sevgiler.. varkii…
Öylesine aşklar.. gizliki…
Görünce…sen bile şaşıracaksın..
Aşkımdan bıkıncaya dek…
Yoruluncaya dek seveceğimi seni..
Ah.. bir bilsen..bir bilsen sevgili….
Şimdi soruyorum sana.? son kez ,
Sen de severmisin Beni?.Benim gibi…?
Sonsuz ve sınırsızca. Sevebilirmisin..?
Herşeyim ol dediğimde.. olurmusun…?
Herşeyim olurmusun sevgili ? olabilirmisin…?
Olursun dimi…?
biliyorum olursun…
olabilirsin…
''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
29.08.2013, 14:23
Acı nedir bilir misin be usta
Yanındayken dokunamamak mı..
Yoksa gözlerinin içine bakıp da
Seni seviyorum diyememek mi..
Hasret nedir bilir misin usta
Hissettiğin duygular içinde kaybolmak
Sevgi selinde yok yere boğulmak
Belki güzel belki yasak aşk
Onu andığın zaman yüreğin sızlar
Gözlerin bir an dolarsa be usta
Ya yaşadığın hayata üzülürsün
Ya da onu çok sevdiğine
Sevmek güzelmiş derler
Adresi nedense hep..
Hüzün sokağına çıkıyor..
Ya hüzne çıkmayan yollar
Nereye çıkar be usta?
Ben ağlarken o gülse bile
O ağlarken ben yine ağlıyorum
Bazen bir öfke söyletir insana
Bu dünyada ya sen olmasaydın
Ya da ben diye...
Aşk bu mudur be usta
Yaşatır mazideki kırık hayalleri..
Virane bozgun gönüllere
Sanki yaralı bir ceylana...
Dedim ya usta aşk hep acı mıdır
Sevmeyi tanımayıp
Sade ve yalın yaşamak
Yaşamak mıdır hayatı öyle yaşamak..
Ya da yasak gönüllerde aşk..
Dili gönlü tutuk olmak
Bilinmez ki sen onu bir limanda
Beklerken sessiz çaresiz
O başka bir limanda dolaşır be usta
Bir gün o seni bulmak isterken
Ne limanı bulabilir ne de seni
Kendi yüreğine sözü geçmezken
Gönlünün kılavuzunu kaybetmiş habersiz
Şansın varsa be usta
bir bakmışsın yolun..
Hüzne çıkmayan yollara çıkmış...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.01.2014, 17:19
Bilinir bilinmez bir şarkının içinde kaybolurduk.
Biz en çok susmayı sevdik, sevmeyi sevemediğimiz kadar.
Koptuk ve dağıldık her şeye.
Giderken durduramadık birbirimizi.
Durdurmaya elin, elim, ellerimiz yetmedi.
Eğitemedim çocuk kalmış korkularını, yanılgılarını törpüleyemedim. Sana gerçekleri gösteremediğim gibi.

Giderken durdurmalıydın beni, yapmalıydın, yapamadın.
Durdurmaya gücün, gücüm, gücümüz yetmedi.
Belki de yoktu, biz var sandık.
İnsan isterse yolları aşıyor, sen kapının eşiğini aşıp gelemedin. Geldiğim gibi gidemedim, gittiğim gibi dönemedim yüzüne.
Sen, bildiğim sen değilsin artık.
Ben, bildiğin ben, değişemem.
Değişmelere suskun dudaklarım.

Şimdi acı, yolunu şaşırmış bir deniz kaplumbağası gibidir yüreğimde. Şaşkın ama inatçı.
Şimdi sen, adı geçmişte saklı ince bir sızı.
Şimdi biz, bir şarkıdan çalınmış iki nota gibiyiz.
Eksiğiz ve yokuz.
Dilsiz ama mutluyuz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Beni dışarıya göndermeyecektin, içerde tutacaktın, arkamdan gidişimi seyretmeyecektin, yollara yürümeyecektim, sesimi gidişlerde yitirmeyecektim. Sesimi geceye vermeyecektin.
Şimdi, kaldır gözlerini ve geceye bak. Sesimi gör yukarıda, ortada bırakılmış tellerimi. Densiz ama dengeli satırlarımın anlamını kavra. Geceye bak, sesimi kaydırma.

Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim, ayrılırken ama sen herkesin öğrettiğini yineledin.şimdi aşk, inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda..

Biz ki geceleri paylaştık, yastığı, şarkıları.
Biz ki sözleri paylaştık, kelimeleri.
Biz ki yüreği paylaşamadık, paylaşamadım galiba.
Nedendir bilmem, eksik kaldık korkulara.
Nutku tutulan gecelerin isimsiz sabahlarında, yanlış ve yangın kaldık.
Geride kalan kırık ezgiler ve yorgun ruhların dansı.

Sokağımın serseri gülüşü, gençliğimin asi sevgisi, isyanımın suskun gezgini. Gitmeye meyilli değildim, olduğum gibiydim, dinletemedim, dinletemedin, dinletemedik belki de.

Şimdi sen, aksak bir hüzün, nerede coşacağını bilmeyen.
Şimdi ben, değişemeyen bir şehir, nasıl sevileceğini bilen.
Şimdi biz, olmayan bir şeyiz.

Bir kapının eşiğinde kaldı her şey.
Konuşmak anlamsız, susmak kalabalık, ayrılık bulaşıcı.
Sevda, kör topal yürüyen bir dilenci gibidir artık.
Seni sevdim ama gönderdin. Gönderilince dönemiyorum.
Ben bir çiçeğim asi yanım, solunca aynı elde açamıyorum.

Susuyorum, susuyorsun, susuyorlar, suskularca....

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım dedim.
Gitmeyi öğrenmiştim, kalmayı öğretemediğim kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Gitmeyi giyinmiştim, yakıştırılmıştım veda sözlerine, merhabalara alıştırılamadığım kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazarım, dedim.
Çok gitmiştim, söz gitmiştim, uzun gitmiştim, sesimi duyuramayacak kadar.

Bir gidişi yaz, dediler, yazmaya giderken kendimden geçmişim.
Arkama dönüp baktım, sende beni gördüm, el salladım.
Artık çok geç, sendeki ben için çoktan bitmişim !..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.01.2014, 17:24
Seni sevmek vardı ölürcesine..
Şimdi yanında olmak sana bakmak gözlerinin karanlıgında kaybolmak vardı..
Kömür gözlerinin yaktığı ateşte yanıp kül olmak vardı.
Görmemeliydim senden başka bir yüz işitmemeliydim başka ses ve dokunmamalıydım başka kalbe..
''Hala seninim'' diyebilmek vardı şimdi ..
Senin için atıyor bu kalp ilk günkü gibi diye haykırmalıydım..
Başka göz bakmamalıydı başkasının bitanesi olmamalıydım!
Yalnız senin olmalıydım Bir tek sana kalmalıydım ..
Seni anlatmak vardı tanıdık tanımadık herkese..
Seviyorum hemde ölürcesine bilmeyen kalmasın Yok bu aşkın önünde hiçbir engel..
O benim yalnız benim .. Bense sadece onunum demek vardı ..
Son nefesimde bile haykırmak vardı dağa taşa aşkımızı ..
Güldügünde güller açan bütün güzellikleri kıskandıran o gül yüzünü öpmek vardı.
Hissetmek vardı o sıcak öpüşlerini ..
Dans etmek vardı seninle o ilk şarkımızda..
Belki bir gece yıldızların altında belki bir gün güneşin sıcaklıgında..
Sarhoş olmak vardı aşkından birdaha kendime gelemeyecek kadar..
Bu aşk seninle başladı seninle bitecek
Bu kalp ilk seni sevdi hep seni sevecek demek vardı..
Birlikte yaşayıp birlikte ölmek vardı azraili kıskandırırcasına..
Bak işte hepsi yarım kaldı .
Susacak dilim söylemeyecek artık başkasına bu aşk cümlelerini.
Yazmayacak ellerim senden başkasına bir tek satır.
Artık olmayacak senden hayalinden başkası.
Seninle başladı seninle bitmeli diyebilmek vardı..
ama olmadı işte..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.01.2014, 17:31
Gizlice buluşan
seni düşünüorum İki sevgilinin fısıltısı gibi
Yağmur yağıyor dışarıda.
Ben , seni düşünüyorum...

Camda,
Billur damlalarıyla
Dansediyor yağmur.
Diniyor toprağın suya hasreti,
Kucaklaşıyor gibi
Gökyüzüyle toprak.
Ben , seni düşünüyorum.

İnsanlar
Yine bir koşturmaca içinde.
Herkes bir umudun peşinden gidiyor.
Kimi , umutla
Bekliyor ağır bir hastanın başında,
Dinliyor nefesini,
Korkarak ölümünden sevdiğinin,
Ağlıyor.
Ben , seni düşünüyorum.

Herkes bir uğraşı,
Herkes bir telâş,
Herkes bir umut peşinde.
Ben,
Sadece seni düşünüyorum.
Bilmiyorum , dünyada
Seni düşünmekten başka bir şey,
Çabam da yok zaten bu konuda.
Senden başka hiçbir şeyi
Umursamıyorum.
Seni düşünüyorum,
Seni düşünmeye
Devam ediyorum......

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
28.01.2014, 17:36
Telaşsız seviyorum seni
Bir şey beklemeden.

Sesini duyuyorumIşığını tutuyorum
Biraz sokulup yanına Sanki bir şey söyleyecekmiş gibi
Sıcaklığını alıyorum Koklamaya korkak
Ve seviyorum seni yine Hiçbir şey beklemeden.

Küsmüyorum yaşama
Sevmek öyle güzel ki
Hele de seni sevince..

Unutuyorum
Gözlerinde okuduğum sıradanlığımı. Herhangi biri gibi yanında olmak
Yetiyor sevdama. Çünkü seviyorum seni.
Her gün bir gül alıyorum.Bir çocuğa veriyorum
Bazen bir ihtiyara.Bir gün sana verebilirim umudu taşımadan.

Şakalaşmalarını seyrediyorum.Öyle güzel gülüyorsun ki
Seni ne kadar sevdiğimi hatırlıyorum.Gülümsüyorum ben de
Kimse neye gülümsediğimi bilmezken.
Ben sevdama gülümsemeler gönderiyorum.

