PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ölüm sonrası gerçekten var mı?



aris
17.07.2008, 21:45
Televizyonlarda, kitaplarda bol bol duyarız ölüp de geri gelen ve inanılmaz hikayeleri olanları. Bir adam ameliyat masasında ölür, uzun bir tünel görür, sonunda parlak bir ışık vardır ve yoğun bir güven ve sevgi duygusu hisseder.

Tıp dünyası geliştikçe ve teknoloji her geçen gün kaçınılmaz sondan daha çok insanı kurtardıkça bu tip hikayeleri daha sık duyar olduk. Ölüm noktasından dönen Amerikalı’ların % 18 gibi küçümsenemeyecek kısmı garip hikayeler ile dönüyor dünyaya. Bazısı ışıklar, bazısı alevler görüyor, kimi yukarı çekildiğini kimi ise aşağı doğru itildiğini belirtiyor. Bu deneyim ne şekilde olursa olsun geri gelen kişi için çok şey değişiyor. Ateistler camilere, kiliselere koşuyor, alkolikler iyileşiyor, hatta raporlara göre saldırgan kişilkler yardım derneklerine katılıyorlar.

Virginia Tıp Fakültesi’nden psikiyatrist Dr. Bruce Greyson profesyonel hayatının büyük bir kısmını bu araştırmaya harcamış. Dr. Bruce bu araştırmalara dayanarak şaşırtıcı bir şey söylüyor: “ Ölüm ötesi deneyimi yaşayanlar Allah’ın olduğunu düşünmüyorlar, onlar bunu biliyorlar.” Ayrıca Dr. Bruce bir çok insanında deli derler diye yaşadıkları deneyimleri kimseye anlatmadıklarını söylüyor.

1975 yılında Raymond Moody adında bir yazar “Yaşam sonrası yaşam” diye bir kitap yayınladı. Bu kitapta 150 kişiyle röportaj vardı. Bu 150 kişinin hepsi de ölüm sonrası deneyimi yaşamıştı. Deneyimler ilginç, ve birbirinden değişik olmasına rağmen Moody kitabında daha da ilginç olan varılan sonuçlardı. Kişilerin hepsinin deneyim sonrasında daha az materyalistik, daha fedakar ve sevgi dolu olduklarını keşfetmiş.

Bilimsel olarak da ölüm sonrası deneyimlerinde belirli araştırmalar yapılıyor ve sonuçlara varılıyor. Anoxia (Beyindeki oksijen yetersizliği) oluştuğunda beynin kendisini kapattığı ve ölmüş gibi yaptığı ya da beyinde salgılanan ketamine adlı güçlü bir hormonun bu durumda ortaya çıkmasıyla kişinin bazı görüntüler algıladığını ifade ediyorlar. Hatta bu hormon dışarıdan verildiğinde insanda “vücuttan çıkıp gitmiş gibi” bir etki yaratıyor. Yani tıbbi olarak bu deneyimlerde “ esrarengiz” bir durum yok. Bunlar bir çeşit illüzyon ve gerçek değiller.

Tıp her ne kadar böyle açıklamalarda bulunsa da, bu deneyimlerin sadece kimyasal bir durum olduğuna insanı ikna etmeye uğraşsa da işi çok zor. Çünkü hala ölüm sonrasında neler olduğunun cevabını veremiyorlar hatta bu konuda en ufak bir kanıtları bile yok. İnsanlar inançları çerçevesinde ölüm sonrasında bazı senaryolara inanıyor, bu inançlar ile bu derin bilinmezliğe bir anlam katmaya ve ondan korkmamaya çalışıyorlar. Ortada yaşanan bazı deneyimler var ve bu deneyimlerin sonuçları da daha iyi gibi gözüküyor.

Ölüm insanoğlunun anlayamayacağı kadar büyük bir olay. Kimbilir belki de sonrasını bilseydik yaşayamazdık. Kaçılamayacak bir durum olduğuna göre yapılacak en doğru davranış, onu en iyi şekilde karşılamak
alıntı

alara
16.10.2008, 09:47
var tabiki olmasa bu ölenler nerdeee pekii

nazar
16.10.2008, 15:12
ölenler toprakta bir enerji bitiyor ve bitiyor gerisi yok cennet cehennem yok bence

((ex))
05.11.2008, 19:55
aslında bu tartışlır ama madem yok diyosunuz o zman kuranda yazılanlarda doğru değil anlamına gelmez mi? sonuçta kuran-ı kerimde cennet-cehennemin olduğu yazılıyor...ve bu kitap Allah tarafından gönderildiğine göre olmaması mümkün mü sizce?

yazboz
06.11.2008, 00:33
evet en ıyı karsılayabılmek ıcın hazırlık yapmak gerek ama yapabılyormuyuz pekı

ALAZ
28.11.2008, 11:56
aslında pekte merak edilecek konu değil bence...diğer sayfaların birinde 500 yıllık bir mumya vardı...işte size ölüm...eğer ki gömülseydi çürüyecekti..hava ile temas durumu yani...tekrar bileşiklerine ayrılacaktı...biliyorsunuz insan vucudu su, hidrojen, oksijen vb. oluşur...işte ölüm ve sonrası....biyolojik olarak ölüm vucuttaki hücre yenilenmesinin durması sonrası var olan hücrelerin ömürlerini tammalamasıdır.. asıl soru şu olmalı...özellikle şu 500 yıllık mumyaya bakarak...bunun cennete veya cehennme giden kısmı neresidir??? hemen ruhu dediğinizi duyar gibiyim...işte fizik ve fizik ötesi...şimdi burada karar ve kuram siizin... bu ölenin sevdiğiniz biri olduğunu düşünün... o zavallı mumya sizin için hiç bir anlam ifade etmiyordu...ama . bu çok sevdiğiniz biri olsaydı...ölümü böyle kolay kabullenemezdiniz ve onu bir şekilde yaşatırdınız..düşleriniz,hayalleriniz ve yüreğinizde ve beyninizde sonuçta onun yinede sizinle birlikte olduğunu hisseder veya hissetmek isterdiniz. fazla uzatmayacağım ...sonuç olarak o fiziken öldü ama ruhen yaşıyor derdiniz...saygılar..

CREEPA
29.11.2008, 01:49
"Cennet ve cehennem" vardir.Huriler muriler vs. yanliz hepsi hikayedir! Dogrusu Cennete Huzur ve sonsuz özgürlük vardir ama cehnnemde ise aci cile ve keder mevcut! Bazen Cenneti anliyabilmek icin cehenemden gecmemiz gerekebilir.Kimi kendisinin cehennme ait oldugunu düsünür ve onu kazanmak icin calisir kimi ise cennete gidebilmek icin mücadele verir.Dogru ve yanlis? Iyi ve Kötü ? Tek tanri Allah ve Seytan ? Karar sizin! Yalniz kisa bir hatirlatma yapmak istiyorum,bakiniz özelikle son kismini dikkatlice okuyunuz:

ÖLÜM NEDİR ?

“Ölüm”, rûhun bedene olan bağlılığının,
Sona ermesi olup, vukû bulur ansızın.

“Ölüm”, kulun bir hâlden bir hâle dönmesidir.
Bir evden, başka eve “Göç etmesi” demektir.

Zîrâ buyuruyor ki Rabbimiz bir âyette:
“Her bir canlı, ölümü tadacaktır elbette.”

Bir şeyi tatmak ise, “Hayat”la mümkün olur.
Öyleyse kul ölmekle, yok olmaz, hayat bulur.

“Ölüm” ile, bu hayat sona eriyorsa da,
Başka “Hayat” başlıyor bu sefer de mezarda.

“Âhiret”e nazaran, bu dünyâ bir “Hayâl”dir.
Âhiret asıl olup, dünyâ, gölge gibidir.

“Kabir”, âhiret ile dünyâ arasındadır.
Âhirete, dünyâdan hem daha da yakındır.

İşte bu yüzdendir ki “Kabir”deki o hayat,
Daha âşikâr olup, asıldır ve hakîkat.

Herkesin bir “Ecel”i, ölüm zamânı vardır.
O vakit, ne ileri, ne de geri alınır.

Bir insanın, dünyâda rızkı biterse eğer,
Eceli gelmiştir ki, rûhunu teslim eder.

Ve ansızın terk edip evlâdını, malını,
“Hazret-i Azrâil”e teslim eder canını.

Nerede, ne vakitte ve hangi memlekette,
Öleceği bellidir her insanın elbette.

“Doğu”da öleceği takdîr olduysa eğer,
O, muhakkak o yere gider ve vefât eder.

Zîrâ anlatılır ki, bir zaman melek-ül-mevt,
“Süleymân Peygamber”i eylemişti ziyâret.

Bir kimse var idi ki orada olanlardan,
Melek, onun yüzüne dikkatle baktı bir an.

“Hazreti Azrâil”in, ona böyle dikkatle,
Bakması, çok korkuttu o kimseyi gâyetle.

Melek-ül mevt gidince, düşünüp bunu biraz,
Hazreti Süleymân’a bu işi eyledi arz.

Dedi: “Ey Nebiyyallah, emredin de rüzgâra,
Götürsün beni hemen çok uzak bir diyâra.

Zîrâ bu gün çok korktum hazreti Azrâil’den.
Çok uzağa gidip de, kurtulayım elinden.”

Süleymân Peygamberin emriyle rüzgâr dahî,
“Hindistan”a götürdü acele o kimseyi.

Bir miktâr zaman geçti, ölüm meleği yine,
Süleymân Peygamberin geldi ziyâretine.

Peygamber sordu ona: “Ey Azrâil, ne için,
Yüzüne, dikkatle ve sert baktın o kişinin?”

Dedi: “Emir aldım ki, o kimsenin rûhunu,
Hindistan’da alayım, burada gördüm onu.

Sonra emir üzere, o memlekete vardım.
Onu orada görüp, rûhunu teslim aldım.”

dynamic apnea
02.12.2008, 17:37
ahiretin olmadığını düşünmek bile istemiyorum ben cehenneme gidecek olsam bile..
sevdiklerimin sevdiklerine kavuştuğunu görmek, bilmek, düşünmek istiyorum . Fiziksel olarak kaybolalım yok olalım ama enerjimiz ruhumuz boyut değiştirip birbirlerine kavuşsunlar lütfen . Kavuşmak istediğim tekrar görmek istediğim ruhlar var .Özlüyorum ve kavuşmayı bekliyorum. Benim gibi sevdiklerim, canlarım var..

Chillout
02.12.2008, 19:10
Ben şuna inanıyorum ki;biz Allah'tan geldik o yüce nurdan birer parça bizim ruhlarımız.Herşey bitince de yek olacağız tekrar.Cennet veya cehennem de geçici bana göre.Varlığı yokluğu değil benim için önemli olan.Ben sadece herşeyin sonunda tekrar tek nurda toplanacağımıza inanıyorum.

JeMiLe
02.12.2008, 21:30
bencede herkes bir gün geldiği yere dönecek

osho
25.12.2008, 02:13
Ölüm sonrası tabii ki var!!! Evren sürekli bir devinim içerisinde,cennet ve cehennem yok diyemeyiz ama var da diyemeyiz bence çünkü Kur'an'a göre var ama Kur'an bir hikaye kitabı değil muz ağaçlarından şarap nehirlerinden bahsedecek kadar ayrıntıya girmez en önemli konularda binbir soru işareti bırakan Kur'an iş cennet cehenneme gelince verilen hurilere kadar neden anlatsın...Olay tamamen sembolizm içeriyor bütün meyva ağaçları şarap nehirleri ve huriler hepsi birer simge sembolizmi iyi bilenler bunların açıklamasını çok iyi biliyorlar tabii bir tek açıklama yoktur türlü şeyler öne sürülür ama kesin ve net olarak Kur'an'a göre söyleyebileceğimiz şey canlılar tekamülünü tamamlayıncaya dek dünya aleminde yaşam sürecek ve sonunda Allah'a döndürülecek

awra
25.12.2008, 11:15
Her şey bir gün aslına rücu eder.. Bence İbadet edenler cenneti arzuladıkları için veya cehennemden korktukları için ibadet etmemeliler. Allah alemleri sevgi üzerine halk etmiş. Bu sevgi herşeyi kuşatmış. "Rahmetim azabımı geçmiştir" demiştir. O salt sevgidir. biz ondan geldik ona döneceğiz. Kimin gücü yetiyor..istemediğimiz şeyleri yaşamamaya .. o yüzden kabul hali içinde olmalı....ölümden kim kaçabilmiş ki...kiiim???????

peril
25.12.2008, 11:24
ölüm sonrası vardır kıyamete kadar olan süre kabir hayatıdır ve kıyamette cennet cehennem die 2 gruba ayrılacaktır insanlar iyiler güzelliklerin oldugu yer cennet,kötüler ise atese cehenneme gideceklerdir ama ahiret kabir hayatının dünyadaki yaptıgın iyi kötü olaylara göre degişeceqi söylenir iyi insanların kabir hayatlarında rahat edecek ve gecen zamanı saniye olarak algılayacakları kötülerin(seytancı) insanların ise kıyamete kadar olan zamanın her saniyesinisini yasayacak ve azapla hissedecegi söylenmektedir ne kadar dogru bilemem ama bu kur'an da beriltilmiş ve eskiler tarafından bilinen biz kusaktan kusaga aktarılan bir inanctır

awra
25.12.2008, 11:29
KUR'AN oyuncak fasa fiso bir kitap değildir... Tabiki orda anlatılanlar hepsi doğrudur... Bunda şüpheye düşmeye veya inkara kalkışmaya gerek yoktur.

Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin MARİFETNAME adlı eseri var. Ben onu okuyorum bu aralar.. Ne ararsanız var... ..ÖLÜM VE SONRASI da..

peril
25.12.2008, 11:32
KUR'AN oyuncak fasa fiso bir kitap değildir... Tabiki orda anlatılanlar hepsi doğrudur... Bunda şüpheye düşmeye veya inkara kalkışmaya gerek yoktur.


ben kur'an dan kendim okusaydım eger süpheye düşmezdim fakat ben tam olarak kur'andakileri çözemedigim için yane okumadıgım sadece aile büyüklerinin okudugunu anlattıgını paylaştım onun için ne kadr dogru ne kadar yanlış bilemem dedim...

awra
25.12.2008, 11:38
Anlıyorum perilcim ....canım benim....

osho
25.12.2008, 22:57
Kur'an'da kabir azabı yoktur.İslam artık iki tanedir biri geleneksel islam ve diğeri de Kur'an'ın anlattığı gerçek islam...Geleneksel islam içine bir sürü töre adet vb. şeyleri almış ve yıllardır dedelerle ninelerle söylenegelmiş bir dindir.Artık gerçek dini anlamak istiyorsak kitaba sarılmak zorundayız duyduklarımız dışında

Arcturus
28.12.2008, 17:49
aslında o kadar kurcalamaya gerek yok. ölünce görürüz nasılsa ((:

likeufo
13.03.2009, 18:25
Ben şuna inanıyorum ki;biz Allah'tan geldik o yüce nurdan birer parça bizim ruhlarımız.Herşey bitince de yek olacağız tekrar.Cennet veya cehennem de geçici bana göre.Varlığı yokluğu değil benim için önemli olan.Ben sadece herşeyin sonunda tekrar tek nurda toplanacağımıza inanıyorum.

Tam da benim duygularıma tercüman olmuşsun:) Kesinlikle katılıyorum.

peyderpey
27.04.2009, 08:47
Kur'an'da kabir azabı yoktur.İslam artık iki tanedir biri geleneksel islam ve diğeri de Kur'an'ın anlattığı gerçek islam...Geleneksel islam içine bir sürü töre adet vb. şeyleri almış ve yıllardır dedelerle ninelerle söylenegelmiş bir dindir.Artık gerçek dini anlamak istiyorsak kitaba sarılmak zorundayız duyduklarımız dışında


Dediğiniz çok mantıklı geldi bana gerçekten islam 2 tanedir, bazen insanların anlattıkları karşısında kanım donuyor. Ne yapacağımı şaşırıyorum. İnanılmaz korkuyorum ölümden ve dolayısıyla da kitabı okumaktanda korkuyorum:( Kaçınılmaz son biliyorum ama o kadar çok korkuyorum ki aklımdan hiç çıkmıyor nefesim daralıyor:(

ThoTh
27.04.2009, 16:54
Ölümden sonra varlığın olmasının kanıtı astral boyuttur ki astrale çıka bilenler bunu biliyorlardır.

asagnak
27.04.2009, 17:20
ölüm de bir başlangıç bunu bilerek yaşamak gerekir.ben ruhun nefes alması olarak düşünüyorum bu olayı korkmuyorum korkarak yaşamak geciktirmez bu durumu insanın yaşam niyeti bence burda daha önemli

BUYUMUSALLAT
27.04.2009, 19:57
124 bin peygamberin 124 milyon evliyanın başta 4 semavi kitap ve sayısız ihbarlar ile haber verilen ve en son olarak ta Hz Muhammed(a.s.v)ın 1000 den fazla mucizesiyle haber verilen ve Allahın bütün isimlerinin lüzum ve hikmeti ile haber verilen öldükten sonra hayat vardır.. hem de güneşin gündüzü göstermesinden daha kesin ve kati olarak vardır..
bir iğne ustasız bir harf katipsiz olmaz ve olamazken NASIL OLUYOR DA NİHAYET DERECE MUNTAZAM BİR KAİNAT VE İÇİNDE SAYISIZ VARLIK USTASIZ VE SAHİPSİZ OLSUN..?
EVET ALLAH VARSA AHİRET DE VARDIR..
ÇÜNKÜ AHİRETİ İHBAR EDEN VE HABER VEREN
ALLAH'TIR..
EVET GÜNEŞE GÖZÜNÜ KAPAYAN SADECE KENDİNE GECE YAPAR..
O GECEDEN DE KABRİN SABAHINDA UYANIR ANCAK İŞ İŞTEN ÇOKTAN GEÇMİŞ OLUR...

osho
27.04.2009, 19:59
Ölüm zaten korkulacak birşey değil.Korkmamızın nedeni ölüm kelimesine yüklediğimiz anlamdan kaynaklanıyor.Ayrıca şunu kesin bir dille söyleyebilirim ki Kur'an'da geçen cennet-cehennem-azap kavramları tamamen sembolik kavramlardır.Tanrı'nıon bildirileri varlıkların seviyelerine göre onların anlayacağı dilde ve basitlikte anlatılmaya çalışılmıştır.Dünya dediğimiz bu boyut ve 3.yoğunluk insanları felsefi bir boyuta sahip olmadığından ölüm ve ötesiyle ilgili kavramlar ancak bu şekilde anlatılabilir ve anlaşılabilirdi.Ama gerçek çok farklı;korkacağınız tek şey 3.yoğunluk devresini tekrar yaşamak olmalıdır,çünkü azap budur tekrar insan olarak aynı dünyaya gelmek ve aynı devreleri yaşamaktır,misyonunu tamamlayanları ise bekleyen ödülü ise muz ağaçları ve şarap akıtan nehirler olarak algılamak çok sığ bir tarif olur;onlar farklı bilinçte aşmış varlıklar olarak başka bir boyutta hayat bulacaklar ve bu boyutta hiç bir soru cevapsıuz değil,bilinmeyen diye bir kavram yok bu boyutun varlıklarının merak edeceği birşey olmayacak bütün yaratılışın ve varlığın sırrına erecekler,işte ödül de budur...

semy
28.04.2009, 09:46
Kur'an'da kabir azabı yoktur.İslam artık iki tanedir biri geleneksel islam ve diğeri de Kur'an'ın anlattığı gerçek islam...Geleneksel islam içine bir sürü töre adet vb. şeyleri almış ve yıllardır dedelerle ninelerle söylenegelmiş bir dindir.Artık gerçek dini anlamak istiyorsak kitaba sarılmak zorundayız duyduklarımız dışında


kur'an da kabir azabından bahsetmediğini bilmiyordum..