Gittiğin sinemaya gidiyorum.Bir kez daha seyrediyorum
Bakışlarının değdiği her kareyi.Rast gele bir koltuğa oturuyorum
Tesadüf hep senin sıcaklığının olduğu koltuk,
Hep senin kokunun dolduğu yere oturuyorum
Sinema sıcaklığınla,Kokunla dolmuş..

Uyuyorum gecenin bir vakti.Uykumda düş yok
Sevişmelerse yasak cennet meyvesi
Yine de seviyorum seni.

Sabah uyanıyorum.Sesini yine duymanın heyecanı,
Sevdana uyanmanın sevinciyle..Seni göreceğim her yeni gün
Yenilenmedir kendi içimde

Umudu sorma
Umut bir yasaklı düşünce
Bir tek sen varsın
Umutsuz,
Sevişmesiz,
Yarınsız,
Yine de seviyorum seni
Hiçbir şey beklemeden...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
03.04.2014, 14:31
Yastığım Alıştı da Islaklığa Gözyaşlarım Alışamadı Her Gece Akmaya...
Sensiz Bir Gece'ye Daha Adım Adım Yürüyorum İşte...
Dışarda Deli Gibi Yağan Yağmur Yanlızlığıma Ortak Oluyor Sesiyle...
İçime Hapsettiğim Sesin ve Kokun Yetmeyecek Biliyorum Bana Bu Gece...
Nankörlük Edip Seni İsteyecek Yüreğim Delice ve Bulamayıp Üzülecek Yine...
Öyle Bir An Gelecek ki Hasretin Beni Delirtecek!
Söz Geçmeyecek O An Gönlüme...
Dokunmak İsteyecek Ellerim Ellerine...
Çıldırışlar, Haykırışlar Yorgun Düşürecek Bedenimi...
Ve Hayalinle Bir Gün Daha Seninle Ama Sensiz Bitecek İşte...!
Söylesene Sevgili Kaç Gece Daha Geçecek Hasretinle?
Kaç Gece Daha Gözyaşlarım Yağmur Olup Akacak Yüreğime?
Düşündükçe Tüm Beynime Bulaşıyor Gibisin...
Her Hücreye Giriyor, Hepsine Bir Şeyler Söylüyor ve Sonunda Sırtımdan İtiyor Gibisin Bir Boşluğun İçine Beni...
Seni Görmezden mi Gelmeliyim, Yoksa Aklımda Senden Başka Bir Şey Olamadığını Kabul Edip Aklımdakileri Yazmaya Devam mı Etmeliyim?
Bir Paragraf İçine Yerleşmeyi Bekleyen Söz Dizimlerim Çoktan Noktası Konmuş...
Ne Yazarak, Ne Sesine Dokunarak Ulaşamıyorum Sana!
Senin Her Suskunluğunun Bir Bahanesi, Benim Her Yok Oluşum...
Yalnızım...
İnan Senden Daha Yalnız...
Gözyaşlarımın Nedeni Ağlamayı Çok İstediğimden Değil, İçimdeki Özlem Bulutlarının Mahzun Gözlerime Yağmasıdır...
Nasılım, Ne Durumdayım Hiç Bilmiyorum...
Ben Uzun Zamandır Kendimden Haber Alamıyorum...!
İçim Damar Damar Parçalansa da; Dışım Lal Olmuş Gibi Sessiz...
Yüreğim Senden Gidenin Değil Sende Kalanın Yasında...!
Kelimelere Sığdırabilsem de Bazı Şeyleri İçimde Haykırıyor Bilmediğim Şeyler...
Sensiz, Soğuk Yağmurlu Bir Akşamda Oturmuş Yine Yazıyorum Böyle Apansız...
Anlamsız...
Bir Aşk Şarkısı Odamda Yankılanırken Bak Yine Sensiz Her...
Gözümden Akmasa da Bir Damla Gözyaşı Bekliyor Pınarında...
Ellerim Soğuk...
Üşüyorum...
Yokluğunu Arıyor Ellerinin...
Seviyorum Seni...
Duymak İstemesende Vazgeçmedim Senden...
Seni Yazdım Geceler Boyu..
Mürekkep Yaptım Yüreğimdeki Kanı Ama Yine de Seni Sayfalara Sığdıramadım...
Yine Gözlerimde Sen Varsın...
Yüzüme Çarpıyor Sevdanın Dalgaları...
Dokunduğum Herşey Sen Oluyor...
Hep Seni Taşıyor Gibiyim Koynumda...
Sevmek Diyorum Sessizce...
Düşlerime Hapsediyorum Duygularımı...
Seviyorum, Sevdikçe Düş’üme Saplanıyorum!
Hayal Kurar Gibi Seviyorum Senli Düşünceleri...
Bir Masal Oluyorsun, Kelime Kelime İçimde Büyüyen...
Susuyorum Sensizliğe...
Susmak Diyorum Korkarak...
Haykırıyor İçim...
Yalnızlığa Bürünüyor Tüm Sesler...
Acıtıyor Suskunluk Hüzünü..
Kelimelerim Saklanıyor Kendinden...
Boğuluyorum Bu Kadar Sessizlik İçinde!
Haddim Olmayan Özlemler Kanatıyor Sevgili...
Gelsem Diyorum, Koşsam Gelsem...
Bir Bakıyorum Güneş Solmuş, Bitmeyen Gündüzler Gece Olmuş...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
03.04.2014, 14:34
Tarif Edebilir misin Sonsuzu?
Peki Ya Sonsuzdan Ötesini Göstere bilirmisin Bana?
Demesin O Yüzden Kimse "Biliyorum Sevgini"...
Bilemez Kimse!
Bilemez Benden Başka!
Kalbimden Başka!
Sevgim Boyutsuz...
"Sevgi" Sözcüğü Bile Az Gelir Sana Olan Duygularımı Adlandırmak İçin...
Aşk Peki?
Yanında Bir Hiç Kalır...
Arama Boşuna Bulamazsın Adını!
Adsızdır...
Bulunmaz Tarif Edebilen Bir Kelime...
Çok Aradım Ben...
Bulamadım...
Bulamam...
Bulunmaz...
Sığmıyor Bir Yere Kalbimden Geçenler...
Çığlık Atmak İstiyorum...
Sessiz Kalıyorum...
Atamıyorum!
Kalbimdekilerini Sözcüklere Dökemiyorum...
Bu Yüzdendir Çabalarım...
Direnişlerim!
Ama Nafile Gösteremem...
Sığdıramam Bir Yere Yüreğimden Geçenleri Ne Yapsamda...
Konuşmaya Başlasam Sen Olursun Her Cümlemin Başı...
Sen Olursun Dilimin Ucunda...
Yazmaya Kalksam Sırf Seni Tutar Kalemim...
Senden Başkasını Yazmaz Asla...
Ama Yetersiz Kalır Tüm Sözler...
Hiçbir Şey Anlatamaz Bendeki Seni...
Beni mi Demeliyim Yoksa?
Sen Aslında Bensin Çünkü...
Öyle Büyüksün ki İçimde Kalbime Bile Sığmıyorsun...
Kapladın Tüm Benliğimi...
Benimlesin Ya!
Bensin Ya!
Umurumda Değil Dünya!
Sen Varsan Razıyım, Varım Her Şeye...
Biz "Bir"sek Tamam Her Şey...
Sen Yoksan Zaten Yok Hiçbir Şey!..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
03.04.2014, 14:38
Yüreğinden Bir Selam Yolla Sevgili!
Sevginle, Hasretinle Bir Selam Yolla Yüreğime...
Bir "Nefes" Kadar Yakın Olmak Varken, Bir "Hasret" Kadar Uzak Olmayayım Sana, Yüreğine...
Hadi!!
Yüreğinin En Ücra Köşesinden Bir Selam Yolla Bana...
Yüreğim Haykırmak İstiyor Seni...
Sevdanı...
Seni Sen Yapan Her Şeyini...
Hasretin Yağıyor Yüreğime...
Evrendeki Tüm Hasretler Kıskanıyor Hasretini...
Hüznün Yağmur Gibi Yağıyor Gönlüme...
Tüm Hüzünler Hüzünlerine Hüzün Katıyor Görünce Hüznünü...
Aklıma "Sevgin" Geliyor, Tüm Yüreklerdeki "Sevgi"ler Göz Yaşı Döküyor Yayılınca...
"Sevgin" Yüreğim Coşuyor...
Geceye Haykırmak İstiyor Söyleyemediği Her Şeyi...
Yüreğinden Bir Selam Yolla Bana...
Yüreğim Selamını Bekliyor Sevgili!
Selamına Biraz Sevgini Kat, Biraz Buseni...
Ya da Hiçbir Şeyini Katma, Bir Selam Bile Yeter Bana...
Bana Selam Yolla Sevgili, Ama Yüreğinden Olsun...
Sevgili!
Yüreğim Seni Bekliyor...
Yüreğimden Çıkmak İsterken Büsbütün Kazınıyorsun Yüreğime...
Gönlüme...
Ruhuma...
Kazınıyorsun Beynime...
Dile Geliyor Seni Düşününce Yüreğim...
Gece Olunca Haykırmak İstiyor Geceye, Zor Tutuyorum...
Susmaktan Yorgun Yüreğime Bir Selam Yolla Sevgili!
Ya da Yollama Selamı, O Kendi Alsın Selamını, Götürsün Nereye Götürecekse ve Haykırsın Haykıracak Neyi Varsa...
Bu Sefer Tutmayacağım Onu...
Haykırsın...
Dile Gelsin Tüm Hücrelerim, Onlar da Katılsın Gece Haykırışlarına...
Yüreğimi Tutmayacağım Sevgili!
Çünkü Kapındayım...
Aç Kapını...
Yüreğimi Sana Getirdim...
Aç Yüreğini Yüreğime...
Ver Selamını, Ya da Verme, Ben Vereyim Sana Yüreğimi...
Sende Kalsın, Sana Haykırsın, Haykıramadıklarını ve Sana Coşsun, Coşulacak Neyi Varsa!
Sevgili, Yüreğimi Bıraktım Sana!
Sana Emanet Yüreğim...
Bak, Yine Haykırmak İstiyor Çığlık Çığlığa...
Bu Sefer Tutmayacağım...
Sana Bırakıyorum Yüreğimi, Hayatımın Anlamını...
Hadi Yüreğim! Haykır, Haykıracak Neyin Varsa...
Sevgini...
Sevdiğini...
Sevdiğine Yandığını...
Sevdanın Yanık Yüreğini...
Hadi Yüreğim, Bak Yine Gece Doğuyor...
Zaman Senin Zamanın...
Söyleyemediğin Ne Varsa İçinde, Her Şeyi, Her Şeyini, Her Şeyimi Haykır Sevdiğine...!!!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
10.06.2014, 15:58
Kalemim “Artık yaz’ma o’na” diye haykırıyor adeta Tam artık sana yazmıyacağım diyorum.. Aklımda tasarlıyorum yazacaklarımı. Tam yazmaya başlıyorumki, gene ’sen’ dökülüyosun kalemime.. Kalemimden kağıdıma.. Ve Ardından arta kalan gözyaşlarım
Saçmalıyorum gene işte.. Yazacak birşeyim kalmadı sana dair.. Tükettin tüm cümleleri..
Ben gözyaşlarımla yazdım seni.. Sakladım yüreğimi.. Dökülüpte, yarmasın diye sevgimi ..
Ve bitişler.. gidiş ve bitişler .. her gidenin ardından ağlamalar, hüzünler .. sebepsiz yere haykırışlar .. ve biten umutlar..