Ölüm zaten korkulacak birşey değil.Korkmamızın nedeni ölüm kelimesine yüklediğimiz anlamdan kaynaklanıyor.Ayrıca şunu kesin bir dille söyleyebilirim ki Kur'an'da geçen cennet-cehennem-azap kavramları tamamen sembolik kavramlardır.Tanrı'nıon bildirileri varlıkların seviyelerine göre onların anlayacağı dilde ve basitlikte anlatılmaya çalışılmıştır.Dünya dediğimiz bu boyut ve 3.yoğunluk insanları felsefi bir boyuta sahip olmadığından ölüm ve ötesiyle ilgili kavramlar ancak bu şekilde anlatılabilir ve anlaşılabilirdi.Ama gerçek çok farklı;korkacağınız tek şey 3.yoğunluk devresini tekrar yaşamak olmalıdır,çünkü azap budur tekrar insan olarak aynı dünyaya gelmek ve aynı devreleri yaşamaktır,misyonunu tamamlayanları ise bekleyen ödülü ise muz ağaçları ve şarap akıtan nehirler olarak algılamak çok sığ bir tarif olur;onlar farklı bilinçte aşmış varlıklar olarak başka bir boyutta hayat bulacaklar ve bu boyutta hiç bir soru cevapsıuz değil,bilinmeyen diye bir kavram yok bu boyutun varlıklarının merak edeceği birşey olmayacak bütün yaratılışın ve varlığın sırrına erecekler,işte ödül de budur...



böle yazıları okuyunda aklımda daha fazla soru işareti oluşuyor arkadaşlar. yaratıcı çok büyükse ve herkeşi yapabiliyorsa neden dünyadaki yaşamımıza göre ödüllendirilmek ve cezalandırılmak olacak ölünce.. neden bu dünyayıda cennet gibi yaşayamıyoruz. bütün insanlar iyi olsa, hastalıklar, açlıklar olmasa, neden bir sınava tabi tutuluyoruz..

sana katılıyorum çünkü ceza ve ödüllendirilmek kesin bir dille ayrılmamalıdır. öldükten sonra bunların anlamları çok değişecektir. bizim duyduğumuz şeyler aslında hep simgelsel şeylerdir. zira mutluluk yemyeşil bir ağacın altında sonsuza dek uzanmak değildir diye düşünüyorum.. nereye kadar bir süre sonra sıkılırsın heralde

ThoTh
28.04.2009, 10:13
Şuan dünyanın Kaos içinde olmasının nedeni semavi dinlerdir. Başta islam olmak üzere diğer semavi dinler de insanları uyutarak onları kul haline getirmişlerdir. İnsanlara burası önemli değil önemli olan öteki taraf cennet - cennet için çalışın diyerek insanlar uyutuluyor. Çünki bu dinlerin kullara ve kölelere ihtiyacı var. hele bazı dinler var. allah insanlara sesleniyor-

sizleri cehennemde yakıcağım - dilinizden asılıcaksınız - işkenceler görüceksiniz. Böyle işkencelerle insanlara seslenen varlık tanrı olamaz dimi. mantıkla düşünün

Değil tanrı o bir hiçtir. Çünki tanrı şiddet sevmez - tanrı insanları bağırarak korkutmaz. Tanrı korku filmlerini aratmayan işkenceler sunmaz kendi kutsal kitabında.

Oysa ki gerçek din insanı kısıtlamaz. Yaşadığı zaman insanın duygularını sömürmez.

Gerçek inanç insandan ne ister ?

1. Ruhsal Güçlerini anlamanı ve öğrenmeni ister
2. Kim olduğunu bilmeli ve dünyadaki görevini üstlenmeli ister

Kötü denilen insanları tekmeleyerek bunun yeri cehennem zaten dememeyi öğretir gerçek din. Kötü diye birşey yoktur oysa ki. Herşey sizin elinizde. Kötü diye gördüğünüz derin kuyuları kendiniz için iyi bir zirve yapa bilirsiniz.

Sadece kendinizi tanımanız lazım.

gerçek inanç insandan sadece kendi gelişmesini ve aydınlanmasını istemeli.

nogada
01.05.2009, 17:48
arkadaşlar intihar olayına ne diyorsunuz,kaderde gün belli ise eğer o kişinin intihar edip öleceğide belli o zaman,peki intihar enden günah bu durumda.Eğer o kişinin eceli geldiyse ölecek onu anlıyorum ve inanıyorum ama intiharda insan kendi kaderinimi kırıyo,gidişatınımı deiştiriyo,eğer öyleyse bu nasıl kader?

Chillout
02.05.2009, 12:52
Şuan dünyanın Kaos içinde olmasının nedeni semavi dinlerdir. Başta islam olmak üzere diğer semavi dinler de insanları uyutarak onları kul haline getirmişlerdir. İnsanlara burası önemli değil önemli olan öteki taraf cennet - cennet için çalışın diyerek insanlar uyutuluyor. Çünki bu dinlerin kullara ve kölelere ihtiyacı var. hele bazı dinler var. allah insanlara sesleniyor-

sizleri cehennemde yakıcağım - dilinizden asılıcaksınız - işkenceler görüceksiniz. Böyle işkencelerle insanlara seslenen varlık tanrı olamaz dimi. mantıkla düşünün

Değil tanrı o bir hiçtir. Çünki tanrı şiddet sevmez - tanrı insanları bağırarak korkutmaz. Tanrı korku filmlerini aratmayan işkenceler sunmaz kendi kutsal kitabında.

Oysa ki gerçek din insanı kısıtlamaz. Yaşadığı zaman insanın duygularını sömürmez.

Gerçek inanç insandan ne ister ?

1. Ruhsal Güçlerini anlamanı ve öğrenmeni ister
2. Kim olduğunu bilmeli ve dünyadaki görevini üstlenmeli ister

Kötü denilen insanları tekmeleyerek bunun yeri cehennem zaten dememeyi öğretir gerçek din. Kötü diye birşey yoktur oysa ki. Herşey sizin elinizde. Kötü diye gördüğünüz derin kuyuları kendiniz için iyi bir zirve yapa bilirsiniz.

Sadece kendinizi tanımanız lazım.

gerçek inanç insandan sadece kendi gelişmesini ve aydınlanmasını istemeli.
Siz semavi dinleri böyle nitelendirmekte elbette özgürsünüz. Fakat dikkat çekilmesi gereken husus semavi dinlerin yedi kat örtülü sembolik mesajlar vermesidir. Birinci itaat aynen orada yazılanları uygulayarak doğru yola erişmektir. İkinci bir itaat vardır ki onu da arif olan anlar, gizleri kaldırır ve yazıların arasında yazan gerçek yazıları görür, doğru yola öyle erişir. Bir de tam tersi vardır ki hiç birşey anlaşılmaz ve insan bocalar. Seçim dediğiniz gibi bize aittir.


arkadaşlar intihar olayına ne diyorsunuz,kaderde gün belli ise eğer o kişinin intihar edip öleceğide belli o zaman,peki intihar enden günah bu durumda.Eğer o kişinin eceli geldiyse ölecek onu anlıyorum ve inanıyorum ama intiharda insan kendi kaderinimi kırıyo,gidişatınımı deiştiriyo,eğer öyleyse bu nasıl kader?
İntihar suçtur. Kime ve neye karşı? Önce kendinize karşı bir suçtur. Diyeceksiniz ki çok acı çektim en son acıları bitirmek için de intihar ettim, aslında kendime suç değil iyilik ettim. Hayır tam aksine, kendinize en büyük saygısızlığı acizliği yakıştırarak savaş alanını terkeden komutan oldunuz. Benliğiniz sizin ordunuz, ruhunuz halkınız gibidir. Hepsine ihanet ettiniz. Bir de Allah katında suçtur ki bunu zaten biliyorsunuz. Kader meselesine gelince. İnsana dünya üstünde karışılmaz. Elbette ona bir yol verilir ama o yolda kapılar vardır, hangisini açıp içinde ne kadar kalacağına karışılmaz. İnsanı yüce kılan da budur. Peki size bu kadar büyük bir hak verilmişken sormazlar mı sen ne hakla intihar ettin?

nogada
05.05.2009, 17:01
İntihar suçtur. Kime ve neye karşı? Önce kendinize karşı bir suçtur. Diyeceksiniz ki çok acı çektim en son acıları bitirmek için de intihar ettim, aslında kendime suç değil iyilik ettim. Hayır tam aksine, kendinize en büyük saygısızlığı acizliği yakıştırarak savaş alanını terkeden komutan oldunuz. Benliğiniz sizin ordunuz, ruhunuz halkınız gibidir. Hepsine ihanet ettiniz. Bir de Allah katında suçtur ki bunu zaten biliyorsunuz. Kader meselesine gelince. İnsana dünya üstünde karışılmaz. Elbette ona bir yol verilir ama o yolda kapılar vardır, hangisini açıp içinde ne kadar kalacağına karışılmaz. İnsanı yüce kılan da budur. Peki size bu kadar büyük bir hak verilmişken sormazlar mı sen ne hakla intihar ettin?

Haklısın bende biliyorum ama demek istediğim şei bazı insanlar bilmiyo işte tabiki kendine saygısızlık başta ama demekki kader elimizde asıl olarak onu anlatmaya çalıştım ben.Aksini iddaa edenler var Yüce Allah bizi tamamen iradesi bırakmamış bunu anlamak gerek ilk olarak öyle deilmi kerdeşim...

Ninsun
10.05.2009, 22:38
Haklısın bende biliyorum ama demek istediğim şei bazı insanlar bilmiyo işte tabiki kendine saygısızlık başta ama demekki kader elimizde asıl olarak onu anlatmaya çalıştım ben.Aksini iddaa edenler var Yüce Allah bizi tamamen iradesi bırakmamış bunu anlamak gerek ilk olarak öyle deilmi kerdeşim...

Kader tümüyle elimizde değildir. Bir günde yirmi dört saat vardır ve siz bunun tamamını ayakta geçiremezsiniz, (belki birkaç gün, fakat bu durum sizin döngülerinize aykırı düşecektir ve vücudunuz ona göre tepki verecektir.), gününüzün bir kısmı uykuda geçer. Kader de bunun gibidir. Bir kısmı için çabalarsınız ama diğer bir kısmı içi yapabileceğiniz çok fazla şey yoktur. :)

Ayrıca, kullandığımız dili kurallarına uygun bir şekilde kullanalım.
İyi ve kaliteli forumlar dilerim.

logii
18.05.2009, 22:27
Ölümden sonra varlığın olmasının kanıtı astral boyuttur ki astrale çıka bilenler bunu biliyorlardır.

Thoth kardeşimin de dediği gibi öldükten sonra ruh kaybolmaz astral bir boyutta kendini sürdürmeye devam eder..

asagnak
18.05.2009, 22:33
Thoth kardeşimin de dediği gibi öldükten sonra ruh kaybolmaz astral bir boyutta kendini sürdürmeye devam eder..
Bu doğru olabilir ama ruh herzaman boyutlar arasında gezinmeyecek bir gün yaratana ulaşacaktır.Benim inancım ve görüşüm tabiki.

mistik_tarot
26.06.2009, 19:47
herşeyin bir sınav olduğunu hepimiz biliyoruz hayat bir oyun hepimize verilmiş oyunlar varr ve herkez sahneye çıktığında bu oyunun sonu geldiğini biliyo mantıklı düşündüğümüzde tartışmak yanlış olur herkeze sagyı duuyuyorum.bu konuyla alakalı ama nacizane fikrimi şu örnekle göstericem .![eimize baktığımızda parmaklarız 5 tane ve orda bile parmkalarını birleştirdiğimizde arapçayla allah yazısı var ondan gelen herşeye saygı duyarım kitapları herkez yazıyo sıradan insanlarda ordan grdüklerimle hareket etmem asla.bismillahirahmanirahim

Kontejyan
26.06.2009, 21:39
Sizi boş yere yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?..(MÜMİNUN/115)

doki26
29.06.2009, 01:03
Kader tümüyle elimizde değildir. Bir günde yirmi dört saat vardır ve siz bunun tamamını ayakta geçiremezsiniz, (belki birkaç gün, fakat bu durum sizin döngülerinize aykırı düşecektir ve vücudunuz ona göre tepki verecektir.), gününüzün bir kısmı uykuda geçer. Kader de bunun gibidir. Bir kısmı için çabalarsınız ama diğer bir kısmı içi yapabileceğiniz çok fazla şey yoktur. :)
Dediğiniz doğrudur alıntı yaparak birazdaha konuyu açmak istedim.Yüce Allah(c.c) insanlara 2 şekilde kader bahşetmiştir.Birisi MUTLAK KADER diğeri ise DEĞİŞTİRİLEBİLİR KADER. Mutlak kader insanın değiştiremiceği kaderidir örneğin;bir insan ailesini seçemez dünyaya gelirken,ecel'ini değiştiremez yani ölüm günü ve saati mutlak kaderdir vb.Değiştirilebilinir kader ise insanların elindedir.Allah(cc) insanları iradeli varlıklar olarak yaratmıştır. Yaptığımız tüm davranışlar bizim elimizdedir iyi veya kötü. Öyle olmasaydı herşeyi kader olarak görür bizim suçumuz ne ? "Kaderimde varmış adamı öldürmüşüm Allah istemese izin vermezdi" diyerek cennet'e gitmek için istekde bulunurlardı. :)

BİRTSEN
18.11.2009, 12:05
ÖLÜM ÂNI


Bir kimsenin ölüm ânı, onun ölümden sonraki hayatı hakkında fikir verir. Çünkü Allah’a inanan kimseyle inanmayanın ölüm sırasındaki hali birbirinden çok farklıdır.

Mü’minler ölürken yanlarına melekler gelir:

“Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen Cennetle sevinin” diye onlara müjde verir.

Allah’ın kendisinden hoşnut olacağını ve kendisini bağışlayacağını duyan mü’min son derece mutlu olur. Bir an önce Allah’a kavuşmayı, Allah da ona kavuşmayı ister.

Ölmek üzere olan inançsız kimseye de işkence göreceği hatırlatılır. O da ölümden nefret eder ve Allah’a kavuşmayı istemez; esasen Allah da ona kavuşmayı istemez.

Melekler inançsız kimsenin yüzüne ve arkasına vurarak “Tadın bakalım yakıcı azabı” diye canını alırlar. İnançsız olarak ölenlerin pis kokusu gök ehlini rahatsız edecek kadar berbattır.


KABİR HAYATI


İnsan ölüp de kabre konduğu andan, kıyametin kopmasına kadar geçen zamana ‘kabir hayatı’ denir.

Kabir hayatının bir adım öncesi dünya, bir adım sonrası âhiret hayatıdır. Kabir hayatı, dünya ile âhiret arasında bir engel oluşturduğu için ona ‘berzah hayatı’ da denir.

Bir bakıma kabir, âhiret hayatının çeşitli duraklarının ilkidir.

Kabirdeki imtihanı kolayca veren, ondan sonraki menzilleri daha kolay geçer. Bu ilk imtihanı veremeyen kimsenin kabir hayatı son derece korkunçtur.


KABİRDEKİ SORGU


Kabre konan her insan, Münker ve Nekir melekleri tarafından hesaba çekilir. Bu sorgulama şöyle olur:

Defin işi bitip de eş, dost ve aile fertleri mezardan birer birer ayrılırken, kabirde yalnız başına kalan kimse onların ayak seslerini işitir.

O sırada biri Münker, diğeri Nekir diye anılan siyah tenli, mavi gözlü iki melek gelir; ölen kimseyi oturtur, Müslüman olup olmadığını anlamak için “Rabbin kim? Hangi dindensin?” diye sorarlar. Müslüman ise “Rabbim Allah; dinim İslâm” diye cevap verir.

Bir de Resûl-i Ekrem hakkında ne düşündüğünü öğrenmek isterler.

Mü’min, ölmeden önce de dilinden düşürmediği gibi, kelime-i şehâdet getirerek onun Allah’ın kulu ve Resûlü olduğunu söyler.

Melekler ona “Biz senin bunu söylediğini daha önce de biliyorduk” derler. Sonra kabri genişletilir ve pırıl pırıl aydınlatılır.

Ona Cehennemdeki yeri gösterilir: “Bak, senin yerin burasıydı. Allah Teâlâ burayı Cennette yüce bir makamla değiştirdi. O seni şu güzel yerinden kaldırıp yeniden diriltene kadar, burada gelin güvey uykusu gibi rahat uyu!” derler.

O Müslümanın kabrinden Cennete bir yol açılır. Cennetin burcu burcu kokularını duymaya başlar. Ona Cennet elbiseleri giydirilir. Gözünün gördüğü yere kadar kabri genişletilir.

O da yeniden diriltileceği kıyamet gününe kadar Cenâb-ı Mevlâ’nın kendisine sunacağı nimetler içinde ve sabah akşam Cennetteki yerini seyrederek rahat ve huzur içinde yaşar.

Kâfir veya Allah’a inanmış görünen kimse (münafık) ise, meleklerin sorularına cevap veremez.

Melekler ona, kendisinin durumunu daha önce de bildiklerini söyleyerek başına şiddetli bir şekilde vururlar. Onun feryadını insan ve cin dışındaki diğer varlıklar duyar.

Kabri daraltılır, kabrinden Cehenneme bir kapı açılır, Cehennemin alevlerini duymaya başlar. Sabah akşam Cehennemdeki yerine bakarak acılar içinde kıvranır.


KABİR AZABI


Peygamber Efendimiz dualarında kabir azabından Allah’a sığındı; Müslümanların da sığınmasını tavsiye etti ve bu konuda şöyle buyurdu:

Kabirlerinizde Deccâl fitnesine yakın bir imtihandan geçeceğinizi Allah bana bildirdi.

Ben hayatımda kabirden daha korkunç bir manzara görmedim.

Birbirinizi gömmeyi bırakmayacağınızı bilsem, kabir azabından bir miktar size de duyurması için Allah’a dua ederdim.


ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLME


Birgün kıyamet kopup dünya hayatı son bulacaktır.

Sadece Allah Teâlâ’nın bileceği bir süre geçtikten sonra, sûr’a ikinci defa üflenecektir.

O zaman gökten hayat veren bir su indirilecek, herkes âdetâ bitkiler gibi yeniden canlanacak, kemikleri bile çürümüş olan insanlar, Allah’ın izniyle hiç çürümeyecek olan kuyruk sokumundaki hardal tanesi kadar küçücük bir parçadan (acbü’z-zenebden) yeniden canlanacak, kabirlerinde dirilip kalkacaklardır.

O zaman insanlar dünyada bir gün veya daha az bir zaman kaldıklarını sanacak, Allah’a hamdederek mahşere doğru koşarcasına gideceklerdir.

Ne yazık ki, kendi yaratılışını unutanlar, “Çürümüş kemikleri kim diriltecek” diye hayretle sorarlar, öldükten sonra yeniden hayat bulacaklarına bir türlü inanmazlar. İşte onlar, ilk önce yaratanın yeniden dirilttiğini göreceklerdir.


MAHŞER


Allah Teâlâ, mahşer gününden söz ederken; “büyük gün,” “bütün insanların, âlemlerin Rabbi huzuruna çıkacağı gün” ifadelerini kullanmaktadır.

O gün, sûr sesini duyanların gözü dehşetle açılacak; o kimseler dört yana dağılmış çekirgeler gibi kabirlerinden fırlayacaklar ve kendilerini çağırana doğru koşacaklar.

İlk insandan son insana kadar herkes bir araya gelecek; o gün yer başka bir şekle büründüğü, dağlar toz gibi savrulduğu, bir çukur, bir tümsek bulunmadığı için; dümdüz, bembeyaz, hiç kimsenin tanıdık bir işarete rastlamadığı bir yerde bütün insanlar toplanacak.

İnsanlar mahşer yerinde, Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna,

- yalınayak,

- çıplak,

- ve sünnetsiz olarak çıkacaklar. Kapıldıkları dehşet, korku ve şaşkınlık yüzünden birbirlerine dönüp bakamayacaklar.

O dehşetli zamanda güneş insanları yakıp kavuracak, herkes günahı ölçüsünde tere batacak; kimi topuklarına, kimi dizlerine kadar, kimi beline, köprücük kemiklerine kadar, kimi de ağzına ve kulaklarına kadar tere gömülecektir.

Hiçbir gölgenin bulunmadığı o dehşetli günde, Allah Teâlâ bazı kimselere özel ikrâmda bulunacak; onları Arş’ının gölgesinde dinlendirecektir.

Bu bahtiyar insanlar:

- âdil devlet başkanları,

- temiz bir hayat içinde Rabbine kulluk ederek büyüyen gençler,

- kalbi mescidlere bağlı Müslümanlar,

- birbirlerini Allah için seven; buluşmaları da, ayrılmaları da Allah için olan insanlar,

- güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit adamlar,

- sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka verenler,

- tenhâda Allah’ı anıp gözyaşı dökenler olacaktır.


AMEL DEFTERİ


Mahşer gününde herkesin önüne, dünyada iken yaptığı bütün iyilik ve kötülükleri gösteren kitapları (amel defterleri) açılacak. Herkese:

“Oku kitabını! Bugün kendini sorgulayacak durumdasın” denecek.

İyilik yapmış olanın amel defteri sağ eline verilecek. O kimse, büyük bir sevinç içinde etrafındakilere “Bakınız şu kitabıma, alınız okuyunuz” diyecek. Onun hesabı kolay görülecek ve Cennetin yüksek yerinde, elini atınca koparacağı meyvelerin arasında, yiyip içerek mutlu bir hayat sürecek.

Defteri sol eline verilenler ise “Amanın, bu nasıl deftermiş! Yaptığım herşeyi küçük büyük demeden sayıp dökmüş. Keşke bana defterim verilmeseydi de hesabımı öğrenmeseydim. Keşke ölümle birlikte herşey bitmiş olsaydı” diye yanıp tutuşacak.


HESAP


Daha sonra insanlar, dünyada yaptıklarından dolayı Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda hesaba çekilecektir.

Ağızlar mühürlenip kapatıldığı için konuşamayacak, onun yerine eller ve ayaklar neler yaptığını bir bir anlatacak, kulaklar, gözler, deriler dile gelip herşeyi haber verecektir.

Elbette iman edip iyi işler yapan, Allah’ın emirlerini tutup yasaklarından sakınan biriyle, böyle olmayanlar hesaplaşmada bir tutulmayacaktır.

Peygamber Efendimizin anlattığına göre bu şöyle olacaktır:

Allah Teâlâ her bir insanla tercümansız konuşacaktır. O zaman insan sağ tarafına bakacak, âhirete gönderdiği iyilikleri görecek. Soluna bakacak, vaktiyle yaptığı kötü işleri görecek. Önüne bakacak, önünde sadece Cehennemi görecektir.

Cenâb-ı Mevlâ, kendilerinden memnun olduğu kullarının amel defterine şöyle bir bakmakla yetinecek, onları ayrıca hesaba çekmeyecektir. Zira hesaba çekilenler azap göreceklerdir.

Muhammed ümmetinden; büyü yapmayan, yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan ve sadece Rablerine güvenen yetmiş bin kişi hesaba çekilmeden Cennete girecektir.

Dünyada en küçük bir iyilik yapan, yaptığı iyiliğin karşılığını mutlaka görecek; en küçük kötülük yapan da bunun cezasını çekecektir.

Bu hesaplaşma sonunda kimsenin kimsede hakkı kalmayacak, hattâ boynuzsuz koyun bile, boynuzlu koyundan hakkını alacaktır.


MÎZAN


Hesap işi bittikten sonra, dünyada yapılan iyilik ve kötülüklerin ölçülüp tartılmasına sıra gelecektir. Allah Teâlâ kıyamet günü son derece doğru ve hassas teraziler kuracak, böylece kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaktır. Bir hardal tanesi kadar bile olsa, iyi veya kötü herşey tartıya konacaktır.

Tartıda iyilikleri ağır gelenler kurtulacak, muradına erecek; iyilikleri hafif gelenler, derin bir mutsuzluğa gömülecek, bir uçurumun girdabına sürüklenecek ve şayet Allah’ın âyetlerini de inkâr etmişlerse sonsuza kadar Cehennemde kalacaklardır.

Dünyada yapılan ibadetler ve iyilikler mizanda ağır gelecektir.

Bazı iyilik ve ibadetler tartıda daha ağır çekecektir. Meselâ “Sübhânallahi ve bi-hamdihî sübhânallahi’l-azîm” zikri dilde hafif olmakla beraber Rahmân olan Allah’ı hoşnut eden iki cümle olduğu için mizana konduğunda ağır gelecektir.

“Elhamdülillâh” diye Allah’ı zikretmek de mizanı sevapla dolduran bir ibadettir.

Ama terazide herşeyden daha ağır çeken, güzel ahlâk olacaktır.


SIRAT


Mahşerden sonra Cennete veya Cehenneme gidebilmek için sıratın üzerinden geçilecektir. Sırat, Cehennemin iki yakasına kurulmuş, Peygamber Efendimizin benzetmesiyle, kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprüdür.

Mü’minler buraya gelince, peygamberler “Allahım selâmet ver, selâmet ver!” diye yalvaracaklardır.

Sırattan ilk defa Muhammed aleyhisselâm ile birlikte ümmeti geçecektir.

Allah’ın hoşnut olduğu kullar, bu köprüden, amellerinin derecesine uygun bir süratle kolayca geçip gideceklerdir.

Kimi göz kırpacak kadar bir zamanda,

kimi şimşek,

kimi rüzgâr hızıyla,

kimi kuş,

kimi iyi cins at ve deve süratiyle geçecektir.



Alıntı:M.Yaşar Kandemir

Psişik
17.02.2010, 14:32
Bende boyut değiştirdiğimizi düşünüyorum ölümden sonra

YasinLY
19.06.2010, 22:54
Her canlı ölümü tadacaktır. Ben ölümden sonraki hayata inanırım. Mantıken bile buldum yani yoksa biz keyfiye mi yaratıldık diye. Bence tüm Müslümanlar cennete gidecek ama arındırılıp ta yani pak gidecek. Ve cennete temiz olarak girecek. Yüce Allah insanları cinleri diğer varlıkları aleme imtihan için yarattı ve imtihan sonrası da ölümden sonra ki hayattır.

Amethyst
19.06.2010, 23:10
Her canlı ölümü tadacaktır. Ben ölümden sonraki hayata inanırım. Mantıken bile buldum yani yoksa biz keyfiye mi yaratıldık diye. Bence tüm Müslümanlar cennete gidecek ama arındırılıp ta yani pak gidecek. Ve cennete temiz olarak girecek. Yüce Allah insanları cinleri diğer varlıkları aleme imtihan için yarattı ve imtihan sonrası da ölümden sonra ki hayattır.


"Bence tüm Müslümanlar cennete gidecek " dediniz ...peki diğerleri ? Yaradan TEK değil mi ? Bence siz çok yanlışsınız

YasinLY
19.06.2010, 23:22
Ben İslam'a göre yorum yaptım Syn. Moderatörüm. Diğerleri Allah'a inanmıyorsa, yada Allah'a inanıp H.Z Muhammed'e inanmıyorsa yahut başka batıl dinlerdekiler cehennemde ebedi olarak kalacaktır. Kendi görüşüm.

((ex))
19.06.2010, 23:23
Ben hep şunu merak etmişimdir..Dünyaya gelmeden önce ruhumuz nerdeydi.. nasıl hissediyorduk!

YasinLY
19.06.2010, 23:28
Yüce Allah ruhlarımızı yatmıştı. Allah ruhlara ben sizin Rabbiniz değilmiyim diye sormuştu. Tüm ruhlar Bela diye cevap verdiler. Yani Rabbimizsin dediler. Ruhlar berzah alemin dedirler.

Angel777
19.06.2010, 23:30
Ben İslam'a göre yorum yaptım Syn. Moderatörüm. Diğerleri Allah'a inanmıyorsa, yada Allah'a inanıp H.Z Muhammed'e inanmıyorsa yahut başka batıl dinlerdekiler cehennemde ebedi olarak kalacaktır. Kendi görüşüm.

Evet kendi görüşünüz. Ama şunu da nazara alın; İncil her üç kitabı savunurken, hiç bir kitabın değiştirilmediğini savunurken, Kuran diğer iki kitabın değiştiğini söylüyor. Fakat her üç kitabın Allah tarafından gönderildiğini savunuyor. Bu durumda Kuran değişmemişse, Allah onu koruyor ve değişmesine izin vermiyor demektir. Bu durumda nasıl oluyor da, Allah İncilin ve Tevratın değişmesine izin verdi?! Çelişki var işte. O yüzden diğer dinlere de batıl ve ya cehennemlik deyip, kenara itmek doğru değildir diye düşünüyorum. Konumuz İslam değil, konumuz ölüm sonrası yaşam. İslama göre yorumlamaktansa, objektif ve dinlere yaslanmadan yorumlayalım. :) Bu da şahsi görüşümdür.
Sevgi ve ışıkla kalın.. :)

faruki777
20.06.2010, 07:52
Ölüm Ve Ahiret Hayatı

Bazı insanlar ölümü, insanın yokoluşu gibi anlarlar. Oysa ölüm, sadece dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında bir geçiş, bir kapı gibidir.

Kapının arkasında, yani ahiret hayatımızda, cennette veya cehennemde bir yerde olmamız da Allah'ın(c.c), dünyadaki hareketlerimizi beğenmesine veya beğenmemesine bağlıdır.

Ölüm sadece bir sürenin dolmasıdır. Sınavın bittiğini belirten zilin çalması ve çıkış kapısının açılması gibi. Allah (c.c) herkese dünyada ayrı bir sınav süresi vermiştir. Kiminin süresi 30 yılda, kimininki ise 100 yılda bitebilir. Nasıl sizin dünyadaki sınavınızın başlangıcı olan doğumunuza siz değil Allah (c.c) karar verdiyse, sürenin bitimine de Allah (c.c) karar vermiştir. Yani kaç yaşında öleceğinizi yalnızca Allah (c.c) bilir.

Ölümü nasıl karşılamamız gerekir?

Dünyadaki sınavın bitişi demek olan ölüm, iman eden kişiler için bir sevinç vesilesidir. Süresi dolup da sınavdan çıkan ve başarılı olan bir insanın ardından üzülmek çok anlamsız olur. İşte bu şekilde ölen bir insanın ardından üzülmek de aynı şekilde, hatta daha da anlamsızdır. Ölen kişi çok yakın tanıdığımız ve çok sevdiğimiz biri olabilir. Ancak iman eden bir insan ölümün kesin bir ayrılık olmadığını, ölen kişinin sadece dünyadaki imtihanın bittiğini düşünür ve buna göre davranır. Allah'ın (c.c) isteklerine göre yaşayan Müslümanları Allah'ın (c.c) ahirette yeniden biraraya getireceğini ve cennetle mükafatlandıracağını bilir. Bu durumda üzülmek bir yana bu kişi için büyük bir sevinç duyar.

Allah (c.c) bizi dünyadan istediği an çıkartabilir yani dilediği an canımızı alabilir. İnsanın yapması gereken bu süre dolmadan önce elinden geleni yapıp Allah'ın (c.c) sevgisini kazanmaya çalışmaktır.

Sonuç olarak aklınızdan çıkarmamanız gereken şudur: Ölüm bir son değil, bir geçiş kapısıdır. Sonsuza kadar sürecek olan asıl hayat, ahirettedir. Bizim de her an ahiretteki bu gerçek hayatımıza hazırlık yapmamız gerekir. Hiç sınavdaki insan orada sonsuza kadar yaşayacakmış gibi bir çaba içine girer mi? Elbette hayır. Sadece soruları dikkatlice cevaplayıp sınavdan bir an önce çıkmayı düşünür.

İşte dünya hayatında da insan Allah'ın (c.c) kendisi için hazırladığı imtihanı en iyi şekilde bitirip Allah'ın (c.c) rızasını ve cenneti kazanmayı istemelidir.

Her insanın dünyadaki en önemli çabası Allah'ı (c.c) sevmek ve O'nun rızasını kazanmak için çalışmak olmalıdır. Çünkü sonsuz merhamet sahibi olan Rabbimiz Kendisine inanan kullarını sevmekte ve her an korumaktadır. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:

... Doğrusu benim Rabbim, herşeyi gözetleyip-koruyandır." (Hud Suresi, 57)


Ahiret Hayatı

Dünya hayatının geçici kalınan bir yer olduğunu Allah (c.c) Kuran ayetlerinde bize bildirir ve asıl olanın ahiret yurdu olduğunu haber verir. Dünyada çeşitli olaylarla denenen ve bir gün ölüm ile karşılaşan kişi için ahiret hayatı başlar. Bu, sonu olmayan bir yaşamdır. İnsanın sonsuz hayatı olan ahiret hayatında ruhu yok olmayacaktır. Allah (c.c) bizim için pek çok nimeti yaratandır. Dünya hayatını da, bize verdiklerine karşılık olarak bizim neler yaptığımızı görmek için yaratmıştır. Allah (c.c) , hareketlerimizin iyi ya da kötü olmasına göre ahirette de bir ödül olarak cenneti veya bir ceza olarak cehennemi yaratacaktır.

Allah (c.c) ahirette huzuruna gelecek olanların nasıl karşılık göreceğini Kuran'da şöyle bildirmektedir:

Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden (eşdeğerinden) başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar. (Enam Suresi, 160)

Allah (c.c) insanlara karşı çok merhametlidir. Ödül verirken kat kat, cömertçe vermektedir. Oysa cezayı hak edenler sadece yaptıkları kötülüklerin tam karşılığını görürler. Allah (c.c) kimseyi haksızlığa uğratmaz. İnsanlar arasında adaletsiz davranışlar olabilir. Suçlu biri dünyada insanları kandırmış ve onları yanıltmış olabilir. Ama suçunun karşılığını Allah (c.c) ahirette kesinlikle verecektir. Adalet, Allah (c.c) katında yerini mutlaka bulur. Çünkü Allah (c.c) herşeyi görür, bilir ve karşılığını ona göre verir.


Cennet ve cehennem

Cennet ve cehennem, insanların ölümlerinden sonraki ahiret hayatlarını geçirecekleri iki farklı yerdir. Bu yerlerle ilgili gerçekleri biz yine en doğru şekilde Kuran'dan öğrenebiliriz.

Kuran'dan öğrendiklerimiz doğrultusunda cenneti tanıtmak için şöyle bir örnek verelim. Çok güzel manzaralı yerlere gitmiş veya filmlerde hayranlık uyandıran mekanlar görmüşsünüzdür. Hiç ayrılmak istemediğiniz yerler ya da bitmesini hiç istemediğiniz yiyecekler olmuştur. Cennet bütün o gördüklerinizden daha güzel, hatta onlarla kıyas edilemeyecek kadar güzel bir yerdir. Cennetteki yiyecekler dünyadaki hiçbir yiyecekle kıyaslanamayacak kadar lezzetli ve güzel görünümlüdür.

Dünyadaki bütün güzellikleri yaratan Allah (c.c) ayetlerinde, samimi iman eden Müslümanlar için ahirette çok daha güzelini hazırladığını söylemektedir.


Dünyadaki sıkıntılar cennetteki güzellikleri daha iyi anlamamızı sağlar

Dünyada birçok sıkıntı yaşarız. Hasta oluruz, ateşimiz çıkar, kimi zaman bir yerimiz kırılır, çok üşürüz veya sıcaktan bunalırız. Her gün daha birçok sıkıntı verici şey başımıza gelebilir. Midemiz rahatsızlanır, yaşlandıkça cildimiz bozulur, kırışır. Annenizle babanızın gençlik resimlerine bakın ve şu andaki yüzlerini düşünün, aradaki farkı daha iyi anlayacaksınız.

Allah (c.c) bu gibi eksiklikleri dünya hayatında özellikle böyle yaratmıştır. Bunların hiçbiri cennette yoktur. Dünyadaki eksiklikler düşünüldüğünde cennetin ne kadar büyük bir mükafat olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Eğer insan ölünce cennete giderse bütün bu sıkıntılardan kurtulur. Dünyada hoşunuza gitmeyen şeyleri tekrar düşünün. Sizi rahatsız eden bu şeylerden tek bir tanesi bile cennette olmayacaktır.

İMAN EDENLER VE SALİH AMELLERDE BULUNANLAR -Kİ BİZ HİÇ KİMSEYE GÜÇ YETİREMEYECEĞİNDEN FAZLASINI YÜKLEMEYİZ- ONLAR DA CENNETİN HALKIDIRLAR. ONDA SONSUZ OLARAK KALACAKLARDIR.
(ARAF SURESİ, 42)


Cennet insanın en fazla zevk alacağı, en çok hoşuna gideceği nimetlerle hazırlanmıştır. Dünyada her insanın yediği içtiği güzel şeylerden çok daha iyisi ve güzeli, en kusursuzu orada hazırdır. Cennette insan bir daha hiç üşümez, hasta olmaz, üzülmez, korkmaz, yaşlanmaz. Etrafında hiç kötü insan olmaz. Çünkü kötüler artık cehennemde, kendi kötülüklerine layık bir yerdedirler. Cennette ise herkes birbiriyle güzel sözlerle konuşur. Küfür etmez, sinirlenip bağırmaz, birbirinin kalbini kırmaz. İlk insan olan Adem Peygamberden bugüne kadar yaşamış olan, Allah'ın (c.c) , ahlakını beğendiği ve cennete layık gördüğü ne kadar iyi insan varsa artık hepsi orada arkadaştır.

Allah (c.c) Kuran'da, cennette çok güzel ve büyük köşkler olduğunu, insanların buralarda büyük bir neşe ve mutluluk içinde yaşadığını, insanların her istedikleri şeyin gerçekleştiğini haber vermektedir. Aslında bütün bu anlattıklarımız ve sizin bunları okurken düşündükleriniz cennetteki güzellikleri anlatmak için çok yetersizdir. Bunlar insanın bir an düşündüğünde aklına gelen birkaç güzelliktir oysa cennetteki benzersiz güzellikler hiç bitmez.


İMAN EDİP SALİH AMELLERDE BULUNANLAR; ONLARI, İÇİNDE EBEDİ KALICILAR OLARAK, ALTINDAN IRMAKLAR AKAN CENNETİN YÜKSEK KÖŞKLERİNE MUHAKKAK YERLEŞTİRECEĞİZ. (SALİH) AMELLERDE BULUNANLARIN ECRİ NE GÜZELDİR.
(ANKEBUT SURESİ, 58)


Allah (c.c)bir ayetinde, insanın isteyeceği herşeyin ve daha fazlasının da cennette verileceğini haber vermiştir. Canınızın isteyebileceği bir şey düşünün ya da gitmek istediğiniz bir yeri. Cennette bütün bu istedikleriniz Allah'ın (c.c) izniyle bir anda olacaktır. Allah (c.c) bir ayette cennetten şöyle bahsetmektedir:

… Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir." (Fussilet Suresi, 31)

Kuran'da cennetteki sonsuz güzellikleri anlatan ayetlerden birkaçı şöyledir:

Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır... (Muhammed Suresi, 15)

İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir. (Ankebut Suresi, 58)

...ORADA NEFİSLERİNİZİN ARZU ETTİĞİ HERŞEY SİZİNDİR VE İSTEDİĞİNİZ HERŞEY DE SİZİNDİR.
(FUSSİLET SURESİ, 31)


Adn cennetleri (onlarındır); oraya girerler, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler. Ve orada onların elbiseleri ipek(ten)dir. (Fatır Suresi, 33)

Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. (Yasin Suresi, 55-57)

Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),

Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,

Yayılıp-uzanmış gölgeler,

Durmaksızın akan su(lar);

Ve (daha) birçok meyveler arasında,

Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).

Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler). (Vakıa Suresi, 28-34)

Allah (c.c) cennete girmeye layık olan insanların sonsuza kadar orada kalacaklarını da ayetlerinde bildirmektedir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki Biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin halkıdırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır. (Araf Suresi, 42)

Cennetteki en büyük nimet ise, elbette Rabbimizin sevgisini kazanmış olmaktır. Bunu bilmek ve hissetmek, insanın yaşayabileceği en büyük sevinç ve huzurdur.


YÜKLÜ DALLARI BÜKÜLMÜŞ KİRAZ (AĞAÇLARI), ÜSTÜSTE DİZİLİ MEYVELERİ SARKMIŞ MUZ AĞAÇLARI, YAYILIP-UZANMIŞ GÖLGELER, DURMAKSIZIN AKAN SU(LAR); VE (DAHA) BİRÇOK MEYVELER ARASINDA, KESİLİP-EKSİLMEYEN VE YASAKLANMAYAN (MEYVELER)...
(VAKIA SURESİ, 28-34)



Cehennemdeki azap sonsuza kadar devam edecektir

Allah'a (c.c) isyan eden, onu tanımayan insanlar da yaptıkları herşey için bir karşılık göreceklerdir. Dünyada iken Allah'ı (c.c) tanımadıkları, herşeyi O'nun yarattığını kabul etmedikleri, büyüklük taslayıp Allah'ın (c.c) emrettiği ibadetleri yapmadıkları ve dünyada adeta isyan çıkardıkları için, ölünce de buna göre karşılık göreceklerdir.

Bazı insanlar bu dünyada birçok suç işlerler. Kimsenin onları görmediği durumlarda, zaman zaman cezasız da kalabilirler. Ama bu insanlar yaptıkları ne kadar gizli olursa olsun Allah'ın (c.c) onları her an gördüğünün, içlerinden geçeni de bildiğinin farkında değillerdir.