Ağlamam sana değil, sessizliğime..
Her gidişinden arta kalan sessizliğime .. Suskunum sebepsiz yere..
Sonsuzluğuma son notum bu belkide ..
Sen benim Birinci TekiL Şahsı’m oldun hep.. Ben=Sen. ne farkeder.. Ha Ben, ha Sen. Ha Sen, ha Ben. Ama senin için Ben, asla Sen olamadım..
Yandığımı hissediyorum.. Yokluğun yakıcı..
Ben ağlarken yokluğunda, sen yüreğime damlalar düşürmeye devam ediyorsun..

Düşürdün kalbimi elinden. Yüreğim yokluğunda yerlerde pusu kurmuş seni özlüyor… Seni arıyor köşe bucak.. Harf harf, kelime kelime yokluğunun adını koymaya çalışıyor…

Tüm tümcelerimde soru işareti bıraktı yalnızlığın ..

..ve bitişler.. gidiş ve bitişler .. her gidenin ardından ağlamalar, hüzünler .. sebepsiz yere haykırışlar .. ve biten umutlar..
Kayıp giden mutluluğumda ‘sen’ vardın sadece.. Senin için ise sadece gözyaşlarım…
Kağıdım ıslak, yüreğim buruk.. Çıktığım bu yolda seni arıyorum.. Nerden başladıysam, ordan bitirmeye kararlıy’dım’
Geriye; gidişinden arta kalan yaşlar…

Aslında sen hiç yoktun
Sevgim çizdi yüzünün güzelliğini
Tutkularım şekillendirdi bedenini
Özlemlerimdi mütevazi yapan seni
Önce var et,sonra ona tutkun
Zavallı yüreğimi derde soktun
Ama aslında sen hiç yoktun …….

Ben zaten yoktum sende.. Tanımadın ! Bilmedin ! Sevmedin ! Ve en önemlisi beni hiç Hissetmedin !
Kaybolup giderken yalnızlığın...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
10.06.2014, 16:01
Sen Döndün de Ben Burda mıyım Yine?
Bıraktığın Günkü Gibi Buldun mu Beni Yerimde?
Duygularda Değil, Düşüncelerde Kaldın Sen.. Yarım Kalmışlarda...
Yaşanmamışlarda...
Acıtanlarda...
Sancıtanlarda...
Gerçeklerimde Değil, Düşlerimde Kaldın Sadece...
Görüp te Dokunamadığım...
Dokunup ta Tutamadığım...
Şimdi Git...!
Arkana Bile Bakma Ne Olur...
Sensizlikte Bir Şeyleri Kaybettim Ben...
Bütün Duygular Eskidiler...
İncindiler Sevdaya Dair...
Vazgeçtim Tüm Umutlardan...
Son Bakışın Kalmıştı, Her Damla Gözyaşımla Akıttım Gözlerimden...
Gidişinin Ayak Sesleri Yankılandı Kulaklarımda...
İşitmek İstemedim, Susturdum Onları da...
Taşıyamadım Yükünü Yokluğunun...
Nerede Olduğunu Bilmediğim Bir Durakta İndirdim Omuzlarımdan...
Şimdi Beni Bana Bırak...!
Sen ve Ben "Biz" Değiliz Artık...
Ayrı Hikayelerde, Ayrı Başlangıçları, Sonları Oynayacağız...
Ayrı Mutluluklarla Aydınlatıp Ruhumuzu, Ayrı Hüzünlerle Karanlıklara Boğacağız...
Şimdi Sus...!
Ne Geçmişe Ne Geleceğe Dair Tek Bir Kelime Etme...
Benim Yaptığım Gibi İçinden Konuş Sen de...
Sözlerin Önemi Kalmadı Artık...
Avuçlarımda Üşüyor Bütün Kelimeler...
Onlar Kırık!
Onlar Yarım!
Onlar Ertelenmiş...!!!
Her Gün İnkar Etmek Zorundayım Artık Yaşadığım Günü...
Yaşanmışlıkları Yok Saymalıyım, Biliyorum...
Susuyorum Kendimce...
Anılarım Birden Canlanıyor Sanıyorum, Oysa Anılarım Kaybolmuş...
Oysa Haykırışlarım Çoktan Kocaman Bir Sessizlik Olmuş...
Elimde Kocaman Bavullar İçinde Acılarım...
Taşıyamıyorum Şeffaf Acılarımı İşte...
Yolda, Bir Yerlerde Kalıyorum Öylece...
Susuyorum Yine...
Suskunluğum Acımın Gölgesi Oluyor...
Susuyorum...!
Susmak...
Kimi Zaman Sonsuz Gözyaşı Dolu Korkularla Bütünleşirmiş..
Susmak...
Senin İçin Ağladığım Her Saniyemde, Oluk Oluk Akmış Gözlerimden...
Sus Sen de Ne Olur...!
Bu Sonsuz Yalnızlığımda Yalnız ve Yalnız Seni Seviyorum...!
Sus..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
10.06.2014, 16:03
Mevsimler Geçti, Hasretinin Üstünden, Ben Hala Bıraktığın Hazanda Kaldım...
Aylar Geçti, Dinmedi Yaşlar Gözümden, Ben Hala Bıraktığın, Hüzünde Kaldım...
Nice Yangınları Söndürdü Rüzgarlar, Ben Hala O Sönmeyen Yanışta Kaldım...!!!

Kendi Kalabalığından Kaçan Kentler Gibiyim Bu Gece...
Zemheri Bir Yaşayış Düşürmüşüm Gözlerime...
Gerisini Susuyorum...
Masallardan Düşüyorum Bu Gece...
Bir Martının Gözlerinde Üşüyorum...
Sonrası Yok...!
Biliyorum...
İstasyonlar Islaktır...
Kentler Çamurlu...
Sesler Soluktur Biraz, Biraz da Yorgun...
Susmaksa Çoğuldur...
"Gitmek" Derse Biri; İçim Kanar...
Ve İşte "Gitmek" Diyor Ötelerden Biri...
Kanıyorum...
İşte Yine Amaçsız Bir Gece Daha...
Ben Yine Yaşlı Gözlerimi Silecek Sıcak Bir El Arıyorum Karanlıkta...
Bir Sessizlik Kaplıyor Sensizlikle Etrafımı...
Odam Bir Sen Doluyor, Bir de Sensizlik...
Yatağım Bir Sen Kokuyor, Birde Yanlızlık...
Derken Hayalin Geliyor Karşıma...
Odama Bir Işık Doluyor Gideceği Kesin...
Sezsizlik Çığlık Oluyor Susacağı Kesin...
Bir Düş Başlıyor Karanlıkta Biteceği Kesin...
Elimi Hayalimdeki Ellerine Uzatıyorum Yavaşça!
Kal Diyeceğim Bakışların Düğümlüyor Boğazımı!
Dön Diyeceğim, Gidişin Susturuyor Her Lafımı!
Anlatamadığım Bir Acı Kaplıyor Kalbimin Her Yanını!
Ve İşte O Zaman Suskunluğu Benimsiyorum Sen Gibi...
Hayalini Uğurluyorum Sonsuza Her Gece ki Gibi...
Sevgimi Haykıran Gözyaşlarımla Yıkıyor...
Aşkımı Haykıran Ateşimle Yakıyorum Bedenimi...
Ve İşte Sensizlikle Başlayan Sessizliğe Gömülüyorum...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
10.06.2014, 16:06
Sensizliğe Kaç Sigara Kurban Edilir?
Kaç Sigara da Geçebilirim Sensizlikten?
Sensizliğin Ağır Sislerini Silip Atabilir mi İçtiğim Sigaraların Yoğun Dumanı?
Söylesene!
Ağlasam Akıtabilirmiyim Sensizliği İçimden?
Ne Kadar Ağlasam Akarsın İçimden Söylesene?
Bir Ağlayabilsem Belki Biraz Taşacak İçimdeki Sensizlik ve Biraz Daha Yer Açılacak İçimde Sensizliğe...
Ama Şimdi Yok!
Açılmıyor!
Dolu Taşmak Bilmiyor Sensizlik...
Oysa Alışmalıydım Sensizliğe...
Alışmalıydım Her Fırsatta Beni Bırakıp Gitmelerine...
Giderken Canımı da Almalıydın Oysa...
Her Gidişinde Haykırdım Ardından...
Bu Cansız Bedeni Bırakma Bana Giderken Diye, Canımıda Al Bedenimi de...
Buna da mı Yüreğin Yoktu Koca Adam Söylesene?
Susma!...
Sen de mi Sessizlikleri Giydin Üzerine?
Benim İse İçim Avaz Avaz, Çığlık Çığlığa!
Suskunlukları Giydim Üzerime...
Gidişinin Acısını Yine Kendimden Çıkarıyorum...
Sanki Sen Bilecekmişsin, Bilsen de Çok Umrunda Olacakmış Gibi...
Oysa Hep Kendini Düşündün Sen...
Sen Kendini Ben Seni Düşündüm Hep...
Sen İki Kişilik Düşünüldün Hep, Ben İse Hiç...!!!
Şimdi Ne Kadar Ne Varsa Seni Unutturacak,
Seni İçimden Ne Alacaksa Hepsini Denemeye Yeminliyim!
Kaç Sakinleştirici Engeller Seni Düşünmemi?
Kaç Sigrayla Zehirlemem Gerekiyorsa Ciğerlerimi Zehirleyeceğim!
Daha Ne Gerekiyorsa Yapacağım!
Hepsini Deneyeceğim!
Hangisi Senden Daha Fazla Zarar Verebilirse Onu Alacağım Koynuma!
Söylesene Kim, Ne Zarar Verebilir Bana Senin Kadar?
Ve Beni Ne Mutlu Edebilir Senin Kadar?
Hangisi Kolay Terkedebilir Senin Kadar?
Gene Suskunluklardasın!
Sessizlerdesin!
Sakın Konuşma!
Herşeyimdin, Herşeyimi Aldın...
Hayatımın Anlamı’ydın Hayatımı da Hayatımdaki Tüm Anlamları da Aldın Giderken!
Bu Can Bu Beden de Bir Ayrılığı Kolay Kabullenemiyor...
Sığamıyorum Ayrılığın İçine!
Sıkışıp Kalıyorum!
Nefes Alamıyorum İşte!
Söylesene Kaç Sigara Yeter Ciğerlerimin Bitmesine?!
Susma!
Birşeyler Söyle!
Ya da Sus!
Hiç Konuşma!
Ben Alışabilmek İçin Sensizliğe Her Yolu Deneyeceğim Nasıl Olsa...!!!