Herkes yaptığı iyi veya kötü şeylerin karşılığını mutlaka alacaktır. Asıl cezayı veya ödülü ahirette Allah (c.c) verecektir. Allah (c.c) sonsuz adalet sahibidir ve Kuran ayetlerinde yapılan en küçük bir iyiliğin bile karşılığını kat kat vereceğini müjdelemiştir. İnsanlar pişman olup bağışlanma dilerlerse onları affedeceğini de söylemiştir. Buna rağmen Allah'a (c.c) iman etmeyen, Kuran'da bildirilen emirleri yerine getirmeyen, sadece dünya hayatında yaşayacağını, sonrasında bir hayat olmadığını düşünen insanları da Allah (c.c) cehennem ile korkutmuştur.

Allah'a (c.c) isyan eden suçlu ve günahkarların yaptıklarının karşılığıdır cehennem.

Allah (c.c) bu kişilerin durumunu Kuran'da şöyle açıklamıştır:

Onlar, dinlerini bir eğlence ve oyun (konusu) edinmişlerdi ve dünya hayatı onları aldatmıştı. Onlar, bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve bizim ayetlerimizi 'yok sayarak tanımadıkları' gibi, Biz de bugün onları unutacağız. (Araf Suresi, 51)

Cehennemde, dünyada yaşanan sıkıntılardan ve acılardan çok daha fazlası vardır. Pislik, korku, acı ve mutsuzluk dolu bir yerdir cehennem. Oraya giden insanlar, cehennemden çıkmak için Allah'a (c.c) dua ederler ama artık dua etmekte ve pişman olmakta geç kalmışlardır. Daha önce size Firavun'un geçersiz pişmanlığından söz etmiştik. O da boğulacağı sırada başına gelecekleri anlamıştı. Ama o andaki pişmanlığı fayda etmemişti. İşte Allah (c.c) insana ölüm anına kadar fırsat verir. Öldükten ve ahirette yaşamaya başladıktan sonra ise pişman olmanın hiçbir anlamı kalmamaktadır.

Cehennemlikler orada yiyecek hiçbir şey bulamazlar. Başlarındaki cehennem bekçilerinden yiyecek istediklerinde onlara darı dikeni, kan ve irin verilir. Su içmek istediklerinde ise kaynar su verilir. Sürekli aşağılanırlar, sürekli derileri yanar, her yerde ateş vardır, dar ve sıkışık yerlerde hapsedilirler. Üstelik bu çok sıkıntılı yaşam sonsuza kadar bitmeyecektir.

Pek çok insan cehennemde belli bir süre kalıp, yaptıklarının cezasını çektikten sonra cennete gideceğine inanır. Ancak bu kişiler sadece kendi kendilerini kandırmaktadır. Çünkü Kuran'daki cehennem ile ilgili ayetlere baktığımızda, cehenneme bir kere giren bir insan için hiçbir kurtuluş yolunun olmadığını görürüz. Allah'a (c.c) iman etmemesi ve dünyada yaptığı kötülüklere karşılık olarak cehennemi hak eden kişiler burada sonsuza kadar kalacaklardır. Allah (c.c) bu gerçeği ayetlerinde şöyle haber vermiştir:

"Kapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir. (Beled Suresi, 20)

Bu, onların: "Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür. (Al-i İmran Suresi, 24)

Oysa hatalarını, günahlarını fark eden her insanın, hayattayken yaptıklarından pişman olması ve Allah'tan (c.c) dua ile bağışlanma dilemesi gerekir. Kuran'da Allah (c.c) bize samimi bir pişmanlık olursa, her türlü günahı affedeceğini bildirmektedir. Bu konuyla ilgili ayet şöyledir:

(Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde (kendi zararlarına) olmak üzere ölçüyü taşıran (günah işleyen) kullarım. Allah'ın (c.c) rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah (c.c), bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir." (Zümer Suresi, 53)

Ahirette sonsuz bir pişmanlık yaşamamak ve cehennemin bitmeyecek azabından kurtulmak için, geç olmadan insanın hatalarını görmesi ve Rabbimize tevbe etmesi bu yüzden çok önemlidir.

AURUM
20.06.2010, 08:28
Ölüm Ve Ahiret Hayatı

Bazı insanlar ölümü, insanın yokoluşu gibi anlarlar. Oysa ölüm, sadece dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında bir geçiş, bir kapı gibidir.
Ben bu yazıda kaynak göremiyorum. Kaynağı nedir acaba?

faruki777
20.06.2010, 08:56
Ölüm Ve Ahiret Hayatı

Bazı insanlar ölümü, insanın yokoluşu gibi anlarlar. Oysa ölüm, sadece dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında bir geçiş, bir kapı gibidir.
Ben bu yazıda kaynak göremiyorum. Kaynağı nedir acaba?

Kuran'ı-Kerim ayetleri meali ve açıklamaları kardeşim vsselam...

Wortex
20.06.2010, 10:23
ölenler toprakta bir enerji bitiyor ve bitiyor gerisi yok cennet cehennem yok bence


Bunları soyleyecegıne acıp bıraz kıtap okusan olp olmadıgını anlarsın 3 kıtaptada 3 dınde olum ve otesı hakkında bılgı verıyo bu sızın guneslı bı gunde gozunuzu kapatıp gunes yok der gıbı bısey...

YasinLY
20.06.2010, 11:37
faruki777 gerçekten güzel çalışma olmuş Allah razı olsun yani ölüm sonrası hayatı net olarak anlatmışsın bence.

Ayrıca Angel777 "Allah İncilin ve Tevratın değişmesine izin verdi?" soru sormuştu, namaz kılıyoruz niye kılıyoruz diyemeyiz Allah emretmiştir. bu sorunun cevabı da bence bu. Ayrıca kendi görüşüme göre Kur'anı Kerim kapsar Tevrat - İncil - Zebur.

SabnocK
20.06.2010, 12:36
Reenkarnasyona inandığım için sanki zar atılmış gibi şansa göre yalnızca bir ömür yaşamaya inanmıyorum..Tüm duyguları ve tecrübeleri yaşadıktan sonra hepimiz Tanrının bir parçası olduğumuz için tekrar Tanrıya döneceğimize,bütünleşeceğimize inanıyorum..

zenithmx
15.07.2010, 12:03
Kısaca geldiğimiz yere tekrar döneceğiz. burası sadece ders sınıfı ya da bir cezalının hücresi diye düşünebilirsiniz bu ikisinden kim hangisini düşünmek isterse.

Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? (Kıyamet günü sur'a üfürüldükten sonra) siz ölü idiniz. Sonra sizi (kıyamet günü) diriltti. Sonra sizi (sur'a ikinci defa üfürüldüğünde) öldürecek. Sonra sizi (sur'a üçüncü defa üfürüldüğünde) diriltecek. Sonra (İndi İlâhi'de) O'na döndürüleceksiniz.
BAKARA-28
SadakeAllhulaziym (Azim olan Allah nekadar doğru söyledi)

kaansarp
17.07.2010, 14:29
kesinlikle ölümden sonra bir hayata inanıyorum ve biliyorum.. buna inandığım ve bildiğim icin de kendimi cok sanslı hissediyorum..

dreamwave
19.07.2010, 01:06
intiharın günah olduğunu bilmesem bir dakika bile durmam bu dünyada.allah insana kaldıramayacağı yük vermezmiş(!!!!)...bence veriyor.neden insanlar deliriyor o zaman?kaldırabileceği yük olsaydı delirmezdi.sonucta etten kemikteniz.robot değiliz.

La-edri
19.07.2010, 01:19
intiharın günah olduğunu bilmesem bir dakika bile durmam bu dünyada.allah insana kaldıramayacağı yük vermezmiş(!!!!)...bence veriyor.neden insanlar deliriyor o zaman?kaldırabileceği yük olsaydı delirmezdi.sonucta etten kemikteniz.robot değiliz.

Kardesim;eger insan nefsine güzel gelen herseyi yaparsa tabiki bunun sonu bunalim olur,insan bir cikmaza girer, hertürlü ser kendi nefsimizdendir.
Siz intihar etmiyorsunuz cesaretiniz yok cünki Allah'a inaniyorsunuz ve O'ndan korkuyorsunuz, o halde sözünede inanin .Eger O cekemeyecegi yükü yüklemem demisse yüklemez!
size tavsiyem hatayi kendinizde arayin zira insansiniz,Allah'in bildirdigi üzre zayif unutgan ve nankör.. O ise Subhandir
Allah yardimciniz olsun...

dreamwave
19.07.2010, 02:36
Kardesim;eger insan nefsine güzel gelen herseyi yaparsa tabiki bunun sonu bunalim olur,insan bir cikmaza girer, hertürlü ser kendi nefsimizdendir.
Siz intihar etmiyorsunuz cesaretiniz yok cünki Allah'a inaniyorsunuz ve O'ndan korkuyorsunuz, o halde sözünede inanin .Eger O cekemeyecegi yükü yüklemem demisse yüklemez!
size tavsiyem hatayi kendinizde arayin zira insansiniz,Allah'in bildirdigi üzre zayif unutgan ve nankör.. O ise Subhandir
Allah yardimciniz olsun...
haklısın..ama durum şu;allah sanki benımle küsmüş.barışmak için yaptığım dualar fayda etmiyor görmüyor. hiç bir dilegimi gerceklestırmıyor.ne yaptıgımı cözemiyorum mesela allaha karsı..acaba ne suc ısledim.bana bunu hissettir göster diye dua ediyorum bu da yok..eeee hayat bıttı gıttı.bazılarına yürü ya kulum diyip arkadan ittirip hatta bir tekme atıp olanca hızıyla dualarını kabul ederken bazılarının arkasından(benım gibi)geriye dogru cekmesi verecegi birsey karsısında bırseylerı benden alması ister istemez illaki bunalımlara yada ölüm tesebbusu dusuncelerıne sebep oluyor ve onun acız bır kulu olarak delirmeler ortaya cıkabılıyor.bu mesela benım acımdan gecerlı olanlar.daha delırmedım.ama yakındır.artık sunu soylemeye basladım allaha:sana ınat sana ısyan etmeyeceğim demeye basladım.ınsan ıradesının de o kadar guclu oldugunnu sanmıyorum.delıren ınsanlarında allahın kaldıramayacagı yuk verdıgınden dolayı bu halde olduklarını dusunuyorum.ben yınede barısmak ıcın mucadele edıcem.tavsıyelerin ıcın cok tesekkur edrım.allah razı olsun.

La-edri
19.07.2010, 02:59
ben hic kimsenin hayatinin dört dörtlük olduguna inanmam,kimisi zengindir ama sihati yoktur,kimisi sagliklidir parasi yoktur vsa her zaman birsey eksikir,bu böylede olmali,acizligimizi hatirlamak icin Allah her istedigimizi yapmakla bizi cok simartmakla bize zulum etmis olurdu cünki böyle birsey sonucu biz ilahlik taslardik.. bilmiyorum ama belkide sizden daha iyi durumdakilere degilde sizden daha durumu vahim olanlari görmek fikirlerinizi degistirebilir

neyse konuyu cok saptirdik:P konuya dönmek icab ederse, benim icin ölüm bu alemden baska, daha guzelbir aleme göc demektir<- tabii benim icin güzel olurmu bilemeyecegim... cok calismamlazim :)

termagant
19.07.2010, 14:36
Merhaba..
Yorumlarınızı okudumda...Hepimiz bir şekilde yaralıyız derinden..Hepimizin çığlıkları, acıları, sızıları var yüreğinde..Bende herkes gibi, zincirleme bir hatayla devam ettim hayatıma..En çok sarsıldığımda anladığım ne kadar yanlış yollardan yürüdüğümü..Hepimizin zaafları var şüphesiz, nefsimize hakim olabilsek keşke.. Ama bazen öyle bir ruh haline geliyor ki insan, yapıyorsun yapıyorsun pişman oluyorsun aklın başına gelince.. Bazen yanlış olduğunu, günah olduğunu, sonunda üzüleceğini bile bile yapıyorsun birşeyleri.. Akabinde pişmanlık dizboyu.. Canın acır hep böyle hani elini keserisnde iyileşene kadar sızlar ya.. Kalbinde öyle sızlar.. Ki ben çok bilirim o sızıları.. Kaç geceye kapatmışımdır gözlerimi dayanılmaz sancılarla.. aç gece uyanıpta dua etmişimdir, Allah'ım ne olur yarın sabaha uyanmamayım diye... Ama yine de birşey oluyor, bir sebep, bir olay, bir insan.. Acılarını dindirmiyor belki.. Kırıkların geçmiyor ama daha az sızlıyor.. Merhem oluyor yaralarına.. Sonra bakıyorsun ki; nasıl bir yanlışın içindesin paçadan tırnağa.. Darbe iki diyosun...Daha bunu da kaldıramam deyip, çok bakmışımdır 4.kattan aşağıya.. Çok darma duman etmişim kendimi.. Çok gözyaşı dökmüşümdür çokk....Sonra ne mi oluyor? Bakıyorsun ki boş.. Onca zamanı boşa geçmiş ömrünün...Değmez adamlar için üzülmüşün, helak etmişsin kendini..Onlara ne mi olmuş? Hiç... Ölüm, soğuk nefesini çok hissettim bende ensemde..Ama yapamadım hiç..Bir güç tutuyor seni..Hepimiz başka telden çalıyoruz şüphesiz, ama hepimizin şarkısı aynı... Hayatta her felaket bir fırsattır, daha iyi yaşamak için..En çok üzüldüğünün arkasından en çok sevineceğin anlar gelir..Fırtınada bir uçurumun kenarında da olsan, düşmezsin aşağıya..Gün gelir, sebep olan herkes, herşey cezasını çeker... VE bizder, başımıza gelen herşeyin tek sorumlusuyuz..Hayat böyle, çünkü biz böyleyiz..Kimsenin bize karşı olması diye birşey yok, herkes sadece kendinden yana..Bunları kabul edip, ders alıp, kendimize çeki düzen verebildiğimiz zaman toparlanırız şüphesiz..Herşeye rağmen hayat güzel...
Sevgiyle umutla kalın...
(çok konuştum sanırım, affola...)

Kontejyan
19.07.2010, 14:42
Bazen güzellikler bazen çirkinlikler, kalp vuslatları, acılar kederler sevinçler neşeler, gülmek ve aglamak herşey bu dünyanın içinde var olan Siyah ve Beyaz gibi gerekli.. Hepsi birbirinin tamamlayıcıları, birisi olmadan digerinin anlamsızlıgı.. Herşeye ragmen yaşıyoruz yaşamalıyız.. Hayat her zaman güzel olmayabilir ama biz güzelleştirmek için efor sarfetmeliyiz.. Bıkmak yok yola devam..

termagant
19.07.2010, 14:52
Kesinlikle.. En kötüsünü de yaşamış olsak, hep bir fırsattır, bir öğüttür, bir derstir bizlere.. Bir sonraki adımın daha sağlam basar yere...
Umutlar büyüsün hep, şimdi iyi olma zamanı...
Evet, bıkmak yok, yola devam..

La-edri
19.07.2010, 15:00
Merhaba..
Yorumlarınızı okudumda...Hepimiz bir şekilde yaralıyız derinden..Hepimizin çığlıkları, acıları, sızıları var yüreğinde..Bende herkes gibi, zincirleme bir hatayla devam ettim hayatıma..En çok sarsıldığımda anladığım ne kadar yanlış yollardan yürüdüğümü..Hepimizin zaafları var şüphesiz, nefsimize hakim olabilsek keşke.. Ama bazen öyle bir ruh haline geliyor ki insan, yapıyorsun yapıyorsun pişman oluyorsun aklın başına gelince.. Bazen yanlış olduğunu, günah olduğunu, sonunda üzüleceğini bile bile yapıyorsun birşeyleri.. Akabinde pişmanlık dizboyu.. Canın acır hep böyle hani elini keserisnde iyileşene kadar sızlar ya.. Kalbinde öyle sızlar.. Ki ben çok bilirim o sızıları.. Kaç geceye kapatmışımdır gözlerimi dayanılmaz sancılarla.. aç gece uyanıpta dua etmişimdir, Allah'ım ne olur yarın sabaha uyanmamayım diye... Ama yine de birşey oluyor, bir sebep, bir olay, bir insan.. Acılarını dindirmiyor belki.. Kırıkların geçmiyor ama daha az sızlıyor.. Merhem oluyor yaralarına.. Sonra bakıyorsun ki; nasıl bir yanlışın içindesin paçadan tırnağa.. Darbe iki diyosun...Daha bunu da kaldıramam deyip, çok bakmışımdır 4.kattan aşağıya.. Çok darma duman etmişim kendimi.. Çok gözyaşı dökmüşümdür çokk....Sonra ne mi oluyor? Bakıyorsun ki boş.. Onca zamanı boşa geçmiş ömrünün...Değmez adamlar için üzülmüşün, helak etmişsin kendini..Onlara ne mi olmuş? Hiç... Ölüm, soğuk nefesini çok hissettim bende ensemde..Ama yapamadım hiç..Bir güç tutuyor seni..Hepimiz başka telden çalıyoruz şüphesiz, ama hepimizin şarkısı aynı... Hayatta her felaket bir fırsattır, daha iyi yaşamak için..En çok üzüldüğünün arkasından en çok sevineceğin anlar gelir..Fırtınada bir uçurumun kenarında da olsan, düşmezsin aşağıya..Gün gelir, sebep olan herkes, herşey cezasını çeker... VE bizder, başımıza gelen herşeyin tek sorumlusuyuz..Hayat böyle, çünkü biz böyleyiz..Kimsenin bize karşı olması diye birşey yok, herkes sadece kendinden yana..Bunları kabul edip, ders alıp, kendimize çeki düzen verebildiğimiz zaman toparlanırız şüphesiz..Herşeye rağmen hayat güzel...
Sevgiyle umutla kalın...
(çok konuştum sanırım, affola...)

bir cok kisiye göre siz sanslisiniz, cünki sorunu görmüssünüz cözümünde farkindasiniz... belki biraz güce ihtiyaciniz var,ama sizde bu kapasite varken cok cabuk toparlanirsiniz gibi geliyor insallah...

termagant
19.07.2010, 15:09
bir cok kisiye göre siz sanslisiniz, cünki sorunu görmüssünüz cözümünde farkindasiniz... belki biraz güce ihtiyaciniz var,ama sizde bu kapasite varken cok cabuk toparlanirsiniz gibi geliyor insallah...

Elbette, neresinde durduğunu görebildiğin zaman düzeltebilmek için çabalıyorsun.. inan bana ruhumda açılan yaralar öyle derin ki... Nasıl geçecek bende bilemiyorum ama yapabileceğim başka birşeyim yok.. Ölsem, ben kurtulurum şüphesiz.. Ama ya geride kalanlar?
Uğruna üzüldüklerim... Kaç gün anımsarlar beni? Üç gün sonra unutur herkes, olan gençliğime olmazmı...Yazık olmazmı...

Dizlerine kadar eğilmiş olabilirsin, çökmüş, herşeyini yitirimiş de olabilirsin.. Benim gibi paramparça da olabilirsin, kullanılmış, gururu incinmiş... ama unutma, istersen toparlanabilirsin ve dimdik durursun karşısında hayatın ve insanların...
Güçlü kalsın herkes, umudunu asla yitirmesin...

zedrix
11.08.2010, 22:25
Öldükten sonra bizi neler bekliyor bilmiyorum ama bana göre cennette cehennemde bu dünyada.Bu yüzden nasıl seçimler yaptığımız çok önemli,hayatın seçimlerden ibaret olduğunu düşünüyorsak eğer.

Ajan 47
22.08.2010, 13:51
Öldükten sonra bizi neler bekliyor bilmiyorum ama bana göre cennette cehennemde bu dünyada.Bu yüzden nasıl seçimler yaptığımız çok önemli,hayatın seçimlerden ibaret olduğunu düşünüyorsak eğer.
Acaba klasik yunan mitolojisinemi inanıyordunuz ?

kıvep
27.08.2010, 02:55
Ölümden sonraki hayatı konuşuyoruz ama burda ölümün ne anlama geldiğine bakarsak ruhumuz hiç ölmez eğer ruhumuzun varlığına inanıyorsak tabi inanmayada biliriz.Eğer Ruhun varlığına inanıyorsak ölüm diye bir şey yoktur. Ruh ölmez diye düşünürsek-ki ölse hiç fena olmazdı-Dünya denen bu gezegenden ayrılırız.Seçimler konusunda da evet seçimlerimiz neyse ona göre devam ederiz. Eğer ruh yok diyorsak ee o zamanda ölümden sonra hayat yoktur.
Böyle düşündüm umarım her iki tarafıda mutlu eder...

Nakşi
04.09.2010, 02:30
Ölümü ve sonrasını merak edenler için, bildiğim kadarını paylaşmak istiyorum:
Dünyaya geliş amacımızdan başlamak isterim; amaç Allah'tan gelen ruhun aslına dönmesi, yani Allah'a dönmesi. Allah diyor ki "ver beni,al beni". Bu nasıl olur; nefis tezkiyesi ile olur, benliğinden, egondan geçersen, yaptıklarını kendinden bilemzsen olur. Letaifin aslına dönmesi ile olur bu, letaifin bir kısmı bildiğiniz çakralardır, ama açılması sizin deneyimlediğiniz gibi değildir. 1 latifenin açılması aslına dönmesi, onun nurunun Allah'a ulaşması demektir, bu da zikirle, fikirle, teslimiyetle olur. Allah insanlarda kendi sıfatlarını izlemek ister, kendinizi bir ayna gibi düşünün. İnsan bu yüzden değerlidir, mahlukattan üstündür. Zannetmeyin bizler değerliyiz. Bizler beşeriz henüz, hatta nefsin elinde köle olanlarımız hayvandan bile aşağıdırlar. Allah ne diyor Kuran'da cehennem için; beşere susamış çılgın ateş. Cehennem İnsan'ı yakmaz neden yakmaz? Ateş nuru yakabilir mi? Letaif aslına döndüğünde Allah'a döndüğünde yerleri nur dolar, oralarda Allah tecelli eder insana. Allah ne diyor; benim evliyamı toprak çürütemez, neden? Toprak nuru çürütemez. Haz. Ali sakalını neden kesmedi, peygamber efendimiz vefat ettiğinde??? Çünkü yıkarlarken göbeğindeki suyu sakalına değdi, bıçak kesmedi sakalını. Peygamber efendimiz nurdu.
Allah pis yere tecelli etmez, gusülsüz çakra açan, abdestsiz çakra açan, zikirsiz ve pisken buraları açanlar önünde sonunda şeytanların oyuncağı olurlar, ruhanilerle konuştuklarını zannederler, cinlerin oyuncağı olurlar. Nefsin ellerini bir ölçüde çektirirler, bir ölçüde nefslerini terbiye ederler, ama maalesef bunları tam manasıyla yaşayamadıkları gibi, küfre gitmelerinden korkulur.
Ruhanilerle konuşma ancak Sır açılırsa gerçekleşir, o da sol göğsün 4 parmak yukarısı orası da meditasyonla değil ancak zikirle açılır, orası çok özeldir. Orası açıldığında ilk olarak kabirler keşfedilir. Zaten Yogiler orayı açabilselerdi hepsi İslama gelirlerdi. Meleklerle konuşma da sırla olur. Kalp açıldığında da o da sol göğsün 4 parmak aşağısıdır, ilk açılan orasıdır zaten; içimizdeki Kur'an çıkar ortaya, evet her birimizin içinde Kur'an var. Kainat var. Astral seyahat dedğimiz şey devede kulak bile değil. Okyanusta damla bile değil.
Bütün letaif açılınca "Ölmeden önce ölünüz" tecelli eder, işte o zaman evliya olunur, madde bedenin gözünün önünde düşer ve ölür, Allah sana ruhundan yeni bir beden halk eder ki senden başkası bilmez bunu. İşte insan oldun artık, artık sana ölüm yok. Her nefs ölümü tadacaktır diyor Allah. Evliyalar da ölümü böyle tadıyor. Sonrasında ne oluyor? Ahiret ve dünya bir oluyor, dünyasını değiştirdi derler böyle insanlar için. Ölüm yoktur insana! İstediği zaman geçer, çağrıldığı zaman geçer berzaha.
İşin diğer boyutuna gelelim; nefsi terbiye edemedik, Şeytan değildir Allah'ın düşmanı nefstir. Allah nefsi 5000 sene yakıyor, ben benim sen sen diyor, 5000 sene donduruyor, aynı cevap, aç bırakıyor, işte o zaman sen Allahsın ben mahlukum diyor. Ondan oruç farzdır bütün dinlerde!!!!
Arsız nefsimizle öldük, ölünce ruh da çıkar nefs de çıkar, ruh aslına gider,Allah'a gider. NEfs mezara konulunca iki göğüs kafesinin arasına girer, hapsolunur. İşte onu terbiye için gelir münker nekir. Zaten isyanından ötürü pişmandır nefs, kendi kazıdığı kuyuya düşmüştür. Artık kaçacak yer yok, kabir ya cennet bahçesidir ya cehennem çukuru. Sabah akşam gideceği yer izlettirilir. Burda sorguyu geçersen kıyamette daha kolay olurmuş hesap, geçemezsen bil ki işin zor. Günahkar müminler uygun cezayı çekerler ve biter, bitmeyen mahşere kalır.
Dünyaya imtihana ve daha ziyade ne yapacağımızı görmeye yani kendimize şahit olmaya geldik. Elest bezminde hepimiz bela dedik, ama aynı samimiyette değil, ve hepimiz secde etmedik. Allah zaten ne yapacağımızı biliyor, bizim de görmemizi istiyor belli ki...

Chillout
04.09.2010, 12:27
1-Allah pis yere tecelli etmez, gusülsüz çakra açan, abdestsiz çakra açan, zikirsiz ve pisken buraları açanlar önünde sonunda şeytanların oyuncağı olurlar, ruhanilerle konuştuklarını zannederler, cinlerin oyuncağı olurlar. Nefsin ellerini bir ölçüde çektirirler, bir ölçüde nefslerini terbiye ederler, ama maalesef bunları tam manasıyla yaşayamadıkları gibi, küfre gitmelerinden korkulur.

2-Ruhanilerle konuşma ancak Sır açılırsa gerçekleşir, o da sol göğsün 4 parmak yukarısı orası da meditasyonla değil ancak zikirle açılır, orası çok özeldir. Orası açıldığında ilk olarak kabirler keşfedilir. Zaten Yogiler orayı açabilselerdi hepsi İslama gelirlerdi.

3- Allah nefsi 5000 sene yakıyor, ben benim sen sen diyor.

Bu bilgileri nereden buluyorsunuz? Buraya kendi tarikatınızın hocası bileni kimse onun sözlerini mi aynen yansıtıyorsunuz? Eğer biri sizin hocanızın sözlerini dinlemek isterse sizin tarikatınıza ya da herne ise ına gelirdi.
Bu aslı astarı olmayan sözlerinizi bütün sitede görüyorum. Dikkat edin çok doğru ve herkesin evet diyeceği yerlere bir şey demiyorum. Sadece dediğim yerleri zaten yukarıda aldım.

1- Çakra açmaya anlaşılan artık hocalar da ne olup ne olmadığını tarif ediyor (bu güzel buraya kadar) üstüne bir de ceza eklemeye başlamışlar anlaşılan! (KİMİN NE HADDİNE KURAN'da YAZMAYANA YAZI EKLEMEK!)

2-Yahu Yogileri şimdi nereden kattık da bu konuya? Ayrıca kişinin kalbinde olanı biz nereden bileceğiz? Allah kimi isterse yüceltir, kimi isterse kalbine sırları koyar. %100 Müslüman olmadan bir şey olmaz denilemez. Nice Müslüman olmayan vardır ki, Müslümanların %80'inden belki daha doğru insandır.

3-Bu sayılar ve tarihler nereden geliyor? Başka bir yazınızda da Şeytan için 10.000 sene meleklere başlık etmiştir demişsiniz. Kuran da nerede var bu sayılar bu tarihler? Yok 5000 sene yakacak falan?

Sonuç olarak diyorum ki, biz sizin hocanızın veya şeyhinizin nereden bulduğu belli olmayan laflarını sözlerini dinlemek zorunda değiliz. Siz ve sizin gibi tebası bu bilgilere gönül vermiş olabilirsiniz, buna saygı duyarız ve duymalıyız ama biz bu yemeği yemek zorunda değiliz. Ne yemek ne de beğenmek zorundayız. Hele de hiçbir dayanağı yoksa. Umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Nakşi
04.09.2010, 17:03
Peygamber efendimiz Miraca çıktığında Cebrail söylemiştir, sebep de şu;
Mikail hiç gülmüyormuş, sebebini sorunca, Cebrail demiş ki:
Cehennem körükleri çalıştırıldığı günden beri gülmez o. Siz niye korkuyorsunuz ki demiş Efendimiz. Cebrail de demiş; İblis bize 10000 sene hocalık etti, aynı şeyin başımıza gelmeyeceğinin garantisi yok.
Delaili hayratta mirac gecesi yaşananlar anlatılmıştır, alıp okuyunuz.
Nefs bölümü şeyhimden değil bir Allah dostundan direkt bilgiydi. Paylaşmak istedim.
Ne yemek ne de beğenmek zorundasınız, belirtmek de hakkınız.
Buradaki insanların farklı bakış açılarına açık olduğunu sanıyordum...
Fazla bilgi kimseye zarar vermez.
Amenna Allah kimi isterse yüceltir.
Cahil birini dost edinmek isterse, önce onu eğitir Kur'an ahlakıyla, Muhammed ahlakıyla yani. Ummi idi peygamberimiz, okumayı öğrettiği gibi...
Kur'an' da çakralar da yok, varlığını inkar edebiliyor muyuz?
Kur'an'da detaya girilmeyen yerler, tasavvufta açıklanmıştır. Ben bilmem tasavvuf bilmemne dersiniz siz bilirsiniz tabii ki de. Zaten bu sofralardan kısmeti olan yer.
Ezelden bellidir herşey...

URUMHAMATAHAYİL
04.09.2010, 18:04
Sizden basit bir isteğimiz var. Bu bir rica değil site kuralı zaten. Din konusunda yorum yapacaksanız bence diyiniz ya da şu yazar şu düşünür şu araştırmacı böyle yorum yapmış diyin ya da ben bir yerden duydum böylede söyleniyor ben inanıyorum diyin. Açıklamalrınız eğer İslamiyet için Kuran'da yer almıyorsa kesin ifade kullanmayın. Dinin yozlaşmasına sebep olur ve o dine bir hakarettir. Diğer dinler içinde bu geçerli. Diğer bir çok dinde kitaplar insanlar tarafından yazılmış ve toplumsal hikayelerle yürümüş ya da felsefe üzerine ya da mitoloji üzerine kurulmuş yoruma daha açık. Fakat İslamiyet öyle değil. Bir tek kitap var ben doğruyorum diyor. Benim sözüme bir tek harf etklemek yasak diyor. Biz de saygı duyuyoruz ve İslamiyet dinin gereği olarak sitemizde uygun olmayan davranışlara izin vermiyoruz.

Ben uyamam bunlara diyorsanız güle güle.

pero
07.09.2010, 13:07
Bende cennet ve cehennemin varlığına inananlardanım ve bir de şu açıdan bakmanızı öneriyorum ;
Şu hayatta bile attıgımız küçük adımların bedeli varsa ya büyük adımların cezası veya mükafaatı nerdedir ?

Persefone
14.09.2010, 20:16
Benim düşüncem ölümden sonrasının olduğundan yöne bu konu kendimce bir çok araştırma yapmıştım ve astral dünyayla ilk defa o zaman karşılaşmıştım ve bu hem mantıklı hemde gerçekçi bulmuştum ayrıca astral dünya bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa da bir çok kişi bunu deneyimlemiştir. Ölümden sonrası ile ilgilenen ölümün ötesini merak edenlere bir kitap tavsiye edebilirim belki aradıklarınızı orda bulabilirsiniz.

zenithmx
15.09.2010, 17:55
Kütüphanemizde çok sayıda kitap bulunmaktadır. Ordan bakabilir paylaşabilirsiniz.

oguzhan
30.10.2010, 23:22
Yahu ölüm ötesi kesinlikle var,ama şu öldümde geldim diyenlere sakın inanmayın.Saçmalıyolar.Hiçbir insan ölüpde dirilemez.Öteki taraftan haber getiremez.Öyle haber getirme falan olsaydı emin olun ben o haberleri size tek tek getirmiştim.

Voy
30.10.2010, 23:59
Yahu ölüm ötesi kesinlikle var,ama şu öldümde geldim diyenlere sakın inanmayın.Saçmalıyolar.Hiçbir insan ölüpde dirilemez.Öteki taraftan haber getiremez.Öyle haber getirme falan olsaydı emin olun ben o haberleri size tek tek getirmiştim.

Burada herkesin fikirlerine saygı duyarız sizinkine de elbette duyacağız.

agoni
02.11.2010, 14:06
Ölümden sonrası var mı yok mu bilmiyorum... Herkes belli dönemınden dunya hayatından kurtulmak ıcınden gecmıstır,kımılerı denemıs, kımlerı korkmustur ... Ama hepımızı durduran ölumden sonrası bılmedıgımız ıcındır ... Karanlık bır yol gorsek normal sokak arası gece o yolu kullanmayız ya da ınsanlar bılmedıgı hıc bır ıse gırsımez..

Ben şuna ınanıyorum bırılerı herseyı bılıyor ama soyledıklerınde cıddı bır kargasa olacagı ıcın gızlı tutuluyor .. Bunlar kımdır nerde yasarlar bılmıyorum ama bu kadar gelısme yasamıs bır dunyada bıze sadece kucuk ıpucları verıyorlar ...Gercegı bılenler de mecburen susuyorlar ...Belkı de gercek kurtulus ölumden sonrası ama bunu bılseydık herkez ıntıhar ederdı ...Ondan cogu sey gızlı tutuluyor bence...

oguzhan
05.11.2010, 16:25
Burada herkesin fikirlerine saygı duyarız sizinkine de elbette duyacağız.Bir de saçmalık ve benzeri kelimeleri burada kullanmayı pek hoş görmüyoruz.Peki ya siz gittiniz mi ,geri dönülmeyeceğini biliyorsunuz ve bu kadar kesin konuşuyorsunuz?Tabiki hayır cevabı,lütfen yanlış anlamayın düşüncenize karşılık olarak sundum bunu.Ters bir cevap olarak algılamayın lütfen.Saygılar

Yok canım niye yanlış anliyim.Siz de kendi fikrinizi söylediniz.Fakat ben saçmalık kelimesini gerektiği yerde kullanırım.Ben gitmedim ama gittim geldim diyenler üstünde araştırma yapıldı.Hepsi de beyinle ilgili şeyler çıktı.Yani bu ölümden döndüm elimi biri tutup çekti gibi şeyler beynin binevi oyunu olduğu ortaya çıktı.Yani demek istediğim açıklandı bu konular.O yüzden pek bu konular üzerinde artık konuşulması bana garip geliyor.Saçma dediğimde,garip geliyor.Yani artık açıklandı o yüzden dedim ben saçmalık diye.Kabalık ettiysem özür dilerim.


Ölümden sonrası var mı yok mu bilmiyorum... Herkes belli dönemınden dunya hayatından kurtulmak ıcınden gecmıstır,kımılerı denemıs, kımlerı korkmustur ... Ama hepımızı durduran ölumden sonrası bılmedıgımız ıcındır ... Karanlık bır yol gorsek normal sokak arası gece o yolu kullanmayız ya da ınsanlar bılmedıgı hıc bır ıse gırsımez..

Ben şuna ınanıyorum bırılerı herseyı bılıyor ama soyledıklerınde cıddı bır kargasa olacagı ıcın gızlı tutuluyor .. Bunlar kımdır nerde yasarlar bılmıyorum ama bu kadar gelısme yasamıs bır dunyada bıze sadece kucuk ıpucları verıyorlar ...Gercegı bılenler de mecburen susuyorlar ...Belkı de gercek kurtulus ölumden sonrası ama bunu bılseydık herkez ıntıhar ederdı ...Ondan cogu sey gızlı tutuluyor bence...

Olabilir bana mantıklı geldi söyledikleriniz.

ebediyetnuru
13.01.2011, 14:06
Ayni soruyu hz.aliye soruyor ateistin biri ;ya ali bukadar ibadet ediyorsun bukadar yalvarip yakariyorsun bu kadar eziyet ve cefa peki ya cennet yada cehhennem yoksa diye soruyor :hz.ali önce karşisindaki adama bakip şöyle cevap vermiş senin açindan olayi ele aldiğimizda ewt ben ibadet ediyorum allaha iman ettim bu uğurda çokta cefa çektim bu doğru cennet ve cehennem yoksa zaten hiç birşey elde etmeyeceğim ve dolayiyla seninde dediğin gibi yok olup gidecem ne bi kaybim olacak ne kazancim peki ama ya cennet ve cehennem var ise ve bunca imtihan gerçek iste ozaman söylermisin bana senin halin nice olur bugüne kadar hiç bir hazirlik yapmadiğin gibi bide allahi inkar etmekle kafir oldun ebedi cehennemi düşünebiliyormusun ebediyeti tassavur etmek ne kadar zor değilmi sevgili arkadaşlar şimdi gözünü kapatip ebediyyen yandiğinizi düşünmenizi istiyorum ve bir an olsun omanzarayi yaşamanizi istiyorum çok zor gerçekten yada bir çakmak yakip parmağinizi üzene koyup bakin bakalim vucudunuz ateşe nekadar dayanikli heleki cehennem azabi allah bizi öyle bir azaptan beri etsin .şimdi size soruyorum peki ya cennet ve cehennem var ise yoksa zaten bize hiç bişi olmayacak bazilarinin dediği gibi enerji olacaz yakit olacaz doğaya peki ya var ise ozaman o insanlar kendilerini cehhenemin odunu yapmaya hazir hissediyorlarmi? Biraz vicdanli olup bu sorumu o şekilde teşhis edin sizin cennete girmeniz yada cehenneme girmeniz benim zerre kadar yararima değil her insan kendisinden sorumludur ve hiç kimse kimsenin mezarina girmeyecek şu halde varmisiniz bu gerçeği yeni baştan bir daha tahlil etmeye geri dönüşü olmayan bu yolculuğun sonu ölüm olduğunu hepmiz biliyoruz ewt bize verilmiş belirli bir süre var bu süreyi küfür içinde zelil olarakmi geçirecez bi kaç gün dünya eğlencesi için yoksa allahin rizasini kazanmak için cabami sarf edecez şimdi yine vicdaniniza danişin ve diyinki ben şuan bu imtihanin neresindeyim gerçekten cennet ve cehennem var ise bana ne olacak????

Intihar konusunda allahin kessin hükmü şudur insan oğlu bir imtihan mecrasindadir tipki bir üniversite öğrenci adayinin ösym sinavina girmesi gibi bu sinava iyi hazirlanmiş bir öğrencinin kazanamayacaği hiçbir bölüm yoktur ama bir yil boyunca yatan ve hiçbir şekilde ders çalişmayan merak dahi etmeyen bir öğrencinin halini siz düşünün.dolayisiyla bu imtihan süresi bittiğinde hocanin isteğine göre sinavi terk ederseniz sorun yok ama sinavin tam ortasinda of sikildim be artik çikmak istiyorump diyip çikmanizin sonucu ne olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz o sinaviniz iptal edilecektir...yani demek istediğim allahin bu imtihan süresince insana belli bir zaman tayin etmiştir ister calişir ister çalişmaz bu konuda onu özgür birakmiştir ama o şekilde sen kendin bul kendin öğrende demeiştir haşa allah adaletsiz değildir çalişmasi için ona peygamberler ve kitaplarini hatta tarihi kalintilar birakmiştir yani kontrolu bundan sonra tamamen insana birakmiştir ya erken ölüp sinavini iptal edecek yani cehenneme gidecek yada sabredip sonunu daha iyi hazirlamak için mücadele edecek bu uğurla bir çok engelle karşilacakki bunlardan en büyüğü şeytandir sürekli fisildayacak kulağina sürekli vesveseler verecek sana çeşitli bahanelerle seni saptirmaya çalişacak bunlardan bazilari şunlardir aman boş ver birak zaten zamanin çok kilma birazdan kilarsin okuma oyun oyna şu kiza bak şu biraz daha yat hadi iç onu bi kereden bişi olmaz zaten uzun yillar yaşacaksin tövbe edersin ne olacak böylece imaninizi tamamen sizin elinizden alir ve taki seni külesi yapana kadar...veya o engeli görür görmez senden allaha siğinirim diyip yola devam edersin karar senin ve hala vaktin var ve hala tövbe kapilari sonuna kadar açik ve hala imtihan devam ediyor senin için....

hadesgod2011
13.01.2011, 17:25
Herkes cennete gitmek ister ama...kimse ölmek istemez....
bu nasıl bir ikilemdir garip....ölüm kötü birsey olsa gerek orası kesin, cennete gideceğini bilmek bile ölümü güzel kılmıyor aslında... ölümün hediyesi cennet, cezası cehennem olması kendi içinde çelişiyor aslında... seçme tercihim olsa arafı seçerdim:) Çünkü her iki taraftada eminim sevmediğim kişiler olacak:)

animax
20.03.2011, 17:26
ölümün kendisi kötü değil kötü olan kanı donduran sadece adıdır ölümü kötü olarak düşünen insanlar bir bilseler ki asıl şu an ölüdürler..... ölüm diriliştir ölüm ebedi hayata başlangıçtır sanma ki şu an yaşıyorsun asıl şu an ölüsün ve öldüğün gün dirileceksin gerçeği budur.
EBEDİYETNURU arkadaşım o kadar harika ve net bilgiler vermiş ki tebrik etmek istiyorum kendisini,nasıl olsa öteki hayat yoktur dilediğin gibi yaşa dilediğini yap iç yat uyu öldür eziyet et vs,,vs,, ya birde gerçekten öteki alem varsa ve bu hayatta artımızı eksimizi tokat gibi suratımıza vururlarsa o varılacak olan yer ne kötü bir yerdir diye tasfir edilen cehennem ateşine atılırsak ya halimiz nice olur....bence yol yakınken zararın neresinden dönülse o kardır derim

YasinLY
20.03.2011, 21:47
Öldükten sonrası yok ise, öldükten öncesi neden var değil mi ?