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
10.06.2014, 16:16
Beynimin İçindeki Gelgitlerden...
Ruhumdaki Anlamsız Savaşlardan Sen Sorumlusun...
Sen Sebebim…
Aynı Zamanda Sonumun Habercisisin...
Sen Sorumlusun Her Şeyden...
Dünyanın Yörüngesinde Dönmemecesine Beynimde
Yarattığı Dengesizlikten...
Sana Varamamamdan Sen Sorumlusun...
Biliyorsun...
Anlıyorsun...
İnatla Görmüyor, Görmezlikten Geliyorsun Ortalarda Kalmış Biçare Gönlümü...
Çare Sen'sin ..
Çare Sen'de Diyorsun...
Diyorsun da...
Kanayan Yarama İnatla Tuz, Üşüyen Ellerime İse Buz Oluyorsun...
Sen'den Ne İstiyorsam Aksini Yansıtıyorsun Bana...
Oysa Aksin Vurmalıydı Gönül Pencereme...
Oysa Tenimden Çok Ruhum Doyurmalıydı Seni...
Olmuyor...
Olmuyor...
Hep Eksik Kalıyoruz Biz Bize...
Anlayamadığımız Şeyler Var...
Ya Sen Aşk'ı Yanlış Biliyorsun Ya Ben Aşk'tan Hiçbi Şey Anlamıyorum...
Ortada Bir Anlamsızlık Var...
Anlamsızlığımız Anlatmaya Satırlar Yetmiyor...
Bakışlarsa Çok Alakasız Kalıyor...
Umut Et Diyorsun...
Umut?
Söylesene Sence Ne Umut?
Ben Bilmiyorum...
Artık Beynim ve Kalbimde Anlamsız Savaşlar...
Bir Yanım Sevmeye Muhtaç Zavallı Bir Yürek Sancısı...
Bir Yanım Yok Etmeye Alışık Bir Acı Müptelası...
Tükenen İse Sen Değilsin..
Ne Yazık...!
Bitmen Lazımdı Bu Kadar Zamanda...
Gitmen Lazımdı Anlamsız Yerlere...
Gittin Ama Nedense Bitmiyorsun...
Söylesene?
Benden Daha Ne İstiyorsun?
Sence Alacak Başka Bir Şey Kaldı mı?
Sen Hiç Merak Ettin mi Sol Yanımda Kalbim Olmadan Nasıl Yaşadığımı?
Kalbim Yerinde Evet..
Yoksa Nasıl Yaşarsın Diyorsun Ya!
Kalbim Öylesine Bir Organ Artık...
Sadece Kanımı Pompalayan Bir Et, Üstelikte Sadece Bir Avuç...
Ondandı Aslında Seni Severken Elim Ellerindeyken Avucumun Terlemesi....
Şimdiyse Kalbim Avuç İçim Kadar ve Sadece Sana Kanıyor...
Anlamsızım Artık...
Sen Hiç Anlamsız Kaldın mı?
Anlaşılmaz Diyorlar Artık Bana...
Bu Yolun Sonu Zararlı, Adımların Uçurum Diplerine Varır...
Sen Artık Daha Fazla Parçalanmadan Dön Geri Diyorlar...
Bilmiyor Onlar...!
Bilmiyorlar...!
Ben Parçalanalı Çok Oldu...!..

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
10.06.2014, 16:36
Bugün Yine Seni Hatırladım...
Gözyaşlarımı Tutamadım...
Çekinerek Dokundum Hayaline...
Susamış Çiçekleri Sular Gibi Suladım Resimlerini Gözyaşlarımla...
Varlığın Seni Çoğaltıyor İçimde ve Aşkın Büyüdükçe Büyüyor...
İçimde Savruluyorsun...
Deli Fırtınalar Çıkıyor Gönlümde...
Yine Üşüyen Kelimelerim Var Ellerimde, Ellerimden Soğuk, Yüreğimden Buz, Duymak İstemeyeceğin Kadar Anlamlı ve Anlamak İstemeyeceğin Kadar Gerçek...
Yine Yalnızlık Yine Ben..
Yorgunluktan Çökmüş Ağlayan Gözler...
Kalbim Dört Duvar Arasında Hapis...
Bir Feryat Var Derinden...
Aldığım Her Nefes Azap Veriyor...!
Yalnızlık Yavaş Yavaş İçime İşliyor...
Bilmiyorum Daha Ne Kadar Dayanır Bu Beden...!
Yine Yalnızlık Yine Ben ve Uzun Bekleyişler...
Farkediyorum ki O An Kabusumu Yaşıyorum...
O An Yaşadığımı Sanıyorum...
Bir Rüzgar Süzülüyor Penceremden...
Ani Bir Ürperti, İki Damla Gözyaşı...
Sonra İç Acıtıcı İnlemeler...
Ve Anlamsız Titremeler...
Kendi Kendini Anlayamayan Benliğim...
Gidişini Anlamlandırmaya Çalışırken İçim Daha Çok Acıyor...!
Düşünürken Seni, Düşünürken Sensizliği Bir Titreme Alıyor Kalbimi...
Ve İçine Düştüğüm Sessizlik Kanımı Donduruyor...
Yine Yüreğim Çok Üşüyor...
Söylesene Sevgili...!
Her Zaman Varmış İlkler ve Sonlar Sen Hangisiydin?
İlkim mi, Sonum mu Söyle?
Ya da Dur Ben Söyleyeyim...!
Ben Çok İlkler Gördüm, Ama Hiçbiri Bu Kadar Acıtmamıştı...
Hiç Bu Kadar Yakmamıştı...
Ve Hiç Bu Kadar Sızlatmamıştı Yüreğimi...
Sen Nasıl Bir Fırtınasısın ki; Aşamıyorum, Yenemiyorum Seni...
Söyle Nasıl Islattın ki Beni Kuruyamıyorum...!
Nasıl Bir Gidişti ki Ben Hala Titriyorum...!
Nasıl Baktın ki Bana Ben Hala Ağlıyorum...!
Hayalin Düşmeyi Versin Aklıma Ben Her An Tükeniyorum...!
Nasıl Bir Ateşsin ki Sen Her Geçen Gün Eriyorum...!
Izdırap Çekiyorum Senden Uzaklarda...
Düşünmek İstemiyorum Seni, Ama Ne Mümkün...
Sensizliğin Beni Senden Çok Bağlıyor Yüreğine...
Senin Varlığınla Yenilenen, Yeniden Doğan Ruhum Sen Yokken İsyanlara Giriyor...
Suskun Dilim Şair Kesiliyor...
Sen Yokken de Seni Söylüyor Seni Yazıyor...
Sadece Gözyaşları Oluyor Hayat Penceremde...
Sensizliğin Beni Yakıyor Dirhem Dirhem...
Sen Yokken Kendimi Bile Tanıyamıyorum, Aynaya Bakarken Korkuyorum Artık...
Gözlerim Sadece Seni Görsün İstiyorum...
Sadece Seninle Konuşmak, Sana Bakmak ve Sadece Senin İçin Yaşamak İstiyorum...
İçinde Sen Olan Herşeyi Seviyorum, Sensizliği Bile...
Ama Senin Kadar Değil...
Aranızda Sadece Bir Fark Var...
Seni Her An Özlüyorum, Sensizliği Sen Yokken...
Hayat Ben de İki Kelime Artık...
Sen ve Sensizlik...!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

Mrs.Şeytan
10.06.2014, 20:20
Harika yazmışşın bayıldımm :) ben bu şiirleri okuyunca şiirlerimi yerin dibine gömdüm :D ellerine sağlık )

DreamDuality
10.06.2014, 20:46
Epey zaman oldu konuşmayalı. yine hüzünlü hüzünlü şiirler döktürüyorsun. yok mu mutluluk
Hayatta layık olduğun mutluluklara kavuşman dileğiyle. İki damla yaşmış. Dilerim hiç ağlama abicim :)

*nefertiti*
10.06.2014, 23:16
bence sizin bir şiir kitabı çıkarma zamanınız gelmiş, derin ve etkileyici sözler:)

göçmenoğlu
06.08.2014, 16:24
Üzülme..!
Dert etme can..!
Görebiliyorsan, Dokunabiliyorsan,
Nefes alabiliyorsan, Yürüyebiliyorsan, Ne mutlu sana..!
Elinde olmayanları söyleme bana
Elinde olanlardan bahset can! Üzülme..!
Geceler hep kimsesiz mi geçecek..?
Gidenler dönmeyecek mi..?
Yitirdiğin her ne ise; Bir bakarsın yağmurlu bir gecede,
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış..
Bil ki Güzellikler de var bu hayatta..
Gel git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin..?
“Hüzün olgunlaştırır.”
“Kaybetmek sabrı öğretir.”