_evr_
21.03.2011, 01:03
Öldükten sonrası yok ise, öldükten öncesi neden var değil mi ?

sanırım bu soru diğer sorunun en kısa cevabı tebrikler.

thaliasenem
23.03.2011, 10:36
Zîrâ anlatılır ki, bir zaman melek-ül-mevt,
“Süleymân Peygamber”i eylemişti ziyâret.

Bir kimse var idi ki orada olanlardan,
Melek, onun yüzüne dikkatle baktı bir an.

“Hazreti Azrâil”in, ona böyle dikkatle,
Bakması, çok korkuttu o kimseyi gâyetle.

Melek-ül mevt gidince, düşünüp bunu biraz,
Hazreti Süleymân’a bu işi eyledi arz.

Dedi: “Ey Nebiyyallah, emredin de rüzgâra,
Götürsün beni hemen çok uzak bir diyâra.

Zîrâ bu gün çok korktum hazreti Azrâil’den.
Çok uzağa gidip de, kurtulayım elinden.”

Süleymân Peygamberin emriyle rüzgâr dahî,
“Hindistan”a götürdü acele o kimseyi.

Bir miktâr zaman geçti, ölüm meleği yine,
Süleymân Peygamberin geldi ziyâretine.

Peygamber sordu ona: “Ey Azrâil, ne için,
Yüzüne, dikkatle ve sert baktın o kişinin?”

Dedi: “Emir aldım ki, o kimsenin rûhunu,
Hindistan’da alayım, burada gördüm onu.

Sonra emir üzere, o memlekete vardım.
Onu orada görüp, rûhunu teslim aldım.”



hatırlıyorum bu hikayeyi.

Riddick
23.03.2011, 15:36
Bilimde bir şey vardır. Bir doğrunun yanlış olduğu ispatlanana kadar, o doğru olarak kabul edilir. Biraz karışık oldu. Umarım anlatabilmişimdir. Dini açıdan ölümden sonra kesin bir açıklama varken. Bilim daha bu konuda tam bir açıklama yapamadı. ( Ben kendimce inançlı biri olarak bu konuda İslam dinini baz almayı doğru buluyorum.)

fear3
27.04.2011, 09:21
Yok artık cennet ve cehennem yok diyorlar,kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim bile cennet ve cehhenemden bahsediyor lütfen yapmayın şirk koşmayın.

can-dan
27.04.2011, 12:19
Kur'an'ı Anlayamayız Anlayışı-EN BÜYÜK ENGELDİR-

Kur'an'ı anlayamayız anlayışı/önyargısı, Kur'anı anlamanın önündeki en büyük engellerden biridir. Kur'an a karşı, böyle bir anlayışa sahip olmaktan daha büyük bir yanlış olamaz. Adeta, Kur' anın bütün işlevini sıfıra indirgeyen, insanla Kur'an arasındaki bütün ilişkileri koparan, aklı donduran ve Kur'an ı anlaşılmamaya mahkum eden bu anlayış değişmedikçe Kur'an'ı anlamak mümkün olmayacaktır.

Kur'an'ın anlaşılır ve açık bir kitap olduğunu söyleyen Allaha rağmen, "biz bu kitabı anlayamayız" düşüncesine sahip olanlar, bilinçsizce Allah'a iftira etmektedirler. Allah, kendisine bu tür iftirada bulunanları zalim olarak nitelendirmektedir: "Allah'a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kim“. Kur'an kendisinin açık ve anlaşılır bir kitap olduğunu şu ayetlerle açıklamaktadır:

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ الْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِ قَوْمًا لُدًّا (97)

"Biz bu Kur'an'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık" (19 Meryem-97)

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ(17)

"Andolsun ki Kur'an'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık* Öğüt alan yokmudur?' (54 Kamer -17)

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ (2)

"Biz onu anlayasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik" (12 Yusuf- 2)

وَقَالَ الَّذِينَ لاَ يَعْلَمُونَ لَوْلاَ يُكَلِّمُنَا اللَّهُ اَوْ تَأْتِينَاۤ اٰيَةٌ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا اْلاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ (118)

Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir ayet (mucize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine benzedi? Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçık gösterdik. " (2 Bakara - 118).

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِي هَذَا الْقُرْآنِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ وَكَانَ الْإِنسَانُ أَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلًا (54)

"Andolsun ki Biz bu Kur'an'da türlü türlü örneği gösterip açıkladık. İnsan amma da çok tartışıyor" (18 Kehf - 54).

وَكَذَلِكَ أَنزَلْنَاهُ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَأَنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَنْ يُرِيدُ (16)

"İşte böylece Kuran'ı apaçık ayetler, olarak indirdik. Allah, şüphesiz, dilediğini doğru yola eriştirir'' (22 Hac - 16).

وَلَقَدْ أَنزَلْنَا إِلَيْكُمْ آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنْ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ (34)

"Andolsun ki biz size açık açık bildiren âyetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik." (24 Nur-34).

وَلَقَدْ اَنْزَلْنَاۤ اِلَيْكَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَمَا يَكْفُرُ بِهَاۤ اِلاَّ الْفَاسِقُونَ (99)

"Andolsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder"
(2 Bakara - 99)

الر كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ (1)

"Elif lam, ra. Bu bir kitap'tır ki, hikmet sahibi, herşeyden haberi olan Allah tarafından ayetleri kesin kılınmış sonra da uzun uzadıya açıklanmıştır" (11 Hud - 1)

"Bu indirip, hükümlerini kesinleştirdiğimiz suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik"(24 Nur - 1).

"Doğrusu bu Kur'an sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız"(Zuhruf-44).

"Biz o Kur'an'ı senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar"(44 Duhan - 58).

"Böylece ayetleri uzan uzadıya açıklıyoruz ki, suçluların. yolu belli olsan"(6 Enam - 55)

"îşte Rabbinin doğru yolu budur. Biz öğüt alanlar için ayetleri geniş geniş açıkladık"(6 En'am 126)

"Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir. ' (15 Hîcr - 1).

"Andolsun biz gerçekleri açıklayan ayetler indirdik. Allah dilediğini doğru yola iletir"(24Nur-46).
Alıntı

spyfrs
27.04.2011, 21:53
http://www.youtube.com/results?search_query=%C3%A7antac%C4%B1+necmi+abi+% C5%9Finasi&aq=0&oq=%C3%A7antac%C4%B1+necmi+abi+%C5%9Fi
izleyin inanmasanız bile keyfiniz yerine gelir :)

SametALDEMİR
31.05.2011, 12:41
geçenlerde omuduğum bir kitaptada bu konuya değinilmişti fransız yazar J,Cristophe Grange olması gerekiyor Şeytan Yemini olmalı kitabın adı ölum sonrası deneyimlere deginiyordu tavsiye ederim bir bakın bu ölum sonrası deneyimler pozitif ve negatif yönlu olabılıyor ne alaka dıyorsanız söyle her ölen illa beyaz ışık görmuyor tam tersi durumlarda var şeytanı gormek gibi bu konuyu evde q klavyede daha açıklayıcı yazarak yardımcı olucam f klavyede yazamıyorum ;)

Corina
04.06.2011, 19:08
tanrıya inanlara göre var
inanmayanlara göre yok tartışmaya gerek yok:)

BeLiaL
05.06.2011, 11:53
tanrıya inanlara göre var
inanmayanlara göre yok tartışmaya gerek yok:)
Arkadaş son noktayı koymuş tebrikler...

blacklord
15.06.2011, 12:41
cennet ve cehennem insanları yönlendirmek korkutmak ve aldatmak için uydurulmuş birer yalandır,cennetten toprak satmalar,cennetten huriler vermek,olmayan cehennem masallerıyla insanları kandırmak bunların süregelen emperyalizmidir,insanların nasıl hristiyan yada müslüman yapıldığını biliyoruz kılıç zoruyla gelen islam,hristyanlık insanları bu konoda aydınlatamaz allahmıdır,yeohyamıdır her ne ifritse insanları cehenneme sürükleyen bunlar ve bu dinlerdir evet ortaçağı cehenneme çevirenler bu sahte dinlerdi islam nerede hakimse orası gerici cahil ve cehennemdir dinsizlik nerde yaygınsa orası bilim medeniyet ve cennettir.

Yazı büyüklüğünü gerekenden büyük göstermek yasaktır. !!

cennet ve cehennem sadece masaldan ibaret olduğuna inanırım varmı daha ötesi
yemezler artık bu masalları

UyeOlmalısın
15.06.2011, 15:15
sonrasını bilseydik, tapınaktan çıkmazdınız.


(bazı yanlış kavrayacak kişiler muhterem diyim ben, onlar için;

tapınak= cami, sinagog, kilise, havra, ev, dükkan, igloo, geniş çöl, boş arsa,)

herkes Allaha tapıyosa yada herneye tapıyorsa tapınılan mekanda tapınaktır. kelimelere fazla takılmayın önemli olan ima edilendir.

BeLiaL
15.06.2011, 16:34
Sevgili Blacklord çok güzel iki yorum girmişsiniz sizi repe boğacagım.

güneşdeniz
15.06.2011, 16:47
bu sorunun cevabını ölmeden bilemicez hiçbir zaman... inançlara göre de cevabı değişir bizler henüz hayattayken. yaşayıp görelim.

Yadesu
15.06.2011, 23:17
Bende ölüm ötesıne ınanıyorum.Ama Cehennem ve Cennet olacak kendı vıcdanımız.Ateşe gırmıycez ama vıcdanımız ateş gıbı yanacak.Ben ınsan öldürmüş müslüman gördüm ve Afrıka gıdıpde kendısıne çocukları yedırıp ıçırmeyı borç gören hırıstıyanıda gördüm.Bence Allahın adalet terazısıne bırakalım.

blacklord
16.06.2011, 13:21
Bir tanrı düşünün arkadaşlarım kendine inanmayanları cehennemle cezalandıracağını söylüyor ama kendine inananları cennette ödüllendireceğini, koyunlarına 4-5 huri vereceğini, şarap ırmakları, saraylar, köşkler vereceğini iddia ediyor. Bir de kendinin adil ve merhametli olduğunu vurguluyor peki siz tanrı olsaydınız kendinize inanmayanları cezalandırcağınızı inananları ödüllendireceğinizi söyleyip ben merhametliyim der miydiniz?

:) Bir de Allahın herkese rızık verdiğini bunun için şükretmek gerektiğini söylersiniz Afrikada insanlar açlıktan ölüyorsa bence kendinizden utanmalısınız çünkü yalan söylüyorsunuz arkadaşlar.

BritneySpears
08.03.2012, 15:26
Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecek gibi ahiret için çalışmalıyız

BeLLa91
08.03.2012, 16:24
Ölüm sonrasını ölmeden bilemeyiz. O yüzden bir yorum yapamayacağım. Ama inandığım dine ve yaşadığım hayata göre var olduğunu biliyorum. Rüyalarda bile ikinci bir hayatı yaşıyorsam, öldükten sonra da üçüncü hayatı yaşayabilirim.

fthbl
08.03.2012, 18:41
Bir tanrı düşünün arkadaşlarım kendine inanmayanları cehennemle cezalandıracağını söylüyor ama kendine inananları cennette ödüllendireceğini, koyunlarına 4-5 huri vereceğini, şarap ırmakları, saraylar, köşkler vereceğini iddia ediyor. Bir de kendinin adil ve merhametli olduğunu vurguluyor peki siz tanrı olsaydınız kendinize inanmayanları cezalandırcağınızı inananları ödüllendireceğinizi söyleyip ben merhametliyim der miydiniz?

:) Bir de Allahın herkese rızık verdiğini bunun için şükretmek gerektiğini söylersiniz Afrikada insanlar açlıktan ölüyorsa bence kendinizden utanmalısınız çünkü yalan söylüyorsunuz arkadaşlar.

Nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemâlât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği sûrette olamaz.
Bediüzzaman

DreamDuality
08.03.2012, 19:54
Ölümden sonrası var demek de yok demek de aynıdır.
İkisi de asılsız bir varsayımdan ibarettir.
Ölümden sonra birşey olup olmadığını,
ancak ölünce bilebiliriz.

Yok demek biraz korkutucu gelse de;
ben pekde birşey olduğunu sanmıyorum öte alemde.

mecbur_focus
09.03.2012, 00:44
herşey birgün mutlaka aslına döner.

la79
21.05.2012, 23:59
"Cennet ve cehennem" vardir.Huriler muriler vs. yanliz hepsi hikayedir! Dogrusu Cennete Huzur ve sonsuz özgürlük vardir ama cehnnemde ise aci cile ve keder mevcut! Bazen Cenneti anliyabilmek icin cehenemden gecmemiz gerekebilir.Kimi kendisinin cehennme ait oldugunu düsünür ve onu kazanmak icin calisir kimi ise cennete gidebilmek icin mücadele verir.Dogru ve yanlis? Iyi ve Kötü ? Tek tanri Allah ve Seytan ? Karar sizin! Yalniz kisa bir hatirlatma yapmak istiyorum,bakiniz özelikle son kismini dikkatlice okuyunuz:

ÖLÜM NEDİR ?

“Ölüm”, rûhun bedene olan bağlılığının,
Sona ermesi olup, vukû bulur ansızın.

“Ölüm”, kulun bir hâlden bir hâle dönmesidir.
Bir evden, başka eve “Göç etmesi” demektir.

Zîrâ buyuruyor ki Rabbimiz bir âyette:
“Her bir canlı, ölümü tadacaktır elbette.”

Bir şeyi tatmak ise, “Hayat”la mümkün olur.
Öyleyse kul ölmekle, yok olmaz, hayat bulur.

“Ölüm” ile, bu hayat sona eriyorsa da,
Başka “Hayat” başlıyor bu sefer de mezarda.

“Âhiret”e nazaran, bu dünyâ bir “Hayâl”dir.
Âhiret asıl olup, dünyâ, gölge gibidir.

“Kabir”, âhiret ile dünyâ arasındadır.
Âhirete, dünyâdan hem daha da yakındır.

İşte bu yüzdendir ki “Kabir”deki o hayat,
Daha âşikâr olup, asıldır ve hakîkat.

Herkesin bir “Ecel”i, ölüm zamânı vardır.
O vakit, ne ileri, ne de geri alınır.

Bir insanın, dünyâda rızkı biterse eğer,
Eceli gelmiştir ki, rûhunu teslim eder.

Ve ansızın terk edip evlâdını, malını,
“Hazret-i Azrâil”e teslim eder canını.

Nerede, ne vakitte ve hangi memlekette,
Öleceği bellidir her insanın elbette.

“Doğu”da öleceği takdîr olduysa eğer,
O, muhakkak o yere gider ve vefât eder.

Zîrâ anlatılır ki, bir zaman melek-ül-mevt,
“Süleymân Peygamber”i eylemişti ziyâret.

Bir kimse var idi ki orada olanlardan,
Melek, onun yüzüne dikkatle baktı bir an.

“Hazreti Azrâil”in, ona böyle dikkatle,
Bakması, çok korkuttu o kimseyi gâyetle.

Melek-ül mevt gidince, düşünüp bunu biraz,
Hazreti Süleymân’a bu işi eyledi arz.

Dedi: “Ey Nebiyyallah, emredin de rüzgâra,
Götürsün beni hemen çok uzak bir diyâra.

Zîrâ bu gün çok korktum hazreti Azrâil’den.
Çok uzağa gidip de, kurtulayım elinden.”

Süleymân Peygamberin emriyle rüzgâr dahî,
“Hindistan”a götürdü acele o kimseyi.

Bir miktâr zaman geçti, ölüm meleği yine,
Süleymân Peygamberin geldi ziyâretine.

Peygamber sordu ona: “Ey Azrâil, ne için,
Yüzüne, dikkatle ve sert baktın o kişinin?”

Dedi: “Emir aldım ki, o kimsenin rûhunu,
Hindistan’da alayım, burada gördüm onu.

Sonra emir üzere, o memlekete vardım.
Onu orada görüp, rûhunu teslim aldım.”
Çok güzel bir yazı paylaşımınız için teşekkür ederim bunu mesnevide okumuştum ama şiirle bir başka güzel olmuş

dmkol
22.05.2012, 00:12
Sadece ölünce emin olabiliriz ama ben dinen inanıyorum.

la79
22.05.2012, 00:25
bab'aziz, mezarını bulur ve orada ölüme yatmadan önce yanına zamanının neredeyse tamamını (dindar ikizinin aksine) meyhanede geçiren ve hayatında bir ibadethaneye girmemiş olan hasan gelir. bab'aziz hasan'ı yanına çağırır.
bab'aziz: gel hasan, ölümüme şahit olacaksın, sonra da kumla mezarımı örteceksin.
hasan: neden ben? ben her zaman korkmuşumdur ölümden.
bab'aziz: ölümden neden korkuyorsun? ölüm korkunç değildir. ölüm bir son olabilir mi hiç? başlangıcı ölüm olmayan bir hayatın, sonu ölüm olur mu hiç? anasının rahmindeki bir çocuğu düşün. ona deseler ki, "dışarıda mavi bir gökyüzü, dağlar tepeler, sımsıcak bir güneş, ovalar, ağaçlar, yüce denizler, başka başka insanlra, şehirler var, senin içinde olduğun bir karanlıktır", doğmumış çocuk bunlara inanır mı? inanmaz tabi ki, kendi karanlığında kalak ister. aynı bunu gibi bilmeyen, inanmayan insan korkar ölümden. benim düğün günümde üzülme.
hasan: düğün günü mü?
bab'aziz: düğün günü tabi ki. sevdiğime kavuşacağım gün bugün.

bab'aziz filminden alıntıdır

bertaraf177
22.05.2012, 01:01
Bazen oturup kendi kendime düşündüğüm zaman 'acaba dünyaya gelmeseydim ne olurdu' diye aklıma hep simsiyah bir görüntü gelir. Zamanın, mekanın, düşüncenin olmadığı bir siyahlık. Öyle düşününce çok kısa süre bir ürperti hissediyorum ve böyle bir şeyin mümkün olamayacağını düşünüyorum. Ölümden sonrası da öyle. Uykuya dalıp bir daha hiç uyanmamak gibi bir şey olacaksa tüm yaşanmışlıklardan geriye ne kalacak peki? Uykuya daldığımızda bile o bahsettiğim siyahlık olmuyor, en azından rüya görerek geçiriyoruz o vakiti. Ölüm de öyledir. Rüya görmeyi seviyorum, ölmeyi de sevmeliyim diye düşünüyorum. :)

striker
22.05.2012, 01:47
bir su damlasından yaratılan, sonra rahme düşen, ruh verilen , aşama aşama her anı mucizelerle gelişen insan, ölünce yok beden burda kaldı , ruh mu gidecek , cehennem soyut bir yer , azap fiziki değilde manevi olacak vs. diyenler için , şunu düşünün 1 damlaya can veren allah, sizi tekrar 1 damladan yratamaya kadirdir.
varlığı, gücü , kudreti sonsuz olan allah ın yaratma sanatını baktığınız her yerde görüp, sonra içinde bulunduğumuz dünyanın kurallarıyla , ölçmeye kalkanların ,sonu hüsran olabilir, herkes kendinden sorumludur derler ama ben bir müslüman olarak , burada yazdıklarımın ulaştığı hiçkimsenin acı , keder , üzüntü çekmesini gerçekten istemiyorum, bir bakın gökyüzüne , bir bakın denizlere , olmadı bir damla su ya bakın, heryanımız mucizelerle çevrili olduğu halde, nasıl yok diyebiliyoruz , yoktan var eden allah , zamanı gelince bütün insanları , tekrar göz açıp kapanmasından daha kısa süre içerisinde yaratacaktır.
allah herkese o zorlu günde yardım etsin, aklında soru işareti olan arkadaşlarımıza da, hidayet nasip etsin.

saykoman
15.08.2012, 05:10
Ölümden sonra anlatılan hiçbir hikayeye inanmıyorum.

justbe23
05.09.2012, 19:08
''Öldükten sonra dirileceğimizi aklımız almıyor'' diyenler vardır.Bunlar dünyaya nasıl geldiklerini düşünmemişlerdir.Hiç yokken bizi yaratan Allah öldükten sonra tekrar diriltmeye kadirdir.Kuran-ı Kerim öldükten sonra tekrar dirlitmenin hiç yokken var etmeye nisbetle daha kolay olduğunu bildirmektedir.'' Bunu ''Tam İlmihal''den okumuştum sizlerle paylaşmak istedim :)

catalina
13.09.2012, 00:10
kafam bu konuda çok karışık. : / .. ateist değilim. birşeylerin tesadüfen olduğunu saçma buluyorum. geçenler 3 saat süren bir ameliyat oldum. narkoz yedim. ve ani anlamadığım bir karanlığa girdim.. gözümü açtım kapattım. o 3 saat içinde nerdeydim bilmiyorum.. doğmadan öncesi yokluğum gibiydi.. acaba ölüm böyle hiçbirşeyden ibaret birşeymi diye düşünüyorum, umarım değildir.

mercanada
13.09.2012, 01:18
Ölümden sonra gerçek bir yaşamın başladığına inanıyorum.
Hepimiz dünyadan geçiyoruz ve her birimizde Allah'ın bir sureti var bence.
Dünyaya eli boş gelip ,eli boş ve ölü bedenler olarak gittiğimize göre, burada bulunma sebebimiz çok özel olmalı.
Okullar okuyup , evler yapıp ,şehirler oluşturup ,çalışıp çalışıp sadece madde biriktirmek, sonumuza bakılırsa çok anlamsız değil mi?
Anlam yaratmak için arayışa çıkmış olanlara ne mutlu.
Evrenin ,doğanın ve kendimizin kusursuzluğuna bakarak bu mükemmellikten ve parçası olmaktan çok etkileniyorum.

Doğanın müthiş bir zekası var , belgesellerde dikkat etmişsinizdir , her canlı üretiyor ve tüketiyor .
Bir şeyden beslenirken tüketiyor ve kendisi başka bir varlığın hayatı için belki tükeniyor.Hiçbir şey boşuna yaratılmamış herkesin bir görevi var.
Sadece hayran kalınır.
İçimizde saklı mucizeyi aramak gerekiyor.
Neden burdasın?
Neden bu bedendesin?

Selam ve tüm sevgimle,

Kutsal kitap, bol bol okundukça ,bilgimiz erdemimiz arttıkça daha da aydınlanıyor insanda.Algımız artıyor bir nevi.
Mezhep farkları bu yüzden oluşmuş , aynı kitabın aynı islamın yorum farkı ile,


intiharın günah olduğunu bilmesem bir dakika bile durmam bu dünyada.allah insana kaldıramayacağı yük vermezmiş(!!!!)...bence veriyor.neden insanlar deliriyor o zaman?kaldırabileceği yük olsaydı delirmezdi.sonucta etten kemikteniz.robot değiliz.

Küçük bir hikaye ,kendi hayatımdan.
Dedem , oğlu gibi büyüttüğü kendisinden küçük kardeşini kaybettiğinde o kadar derin ve büyük bir acı yaşadı ki , günlerce günlerce acı çekti,
ve sonra hafızasını yitirdi.Allah ona , dayanma gücünü böyle verdi.Acısını unutturacak ve herşeyi ..

DreamDuality
13.09.2012, 08:30
Ölümden sonrası olduğuna inanıyorum.
Ölümden sonrasına inanmamın ilk nedeni;
bu bildiğim tüm inançlarda var. Reenkarnasyon dahi olsa öte alemde birsüre kalma
kısmı var. Hiçbir benzerliği olmayan dinlerde tek ortak nokta belki de ölümden sonrasının
varlığıdır.

İkinci nedeni:
İnsanı öbür canlılardan ayıran şey akıldır.
İnsan pek tabi de maymun gibi akıldan,seçimden uzak da olabilirdi.
Bu akıl insana verildiyse de bir nedeni olmalıdır.

Bu akılın,bu dünyadaki iyi-kötü seçimlerin de bir nedeni olmalı.
Neden insanlara iyilik,aydınlık öğütleniyor ki?
İnsan vicdan için, iyilik için iyi olmaya çalışsa da; gün gelir kötü de olabilir.
Ufak bir sinir, üzüntü,intikam hissi buna yetebilir yani.

Ben bu nedenlerle öte aleme inanıyorum.Önceden de inanırdım.
Sadece Tanrı-ceza kısımları var mı bilemiyorum.

mercanada
14.09.2012, 21:00
Ölümden sonrası olduğuna inanıyorum.
Ölümden sonrasına inanmamın ilk nedeni;
bu bildiğim tüm inançlarda var. Reenkarnasyon dahi olsa öte alemde birsüre kalma
kısmı var. Hiçbir benzerliği olmayan dinlerde tek ortak nokta belki de ölümden sonrasının
varlığıdır.

İkinci nedeni:
İnsanı öbür canlılardan ayıran şey akıldır.
İnsan pek tabi de maymun gibi akıldan,seçimden uzak da olabilirdi.
Bu akıl insana verildiyse de bir nedeni olmalıdır.

Bu akılın,bu dünyadaki iyi-kötü seçimlerin de bir nedeni olmalı.
Neden insanlara iyilik,aydınlık öğütleniyor ki?
İnsan vicdan için, iyilik için iyi olmaya çalışsa da; gün gelir kötü de olabilir.
Ufak bir sinir, üzüntü,intikam hissi buna yetebilir yani.

Ben bu nedenlerle öte aleme inanıyorum.Önceden de inanırdım.
Sadece Tanrı-ceza kısımları var mı bilemiyorum.

Çok güzel bir tespitte bulunmuşsunuz 'benzerliği olmayan dinlerde tek ortak nokta belki de ölümden sonrasının varlığı ,.
Çok uzaklara gitmeden , gözümün görmediği yerleri düşünmeden,sadece insan olarak mükemmelliğimize bakarak ve doğanın kusursuz bir düzen içinde varoluşuna bakarak , bu kadarcık cüssemle ve bu kadarcık irademle bir yaratıcının varlığına inanmamak delilik diye düşünürüm.
Yerine koyabileceğim başka birşey yok .
Ben Allah'a inanmanın koşulsuz teslimiyet olduğuna inanıyorum.
Genelde mantığımızla,algımızla yorum yaptığımız için algımızın/mantığımızın yetmediği yerde şüpheye düşeriz.İnsanız, çokta insani bir durumdur ki, deneyimlerimizle daha kuvvetle ikna oluruz,yaşamımızdaki herşeye ve inançlarımıza.
Yüzlerce kitap okuruz,yüzlerce bilgiye çok kolay sahip olabiliriz ,bana hiçbiri kutsal kitapta yazılanlarla benzerlik hissi dahi vermedi.
Hatta irade öylesine kudretli ki bazılarına okusakta erişmek mümkün değil , okudukça anlamı artan ,doğruyu buldukça bizim olan bir güç.
Dünya ve güzellikleri bizim.Kusursuz güzellikte bir yerdeyiz ve evet bazen hayat hepimizi yorsada, bütünün bir parçası olduğumuzu unutmamalıyız.Hem koca evrende basit birer form hemde bütünü tamamlayan kusursuzlukta yaratılmışlarız.
Tesadüf diye bir şey yoktur; yaşanan her şeyin bir nedeni ve bir bedeli vardır.Ama hayatta karşılaştığımız her şey iyi/kötü bir öğretidir.
Allah sıkıntılarımızda isyan etmeden şükretmemizi bekler .
Buradaki görevimiz iyi insan olarak ve üreterek ve hareket halinde ve şükrederek ve paylaşarak daha çok Allah'ın suretlerini tanıyarak sıfatlarımızı layıkıyla yerine getirmek bence.İyi kul,iyi evlat,iyi anne/baba,iyi personel,iyi hayvansever,iyi eş vs...
Aklımızın karıştığı yada bilgisizliğimizle yaptığımız hataların bağışlanacağına inanıyorum.
Ama bile isteye , yanlış yada kusurlu olduğunu bildiklerimizde ısrarcı olmanın cezaya tabi olacağına inanıyorum.
Cezanın bu dünyadaki algılarımız doğrultusunda olup olmadığı noktasında fikir sahibi değilim.
Belki sembolik belki gerçekten fiziksel acıdır.bir nevi mahçubiyet.
Ama öteki aleme geçtiğimizde , göüzümüze sokulduğu halde bazı şeyleri ısrarla almadığımız için ,manevi acımız çok daha büyük olacaktır sanki.hani şu son anda ki 'ahh keşkelerimiz , gibi...
Allah'ım seni seviyorum.Ve irademin algımın yetmediği yerde biliyorum ki senin çok yüce bir bildiğin var.işte ben bunu kabul edip teslim oluyorum.

Selam ve sevgimle

Aronyi
08.10.2012, 16:32
Ölümden sonraki hayat inançla ilgili bir kavramdır öldükten sonra dönen yokki bunu bilim yapalım. Ayrıca bir şeyi degerli kılan onun gerçekliginden çok ona güvenilmesidir diye düşünüyorum. Bu yüzden dolayı bu soru havada kalmış felsefi bir tartışma konusu olmaktan ileriye gitmez. İnançla bilmek farklı şeydir. En basitinden teki kalple yapılır teki beyinle..

byrosa
15.10.2012, 17:57
Ölüm sonrasını canlılar bilemez. Çünkü ölümden sonra gelip " Ben öldüm şimdi yeni bir hayatım var. Eski hayatım şöyleydi... " gibi birisi size bir şey söylemiyor. Onun dışında Ölümden sonra geçmişe dair hiç bir şey hatırlamayıp yeni bir hayata göz açabiliriz. Şu anda bizler önceki hayatımızda öldük ama şimdi yeni bir hayatı yaşıyoruz gibi, sevgilerle.

doğaüstü_
16.11.2012, 22:30
buna benzer bir konu açacaktım fakat açılmış .. buraya sorayım .. şimdi ben ölüm ve ötesini merak ediyorum .. sırf merakımdan kendimi öldürsem intihar sayılır mı ? intihar etmek için bir çok sebebim var kendime göre . fakat her türlü pisliği günahı yapmış olsam bile intihar edemem .. intihar edenin hiç bir şansı kalmıyor .. fakat bu durumda kendimi öldürsem intihar sayılır mı ?

Kasyopya
16.11.2012, 22:56
Tekemülünü tamamlayana kadar defalarca beden bulur 'ruh' aslında hep onda olan 'bilinç' i arar durur.......beden çürür doğaya karışır...hiyakeyin sonu yok başlangıcı yok....defalarca kez tamamlanıp bozulmuş,kahraman ,mekan ve zaman değiştirmiş,ölüm bedenin ölümüdür...ruh sınanır,kederlenir,ögrenir....ölüm yoktur ki ölümden sonra yaşam olsun...yaşam hep vardı hep varolacak

GFBMuhammed
16.05.2013, 19:16
ölüm tabiki vardır.Bu dünya imtihan dünyasıdır.Her inanca saygı göstermek lazım ama Allahtan başkasına inananlar hanyayı konyayı ahirette görecekler.Gerçekten yazzık ölüm sonrasına inanmıyanlara

pembekiraz
28.08.2013, 00:19
bu dini inançla da ilgili bence,ama varlığı ispatlanmasa bile cennet ve cehennemin olmadığını söyleyemeyiz,bu kör bi insana yıldızlar var demek yıldızları anlatmak gibidir onu asla göremez ama eğer inancı varsa hisseder

quanttum
28.08.2013, 00:47
"Ölüm ölüm dediğin nedir gülüm "diyerek konuya bir son vermek istiyorum :)

zenithmx
28.08.2013, 00:57
Tüm semavi dinlerde sonraki yaşam vardır. Böylesine ayrık otu gibi birbirine kenetli bir sistem elbette boşuna olamaz. Her hangi inanca tabi olursanız olun, bence mantıklı ve makul bir düşünce yapısına sahip her insan sonraki yaşamın var olduğuna inanabilir. Nitekim başlangıcı tesbit edilemeyen bir sürecin sonunun var olduğu düşünülemez.

onlyturk
28.08.2013, 01:21
Ölümden sonrası olmasa karanlık, hiçlik, yok oluş, bu kavramlar insanı korkutur. Böylesine özene bezene yaratılmış görkemli canlıların bir yaratıcısının bir sanatçısının olmaması yahut yaratıcısı var ama sadece bir süreliğine yaratıp sonra tamamen yok edicek olması düşünülemez, akıl bunu kabul etmez!

DemonLove
28.08.2013, 01:56
Ölümden sonrası olmasa karanlık, hiçlik, yok oluş, bu kavramlar insanı korkutur. Böylesine özene bezene yaratılmış görkemli canlıların bir yaratıcısının bir sanatçısının olmaması yahut yaratıcısı var ama sadece bir süreliğine yaratıp sonra tamamen yok edicek olması düşünülemez, akıl bunu kabul etmez!

Özene bezene yaratılmış canlı yok, mükemmel canlı kavramını unutmanız gerek. 6 bacaklı, kuyruklu insanlar, gereksiz organlara sahip hayvanlar vs. O zaman Yaratıcınında Bir Yaratıcıya ihtiyacı olur değilmi?

Bence tanrı kavramı yok. Farklı boyutlar paralel evrenler var olabilirler orada farklı canlılar vs. olabilir ama bunlar tanrıyı kanıtlamaz. Kuranın gerçekliğide tartışılır. Zaman geçtikçe incil gibi değişime uğramış bir kitap. İçi çelişki ve çağının dönemine uyan (Bu çağa uymayan) bilgiler emirler içeriyor. Kitap tamamen yoruma dayalı hiç kesin bilgi yok :S

Bence ölüm sonrası hiçbirşey yok. Olsa bile başka boyutlarda bir yaşam olabilir o kadar. Zaten yakın zamanda ölümsüzlük bulunacak..

ecwickeds
28.08.2013, 04:10
Siz doğmadan önceyi hatırlıyor musunuz? hayır tamamen koca bir hiç, boşluk. İşte ölümden sonra da aynı şeyler olacak, koca bir hiç. Toprakta mineral olup gideceğiz.

Expendables
28.08.2013, 05:50
doğmadan önce var mıydı?

striker
28.08.2013, 12:58
hemen her inancı taşıyan insanın ölüm ve ötesi hakkında nasıl karışık duygular ve merak içerisinde düşünleri oluyorsa benimde bir müslüman olarak ölüm ve ötsi her zaman soru işaretli bir konu olarak hayal dünyamda var olmuştur. nasıl ölürüz, ölüm anı geldiğinde azraili görecekmiyiz, son an denilen o an da nasıl bir dünya gözlemleyeceğiz ve nasıl duygular taşıyacağız gibi yüzlerce düşünce belli zamanlarda aklımı kurcalıyor.
tesadüfen vakıf olduğum astral seyehat olgusuna uzunca bir süre deneme yanılma ve test etme gibi ritüelleri kendimin geliştirdiği yöntemlerle ilerletince, yakın zamanda başıma gelen astral seyahtten de öte ölüm anını rüya benzeri bir şekilde yaşadım.
hayatım boyunca yaşadığım en güzel açıklanamayan mistik olay olarak, bu gördüklerim ve yaşadıklarım bende tatlı bir hatıra olarak kalacak.
kısaca bahsetmek istiyorum, yukarıda anlattığım neden ve nasıllar zinciri beynimde karmaşık bir düşünceye dönüştüğü bir günde, gerçekliği o kadar üst düzey olan rüya tarzı bir ölüm anı yaşadım. bu öyle anlatılmaz bir duygu ki, en çok düşündüğüm anneme veda edemeden gidişimin çaresizliği, geride bıraktığım, planlarım ve acil olan işlerimin hatta gün içerisinde asla iptal edemeyeceğim bir sürü durumu saniyeler içerisinde saatlere sığmayan düşünceleri değerlendirip, hepsini bir kenara atıp son bir kez annemi görmek onu duymak ona sarılmak sesimi duyurmak gibi çok alakasız düşünceler benliğime hakim oldu. düşünüyorumda, dünyada hiçbirşey anne ve babanın yerini asla tutmak bir yana onların varlığının yada etkilediği olayların zerresinin yerini bile alamaz.
bu yoğun duygusal olayların anında ruhumu derinliğine kadar hissedip dünyadan soyutlanıp başka fizik kuralları olan ve orada bulunan insanların içerisinde çevredekilerin başbakan gibi gördüğü çok değerli bir insan olarak karşılandım. egom tavan yapmış oranın fiziki kanunlarına göre benim bedenim ve kabiliyetim üst düzey özelliklerde, istediğim herşeyi gerek düşünce gücü gerekse uzuvlarımla anında değiştirebilen bir nevi süperkahraman oldum. o kadar çok değişik ve sayısız olayları ard arda isteyerek çeşit çeşit bıkmadan yaşayıp devam ettim. içim sevinç dolu, mutluluk denen şeyin daha byüğü daha güzeli olan kelimelerle ifade edemediğim bir duygu yoğunluğunu yaşıyordum. mükemmel bumuydu diyorum dünyada mükemmel denilen şeylerin hiçbiri bu yaşadıklarımın yanından bile geçemez, o kadar harika anlar zamanlar ve olaylar yaşıyordumki, inanırmısınız bilmiyorum ama ölmek denen şeyi o an yaşadığım boyutta düşünürken, dünyada bir insanın başına gelebilecek en mükemmel şey olarak adlandırdım.
teşekkür ediyorum.

gama
06.09.2013, 16:30
Konuyla ilgili aşağıda bir kıssanın herkesin merak ettiği sorunun en isabetli cevabı olacağını düşündüm. daha önce belki yazılmıştır, tekrar ediyorsam mazur görün lütfen.


"Bir gün Hz. Ali Efendimiz, namaz kılmış giderken müşriklerden biriyle karşılaşır. Müşrik Hz. Ali Efendimize şöyle der:
“ Ya Ali! Şu sizin halinize bakıyorum da düşünüyorum. Ahiret var, insan bu dünyada yaptıklarından bir bir hesab verecek diye, namaz kılıyorsunuz, oruç tutuyorsunuz; Cennet var, Cehennem var diyorsunuz... Ben bunların hiç birine inanmıyorum. Hem aramızda ne fark var, sen de yaşıyorsun, ben de yaşıyorum. Sizin bu kadar çabanız nedir? Her gün vaktinde namaz kılacağım, oruç tutacağım diye bu kadar çaba niye?