Şimdilerde bol bol dua ek..
Hasat yakındır can..!
Kaderini sev..!
Varsa kederini de sev..!
Üzülme hastalıklarına,
Gör, hangi günahlarına kefaret olacak..
Terk edildin diye de üzülme,
Demek ki sevebilecek bir yüreğin var..
Geçmişi unut, hiç yaşanmamış gibi davran..
Buluttan nem kapma..!
Döküver kirpiklerinden sonbaharı,
Bir gün ama bir gün mutlu tebessümlerle kol kola gireceksin..
Koklayacaksın yağmur sonrası toprakları,
Yükleyeceksin ruhunu kelebek kanadına..
Uçacaksın semalara sevdiklerinle can..!
Kim demiş ebemkuşağı yedi renk..?
Bakmakla görmek arasındaki farkı çözdüğünde,
Anlayacaksın ne demek istediğimi can..!
Sana tanınan süre üzülmeye değecek kadar uzun değil..
Herkes gibi sende sonsuzluğa gün gelip kanat çırpacaksın,
Hayatın telaşından insan pek farkında olmuyor ama..
Kum saati alta doğru hızla akıp gidiyor..
Henüz aşılmamış çok yolların var..
Hiç mi güzellik yaşamadın..?
Ufacık bir hatırımda mı yok yanında..?
Hayatın ellerini bırakma! Küsme..!
Hadi mavilerini giyin çık dışarı..!
Denizle cilveleşen martılar gibi hayata kur yap..!
Yitirdiğin güneş için sevda türküleri söylemeye devam et..!
Ölümlüde olsa hayat, ölümsüz bakışlarla bak..!
Kaçmakla kurtulamazsın ki;
Yalnızlıktan, hüzünlerden, hayattan
Ayakta kalman gerek, yaşaman gereken can..!
Hayat senide içinde görmek istiyor..
Hadi yaklaş..!

Unutma ki;
“Yapmadıklarının kazası yok!”
Ve yine unutma ki;
“Aydınlık geceye hiçbir zaman yenik düşmedi” can..!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
06.08.2014, 16:33
Yastığım Alıştı da Islaklığa Gözyaşlarım Alışamadı Her Gece Akmaya...
Sensiz Bir Gece'ye Daha Adım Adım Yürüyorum İşte...
Dışarda Deli Gibi Yağan Yağmur Yanlızlığıma Ortak Oluyor Sesiyle...
İçime Hapsettiğim Sesin ve Kokun Yetmeyecek Biliyorum Bana Bu Gece...
Nankörlük Edip Seni İsteyecek Yüreğim Delice ve Bulamayıp Üzülecek Yine...
Öyle Bir An Gelecek ki Hasretin Beni Delirtecek!
Söz Geçmeyecek O An Gönlüme...
Dokunmak İsteyecek Ellerim Ellerine...
Çıldırışlar, Haykırışlar Yorgun Düşürecek Bedenimi...
Ve Hayalinle Bir Gün Daha Seninle Ama Sensiz Bitecek İşte...!
Söylesene Sevgili Kaç Gece Daha Geçecek Hasretinle?
Kaç Gece Daha Gözyaşlarım Yağmur Olup Akacak Yüreğime?
Düşündükçe Tüm Beynime Bulaşıyor Gibisin...
Her Hücreye Giriyor, Hepsine Bir Şeyler Söylüyor ve Sonunda Sırtımdan İtiyor Gibisin Bir Boşluğun İçine Beni...
Seni Görmezden mi Gelmeliyim, Yoksa Aklımda Senden Başka Bir Şey Olamadığını Kabul Edip Aklımdakileri Yazmaya Devam mı Etmeliyim?
Bir Paragraf İçine Yerleşmeyi Bekleyen Söz Dizimlerim Çoktan Noktası Konmuş...
Ne Yazarak, Ne Sesine Dokunarak Ulaşamıyorum Sana!
Senin Her Suskunluğunun Bir Bahanesi, Benim Her Yok Oluşum...
Yalnızım...
İnan Senden Daha Yalnız...
Gözyaşlarımın Nedeni Ağlamayı Çok İstediğimden Değil, İçimdeki Özlem Bulutlarının Mahzun Gözlerime Yağmasıdır...
Nasılım, Ne Durumdayım Hiç Bilmiyorum...
Ben Uzun Zamandır Kendimden Haber Alamıyorum...!
İçim Damar Damar Parçalansa da; Dışım Lal Olmuş Gibi Sessiz...
Yüreğim Senden Gidenin Değil Sende Kalanın Yasında...!
Kelimelere Sığdırabilsem de Bazı Şeyleri İçimde Haykırıyor Bilmediğim Şeyler...
Sensiz, Soğuk Yağmurlu Bir Akşamda Oturmuş Yine Yazıyorum Böyle Apansız...
Anlamsız...
Bir Aşk Şarkısı Odamda Yankılanırken Bak Yine Sensiz Her...
Gözümden Akmasa da Bir Damla Gözyaşı Bekliyor Pınarında...
Ellerim Soğuk...
Üşüyorum...
Yokluğunu Arıyor Ellerinin...
Seviyorum Seni...
Duymak İstemesende Vazgeçmedim Senden...
Seni Yazdım Geceler Boyu..
Mürekkep Yaptım Yüreğimdeki Kanı Ama Yine de Seni Sayfalara Sığdıramadım...
Yine Gözlerimde Sen Varsın...
Yüzüme Çarpıyor Sevdanın Dalgaları...
Dokunduğum Herşey Sen Oluyor...
Hep Seni Taşıyor Gibiyim Koynumda...
Sevmek Diyorum Sessizce...
Düşlerime Hapsediyorum Duygularımı...
Seviyorum, Sevdikçe Düş’üme Saplanıyorum!
Hayal Kurar Gibi Seviyorum Senli Düşünceleri...
Bir Masal Oluyorsun, Kelime Kelime İçimde Büyüyen...
Susuyorum Sensizliğe...
Susmak Diyorum Korkarak...
Haykırıyor İçim...
Yalnızlığa Bürünüyor Tüm Sesler...
Acıtıyor Suskunluk Hüzünü..
Kelimelerim Saklanıyor Kendinden...
Boğuluyorum Bu Kadar Sessizlik İçinde!
Haddim Olmayan Özlemler Kanatıyor Sevgili...
Gelsem Diyorum, Koşsam Gelsem...
Bir Bakıyorum Güneş Solmuş, Bitmeyen Gündüzler Gece Olmuş...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
06.08.2014, 16:37
Sensizlik Bana Çok Ağır Geliyor...
Aslında Değişen Bir Şey Yok...
Sadece Sen Geldin Aklıma Birden...
Nerden Çıktın Böyle Bilmiyorum...
İçimde Cümlelerim Bitmişken Ne Yazacağımı da Bilmiyorum
Ama Sen Her Aklıma Gelişinde Yazmak Geliyor İçimden...
Şimdiye Kadar Öyle Çok Anlattım ki Seni Artık Boğazım Düğümleniyor...
Ellerim Titriyor...
Klavyem Bile En Olmadık Yerde Sessizleşiyor...
Yazdığım Yazıların Sonunu Getiremiyorum Hiçbir Zaman...
Benim Yarım Kaldığım Gibi Onlarda Yarım Kalıyor...
Gidişin Öyle Çok Şey Götürmüş ki Benden Kendimi Tamamlayamıyorum...
Tam Seni Unuttum Derken Yine Bir Yerlerden Çıkıveriyorsun...
Bazen Sabah Yüzüme Gülen Güneşim, Bazen Aynaya Bakan Yüzüm, Bazen de Gece Odamda Gölgem Oluyorsun..
Tam Elimi Uzatıyorum, Tam Tutucağım Yok Oluyorsun ve Ben Yine Yarım Kalıyorum...
Yarım Kalıyor Kalbim...
Yarım Kalıyor Sesim...
Yarım Kalan Canım Gibi Yarım Kalıyor Yaşam...
Söze Nereden Başlayacağımı Bilmiyorum...
Hangi Yüzünü Anlatayım ki "Seni" Özlemenin?
Hangi Yanını Sıralayayım "Seni" Senden Uzakta Yaşamanın?
Özlemin Dağ Olup Sıralanmış Omuzlarıma...
Tam da Hayatın Girdabında Kayıp Giderken Yokluğun Yüreğimde Derin Bir Yara...
Kanattıkça Derin Bir Kuyu Oluyor Yüreğim...
Ömrümden Her Düşen Yaprağa Bakarak İç Geçiriyorum...
Hiç Bu Kadar Zor Olmamıştı Susuşlarına Katlanmak...
Hiç Bu Kadar Acıtmamıştı Dilsiz Kelimelerin...
Sana Giden Kelimeler Arıyorum Şimdilerde Ama Tek Bir Sözcük Bile Yazmak Gelmiyor İçimden...
Sanki Bütün Sözcüklerim İntihar Etmiş...
Bütün Düşüncelerim, Hayallerim, Düşlerim Silinmiş...
Sözcükler Ölmüş İçimde...
Klavyenin Tuşları Bile Bir Başka Bakıyor Gözlerime...
Klavye de Şaşkın...
Haydi Yaz Diyor...
Yazamıyorum...
Düşünemiyorum...
Düşleyemiyorum...
İçimde ki Dünyayı Depremler Vurmuş...
Artık Hiç Bir Şey Umurumda Değil...
Yaşamakmış, Ölmekmiş, İyilikmiş, Kötülükmüş, Soluksuz Kalmışım, Kalmamışım Umurumda Değil...!
Gözlerim Bir Başka Durgun...
Seni Arıyor Gözlerim Ama Suskunum...
Anlamsız Bir Hayatın Anlamsız Anlarından Birinde Gibiyim ve Ben Yaslı Yüreğimle Ayrılığın Resmini Çiziyorum...
Gözlerime Baktığın Yerden Kokunu Hissederek Yine de Yazıyorum...
Kırık Kalbim Yalnız ve Çaresiz...
Başımda Amansız Ağrılar...
Kısır Döngülerdeyim Yine...
Yüreğim Gel-Gitler Yaşıyor Zaman Zaman...
Güneş Terketmiş Günlerimi...
Ay ve Yıldızlar Terketmiş Gecelerimi...
Yazıyorum İşte...
Konuşamadıklarımı...
Yüreğimde ki Duruşunu...
Bana Baktığın Gözlerini...
İsmimin Senden Başka Kimsenin Dudağına Yakışmadığını...
Avazım Çıktığı Kadar Bağırdığım Susuşlarımı Nasıl Boğazıma Yumru Gibi Dizdiğini...
Damarlarımda Dolaşanın Kan Değil de "Sen" Olduğunu Yazıyorum...
Durgunum...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

candokia
06.08.2014, 17:58
çok güzel şiirleriniz var bakın herkesin kendine özel yetenekleri varmış hepsini baştan sona bütün şirlerinizi okudum hepsinin birbirinden güzel anlamları var , bu arada imzanızı da çok beğendim =)

göçmenoğlu
18.08.2014, 14:18
çok güzel şiirleriniz var bakın herkesin kendine özel yetenekleri varmış hepsini baştan sona bütün şirlerinizi okudum hepsinin birbirinden güzel anlamları var , bu arada imzanızı da çok beğendim =)