Hz. Ali Efendimiz bütün bunları vakar ve sükunetle dinledikten sonra şu cevabı verir:
“ Ey koca kafir! Farzet ki, öldükten sonra dirilmek yok.( Var ya ) Bizim imanımız var. Farzet ki senin dediğin gibi dirilmek yok. Senin dediğin çıkarsa, o zaman ben bu yaptıklarımdan ne kaybederim. Namaz kılıyorum, dinimin emrini yerine getiriyorum, oruç tutuyorum. Bunlar benim kulluk vazifemdir. Bundan dünyada hiçbir zarar görmüyorum. Ahirette bir zararım olur mu, ne dersin?... Adam biraz düşündükten sonra, olmaz, dedi.
Oruç tutuyorum. Burada senin gözünde bir zarar görüyor musun? Hayır der. Zekat veriyorum, hem dinimin emrini yerine getiriyorum, hem de fakir, muhtaç insanlara yardım etmiş oluyorum. Bundan benim kaybım olur mu? Ne dersin? Kafir hayır, olmaz, der.
Ya Ahiret varsa! Burada yaptıklarından hesab varsa, imandan, namazdan, oruçtan, zekattan haktan, hukuktan, insan yaptığı işlediği her davranıştan hesaba çekilirse, ya bütün bunlar varsa! Ki var. O zaman ey koca kafir, o zaman senin halin nice olur?
Ömrünü puta tapmakla geçiren ihtiyar müşrik, uzun uzun, derin derin düşünmeye başlar... Ve Hz. Ali’nin önüne diz çökerek:
Ya Ali! Evet varsa der! Sizin dediğiniz gibiyse!...
Öldükten sonra yeniden dirilir, Allahın huzuruna çıkarsam o vakit benim halim nice olur? der ve derhal iman eder."

winelilac
09.09.2013, 18:41
Sanki bu bir devir daim. Bir.daha yaşayacağız gibi. Ama bu allah ı reddetmek ise işler karışıyor .

imladaris
09.09.2013, 20:15
Televizyonlarda, kitaplarda bol bol duyarız ölüp de geri gelen ve inanılmaz hikayeleri olanları. Bir adam ameliyat masasında ölür, uzun bir tünel görür, sonunda parlak bir ışık vardır ve yoğun bir güven ve sevgi duygusu hisseder.

Tıp dünyası geliştikçe ve teknoloji her geçen gün kaçınılmaz sondan daha çok insanı kurtardıkça bu tip hikayeleri daha sık duyar olduk. Ölüm noktasından dönen Amerikalı’ların % 18 gibi küçümsenemeyecek kısmı garip hikayeler ile dönüyor dünyaya. Bazısı ışıklar, bazısı alevler görüyor, kimi yukarı çekildiğini kimi ise aşağı doğru itildiğini belirtiyor. Bu deneyim ne şekilde olursa olsun geri gelen kişi için çok şey değişiyor. Ateistler camilere, kiliselere koşuyor, alkolikler iyileşiyor, hatta raporlara göre saldırgan kişilkler yardım derneklerine katılıyorlar.

Virginia Tıp Fakültesi’nden psikiyatrist Dr. Bruce Greyson profesyonel hayatının büyük bir kısmını bu araştırmaya harcamış. Dr. Bruce bu araştırmalara dayanarak şaşırtıcı bir şey söylüyor: “ Ölüm ötesi deneyimi yaşayanlar Allah’ın olduğunu düşünmüyorlar, onlar bunu biliyorlar.” Ayrıca Dr. Bruce bir çok insanında deli derler diye yaşadıkları deneyimleri kimseye anlatmadıklarını söylüyor.

1975 yılında Raymond Moody adında bir yazar “Yaşam sonrası yaşam” diye bir kitap yayınladı. Bu kitapta 150 kişiyle röportaj vardı. Bu 150 kişinin hepsi de ölüm sonrası deneyimi yaşamıştı. Deneyimler ilginç, ve birbirinden değişik olmasına rağmen Moody kitabında daha da ilginç olan varılan sonuçlardı. Kişilerin hepsinin deneyim sonrasında daha az materyalistik, daha fedakar ve sevgi dolu olduklarını keşfetmiş.

Bilimsel olarak da ölüm sonrası deneyimlerinde belirli araştırmalar yapılıyor ve sonuçlara varılıyor. Anoxia (Beyindeki oksijen yetersizliği) oluştuğunda beynin kendisini kapattığı ve ölmüş gibi yaptığı ya da beyinde salgılanan ketamine adlı güçlü bir hormonun bu durumda ortaya çıkmasıyla kişinin bazı görüntüler algıladığını ifade ediyorlar. Hatta bu hormon dışarıdan verildiğinde insanda “vücuttan çıkıp gitmiş gibi” bir etki yaratıyor. Yani tıbbi olarak bu deneyimlerde “ esrarengiz” bir durum yok. Bunlar bir çeşit illüzyon ve gerçek değiller.

Tıp her ne kadar böyle açıklamalarda bulunsa da, bu deneyimlerin sadece kimyasal bir durum olduğuna insanı ikna etmeye uğraşsa da işi çok zor. Çünkü hala ölüm sonrasında neler olduğunun cevabını veremiyorlar hatta bu konuda en ufak bir kanıtları bile yok. İnsanlar inançları çerçevesinde ölüm sonrasında bazı senaryolara inanıyor, bu inançlar ile bu derin bilinmezliğe bir anlam katmaya ve ondan korkmamaya çalışıyorlar. Ortada yaşanan bazı deneyimler var ve bu deneyimlerin sonuçları da daha iyi gibi gözüküyor.

Ölüm insanoğlunun anlayamayacağı kadar büyük bir olay. Kimbilir belki de sonrasını bilseydik yaşayamazdık. Kaçılamayacak bir durum olduğuna göre yapılacak en doğru davranış, onu en iyi şekilde karşılamak
alıntı

güzel yazı
küçük bi açıklamayla..

Ölümden sonra kabirde karanlık ve münker nekir sorularından başka bir şey yok
Ve yine hadislerde kişinin yaptığı amele göre kabir daralır ya da çok genişler
Sonrası ise hesap günü

(İslam İnancında Budur Olay)

BlackMan
09.09.2013, 22:49
her yaptıgımızın bır bedelı her dakıkamızın belkıde her sanıyemızın hesabının sorulcagı bır dunyada yasıyoruz ımtahan dunyası bugun barlara gıdıp zına yapanlar sarhos gezenler kul hakkı yıyenlerın adam oldurenlerın kısaca hayatı kotulukle gecmıs bı ınsanın hesabı sorulmucakmı sanıyorsunuz bu dunyada ıyı biçiçeksinki tarlanı öbür dünyada süresin her guzel seyın kotu tarafıda vardır ozellıkle isyan etmek gunahların en buyugudur dua ediyorum kabul olmuyor benım neden hayatım bole herkezın efenım parası var pulu var guzellıgı var belkıde sana cok para verılse yoldan cıkıcaktın gunah ıslıcektın guzellık verılse azıtıcaktın nevsine hakım olamıcaktın zina işlicektin allah kımıne bu dunyada kımıne obur dunyada verir o yuzden ısyan etmeyın 50 sene çilede çeksenız duada edıp kurtulamasanız sorunlarınızdan genede ısyan etmeyın ölüm sonrası olmasa ınsanlar neden ıyılık dedıgımız seyın pesınden gıdıp duruyorlar o zaman sorarım herkez gunah ıslesın adam oldursun dunyayı katletsın nasılsa ahiret yok ölüm ve sonrası yok neden bırılerı zengınken oburu fakır o zaman fakirin gunahı ne çile çekenın gozu gormeyenın bacagı sakat olanın dogustan zıhınsel engellı olanın gunahı ne hiç bir insanoglunun ayak basamadı yıldızları nasıl acıklar bılım adamları veya bıtmek bılmeyen sonsuz uzay boşlugunu nerden gelıyor tum bunlar yedın yıcekler nerden gelıyor su nerden gelıyor bugun ateistlire özenenlerin bir tanesı bana bır karınca yapsın ama ınanmadıkları allah gezegenlerı uzayı olekı dunyayı ve ıcındekı mılyarlarca canlıyı yaratmıştır ve gorevler vermıstır sen bugun 5 vakıt namazını kılcaksın cunkı o senın farzın yok ben kılamam ama ıyı ınsanım oruc tutmam zaten açların halınden anlarım gıbı seyler solemek olmaz demı acık acık kuranda sana yapıcaksın buyuruyor he iyi insan olman tabıkıde kotu deıl elbet ıyı ınsanlar mukafatını alıcaktır allah katında ama gorevlerın var yapmak zorundasın kısacası kuran okuyan bir insan ölüm ve sonrasının olup olmadın dusunmez bıle sadece bu dunyada neler yapmak zorunda nelerı yapmamalı nelerden uzak durmalı nasıl bır sekılde hayatını surdurmelıkı allahın sevgısını kazansın bunları dusunur ölüme ve sonrasına ınanmayan acıkca allahada ınanmayandır kapılar kıtlencek yanı uzerlerıne

CreedMG
18.04.2014, 03:26
ölümden sonra yaşamak var mı? çok güzel bir soru öyle ki yıllardır her boş zamanımı bunun gibi güzel sorularla beynimi dolduruyorum düşünmeden duramıyorum vede en kötüsü cevap bulamıyorum galiba ölmeden bilemeyeceğiz hiçbirimiz ancak benim kendi inancıma göre ölümden sonra her şey bitiyor ve toprak oluyoruz yada petrol :)
ama öte yandan ölümden sonra bir cezalandırma sisteminin olması gerektiğini düşünüyorum en azından dünyada yaptıkları kötülüklerin cezasını çekmeyenler için bu olmalıdır

gökyüzünden
18.04.2014, 15:39
ölüm denyimi yaşayan biriyim ışıklı tünel gerçektir:)orası sptayom denilen yerdi

artık inanmıyorum biliyorumki var

mystica
18.04.2014, 22:45
Hayalet sesler diye bir filim vardı evp programı o filimden sonra sıkça karşıma çıktı denedim pc kamerasının mikrofonu ile ama sonuç alamadım belki filmi izler ve evp programını professional bir şekilde kullanırsan sonuç alır ve bizimle paylaşırsın zira ölüm insan oğlunun en büyük gizemi tibet ölüler kitabında reankarnasyondanbahsedilir fakat biz 3 din i bir arada yaşayan semavi dinlerin olduğu bir coğrafyada olduğumuzdan bu bize biraz yabancı yalnız şu da varki araştırmakda sakınca yoktur merak etmemiz kadar doğal hiç bir şey yok zira ölümsüz değiliz daha dün teyzemi toprağa verdik kanser hastası idi ama kanserden değil kan pıhtısından öldü iyileşme seyrinde idi demekki ölüm herkese çok ama çok yakın ne olacağımızı merak etmemiz bizim için bir ayıp değil inancını sorgulamak seni yada başkasını inancından etmez tam tersine inancını sağlamlaştırır zira ölümden sonrasının olmaması demek bir kaostur hiçlik sonzuz bir hiçlik benliğin yokluğu işte ölümünde ölümü bu olsa gerek..
!

lDerinSu
18.04.2014, 22:47
Ölüp de dirilen yok.

prensess
19.04.2014, 19:17
Merahab bak sana 10 yil once yanmis bir olay anlatacagim babamin is arkadasinin basina geldi.bu adamin karisi hamileydi ve dogum esnasinda oldu sonra bu kadini gomduler.bu kadin gomuldukten 1 hafta sonra kocainin ruyasina girdi ve gel mezari ac ben yasiorum der.bu ruyalari 3 veya 4gun surer sonra bu adam dayanamiyor gidiyor polis vesayre cagiriyor haber veriyor ve heb beraber mezarligin yanina gidiyorlar mezari acmaya.tabiki poliser musluman olmadiklari icin cok sacma gelmis bu durum.sonra mezari actiklarinda kadin icinden canli canli cikmis ama vucudu heb yanik.bu durumu goren bir kac polis ve ordaki bulunan insanlar bayginlik falan gecirmisler.bu kadini aldilar hastaneye goturdurler
sonra hastanede bu kadin dediki ben cocgumu emzirmeye geldim vede sizlere ibret olsun diye gonderildim demis.vucudunda yanik izleri var dedim ya kadin demis ki ben cok dedikodu giybet etigim icin beni yaktilar demis .tam 40 gun sonra yine olecegim demis.bu olayi duyan bir cok insan hastaneye akin etti bu kadini gormek icin ve yuzlerce kisi musluman oldu.

kutay3757
19.04.2014, 19:42
çok abartı geldi olurda o kadarı olmaz

prensess
19.04.2014, 20:53
Ister inan ister inanma kimseye yalan borcum yok .insanlara yalan yazacak anlatacak zamanim da yok.vede aynen bildigim bana soyledikleri gibi olayi buraya yazdim.
yazdiklarimda eksik vardir ama yalan yoktur abartida yoktur.

Vesselam

kadirciv
24.05.2014, 11:36
Sonsuz özgürlük olayına pek inanmıyorum çünkü insanoğlu sonsuz özgürlük olan bir yerde haşa tanrı olmak isteyecektir. Ya cennete öyle kibirli insanlar alınmayacak (ki ozaman işimiz yaş)

Requiem For A Dream
24.05.2014, 18:03
Syn prensess anlattığınız hikayeye göz attım mantık hatası saçmalık geldi bana. Ölen kadın mezardan yanmış bi şekilde geri çıkıyor nereden çıkıyor cehennemdenmi geliyor o kadın saçma öldükten sonra 2. bi şansı hak edersen başka beden formunda geri gelirsin dünyaya tabi onuda hak edersen, şimdi buraya birşeyler yazardımda tepki almak istemem. Sevgi ve ışıkla kalın iyi forumlar

turkish35
25.05.2014, 00:03
Syn prensess anlattığınız hikayeye göz attım mantık hatası saçmalık geldi bana. Ölen kadın mezardan yanmış bi şekilde geri çıkıyor nereden çıkıyor cehennemdenmi geliyor o kadın saçma öldükten sonra 2. bi şansı hak edersen başka beden formunda geri gelirsin dünyaya tabi onuda hak edersen, şimdi buraya birşeyler yazardımda tepki almak istemem. Sevgi ve ışıkla kalın iyi forumlar

Kabir azabı denen bir durum vardır.O zuhur etmiştir.

prensess
25.05.2014, 02:28
Aynen kabir azabinin zuhur ettigini bizde dusunduk rekiem vor a dream kardesim sana gore sacmalik olabilir.ama ben yasanmis bir olaydan soz ettim.durum boyle zuhur etmis.bana anlatilanlari bende sizlerle paylastim.ha sizlere sacma gelmis yada yalan gelmis o sizin sorununuz benim deyil.hem soyledigimde yanlislik olsa bile bu yinede benim sucum deyil demin de dedigim gibi sadece bana anlatilani sizlerle paylastim.

Vesselam

fecir
25.05.2014, 04:07
ölenler toprakta bir enerji bitiyor ve bitiyor gerisi yok cennet cehennem yok bence
Hz. Ali’ye (r.a), birisi geldi. Adam, öldükten sonra tekrar dirilmeyi, ahiretteki hesabı, cenneti ve cehennemi inkar ediyordu. Hz. Ali’ye,

“Ya Ali, siz müslümanlar ölüme ve ölüm ötesine inanıyorsunuz; biz ise inanmıyoruz. Siz cehennemden kurtulmak, cennete girmek için bir sürü ibadet ediyor, mal harcıyor, zahmete giriyorsunuz. Bu zahmete değer mi? Hem ölümden sonra tekrar dirilmenin olacağı ne malum?” diye sordu.

Hz. Ali (r.a) adamı sükünetle dinledi, sonra ona şu cevabı verdi:

“Evet, ölümden sonra dirilmek, hesaba çekilmek, cennete veya cehenneme girmek, ya senin dediğin gibi yoktur; ya da bizim dediğimiz gibi vardır. Önce senin dediğinin doğru olduğunu düşünelim. Ölümden sonra ahiret hayatı yoksa seninle biz aynı durumdayız. Sana da yok bize de yok. Bu arada bizim Yüce Allah için kıldığımız namazların, yaptığımız ibadetlerin, hayır ve iyiliklerin, güzel ahlakın, verdiğimiz zekat ve sadakaların bize bir zararı olmaz. Ama ya ahiret varsa; bizim dediğimiz doğru çıkarsa, senin halin nice olur?”diye sordu. Adam, biraz durdu, düşündü ve sonra,

“Vallahi, her iki durumda da siz kazançlısınız, ahiret, cennet ve cehennem varsa vay bizim halimize! Yolunu öğret, ben de Müslüman olacağım.” Dedi ve Müslüman oldu,kulluk yoluna adım attı, emniyet dairesine girdi. Alıntı

gökyüzünden
25.05.2014, 11:48
bence kabirde sembolik bir anlatım.
tekamül açısından bakarsak din tekamülünü tamamlamamış ruhsal uyanışa geçmemiş bir insana bu şekilde anlatılması normal.
kabir bana göre bedeni temsil ediyor.
ve yanmanın vijdan azabı olduğunu düşünüyorum.
ölüm ötesi deneyimi yaşayanların hiç biri kabir azabından bahsetmez
bende bir deneyim yaşadım.insan kendisi yaşayıncada daha farklı düşünüyor.

Bulut_atlası
25.05.2014, 13:31
Her rüyanın bir uyanışı varsa hayatın da uyanışı ölümdür.

gökyüzünden
25.05.2014, 15:11
Her rüyanın bir uyanışı varsa hayatın da uyanışı ölümdür.
dahası ölüm diye bir şey yoktur aslında.halden hale bedenden başka bir bedene başka yaşam formlarını deneyimleme durumu var

Bulut_atlası
25.05.2014, 21:26
dahası ölüm diye bir şey yoktur aslında.halden hale bedenden başka bir bedene başka yaşam formlarını deneyimleme durumu var
Ölüm kimlikler için vardır yani bir kimlik ölür gömülür başka kimlik doğar her ölümden ;)

Suqernatural
26.05.2014, 02:35
tabikide var.

Requiem For A Dream
26.05.2014, 02:37
tabikide var.
Supernatural burayı açtığımda istemsizce bi gülme geldi. Castiel'i gördüm seni gördüm şu gifleri gördüm gerçekten güldüm, Ölümden sonrası var evet 2. bi beden formunda tekrardan dünyaya gelebiliriz ama bunu hak edersek hak etmedikten sonra tekrardan bu dünyada olmamızın bi amacı yok. Sevgi ve ışıkla kalın iyi forumlar.

satelcom
26.05.2014, 09:22
ölenler toprakta bir enerji bitiyor ve bitiyor gerisi yok cennet cehennem yok benceSiz galiba ateistsiniz.Bir müslüman olsaydınız böyle düşünmezdiniz.Her şeyi sadece enerji olarak görmekle olayları izah edemezsiniz.Enerjinin de yaratıcısı vardır.Hiç bir şey kendiliğinden var olmaz.Var olan da kendiliğinden yok olmaz.Her şeyin yaratıcısı olan Allah elbetteki hesap gününün de sahibidir.Ve ahiret günü elbetteki yeniden diriltilip hesaba çekileceğiz.

göçmenoğlu
26.05.2014, 14:46
Öldükten sonra öğrenirsiniz....

avea
06.06.2014, 21:31
Ya şimdi diyorsunuz ki ruh bedenden ayrılıyor mezarda olan senin bedenin dir... Madem ruh bedenle mezarda kalmıyorsa kabir azabı ruhu olmayan cesete mi azap ediyor ... Her şey çok çelişkili insanın hiç bir şeye inanası gelmiyor... Bence herşey boş herşey hikaye... Allah zalim mi ki insanlara azap etsin ateşe atsın dünya da yapılan dünya da kalır kimse ahirette ateşte olmaz çünkü ahiret hesapta bence pek inandırıcı gelmiyor

AJA
06.06.2014, 21:41
Ölum sonrası muhakkak bir şey var ki bu edebi bir yaşam da olabilir hiç bilmediğimiz tahmin etmediğimiz bir ''şey'' de olabilir..

Yaşamanın en büyük süprizidir ölüm !

Kutluhan
13.06.2014, 23:25
Yaptığım ghost box, joe's box gibi radyo modifiyeli araçlarla ölülerle konuşma gibi deneyimlerim oldu youtuba da çok fazla örneği mevcut. İlk gördüğümde şaşırmıştım ve direk kendime de bir tane yaptım. Bu deneyimler sonucunda söylüyorum ki:
Öldükten sonra;
1.Cin oluyor olabiliriz
2.Ruhumuz cinlerin boyutunda beraber yaşıyor olabilir.

Sonraki boyutta ölünce de başka bir boyuta geçme gibi bir durum söz konusu olabilir. Ama kabirde azap çekeyim içinden çıkamayayım diye birşey de mümkün değil bence. Hiçbir ruh yoktur ki orada yıllarca sıkılmadan kalabilsin.. Günümüzde Joe's Box'un mucidi olan adamın son radyosunu satın alan birisi onunla konuşma imkanı bulmuş ve bunu youtubada yayınlamıştır. Joe'nun ruhu icadıyla beraber deneyi yapan Steve Huff'un yanına kadar ulaşmış olabilir. Kanalı "Huff Paranormal" Umarım biraz daha fikir sahibi olursunuz. Bazı gerçekler bizden saklanıyor gibi hissediyorum.. Düşünmeken ve şüphelenmekten korkmayın.

striker
14.06.2014, 01:33
Bilim bize enerjinin asla yok olamayacağını söylüyor, insan da bir enerjidir ve dolayısıyla sürekli var olacağız.