Teşekkür ederim candokia ...

göçmenoğlu
18.08.2014, 14:28
Sen kırk yılda bir gibisin.
Sen içimdeki çocuğun sessiz çığlığı,
Sen içimdeki yaşlı adamın yalnızlığındaki görünmeyen yüzüsün.
Hiç yazılmamış ve belki de hiç yazılmayacak alın yazımsın,
Ve hiç yaşayamayacağım ikinci hayatımsın.
Sen ilksin…
İlk aşık olduğum, ilk çıktığım, ilk üzüldüğüm değilsin
Ama sadece ilksin.
Kimsin?
Nerden geldin?
Nereye gidiyorsun bilmiyorum,
Ama biliyorum “Gideceksin”.
Yüzüne baktığım zaman gördüklerimi bağırmak istiyorum
Ama korkuyorum bir daha görememekten.
Ve susuyorum…
Bu ben değilim aslında
Korkan, susan,kaçan…
Kim bilir belki de bu senin hayat boyu üzerinde çalıştığın,
Usta hareketlerle şekil verdiğin,
Ruhunun bir kısmını üzerine üflediğin,
Ve bana verdiğin bir sanat eseri.
Senin Şekillendirdiğin hayatın bir parçasıyım.
Bu Benmiyim bilmiyorum.
Sen en az ortak özelliği olanımsın,
Sen en küçüğüsün hayatımın
Ve en büyüğü kalbimin.
Kalabalıkta ki yalnızlığım,
Gürültünün ortasındaki sessizliğim,
Unutmadığım birkaç isimden biri,
Ve sen ilk sustuğumsun.
Sen yolda yürürken hayalini kurduğum
Ama hayallerime sığamayacağın kadara güzel olan
Ve bi o kadara da ulaşamayacağımsın…
Sen, hep hayalini kurduğum
Kimselerin ve benim de bilmediğim o yerde
Denize bakan ağaçların arasındaki ahşap evimin önünde
Yakamozu seyreden kişisin…
Sen aşkımla kalbini vurmak istediğim,
Ama vuramadığım tek hedefsin.
Sen benim yağmurlu ve karanlık bir gecenden amansız çıkıp gelen
Müjdeli haberimsin.
Sen yüzüne severek dokunmak istediğim
Ama bir türlü dokunamadığım ilk insansın.
Sen ilk yazdığım değil
İlk sakladığım şiirsin.
Sen ilk girdiğim sınav değil,
İlk kaybettiğim sınavsın.
Sen yaşadığım değil
Yaşamadığım hayatımsın.
Ve sen hayatımın ilk sonusun.
Sen bu kokuşmuş dünyada yıllardır aradığım ve geç bulduğum
Masum çocuk yüzüsün.
Uzağımdaki yakınım, yakınımdaki uzağımsın.
En yakınında olmak istediğim ama en uzağında olmam gerekensin.
Ve aslında sen ilk ve teksin.

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 12:56
Sensiz Yürüyemem Ben..

Uzaklardasın Çok Uzaklarda...
Göremeyeceğim, Duyamayacağım...
Ve Dokunamayacağım Kadar Uzaklardasın...
Ruhumdasın...
Yüreğimdesin...
Ne Kadar Uzaklarda Olsanda Sen Benim İçimdesin...
Benliğimdesin...
Nefesim Kadar Yakınsın Bana...
Bakışlarımda...
Toz Pembe Hayallerimdesin...
Unutma!
Ne Kadar Uzaklarda Olsanda Sen Benim Ruhumdasın...!
Uzaktayım...
Uzaktasın...
Uzaktayız...
Gönülden de Irağız...
Aynı Anda, Aynı Gökyüzüne Bile Bakamayacak Kadar Zamansızız...
Bir Issızlık Çöktüğünde Üzerine Nefesimi Yüzünde Hisset!
Bil ki Seni Düşlüyorum Ben Bir Yerlerde...
Yanında Değilim...
Yanımda Değilsin...
Ama Aklımda Olduğun Sürece İyiyim Ben Merak Etme...
Bedenim Buradayken Yaşayan Ruhumsun Sen O Şehirde...
Yine Üşüyorum...
Ve Her Yer Karanlık...
Yoksun Biliyorum...
Yok Olduğun Bir Yerde Yürüyorum...
Seni Öyle Özlüyorum ki Hasret Kaplıyor Sensiz Bedenimi...
Anlamıyorum!
Seni Unutmak İstiyorum Ama Aklımdan Seni Silemiyorum...
Seni Seviyorum Galiba...
Ben Seni Özlüyorum Be Sevgili!
Sana Susuz, Sana Aç Yürüyorum Yolları....
Kıskançlık Kaplıyor Düşüncelerimi...
Seni Bir Başkasıyla Düşünemiyorum...
Ben Seni Seviyorum Be Sevgili!
Seni Seviyorum Anlıyor musun!
Üşüyorum Duyuyor musun?
Hani Nefesin, Sıcak Tenin?
Dudakların da Yok!
Üşüyorum Hissediyor musun?
Üşüyorum Anlıyor musun?
Bırakma Yalnızlığıma!
Acıyor Burası Bak!
Nasıl da Hızlıca Çarpıyor!
Üşüyorum Ben!
Sarıl Bana Kalbimin Sahibi...
Düşerim Yoksa Hayattan!
Sensiz Yürüyemem Ben!

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 12:58
Kalemim de Bana Küstü.

Gözyaşlarımın Her Bir Damlasında Seni Gördüm..
Her Bir Damla Ayrı Acıttı Tenimi ve Yüreğimi...
Her Bir Damla Ayrı Yok Etti Benliğimi...
Duydum ki Senin Şehrinde Mevsim Bahar Olmuş...
Renk Renk Çiçekler Açmış Topraklarında...
Gönlünde Yeni Sevda Filizlenmiş...
Gözlerin Başka Bir Göze Mühürlenmiş...
Düşlerin Yeni Bir Aşkla Süslenmiş...
Kalemin Hasreti Değil Aşkı Yazıyormuş...
Yarım Kaldı Dediğin Cümlelerin Tamamlanmış...
"Ben Gerçek Sevdayı Yeni Buldum" Diyormuşsun...
Bizim Yaşadığımızı Yaşanmamış Sayıyormuşsun...
Bir Şarkı Vardı Ya Hani?
"Duydum ki Unutmuşsun Gözlerimin Rengini" Diyen...
Bende Duydum ki Sen Benim Gözlerimin Rengini Başka Gözlerde Yaşıyormuşsun...
Benim Gidişim Baharı Getirmiş Sana...
Oysa Benim Göklerim Hala Güneşe Hasret...
Hala Yağmurlar Yağıyor Gönlümün Sokaklarına..
Ağaçlar Çiçeklerini Döküyor Bir Bir...
Çiçekler Açmıyor Burada...
Anlayacağın Yalancı Baharlar Selam Veriyor Benim Topraklarıma...
Biraz Isıtıp, Biraz Kandırıp Sonra Yeniden Terk Ediyor...
Yeniden Zemheriye Dönüyor Mevsimim...
Benim Artık Kalemim Kırık, Sözlerim Garip, Cümlelerim Yetim...
Gönlüm Bırak Yeni Sevdaları Yeni İnsanlara Dahi Merhaba Diyemiyor...
Gözlerim Başka Renkleri Göremiyor...
Ellerim Başka Ellere Uzanamıyor...
Düş Yok Artık Bende...
Hayal Yok...!
Kalemim de Bana Küstü...
Yazı Yok Artık...
Söz Yok...!
Gönül Sustu...
Hayat Durdu...
Anlayacağın Ben Yine Yalancı Baharlara Aldanmışım Sevgili...!
Ben Sen Varken Yaşıyormuşum...
Şimdi Hasretinin Gölgesinde Kalmış Bu Şehir...
Mutluluk Sana Acı Çekmek Bana Düştü...
Mutlu Ol Ama, Son Sözlerimi de Unutma...
Hep Hatırla...
Senden Gitmeye Gücüm Yok Biliyorum...
Ama Kalmaya da Tahammül Edemiyorum...
Sensizlik Kor Değmesi Gibi Derinlerimde...
Sustukça Çoğalan...
Çoğaldıkça Biriken...
Biriktikçe Anlam Kazanan Bir Yerin Var Sol Yanımda...
Unutamıyorum...
Alışamıyorum...
Her Şeyi Kalbimde Taşıyorum da Senle Gelen Sensizliği Taşıyamıyorum...
Ben Sensiz Yaşayamıyorum...!
Sadece Yaşıyormuş Gibi Yapıyorum...!
Öylesine Özlüyorum ki Seni...
Bazen Geçti Sanıyorum Ama Geçmemiş, Anlıyorum...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 13:00
Susmak İçin Yazıyorum Bu Sefer.

Ne Anlatayım ki;
Parçalanmış Hayatımı mı?
Yok Olan Aşkımı mı?
Bana En Büyük Kötülüğü Yapanı ve Yaptığı Kötülüğe Rağmen Hala Onu Sevdiğimi mi?
Ne Anlatayım ki?
Sen Gidince Seslerde Gitti...
Meğer Senden Başka Konuşacak Şeyim Yokmuş Benim...
Senden Başka Anlatacak Bir Şeyim Yokmuş...
Sana Yazacak Kalemi Tutamaz Oldum...
Bütün Vücudum Hayata Küstü...
Küstüm Yarınlara...
Haram Ettim "Seni Seviyorum" Kelimesi Dilime...
Artık Hüzün Şarkıları Var Dilimde, Düşlerimde...
Yüreğimin Kuytularından Sessizce Hüzünler Gönderiyorum Gözlerime...
Gönül Unuttu Kalem Tutmasını...
Cümleler Birleşmiyor Eskisi Gibi...
Felaketim Oluyor Mazide Kalan Yaşanmışlıklar...
Zamanın İçine Hapsettiğim Anı ve Hatıralar...
Yorgun Gecelerden Kalma Yüreğim...
Bir Köşede Kalmış Bitkin ve Yorgun Hayallerim...
Yüreğim Kanadı Kırılmış Serçe Misali...
Susmuyor Sözlerim...
Susmuyor Hecelerim...
Susmak İçin Yazıyorum Bu Sefer...
Yani Senden...
Yani Benden...
Yani Kirli Bir Peçete Gibi Buruşturup Attığın Adımdan Bahsediyorum...!
Bu Kadar Derinden Kanayan Yaram Olmamıştı Hayatımda...
Gözyaşlarım Bu Kadar Dolu Dolu Akmamış, Kurduğum Hiç Bir Hayal Bu Kadar Dağılmamıştı...
Kırgınım Sana...!
Yokluğunla Baş Edemeyecek Kadar Güçsüzüm...
Öyle Bir Gittin ki, Karanlık Daha Bir Karanlık Buralarda...
Çığlık Çığlığa Susmalar Düşürdün Payıma...
Soluğunun Bir Başka Soluğa Karıştığını Bilerek Geçirdiğim Sayısız Gecelerde Gururumu Parça Parça Bölüp Aşkıma Kurban Verdim...
O Tarifsiz Ağrıyı Uyuşturmak İçin Ruhumdan, Kimliğimden, Kadınlık Onurumdan Vazgeçtim...
Her Şeye Rağmen Direnebilmek İçin Kendimden Vazgeçtim...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 13:03
Şimdi Bir Nefes Kadar Yakınımda, Ama Binlerce Yıl Uzağımdasın..

Zor Olanı Başarmıştım Ben...
Yeniden Sevmiştii Yüreğim...
Yeniden Mutlu Olmuştu...
Yeniden Güller Açmıştı Dört Bir Yanında...
İlk Defa Gördüğümde Gözlerini...
Özlediğimi Anladım Sıcak Bir Çift Eli...
Hayatımda İlk Defa Biri İçin Bu Kadar Çabaladım...
Bitmesin Diye Uğraştım...
Çabalamıyorum Artık...
Üzülmüyorum Hiç Bir Şeye...
Kırmıyor Artık Beni Söylenen Sözler...
Canımı Yakmıyor Yapılanlar...
O kadar Katı, O Kadar Duygusuz Hissediyorum ki Kendimi...
Onunla Tekrar Geri Kazandığım Duygularımı Artık Eski Yerine Bırakıyorum...
Tekrar Kaybediyorum İçimdeki Hisleri...
Eski Zamanlarıma Geri Dönüyorum...
Rol Yaptığım...
Kendimi Kandırdığım Ama Daha Çok Mutlu Olduğum Zamanlara Geri Dönüyorum...
O Hayatıma Girmeden Önce Yenmiştim Ben İçimdekileri...
Bastırmayı Öğrenmiştim Duygularımı...
Hiç Bir Şey Üzmüyordu Beni...
Sonra O Tekrar Kazandırdı Bana Bunları...
Sevmek Neymiş Onu Gösterdi...
O Öğretti Bana Yazmayı....
İçimdekileri Ancak Bu Şekilde Atabileceğimi Gösterdi...
Tekrar Döndüm Ben Hayata...
Ona Acı Çektirdim...
Ben Acı Çektim...
Onun Sayesinde Mutlu Oldum...
Onun Sayesinde Hata Yaptım...
O Çıkarttı Kabuğumdan Beni...
Şimdi Onun Çıkarttığı Kabuğuma Onsuz Geri Dönüyorum...
Kendimi O Kocaman Yalnızlığıma Geri İtiyorum...
Bir Daha Çıkmamak Üzre Bırakıyorum Karanlığa Kendimi...
Kalbimden Damarlarıma Yayılan Acı Hüznümle Birleşti...
Göz Pınarlarımdan Yağan Yağmur Damlalarıyla Buluştu Yanaklarım...
Kirpiklerimin Altına Saklanıyor Gözyaşlarım...
Bitik Bir Aşkın Kıyısındayım Artık...
Bir Kandırmacanın Tam Ortasındayım....
Her Şey Yarım Kaldı...
Tutunacağım Hiç Bir Sevinç Kalmadı...
Onurlanacağım Neyim Varsa Ayaklar Altına Serdim...
Ben Ömrümde Bir Tek Mutluluk Bulabildim...
Sadece Bir Tek…!
Ne Bir Hafta...
Ne Bir Ay...
Ne de Bir Yıl...
Ne Bir Mevsim...
Ne Bir Zaman...
Ne Bir Başka An…!
Ben Ömrümce Bir Tek Mutluluk Duyabildim...
Sadece Bir Tek…!
Hani Bana Baktığında...
Öyle Bakma Dediğinde...
Ellerin Ellerime Dokunduğunda...
Şimdi Bir Nefes Kadar Yakınımda, Ama Binlerce Yıl Uzağımdasın...
Ruhumun Her Zerresinde Fakat Ebedi Yokluktasın...
Unuttum Desem Yalan, Unuturum Desem İmkansız...
Tek Suçum Seni Sevişimdi...
Tek Suçum Senden Vazgeçemeyişimdi...
Çok Geç Anladım İki Yenilmişin Birbirini Bulmasının Eski Yaralara Merhem Olmayacağını...
Bizi Gitgide Daha Çok Halsiz Bırakacağını...
Yaşatmadığın Bu Aşk Sonrası Susmak Düşüyor Bana Artık...
Ama Yinede Acıyan Bir Şeyler Var İçimde...
İçimde Bu Sevdanın Kapıma Bırakacağı Yalnızlığın Telaşı Var...
Artık Sararacak Bu Şehir...
Bir Sevmek Yerleşecek İçime...
Ve Aklıma Geleceksin...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 13:07
Hadi Artık Susması İçin Sen Kır Yürek Kalemimi...

Ne Sen Yokluğunla Bitebiliyorsun Satırlarda Ne de Ben Kalemime Artık Yazma Diyebiliyorum...
Düştüğü Satırlardan Devam Ediyor Acı Düş'üm...
Gidenlere Rağmen Kalanla Devam Ediyor...
Adım Atsam Kendimden Düşecek Kadar Yorgunum...
Bitmedi, Bitmeyecek Sana Yazışlarım Sana Seslenişlerim...
Yoklukların İçinde Var Olmaya Çalışan Yorgun Yüreğim Sana Son Noktayı Koyamıyor...
Bitmiyorsun Bende...
Susmanın En Koyusunu Denedim Sana...
Kelimelerimi İçime Yazdım ve Sonra Konuştum Sayfalarca...
Ne Zaman Susarsın yürek Kalemimde?
Daha Kaç Gün, Kaç Ay, Kaç Yıl Eklemeliyim Bu Acılarımın Üstüne
Yürek Kalemi Senden Başka Kimseyi Yazmıyor, Yazamıyor Sevgili...
Ama Vakit Susma Vaktidir Nasıl Susacağımı Bilemesem de!
Hani Derdim Ya; Yazdıklarımı Sen Anla Diye, Şimdi Yazamadıklarımı, Sustuklarımın Ardındakileri de Sen Anla...!
Benden Bir Son Bekleme Sevgili!
Ve Sakın İnanma Kalemimden Yazılan Hiçbir Son'a...
Unutma!
Ben Yaşadıkça Sen Hep İçime Yazılacaksın, Hep İçimde Yazılacaksın...
Sonsuza Dek Seni, Sadece Seni Yazacak Yürek Kalemim...
Biliyorum Bitmeyeceksin...
Biliyorum Yüreğimden Hiç Gitmeyeceksin...
Ben Bu Aşk'ın Son Noktasını Koyamıyorum Sevgili...
Hadi Artık susması İçin Sen Kır yürek Kalemimi...
Yazarak Yaşayan Bir Adamı Susmalara Mahküm Edip Öldürüyorsun Sen...

''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 13:10
Kalbimin En derin Yerindesin Sevgili.


Kalbimin En Derin Yerindesin Sevgili.
Hep öyle oldun… En derinlerde, en mavilerde sakladım seni… Gizledim… Kimse bilmedi seni sevdiğimi… Yüreğimin çırpınışları arasında, isyanlarımın en deli zamanlarında kimse bilmedi seni sevdiğimi… Hep sakladım seni, mecburdum çünkü… En neşeli halimi takındım kalbim senin için ağlarken… İmkansız bir sevdanın iki deli yüreği olmak kolay değildi çünkü… Bilirdim senin de ben gibi olduğunu, ben olduğunu…
Acıtmazdı gözyaşları… Canım bu denli yanmazdı…
Çaresizliğimin beni yiyip bitirdiği zamanlarda daha mı aksi oluyordum ne Sana geliyordum, avunmak için… Bilemezdim ki, o zamanlarda senin aklından geçenleri. Çok şey bekledim ben sevgili… Verebileceğinden çok şey bekledim. Alabileceğimden azına razı olarak…
Beklentisiz sevemedim seni. Sevemezdim de…
Ben seninle doyasıya yaşayamadım ki…
Ben hiç seninle özgürce dolaşamadım ki sokaklarda elele…
Bir vapurda, doğduğum şehri gösteremedim ki sana…
Sıcacık bir çayı bile paylaşamadım, ikinci bardağın ikinci yudumunu kendi bardağımdan tattıramadım sana…
Hep yalnız yaşadım sevdamı.
Herşey gizliydi, herşey saklıydı…
Senden gelene razı olduğumu söyledim hep, oldum da…
Senden gelen her gözyaşını kabullendim. O yaşlar yüreğimi kanattı ama sızlanmadım hiç. Sevdiğimdin, sevenimdin… Kalbimin sahibiydin… Sevdamın ortağıydın… Senden gelen her boşluğu kabullendim. Gel dediğimde ve sen gelemediğinde boynum büküldü, gönlüm üzüldü ama kabullendim.
Gözlerim güldü, yüreğimin akıttıklarını sakladım.
Bazen sen üzülme diye içime attım acılarımı, oysa istediğim senin kollarında teselli bulmaktı. Göz yaşlarımı sen sil istedim.
Canım yandı, belli etmedim sevgili…

Sonradan anladım ki ben sana hiç kırılmamışım…
Hani o beni kırmak için söylediğin sözlerin hepsi aşkının itiraflarıymış.
Canımı yakmak için sıra sıra dizdiğin her söz aslında ne çok sevildiğimin ispatıymış.
Görememişim…
Sen bana kırıldım dediğinde de seni anlayamamışım ben.
Sevdiğini kırmanın ne demek olduğunu şimdi anlıyorum.
Aranmamak, sorulmamak, verdiğin sözleri unutmak, tüm yaşananları yok saymak ve hiçbir şey yokmuşçasına hayata devam etmek…
Gerçekten kırmamışsın sen beni…
Ağladığımda göz yaşlarımı silmiyorsun diye sana kızmalarım ne kadar boşunaymış.
Şimdi yüreğim ağlıyor, sen neredesin
Çığlık çığlığa sesleniyorum sana, beni duymuyorsun.
Kırıklıklarım şimdi çıkıyor ortaya.
Özlemlerim yakarken bedenimi, canım şimdi daha çok acıyor.
Beynimdeki anlamsızlıkları yüreğim çözemiyor. Yüreğim çözemezse nasıl yaşarım ben
Bilmek istemiyordum bensiz yapabildiğini... Bildim...
Görmek istemiyordum bensiz olabildiğini... Gördüm...
Yağmurlar yağıyor hem gözlerime hem yüreğime. Ruhumda fırtınalar kopuyor, nefretim kendime…
İsyan kemiriyorken bedenimi, sen neredesin sevgili...


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 13:13
Aşk Beraber Yürümektir Ve İki Kişi Yaşanırsa Güzeldir.


Bir tahteravalli Aşk sanki..Acıyı yaşayan olmalı yerde çünkü daha ağır yüreği bedende..Ama ben havada asılı kaldım acılıyken ağırken öylece..Düşemiyorum bile..

Ben bir tek harfine ne düşler adamıştım oysa şimdi cümleler boyudur uzaklığım sana...

Sen giderken gözlerine yüklediğim anlamlar boyudur yalnızlığım...

Boynumun büküklüğü sana değil yitirdiğim ve asla geri alamayacağım heveslerimedir. Payıma düşürdüğün sadece hıçkırıklar dolusu gecelerdir.

Ama yine de asıl yanmışlığım;
seni çok geç tanıyan kalbimedir...

İşte yaşadıklarımı bulduğum andır satırlarda!

Gömeceğim bu gece ona dair acıları sabaha kadar okuyacağım tüm satırlara..

Söz! Söz! Söz!

Gece!!!
Siyah…
Özlem yüreğimde
Laciverdimi boyadım
Sen dolu
Pırıltılı renklere
Düşler yarattım
Gecenin siyah hayallerine...

Bu gece şimdiye kadar ki ömrümdeki ennnn Kara Gece!

Bu geceden sonra değil gündüzlerm gecelerim bile aydınlık olacak Rabbiminde izniyle..Söz sana Hayat!

Yokluğun vurdu zayıflığımın ortasındayken ben
Yediremedim gururuma...dudaklarda sus kaldım
Yağmurlar yağdırdım gittiğin şehre
Sen olmayınca...gözlerde yaş kaldım..

Ben bir köşede boğazımda düğümlerle kalmıştım..Kelimeler boğazıma takıldı..

Her ayrılık sonrası yaşanışlar sanırım bunlar..Kalanlar gidenler..Haksız sebeplerin ardına saklanıp da ama ben haklıydım diyenler Haklı olup da haklı olduğu halde terkedilenler..Hep böyle kalıyor sanırım..

Sus..
Yaş..

Şifa yüreklere..Kızmayın bu gece son damlalarımı döküyorum artık ona!Bundan sonra acıyı ıslak değil kuru yaşamak var!

Yine yalnızca karanlıklarla hemdem olasım var..

Gün ışığında kapalı gözlerle; huzurlu uykulara uyuyasım kabussuz uykularda nefes alasım acısız gecelere uyanasım bu pişmalığı gömesim yakasım kaybedesim var!

Yaş değil kan dökülüyor gözümden..Ama haksızım biliyorum..Çünkü emanet bir cana hıyanet ediyorum!Rabbim affeylesin geçicek biliyorum..Üzülme sen ne olur..Sindire sindire yaşayayım acımı böylesi daha doğru olur..Sindire sindire tüketmezsem bu acıyı bi gün aniden görürsem karşımda Onu yada ona dair birşeyi işte ozaman mutluysam bile herşey alt üst olur..Geçicek evet ge-çi-cek! Yok ötesi..! Ama sindire sindire tüketmek O'na dair bir tek kırıntıyı bile içimde bırakmamak en iyisi..

Gitmeler en masum yürek sahibinden bile olsa haindir bilirim..

Bunu gidişimden sonra farkedeceğimi bilseydim gidermiydim?

Nasip...

neden giderler ki
illa birileri gidiyo ve geride kalan acısıyla başbaşa kalıyo...
hele ki geri dönülmez gidişler...

Saçma bir sebebim vardı evet! Ardımdan defalarca gitmez olaydım dediğim!

Ama kalanın acısından daha büyük acım! Pişmanlığım var birde yetmezmiş gibi!

Ama giderken birkere bile "Gitme!" demedi!

İyi bilin..Her gidiş giden için her gün yeni bir acıya kapı açıyor ve Terkedişler kalanı değil gideni vuruyor..!

Geri dönülmez gidişlerde döndüğün gidişlerden daha çok yaralamıyor! Döndüğünde kalbi Taş kesilen bir sevdiğin oluyor! Yalvarıyorsun ne olur bir şans daha diye ama nafile..!

Gururu seviyorsa bile yer gök kadar Aşkından büyük oluyor!

Belkide sadece benim yaşadıklarım bunlar..!Genelleme yaptıysam eğer acımın büyüklüğünden her terkedişi haksız kılmak içindir!

Hatalıyım pişmanım! Bedelini ödemiş olduğumu sanıyorum ama bunu körolası acı dinlemiyor!

Aşk Beraber Yürümektir ve iki Kişi Yaşanırsa Güzeldir

Aşk yalnızken acı verir.Tek başınaysan yürümeye çalıştıkca düşmektir.!


''Gönderilmemiş aşk mektupları''

göçmenoğlu
15.12.2014, 13:15
Bir Umut Ektim.

Bugün güneşin
aydınlığında sana uyandım. Umutları rüzgarın koynundan çalıp
yüreğine bıraktım. Bugün yüreğime
gülüşlerini ektim. Yüreğimin
kurumuş toprağına
umutları ektim. Hasretinle besleyip bir gün geldiğinde
gözlerine bırakacağım umutları karanlıklar ektim. Kavuştuğumuzda
yıldızlar sevdamıza şahit olsun diye.
Gündüzün gölgelerinde üşüyorken
gülüşlerinle ısınıyorum. Bir an rüzgara dönsem sırtımı,
sana tutunuyorum. Umutla, gözlerindeki baharla nefes alıyorum.Vakitler
geçmiyor..Hasretin çekiyor beni dağlara.Baharı
giyinmiş dağlara senin gülüşlerini
bırakacağım. Her rüzgarda kokunu arayacağım.Her
nefes aldığımda umuda gülümseyip senin mutluluklarına dua edeceğim…

Bu gece hayallerine dalacağım..Yıldızları
karanlıklardan çalıp yüreğine bırakacağım sen
uyurken..Soluğunu
uzaklardan izleyeceğim..Saçlarına dokunmak, nefesini içime almak
isteyeceğim..Saçlarını kokusunu
içime çekemesem de yüreğinin bende olduğunu biliyorum…Sen güneşe
uyanırken ben karanlıklarda senin acılarında yanıyor olacağım…Bırak
ne olur, bu beden sevmeyi sende öğrensin..Bırak
hep terkedilen yürek senin gül yüzünde doğsun…Sen
üzülme acılarına…Tutun ne olur umutlarına…Gönül bahçene uğrayan
hazanlar olsa da bırak sıcak ve samimi gülüşlerinle
erit…Acıların kanasa da bırak ben gözyaşlarımla
yıkayayım kırık aynaları…Ne olur üzme kendini güneşin doğusunu
izleyemediğim diye…Sen uyurken güneşin
sıcaklığını gözbebeklerine doldurmuş olacağım canım…

Bugün, ömrüme bir umut ektim..En
güzel sevda türkülerini dilime ezberletip, Nisan yağmurlarıyla
umut ektim yarınlarıma. Sesini duymasam da uzaklarda beni düğünürken ben çiçeklerin yüreğine seni fısıldayacağım. Ağladığında ektiğim çiçekler boyun bükecek hissediyorum..Ve
güldügünde onlar bana senin gülüşlerini anlatacaklar…Uzaklardasın biliyorum..Mesafeler
ırak ve yollar karanlık..Ama her karanlığın icinde bir ışık var. Senin hasretinin zifiri karanlığında ben gözlerindeki ışıkla aydınlacağım.
Sanma ki sabahları sensiz güneşlere gülümsüyorum…Sanma ki sen yoksun diye
sabahları perdeleri kapalı olarak bırakmıyorum..Sana zahmet olmasın diye her
gün senin icin perdeleri güneşe aralıyorum…Senin beni uzaklarda olsan da sevdiğini biliyorum…Nefesine beni kattığını,
yüreğine sevginin umutlarını akıttığını
hissediyorum…Gülüm, seni seviyorken senin de beni sevdiğini biliyorum ve bak gülümsüyorum seninle… Seni
seviyorum gül yüreklim.Yıldızların geceni, güneşin
gündüzlerini aydınlatması dileğimle..Senin gülüşlerine
emanet edip yüreğimi …Ne olur iyi bak yüreğime..Ne
olur umuda tutunup hayata gülümse...


''Gönderilmemiş aşk mektupları''